AI Terminal

MODULE: AI_ANALYST
Interactive Q&A, Risk Assessment, Summarization
MODULE: DATA_EXTRACT
Excel Export, XBRL Parsing, Table Digitization
MODULE: PEER_COMP
Sector Benchmarking, Sentiment Analysis
SYSTEM ACCESS LOCKED
Authenticate / Register Log In

TUĞÇELİK ALÜMİNYUM VE METAL MAMÜLLERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Environmental & Social Information Sep 12, 2025

9076_rns_2025-09-12_53f29629-ee28-4a75-94d9-9e345422cdf9.pdf

Environmental & Social Information

Open in Viewer

Opens in native device viewer

GÖRÜŞ BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM A.Ş. GBD

TUĞÇELİK ALÜMİNYUM ve METAL MAMÜLLERİ SANAYİ ve TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI UYUMLU SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU

BAĞIMSIZ DENETÇİ SINIRLI GÜVENCE RAPORU

İsmet Kaptan Mahallesi Gazi Bulvarı Münir Birsel Plaza Apt. No:95/13 Konak/IZMİR

Tuğçelik Alüminyum ve Metal Mamülleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Genel Kurulu'na,

11

Tuğçelik Alüminyum ve Metal Mamülleri Anonim Şirketi'nin ("Şirket veya İşletme" olarak anılacaktır) 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 1 "Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler" ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 2 "İklimle İlgili Açıklamalara uygun olarak sunulan TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ("Sürdürülebilirlik Raporu") hakkında sınırlı güvence denetimini üstlenmiş bulunmaktayız.

Sınırlı Güvence Sonucu

"Güvence sonucuna dayanak olarak yaptığımız çalışmanın özeti" başlığı altında açıklanan şekilde gerçekleştirdiğimiz prosedürlere ve elde ettiğimiz kanıtlara dayanarak, İşletmenin 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Sürdürülebilirlik Raporunun, tüm önemli yönleriyle Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (''KGK'') tarafından 29 Aralık 2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standarı'na ("TSRS") göre hazırlanmadığı kanaatine varmamıza sebep olan herhangi bir husus dikkatimizi çekmemiştir.

Sürdürülebilirlik Bilgilerinin Hazırlanmasında Yapısal Kısıtlamalar

Sürdürülebilirlik Raporları, bilimsel ve ekonomik bilgi eksikliklerinden kaynaklanan yapısal belirsizliklere maruz kalmaktadırlar. Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında bilimsel bilginin yetersizliği ve farklı oranların kullanılabilmesi belirsizliğe yol açmaktadır. Ayrıca, gelecekteki muhtemel fiziksel ve geçiş dönemi iklim risklerinin olasılığı, zamanlaması ve etkilerine ilişkin veri eksikliği nedeniyle, TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik/Raporunun iklimle ilgili senaryolara dayalı belirsizlikler içerdiği kabul edilmektedir.

Yönetim Kurulu'nun ve Üst Yönetimden Sorumlu Olanların TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu'na Ilişkin Sorumlulukları

Sürdürülebilirlik Raporunun Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları esaslarına uygun olarak hazırlanması;

Hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlıklar içermeyen Sürdürülebilirlik Bilgilerinin hazırlanmasıyla ilgili iç kontrolün tasarlanması, uygulanması ve sürdürülmesi,

İşletmeye uygun sürdürülebilirlik raporlama yöntemlerinin seçimi ve uygulanması ile koşullara uygun makul varsayımlar ve tahminler yapılması,

İşletmenin sürdürülebilirlik raporlama sürecinin gözetimi Yönetim Kurulu ve üst yönetimin TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporuna ilişkin sorumlulukları arasındadır.

Bağımsız Denetçinin Sürdürülebilirlik Bilgilerinin Sınırlı Güvence Denetimine İlişkin Sorumlulukları

Aşağıdaki hususlardan sorumluyuz:

Sürdürülebilirlik Raporunun hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlıklar içerip içermediği hakkında sınırlı bir güvence elde etmek için güvence çalışmasını planlamak ve yürütmek;

Elde ettiğimiz kanıtlara ve uyguladığımız prosedürlere dayanarak bağımsız bir sonuca ulaşmak ve İşletme yönetimine ulaştığımız sonucu bildirmek,

İşletmenin iç kontrolünün etkinliği hakkında bir güvence sonucu bildirmek amacıyla değil ama iç kontrol yapısını anlamak ve sürdürülebilirlik bilgilerinin hata ve hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerini tanımlamak ve değerlendirmek amacıyla risk değerlendirme prosedürlerinin olup olmadığını kontrol etmek,

Sürdürülebilirlik Raporunun önemli yanlışlık içerebilecek alanları belirlemek ve bu alanlara yönelik prosedürler belirlemek ve uygulamak,

Ayrıca hile; muvazaalı işlemler, sahtekârlık, işlemlerin kasıtlı olarak kayda geçirilmemesi veya denetçiye kasten gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulması veya iç kontrolün ihlali gibi konuları içerebilmesi sebebiyle hile kaynaklı önemli bir yanlışlığı tespit edememe riski, hata kaynaklı önemli bir yanlışlığı tespit edememe riskinden daha yüksektir.

İsmet Kaptan Mahallesi Gazi Bulvarı Münir Birsel Plaza Apt. No:95/13 Konak/İZMIR

Yanlışlıklar hata veya hile kaynaklı olabilir. Yanlışlıkların, tek başına veya toplu olarak. Sürdürülebilirlik Bilgileri kullanıcılarının buna istinaden alacakları ekonomik kararları etkilemesi makul ölçüde bekleniyorsa bu yanlışlıklar önemli olarak kabul edilir.

IV

Yönetim tarafından hazırlanan Sürdürülebilirlik Raporu hakkında bağımsız bir sonuç bildirmekle sorumlu olduğumuz için, bağımsızlığımızın tehlikeye girmemesi adına Sürdürülebilirlik Raporu'nun hazırlanma sürecine dâhil olmamıza izin verilmemektedir.

Mesleki Standartların Uygulanması

KGK tarafından yayımlanan Güvence Denetimi Standardı 3000 "Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Diğer Güvence Denetimleri" ve Sürdürülebilirlik Raporu'nda yer alan sera gazı emisyonlarına ilişkin olarak Güvence Denetimi Standardı 3410 "Sera Gazı Beyanlarına Ilişkin Güvence Denetimleri" ne uygun olarak sınırlı güvence denetimini gerçekleştirdik.

Bağımsızlık ve Kalite Yönetimi

KGK tarafından yayımlanan ve dürüstlük, tarafsızlık, mesleki yeterlik ve özen, sır saklama ve mesleğe uygun davranış temel ilkeleri üzerine bina edilmiş olan Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar'daki (Bağımsızlık Standartları Dâhil) (Etik Kurallar) bağımsızlık hükümlerine ve diğer etik hükümlere uygun davranmış bulunmaktayız.

Şirketimiz, Kalite Yönetim Standardı 1 hükümlerini uygulamakta ve bu doğrultuda etik hükümler, mesleki standartlar ve geçerli mevzuat hükümlerine uygunluk konusunda yazılı politika ve prosedürler dâhil, kapsamlı bir kalite yönetim sürdürmektedir. Çalışmalarımız, denetçiler ve sürdürülebilirlik ve risk uzmanlarından oluşan bağımsız ve çok disiplinli bir ekip tarafından yürütülmüştür. İşletmenin iklim ve sürdürülebilirlikle ilişkili risk ve fırsatlarına yönelik bilgilerin ve varsayımların makuliyetini değerlendirmeye yardımcı olmak için uzman ekibimizin çalışmalarını kullandık. Verdiğimiz güvence sonucundan tek başımıza sorumluyuz.

Güvence Sonucuna Dayanak Olarak Yürütülen Çalışmanın Özeti

Sürdürülebilirlik Raporu'nda önemli yanlışlıkların ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu belirlediğimiz alanları ele almak için çalışmalarımızı planlamamız ve yerine getirmemiz İsmet Kaptan Mahallesi Gazi Bulvarı Münir Birsel Plaza Apt. No:95/13 Konak/İZMİR

GÖRÜŞ BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM A.Ş.

gerekmektedir. Uyguladığımız prosedürler mesleki muhakememize dayanır. Sürdürülebilirlik Raporu'na ilişkin sınırlı güvence denetimini yürütürken:

V

İşletmenin anahtar konumdaki kıdemli personeli ile raporlama dönemine ait Sürdürülebilirlik Bilgilerinin elde edilmesi için uygulamada olan süreçleri anlamak için görüşmeler yapılmıştır.

Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgileri değerlendirmek ve incelemek için işletmenin iç dokümantasyonu kullanılmıştır. Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgilerin açıklanmasının ve sunumunun değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.

Sorgulamalar yoluyla, Sürdürülebilirlik bilgilerinin hazırlanmasıyla ilgili İşletmenin kontrol çevresi ve bilgi sistemleri konusunda kanaat edinilmiştir. Ancak, belirli kontrol faaliyetlerinin tasarımı değerlendirilmemiş, bunların uygulanmasıyla ilgili kanıt elde edilmemiş ve işleyiş etkinlikleri test edilmemiştir.

İşletmenin tahmin geliştirme yöntemlerinin uygun olup olmadığı ve tutarlı bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilmiştir. Ancak prosedürlerimiz, tahminlerin dayandığı verilerin test edilmesini veya İşletmenin tahminlerini değerlendirmek için kendi tahminlerimizin geliştirilmesini içermemektedir.

İşletmenin sürdürülebilirlik raporlama süreçleriyle birlikte finansal olarak önemli olduğu tespit edilen risk ve fırsatların belirlenmesine ilişkin süreçler anlaşılmıştır.

Sınırlı güvence denetiminde uygulanan prosedürler, nitelik ve zamanlama açısından makul güvence denetiminden farklıdır ve kapsamı daha dardır. Sonuç olarak, sınırlı güvence denetimi sonucunda sağlanan güvence seviyesi, makul güvence denetimi yürütülmüş olsaydı elde edilecek güvence seviyesinden önemli ölçüde daha düşüktür.

Bu bağımsız denetimi yürütüp sonuçlandıran Sorumlu Denetçi Burhan GÜNDOĞDU'dur. Ankara, 11 Eylül 2025

Burhan GUNDOGDU Yeminli Mali Müşavir Sorumlu Denetçi

İsmet Kaptan Mahallesi Gazi Bulvarı Münir Birsel Plaza Apt. No:95/13 Konak/İZMİR

Tuğçelik 2024 Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu

İÇİNDEKİLER

01. Rapor Hakkında 03
Geçiş ve İlk Yıl Muafiyetleri
Üçüncü Taraf Doğrulama ve Kapsamı
TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporunun Onaylanması
02. Tuğçelik Hakkında 05
İİş Modeli ve Değer Zinciri
03. Yönetişim 07
Yönetişim Yapısı, Roller ve Sorumluluklar
Yetkinlik ve Bilgi
Ücretlendirme
Raporlama, Bilgi Akışı ve İzleme
04. Strateji
Önemlilik Yaklaşımı
Analizin Amacı ve Kapsamı
Süreç
İklim Risk ve Fırsatlarının Tanımlanması
Risk Etkilerinin Değerlendirme Kriterleri
Önemlilik Matrisi
Zaman Ufukları
Etki Alanları
İklim Riskleri ve Fırsatları
Fiziksel İklim Riskleri
Geçiş İklim Riskleri
İklimle Bağlantılı Fırsatlar
Senaryo Analizi ve Stratejik Uyum
Karar Alma Süreçlerine Entegrasyon
Doğrudan ve Dolaylı Azaltım ve Adaptasyon Adımları
11
05. Risk Yönetişimi 23
Risk Yönetimi
Kontrol Mekanizmaları ve Önleyici Faaliyetler
İzleme, Gözden Geçirme ve Güncelleme Süreci
06. Metrikler ve Hedefler 27
Sera Gazı Emisyonları ve Hesaplama Yaklaşımı
Hesaplama Kapsamı ve Metodoloji
Sektörel Metrikler
Hedefler
Hedeflere Uyum ve Performans İzleme Mekanizması
İklim Dirençliliği
Karbon Kredisi Kullanımı ve İç Karbon Fiyatlaması

Uluslararası Anlaşmalar ve Politika Uyumu

RAPOR HAKKINDA

Bu rapor, Tuğçelik Alüminyum ve Metal Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (Tuğçelik) sürdürülebilirlik alanındaki stratejilerini, performansını ve uyum süreçlerini Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na (TSRS) uygun şekilde şeffaf ve bütüncül bir yaklaşımla sunmaktadır. TSRS, 29 Aralık 2023 tarihli ve 32414 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu rapor, Tuğçelik'in TSRS 1 "Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler" ile TSRS 2 "İklimle İlgili Açıklamalar" kapsamında sunulması gereken açıklamaları içermektedir.

