Annual / Quarterly Financial Statement • Jan 3, 2024
Annual / Quarterly Financial Statement
Open in ViewerOpens in native device viewer

ANTALYA İLİ, SERİK İLÇESİ, ÇANDIR MAHALLESİ, 2 ADET DEPONUN
GAYRİMENKUL DEĞERLEME RAPORU


| SÖZLEŞME TARİHİ | 1.12.2023 | ||
|---|---|---|---|
| DEĞERLEME BAŞLANGIÇ TARİHİ |
6.12.2023 | ||
| DEĞERLEME BİTİŞ TARİHİ |
30.12.2023 | ||
| 3.01.2024 RAPOR TARİHİ |
|||
| RAPOR NO | RYGYO-2310140 | ||
| KULLANIM AMACI | PAZAR DEĞERİ TESPİTİ | ||
| GİZLİLİK DERECESİ | HAZIRLANAN KURUM/KİŞİ DIŞINDA ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA VERİLEMEZ. | ||
| DEĞERLEME KONUSU | 2 ADET DEPO | ||
| DEĞERLEME ADRESİ | ÇANDIR MAHALLESİ, MEHMET AKİF CADDESİ NO:16A - 16B SERİK / ANTALYA |
||
| RAPORU HAZIRLAYAN UZMANLAR |
Ozan ALDOĞAN - Değerleme Uzmanı (Lisans No: 409553) A. Özgün HERGÜL - Değerleme Uzmanı (Lisans No: 402487) Eren KURT - Sorumlu Değerleme Uzmanı (Lisans No: 402003) |
||
| RAPORUN KAPSAMI | Bu değerleme raporu; Sermaye Piyasası Kurulu'nun "Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğ "in (III-62.3) 1. Maddesinin 2. Fıkrası kapsamında hazırlanmıştır. |


Ekler
RYGYO-2310140 SERİK 3




Bu değerleme raporu; aşağıda bilgileri bulunan 2 adet deponun değerleme tarihindeki pazar değerinin belirlenmesi amacı ile hazırlanmıştır.
Bu değerleme raporu; Sermaye Piyasası Kurulu'nun "Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğ "in (III-62.3) 1. Maddesinin 2. Fıkrası kapsamında hazırlanmıştır.
Pazar Değeri, Uluslararası Değerleme Standartları çerçevesinde şu şekilde tanımlanmaktadır: Bir mülkün uygun bir pazarlamanın ardından birbirinden bağımsız istekli bir alıcıyla istekli bir satıcı arasında herhangi bir zorlama olmaksızın ve tarafların herhangi bir ilişkiden etkilenmeyeceği şartlar altında, bilgili, basiretli ve iyi niyetli bir şekilde hareket ettikleri bir anlaşma çerçevesinde değerleme tarihinde el değiştirmesi gereken tahmini tutardır.
Küçük Çamlıca Mah. Erkan Ocaklı Sok. No:11 PK:34696 Üsküdar / İstanbul
Mecidiyeköy Mah., Büyükdere Caddesi, Raşit Rıza Sokak, Ahmet Esin İş Merkezi, No: 4, Kat: 2, Şişli / İSTANBUL
İstanbul Ticaret Odası - Sicil No 527073-474655
Reel Gayrimenkul Değerleme A.Ş. 30.06.2004 tarih, 6082 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ana sözleşmesinde belirtildiği üzere 25.06.2004 tarihinde, ekspertiz ve değerleme işlemi yapmak üzere kurulmuştur.
Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 11.08.2006 tarih ve 35/1008 sayılı yazısı ile Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatı çerçevesinde değerleme hizmeti verecek şirketler listesine alınmıştır.
Hizmeti alan kurumun, aşağıda bilgileri bulunan depo binasının değerleme tarihindeki Pazar Değeri'nin belirlenmesi talebi bulunmaktadır.

Söz konusu taşınmaz için RYGYO-2310140 numaralı rapor şirketimiz tarafından hazırlanmıştır. Ozan ALDOĞAN Değerleme Uzmanı olarak raporun hazırlanmasında, A. Özgün HERGÜL Değerleme Uzmanı olarak raporun kontrol edilmesinde, Eren KURT Sorumlu Değerleme Uzmanı olarak raporun onaylanmasında görev almıştır.
Söz konusu taşınmazlar için daha önceki tarihlerde şirketimiz tarafımızdan rapor bulunmamaktadır.
| RAPOR-1 | RAPOR-2 | RAPOR-3 | |
|---|---|---|---|
| Rapor Numarası | |||
| Rapor Tarihi | |||
| Rapor Konusu | |||
| Raporu Hazırlayanlar | |||
| Takdir Edilen Toplam Nihai Değeri (TL) (KDV Hariç) |


| TAPU BİLGİLERİ (136 ADA 1 PARSEL A BLOK 1 BB) | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| İLİ | : | ANTALYA | MEVKİİ | : | |||
| İLÇESİ | : | SERİK | SINIRI | : | |||
| BUCAĞI | : | YEVMİYE NO | : | 30575 | |||
| MAHALLESİ | : | ÇANDIR | CİLT NO | : | 1 | ||
| KÖYÜ | : | SAHİFE NO | : | 1 | |||
| SOKAĞI | : | TAPU TARİHİ | : | 04.08.2022 | |||
| ANA GAYRİMENKUL | |||||||
| PAFTA NO | : | PARSEL NO | : | 1 | |||
| ADA NO | : | 136 | YÜZÖLÇÜMÜ | : | 69021,27 M² | ||
| NİTELİĞİ | : 2 BLOK TEK KATLI PREFABRİK DEPO VE ARSASI |
||||||
| BAĞIMSIZ BÖLÜM | |||||||
| NİTELİĞİ | : | DEPO | MALİKİ | : | REYSAŞ GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ |
||
| ARSA PAYI | : | / 17369 42483 |
HİSSE ORANI | : | / 1 1 |
||
| BLOK NO | : | A | EKLENTİSİ | : | |||
| KAT NO | : | ZEMİN | |||||
| BAĞ.BÖL. NO | : | 1 | TAPU CİNSİ | : | KAT MÜLKİYETİ | ||
| TAŞINMAZ ID | : | 1227455441 | |||||
| ENLEM BOYLAM | : | 36.9604, 31.0496 | |||||
| UAVT KODU | : | 4037500065 |
| TAPU BİLGİLERİ (136 ADA 1 PARSEL B BLOK 1 BB) | ||||||
|---|---|---|---|---|---|---|
| İLİ | : | ANTALYA | MEVKİİ | : | ||
| İLÇESİ | : | SERİK | SINIRI | : | ||
| BUCAĞI | : | YEVMİYE NO | : | 30575 | ||
| MAHALLESİ | : | ÇANDIR | CİLT NO | : | 1 | |
| KÖYÜ | : | SAHİFE NO | : | 2 | ||
| SOKAĞI | : | TAPU TARİHİ | : | 04.08.2022 | ||
| BAĞIMSIZ BÖLÜM | ||||||
| NİTELİĞİ | : | DEPO | MALİKİ | : | REYSAŞ GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ |
|
| ARSA PAYI | : | / 25114 42483 |
HİSSE ORANI | : | / 1 1 |
|
| BLOK NO | : | B | EKLENTİSİ | : | ||
| KAT NO | : | ZEMİN | ||||
| BAĞ.BÖL. NO | : | 1 | TAPU CİNSİ | : | KAT MÜLKİYETİ | |
| TAŞINMAZ ID | : | 1227455442 | ||||
| ENLEM BOYLAM | : | 36.9604, 31.0496 | ||||
| UAVT KODU | : | 1963970015 |


Taşınmazın takyidat ve mülkiyet bilgileri 07.11.2023 tarih ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu Kadastro Genel Müdürlügü Taşınmaz Değerleme Başvuru Sistemi üzerinden alınmış olup ilgili belge ekte sunulmaktadır. Her iki taşınmazın da tapu kayıtlarında müştereken aşağıdaki takyidatlar bulunmaktadır:
Beyan: Diğer (Konusu: 04.08.2022 tarih ve 30575 yevmiyeli İmar Uygulaması neticesinde bu bağımsız bölümün kayıtlı olduğu ana taşınmazda Serik Belediyesinin zemine yönelik 2827893/6902127 (28278,93 m² lik) hissesi vardır. ) (Tarih:04.08.2022 Yevmiye No:30575)
Beyan: Diğer (Konusu: 5393 Sayılı Belidiye Kanunun 15. Maddesi gereğince 08.11.2018 tarih ve 149 nolu kararı ile Kamu Yararı Kararı vardır.) (Tarih: 13.11.2018 Sayı: 9770) (Tarih:14.11.2018 Yevmiye No:17822)
Beyan: 3402 Sayılı Kanunun 22. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uygulamasına tabidir. (Şablon: 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 22. Md. Fıkrasının (a) Bendi Gereği Belirtme.) (Tarih:10.11.2014 Yevmiye No:12599)
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği'nin 22.maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (j) bendlerinde belirtilen hükümler çerçevesinde İlgili şerh ve beyanların taşınmazın devrine ve değerine olumsuz etkisi bulunmamaktadır.
Değerleme tarihinde Serik Belediyesi'nde ve Serik Tapu Sicil Müdürlüğü'nde, 04.08.2022 tarih ve 30575 yevmiye numaralı işlem hakkında bilgi alınmıştır. Tapu Sicil Müdürlüğü'nde yapılan incelemede, taşınmazın herhangi bir hissesinin Serik Belediyesi'ne tescilinin gerçekleşmediği beyan edilmiştir. Serik Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü'nden alınan sözlü bilgiye göre, mülk sahibinin İmar Uygulaması konusunda açmış olduğu yürütmenin durdurulması konulu davanın, yerel mahkeme tarafından reddedildiği, Konya Bölge İdare Mahkemesi'nde istinaf aşamasında olduğu; ayrıca Serik Belediyesi tarafından, ortaklığın giderilmesi konulu dava açıldığı ancak henüz sonuçlanmadığı bilgisi alınmıştır. Reysaş GYO. A.Ş den alınan bilgiye göre "3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddelerine istinaden değişiklik işlemi gören parselin eski zayiat oranının %45'e tamamlanmasına ve yeni oluşan parselde Serik Belediye Başkanlığı'nın şirketin gayrimenkulüne hissedar olmasına ilişkin karar ve uygulamalar ile ilgili Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2022/1012 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açılmıştır. Davamız derdest olup şu an Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nde incelemededir. " Bu kapsamda sürecin devam ediyor olmasına karşın ilgili belediyece tapu siciline şerh düşülmüş olması durumu dikkate alınarak değerleme yapılmıştır.
Yapılan incelemelerde değerlemesi yapılan taşınmazların son üç yıllık dönemde mülkiyet bilgilerinde herhangi bir değişiklik olmadığı taşınmazların 04.08.2022 tarih ve 30575 yevmiye numarası ile imar uygulaması nedeni ile Reysaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi V adına tescil edildiği görülmüştür.


Serik Belediyesi İmar Müdürlüğünden alınan bilgiye göre parsel 13.01.2021 tt'li, 1/1000 Uygulama Planında Emsal=0,80, Yençok= 12,50m. olarak uygulanacak olup, "Depolama" alanında kalmaktadır.



