Regulatory Filings • Jan 14, 2026
Regulatory Filings
Open in ViewerOpens in native device viewer
{0}------------------------------------------------

Ümraniye / İSTANBUL
(6733 Parsel - 1 Adet Depolu Dükkan)

Rapor No: 2025 / 530




Tarih: 14/01/2026 15:30
{1}------------------------------------------------
| 1. | RAPOR ÖZETİ | 4 |
|---|---|---|
| 2. | RAPOR BİLGİLERİ | 5 |
| 3. | ŞİRKET BİLGİLERİ | 6 |
| 4. | MÜŞTERİ BİLGİLERİ | 6 |
| 5. | DEĞERLEME RAPORUNUN TEBLİĞİN 1. MADDESİNİN 2. FIKRASI KAPSAMINDA | |
| HAZIRLANIP HAZIRLANMADIĞI HAKKINDA AÇIKLAMA | ||
| 6. | MÜŞTERİ TALEPLERİNİN KAPSAMI VE VARSA GETİRİLEN SINIRLAMALAR | 7 |
| 7. | DEĞERLEME İŞLEMİNİ SINIRLAYAN VE OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN FAKTÖRLER | 7 |
| 8. | DEĞER TANIMI VE GEÇERLİLİK KOŞULLARI | 8 |
| 9. | UYGUNLUK BEYANI VE KISITLAYICI KOŞULLAR | 9 |
| 10. | TAŞINMAZLARIN TAPU KAYITLARI | 10 |
| 10.1. | TAPU KAYITLARI | 10 |
| 10.2. | TAPU TAKYİDATI | 10 |
| 10.3. | TAKYİDAT AÇIKLAMALARI | 11 |
| 11. | BELEDİYE İNCELEMELERİ | 11 |
| 11.1. | İMAR DURUMU | 11 |
| 11.2. | İMAR DOSYASI İNCELEMESİ | 12 |
| 11.3. | ENCÜMEN KARARLARI, MAHKEME KARARLARI, PLAN İPTALLERİ V.B. KONULAR | 12 |
| 11.4. | YAPI DENETİM FİRMASI | 12 |
| 11.5. | SON ÜÇ YIL İÇİNDEKİ HUKUKİ DURUMDAN KAYNAKLANAN DEĞİŞİM | 12 |
| 12. | TAŞINMAZLARIN ÇEVRE VE KONUMU | 13 |
| 12.1. | KONUM VE ÇEVRE BİLGİLERİ | 13 |
| 12.2. | BÖLGE ANALİZİ | 14 |
| 12.2.1. | İSTANBUL İLİ | 14 |
| 12.2.2. | ÜMRANİYE İLÇESİ | 16 |
| 12.3. | DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ | 18 |
| 12.4. | TÜRKİYE'NİN MAKROEKONOMİK GÖRÜNÜMÜ | 19 |
| 12.5. | MEVCUT EKONOMİK KOŞULLARIN, GAYRİMENKUL PİYASASININ ANALİZİ, MEVCUT | |
| TRENDLER VE DAYANAK VERİLER | 24 | |
| 12.6. | TÜRKİYE GAYRİMENKUL PİYASASINI BEKLEYEN FIRSAT VE TEHDİTLER | 27 |
| 13. | AÇIKLAMALAR VE YAPININ İNŞAAT ÖZELLİKLERİ | 28 |
| 14. | EN VERİMLİ KULLANIM ANALİZİ | 29 |
| 15. | DEĞERLENDİRME | 29 |