Bu çerçevede, raporda Tuğçelik'in sürdürülebilirlik stratejileri, yönetişim yapısı, iklimle ilgili risk ve fırsatları, belirlenen hedefler, uygulanan politikalar, kontrol mekanizmaları, gözden geçirme süreçleri ve performans göstergeleri detaylı biçimde açıklanmıştır. Ayrıca şirketin iş modeli, değer zinciri, operasyonel yapısı ve finansal olmayan riskler ile bu risklere karşı geliştirilen yanıtlar da entegre olarak sunulmaktadır. Rapor içeriği, mevcut iç kontrol sistemleri, kurumsal risk yönetimi politikaları ve çevre, iş sağlığıgüvenliği ile kalite yönetim sistemlerine dayalı olarak derlenmiştir.

Tuğçelik'in TSRS çerçevesinde ilk defa hazırladığı bu rapor; Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlemelerine uyum, sürdürülebilirlik hedeflerinin yatırımcılar ve paydaşlarla şeffaf biçimde paylaşımı ve iklimle bağlantılı finansal açıklamaların kurumsal raporlama süreçlerine entegrasyonu açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. Rapor, Tuğçelik'in sürdürülebilir büyüme anlayışını ve düşük karbonlu ekonomiye geçişteki pozisyonunu somut biçimde ortaya koymaktadır.

Sürdürülebilirlikle ilgili finansal açıklamalarda kullanılan para birimi Türk Lirası (TL) olup, bu para birimi Tuğçelik'in finansal raporlarında kullanılan fonksiyonel para birimi ile tutarlıdır.

Geçiş ve İlk Yıl Muafiyetleri

Bu rapor, Tuğçelik'in TSRS kapsamında yayımladığı ilk sürdürülebilirlik raporudur. Bu çerçevede geçiş hükümleri uyarınca bazı muafiyetlerden yararlanılmıştır:

Geçiş Muafiyeti Açıklama Dayanak (Paragraf) Tuğçelik Uygulama
Durumu
Karşılaştırmalı bilgi
zorunluluğu yok
İlk uygulama tarihinden
önceki dönem için
açıklama ve ilk yıllık
raporlama döneminde
karşılaştırmalı bilgi
zorunluluğu yoktur.
TSRS 1 E3 / TSRS 2 C3 Tuğçelik bu muafiyetten
yararlanarak 2023 ve
önceki yıllara ait
karşılaştırmalı bilgi
sunmamıştır.
Sürdürülebilirlikle ilgili
finansal açıklamaların
finansal tablolar
sonrasında
raporlanabilmesi
İlk yıllık raporlama
döneminde, işletmenin bir
sonraki ikinci çeyrek veya
altı aylık ara dönem genel
amaçlı finansal raporunu
sunmasına ilişkin bir
yükümlülüğü bulunuyorsa,
söz konusu ara dönem
finansal raporuyla aynı
zamanda sürdürülebilirlikle
ilgili finansal açıklamalarını
raporlayabilir.
TSRS 1 E4 Tuğçelik sürdürülebilirlikle
ilgili finansal açıklamalarını
2024 finansal tablolar
yayımlandıktan sonra ayrı
bir doküman olarak
raporlamayı tercih etmiştir.
Sadece iklimle ilgili riskler ve
fırsatlar raporlanabilir
İlk yıllık raporlama
döneminde yalnızca iklimle
ilgili riskler ve fırsatlar
açıklanabilir; bu durumda
diğer S1 yükümlülükleri iklim
konularıyla sınırlı kalır ve bu
durum açıklanır.
TSRS 1 E5 Tuğçelik ilk yıl yalnızca
iklimle ilgili risk ve fırsatlara
öncelik vermiş,
sürdürülebilirlik ile ilgili
riskler ve fırsatlar
kapsamındaki konulara
ilişkin açıklamaları sınırlı
tutmuştur.
Sera gazı (SG)
emisyonlarında önceki
yöntem kullanılabilir
İlk uygulama tarihinden
önce başka bir yöntemle
SG emisyonu ölçülüyorsa
aynı yöntemin kullanımına
devam edilebilir.
TSRS 2 C4(a) Tuğçelik, SG emisyon
verileri için mevcut
metodolojisinde metodoloji
değişimine gitmemiştir.

Üçüncü Taraf Doğrulama ve Kapsamı

Tuğçelik'in 2024 yılına ait TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunda yer alan sera gazı emisyon verileri, iklimle ilgili hedef belirleme metodolojileri ve belirli performans göstergeleri, bağımsız üçüncü taraf doğrulama sürecine tabi tutulmuştur. Bu doğrulama hizmeti, Görüş Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından sağlanmıştır. Denetim süreci kapsamında, raporlama dönemine ait verilerin doğruluğu ve raporlama ilkelerine uygunluğu değerlendirilmiş; sunulan açıklamaların sınırlı güvence seviyesinde desteklenip desteklenmediği incelenmiştir.

TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporunun Onaylanması

Bu TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu, Kamu Gözetimi Kurumu (KGK)'nun 29.12.2023 tarihli ve 32414 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararı" ve "Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarının Belirlenmesi Hakkında Kurul Kararı" hükümleri doğrultusunda hazırlanmıştır.

İlişikteki rapor, Tuğçelik Yönetim Kurulu tarafından 10.09.2025 tarihinde onaylanmıştır.

Bu raporla ilgili sorularınız veya geri bildirimleriniz için bizimle [email protected] üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

TUĞÇELİK HAKKINDA

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Tuğçelik, 1988 yılında İstanbul'da kurulmuş ve otomotiv ile beyaz eşya sektörlerine yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon parçalar üreten, Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer almaktadır. Merkezi İstanbul Sancaktepe'de bulunan şirketin Sancaktepe, Gebze ve Kartepe (Arslanbey) bölgelerinde üretim tesisleri bulunmakta olup; bu tesislerde modern otomasyon sistemleriyle desteklenen, yüksek kalite standartlarında üretim gerçekleştirilmektedir.

Tuğçelik'in ana faaliyet alanı; başta otomotiv, beyaz eşya ve elektrik-elektronik sektörleri için alüminyum döküm parça üretimidir. Üretim süreçleri, müşteri taleplerine göre yürütülen mühendislik ve fizibilite çalışmalarıyla başlamaktadır. Dizayn, simülasyon ve kalıp imalatı gibi adımlardan sonra yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon ve CNC işleme teknikleri kullanılarak üretim gerçekleştirilir. Son ürünler, %100 izlenebilirlik, spektrometrik analiz, helyum sızdırmazlık testi ve endüstriyel X-ray kontrolleri gibi ileri düzey kalite kontrol yöntemleri ile müşterilere teslim edilmektedir.

Tuğçelik 2024 yılı itibarıyla gelirlerinin %45'ini otomotiv, %55'ini ise beyaz eşya sektöründen elde etmiş; Bosch, Magna, Mahle, Valeo, Marelli, Willie Elbe, BSH, Vestel gibi ulusal ve uluslararası firmalarla stratejik tedarik ilişkilerini sürdürmüştür. Şirket, 2024 yılında TOGG, Porsche, Vestel ve Mahle ile başlattığı yeni projeler sayesinde elektrikli araç parçaları ve OBC gibi yüksek katma değerli komponentlerin üretiminde yetkinliğini artırmıştır.

Sancaktepe ve Gebze'de aktif üretim yapan Tuğçelik, Kartepe Arslanbey OSB'de satın aldığı yeni üretim tesisi ile kapasitesini genişletmeyi ve elektrikli araçlara yönelik projeler için altyapı oluşturmayı hedeflemektedir. Bu yatırım, bölgesel öncelikli yatırım teşviklerinden de yararlanarak finansal sürdürülebilirlik ve operasyonel büyüme açısından önemli bir stratejik adım olmuştur.

Tuğçelik, ISO 9001, IATF 16949, ISO 14001, ISO 45001 ve ISO 50001 sertifikalarına sahip entegre yönetim sistemi ile faaliyet göstermektedir. Tüm üretim süreçlerinde kalite, çevresel sorumluluk ve iş sağlığıgüvenliğini esas alan bir yaklaşım benimsemekte; teknolojik gelişmeleri Ar-Ge ve proje ekipleri aracılığıyla ürünlerine entegre etmektedir. Şirket hem yurtiçi hem yurtdışı pazarlarda rekabet gücünü artırmayı, tedarik zincirinde sürdürülebilirliği güçlendirmeyi ve düşük karbonlu ürün portföyünü genişletmeyi öncelikli stratejik hedefleri arasında konumlandırmıştır.

İş Modeli ve Değer Zinciri

Tuğçelik'in iş modeli, alüminyum yüksek basınçlı enjeksiyon döküm üretimi alanında uzmanlaşmış entegre bir üretim ve mühendislik yapısına dayanmaktadır. Şirketin temel amacı; otomotiv, beyaz eşya ve elektrik-elektronik gibi yüksek standart ve hassasiyet gerektiren sektörlerde faaliyet gösteren müşterilere, kalite, maliyet ve teslimat performansı yüksek alüminyum parça tedarik etmektir. İş modeli, müşteri ihtiyaçlarına özel mühendislik çözümleri geliştirmeye odaklı, çok aşamalı ve dikey entegre bir değer yaratma süreci etrafında şekillenmiştir.

Üretim süreci, müşteri talebi ve teknik şartname analizi ile başlamaktadır. Bu aşamada Ar-Ge, proje ve satış mühendisliği ekipleri, ürünün teknik fizibilitesini değerlendirerek tasarım desteği sağlar. Simülasyon ve kalıp tasarımı çalışmaları şirket içinde yapılmakta, ardından tesis dışında gerçekleştirilen kalıp üretim aşamasına geçilmektedir. Kalıplar tamamlandıktan sonra yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon döküm işlemi gerçekleştirilir. Sonrasında CNC işleme, montaj, sızdırmazlık testleri, spektrometrik analizler, boyutsal kontroller ve gerektiğinde Xray gibi ileri düzey kalite kontrol adımları uygulanarak ürün teslimatına hazır hale getirilir.

Tuğçelik'in değer zinciri, hammadde tedarikinden nihai ürün teslimatına kadar uzanan ve kalite, çevre, iş sağlığı-güvenliği standartları ile entegre çalışan bir sistem olarak yapılandırılmıştır. Hammadde temini büyük oranda yurt içinden sağlanmakta olup, tedarikçiler belirli kalite ve sürdürülebilirlik kriterlerine göre seçilmektedir. Tedarik zinciri yönetiminde, çevresel etkilerin azaltılması, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı ve kaynak verimliliği gibi unsurlar dikkate alınmaktadır.

Dağıtım ve satış sonrası süreçlerde ise müşteri odaklılık ön plandadır. Şirket, başta Avrupa pazarı olmak üzere uluslararası müşterilerine zamanında ve güvenli teslimat sağlamaktadır. Satış sonrası hizmetlerde ise ürün geri bildirimi, analiz ve olası iyileştirme talepleri dijital sistemler üzerinden takip edilmekte, müşteri memnuniyeti sürekli olarak ölçülmektedir.

Tuğçelik'in iş modeli, yüksek kaliteli üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti, müşteri özelinde esnek tasarım ve geliştirme kapasitesi, güçlü kalite güvence sistemleri ve stratejik yatırım politikaları ile desteklenmektedir. 2024 yılında Arslanbey OSB'deki yeni tesis yatırımıyla birlikte şirket, özellikle elektrikli araçlara yönelik katma değerli parça üretimini iş modeline entegre etmeye başlamış, böylece geleceğe dönük büyüme ve düşük karbonlu üretim hedeflerini değer zincirine yerleştirmiştir.

YÖNETİŞİM

Yönetişim Yapısı, Roller ve Sorumluluklar

Tuğçelik Alüminyum ve Metal Mamulleri San. ve Tic. A.Ş., sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili konuları üst düzeyde sahiplenen ve tüm yönetişim sistemine entegre eden bir kurumsal yapı benimsemiştir. Yönetim Kurulu, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarında alınan stratejik kararların nihai sorumluluğunu üstlenmekte; ayrıca iklim değişikliğine ilişkin fiziksel ve geçiş risklerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve gözetimi de Yönetim Kurulu tarafından sağlanmaktadır.