Değerleme konusu taşınmaz, 69.424,50 m2 yüzölçümüne sahip, 0/1561 Parsel'de kayıtlı iken, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13.01.2021 tarih ve 35 sayılı kararı ile onaylanan Uygulama İmar Planı ve sonrasında yapılan imar uygulaması sonucunda, Tapu kayıtlarında 04.08.2022 tarih ve 30575 yevmiye numaralı işlem ile 69.021,27 m2 alana sahip 136 Ada 1 Parsel olarak tescil edilmiştir. Önceki Uygulama İmar Planı'nda"E=0,60" olan yapılaşma koşulu, güncel imar planı ile birlikte "E=0,80" olarak değişmiştir.
Değerleme konusu mülke ait imar arşiv dosyası içerisinde, düzenlenen evraklar eski parsel numarası (0/1561 Parsel) için düzenlendiği tespit edilmiştir. Konu parsel üzerinde yer almakta olan yapıya ait;
- A Blok için: 24.02.2015 tarih ve 191/5336 nolu yeni yapı ruhsatı ile 12.08.2015 tarih ve 158/4220 nolu yapı kullanım izin belgeleri düzenlenmiştir. Yapı ruhsatı Depo amacıyla yol altı 0 kat, yol üstü 1 kat (11,1m) olmak üzere 1 kat ve II-B yapı grubunda, 17.369 m² kapalı alan için verilmiştir.
- B Blok için: 24.02.2015 tarih ve 191/5336 nolu yeni yapı ruhsatı ile 29.06.2016 tarih ve 103 nolu yapı kullanım izin belgeleri düzenlenmiştir. Yapı ruhsatı Depo amacıyla yol altı 0 kat, yol üstü 1 kat (11,1m) olmak üzere 1 kat ve II-B yapı grubunda, 25.114 m² kapalı alan için verilmiştir. Enerji Kimlik Belgesi: 20.07.2015 tarih ve S344E183D9882 nolu enerji kimlik belgesi bulunmaktadır. (C Enerji Performansı)

| RUHSAT BELGESİ BİLGİLERİ | ||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| ADA / PARSEL NO |
TARİHİ | SAYISI | VERİLİS NEDENI |
KULLANIM AMACI |
BAĞIMSIZ BOLÜM SAYISI |
YOL KOTU ALTI |
YOL KOTU USTU |
TOPLAM KAT SAYISI |
YAPI SINIFI | TOPLAM ALANI (M2) |
| 136/1 (Eski:1561 Parsel) (A Blok) |
24.02.2015 | 191/5336 | Yeni Yapı | Depo | 1 | 0 | 1 | 1 | II-B | 17.369,00 |
| 136/1 (Eski:1561 Parsel) (B Blok) |
24.02.2015 | 191/5336 | Yeni Yapı | Depo | 1 | 0 | 1 | 1 | II-B | 25.114,00 |
| YAPI KULLANMA İZIN BELGESİ BİLGİLERİ | ||||||||||
| ADA / PARSEL NO |
TARİHİ | SAYISI | VERİLİS NEDENİ |
KULLANIM AMACI |
BAGIMSIZ BÖLÜM SAYISI |
YOL KOTU ALTI |
YOL KOTU USTU |
TOPLAM KAT SAYISI |
YAPI SINIFI | TOPLAM ALANI (M2) |
| 136/1 (Eski:1561 Parsel) (A Blok) |
12.08.2015 | 158/4220 | Yeni Yapı | Depo | 1 | 0 | 1 | 1 | II-B | 17.369,00 |
| 136/1 (Eski:1561 Parsel) |
29.06.2016 | 103 | Yeni Yapı | Depo | 1 | 0 | 1 | 1 | II-B | 25.114,00 |

Onaylı mimari projesi Serik İlçe Belediyesi'ne incelenmiştir. Taşınmazın incelenen mimari projesi ile uyumlu olduğu gözlemlenmiştir. Taşınmaz için mevzuat uyarınca alınması gereken tüm yasal belgeler alınmış, cins tashihi yapılıp kat mülkiyetine geçilmiştir. Taşınmazın fiili kullanımı ile tapudaki niteliği birbiri ile uyumludur.
Yapının Yapı Denetim Hizmeti, Kızıltoprak Mah. 943. Sok. Hatice Yeken Apt. No:21/7 Muratpaşa/Antalya adresinde kayırlı Akdeniz Bilgin Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından verilmiş olup, yapı kullanım izin belgesi alınmıştır.
Bu değerleme raporu, proje değerleme çalışmasına yönelik hazırlanmamıştır.
20.07.2015 tarih ve S344E183D9882 nolu enerji kimlik belgesi bulunmaktadır. Enerji performans grubu A dir.


Değerleme konusu taşınmaz; Antalya İli, Serik İlçesi, Çandır Mahallesi 136 Ada 1 Parsel'de kayıtlı olmakla birlikte, parsel yüzölçümü 69.021,27 m²'dir. Ana gayrimenkul tapuda "2 Blok Tek Katlı Prefabrik Depo ve Arsası" niteliğindedir. Kat mülkiyeti kurulmuştur. Tek katlı ana gayrimenkul, birbirine bitişik A ve B olarak adlandırılmış 2 bloktan oluşmaktadır. Her blokta 1'er adet depo nitelikli bağımsız bölüm mevcuttur.


Değerleme konusu taşınmazlar Antalya İli, Serik İlçesi, Çandır Mahallesi sınırları içerisinde bulunan, Mehmet Akif Caddesi üzerindeki 16A ve 16B dış kapı numaralı depo nitelikli gayrimenkullerdir. Taşınmazın bulunduğu bölge Serik İlçesi'nin batı bölümünde, Çandır Mahalle merkezinin güneydoğusunda yer almakla birlikte, bölge genelinde sera ve seyrek depo yapıları ile tarım arazileri yer almaktadır. Taşınmazın yakın çevresinde Antalya Serik Film Stüdyoları, Serik Çok Programlı Lisesi, Çandır Mahalle merkezi gibi nirengi noktaları yer almaktadır. Parsel doğuda, Mehmet Akif Caddesi'ne, batıda su kanalına, diğer yönlerden ise komşu parsellere cephelidir. Parsel batı ve güney yönünde komşu parseller ile çevrelenmiştir. Bölgede su ve elektrik şebekesi bulunmakta olup, kanalizasyon mevcut değildir. Parselin koordinatları; "36.9604, 31.0494" . dür.



Taşınmazın bulunduğu bölge Serik İlçesi'nin batı bölümünde, Çandır Mahalle Merkezi'nin güneydoğusunda yer almakla birlikte, Serik İlçe Merkezi'ne 10km, Serik Toptancı Hali'ne 13 km, Antalya Toptancı Hali'ne yaklaşık 36km, Antalya Limanı'na yaklaşık 54 km, Antalya Havalimanı'na yaklaşık 30 km mesafededir. Taşınmaza ulaşım tarifi şu şekildedir: Çevreyolu Çandır kavşağı kullanılarak, kuzeye dönülür. Cadde üzerinde yaklaşık 3,5 km ilerledikten sonraki yol ayrımında sağa Stad Caddesi'ne devam edilir. Stad Caddesi bitiminde sola Mehmet Akif Caddesi'ne dönülür. Taşınmaz yaklaşık 750 metre ileride sol kolda yer almaktadır.
Değerleme konusu taşınmazlar Antalya-Serik arası ana yola yaklaşık 5.80 km. mesafede yer almaktadır.



Değerleme konusu taşınmaz; Antalya İli, Serik İlçesi, Çandır Mahallesi, 136 ada 1 parsel'de kayıtlı olmakla birlikte 69.021,27 m² yüz ölçümüne sahiptir. Yamuk geometrik formundaki parselin doğuda Mehmet Akif Caddesi'ne yaklaşık 240 metre cephesi bulunmaktadır. Parsel batıda su kanalına, diğer yönlerden komşu parsellere cephelidir. Taşınmazın cepheli olduğu Mehmet Akif Caddesi, 2 şeritli stabilize yol vasfındadır. Bölge topografyası hafif eğimlidir. Parsel çevresi demir çit ve betonarme bahçe duvarı ile çevrelenmiştir. A ve B Blok'un bulunduğu kısımlarda bahçe kullanımı, demir çit ile bölümlenmiştir. Parselin tamamı saha betonu ile kaplanmıştır. Parsel üzerindeki yapı, tek katlı, bahçe kotuna göre yaklaşık 1,5 metre yüksekliktedir. Parsel üzerindeki yapı, prefabrik betonarme yapı tarzında, birbirine bitişik 2 bloktan ibaret olacak şekilde inşa edilmiştir. Prefabrik makas taşıyıcı sistemli yapının çevre duvarları ve çatısı poliüretan dolgulu sandviç paneldir.
| Bina | Kat Adedi | Alan |
|---|---|---|
| A Blok 1 No'lu BB | 1 | 17.369,00 |
| B Blok 1 No'lu BB | 25.114,00 | |
| TOPLAM | 42.483,00 |



| Binaların Genel Özellikleri | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Yapı Tarzı | Betonarme : |
|||||||
| Yapı Nizamı | : | Ayrık | ||||||
| Yapı Sınıfı | : | IIB | ||||||
| Kullanım Amacı | : | Depolama Tesisi | ||||||
| Elektrik | : | Şebeke | ||||||
| Su | : | Şebeke | ||||||
| Isıtma Sistemi | : | Diğer | ||||||
| Kanalizasyon | : | Yok | ||||||
| Su Deposu | : | Var | ||||||
| Hidrofor | : | Yok | ||||||
| Asansör | Yok : |
|||||||
| Jeneratör | Var : |
|||||||
| Yangın Tesisatı | Var : |
|||||||
| Çatı Tipi | : | Sandviç Panel | ||||||
| Dış Cephe | : | Sandviç Panel | ||||||
| Park Yeri | Mevcut : |
|||||||
| Güvenlik | Mevcut : |
|||||||
| Manzarası : - |
||||||||
| Cephesi | Depolama Tesisi : |
|||||||
| Deprem X 1.Derece 2.Derece 3.Derece 4.Derece 5.Derece Bölgesi |
A Blok 1 nolu bağımsız bölüm, binanın kuzey bölümünde, 17.369 m² kapalı alana sahiptir. Tek kattan oluşmakl birlikte, saçak altı kat yüksekliği 11 metredir. Yaklaşık 9.000 m² bahçe kullanımı mevcuttur. Mimari projesine göre; 2 adet oda, crossdock bölümü, ofis alanları ve depo alanı olarak bölümlenmiştir. Zeminler epoksi uygulanmış beton ile kaplanmıştır. Doğu cephesinde 25 adet, kuzey cephede ise 5 adet seksiyonel kapı ve yükleme rampası bulunmaktadır. B Blok 1 nolu bağımsız bölüm, binanın güneyinde yer almakla birlikte, tek katta 25.114 m² kapalı alana sahiptir. Saçak altı kat yüksekliği 11 metredir. Yaklaşık 15.000 m² bahçe kullanımı mevcuttur. Mimari projesine göre; yekpare depo alanı ve teknik alanlardan oluşmaktadır. Zeminler epoksi uygulanmış beton ile kaplanmıştır. Doğu cephesinde 15 adet, güney cephede ise 15 adet seksiyonel kapı ve yükleme rampası bulunmaktadır.
Taşınmaz bina konturları itibariyle mimari projesine uygundur.