{2}------------------------------------------------
| 16. | DEĞERLEME YAKLAŞIMLARI29 | |
|---|---|---|
| 16.1. | PAZAR YAKLAŞIMI30 | |
| 16.2. | MALİYET YAKLAŞIMI31 | |
| 16.3. | GELİR YAKLAŞIMI32 | |
| 17. | FİYATLANDIRMA33 | |
| 17.1. | İKAME MALİYET YAKLAŞIMI33 | |
| 17.2. | EMSAL KARŞILAŞTIRMA YAKLAŞIMI33 | |
| 17.3. | GELİR İNDİRGEME YAKLAŞIMI37 | |
| 18. | ANALİZ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRMESİ38 | |
| 18.1. | FARKLI DEĞERLEME METOTLARININ VE ANALİZ SONUÇLARININ UYUMLAŞTIRILMASI | |
| VE BU AMAÇLA İZLENEN YÖNTEMİN VE NEDENLERİNİN AÇIKLAMASI38 | ||
| 18.2. | KİRA DEĞERİ ANALİZİ VE KULLANILAN VERİLER38 | |
| 18.3. | GAYRİMENKUL VE BUNA BAĞLI HAKLARIN HUKUKİ DURUMUNUN ANALİZİ38 | |
| 18.4. | DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULÜN, ÜZERİNDE İPOTEK VEYA GAYRİMENKULÜN | |
| DEĞERİNİ DOĞRUDAN ETKİLEYECEK NİTELİKTE HERHANGİ BİR TAKYİDAT | ||
| BULUNMASI DURUMLARI HARİÇ, DEVREDİLEBİLMESİ KONUSUNDA BİR | ||
| SINIRLAMAYA TABİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA BİLGİ38 | ||
| 18.5. | BOŞ ARAZİ VE GELİŞTİRİLMİŞ PROJE DEĞERİ ANALİZİ VE KULLANILAN VERİ VE | |
| VARSAYIMLAR38 | ||
| 18.6. | ASGARİ BİLGİLERDEN RAPORDA VERİLMEYENLERİN NEDEN VERİLMEDİKLERİNİN | |
| GEREKÇELERİ39 | ||
| 18.7. | MÜŞTEREK VEYA BÖLÜNMÜŞ KISIMLARIN DEĞERLEME ANALİZİ39 | |
| 18.8. | HASILAT PAYLAŞIMI VEYA KAT KARŞILIĞI YÖNTEMİ İLE YAPILACAK PROJELERDE, | |
| EMSAL PAY ORANLARI39 | ||
| 18.9. | YASAL GEREKLERİN YERİNDE GETİRİLİP GETİRİLMEDİĞİ VE MEVZUAT UYARINCA | |
| ALINMASI GEREKEN İZİN VE BELGELERİN TAM VE EKSİKSİZ OLARAK MEVCUT OLUP | ||
| OLMADIĞI39 | ||
| 18.10. | DEĞERLEMESİ YAPILAN GAYRİMENKULÜN, GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIKLARI | |
| PORTFÖYÜNE ALINMASINDA SERMAYE PİYASASI MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE BİR | ||
| ENGEL OLUP OLMADIĞI HAKKINDA GÖRÜŞ39 | ||
| 19. | SONUÇ40 |

{3}------------------------------------------------
| DEĞERLEMEYİ TALEP EDEN | EYG Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. |
|---|---|
| DEĞERLEMESİ YAPILAN GAYRİMENKULÜN ADRESİ |
Necip Fazıl Mahallesi, Hamza Yerlikaya Bulvarı No: 2 Ümraniye/İSTANBUL |
| DAYANAK SÖZLEŞME | 31 Aralık 2025 tarih ve 2724 – 2025/051 no ile |
| DEĞERLEME TARİHİ | 31 Aralık 2025 |
| RAPOR TARİHİ | 08 Ocak 2026 |
| DEĞERLENEN TAŞINMAZIN TÜRÜ |
1 adet depolu dükkan |
| DEĞERLENEN MÜLKİYET HAKLARI |
Tam mülkiyet |
| TAPU BİLGİLERİ ÖZETİ | İstanbul ili, Ümraniye İlçesi, A. Dudullu Mahallesi, 6733 Parsel, 2 nolu depolu dükkan (Bkz. Tapu Kayıtları) |
| İMAR DURUMU ÖZETİ | "Ticaret + Konut Alanı" (Bkz. İmar Durumu) |
| RAPORUN KONUSU | Bu rapor, yukarıda adresi belirtilen depolu dükkanın pazar değerinin tespitine yönelik olarak hazırlanmıştır. |
| RAPORUN TÜRÜ | Konu değerleme raporu, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri kapsamında GYO portföyü için ve "Değerleme Raporlarında Bulunması Gereken Asgari Hususları" içerecek şekilde hazırlanmıştır. |
| GAYRİMENKULLER İÇİN TAKDİR OLUNAN TOPLAM DEĞER (KDV HARİÇ) | ||
|---|---|---|
| 6733 PARSEL BÜNYESİNDE YER ALAN 2 NOLU DEPOLU DÜKKANIN DEĞERİ |
297.880.000,-TL | |
| RAPORU HAZIRLAYANLAR | ||
| Sorumlu Değerleme Uzmanı | Sorumlu Değerleme Uzmanı | |
| M. KIVANÇ KILVAN (SPK Lisans Belge No: 400114) |
Ercan MEŞE (SPK Lisans Belge No: 406154) |