Yönetim
Deneyim
Alanları
Mehmet
Nergiz
(YK Başkanı)
Tuba Nergiz
(YK Başkan
Yardımcısı)
Burak Nergiz
(YK Üyesi)
Mehmet
Tezcan
(YK Üyesi)
Ufuk Çolpan
(YK Üyesi)
İlhan Aydıner
(YK Üyesi)
Ana Sanayi X X
Finans / Denetim /
Risk
X X X
Finansal Olmayan
Sektör / Hizmet
Sektörü
X
Hukuk / Kamu
Politikası
X X
Siber Güvenlik / Bilgi
Teknolojileri
X
Birleşme / Satın
Alma / Sermaye
Piyasaları
X X X
ÇSY
(Sürdürülebilirlik)
X
Uluslararası Pazarlar X X X
Teknik / Mühendislik X
Üretim / Tedarik
Zinciri
X X
Satış / Pazarlama X X
Dijital Teknolojiler X
İletişim / Müşteri
Hizmetleri
X X

Yönetim Kurulu'nun bu sorumlulukları etkin bir şekilde yerine getirebilmesi amacıyla oluşturulan Sürdürülebilirlik Komitesi, şirketin ÇSY performansının yönetiminden ve iklim risklerinin bütüncül değerlendirilmesinden sorumludur. Komite, Genel Müdür başkanlığında toplanmakta olup, Başkan Vekilliği Nersan Holding İcra Kurulu Başkanı tarafından yürütülmektedir. Komite'nin koordinasyonundan Kalite Müdürü sorumlu olup, Çevre Mühendisi raportörlük görevini yürütmektedir. Komite üyeleri arasında üretim, bakım, proje, insan kaynakları, muhasebe ve satın alma fonksiyonlarından yöneticiler yer almakta, gerektiğinde konu bazlı uzman katılımı sağlanmaktadır.

Sürdürülebilirlik Komitesi'nin koordinasyonunda faaliyet gösteren üç alt çalışma grubu bulunmaktadır: Çevresel Sürdürülebilirlik Grubu, Sosyal Sürdürülebilirlik Grubu ve Yönetişim ve Raporlama Grubu. Her grup, yıllık hedefler ve stratejik öncelikler doğrultusunda faaliyet planlarını oluşturmakta ve ilerlemeleri periyodik olarak komiteye raporlamaktadır. Çevresel Sürdürülebilirlik Grubu; karbon ayak izi ölçümü, emisyon azaltımı, enerji verimliliği ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) uyumu gibi teknik konuları yönetirken; Sosyal Sürdürülebilirlik Grubu ise iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamaları, çeşitlilik ve çalışan esenliği gibi alanlarda faaliyet göstermektedir. Yönetişim ve Raporlama Grubu ise dijital sistemler üzerinden sürdürülebilirlik verilerinin toplanması ve TSRS raporlamalarının koordinasyonu görevlerini üstlenmektedir. Bu gruplar aracılığıyla, sürdürülebilirlik faaliyetlerinin tüm organizasyona yayılması ve sürekli iyileştirme esaslı olarak izlenmesi sağlanmaktadır.

Bu yapılar ile şirketin stratejik yönelimleri ile sürdürülebilirlik ve iklim hedefleri arasında güçlü bir bağ kurulmakta, çevre, enerji, su yönetimi, karbon ayak izi azaltımı ve kaynak verimliliği gibi alanlardaki hedeflerin gözetimi bu komite aracılığıyla sağlanmaktadır.

Tuğçelik'in Çevre, Enerji ve Sürdürülebilirlik Politikası, yönetişim yapısının temel dayanaklarından birini oluşturmaktadır. Politika, TSRS-2 ve IFRS S2 standartlarına uygun biçimde; sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında alınan stratejik kararların, yönetim organları ve destekleyici komiteler tarafından nasıl sahiplenileceğini açıkça tanımlar. Politika kapsamında; Yönetim Kurulu'nun gözetiminde Sürdürülebilirlik Komitesi ve ilgili alt çalışma grupları, çevresel etkilerin azaltılması, karbon yönetimi, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi odak alanlarda kurum hedeflerini uygulamakla sorumludur.

Yetkinlik ve Bilgi

Sürdürülebilirlik Komitesi üyeleri, çevresel yönetim sistemleri, iş sağlığı ve güvenliği, enerji verimliliği ve karbon yönetimi gibi alanlarda teknik bilgiye ve deneyime sahip yöneticilerden oluşmaktadır. Komite çalışmaları kapsamında iklim değişikliği kaynaklı risklerin belirlenmesi, kurumsal risk envanterine entegre edilmesi ve gerekli önlemlerin değerlendirilmesi, bu uzmanlık alanlarıçerçevesinde yürütülmektedir.

Komite
Üyeleri
Burak
Nergiz
İskender
Ulusay
Dr. Ömer
F. Eryürek
Halil Ateş Ramin Deniz Bahadır
Yonkuç
İlhan
Aydıner
Selim
Öztürk
Ayşe
Büber
Ayten
Sert
Ferda Y.
Demir
Ali Davut
Görevleri Genel
Müdür
Nersan
Holding
İcra Kurulu
Başkanı
Kalite
Müdürü
Çevre
Müdürü
Üretim
Müdürü
Döküm
hane
Yöneticisi
Proje-Satış
Müdürü
Bakım
Müdürü
Satın Alma
Sorumlusu
Muha
sebe
Müdürü
İnsan
Kaynakları
Yöneticisi
IT
Yöneticisi
Ana Sanayi X X
Finans /
Denetim
/
Risk
X X X X
Finansal
Olmayan
Sektör /
Hizmet
Sektörü
X X
Hukuk /
Kamu
Politikası
Siber
Güvenlik /
Bilgi
Teknolojileri
X
ÇSY
(Sürdürüleb
ilirlik)
X X X X X X
Uluslararası
Pazarlar
X X X
Teknik /
Mühendislik
X X X X X
Üretim
/
Tedarik
Zinciri
X X
Satış /
Pazarlama
X X
Dijital
Teknolojiler
X
İletişim
/
Müşteri
Hizmetleri
X X X X

Ayrıca, Çevre Mühendisi liderliğinde şirket içinde sürdürülebilirlik farkındalığını artırmaya yönelik teknik içerikli oturumlar, karbon ayak izi eğitimleri ve enerji verimliliği bilgilendirme toplantıları düzenlenmekte; komite üyelerinin gelişimi desteklenmektedir. Bu yaklaşım, Tuğçelik'in sürdürülebilirlik ve iklim stratejilerini teknik uzmanlıkla bütünleştirdiğini göstermektedir.

Ücretlendirme

Tuğçelik'te ÇSY konuları ile iklim değişikliğiyle ilgili risk ve fırsatlara yönelik performans göstergeleri izlenmekte ve üst düzey yönetişim mekanizmaları kapsamında takip edilmektedir. Ancak mevcut durumda, bu alanlara ilişkin hedefler ve performans metrikleri, bireysel veya kurumsal ücretlendirme ve prim sistemlerine doğrudan entegre edilmemiştir. Şirket, sürdürülebilirlik ve iklim performansına yönelik ölçüm ve raporlama süreçlerini kurumsallaştırma aşamasında olup, gelecekte bu göstergelerin ödüllendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılması planlanmaktadır.

Raporlama, Bilgi Akışı ve İzleme

Sürdürülebilirlik Komitesi yılda en az iki kez toplanmakta; toplantılarda ÇSY göstergeleri, iklim riskleri, sürdürülebilirlik hedefleri ve çevresel performans değerlendirmeleri ele alınmaktadır. Komite, değerlendirmelerini Yönetim Kurulu'na düzenli olarak sunar. Bu raporlamalar; karbon emisyonlarının izlenmesi, yıllık karbon ayak izi hesaplamaları, enerji verimliliği projeleri, atık yönetimi performansı ve sürdürülebilirlik politikalarının uygulanma durumu gibi konuları içermektedir.

"Çevre, Enerji ve Sürdürülebilirlik Politikası" belgesi uyarınca, iklim riskleri iş sürekliliği ve kriz yönetimi planlarıyla entegre şekilde ele alınmakta; çevresel etkilerin azaltılması, doğal kaynak kullanımının optimize edilmesi ve yasal uyum sürekli olarak izlenmektedir. Politika doğrultusunda; iklim değişikliği risk ve fırsatlarına ilişkin gelişmeler kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmakta, sürdürülebilirlik raporlamaları ile bilgi akışı sağlanmaktadır.

Politika kapsamında sürdürülebilirlik performansı, yılda en az bir kez gözden geçirilmekte ve gerektiğinde politika güncellemeleri yapılmaktadır. Uygulamalara dair gelişmeler, üst yönetim ve ilgili paydaşlara periyodik olarak raporlanmakta; karbon emisyonları, enerji verimliliği yatırımları, geçiş ve fiziksel risklere ilişkin finansal değerlendirmeler bağımsız doğrulama süreçlerine tabi tutulmaktadır. Bu yapı, yönetişim mekanizmalarının şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürekli iyileştirme ilkeleri çerçevesinde işlediğini ortaya koymaktadır.

Ayrıca, "İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü" kapsamında belirlenen süreçlerle, iklim risklerinin tanımlanması ve risk envanterine alınması sağlanmakta; yılda bir yapılan risk değerlendirme toplantılarında, bu risklerin izleme ve kontrol mekanizmaları gözden geçirilmektedir.

STRATEJİ

Türkiye 'de iklim politikaları, Avrupa Birliği ile uyumlu bir şekilde gelişen bir yapıya sahiptir. Türkiye 'nin Paris Anlaşması ' na taraf olması, ülkenin iklim değişikliğiyle mücadelede daha güçlü adımlar atmasını gerektirmektedir. Tuğçelik, üretim süreçlerinde karbon salınımını azaltmaya yönelik devlet teşviklerinden ve düzenlemelerden yararlanmayı hedeflemektedir. Ayrıca, Türkiye 'nin 2030 hedeflerine paralel olarak Tuğçelik, karbon ayak izini düşürme amacı doğrultusunda düşük emisyonlu üretim tekniklerini benimsemektedir. Bu kapsamda, şirketin gelecekteki operasyonel ve finansal stratejileri, iklim politikalarına uyum sağlayacak şekilde şekillendirilmektedir.

Türkiye'deki makroekonomik trendler, özellikle sanayi ve inşaat sektörlerinde yüksek enerji talebine ve buna bağlı olarak karbonsal büyümeye yol açmaktadır. Otomotiv ve imalat sektörlerinde, düşük karbonlu teknolojilere yatırım yapma ihtiyacı, devlet teşvikleri ve sürdürülebilirlik odaklı ticaret politikaları ile hız kazanmaktadır. Tuğçelik, bu ekonomik eğilimleri dikkate alarak, enerjiyi verimli kullanacak ve çevresel etkilerini minimize edecek şekilde üretim süreçlerini optimize etmeye odaklanmaktadır. Ayrıca, sürdürülebilir yatırım araçları ve yeşil finansman mekanizmaları, şirketin finansal yönetim stratejisinde önemli bir yer tutmaktadır.

Türkiye 'nin farklı bölgelerinde karşılaşılan iklimsel değişkenler, özellikle sanayi bölgelerinde altyapı planlaması ve su kaynaklarının yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Tuğçelik, özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde iklim değişikliği nedeniyle meydana gelen sıcak hava dalgaları ve aşırı yağışlar gibi yerel hava olaylarını dikkate alarak, üretim tesislerini bu risklere karşı dayanıklı hale getirmektedir. Şirket, arazi kullanımı ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporlarına dayalı stratejiler geliştirmektedir.

Tuğçelik, enerji kullanımında çeşitliliği artırmak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmayı sürdürmektedir. Ayrıca, enerji verimliliği projeleriyle tüketimi azaltmayı amaçlayan Tuğçelik, enerjiyi verimli kullanarak çevresel etkisini minimuma indirmeyi ve karbon ayak izini azaltmayı hedeflemektedir.

İmalat sektöründe teknolojik gelişmeler, üretim süreçlerinin verimliliğini artırmak ve emisyonları azaltmak adına kritik bir rol oynamaktadır. Tuğçelik, endüstriyel 4.0 teknolojilerine yatırım yaparak dijitalleşme ve otomasyon süreçlerini hızlandırmıştır. Ayrıca, yeni nesil üretim teknolojileri ve karbon salınımını azaltan inovasyonlar sayesinde, sektöründeki global rekabette ön plana çıkmayı hedeflemektedir. Bu teknolojik dönüşüm, şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamaktadır.