Antalya İli, Türkiye'nin güneybatısında Batı Akdeniz'de konumlanmakta olup, Antalya Körfezi ve Batı Toroslar arasında yer almaktadır. İl; güney yönünden Akdeniz; batı yönünden Muğla ili, kuzey yönünden Burdur ve Isparta illeri, kuzeydoğu yönünden Konya ili, doğu yönünden ise Karaman ve Mersin illeri ile çevrilidir. Antalya İli; 29° 20'-32°35' doğu boylamları ile 36° 07'-37° 29' kuzey enlemleri arasında konumlu olup, yüzölçümü 20.723 km²'dir. İdari Sınırlar
2013 yılında TBMM'de kabul edilen yeni Büyükşehir Belediyeleri kanunu ile Antalya iline bağlı 19 ilçe ve bu ilçe belediyeleri Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlanmış olup Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet alanı ilin mülki sınırlarına kadar genişletilmiştir. Aynı yasa ile Antalya tüm belde belediyeleri kapatılmış tüm köyler gibi bağlı oldukları ilçe belediyelerine birer mahalle olarak katılmışlardır.
Günümüzde il sınırları içerisinde; Akseki, Aksı, Alanya, Demre (Eski Kale ilçesi), Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kaş, Kemer, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa ve Serik olmak üzere toplam 19 ilçe bulunmaktadır.
Antalya iline ulaşım; karayolu, denizyolu ve havayolu ile sağlanabilmektedir. İl sınırları içerisinde, Antalya kent merkezinin 10 km. doğusundaki Uluslararası Antalya Havalimanı ve Gazipaşa İlçesi'ndeki Gazipaşa Havalimanı olmak üzere il sınırları içerisinde 2 adet havalimanı bulunmaktadır. Bu havalimanlarından Antalya Havalimanı; ile havayolu ile giriş çıkışı sağlayan en önemli noktadır. İl sınırları içerisinden geçen D350 Karayolu Antalya'yı İzmir ve Ege Bölgesi'ne; D350 Karayolu Antalya'nın Akdeniz bölgesindeki diğer illere olan bağlantısını sağlarken; D650 Karayolu Antalya'nın Burdur – Kütahya – Afyonkarahisar ve Eskişehir ile olan bağlantısını, D687 Karayolu Antalya ile Konya ili ile olan bağlantısını sağlamaktadır.

Harita 1 - Antalya'nın Konumu


Antalya ilinin karayolu ile İstanbul'a 695 km; İzmir'e 455 km.; Ankara'ya 483 km. Muğla'ya 212 km. mesafede yer almaktadır. Antalya il sınırları içerisinde otoban bulunmamaktadır. Denizyolu ile erişimde en önemli ticari liman; Antalya Limanıdır. Ayrıca il sınırları içerisinde Antalya, Kaş, Kemer, Finike ve Alanya ilçelerinde belediye ve özel sektör tarafından işletilen marinalar bulunmaktadır.
Antalya il topraklarının büyük bir kısmı dağlık alanlardan oluşmakta olup, Toros dağlarının bir çok tepesi 2.500 m. – 3.000 m'yi aşmaktadır. İlin topoğrafik yönden gösterdiği değişkenlik gerek iklim, gerek tarımsal gerekse demografi ve yerleşme yönünden farklı ortamlar yaratmaktadır Antalya ili iklimi genel olarak Akdeniz iklimine girmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. İç kesimlerde ise "Soğuk Yarı-Kara İklim" tipi görülmektedir. Antalya'nın kıyı bölgesinde yazlar uzun ve sıcak geçmektedir. Yağmur, Aralık, Ocak ayları ile çok nadir olarak ilk ve sonbahar aylarında sağanak halinde yağmaktadır.
Tarihsel süreç içerisinde Antalya ilinin nüfus yapısına bakıldığında il nüfusunun sürekli artış gösterdiği görülmektedir. İl nüfusu özellikle bölgenin turizm bölgesi ilan edilmesinden sonra hızla artış göstermiştir. 1927 sayımında 206.270 olan nüfusu; 1965'te 486.910 kişiye, 1970'te 577.334 kişiye ve 1985 yılında 891.149 kişiye, 1990 yılında 1.132.211 kişiye, 2000 yılında ise 1.719.751 kişiye ulaşmıştır. Daha sonraki dönemlerde de artış gösteren nüfus 2007 -2015 döneminde yıllık %2 - %4 arasında değişen oranlarda artış göstererek 2015'te 2.288.456 kişi olarak tespit edilmiştir. 2022 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne göre il nüfusu, 2.688.004 kişidir. Bu nüfus, 1.351.702 erkek ve 1.336.302 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %50,2 erkek, %49,8 kadındır.


Serik, Türkiye Cumhuriyeti'nin Akdeniz Bölgesi'ne bağlı Antalya'nın bir ilçesidir. 2022 sonu itibarıyla nüfusu 139.545'tir. Antalya ilinin orta kesiminde bulunan ilçe, Antalya ilinin önemli bir turizm merkezidir. İlçenin yaz mevsimlerinde turizm ile artan nüfusu, kış mevsimlerinde öğrencilerin ilçeden ayrılmasıyla oldukça düşer. Antalya il merkezinin yaklaşık 30 km. doğusunda bulunan ilçe merkezi, kıyıdan 7 km. içeridedir. Serik ilçe merkezi, Antalya'nın 30 km doğusundadır. Akdeniz'de 22 km kıyı şeridine sahip olan ilçe, merkezi 8 km içeride, denizden 26 m yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 km²'dir. Bunun 45.360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisidir. Serik, Antalya Ovası'nın doğuya doğru uzanan bir parçasını teşkil eder. Serik ilçesi batıda Antalya merkeze bağlı Aksu ilçesi, doğuda Manavgat ilçesi, kuzeyde Burdur'un Bucak ilçesi ile Isparta'nın Sütçüler ilçesi, güneyde ise Akdeniz ile çevrilidir.
Dağlık kesimlerinde hayvancılık, ormancılık, ova kesimlerinde de ziraatçılık özellikle turfanda sebzecilik yapılmaktadır. Ticari hayatı Antalya şehir merkezine bağlıdır. İlçenin kuzeyinde batı Toros Dağları yükselmeye başlar.
Serik, Türkiye Cumhuriyeti'nin Akdeniz Bölgesi'ne bağlı Antalya'nın bir ilçesidir. 2022 sonu itibarıyla nüfusu 139.545'tir. Antalya ilinin orta kesiminde bulunan ilçe, Antalya ilinin önemli bir turizm merkezidir. İlçenin yaz mevsimlerinde turizm ile artan nüfusu, kış mevsimlerinde öğrencilerin ilçeden ayrılmasıyla oldukça düşer. Antalya il merkezinin yaklaşık 30 km. doğusunda bulunan ilçe merkezi, kıyıdan 7 km. içeridedir. Serik ilçe merkezi, Antalya'nın 30 km doğusundadır. Akdeniz'de 22 km kıyı şeridine sahip olan ilçe, merkezi 8 km içeride, denizden 26 m yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 km²'dir. Bunun 45.360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisidir.
Serik, Antalya Ovası'nın doğuya doğru uzanan bir parçasını teşkil eder. Serik ilçesi batıda Antalya merkeze bağlı Aksu ilçesi, doğuda Manavgat ilçesi, kuzeyde Burdur'un Bucak ilçesi ile Isparta'nın Sütçüler ilçesi, güneyde ise Akdeniz ile çevrilidir.
Dağlık kesimlerinde hayvancılık, ormancılık, ova kesimlerinde de ziraatçılık özellikle turfanda sebzecilik yapılmaktadır. Ticari hayatı Antalya şehir merkezine bağlıdır. İlçenin kuzeyinde batı Toros Dağları yükselmeye başlar.
İlçede Akdeniz iklimi hakimdir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlı geçer (tabii bazen değişebilir). Bu iklimin sonucu olarak doğal bitki örtüsü de makilerdir. Bölgenin en önemli akarsuları, Köprüçay ve Aksu Çayıdır.
22 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ilçenin turistik yerlerin başında kıyı kesimindeki Belek gelmektedir. Bu belde son dönemlerde gerek ülke genelinde, gerekse dünya çapında turizm açısından sayılı yerlerdendir. Özellikle çağdaş tesisleri ve golfle anılan lüks tatil köyleri ile ünlüdür. Yılda 3 milyon turistin uğradığı Belek'te 50'den fazla 5 yıldızlı otel bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Belek kumsalının uzantısında Boğazkent de yazlıkları ve turistik tesisleriyle önem kazanmaktadır.



Türkiye ekonomisinde 2001 krizi sonrasında sağlanan disiplin kamu borcu, bankacılık oranları, bütçe dengesi gibi noktalarda başarıya ulaşmış ve 2008 yılına kadar büyüme oranlarında sürekli artış sağlanmıştır. 2008 ile 2012 yılları arası gelişmekte olan ekonomiler küresel krizden en çabuk çıkan ülkeler gurubunu oluşturmuşlardır. Bu süreçte yıllık büyüme hızlarında görülen artışlar dünya ekonomisine nefes aldırmıştır. Türkiye gibi ülkelerin kriz sonrası performansları oldukça göz kamaştırıcı olmuştur.
Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin kendilerini onarabilme ve toparlanma kabiliyeti gelişmiş ülke ekonomilerine göre daha hızlı bir oranda gerçekleşmektedir. Ancak bu tip ekonomilerin temel sorunu elde edilen kazanımların korunamaması ve istikrarın sağlanamamasıdır. Türkiye'nin; tasarruf eksikliği, işsizlik, fiyatlar genel seviyesi ile ilgili sorunlar, ithalat ve ihracat kalemlerinin katma değerli hale getirilmesi, döviz dengesinin sağlanması, orta gelir tuzağı gibi hususlar, cari açık, talep bozuklukları, teknolojik eksiklikler, siyasi ve coğrafi riskler konularında eksikliği bulunmaktadır.
Türkiye ekonomisi için en büyük gelişmelerden biri 2018 yılında Ağustos ayında yaşanan kur şokuyla birlikte başlayan ekonomik kriz olmuştur. Bu kriz 2009'dan beri yaşanan ilk ekonomik kriz olma özelliği taşımaktaydı. 2018 yılının Ekim ayında %25,2 ile son 15 yılda görülen en yüksek seviye ulaşan enflasyon, 2019 yılını %11,84 seviyesinde kapattı. Enflasyonun düşmesinde sınırlı iç talep, Enflasyonla Mücadele Kampanyası kapsamındaki politikalar ve 2018 yılında yaşanan kur artışından sonra görece azalan kur dalgalanmaları etkili oldu. Böylece enflasyon kriz öncesi eğilimine geri döndü.
2019 yılı içerisinde tahmin edildiği üzere ABD Merkez Bankası FED temmuz, eylül ve ekim aylarındaki toplantılarında üç kez 25'er baz puan olmak üzere faizleri toplam 75 baz puan indirdi. Bu faiz indirimleri Türkiye'nin de aralarında olduğu gelişmekte olan ülkelerdeki sermaye çıkışının hafiflemesini sağlayarak, 2019 yılı boyunca Türk Lirası'ndaki değer kaybını azalttı. FED'e benzer şekilde Avrupa Merkez Bankası (ECB) da Eylül ayında depo faiz oranını %- 0,50'ye indirdi ve varlık alım programına tekrar başladığını açıkladı.