{4}------------------------------------------------
| DEĞERLEMEYİ TALEP EDEN | EYG Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. |
|---|---|
| DEĞERLEMESİ YAPILAN GAYRİMENKULÜN ADRESİ |
Necip Fazıl Mahallesi, Hamza Yerlikaya Bulvarı No: 2 Ümraniye/İSTANBUL |
| DAYANAK SÖZLEŞME | 31 Aralık 2025 tarih ve 2724 – 2025/051 no ile |
| MÜŞTERİ NO | 2724 |
| RAPOR NO | 2025/530 |
| DEĞERLEME TARİHİ | 31 Aralık 2025 |
| RAPOR TARİHİ | 08 Ocak 2026 |
| RAPORUN KONUSU | Bu rapor, yukarıda adresi belirtilen depolu dükkanın pazar değerinin tespitine yönelik olarak hazırlanmıştır. |
| RAPORUN TÜRÜ | Konu değerleme raporu, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri kapsamında GYO portföyü için ve "Değerleme Raporlarında Bulunması Gereken Asgari Hususları" içerecek şekilde hazırlanmıştır. |
| RAPORU HAZIRLAYANLAR | M. Kıvanç KILVAN - Sorumlu Değerleme Uzmanı Lisans No: 400114 Ercan MEŞE – Sorumlu Değerleme Uzmanı Lisans No: 406154 |
| RAPORA KONU GAYRİMENKUL İÇİN ŞİRKETİMİZ TARAFINDAN YAPILAN SON ÜÇ DEĞERLEMEYE İLİŞKİN BİLGİLER |
Konu taşınmaz için ilk defa rapor hazırlanmıştır. |


{5}------------------------------------------------
| ŞİRKET ADI | Lotus Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. |
|---|---|
| ŞİRKET MERKEZİ | Kadıköy-İstanbul |
| ŞİRKET ADRESİ | Gömeç Sokak, No: 37 Akgün İş Merkezi Kat 3/8- 34718 Acıbadem – Kadıköy / İSTANBUL |
| TELEFON | (0216) 545 48 66-(0216) 545 48 67 (0216) 545 95 29-(0216) 545 88 91 (0216) 545 28 37- |
| FAKS | (0216) 339 02 81 |
| EPOSTA | [email protected] |
| WEB | www.lotusgd.com |
| KURULUŞ (TESCİL) TARİHİ | 10 Ocak 2005 |
| SERMAYE PİYASASI KURUL KAYDINA ALINIŞ TARİH VE KARAR NO |
07 Nisan 2005 – 14/462 |
| BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUL KAYDINA ALINIŞ TARİH VE KARAR NO |
12 Mart 2009 - 3073 |
| TİCARET SİCİL NO | 542757/490339 |
| KURULUŞ SERMAYESİ | 75.000,-TL |
| ŞİMDİKİ SERMAYESİ | 1.000.000,-TL |
| ŞİRKET ÜNVANI | EYG Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. | |||||
|---|---|---|---|---|---|---|
| ŞİRKETİN ADRESİ | Necip Fazıl Mahallesi, Hamza Yerlikaya Bulvarı, No:10, Central Work Ticaret Merkezi Ümraniye / İSTANBUL |
|||||
| TELEFON NO | 0 (216) 313 66 65 | |||||
| FAKS NO | 0 (216) 499 29 97 | |||||
| KURULUŞ (TESCİL) TARİHİ | 15.09.2021 | |||||
| KAYITLI SERMAYE TAVANI | 9.000.000.000,-TL | |||||
| ÖDENMİŞ SERMAYESİ | 700.000.000,-TL | |||||
| HALKA AÇIKLIK ORANI | % 59,6 | |||||
| FAALİYET KONUSU | Şirket, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına ilişkin düzenlemeleriyle belirlenmiş usul ve esaslar dahilinde, gayrimenkuller, gayrimenkule dayalı sermaye piyasası araçları, gayrimenkul projeleri, gayrimenkule dayalı haklar, sermaye piyasası araçları ve Kurulca belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan portföyü işletmek amacıyla paylarını ihraç etmek üzere kurulan ve Sermaye Piyasası Kanunu'nun 48inci maddesinde sınırı çizilen faaliyetler çerçevesinde olmak kaydı ile Sermaye Piyasası Kurulu'nun Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği'nde izin verilen diğer faaliyetlerde bulunabilen bir sermaye piyasası kurumudur. |


{6}------------------------------------------------
Bu rapor, aşağıda belirtilen tebliğ ve düzenlemelere göre hazırlanmış olup, Sermaye Piyasalarında Faaliyette bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğin (III-62.3) 1. Maddesinin 2. Fıkrası kapsamındadır.
Bu rapor EYG Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin talebiyle yukarıda adresi belirtilen ve şirket portföyünde yer alan gayrimenkulün Türk Lirası cinsinden pazar değerinin tespitine yönelik olarak hazırlanmıştır. Müşteri tarafından getirilmiş herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.
Herhangi bir sınırlayıcı ve olumsuz faktör bulunmamaktadır.