Önemlilik Yaklaşımı

Tuğçelik olarak sürdürülebilirlik raporlamamızı, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) standartlarına uyumlu şekilde yapılandırmaktayız. Bu doğrultuda, şirketimizin faaliyetlerinin uzun vadeli değer yaratma kapasitesi üzerindeki etkisini en doğru şekilde yansıtmak amacıyla 2025 yılı için kapsamlı bir önemlilik analizi gerçekleştirilmiştir.

Analizin Amacı ve Kapsamı

Önemlilik analizi; ÇSY konularının Tuğçelik'in iş modeli, faaliyet sonuçları, finansal durumu ve paydaş ilişkileri üzerindeki potansiyel etkilerini sistematik biçimde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede analiz, TSRS 1 madde 50-53 hükümleri ve GRI 3 standardı doğrultusunda kurgulanmıştır.

Süreç

Konu Evreninin Oluşturulması:

TSRS, GRI ve sektörel düzenlemeler temel alınarak çevre, sosyal, yönetişim ve ürünle ilgili konuları içeren geniş bir konu listesi oluşturulmuştur.

Konu Tanımlarının Netleştirilmesi:

Her konu için, paydaşların anlayabileceği sade ve açıklayıcı tanımlar hazırlanmış; finansal etkilerle bağlantılı düşünülmeleri teşvik edilmiştir.

Paydaş Anketlerinin Yürütülmesi:

  • İç paydaşlara (çalışanlar, yöneticiler) ve dış paydaşlara (müşteriler, tedarikçiler, yatırımcılar, denetleyici kurumlar) yönelik anketler uygulanmıştır.
  • Katılımcılardan, her bir konunun Tuğçelik'in gelecekteki gelirleri, maliyetleri, varlık değerleri veya sermaye yapısı üzerindeki potansiyel etkisini değerlendirmeleri istenmiştir.

Verilerin Analizi ve Konsolidasyonu:

Paydaş gruplarından elde edilen skorlar, 0–5 puan aralığında değerlendirilmiş; iç ve dış öncelikler ayrı ayrı analiz edilmiştir.

Ardından, her konu aşağıdaki dört gruptan birine sınıflandırılmıştır:

  • Stratejik Öncelikli Konular: Hem iç hem dış paydaşlar için yüksek öncelikli
  • Dış Paydaş Odaklı Konular: Dış paydaşlarda öncelikli, içeride farkındalığı daha düşük
  • İç Paydaş Odaklı Konular: İçeride önemli görülen ancak dış yansımaları zayıf
  • Geliştirme Adayı Konular: Her iki grup açısından görece düşük öncelikli

Yönetim geri bildirimi üzerine Sera Gazı Emisyonları konusu her iki grup paydaş tarafından önemli sayılara, stratejik öncelikli konuların arasına taşınmıştır.

İklim Risk ve Fırsatlarının Tanımlanması

Tuğçelik, iklim değişikliğinin operasyonel süreçler, tedarik zinciri ve uzun vadeli iş stratejileri üzerindeki potansiyel etkilerini bütünsel bir yaklaşımla analiz etmekte; bu süreçte ortaya çıkan riskleri yönetirken aynı zamanda yeni fırsatları değerlendirmeyi hedefleyen sürdürülebilir bir iş modeli benimsemektedir. Şirket, kısa, orta ve uzun vadeye yayılan senaryo analizleri yürütmekte, IPCC tarafından yayımlanan RCP projeksiyonlarını dikkate alarak iklim değişikliğiyle bağlantılı geçiş ve fiziksel risklere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik stratejiler geliştirmektedir.

Bu kapsamda, raporlama yılı boyunca Tuğçelik'in mevcut tesisleri, üretim hatları veya enerji altyapısı, iklim geçiş riskleri nedeniyle yeniden yapılandırılmak, devre dışı bırakılmak veya başka bir kullanım amacıyla dönüştürülmek durumunda kalmamıştır. Operasyonel faaliyetlerde iklimle bağlantılı herhangi bir fiziksel ya da geçiş riskinin, 2024 faaliyet döneminde doğrudan finansal olarak önemli bir etki yarattığına ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır. Bununla birlikte, Şirket emisyon azaltımı, enerji verimliliği, kaynak optimizasyonu ve düşük karbonlu teknolojilere geçiş alanlarında sürekli iyileştirme yaklaşımını benimsemektedir.

Tuğçelik'in risk ve fırsat yönetimi yaklaşımı, Kurumsal Risk Yönetimi Politikası ve İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü çerçevesinde şekillendirilmiştir. Değerlendirme sürecinde, TSRS-2'nin sektörel uygulama rehberi dikkate alınmakta; ulusal ve uluslararası düzeyde yayımlanan politika belgeleri ve düzenleyici gelişmeler sürdürülebilirlik ekibi tarafından takip edilerek ilgili yönetim organlarına raporlanmaktadır. Elde edilen bulgular, hem mevcut operasyonlara hem de orta ve uzun vadeli yatırım planlarına entegre edilmektedir. Risk değerlendirmeleri kapsamında tanımlanan başlıca iklim riskleri ve fırsatları, raporun ilgili bölümünde ayrı tablolar halinde sunulmuştur.

Tuğçelik, önümüzdeki dönemde de iklimle bağlantılı riskleri ve fırsatları sistematik olarak izlemeye, bu doğrultuda kontrol önlemleri ve senaryo bazlı stratejik aksiyonlar geliştirmeye ve tüm süreçlerini şeffaf bir biçimde raporlamaya devam edecektir.

Risk Etkilerinin Değerlendirme Kriterleri

Tuğçelik, iklim değişikliğinin operasyonları üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde analiz etmek için çift boyutlu bir değerlendirme metodolojisi uygulamaktadır. Şirket, bu süreçte hem nitel hem de nicel analiz tekniklerini birleştirerek bütüncül bir risk yönetimi yaklaşımı benimsemektedir. Değerlendirmeler, Tuğçelik'in özel olarak geliştirdiği "İklim Değişikliği Risk Yönetim Prosedürü" doğrultusunda yürütülmekte ve tüm üretim tesislerini, tedarik zincirini ve lojistik operasyonları kapsayacak şekilde uygulanmaktadır.

Risk analiz sürecinde her bir risk faktörü öncelikle gerçekleşme olasılığı açısından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, tarihsel veriler, sektörel istatistikler, iklim modellemeleri ve uzman görüşleri ışığında yapılmakta ve riskler "Düşük" , "Orta " ve "Yüksek" olarak kategorize edilmektedir. Eş zamanlı olarak, her riskin potansiyel finansal etkisi, şirketin bilançosu ve nakit akışı üzerindeki olası yük dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Tuğçelik, bu analizlerde sektörünün özelliklerine uygun olarak belirlediği özel eşik değerleri kullanmaktadır.

Olasılık ve etki boyutlarının kesişiminden oluşan risk matrisi, yönetime stratejik karar alma süreçlerinde rehberlik etmektedir. Bu matris sayesinde acil müdahale gerektiren kritik riskler, orta vadeli çözüm bekleyen alanlar ve uzun dönemli izleme listesi net bir şekilde belirlenmektedir. Özellikle enerji tedariki, ham madde temini ve üretim sürekliliği gibi sektörümüze özgü kritik alanlardaki iklim riskleri bu metodolojiyle sistematik olarak yönetilmektedir. Tuğçelik, bu kapsamlı değerlendirme mekanizması sayesinde iklim değişikliğinin yaratabileceği operasyonel ve finansal risklere karşı proaktif önlemler alabilmekte ve fırsatları erken dönemde tespit edebilmektedir.

Önemlilik Matrisi

Tüm riskler arasında, şiddet x olasılık skoru 9 olan iklimle ilgili riskler raporlamada tabloya dahil edilmiştir.

Zaman Ufukları

Tuğçelik, iklim değişikliğine yönelik stratejik planlamasını kısa, orta ve uzun vadeli zaman dilimleri çerçevesinde yapılandırmaktadır. Bu kapsamda zaman ufukları şu şekilde tanımlanmıştır:

Kısa vadeli: 0-1 yıl Orta vadeli: 2-5 yıl Uzun vadeli: 5 yıl ve üzeri

İklim risklerinin ve fırsatlarının değerlendirilmesinde kullanılan 0-1 yıl (kısa), 2-5 yıl (orta) ve 5 yıl ve üzeri (uzun) zaman ufukları; şirketin stratejik planlama süreçleri, yatırım kararları ve operasyonel faaliyetleri ile uyumlu olacak şekilde belirlenmiştir.

Etki Alanları

Tuğçelik, iklim değişikliğiyle mücadele stratejisini İstanbul ve Kocaeli bulunan üretim tesislerini kapsayacak şekilde oluşturmaktadır. Şirket, mevcut operasyonlarının yanı sıra gelecekte devreye almayı planladığı yeni üretim tesislerini de bu strateji kapsamına almaktadır. Her bir tesisin iklim risklerine karşı hassasiyeti; üretim teknolojileri, enerji altyapısı, tedarik zinciri yapısı ve lojistik operasyonları dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda İstanbul ve Kocaeli tesisleri için tesis bazlı dönüşüm planları hazırlanmakta, her tesisin özgün koşullarına uygun aksiyonlar belirlenmektedir. İmalat sektörünün ağır sanayi karakteristiği göz önünde bulundurularak, enerji yoğun üretim süreçlerinin iklim değişikliğinden etkilenme potansiyeli özel olarak analiz edilmekte ve buna göre önlem stratejileri geliştirilmektedir.

İklim Riskleri ve Fırsatları

İklim değişikliği, işletmelerin operasyonel ve finansal performansını etkileyebilecek önemli bir faktör olarak her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, Tuğçelik'in iklim riskleri ve fırsatları, şirketin sürdürülebilirlik stratejileri ve uzun vadeli hedefleri doğrultusunda dikkatle değerlendirilmiştir. Aşağıda, Tuğçelik'in faaliyetlerini etkileyebilecek iklim riskleri ile bu risklerden doğabilecek fırsatlar detaylı bir şekilde sunulmaktadır. İklimle ilgili riskler ve fırsatlar, şiddet x olasılık değerlendirmelerine göre belirlenmiş olup, her iki unsur da şirketin stratejik karar alma süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır.

Fiziksel İklim Riskleri

NO 1
Risk Başlığı Artan Sıcaklıklar ve Çalışan Sağlığı Üzerindeki Isı Stresi
Risk Kategorisi Fiziksel Risk
Alt Kategori Kronik / Sıcaklık Artışı ve Isı Stresi
Risk Tanımı İklim değişikliğiyle birlikte Marmara Bölgesi genelinde artan sıcaklık ortalamaları ve nem
oranları, özellikle yaz aylarında Tuğçelik'in Sancaktepe (İstanbul), Gebze ve Arslanbey
(Kocaeli) tesislerinde faaliyet gösteren üretim hatlarında çalışan personel açısından önemli
bir sağlık ve güvenlik riski oluşturmaktadır. Türkiye'nin kuzeybatısında yer alan bu sanayi
bölgelerinde, 2°C üzeri küresel ısınma senaryoları altında 2040 sonrası dönemde yaz
aylarında uzun süreli sıcak hava dalgaları, yüksek nem ve gece sıcaklıklarında yeterli düşüş
yaşanmaması gibi kronik iklim etkilerinin daha sık ve yoğun görülmesi beklenmektedir.Bu
koşullar altında, üretim tesislerinde görev yapan çalışanların sıcak çarpması ve ısı stresi gibi
rahatsızlıklara maruz kalma riski artmakta, bu durum iş günü kayıplarına ve personel
devinimine yol açmaktadır. Ayrıca HVAC ve soğutma sistemlerinin mevcut kapasitesinin
aşılması, arızaların artması ve bakım döngülerinin sıklaşması sonucu enerji tüketimi
yükselmekte ve işletme maliyetleri artmaktadır. Sıcaklık dengesinin bozulması, CNC işleme
ve yüksek basınçlı döküm gibi sıcaklığa hassas üretim proseslerinde kalite sorunlarına,
üretim hızında düşüşe ve fire oranında artışa neden olabilmektedir.İş gücü verimliliğinde
yaşanan bu düşüş, vardiya bazlı üretim planlarında sapmalara ve teslimat sürelerinin
uzamasına neden olarak müşteri taahhütlerinin aksamasına yol açabilmektedir. Bu durum,
özellikle yurtdışı müşterilerle yapılan zaman hassasiyetli tedarik anlaşmalarında müşteri
memnuniyetinde azalma ve ticari itibar kaybı gibi ikincil etkilere neden olabilecek
niteliktedir. Tüm bu etkenler hem doğrudan operasyonel sürekliliği hem de şirketin uzun
vadeli finansal dayanıklılığını tehdit eden çok boyutlu bir risk oluşturmaktadır.
Riskin Etkisi • Çalışanlarda sıcak çarpması, ısı stresi ve buna bağlı iş kazaları ile iş günü kayıpları.• İş
gücü verimliliğinde düşüş; vardiya bazında üretim adetlerinde azalma.• Klima ve HVAC
sistemlerinin daha yoğun kullanımı
nedeniyle elektrik
tüketiminin artması,
enerji
maliyetlerinin yükselmesi.• Soğutma sistemlerinin bakım ihtiyacında ve arıza risklerinde
artış.• Müşteri taahhütlerinin aksaması, teslimat gecikmeleri ve müşteri memnuniyetinde
olası düşüşler.
İlgili Paydaş Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği birimi, tesis yönetimi, insan kaynakları, yatırımcılar ve
tedarik zinciri içinde yer alan lojistik sağlayıcılar.
Değer
Zincirindeki Yeri
(Operasyonel)
Şirketin kendi üretim operasyonlarının tamamı; Sancaktepe otomotiv parçaları üretimi,
Gebze beyaz eşya parçaları üretimi ve gelecekte devreye alınacak Arslanbey yatırımı dahil.
Varlık Türü Kapalı üretim tesisleri, üretim makineleri, iklimlendirme altyapısı ve çalışan sağlığına bağlı
tüm süreçler.