2019 yılı boyunca TL'nin ABD Doları karşısında değer kaybı yavaşladı. 2018 yılı Ağustos ayında tüm zamanların rekorunu kırarak 7.23 seviyesini gören ABD Doları kuru, 2019 yılında dalgalı bir seyir izleyerek geriledi ve 2019 yılsonunu 5,96 seviyesinde kapattı. 2018 Ekim ayı itibarıyla son 15 yılın en yükseği olan %25,2 seviyelerine yükselen enflasyon, takip eden aylarda düşüş eğilimine girerek 2018 yılını %20,3 seviyesinde kapattı. 2019 yılı boyunca döviz kurundaki artışın kontrol altına alınmasıyla, kurun enflasyon ve faiz oranları üzerinde yarattığı olumsuz etkiler ortadan kalktı ve enflasyon oranı 2019 yılsonunda %11,84 oldu."
(Colliers International, 2019, İkinci Yarı Raporu).
2019 Aralık ayında başlayan COVID-19 salgınının 2020'nin ilk yarısında tüm dünyaya yayılmasıyla salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri beklenenden daha sert olmuştur. Salgının etkileri daha da belirginleşince salgının kontrol altına alınması önlemler alınmış ve ekonomide duraksama yaşanmıştır. 2020 yılında başlayarak gayrimenkul sektörünü etkisi altına alan pandemi, 2022 yılının son çeyreğinde gündemden düşmeye ve pandemiden etkilenen sektörler kendilerini toparlamaya başlamıştır.
2022 yılı dördüncü çeyreği jeopolitik belirsizliklerin sürdüğü ve küresel büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü risklerin bir miktar azaldığı bir dönem olarak geride kalmıştır.
Gelişmiş ekonomi merkez bankaları faiz artırımlarına devam etmiş olsa da, faiz artırım hızlarında yavaşlamaya gidildiği gözlenmiştir. Küresel aktivitede ivme kaybı sürmüş, resesyon endişelerinde az da olsa gerileme kaydedilmiştir. Ham petrol ve emtia fiyatlarındaki gerileme devam ederken enflasyon küresel ölçekte yüksek seyretmiştir. Enflasyonda
zirvenin görülmüş olduğu değerlendirilirken, düşüşün zaman alabileceği öngörülmüştür. Çin'in sıfır COVİD politikasını terk edip, açılmaya gitmesi küresel risk iştahını olumlu yönde etkilerken, gelişmekte olan ekonomilere yönelik sermaye akımlarında kırılganlıklar sürmüştür.(Gyoder, 2022, 4.Çeyrek Raporu)
Pandemi döneminden güçlü bir şekilde çıkan Türkiye ekonomisinin büyüme hızı, 2022 yılı itibariyle beklendiği gibi yavaşladı. Türkiye ekonomisi zincirlenmiş hacim endeksine göre 2022 yılında %5,6 oranında büyüdü. Geçtiğimiz yıldaki bu iyi performansını bu yılın ilk çeyreğinde bir miktar ivme kaybetmekle birlikte koruyan Türkiye ekonomisi, 2023 yılının ilk çeyreğinde ise yıllık bazda %4 ile piyasa beklentileri paralelinde büyüdü. (Colliers International, 2023, İkinci Yarı Raporu).
Dünya ekonomisinde 2023 ikinci çeyreği küresel büyüme kaygılarının artmasına rağmen risk iştahının bir miktar toparlandığı bir dönem olarak geride kalmıştır. Küresel ölçekte pozitif ayrışan hizmet sektörü son dönemde yavaşlamaya başlarken, imalat aktivitesinde daralma derinleşmektedir. Çin'de toparlanma beklenen hızda gerçekleşmezken, Çin Merkez Bankası (PBoC) ve Çin hükümetinin destek paketleri büyüme kaygılarını yatıştırmaya yeterli olmamıştır. Çin'deki bu gelişmeler ve gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının faizleri daha uzun bir süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisi küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskleri beslemektedir. Enerji emtialarındaki fiyatların gerilemesi enflasyonist baskıyı bir miktar hafifletse de sıkı işgücü piyasası hizmet fiyatlarında ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma çekirdek enflasyonda katılığa neden olarak enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin sürmesine neden olmaktadır.
Türkiye'de 2023 yılı ilk çeyrek gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) dış talebin sınırlayıcı etkisine ve depreme rağmen iç talebin katkısıyla büyümüştür. Takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre GSYH çeyreklik bazda %0,3 artarken, yıllık bazda GSYH büyümesi %4,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ülkenin geri kalanındaki faaliyetlerin canlı kalması ile Şubat ayındaki depremin toplam GSYH üzerindeki etkisi sınırlı kalmıştır. Yurtiçinde 2023 ikinci çeyrek öncü verileri ekonomik aktivitedeki direncin sürdüğünü teyit etmektedir. Öte yandan, imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Haziran dahil son üç ayda 51,5 ile genişleme bölgesinde kalırken, kapasite kullanım oranında son üç ayda yükseliş görülmektedir. Güven endeksleri yataya yakın bir seyir izlerken, bankacılık sektörü kredi hacmi ve harcamalara dair diğer göstergeler bir miktar yavaşlasa da iç talebin dirençli kaldığına işaret etmektedir.



İkinci çeyrekte dış dengede bozulma sürmüştür. İhracatta yavaşlama gözlenirken, uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ithalatı sınırlamaktadır. Dış ticaret açığındaki artışın yavaşlamasına karşın hizmet gelirlerindeki ivme kaybı ile cari açıkta artışın Nisan ve Mayıs aylarında sürdüğü görülmüştür. Ticaret Bakanlığı öncü verilerine göre, ilk altı ayda ihracat 2022'nin aynı dönemine göre %1,8 azalırken, ithalatta %4,3 artış gerçekleşmiştir. Bundan dolayı 2022 ilk yarıda 51,6 milyar dolar olan dış ticaret açığı 61,4 milyar dolara ulaşmıştır. 2022 Ocak-Mayıs döneminde 26,1 milyar dolar olan cari açık 2023'ün aynı döneminde 37,7 milyar dolara genişlemiştir.
Enerji fiyatlarındaki gerilemeler ve baz etkisiyle enflasyonda düşüş ikinci çeyrekte devam etmiştir. 2023 ilk çeyrek sonunda %50,5 olan genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yıllık enflasyonu Haziran ayında %38,2'ye gerilemiştir. Aynı dönemde genel yurtiçi üretici fiyatları endeksi (Yi-ÜFE) yıllık enflasyonu %62,5'ten %40,4'e inmiştir. Ancak döviz kurlarındaki dalgalanma, bazı vergi kalemlerindeki yükseliş ve ücret artışları yukarı yönlü riskleri beslemektedir. TCMB Haziran toplantısında politika faizini 650 baz puan artırmış ve parasal sıkılaşma döngüsünün başladığını belirtmiştir. Ayrıca mevcut makro ihtiyatı tedbirlerde kademeli ve yumuşak bir geçiş süreci dahilinde sadeleştirmeye başlamıştır. TCMB son Temmuz toplantısında ise politika faizini 250 baz puan artırarak %15,00'dan %17,50'ye çıkarırken, faiz artırımının yanı sıra parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi
ve miktarsal sıkılaştırma kararları alacağını belirtmiştir.(Gyoder, 2023, 2.Çeyrek Raporu)
| Yıl | GSYH (milyon TL) |
Kişi Başı Gelir (IL) |
GSYH (milyon Dolar) |
Kişi Başı Gelir (Dolar) |
Büyüme** (%) |
Yıl İçi Ortalama Kur (Dolar/TL) |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2017 | 3.138.704 | 39.019 | 852 618 | 10.696 | 7,50 | 3,68 |
| 2018 | 3.758.773 | 46.167 | 797.124 | 9.792 | 3,00 | 4,72 |
| 2019 | 4.317.787 | 52.316 | 760.355 | 9.213 | 0,90 | 5,68 |
| 2020 | 5.048.220 | 60.537 | 717.092 | 8.599 | 1,90 | 7,04 |
| 2021 | 7.248.789 | 85.672 | 807-109 | 9.539 | 11,40 | 8,98 |
| 2022 | 15.006.574 | 176.589 | 905.501 | 10.655 | 5,60 | 16,57 |
| 2022* | 4.631.792 | 54.313 | 245,464 | 2878 | 4.00 | 18,87 |


Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz etkileriyle beraber küresel ekonomik aktivitede gözlenen ivme kaybı nedeniyle sene başında büyüme konusunda daha ihtiyatlı olan uluslararası kuruluşlar, enflasyonun yavaşlaması ve gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik toparlanmanın beklenenden iyi olması dolayısıyla 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin küresel büyüme beklentilerini yükselttiler. Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminleri ise 2022 yılında ve 2023 yılı ilk çeyreğindeki güçlü büyüme performansıyla beraber, 2023 ve 2024 yılları için yukarı yönlü revize edildi. OECD haziran ayı tahminlerine göre, ekonomik faaliyetlerdeki ani toparlanmanın pozitif yansımasının devamı olarak Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yaklaşık %3,6 oranında ve takip eden 2024 yılında ise %3,7 oranında büyümesi bekleniyor.
TCMB yönetiminin Mart 2021'den Mayıs 2023'e kadar kademeli olarak %8,5 seviyesine kadar indirdiği politika faizini, yeni ekonomi yönetimi kademeli normalleşme mesajları vererek haziran ayında %15'e; temmuz ayında ise %17,5 seviyesine yükseltti. TCMB yeni yönetiminin enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaşmaya kademeli olarak devam etmesi bekleniyor. Devam etmesi beklenen faiz artışlarının konut
satışları üzerinde olumsuz etki yaratacağını düşünüyoruz. (Colliers International, 2023, İkinci Yarı Raporu).
Küresel ekonomik gelişmelere yılın ilk çeyreğinde ABD ve AB kökenli bazı bankaların zor duruma düşmesi ve kamu otoritelerinin devreye girerek krizi daha büyümeden önleme
çabaları damga vurmuştur. Bankacılık sektörünün diğer birçok sektör ve finansal sistemle olan doğrudan bağlantıları finansal sağlık ve sistemik risk yaratma açısından dikkatli takip edilmesi gereken unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Şimdilik sönümlenmiş görünen bu gelişmeler sıkı para politikalarında geçici yumuşamaları da beraberinde getirmiştir. Ancak gerek Fed gerekse ECB enflasyonu önlemek için katı tutumlarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir.
Durumu en iyi özetleyen makroekonomik değişken olarak ise 'büyüme' rakamları karşımıza çıkmaktadır. Sürecin ne yöne evrildiğini analiz etmek yerinde olacaktır. 2022 yılı ikinci yarısından itibaren gelişmiş ülke merkez bankaları politikaları ve yukarıda belirtilen risk unsurlarının artması ile küresel büyüme oranlarında ivme kaybı yaşanmaya başlamış, özellikle son çeyrekte iyiden iyiye hissedilmiştir. Benzer bir yavaşlamanın 2023 boyunca sürme beklentisi devam etmektedir (Gyoder, 2023, 1.Çeyrek Raporu)