{7}------------------------------------------------
Bu rapor, müşterinin talebi üzerine adresi belirtilen gayrimenkullerin pazar değerinin tespitine yönelik olarak hazırlanmıştır.
Bir mülkün, istekli alıcı ve istekli satıcı arasında, tarafların herhangi bir ilişkiden etkilenmeyeceği şartlar altında, hiçbir zorlama olmadan, basiretli ve konu hakkında yeterli bilgi sahibi kişiler olarak, uygun bir pazarlama sonrasında değerleme tarihinde gerçekleştirecekleri alım satım işleminde el değiştirmesi gerektiği takdir edilen tahmini tutardır.
Bu değerleme çalışmasında aşağıdaki hususların geçerliliği varsayılmaktadır.

{8}------------------------------------------------
Bilgi ve inançlarımız doğrultusunda aşağıdaki hususları teyit ederiz.

{9}------------------------------------------------
| SAHİBİ | EYG OFİS VE KONUT A.Ş. |
|---|---|
| İLİ - İLÇESİ |
İstanbul – Ümraniye |
| MAHALLESİ | A. Dudullu |
| PAFTA NO | 2 |
| ADA NO | 0 |
| PARSEL NO | 6733 |
| NİTELİĞİ | Natamam Bina Ve Arsası (*) |
| ARSA ALANI | 2.553,85 m² |
| KAT NO | 1. Bodrum Kat + Zemin |
| BAĞIMSIZ BÖLÜM NO | 2 |
| NİTELİĞİ | Depolu Dükkan |
| ARSA PAYI | 52/80 |
| CİLT NO | 125 |
| SAHİFE NO | 12412 |
| TAPU TARİHİ | 13.10.2021 |
| YEVMİYE NO | 41007 |
(*) Kat irtifakı kurulmuş olup kat mülkiyetine geçilmemiştir.
Değerlemesi yapılan gayrimenkuller ile ilgili herhangi bir takyidat (devredilebilmesine ilişkin bir sınırlama) olup olmadığı hakkında bilgi, varsa söz konusu gayrimenkulün gayrimenkul yatırım ortaklığı portföyüne alınmasına sermaye piyasası mevzuatı hükümleri çerçevesinde engel teşkil edip etmediği hakkındaki görüş,
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü TAKBİS sisteminden 11.12.2025 tarihi itibariyle temin edilen ve birer örneği ekte sunulan tapu kayıtlarına göre rapor konusu taşınmaz üzerinde aşağıdaki notların bulunduğu görülmüştür.