Riskin
Gerçekleşme
Olasılığı
4
Riskin Etkisi
Skoru
4
Risk Puanı 16
Riskin Derecesi Yüksek
İlgili İş Kolu Tuğçelik'in otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde gerçekleştirdiği yüksek basınçlı alüminyum
enjeksiyon döküm ve CNC işleme faaliyetleri.
Finansal Etki Şirket
içi
hesaplamalara göre,
sıcaklık kaynaklı
bir günlük üretim kesintisi
halinde
oluşabilecek doğrudan maliyet kaybı ₺4.500.000 seviyesindedir. Bu tutar; iş gücü ve enerji
kayıpları, sevkiyat gecikmeleri, müşteri taahhütlerine bağlı cezai riskler ve kalite sorunları
gibi çeşitli kalemlerden oluşmaktadır. Mevcut yatırımlar, bu tür yüksek maliyetli kesinti
risklerini azaltmakta ve operasyonel sürekliliği güvence altına almaktadır.Dolaylı etkiler ise;
sıcak çarpması ve ısıya bağlı sağlık sorunları yaşayan çalışanların artan izin kullanımları, iş
kazaları kaynaklı sigorta ve tazminat giderleri, HVAC sistemlerinin yoğun çalışmasına bağlı
enerji faturalarında yükselme ve ekipman bakım ihtiyacındaki artış gibi alanlarda kendini
göstermektedir. Bu etkiler, şirketin brüt kâr marjını düşürerek finansal performansı dolaylı
yoldan zayıflatabilmektedir.
Riski Azaltıcı
Faaliyetler /
İklim Dirençliliği
Tuğçelik, artan sıcaklıklar ve ısı stresi riskine karşı 2024 yılı boyunca hem altyapı hem de
teknolojik alanlarda somut ve çok yönlü önlemler hayata geçirmiştir. Bu kapsamda, üretim
alanlarında gölgelendirme, ısı yalıtımı ve doğal havalandırmayı artıran yapısal iyileştirmeler
gerçekleştirilmiş;
bu çalışmalar
için toplam ₺500.000 tutarında altyapı
harcaması
yapılmıştır. Bu yatırımlar, doğrudan çalışanların maruz kaldığı ısı yükünü azaltmayı, iç ortam
sıcaklıklarını dengelemeyi ve üretim sırasında oluşabilecek performans düşüklüklerini
önlemeyi hedeflemiştir.Buna ek olarak, enerji verimliliği yüksek klima ve HVAC sistemleri
devreye alınmış ve bu sistemlerin düzenli bakım süreçleri oluşturulmuştur. Söz konusu
ekipman yenileme ve modernizasyon harcamaları ₺300.000 tutarında gerçekleşmiştir.
HVAC sistemlerinin daha düşük enerji
tüketimiyle daha yüksek soğutma kapasitesi
sağlaması sayesinde hem çalışan konforu artırılmış hem de enerji maliyetlerinde iyileşme
sağlanmıştır.Isı stresine karşı teknolojik kontrol unsurlarının artırılması amacıyla kritik üretim
alanlarına ısı sensörleri yerleştirilmiş ve sıcaklık verilerinin anlık takibini sağlayan dijital
izleme sistemleri kurulmuştur. Bu sistemler sayesinde, sıcaklık eşik değerlerinin aşıldığı
durumlarda otomatik uyarılar verilmekte ve acil önlemler devreye sokulabilmektedir. Bu
amaçla yapılan otomasyon yatırımı ₺54.000 olarak kaydedilmiştir.Altyapı ve donanım
yatırımlarının yanı
sıra,
çalışanlara yönelik iş sağlığı
ve güvenliği
uygulamaları
da
güçlendirilmiştir. Bu kapsamda, sıcak havalarda alınması gereken önlemler konusunda
çalışanlara eğitimler verilmiş, mola süreleri yeniden düzenlenmiş ve özellikle riskli günlerde
vardiya planlamaları optimize edilmiştir. Böylece hem çalışanların sağlık riski azaltılmış hem
de iş gücü verimliliği korunmuştur.Yukarıda belirtilen tüm önlemler toplamda ₺854.000
tutarında bir harcama ile gerçekleştirilmiş olup, bu yatırımların geri dönüş süresi yaklaşık 5
yıl olarak öngörülmektedir.
Geleceğe
Yönelik
Beklenen
Finansal Etkiler
Orta ve uzun vadede sıcaklık artışlarının devam etmesi ve iklim senaryolarında öngörülen
trendlerin gerçekleşmesi durumunda, Tuğçelik'in Arslanbey yatırımı dahil olmak üzere tüm
üretim sahalarında daha kapsamlı ve yüksek kapasiteli soğutma altyapılarına ihtiyaç
duyulacağı öngörülmektedir. Artan sıcaklık koşulları, yalnızca enerji tüketimini ve işletme
giderlerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda çalışan sağlığı ve güvenliğini tehdit
ederek üretim verimliliğini düşürebilecektir. Bu nedenle, önümüzdeki üç yıl içinde HVAC
sistemlerinin kapasite artırımı, iklimlendirme çözümleri, sıcaklığa bağlı risk izleme altyapısı
ve iş sağlığı-güvenliği uygulamalarının ileri düzeye taşınması amacıyla toplamda 1 ila 2
milyon TL arasında ek yatırım yapılması planlanmaktadır.
Önemlilik Yüksek

Geçiş İklim Riskleri

NO 2
Risk Başlığı Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Kapsamında Karbon Maliyeti Riski
Risk Kategorisi Geçiş Riski
Alt Kategori Karbon Düzenlemeleri ve Piyasa Mekanizmaları
Risk Tanımı Avrupa Birliği'nin Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS), yüksek emisyon yoğunluğuna sahip
sektörler için önemli bir maliyet unsuru haline gelmiştir. Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda
ulusal ETS sistemine geçişiyle birlikte, Tuğçelik gibi enerji yoğun üretim yapan ve AB'ye
ihracat gerçekleştiren şirketlerin karbon maliyetleri
doğrudan artacaktır.
Alüminyum
enjeksiyon üretim süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar, belirlenen kotayı aşması halinde
her ton CO₂ için ek karbon bedeline tabi olacaktır.
Bu
durum,
AB'nin
Sınırda
Karbon
Düzenleme
Mekanizması
(SKDM)
ile
birlikte
düşünüldüğünde, Tuğçelik'in Avrupa pazarındaki rekabetçiliğini ve ihracat sürdürülebilirliğini
etkileme potansiyeline sahiptir. Şirketin 2024 yılında Avrupa'ya gerçekleştirdiği 2.881.640
adet ürün ihracatı dikkate alındığında, ETS kaynaklı maliyetler finansal performans üzerinde
anlamlı bir baskı oluşturabilir.
Karbon maliyetleri yalnızca doğrudan ödemelerle sınırlı kalmamakta; aynı zamanda
emisyon izleme, raporlama, doğrulama süreçleri ve düşük karbonlu teknolojilere geçiş
yatırımları gibi dolaylı harcamaları da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda Tuğçelik'in
karbon yoğunluğunu azaltan üretim teknolojilerine yönelmesi, enerji verimliliği projelerini
hızlandırması ve ürün bazlı karbon izini düşürmeye yönelik adımlar atması, geçiş risklerinin
yönetimi açısından kritik öneme sahiptir.
Riskin Etkisi • Karbon maliyetlerinin artmasıyla birlikte üretim maliyetlerinde yükseliş.
• Avrupa pazarında rakip firmalarla maliyet bazında rekabet gücünün azalması.
• Emisyon azaltım yatırımlarının ertelenmesi durumunda daha yüksek karbon bedelleri
ödeme riski.
• İhracat siparişlerinde azalma veya fiyat revizyonu ihtiyacı doğması.
• Finansal tablolar üzerinde doğrudan maliyet baskısı ve kârlılıkta azalma.
İlgili Paydaş Şirket yönetimi, sürdürülebilirlik ve çevre ekipleri, yatırımcılar, tedarikçiler, ihracat yapılan
müşteriler ve düzenleyici kurumlar.
Değer
Zincirindeki Yeri
Tüm üretim faaliyetleri ve özellikle Avrupa pazarına yapılan ihracat operasyonları.
Varlık Türü Üretim süreçlerinde kullanılan enerji kaynakları, emisyon üreten ekipmanlar ve ihracat ürün
portföyü.

Riskin
Gerçekleşme
Olasılığı
4
Riskin
Etkisi
Skoru
4
Risk Puanı 16
Riskin Derecesi Yüksek
İlgili İş Kolu Otomotiv ve beyaz eşya sektörlerine yönelik alüminyum parça üretimi ve Avrupa'ya ihracat
süreçleri.
(Operasyonel – Aşağı Yönlü)
Finansal Etki İklim politikalarına paralel olarak Türkiye'nin ETS entegrasyon sürecinin hız kazanması, enerji
yoğun sektörlerde faaliyet gösteren sanayi kuruluşları açısından önemli bir geçiş riski ortaya
çıkarmaktadır. Tuğçelik'in otomotiv ve beyaz eşya sektörlerine yönelik alüminyum parça
üretiminde
doğalgaz
ve
motorin
gibi
fosil
yakıtlar
kullanılmakta;
bu
süreçlerden
kaynaklanan emisyonlar gelecekte ETS kapsamına dahil edilecektir.
Bu bağlamda, 2024 yılı yakıt tüketimlerinden kaynaklanan toplam sera gazı emisyonu
3.272,77 ton CO₂e olarak hesaplanmıştır. Türkiye'nin ETS geçiş sürecinde sektörel tahsisatlara
bağlı olarak Tuğçelik'e 2.970 ton CO₂e'lik bir ücretsiz emisyon kotası tahsis edildiği
varsayılmıştır. Bu tahsisatın üzerindeki 306,37 ton CO₂e'lik kısmın, karbon piyasasında geçerli
birim fiyat üzerinden maliyet doğuracağı öngörülmektedir.
Bu çerçevede, ton başına 20 Euro karbon fiyatı ve 31 Aralık 2024 TCMB kuru olan 36,8 TL/Euro
esas alındığında, Tuğçelik'in ETS kapsamında maruz kalabileceği doğrudan karbon maliyeti
aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:
306,37 ton CO₂e × 20 Euro/ton × 36,8 TL/Euro = 224.488,32 TL
Bu tutar, yalnızca yakıt kaynaklı emisyonlar üzerinden ETS'ye tabi olacak ek maliyet
unsurunu ifade etmektedir. İlerleyen dönemlerde Türkiye'nin ETS kapsamını genişletmesi ve
karbon fiyatlarının uluslararası piyasalardaki artış trendine paralel olarak yükselmesi
durumunda, Tuğçelik'in toplam üretim maliyetleri üzerindeki baskının artması ve ihracat
rekabetçiliğinin olumsuz etkilenmesi söz konusu olabilir.
Tuğçelik, karbon düzenlemeleri ve ETS kaynaklı geçiş risklerini azaltmak amacıyla üretim
süreçlerinde enerji
verimliliğini
artırmaya yönelik yatırımlar
gerçekleştirmektedir.
kapsamda, elektrik ve doğalgaz tüketimini azaltacak proses iyileştirmeleri ile üretimden
kaynaklanan sera gazı
emisyonlarının düşürülmesi
hedeflenmektedir.
Ayrıca,
yoğunluğu daha düşük olan hammadde ve üretim teknolojilerinin tercih edilmesi yönünde
çalışmalar
yürütülmekte;
özellikle geri
dönüştürülmüş alüminyum gibi
alternatiflerin
Riski
Azaltıcı
değerlendirilmesiyle
emisyon
yükünün
azaltılması
amaçlanmaktadır.
Tuğçelik,
Faaliyetler
/
kapsamında sunulabilecek ulusal ve uluslararası fonlardan yararlanmak üzere proje
İklim Dirençliliği
geliştirme faaliyetlerine de öncelik vermektedir. Bu çerçevede, karbon yönetimini finansal
planlama süreçlerine entegre etmek adına iç karbon fiyatlandırması
mekanizması
oluşturulmakta; böylece orta ve uzun vadeli yatırım kararlarında karbon maliyetlerinin etkisi
göz önünde bulundurulmaktadır. Ayrıca, dolaylı emisyonların azaltılması amacıyla sertifikalı
yenilenebilir
enerji
kaynaklarının (örneğin I-REC belgeli
elektrik)
kullanımına geçiş
planlanmakta ve bu sayede toplam karbon ayak izinin düşürülmesi hedeflenmektedir.
Geleceğe
Yönelik Beklenen
Finansal Etkiler
Türkiye'nin ETS sistemine tam geçişi ile birlikte karbon maliyetlerinin yıllık bazda artması,
kotaların daralmasıyla daha yüksek ton başı maliyetler ödenmesi ve buna bağlı olarak
şirketin ihracat stratejilerini yeniden gözden geçirmesi gerekecektir.
Önemlilik Yüksek