TÜİK tarafından açıklanan Şubat 2023 verilerine göre inşaat maliyetleri ve döviz kuru endeksleri incelendiğinde, Ekim 2021 - Şubat 2023 arası dönemde inşaat maliyet endeksi %162, dolar kuru %105 oranında artış göstermiş olup, inşaat maliyetlerinin döviz kuruna oranla daha yüksek bir artış gösterdiği gözlemlenmektedir.
Konut fiyatlarında ise Ekim 2021'den Şubat 2023'e kadar olan dönemde %265 oranında artış gerçekleşmiştir. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere döviz kurunun özellikle Ekim 2021 - Aralık 2021 arasında %37 oranında daha dikey yönde artmış olması ve buna bağlı olarak Ekim 2021 ve Mayıs 2022 tarihleri arasında inşaat maliyetlerindeki %84 oranındaki keskin artış, konut fiyatlarındaki yükselişin temel sebepleridir.
Sonrasında dolar kurunun yükselişini sürdürmesi ve Ekim 2021 tarihinden Haziran 2022 tarihine kadar %86 oranında artması da konut fiyatlarının artışını desteklemeyi sürdürmüştür. EY Gayrimenkul Birimi analistleri tarafından oluşturulan regresyon denklemi yardımıyla konut fiyatlarındaki değişim ölçülmeye çalışılmış olup, söz konusu denklem, piyasada da bilinmekte olduğu üzere döviz kuru ve inşaat maliyetlerinin pozitif bir korelasyon içerisinde olduğunu göstermektedir.
Ancak, özellikle Eylül 2022 tarihinden sonra, döviz kurundaki artış sürmesine rağmen, konut fiyat endeksinin geçmiş döneme göre daha durağan bir seyir izlediği görülmektedir. Ekim 2022 tarihinden önce dövize göre nispeten daha düşük bir artış gösteren konut fiyat endeksi ve inşaat maliyeti endeksi, bu tarihten sonra dövize göre daha yüksek bir oranda artmaya
başlamıştır. Bu durumla birlikte Merkez Bankası tarafından uygulanan para politikaları faiz indirimlerini desteklese de, öz kaynak kullanmayıp ipotekli satış şeklinde konut alacak
yatırımcılar için yeterli kredi temin edilememiştir. Tüm bunların sonucunda erişilemez konut fiyatları ve kira sorunu oluşmuş, bu durum beraberinde özellikle yaşam maliyetlerinin yüksek
olduğu İstanbul ve diğer büyük şehirlerde temel barınma sorunlarının oluşmasına sebep olmuştur. Türkiye'de 6 Şubat 2023'te gerçekleşen deprem felaketi sebebiyle artan konut talebi de barınma sorununun artışına sebep olan faktörlerden biri olarak ön plana çıkmıştır.



EY Gayrimenkul Birimi analistleri tarafından oluşturulan regresyon denklemi yardımıyla konut fiyatlarındaki değişim ölçülmeye çalışılmış olup, söz konusu denklem, piyasada da bilinmekte olduğu üzere döviz kuru ve inşaat maliyetlerinin pozitif bir korelasyon içerisinde olduğunu göstermektedir.
Ancak, özellikle Eylül 2022 tarihinden sonra, döviz kurundaki artış sürmesine rağmen, konut fiyat endeksinin geçmiş döneme göre daha durağan bir seyir izlediği görülmektedir. Ekim 2022 tarihinden önce dövize göre nispeten daha düşük bir artış gösteren konut fiyat endeksi ve inşaat maliyeti endeksi, bu tarihten sonra dövize göre daha yüksek bir oranda artmaya başlamıştır. Bu durumla birlikte Merkez Bankası tarafından uygulanan para politikaları faiz indirimlerini desteklese de, öz kaynak kullanmayıp ipotekli satış şeklinde konut alacak yatırımcılar için yeterli kredi temin edilememiştir.
Tüm bunların sonucunda erişilemez konut fiyatları ve kira sorunu oluşmuş, bu durum beraberinde özellikle yaşam maliyetlerinin yüksek olduğu İstanbul ve diğer büyük şehirlerde temel barınma sorunlarının oluşmasına sebep olmuştur. Türkiye'de 6 Şubat 2023'te gerçekleşen deprem felaketi sebebiyle artan konut talebi de barınma sorununun artışına sebep olan faktörlerden biri olarak ön plana çıkmıştır. Bu durum konut fiyatlarının devamlı yukarı gitmesinin sürdürülebilir bir durum olmadığını göstermektedir. Yukarıdaki sebeplerle oluşan barınma sorunu hakkında, arz ve talebin dengelenmesinin süre alabileceği, yeni ve uygun finansman ihtiyaçlarının kısa vadede çözümler yaratabileceği düşünülmektedir.
Artan inşaat maliyetleri ve azalan talep ile birçok geliştirici, şehir merkezinde konut geliştirmek yerine, pandemi ve sonrasında şehirden uzaklaşmak isteyen kitlenin oluşturduğu
talep ile şehir dışı ve deniz kenarı bölgelerde arsa ve tarla yatırımlarına başlamıştır. Şehirlere göre daha düşük nüfusa sahip olan sürdürülebilir köyler ve yeni yerleşim alanları ortaya çıkmaya başlamıştır. Yerli geliştiricilerin bu alanda iştahı devam etmekte olup, kurulacak yeni gayrimenkul yatırım fonlarının bu bölgelere yabancı ilgisi oluşmasına, bölgelerin gelişimine ve ekonomik anlamda sürdürülebilir olmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Diğer taraftan hali hazırda mevcut yatırımların çalışma sermayesine katkı sağlanması ve borçların finanse edilmesi adına kira getirili gayrimenkuller için yeni yatırım fonları oluşturulmasının mevcut yatırımların ekonomik sürdürülebilirliği açısından önemli olduğu düşünülmektedir.
Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının ve gayrimenkul yatırım fonlarının temettü dağıtması, yatırımcıların bu alana yatırım yaparak gayrimenkullerin değerlerinin pozitif yönde artmasına katkı sağlamakla beraber düzenli bir getiri elde etmesini sağlamaktadır. Bu hedef ile yola çıkılarak üretilmekte olan finansman modelleri birçok mevcut yatırımın finansman ihtiyacını hafifletmektedir. Özellikle geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde halka arzı yapılan ve önümüzdeki süreçte de halka arz edilmesi planlanan gayrimenkul yatırım ortaklıklarının da söz konusu fonlamayı doğru kullanması önem arz etmektedir.
Geliştirilecek projelerin satışı veya operasyonu sonucu ortaya çıkacak kazançlarının yatırımcılarına temettü dağıtımı ile paylaştırılması; sermaye piyasalarında faaliyet gösteren gayrimenkul yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım ortaklıklarına olan talebi ve güvenilirliği olumlu olarak etkileyebilecek ve ekonomik anlamda sürdürülebilir kılacaktır.
Pazarın iyi analiz edilerek doğru yatırım stratejilerin oluşturulması, mevcut yatırım portföylerinin çeşitlendirilmesi, uygun yatırım araçlarının ve doğru finansmanın kullanılması
ve çekirdek yatırımcılara ulaşılması tüm bu süreçte öncelikli bir misyon oluşturmaktadır. Tüm bu gelişim trendlerinin işinde uzman ve yetkili kişiler ve kurumlardan profesyonel danışmanlık hizmeti alınarak yürütülmesinin ortaya yeni ve sürdürülebilir yatırım fırsatlarını çıkarabileceği, bu kapsamda sektörün ülke ekonomisine katkısının giderek artabileceği düşünülmektedir.(Gyoder, 2023, 1.Çeyrek Raporu)


Ülkemizde 2023 yılı ilk yarısında baz etkisi desteği ile fiyatlar genel seviyesindeki göreceli bir geri çekilme yaşanmıştır. Haziran ayı TÜFE dikkate alındığında yıllık artış oranı yüzde 38,21 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ki ÜFE artışı ise yüzde 40,42 düzeyinde artış kaydetmiştir. Bunlarla birlikte yönlendirilen ve yönetilen fiyatlarda yapılan vergi, fiyat artışları fiyatlar genel düzeyini yukarı baskılamaktadır. TCMB'nin Temmuz ayında yaptığı enflasyon
raporu sunumunda enflasyon beklentisi yüzde 58 düzeyine yükseltilmiştir. Enflasyonun yüksek süregelmesi ise hem maliyetler hem de tüketici davranışları üzerinde etki
yaratmaktadır. Enflasyon beklentileri nedeniyle talebin öne çekilmesi bazı sektörlerde
önemli bir canlılık yaratıysa da bu talebin sürdürülebilir olamayabileceği unutulmamalıdır. Kredi ve fon bulma maliyetlerinin de yukarı çıkıyor olması ekonomik aktivitede yavaşlamayı getirebilecektir. Türkiye'de inşaat ve gayrimenkul sektörünün en önemli göstergelerden birisi olan 'konut satış' rakamlarına baktığımızda ise durum şöyledir; 2023 ilk altı aylık döneminde
toplam 565 bin adet konut satılmıştır. 2022 yılının aynı döneminde ise satışlar 726 bin adet olarak gerçekleşmişti. Bu da bir önceki yıla göre satışlarda yüzde 22,1'lik bir düşüşü işaret etmektedir. Satış türlerine göre ise farklılık ipotekli satışlarda yaşanmıştır. 2022 yılının ilk altı aylık döneminde 170 bin adet ipotekli konut satışı yapılırken bu yılın aynı döneminde ise yüzde 28,6'lık bir düşüş ile 121 bin adet düzeyinde gerçekleşmiştir. İpotekli satışlardaki azalma konut kredi faizlerinde ve konut fiyatlarındaki artışın etkisiyle meydana gelmiş görülmektedir.
Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45,5 azalarak 19 bin 275 olmuştur.
Talebin güçlü olması ve enflasyonist eğilimden kaçış çabasıyla konut fiyatlarında kayda değer bir yükseliş yaşanmıştır. Ancak bu artış eğiliminde yavaşlama işaretleri görülmeye başlanmıştır. TCMB tarafından açıklanan 2023 Mayıs ayı verilerinde; bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 103,6, reel olarak ise yüzde 45 oranında artış
gerçekleşmiştir. Türkiye genelinde birim metrekare fiyatı 23,573 TL'ye ulaşmıştır. En yüksek metrekare fiyatı ise İstanbul da gerçekleşmiş olup 36,004 TL olmuştur.
Fiyat dinamikleri ile ilgili olarak, aşağıdaki tespitler yapılabilir.
• İnşaat maliyet endeksi (Mayıs-2023) TÜİK verilerine göre yıllık olarak yüzde 47,95 artmıştır. Endeksin alt kırılımlarına baktığımızda ise malzeme fiyatlarının aynı dönemde yüzde 33,55, işçilik maliyetlerinin de yüzde 104,83 olarak yükselmiştir. Söz konusu maliyet artışları yeni konut fiyatları başta olmak üzere tüm inşaat sektöründeki fiyatları yukarı çeken bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır.
• Yaşadığımız deprem felaketinin yaralarının sarılması amacıyla inşaat sektörü ve bileşenleri çalışmakta olup, önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte bu bölgelerin yeniden imarı sektör içinde izlenmesi gereken bir değişken olarak karşımıza çıkmaktadır.
• Enflasyonist ortamın getirdiği reel getiri arayışı başta konut olmak üzere tüm gayrimenkul çeşitlerine olan talebi oldukça artırmıştır. Ancak gerek kredi mekanizmasında yaşanan yavaşlama gerekse gayrimenkul edinimi için kullanılacak tasarrufların azalması talebi törpülemektedir. Tasarruf amaçlı konut alımlarında 2023 yılı altı aylık dönemi itibarıyla bir azalış olduğu söylenebilir.
• Yakın coğrafyalardaki gelişmelerin de etkisiyle yabancı talebi azalarak devam etmekte olup özellikle vatandaşlık ve oturma izninin de gayrimenkul alanlar için sürmesi göreceli olarak canlılığı artırmaktadır.
• Arz ve talebin dengelenmesinin süre alabileceği dikkatlerden kaçmamalıdır. Ancak yukarıdaki nedenlere dayanarak da fiyatların devamlı yukarı gitmesi sürdürülebilir bir durum değildir.