{10}------------------------------------------------
Taşımaz üzerinde yönetim planı, resmi kurum lehine irtifak hakkı ve ipotek şerhleri bulunmaktadır.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun III-48.1 sayılı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 22. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Gayrimenkul yatırım ortaklıkları portföylerine ancak üzerinde ipotek bulunmayan veya gayrimenkulün değerini doğrudan ve önemli ölçüde etkileyecek nitelikte herhangi bir takyidat şerhi olmayan gayrimenkuller ile gayrimenkule dayalı haklar dahil edilebilir. Bu hususta 30 uncu madde hükümleri saklıdır." Ayrıca anılan fıkranın (j) bendine göre: "Herhangi bir şekilde, devredilebilmesi konusunda bir sınırlamaya tabi olan varlıklara ve haklara yatırım yapamazlar. Yüksek Planlama Kurulundan izin alınması şartı bu hüküm kapsamında devir kısıtı olarak değerlendirilmez."
Anılan tebliğin 30 uncu maddesi birinci fıkrasına göre ise: "Kat karşılığı ve hasılat paylaşımı yapılan projelerde, projenin gerçekleştirileceği arsaların sahiplerince ortaklığa, bedelsiz veya düşük bedel karşılığı ortaklık lehine üst hakkı tesis edilmesi veya arsanın devredilmesi halinde, projenin teminatı olarak arsa sahibi lehine ortaklık portföyünde bulunan gayrimenkuller üzerine ipotek veya diğer sınırlı ayni haklar tesis edilmesi mümkündür. Ayrıca kendi tüzel kişilikleri lehine temin edilecek finansman için portföydeki varlıklar üzerinde ipotek, rehin ve diğer sınırlı ayni haklar tesis edilebilir. Portföydeki varlıkların üzerinde bu amaçlar dışında hiçbir suretle üçüncü kişiler lehine ipotek, rehin ve diğer sınırlı ayni haklar tesis ettirilemez ve başka herhangi bir tasarrufta bulunulamaz. Bu hususa ortaklıkların esas sözleşmesinde yer verilmesi zorunludur."
Müşteri Şirketimize vermiş olduğu ve rapor eklerinde yer verilen beyanda, değerleme konusu taşınmazlar üzerinde yer alan ipoteklerin müşterinin kendi tüzel kişiliği lehine finansman temini için verildiği beyan edilmiştir. Buna göre taşınmazların üzerinde yer alan ipotekler taşınmazların gayrimenkul yatırım ortaklığı portföyünde bulunmasına engel teşkil etmemektedir. Taşınmazlar üzerinde yer alan diğer takyidatlar da devredilebilmesine engel teşkil etmediğinden ve değeri doğrudan ve önemli ölçüde etkilememektedir.
Ancak bağımsız bölüm niteliğinde ve inşaatı tamamlanmış olan konu taşınmaz için henüz kat mülkiyeti tesis edilmediğinden tapu kayıtları açısından GYO portföyünde yer alamaz.
Ümraniye Belediyesi İmar Müdürlüğü'nde yapılan temaslarda değerleme konusu parselin, 1/1000 ölçekli Ümraniye Ihlamurkuyu, Aşağı Dudullu, Yukarı Dudullu Ve Esenşehir Mahallelerinin Havza İçinde Kalan Kısmına Ait Uygulama İmar Planı kapsamında Ticaret + Konut Alanı olarak belirlenen bölgede kaldığı ve yapılaşma şartlarının "Ayrık Nizam, TAKS: 0,50, KAKS: 1,30 ve Hmaks: 10 Kat" şeklinde olduğu, parselin herhangi bir terkinin bulunmadığı ve yeniden yapılaşması esnasında Metro Projesi güzergahında kaldığından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığından görüş alınması gerektiği öğrenilmiştir.

{11}------------------------------------------------
Ümraniye Belediyesi İmar Arşivinde taşınmazın yer aldığı binaya ait aşağıda yer alan proje ve belgeler incelenmiştir.
WEB Tapu Sistemi'nden ise taşınmazın yer aldığı binaya ait 24/05/2016 tarih ve 16/5023 nolu kat irtifakına esas mimari tadilat projesi incelenmiştir.
Yapılan temaslarda herhangi bir encümen kararı, mahkeme kararı, plan iptali v.b. duruma rastlanmamıştır.
(Yapı denetim kuruluşu ve denetimleri değerlemesi yapılan projeler ile ilgili olarak, 29/6/2001 tarih ve 4708 sayılı yapı denetimi hakkında kanun uyarınca denetim yapan yapı denetim kuruluşu (ticaret ünvanı, adresi vb.) ve değerlemesi yapılan gayrimenkul ile ilgili olarak gerçekleştirdiği denetimler hakkında bilgi)
Değerleme konusu gayrimenkul, 29.06.2001 tarih ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a tabi olup, inşaat sürecinde yapı denetimi ElaYapı Denetim Hizmetleri Ltd. Şti. firması tarafından yürütülmüştür.
Konu taşınmaz, 13.10.2021 tarihinde Ticaret Şirketlerine Ayni Sermaye konulması işlemi ile EYG Ofis ve Konut A.Ş. adına tescil edilmiştir.
Değerleme konusu taşınmazların yer aldığı parselin son 3 yıl içerisinde imar planlarında değişiklik yapılmadığı öğrenilmiştir.
Herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.