İklimle Bağlantılı Fırsatlar

Fırsat Başlığı Düşük Karbonlu Ürün Pazarı ve Katma Değer Artışı
Fırsat Tanımı SKDM ve benzeri karbon sınırlayıcı düzenlemelerin uluslararası ticarette yaygınlaşması,
düşük karbonlu ürünlere yönelik talebi hızla artırmaktadır.
Tuğçelik,
yüksek basınçlı
alüminyum enjeksiyon parçalarının üretiminde enerji verimliliği ve proses optimizasyonuna
odaklanarak ürün bazlı karbon yoğunluğunu azaltmayı hedeflemektedir. Özellikle otomotiv
sektöründeki elektrikli araç projelerinde, müşteriler daha düşük emisyon profiline sahip
tedarikçileri tercih etmektedir. Bu kapsamda, Tuğçelik'in üretim süreçlerini karbon izine göre
izleyebilme ve raporlama yetkinliği, Avrupa merkezli otomotiv üreticileriyle sürdürülebilirlik
kriterlerine dayalı uzun vadeli iş birlikleri geliştirmesinin önünü açmaktadır. Şirketin bu
dönüşümü, sadece ihracat kapasitesini korumakla kalmayıp aynı zamanda yeni müşteri
portföylerine erişim ve katma değerli ürün siparişlerinde artış fırsatı yaratmaktadır.
Kısa (0-1 yıl): Pazardaki düşük karbonlu ürün talebi sinyalleri belirginleşmektedir.
Vade Orta (2-5 yıl): Talep artışı hızlanır, düşük karbonlu üretim yapan firmalar tercih edilir.
Uzun (5+ yıl): Düşük karbonlu ürünler için katma değeri yüksek, daha sürdürülebilir tedarik
zincirlerinde öncelikli konum elde edilir.
Vade Bazlı Etki Kısa Vadede: Talep artışının ilk işaretleri ve müşteri beklentilerinde değişim.
Orta Vadede: Karbon ayak izi düşük ürünlere yönelik sipariş hacimlerinde artış ve yeni
müşteri portföyleri.
Uzun Vadede: Pazar payının genişlemesi, sürdürülebilir tedarik zincirlerinde kalıcı
konumlanma ve yüksek katma değerli ürün satışları.
Finansallaştırma
Yaklaşımı
Ürün bazlı karbon ayak izi ölçümleri ve ISO 14067 gibi standartlara dayalı sertifikasyon
süreçlerinin tamamlanmasıyla karbonsuz veya düşük karbonlu ürünlerde birim maliyet
avantajı sağlanarak ihracat siparişlerinde fiyat rekabetçiliği elde edilecektir.
Finansal Etki Avrupa Birliği tarafından uygulanan SKDM, ürün bazında emisyon yoğunluğu daha düşük
olan üreticiler için önemli bir rekabet avantajı yaratmaktadır. Bu kapsamda, Tuğçelik'in
ürün bazlı karbon ayak izi performansı, sektör ortalamasına kıyasla daha iyi bir
seviyededir. Yapılan hesaplamaya göre, Avrupa pazarı için referans alınan benchmark
değeri olan ürün başına Kapsam 1 ve 2 toplam emisyon miktarı 10,88 kgCO₂e/ürün iken,
Tuğçelik'in 2024 yılı ortalaması 10,022 kgCO₂e/ürün olarak gerçekleşmiştir. Aradaki fark,
ürün başına 0,858 kgCO₂e daha düşük emisyon yoğunluğuna işaret etmektedir.
Tuğçelik'in 2024 yılında Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirdiği toplam ihracat miktarı
2.645 ton seviyesindedir. Bu ihracat hacmi üzerinden yapılan finansal etki analizinde,
düşük karbonlu üretim sayesinde emisyon farkı kadar SKDM maliyetinden tasarruf
sağlanacağı veya karbon yoğun rakiplere kıyasla fiyatlama avantajı elde edileceği
varsayılmıştır.
Bu fark, ton başına 100 Euro karbon fiyatı ve 31.12.2024 tarihli TCMB döviz kuru olan 36,8
TL/Euro üzerinden değerlendirildiğinde, Tuğçelik'in karbon avantajı kaynaklı potansiyel
gelir etkisi aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır:
2.645 ton x 0,858 kg CO2e/ürün x SDKM - ETS (150-50) Euro x 36,8 TL/Euro (31.12.2024 kuruna
göre) = 8.351.973 TL
Ancak bu hesap yalnızca birim ürün farkına dayalı teknik hesaplamayı yansıtmakta olup,
düşük emisyonlu üretimin pazarda yaratacağı sipariş artışı, fiyat primine erişim ve tercih
edilme ihtimali gibi ticari etkilerle birlikte toplam gelir etkisinin çok daha yüksek olacağı
öngörülmektedir. Bu bağlamda yapılan stratejik değerlendirmeler sonucunda, Tuğçelik'in
ürün bazlı düşük karbon ayak izi sayesinde yaklaşık 8.351.973 TL düzeyinde ek gelir
potansiyeli yaratabileceği tahmin edilmektedir. Bu tutar, hem karbon uyum farkı hem de
yeni müşteri kazanımları ve uzun vadeli sipariş artışlarının tahmini finansal etkisini
yansıtmaktadır.
Tuğçelik'in sürdürülebilir tedarikçi olarak konumlanması, karbon düzenlemeleri altında öne
çıkmasını sağlamakta; bu da şirketin yeşil dönüşüm stratejisini yalnızca maliyet azaltımı
değil, aynı zamanda gelir artırıcı bir fırsat başlığı haline getirmektedir.

Olasılık 4
Etkinleştirici
Faaliyetler
• Ürün bazlı karbon ayak izi ölçümü ve sürekli raporlama.
• Tedarik zincirinde düşük karbonlu hammadde kullanımının artırılması.
• Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerinin üretim süreçlerine entegre edilmesi.
• Uluslararası standartlara uygun sertifikasyonların alınması ve müşteri ile paylaşılması.

Senaryo Analizi ve Stratejik Uyum

Tuğçelik, iklim değişikliğinin iş süreçleri üzerindeki olası etkilerini değerlendirmek amacıyla 2024 yılında RCP6.0 senaryosu temelinde kapsamlı bir iklim risk analizi gerçekleştirmiştir. Bu çalışma, TSRS S2 Madde 27'de belirtilen şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun olarak yürütülmüştür.

Çalışmada IPCC tarafından tanımlanan RCP6.0 senaryosu esas alınmıştır. Bu senaryo: ·Orta düzeyde emisyon artışını öngörmekte ·2100 yılına kadar yaklaşık 2.5-3°C sıcaklık artışı öngörülmekte ·İmalat sektörü için önemli fiziksel ve geçiş riskleri içermektedir

Yürütülen RCP6.0 senaryo analizleri, Tuğçelik'in İstanbul ve Kocaeli tesislerinde iklim değişikliğinin etkilerine ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştur. Analizler, özellikle yüksek sıcaklık artışı, aşırı yağış olaylarında orta ve uzun vadede %2'lik bir artışı ile yüzey akışında %1,3'lük yükseliş öngörmektedir. Bu fiziksel risklerin başlıca etkileri arasında üretim sürekliliğinin sekteye uğrama riski, enerji sistemlerinde verim kaybı ve çalışan sağlığı üzerinde artan ısı stresi tehdidi bulunmaktadır.

Bu bulgular ışığında Tuğçelik, beş yıllık bir dönemi kapsayan kapsamlı bir adaptasyon planı hazırlamıştır. Plan kapsamında Kocaeli tesisinin drenaj altyapısının güçlendirilmesi, İstanbul tesisinde soğutma sistemlerinin modernizasyonu ve her iki tesiste de akıllı izleme sistemlerinin kurulumu gibi projeler belirlenmiştir. Ayrıca, çalışan sağlığını korumak amacıyla aşırı sıcak dönemlerine özel vardiya düzenlemeleri ve acil durum protokolleri geliştirilmiştir. Bu kapsamlı yaklaşım, Tuğçelik'in iklim risklerini proaktif bir şekilde yönetme ve sürdürülebilir üretim hedeflerini destekleme kararlılığını yansıtmaktadır.

Karar Alma Süreçlerine Entegrasyon

Tuğçelik'in gerçekleştirdiği iklim senaryo analizleri, şirketin stratejik planlama ve yatırım değerlendirme süreçlerine kademeli olarak entegre edilmektedir. Analiz bulguları şu anda mevcut yatırımlarda acil revizyon gerektiren bir durum ortaya koymamakla birlikte, iklim riskleri artık şirketin karar alma mekanizmalarında sistematik olarak değerlendirilen kritik parametreler arasında yerini almıştır.

Şirket, bugüne kadar herhangi bir tesisin elden çıkarılması veya konum değişikliği gibi radikal önlemlere başvurmamış olmakla birlikte, iklim senaryolarını periyodik olarak güncelleme ve bu verileri;

·Yatırım kararlarında risk değerlendirme kriteri olarak kullanma,

·Operasyonel süreçlerde adaptasyon önlemlerini belirleme,

·Uzun vadeli stratejik planlamada referans veri kaynağı olarak değerlendirme

taahhüdünde bulunmaktadır. Özellikle yeni yatırım projelerinde, iklim risklerinin fizibilite çalışmalarına dahil edilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu yaklaşım, Tuğçelik'in iklim değişikliğini hem bir risk faktörü hem de stratejik dönüşüm fırsatı olarak gördüğünün göstergesidir.

Doğrudan ve Dolaylı Azaltım ve Adaptasyon Adımları

Tuğçelik, iklim değişikliğiyle mücadele ve adaptasyon sürecinde, doğrudan ve dolaylı azaltım adımları kapsamında önemli yatırımlar yapmaktadır. Şirket, üretim süreçlerinde verimliliği artırmaya yönelik olarak 3400, 2800, 2200 ton kapasiteli makine yatırımları gerçekleştirmiş, ayrıca 3 adet ilave robot yatırımı ile otomasyon seviyesini yükseltmiştir. Bunun yanı sıra, Vestel e-mobility ile gerçekleştirdiği işbirliği çerçevesinde, elektrikli araçlar için altyapı sağlama yönünde önemli adımlar atılmıştır. Tuğçelik, yenilenebilir enerji kaynaklarını desteklemek amacıyla Güneş Enerjisi Santrali (GES) projeleri için ruhsatlarını almış, enerji verimliliği alanında ISO 50001 standardına yönelik çalışmalar başlatmıştır. Ayrıca, yeni yatırım, ekipman ve yedek parça alımlarında enerji verimliliği prosedürlerinin uygulamaya konulması sağlanmış, böylece sürdürülebilir üretim süreçlerine katkı sağlanmıştır.

RİSK YÖNETİŞİMİ

Tuğçelik'te iklim değişikliği dahil olmak üzere sürdürülebilirlik odaklı tüm risklerin kurumsal düzeyde yönetiminden nihai olarak Yönetim Kurulu sorumludur. Bu yapı, TSRS öngördüğü yönetişim ilkelerine tam uyumlu olarak şekillendirilmiştir. Yönetim Kurulu, iklim risklerinin ve fırsatlarının belirlenmesi, değerlendirilmesi ve izlenmesi süreçlerinin şirket stratejilerine entegre edilmesini sağlar. Ayrıca, bu süreçlerin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini ve şirketin operasyonel ve finansal kararlarında bu analizlerin dikkate alınmasını temin eder.