• İklim ve çevreye bağlı dinamikler giderek gayrimenkul sektörü için de önem taşımaya başlayacak olup hem yüklenicilerin hem de talep edenlerin bu eğilimlere göre hareket etmelerinde fayda bulunmaktadır.
• Konut başta olmak üzere erişilebilir ve sürdürülebilir yapım için daha önceki raporlarda sıklıkla dile getirdiğimiz yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi (Gayrimenkul ve hakları
ile ilgili özel bir bankanın kurulması, menkul kıymetleştirmeye dayalı ürünlerin çeşitlendirilmesi gibi) yerinde olacaktır.
• Bu bağlamda inşaat sektörü paydaşlarının finansal sistemin klasik unsurları yerine sermaye piyasalarının etkin olduğu bir yapıya kavuşmaları da önem taşımaktadır.
İnşaat ve gayrimenkul sektörü gerek küresel gerekse iç dinamiklerden etkilenmektedir. Bu bağlamda yaşanan ve yaşanabilecek olumsuz etkileri azaltmak olumlu olabilecek durumları ise sürdürülebilir bir hale dönüştürebilmek için hukuki düzenlemelerden finansal araç ve kurumlara kadar bazı düzenlemelerin yapılması yerinde olabilecektir. İnşaat ve gayrimenkul sektörümüz hem istihdam hem de üretim anlamında küresel bir büyüklüğe ulaşmış olup sürecin daha sürdürülebilir olması için elinden gelen çabayı da göstermektedir. (Gyoder, 2023, 2.Çeyrek Raporu)
• E-ticaretin gelişimi lojistik merkezi ve şehir içi son kilometre lojistiğin (last-mile) hızla artmasını sağladı.
• Pandeminin tedarik zincirinde yarattığı sorunlardan sonra, firmalar tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye gittiler. Firmalar, yakın coğrafyada tedarik zincirlerinin piyasa talebine/
tüketicilere (near-shoring) yakınlaştığı pazarlarda üretime yöneldiler veya yerinde üretime geçtiler (on-shoring). Türkiye, coğrafi konumu ve köklü üretim tecrübesiyle Çin'e alternatif olarak ön plana çıktı.
• Lojistik ve endüstriyel tesislerdeki boşluk oranları hızla düşerken, kira ve satış fiyatları hızla arttı. Endüstriyel arsa stoku azaldı ve arsa fiyatları artarak yakın coğrafyadaki en pahalı rakamlar haline geldi.
• Rusya-Ukrayna savaşı sonrası, Avrupa ülkeleri lojistik kanallarını çeşitlendirerek büyük bölümü Rusya'dan geçen Trans-Sibirya demiryoluna alternatif güzergahlara yönelmeye
başladılar. Çin'den başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya giden, deniz ve demiryolu projesi olan Middle-Corridor'un önemi arttı.
• Önümüzdeki süreçte artan talebin etkisiyle Türkiye'de yeni sanayi/depolama imarlı alanların düzenlenmesi ve lojistik/ üretim tesisi arzının artmaya devam etmesi bekleniyor. (GYODER-2023-2.ÇEYREK RAPORU)



Mevcut veriler itibarıyla, birincil lojistik pazarları olan İstanbulKocaeli bölgesinde yaklaşık 11 milyon m² toplam depo stokunda 7,3 milyon m² ticari kullanım amaçlı lojistik arzı yer almaktadır. İnşaat halindeki projelerin hacmi ise bir önceki çeyreğe göre artış kaydederek yaklaşık 566 bin m² olarak kayıt altına alınmıştır ve söz konusu projelerin tamamına yakını ticari kullanım amaçlı projelerden oluşmaktadır.
2023 yılının ilk yarısında toplam 57.283 m² lojistik depo kiralama işlemi gerçekleşmiştir. Gerçekleşen depo kiralama işlemlerinde geçen yılın aynı dönemine göre alan bakımından %36 artış kaydedilmiştir. Kiralama açısından en aktif sektörler 3. Parti lojistik ve perakende olarak öne çıkmaktadır.
2023 2.çeyrekte lojistik depo birincil kira metrekare başına USD bazında aylık 8 USD/m2 seviyesine yükselirken, geçen yıla kıyasla %14 oranında artış göstermiştir. TL bazında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla iki kattan fazla artış göstererek 200 TL/m2 seviyesine yükselmiştir. Piyasada kaliteli depo arzının kısıtlı olması nedeniyle, birincil pazarlarda kira fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam etmesi beklenmektedir.

(GYODER-2023-2.ÇEYREK RAPORU)



Herhangi bir kısıtlayıcı faktör bulunmamaktadır.
Değerleme çalışmasında kullanılan bilgiler; Serik Belediyesi İmar Müdürlüğü ile yerinde yapılan incelemeler ile kısmen belgeli ve kısmen de şifahi bilgiler sonucu oluşmuştur.




Bu yöntemde; değeri belirlenmek istenen taşınmaza emsal olabilecek gayrimenkullerin satış bedellerinin elde edilerek, söz konusu taşınmaz ile nitelik ve niceliklerinin karşılaştırılması yapılmaktadır. Bu konuda en önemli husus emsal gayrimenkullerin gerçek satış bedellerinin elde edilebilmesidir. Benzer özelliklere sahip gayrimenkullerden; satış tarihi itibari ile değer kaybı, kullanım alanlarına ait kıyaslama, çevre düzeni ve arsa alanlarına ilişkin düzeltmelerin yapılması gereklidir. Birim fiyat ya da toplam fiyat olarak elde edilen veriler değerlemesi yapılan taşınmaza uygulanarak değerleme bedeline ulaşılmaktadır. Ülkemizde gayrimenkul piyasasının hareketliliği ve tutarsızlığı nedeni ile sağlıklı sonuçlara ulaşabilmek için en çok bu yöntem uygulanmaktadır.
Mevcut bir yapının aynısını yeniden inşa etmek fikri üzerine kuruludur. Gayrimenkulün değeri; değerleme tarihinde yeniden inşa etmenin maliyeti, boş arsa değeri, arazinin kullanılabilir hale getirilmesinden kaynaklanan harcamalar ve amortisman tutarından oluşmaktadır. Ana prensip olarak mevcut bir gayrimenkulün bina değerinin, hiçbir zaman yeniden inşa etme maliyetinden fazla olamayacağı kabul edilmektedir. Karşılaştırma ve maliyetlere ayırma yöntemleri kullanılmaktadır. Karşılaştırma yönteminde yeni inşa edilen bir gayrimenkulün birim maliyetleri, değerlemesi yapılan taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Her iki yapının olumlu/olumsuz özellikleri bulunan değer üzerinden eksiltilir/artırılır. Maliyetlere ayırma yönteminde ise değerlenen taşınmazın inşaası aşamasında kullanılan malzemeler, işçilik ve projelendirme bedelleri tek tek hesaplanır. Ortaya çıkan değerden; amortisman bedeli düşürülerek gerçek değer oluşturulur.
Değeri yalnızca elde edilecek gelire göre saptanabilen taşınmazlarda kullanılabilen bu yöntemde; taşınmazın gelecekte ortaya çıkabilecek faydalarını ve getirdiği net geliri kapitalize ederek bugünkü değeri belirlenmektedir. Bir yıllık gelirin, gelir oranına bölünmesi ya da gelir katsayısıyla çarpılması sonucu değere ulaşılma yöntemi direkt kapitalizasyon olarak adlandırılmaktadır. İndirgenmiş nakit akışı ise; götürü bedeli uygulanarak gelir modeline yansıtılması, gelirlerin kabul edilebilir bir indirgeme oranı ile bugünkü değerine getirilerek gayrimenkulün değeri saptanması olarak tanımlanmaktadır.


Değerleme konusu taşınmaza ilişkin yapılmış olan değerleme çalışmasında; Taşınmazın değerinin tespitinde
Satılık Emsaller
Tel 0 532 065 25 07
Değerlemeye konu mülke göre avantajlı konumda, Gebiz Yolu üzerinde, 101 Ada 24 Parsel'de kayıtlı, tarla vasıflı taşınmazın, 9.029 m² alana sahip hissesi için 22.500.000 TL talep edilmektedir. Görüşülen emlak ofisi, taşınmazın maksimum 12.500.000 TL seviyelerinde satılabileceği beyan edilmiştir. Hisseli mülkiyete sahip olması açısından dezavantajlıdır.
.-M² .-TL .-TL/M² 1.384 SATILIK 9029 12.500.000
Tel 0 532 712 37 75
Değerlemeye konu mülke benzer konumda, Çandır Mezalığı yanında yer alan, 50.000 m² alana sahip, tarla vasfındaki, tam mülkiyete konu taşınmaz için 50.000.000 TL talep edilmektedir. Teklif alınmadığı beyan edilmiştir. Tarla vasıflıdır. DOP kesintisi yapılmamış olup imarsız alanda kalmaktadır. Yapılaşma koşulları açısından dezavantajlıdır.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 50000 50.000.000 1.000
Tel 0 532 712 37 75
Değerlemeye konu mülke yakın konumda, ada parsel numarası belirtilmemiş, 105.000 m² alana sahip olduğu beyan edilen, üzerinde 105.000 m² alana sahip kullanıma hazır plastik örtülü sera bulunan taşınmazın kısa süre önce 105.000.000 TL bedel ile satıldığı beyan edilmiştir. Üzerindeki plastik sera maliyeti, 35.000.000 TL civarında olup, boş tarla değeri 70.000.000 TL olarak hesaplanmıştır. Tarla vasıflıdır. DOP kesintisi yapılmamış olup imarsız alanda kalmaktadır. Yapılaşma koşulları açısından dezavantajlıdır.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 105000 70.000.000 667