Şirket bünyesinde iklim risklerinin yönetilmesinden doğrudan sorumlu organ, Sürdürülebilirlik Komitesi'dir. Bu komite, Yönetim Kurulu'na bağlı olarak faaliyet gösterir ve yıllık olarak iklim risk yönetimi takvimini oluşturarak ilgili birimlerden veri toplar, analizleri koordine eder ve bu analizlerin sonuçlarını Yönetim Kurulu'na raporlar. Sürdürülebilirlik Komitesi aynı zamanda şirket genelinde iklim risklerinin kontrol altına alınmasına yönelik önlemlerin uygulanmasını gözetmek, etkinliğini izlemek ve performans göstergeleri doğrultusunda gelişmeleri raporlamakla yükümlüdür. Söz konusu komite yapısı, Tuğçelik'in iklimle ilgili kurumsal yönetişim sistemine entegrasyonunu sağlayan temel organizasyonel yapı olarak tanımlanmıştır.

Tuğçelik'in iklim değişikliği risklerine yönelik yönetim yaklaşımı, İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü ile resmi olarak tanımlanmıştır. Bu prosedür, TSRS-2'nin 29. maddesine dayalı olarak hazırlanmış olup IFRS S2, TCFD önerileri ve IPCC senaryo sistemleri (özellikle RCP 6.0) ile tam uyum içinde oluşturulmuştur. Yönetim Kurulu onayı ile yürürlüğe giren bu prosedür, şirketin tüm faaliyet alanlarında bağlayıcı olup risk yönetimi sisteminin bir alt kümesi olarak çalışmaktadır.

Yönetişim süreci, aynı zamanda ISO 9001, ISO 14001, ISO 45001 ve ISO 50001 sistemleri ile entegre olarak çalışmakta; kalite, çevre ve iş sağlığı güvenliği gibi alanlardaki yönetim sistemlerine uygun biçimde şekillenmektedir. Söz konusu sistemler kapsamında oluşturulan Yönetim Sistemleri Risk Yönetimi Talimatı, şirketin tüm birimlerine risk değerlendirme ve izleme sorumluluğu vermekte, süreci sistematik hale getirmektedir. Tüm riskler, Risk ve Fırsat Değerlendirme Formu aracılığıyla kayda alınmakta, derecelendirilmekte ve periyodik olarak yeniden değerlendirilmektedir. Söz konusu dokümantasyon yapısı, Tuğçelik'in iklim risklerini kurumsal yapıya nasıl entegre ettiğini ve yönetişim seviyesinde nasıl izlediğini gösteren temel mekanizmadır.

Risk Yönetimi

Tuğçelik'te risk yönetimi hem genel yönetim sistemleri kapsamında hem de iklim değişikliğine özgü süreçlerle desteklenmiş kurumsal bir yapı içinde yürütülmektedir. Risk yönetimi süreci, kurumsal risk yönetimi ilkeleri çerçevesinde tüm iş süreçlerine entegre edilmiş olup, şirketin kalite, enerji, çevre ve iş sağlığı güvenliği sistemleri ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Yönetim Sistemleri Risk Yönetimi Talimatı, bu entegrasyonun temelini oluşturarak, her bir sürecin risklerinin tanımlanması, değerlendirilmesi, sınıflandırılması ve kontrol altına alınması için kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır.

Risk değerlendirme süreci, süreç sahiplerinin kendi faaliyet alanlarında riskleri tanımlamaları ile başlar. Bu tanımlama sırasında kuruluşun iç ve dış bağlamı, yasal gereklilikler, paydaş beklentileri, kalite hedefleri, çevresel yükümlülükler ve stratejik öncelikler dikkate alınır. Tanımlanan riskler, Risk ve Fırsat Değerlendirme Formu üzerinden kaydedilir. Her risk, olasılık (sıklık) ve etki (şiddet) olmak üzere iki parametre üzerinden derecelendirilir ve 5x5 matris sistemine göre "düşük" , "orta" , "yüksek" veya "çok yüksek" risk kategorisine ayrılır. Risklerin sınıflandırılması sonucu, yüksek ve çok yüksek riskler için önleyici ve düzeltici faaliyet planları geliştirilir ve ilgili yöneticiler tarafından uygulanır.

İklim değişikliği özelinde ise şirket, İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü'ne uygun olarak iklim kaynaklı fiziksel ve geçiş risklerini ayrı ayrı analiz eder. Fiziksel riskler; sıcak hava dalgaları, sel, kuraklık ve diğer ekstrem hava olaylarının operasyonlar ve varlıklar üzerindeki etkisini değerlendirirken; geçiş riskleri karbon fiyatlandırması, yasal regülasyonlar, AB SKDM düzenlemeleri, piyasa beklentileri ve düşük karbon teknolojilerine geçişle bağlantılı olarak ele alınmaktadır. Her bir risk türü için etki ve olasılık analizleri yapılmakta; bu analizlerin çıktıları, yıllık gözden geçirme dönemlerinde Yönetim Kurulu'na sunulmaktadır. Şirket, risk analizlerinde zaman boyutunu da dikkate almakta, riskleri kısa vadeli (0–1 yıl), orta vadeli (1–5 yıl) ve uzun vadeli (5 yıl ve üzeri) olarak sınıflandırmaktadır. Bu zamanlamaya göre hazırlanan analizlerde, IPCC tarafından geliştirilen RCP senaryoları (özellikle RCP 6.0) kullanılarak olası etkiler senaryo bazlı olarak değerlendirilmektedir. Böylece Tuğçelik, iklim koşullarındaki değişimlerin iş modeli üzerindeki etkilerini önceden görerek stratejik hazırlık yapabilmektedir.

Risklere yönelik stratejik yanıtlar dört ana başlıkta ele alınmaktadır: kaçınma, azaltma, paylaşım (transfer) ve kabul. Kaçınma yaklaşımı, riskin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu durumlarda uygulanırken; azaltma stratejisi, enerji verimliliği uygulamaları, su yönetimi iyileştirmeleri, sürdürülebilir hammaddelere geçiş gibi faaliyetlerle riskin etkisini veya oluşma ihtimalini düşürmeye yöneliktir. Paylaşım stratejisi, riskin sigorta veya üçüncü taraf tedarikçiler ile paylaşılmasını içerirken; kabul stratejisi, düşük olasılıklı ve düşük etkili risklerin izlenerek yönetilmesini kapsar. Bu stratejiler, riskin derecesine göre formunda tanımlanmakta ve takibi yapılmaktadır.

Tüm risk yönetimi faaliyetleri yılda en az bir kez olmak üzere gözden geçirilir ve gerektiğinde revize edilir. Sürdürülebilirlik Komitesi, risk analizlerinin geçerliliğini, kontrol önlemlerinin etkinliğini ve uygulama performansını sürekli olarak izler. Raporlamaya esas olan tüm veriler dijital ortamda arşivlenerek, TSRS denetimleri başta olmak üzere, dış değerlendirme süreçlerinde kullanılmak üzere hazır tutulur. Bu yapı sayesinde Tuğçelik, hem TSRS'ye hem de entegre yönetim sistemlerine tam uyumlu, izlenebilir, belgeye dayalı ve kurumsallaşmış bir risk yönetimi sistemine sahiptir.

Kontrol Mekanizmaları ve Önleyici Faaliyetler

Tuğçelik'te risklerin azaltılması ve yönetilmesi amacıyla çok katmanlı bir kontrol mekanizması uygulanmaktadır. Bu sistem, yönetim sistemlerine entegre edilmiş süreçler aracılığıyla hem operasyonel hem de stratejik düzeyde işlerlik kazanır. Kontrol mekanizmalarının temelini, Yönetim Sistemleri Risk Yönetimi Talimatı ve İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü oluşturur. Bu iki doküman aracılığıyla tanımlanan tüm riskler için ilgili faaliyet alanlarına göre önleyici ve düzeltici aksiyonlar planlanmakta, uygulamaya alınmakta ve kaydedilmektedir.

Operasyonel düzeyde, proses kaynaklı risklerin kontrolü, FMEA (Hata Türü ve Etkileri Analizi) uygulamaları ile sağlanmaktadır. Özellikle müşteri memnuniyetini doğrudan etkileyebilecek kalite, teslimat, ürün uygunluğu gibi riskler için süreç analizleri yapılarak, bu risklerin kontrol altında tutulmasına yönelik sistematik kontroller tanımlanır. Bu kontroller; teknik spesifikasyonlar, prosedürel sınırlar, otomatik sistem tetikleyicileri ve operatör kontrollerini içermektedir.

İklim değişikliği risklerine yönelik özel kontrol önlemleri, İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü kapsamında tanımlanmıştır. Fiziksel riskler için önleyici kontroller arasında iklim senaryolarına dayalı altyapı iyileştirmeleri, erken uyarı sistemleri ve afet öncesi acil durum planları yer almaktadır. Tuğçelik'in tesis yönetim sistemlerinde çevre mühendisliği ve enerji yöneticiliği bakış açısıyla bu risklere yönelik koruma önlemleri, belirli periyotlarla gözden geçirilerek güncellenmektedir.

Geçiş risklerine yönelik kontroller ise karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedeflerin belirlenmesi, enerji verimliliği projelerinin uygulanması, mevzuat değişikliklerinin sistematik olarak takibi ve düşük karbonlu ürün geliştirme faaliyetlerini kapsamaktadır. ISO 14001, ISO 45001 ve ISO 50001 kapsamında yürütülen bu kontroller; emisyon ölçümleri, kaynak verimliliği analizleri ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamaları yoluyla desteklenmektedir.

Tüm bu kontrollerin etkinliği Risk ve Fırsat Değerlendirme Formunda tanımlanmakta, riskin giderilmesine yönelik faaliyetler ve bu faaliyetlerin sonuçları yıllık değerlendirme döngüsüne entegre edilmektedir. Her bir kontrol önlemi uygulandıktan sonra, risk derecelendirmesi yeniden yapılmakta ve etkinliğin sürdürülmesi için gerekli güncellemeler belirlenmektedir. Böylece kontrol mekanizmaları sadece önleyici değil, aynı zamanda sürekli gelişen ve öğrenen bir yapıya sahiptir.

İzleme, Gözden Geçirme ve Güncelleme Süreci

Tuğçelik'te risk yönetimi uygulamaları, yılda en az bir kez olmak üzere sistematik biçimde izlenmekte, gözden geçirilmekte ve gerektiğinde güncellenmektedir. İzleme süreci, hem genel kurumsal risk yönetimi politikası kapsamında hem de İklim Değişikliği Risk Yönetimi Prosedürü çerçevesinde yapılandırılmıştır. İzleme faaliyetlerinin sorumluluğu doğrudan Sürdürülebilirlik Komitesi'ne verilmiş olup, her yılın sonunda gerçekleştirilen gözden geçirme toplantılarında tüm risk değerlendirme sonuçları, kontrol önlemlerinin performansı ve uygulama sonuçları masaya yatırılmaktadır.

İzleme süreci, mevcut kontrol önlemlerinin yeterliliğini değerlendirmeyi, uygulanan faaliyetlerin hedeflenen risk azaltımına ulaşıp ulaşmadığını analiz etmeyi ve varsa yeni ortaya çıkan riskleri sisteme entegre etmeyi kapsamaktadır. Bu kapsamda Risk ve Fırsat Değerlendirme Formu, gerçekleşen faaliyetlerin detaylı açıklamalarını, risk derecelendirmesindeki değişimleri ve faaliyet etkinliği analizlerini içeren bir kayıt sistemi olarak kullanılır. Bu kayıtlar iç denetimlerde ve dış denetimlere hazırlık süreçlerinde referans doküman olarak kabul edilmektedir.

Gözden geçirme faaliyetleri yalnızca risk değerlendirmeleri ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda kullanılan metodolojilerin güncelliği, risk sınıflandırma sisteminin doğruluğu, ilgili yasal çerçevenin güncellenmesi gibi yapısal unsurlar da değerlendirme kapsamına alınır. Özellikle iklim riskleri söz konusu olduğunda, kullanılan IPCC senaryo yapılarının (RCP 6.0 vb.) geçerliliği ve bu senaryoların şirketin lokasyonlarına etkisi yeniden analiz edilmekte, gerektiğinde metodolojik güncellemeler önerilmektedir.