Tel 0 531 600 39 90
Taşınmza yakın konumda, 1665 Parselde kayıtlı, 13.000 m² alana sahip, müstakil tapulu tarla vasıflı taşınmaz için 9.000.000 TL talep edilmektedir. Tarla vasıflıdır. DOP kesintisi yapılmamış olup imarsız alanda kalmaktadır. Yapılaşma koşulları açısından dezavantajlıdır.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 13000 9.000.000 692
Tel 0 533 731 51 46
Değerleme konusu mülk göre dezavantajlı konumda, Pınarcık bölgesinde, ana yola yakın konumda, 35.587 m² alana sahip tarla hissesi için 16.000.000 TL talep edilmektedir. Tarla vasıflıdır. DOP kesintisi yapılmamış olup imarsız alanda kalmaktadır. Yapılaşma koşulları açısından dezavantajlıdır.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 35587 16.000.000 450
Tel 0 534 588 59 12
Değerleme konusu mülke göre avantajlı konumda, Expo Fuar Merkezi'ne yakın konumda, Antalya - Serik Anayolu'na cepheli, 46.140 m² alan sahip, 2 adet parselden oluşan tarla vasıflı taşınmaz için 65.000.000 TL talep edilmektedir. Tarla vasıflıdır. DOP kesintisi yapılmamış olup imarsız alanda kalmaktadır. Yapılaşma koşulları açısından dezavantajlıdır. Ana yola cephelidir.
.-M² .-TL .-TL/M² 46140 65.000.000 1.409 SATILIK


Tel 0 532 593 45 02
Taşınmaza göre avantajlı, ticari potansiyeli yüksek konumda, 14.000 m² alana sahip arsa üzerinde inşa edilmiş, 10 metre tavan yüksekliğine sahip, 5.000 m² nitelikli depo alanı + idari kısımlardan oluşan yapı için aylık, 500.000 TL kira talep edilmektedir. Taşınmaz aynı zamanda satışta olmakla birlikte, 90.000.000 TL civarında satılması beklenmektedir.
Tel 0 532 659 44 73
Taşınmaza benzer konumda, Abdurrahmanlar Bölgesi'nde, yeni inşa edilmiş, 10 metre tavan yüksekliğine sahip nitelikli depo binası içerisindeki 3.000 m² alana sahip bölüm için 300.000 TL kira talep edilmektedir.
| SATILIK | 100 .-TL/M² |
300.000 .-TL |
3000 .-M² |
||
|---|---|---|---|---|---|
| -- | --------- | ---------------- | ----------------- | -------------- | -- |
Tel 0 539 448 26 87
Taşınmaza benzer konumda, Abdurrahmanlar Bölgesi'nde, mülke göre daha düşük nitelikli, 6 m. tavan yüksekliğine sahip 720 m² alanlı depo binası için 45.000 TL talep edilmektedir.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 63 720 45.000
Tel 0532 593 45 02
Çandır Mahallesi'nde yer alan soğuk hava deposu kullanımlı taşınmaz satılık durumdadır. 20-25 yaş aralığında tesis 14.231 m² yüzölçümüne sahiptir. Ana soğuk hava deposu binası yaklaşık 5.500 m² ek binalar, lojman, depo, idari binalarla birlikte 7.000 m² civarında kapalı kullanım alanı bulunduğu beyan edilmiştir. Bina yaşı açısından daha eski, ana yola yakınlığı açısından daha iyi konumdadır.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 7000 110.000.000 15.714

Tel 0532 464 73 67
Aksu mevkisinde 1300 m² kapalı alana sahip depo-antrepo olarak kullanılabilecek yapı satılık durumdadır. 13.350.000 TL bedelle satılıktır. Antalya şehir merkezine daha yakın olup yapı kalitesi açısından daha dezavantajlı olduğu düşünülmektedir.
.-M² .-TL .-TL/M² SATILIK 10.269 1300 13.350.000
Bölgeden elde edilen emsallerin değerlemesi yapılan taşınmazın özelliklerine bağlı olarak analizi yapılırken aşağıdaki bulunan karşılaştırma tablosu kullanılmıştır. Bu tablonun öncelikli amacı değerleme sırasında bölgeden edinilen emsallerin değerlemesi yapılan taşınmaz/taşınmazlara göre durumlarını karşılaştırmaktır. Bu analizde emsal taşınmaz "iyi/küçük" olarak belirtilmişken (-) düzeltme, "kötü/büyük" olarak belirtilmişken (+) düzeltme yapılmaktadır. Emsallerin her birinin taşınmazlara göre farklılıkları olacağından bu oranlarda da farklılıklar oluşabilmektedir. Düzenlenmiş olan karşılaştırma tablosundaki oranların karşılıkları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Örneğin, emsal taşınmazın alanı değerlemesi yapılan taşınmazın alanından daha büyük ise alana ilişkin yapılacak düzeltme (+) yönde olmaktadır. Düzeltme oranı öngörülürken de yine alan özellikleri karşılaştırılmış ve mesleki deneyimler, şirketimizdeki diğer veriler, sektör araştırmaları ve elde edilen tüm veriler sonucu oluşan tüm unsurlar dikkate alınarak düzeltme oranı takdirinde bulunulmaktadır.
| ORAN ARALIĞI | ||
|---|---|---|
| ÇOK KÖTÜ | ÇOK BÜYÜK | 20% üzeri |
| KÖTÜ | BÜYÜK | 11% - 20% |
| ORTA KÖTÜ | ORTA BÜYÜK | 1% - 10% |
| BENZER | BENZER | 0% |
| ORTA İYİ | ORTA KÜÇÜK | -10% - (-1%) |
| İYİ | KÜÇÜK | -20% - (-11%) |
| ÇOK İYİ | ÇOK KÜÇÜK | -20% üzeri |


| KARŞILAŞTIRMA TABLOSU (ARSA - 400 ADA 18 PARSEL) | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| BİLGİ | DEĞERLEME KONUSU TAŞINMAZ |
EMSAL (1) | EMSAL (2) | EMSAL (3) | EMSAL (4) | EMSAL (5) | |
| SATIŞ FİYATI | 12.500.000 | 50.000.000 | 70.000.000 | 9.000.000 | 16.000.000 | ||
| SATIŞ TARİHİ | SATILIK | SATILIK | SATILMIŞ | SATILIK | SATILIK | ||
| ZAMAN | BENZER | BENZER | BENZER | BENZER | BENZER | ||
| DÜZELTMESİ | 0% | 0% | 0% | 0% | 0% | ||
| ALAN | 69.021,27 | 9.029 | 50.000 | 105.000 | 13.000 | 16.000 | |
| BİRİM M² DEĞERİ | 1.384 | 1.000 | 667 | 692 | 1.000 | ||
| ALANA İLİŞKİN | KÜÇÜK | BENZER | ORTA BÜYÜK | KÜÇÜK | KÜÇÜK | ||
| DÜZELTME | -15% | 0% | 10% | -15% | -15% | ||
| NİTELİĞİ | ARSA | TARLA | TARLA | TARLA | TARLA | TARLA | |
| NİTELİĞİNE | ÇOK KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | ||
| İLİŞKİN DÜZELTME |
30% | 30% | 30% | 30% | 30% | ||
| İMAR DURUMU | E=0.80 | YOK | YOK | YOK | YOK | YOK | |
| İMAR DURUMUNA | ÇOK KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | ÇOK KÖTÜ | ||
| İLİŞKİN DÜZELTME |
25% | 25% | 20% | 25% | 25% | ||
| KONUM | İYİ | BENZER | BENZER | BENZER | ORTA KÖTÜ | ||
| KONUMA İLİŞKİN DÜZELTME |
-15% | 0% | 0% | 0% | 10% | ||
| DİĞER BİLGİLER | TAM | HİSSELİ | TAM MÜLKİYET | TAM MÜLKİYET | TAM MÜLKİYET | HİSSELİ | |
| DİĞER BİLGİLERE | MÜLKİYET | ORTA KÖTÜ | BENZER | BENZER | BENZER | KÖTÜ | |
| İLİŞKİN DÜZELTME |
10% | 0% | 0% | 0% | 10% | ||
| PAZARLAMA PAYINA İLİŞKİN DÜZELTME |
0% | -15% | 0% | -10% | -15% | ||
| TOPLAM DÜZELTME |
35% | 40% | 60% | 30% | 45% | ||
| DÜZELTİLMİŞ DEĞER |
1340 | 1.869 | 1.400 | 1.067 | 900 | 1.450 |
Değerleme konusu taşınmaz depo binası nitelikli olup, bölgede benzer nitelikli arsa emsali bulunmadığı için, bölgedeki benzer konum ve fiziksel özelliklerdeki tarla emsalleri özelinde araştırma yapılmıştır. Taşınmazların olumlu/olumsuz özellikleri karşılaştırılarak yukarıdaki emsal karşılaştırma tablosu hazırlanmıştır. Taşınmazın arsa değeri için bölgedeki arsa emsalleri incelenmiş olup, emsal düzeltme tablosuna göre kullanım alanının büyük olması, tarla vasıflı gayrimenkullerin DOP kesintileri ve diğer maliyetleri göz önünde bulundurularak 136 ada, 1 parselin, arsanın birim m² değerinin 1.340,00 TL/m² olduğu tahmin ve takdir edilmiştir.
Kira emsalleri incelenmiş olup arsa büyüklüğü ve arsa üzerindeki yapıların büyüklüğü dikkate alınarak taşınmaz için 100.-TL/m² kira birim değeri öngörülmüştür.
| TAŞINMAZIN ARSASININ DEĞER TABLOSU (1/1 HİSSESİ'NİN) | ||||
|---|---|---|---|---|
| Ada No | Parsel No | Alanı (m²) | Birim m² Değeri |
Parselin Değeri (.-TL) |
| 136 | 1 | 69.021,27 | 1.340 | 92.488.501,80 |
| PARSELİN YUVARLATILMIŞ DEĞERİ (.-TL) | 92.489.000,00 |