Gözden geçirme sonrası yapılacak güncellemeler, Sürdürülebilirlik Komitesi koordinasyonunda gerçekleştirilir ve üst yönetimin onayı ile yürürlüğe girer. Gözden geçirilen tüm süreçler, Yönetim Kurulu'na yıllık bir değerlendirme raporu ile sunulur. Böylece Tuğçelik, risk yönetim sistemini yalnızca uygulamakla kalmayıp, sürekli geliştiren, belgeye dayalı ve yönetim seviyesinde sahiplenilen bir yapıya dönüştürmüş durumdadır.

METRİKLER VE HEDEFLER

Sera Gazı Emisyonları ve Hesaplama Yaklaşımı

Tuğçelik, 2022 yılından itibaren karbon ayak izini ölçümlemekte ve bu kapsamda sera gazı envanterini oluşturmaktadır. Emisyon hesaplamaları, GHG Protokolü standartlarına uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup, 2 tesisinden elde edilen verilerle desteklenmiştir.

Emisyon Verileri (2024):

·Kapsam 1 Emisyonları: 3.496,27 ton CO₂e ·Kapsam 2 Emisyonları: 6.542,04 ton CO₂e

Hesaplama Kapsamı ve Metodoloji

Analiz, şirketin İstanbul ve Kocaeli'nde tesislerinde yürütülen faaliyetlerle sınırlıdır.

Kapsam 1 emisyonları; doğalgaz tüketimi, jeneratör yakıtları ve proses kaynaklı direkt salımları içerir.

Kapsam 2 emisyonları, elektrik tüketiminden kaynaklanan dolaylı salımları kapsar.

Emisyon faktörleri, IPCC ve IEA (International Energy Agency), United States Environmental Protection Agency (EPA) ve Department for Environment, Food & Rural Affairs (DEFRA) gibi uluslararası kabul görmüş kaynaklardan alınmıştır.

Bu envanter, şirketin enerji verimliliği ve karbon azaltım stratejilerinin belirlenmesinde kritik bir referans noktası oluşturmakta olup, her yıl güncellenerek sürdürülebilirlik raporlamalarına entegre edilecektir.

Sektörel Metrikler

TSRS kapsamında, Tuğçelik'in faaliyet gösterdiği Cilt 62 – Otomobil Parçaları sektörü için belirlenmiş sektörel göstergeler aşağıdaki tabloda sunulmuştur.

Konu Metrik Kategori Ölçü Birimi 2024 Değeri Kod
Enerji yönetimi (1) Tüketilen
toplam enerji
Nicel Giga joule (GJ) 108.801,14
(2) Şebeke
elektriği yüzdesi
Nicel Yüzde (%) 100% TR-AP-130a.1
(3) Yenilenebilir
enerji yüzdesi
Nicel Yüzde (%) 0
Yakıt Verimliliği
için Tasarım
Yakıt verimliliği
veya emisyon
azaltımı sağlayan
ürünlerden elde
edilen hasılat
Nicel Sunum para
birimi
0 TR-AP-410a.1
Faaliyet Metrikleri Üretilen parça
sayısı
Nicel Sayı (adet) 6.148.600
Parçaların ağırlığı Nicel Metrik ton (t) 5.557,72 TR-AP-000.A / .B /
.C
Üretim tesislerinin
alanı
Nicel Metrekare (m²) 16.653

Hedefler

Tuğçelik, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik taahhütlerini, net performans göstergeleri ve somut hedeflerle desteklemektedir. 2020 yılından itibaren tanımladığımız bu hedefler; enerji verimliliği optimizasyonu, karbon ayak izinin düşürülmesi, yenilenebilir enerji geçişinin hızlandırılması ve tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması gibi stratejik öncelikleri kapsamaktadır.

Hedefler, 2020-2023 yıllarını baz yılı referans alınarak oluşturulmuş olup, 2025 ve 2033 yıllarına kadar aşamalı olarak gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Hedeflerin uygulanma süreci; yeni teknoloji yatırımları, operasyonel iyileştirmeler ve düzenleyici gereklilikler dikkate alınarak periyodik olarak gözden geçirilecek ve güncellenecektir. Aşağıda, Tuğçelik'in TSRS S2 kapsamında belirlediği temel çevresel hedefler ve performans metrikleri özetlenmiştir:

Konu Başlığı Gösterge Baz Yıl Hedef Yılı Hedef
Toplam Enerji
Yoğunluğu
Toplam Enerji
Tüketimi (kWh) /
Üretim (kg)
2020 2025 Her yıl için %3 iyileşme
Elektrik Kullanımı
Yoğunluğu
Toplam Elektrik Enerji
Tüketimi / Üretim
Miktarı (kg)
2020 2025 Her yıl için %3 iyileşme
Doğalgaz Kullanımı
Yoğunluğu
Toplam Doğalgaz
Enerji Tüketimi /
Üretim Miktarı (kg)
2020 2025 Her yıl için %3 iyileşme
Kapsam 1 ve Kapsam
2 Emisyonları
% 2023 2033 %42 azaltım
Kapsam 3 Emisyonları % 2023 2033 %25 azaltım
Tedarik Zinciri
Kaynaklı Emisyonlar
tCO₂e / ton üretim 2023 2033 %25 azaltım

Hedeflere Uyum ve Performans İzleme Mekanizması

Tuğçelik, iklim odaklı sürdürülebilirlik hedeflerinin ilerleme durumunu, şirket bünyesinde tanımlanan anahtar performans göstergeleri (KPI'lar) ile sistematik olarak takip etmektedir. Bu göstergeler; enerji tüketim verimliliği, karbon salımı yoğunluğu, temiz enerji kullanım payı ve yeşil tedarik zinciri kriterlerinin uygulanma oranı gibi kritik alanlarda veriye dayalı değerlendirme imkanı sunmaktadır.

İzleme mekanizması, tesis yöneticileri, Sürdürülebilirlik Komitesi'nin koordinasyonunda Çevresel Sürdürülebilirlik Grubu ile işletilmekte; KPI sonuçları çeyrek dönemler halinde analiz edilerek üst yönetime sunulmaktadır.

Mevcut durum itibarıyla:

Hedefler henüz bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından onaylanmamıştır. Metodolojide veya hedef revizyonunda herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

İklim Dirençliliği

Tuğçelik, iklim değişikliğinin olası etkilerine karşı güçlü bir direnç geliştirmeyi hedefleyen, kapsamlı ve sürdürülebilir bir strateji benimsemektedir. Şirket, operasyonel süreçlerinde karşılaşabileceği riskleri minimize etmek ve iklim değişikliğine uyum sağlamak için iklim dirençliliğini artırmaya yönelik bir dizi yatırım ve önlem almıştır. Bu kapsamda, AB pazarına yönelik 2.881.640 adetlik ürün ihracatı, şirketin küresel pazarlarda rekabetçi konumunu koruma amacını gütmektedir. İhracatın sürekliliğini güvence altına almak için, Tuğçelik, tesislerini iklimle ilişkili risklere karşı (sel, yangın gibi) kapsamlı sigorta teminatları ile güvence altına almıştır. Sigorta poliçeleri her yıl artan bir değerle yenilenmekte, şirketin iklimle ilgili risklere karşı dirençli olmasını sağlayacak önemli bir risk yönetimi aracı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, Tuğçelik, çevresel düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla REACH uyum belgeleri ve danışmanlık süreçlerine ₺200.000,00'lık bir yatırım yapmış, bu yatırımlar Türkiye'deki çevresel mevzuatla uyum içinde çalışmalarını güçlendirmiştir. Şirket, ayrıca SKDM için ₺25.000,00 harcayarak, AB'deki karbon ticaret düzenlemelerine uyum sağlamak adına önemli bir adım atmıştır. Bu yatırım, Tuğçelik'in çevresel regülasyonlarla uyum sağlama ve sürdürülebilir üretim süreçlerine geçiş sürecindeki stratejik bir adımını teşkil etmektedir.

Enerji verimliliği alanında yapılan yatırımlar da şirketin iklim dirençliliğini artırmak adına kritik bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, Tuğçelik, enerji verimliliğini artırmaya yönelik olarak ₺1.000.000,00'lık bir bütçe ile çeşitli iyileştirmeler yapmış ve bu yatırımların geri dönüş süresi (ROI) 5 yıl olarak planlanmıştır. Otomasyon ve izleme sistemleri kurulumu için yapılan ₺54.000,00'lık yatırım, üretim süreçlerinin daha verimli hale gelmesini sağlayarak, enerji tüketimini azaltma ve üretim verimliliğini artırma amacı gütmektedir. Bu teknolojik yatırımlar, Tuğçelik'in sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına önemli katkılar sunmaktadır.

2024 yılında gerçekleştirilen altyapı güçlendirmeleri için ₺500.000,00 harcama yapılmış, HVAC sistemlerinin yenilenmesi veya iyileştirilmesi için ₺300.000,00'lık bir yatırım yapılmıştır. Bu yatırımlar, şirketin üretim tesislerinin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesine olanak sağlamaktadır. Ayrıca, aşırı hava olaylarına karşı alınan önlemler için yapılan ₺100.000,00'lık harcama, özellikle aşırı sıcaklık dalgaları, sel ve fırtına gibi olaylara karşı hazırlıklı olmayı sağlamaktadır.

Tuğçelik, 2023-2024 yıllarında yaşanan ekstrem hava olayları nedeniyle herhangi bir üretim kaybı yaşamamıştır. Bu durum, şirketin iklim değişikliği ile başa çıkma stratejilerinin etkinliğini ve alınan önlemlerin ne denli etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Şirket, bu başarısını, uyguladığı iklim dirençliliği yatırımları, güçlü sigorta kapsamları ve altyapı iyileştirmeleri sayesinde elde etmiştir.

Tuğçelik, bu stratejik yatırımlarla birlikte, iklim değişikliği ile mücadelede sadece çevresel etkilerini azaltmakla kalmamış, aynı zamanda operasyonel verimliliğini artırmış ve uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmayı sağlamıştır. Şirketin iklim dirençliliği, risk yönetimi, sürdürülebilir enerji kullanımı ve çevresel uyum açısından attığı bu adımlar, Tuğçelik'in gelecekteki operasyonel sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir.

Karbon Kredisi Kullanımı ve İç Karbon Fiyatlaması

Tuğçelik'in mevcut sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında, karbon kredisi kullanımı ve iç karbon fiyatlandırma mekanizmaları şu an için uygulanmamaktadır. Şirket, iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını doğrudan operasyonel iyileştirmeler ve kaynak verimliliği odaklı projeler üzerinden yürütmeyi tercih etmektedir.

Uluslararası Anlaşmalar ve Politika Uyumu

Tuğçelik, iklim değişikliğiyle mücadele stratejisini uluslararası taahhütler ve ulusal politikalar ışığında şekillendirmektedir. Şirketin 2024-2033 dönemi sürdürülebilirlik hedefleri, Paris Anlaşması, Türkiye 'nin 2053 net sıfır hedefi ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak tasarlanmıştır. Bu kapsamda, üretim kaynaklı emisyon yoğunluğunda her yıl %3 azaltım, kapsam 1 ve 2 emisyonlarında %42 ve kapsam 3 emisyonunda %25 azaltım gibi somut hedefler belirlenmiştir.

İmalat sektörünün öncü kuruluşu olarak Tuğçelik, yakın dönemde uygulamaya girmesi beklenen ETS ve SKDM gibi mekanizmalara hazırlık amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütmektedir. Bu çerçevede karbon fiyatlandırma senaryo analizleri gerçekleştirilmekte, üretim süreçlerinde karbon ayak izi izleme sistemleri kurulmakta ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ' na uyum çalışmaları hızlandırılmaktadır.

RAPOR HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ, GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİNİZ İÇİN;

Emek Mh. Nato Yolu No:282 Sancaktepe - İstanbul

[email protected]

Raporlama Danışmanlığı & Dizayn

Sürdürülebilirlik ve İklim Stratejileri Danımanlığı ve Tasarım Enexion Group Türkiye

Enexion GmbH Enexion Group Germany

Adres: Gökkuşağı Sokak No: 29 Konaklar Mah. 4. Levent 34330 İstanbul Telefon: +90 212 280 0705 E-posta: [email protected] Web sitesi: www.enexion.com.tr

Adres: Am Kronberger Hang 2 a 65824 Schwalbach am Taunus Frankfurt Germany Telefon: +49 (0) 61 73 93 59 0 Faks: +49 (0) 61 73 93 59 55 Website: www.enexion.de

Talk to a Data Expert

Have a question? We'll get back to you promptly.