| TAŞINMAZIN ARSASINDAN ZEMİNE YÖNELİK OLAN HİSSESİNDEN ARTA KALAN KISMIN (40.742,34) DEĞER TABLOSU |
||||
|---|---|---|---|---|
| Ada No | Parsel No | Alanı (m²) | Birim m² Değeri |
Parselin Değeri (.-TL) |
| 136 | 1 | 40.742,34 | 1.340 | 54.594.735,60 |
| PARSELİN YUVARLATILMIŞ DEĞERİ (.-TL) | 54.595.000,00 |
Bu takdire bağlı olarak elde edilen arsa değerinin üzerine, yapıların amortisman tutarlarının düşülmesi sureti ile elde edilen değerin ilave edilmesi ile parsel üzerindeki yapılarla birlikte toplam değere ulaşılmıştır.
Farklı resmi kurumlarca açıklanan çeşitli yapı birim maliyetleri bulunmaktadır. Ancak bu yapı birim maliyetleri yapılacak inşaatlar için genel ve yaklaşık olarak belirlenen rakamlar olup, bu birim değerler dikkate alındığında iki farklı bölgede, farklı özelliklerdeki ancak aynı yapı sınıfındaki iki yapının bina maliyetleri aynı çıkabilmektedir. Oysaki inşaatın yapılacağı bölge, kat yüksekliği, kat adedi, dış duvar tipi, bodrum katın olup olmaması gibi daha birçok değişkenler bina maliyetini önemli derecede etkileyebilmektedir. Ayrıca inşaat maliyetlerinin döviz kuruna endeksli olması ve döviz kurundaki ani dalgalanmalar nedeni ile piyasa koşullarının kurumlarca belirli dönemlerde belirlenen yapı birim maliyetlerinden çok farklı olduğu görülmektedir. Lojistik sektörünün özellikle pandemi dönemi sonrası depolama ihtiyacının artması ve bu talebe paralel olarak, büyük firmalar için üretilen lojistik depoları için maliyetlerin de arttığı bilinmektedir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmalarında güncel lojistik bina maliyetleri dikkate alınarak, amortisman da düşülerek aşağıdaki gibi öngörülmüştür.
| TAŞINMAZIN YASAL DURUM DEĞERİ | |||||
|---|---|---|---|---|---|
| Arsa Değeri | 1.340 .-TL/M² |
X | 40.742,34 M² = |
54.594.736 | .-TL |
| A Blok 1 No'lu BB | 13.950 .-TL/M² |
X | 17.369,00 M² = |
242.297.550 | .-TL |
| B Blok 1 No'lu BB | 13.950 .-TL/M² |
X | 25.114,00 M² = |
350.340.300 | .-TL |
| Değer Arttırıcı Unsurlar (Girişimci Karı Saha Betonu , Beton = Duvar , Demir Profil, Geliştirme Maliyeti v.b.) |
97.084.888 | .-TL | |||
| TOPLAM = |
744.317.473 | .-TL | |||
| TAŞINMAZIN (DÜZELTİLMİŞ) TOPLAM DEĞERİ = |
745.000.000 | .-TL |


Doğrudan kapitalizasyon yöntemi; bir mülkün bir yıllık net kira getirisini bu yöntem yeni bir yatırımcı açısıından gelir üreten mülkün piyasa değerini analiz eder. Mülklerin satış değerleri ile kiraları arasındaki ilişkiyi ifade eder. Bu analizde "Taşınmaz Değeri = Yıllık Net Gelir (NOİ) / kapitalizasyon Oranı " formülünden yararlanılır. kapitalizasyon oranı; Belirli bir kiralama dönemi sonrasındaki kira gelirlerinin "kapitalize" edildiği orandır. Bu oran ile elde edilen değer aynı zamanda söz konusu gayrimenkulun o yıldaki "piyasa satış" değerini de gösterir. Bu çalışmada bölgeden elde edilen veriler doğrultusunda aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere kapitalizasyon oranının taşınmazların özelliklerine değiştiği görülmüştür.
Gelir yönteminde bölgede hem satışta olup hem de kira getirisi bilgisine ulaşılabilen veri sayısının emsal verilere göre daha az olması, istenen satış rakamlarındaki pazarlık payı oranına bağlı olarak kira değeri aynı kalsa dahi kapitalizasyon oranının bu değişiklikten etkilenmesi yüksek olan bir oran olması, kısaca gelir yönteminde belirli ekonomik koşullar içerisinde tahmini rakamlar üzerinden bugünkü değere ulaşılmaya çalışılması ve ekonomik koşulların her an değişebileceği ihtimali gözönünde bulundurularak taşınmazın değer takdirinde Gelir Yöntemi kullanılmamıştır.
Taşınmazın en etki ve verimli kullanımının hali hazırdaki gibi ve mevcut şekildeki gibi İşyeri/Depo olarak kullanılması olacağı kanaatine varılmıştır.


■
| Pazar Yaklaşımı Yöntemine Göre Taşınmazın Değeri; | ||
|---|---|---|
| TAŞINMAZIN ARSA DEĞERİ (.-TL) | 92.489.000 TL |
■ Yeniden İnşa Etme Yaklaşımı Yöntemine Göre Taşınmazın Değeri;
| TAŞINMAZIN DEĞERİ (.-TL) | 745.000.000 TL |
|---|---|
| -------------------------- | ---------------- |


Sermaye Piyasası Kurulu'nun 01.02.2017 tarih Seri III-62.1 sayılı "Sermaye Piyasasında Değerleme Standartları Hakkında Tebliğ"i doğrultusunda Uluslararası Değerleme Standartları UDS 105 Değerleme Yaklaşımı ve Yöntemleri Madde 10.4'e göre "Değerleme çalışmasında yer alan bilgiler ve şartlar dikkate alındığında, özellikle tek bir yöntemin doğruluğuna ve güvenilirliğine yüksek seviyede itimat duyulduğu hallerde, değerlemeyi gerçekleştirenlerin bir varlığın değerlemesi için birden fazla değerleme yöntemi kullanması gerekmez." denilmektedir.
Değerleme konusu taşınmazların değer tespiti yapılırken pazar yaklaşımı yöntemi kullanılmıştır.
Ana gayrimenkul üzerinde kat irtifakı kurulmuş olup, Mevcut kullanım koşulları değerlendirilerek, binanın tamamının değeri hesaplanmış, arsa payları oranında bölünerek bağımsız bölümlere isabet eden mülk değerleri elde edilmiştir.
Değerleme konusu taşınmazlar için düzenlenmiş herhangi bir hasılat paylaşımı veya kat karşılığı sözleşmesi tarafımıza ibraz edilmemiş olup, değerlemede hasılat veya kat karşılığı yöntemi kullanılmamıştır.
Değerleme çalışması kapsamında yapılan incelemelerde, taşınmazın tamamı dikkate alındığında hukuki durumlarında risk oluşturabilecek herhangi bir kayda rastlanmamıştır.
Onaylı mimari projesi Serik İlçe Belediyesi'ne incelenmiştir. Taşınmazların mevcut hali bina konturları bazında, mimari proje ile uyumludur. Taşınmaz için mevzuat uyarınca alınması gereken tüm yasal belgeler alınmış, cins tashihi yapılıp kat mülkiyetine geçilmiştir. Taşınmazın fiili kullanımı ile tapudaki niteliği birbiri ile uyumludur.


Taşınmaz için kira emsalleri araştırılmış olup bölgedeki depo ve dükkan emsalleri incelenmiştir. Taşınmazlar halihazırda depo ve üretim alanı olarak kullanılmakla birlikte, Emsal karşılaştırmada bu durum da dikkate alınmış olup taşınmaz için aylık kira birim değerleri aşağıdaki gibi öngörülmüştür. Tesis kira m² değeri 100 TL/m²/ay olarak esas alınmıştır.
| 136 ADA 1 PARSEL VE ÜZERİNDE YER ALAN | |
|---|---|
| BİNALARIN AYLIK KİRA DEĞERİ | 4.248.300,00 |
6.5.7 - Değerleme Konusu Arsa veya Arazi İse, Alımından İtibaren Beş Yıl Geçmesine Rağmen Üzerinde Proje Geliştirilmesine Yönelik Herhangi Bir Tasarrufta Bulunup Bulunulmadığına Dair Bilgi
Parsel üzerinde yapı bulunmaktadır.
6.5.8 - Değerleme Konusu Üst Hakkı veya Devremülk İse, Hakkı ve Devre Mülk Hakkının Devredilebilmesine İlişkin Olarak Bu Hakların Doğrudan Sözleşmelere Özel Kanun Hükümlerinden Kaynaklananlar Hariç Herhangi Bir Sınırlama Olup Olmadığı Hakkında Bilgi
Değerleme konusu taşınmaz bu kapsam dışındadır.


6.5.9 - Değerlemesi Yapılan Gayrimenkulün, Gayrimenkul Projesinin veya Gayrimenkule Bağlı Hak ve Faydaların, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Portföyüne Alınmasında Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde, Bir Engel Olup Olmadığı Hakkında Görüş İle Gayrimenkullerin Tapudaki Niteliğinin, Fiili Kullanım Şeklinin Ve Portföye Dâhil Edilme Niteliğinin Birbiriyle Uyumlu Olup Olmadığı Hakkında Görüş
Rapora konu taşınmazların Takyidat Bilgileri ve Gayrimenkulün Hukuki Analizi, İmar Bilgileri ve Gayrimenkulün Hukuki Analizi, Taşınmazın Mevcut ve Yasal Durumuna İlişkin Görüş başlıklarında açıklanan incelemelerde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.
Tebliğin 22-1-b maddesinde"Portföylerine alınacak her türlü bina ve benzeri yapılara ilişkin olarak yapı kullanma izninin alınmış ve kat mülkiyetinin tesis edilmiş olması zorunludur. Ancak, mülkiyeti tek başına ya da başka kişilerle birlikte ortaklığa ait olan otel, alışveriş merkezi, iş merkezi, hastane, ticari depo, fabrika, ofis binası ve şube gibi yapıların, tamamının veya bölümlerinin yalnızca kira geliri elde etme amacıyla kullanılması halinde, anılan yapıya ilişkin olarak yapı kullanma izninin alınması ve tapu senedinde belirtilen niteliğinin taşınmazın mevcut durumuna uygun olması yeterli kabul edilir. Ayrıca, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınmış olması, bu fıkrada yer alan yapı kullanma izninin alınmış olması şartının yerine getirilmesi için yeterli kabul edilir." denilmektedir.
Tebliğin 22-1-c maddesinde "Portföylerine ancak üzerinde ipotek bulunmayan veya gayrimenkulün değerini doğrudan ve önemli ölçüde etkileyecek nitelikte herhangi bir takyidat şerhi olmayan gayrimenkuller ile gayrimenkule dayalı haklar dahil edilebilir. Bu hususta 30 uncu madde hükümleri saklıdır.", 22-1-j maddesinde ise "Herhangi bir şekilde, devredilebilmesi konusunda bir sınırlamaya tabi olan varlıklara ve haklara yatırım yapamazlar. Yüksek Planlama Kurulundan izin alınması şartı bu hüküm kapsamında devir kısıtı olarak değerlendirilmez." hükümleri yer almaktadır. Taşınmaza dair takyidat kayıtları incelendiğinde değerlemeye konusu taşınmaz üzerinde portföye alınmasını olumsuz etkileyecek herhangi bir takyidat bulunmadığı görülmüştür.


Değerleme uzmanının raporda belirttiği tüm analiz, çalışma ve hususlara katılıyorum.
Rapor konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi aşamasında; yerinde yapılan incelemesi, konumu, çevrede yapılan piyasa araştırmaları, günümüz gayrimenkul piyasası koşulları dikkate alınmıştır.
Bu bilgiler doğrultusunda; rapor konusu taşınmazın
tarihli toplam değeri içim; 30.12.2023
.-TL 894.000.000 kıymet takdir edilmiştir.
Değerleme Uzmanı Sorumlu Değerleme Uzmanı

Lisans No: Lisans No: Lisans No: 409553
402487
A. Özgün HERGÜL

Eren KURT 402003

Building tools?
Free accounts include 100 API calls/year for testing.
Have a question? We'll get back to you promptly.