{12}------------------------------------------------
Belediye dosyasında bulunmamaktadır.
Değerleme konusu taşınmazın yer aldığı bina için 2006 yılında verilmiş olan iskan belgesinden sonra 2016 yılında tadilat ruhsatı düzenlenmiş olup bu ruhsata istinaden verilmiş iskan belgesi bulunmamaktadır.
Değerlemeye konu taşınmaz, İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Necip Fazıl Mahallesi, Hamza Yerlikaya Bulvarı üzerindeki 6733 nolu parselde yer alan binanın zemin ve 1. bodrum katlarında konumlu olan 2 bağımsız bölüm nolu depolu dükkandır.
Taşınmazın yakın çevrelerinde cadde üzerinde zemin katları dükkan, normal katları işyeri ya da konut olarak kullanılan binalar, Metro Corner AVM ve Metro Garden AVM ile eğitim ve sağlık kuruluşları yer almaktadır.
Taşınmazın yakın çevresinde bilinen yerler, Sinpaş Central Life, Mustafa Vasıf Karslıgil İlkokulu, Ümraniye Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Şehit Öğretmen Sevda Aydoğan İlkokulu ve Bedir Cami olarak ifade edilebilir. Taşınmaz topografik olarak az eğimli bir bölgede yer almakta olup bölgenin teknik alt yapısı tamamlanmıştır. Taşınmaza toplu taşıma araçlarıyla ve özel araçlarla ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir.

Uydu Görüntüsü


{13}------------------------------------------------
İstanbul, Türkiye'de yer alan şehir ve ülkenin 81 ilinden biridir. Ülkenin en kalabalık, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan en önemli şehridir. Şehir, iktisadi büyüklük açısından dünyada 34., nüfus açısından belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Avrupa'da birinci, dünyada ise Lagos'tan sonra altıncı sırada yer almaktadır.
2024 yılı itibariyle nüfusu 15.701.602 kişidir.
İstanbul 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Batıda Çatalca Yarımadası,

doğuda Kocaeli Yarımadası'ndan oluşur. Kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi ve ortada İstanbul Boğazı'ndan oluşan kent, kuzeybatıda Tekirdağ'a bağlı Saray, batıda Tekirdağ'a bağlı Çerkezköy, Çorlu, güneybatıda Tekirdağ'a bağlı Marmara Ereğlisi, kuzeydoğuda Kocaeli'ne bağlı Kandıra, doğuda Kocaeli'ne bağlı Körfez, güneydoğuda Kocaeli'ne bağlı Gebze ilçeleri ile komşudur. İstanbul'u oluşturan yarımadalardan Çatalca Avrupa, Kocaeli ise Asya anakaralarındadır. Kentin
ortasındaki İstanbul Boğazı ise bu iki kıtayı birleştirir. Boğazdaki Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprüleri kentin iki yakasını birbirine bağlar. İstanbul Boğazı boyunca ve Haliç'i çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
Karadeniz ile Marmara Denizi'ni bağlayan ve Asya ile Avrupa'yı ayıran İstanbul Boğazı'na ev sahipliği yapması nedeniyle, İstanbul'un jeopolitik önemi oldukça yüksektir.
İstanbul'un yüksek nüfusu ve ileri sanayi sektörü çevresel konularda pek çok sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Hava, su ve toprak kirliliği gibi ana sorunların yanı sıra, çarpık kentleşme ve denetimsizlikten kaynaklanan görüntü ve gürültü kirliği gibi ikincil sorunlar da göze çarpmaktadır.
İstanbul'un toplam 39 ilçesi vardır. Bu ilçelerin 25'i Avrupa Yakası'nda, 14'ü ise Anadolu Yakası'ndadır. Bunlar; Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar ve Zeytinburnu ilçeleridir.
İstanbul'un tarihi semtlerinden batıya ve kuzeye gidildikçe büyük bir farklılaşma görülür. En yüksek gökdelenler ve ofis binaları Avrupa Yakası'da özellikle Levent, Mecidiyeköy ve Maslak'ta toplanırken, Anadolu Yakası'nda ise Kadıköy ilçesindeki Kozyatağı mahallesi dikkat çeker.
Son yıllarda inşa edilen çok yüksek yapılar, nüfusun hızlı büyümesi göz önüne alınarak yapılmışlardır. Şehrin hızla genişlemesinden dolayı konutlaşma, genellikle şehir dışına doğru ilerlemektedir. Şehrin sahip olduğu en yüksek çok katlı ofis ve konutlar, Avrupa Yakası'nda bulunan Levent, Mecidiyeköy ve Maslak semtlerinde toplanmıştır. Levent ve Etiler'de çok sayıda alışveriş merkezi toplanmıştır. Türkiye'nin en büyük şirket ve bankalarının önemli bir kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Yakın dönemde


{14}------------------------------------------------
finans kuruluşlarının operasyon merkezleri Pendik – Tuzla ve Gebze aksına doğru kaymıştır.
İstanbul, kara ve deniz ticaret yollarının bir kavşağı olması ve stratejik konumu nedeniyle Türkiye'de ekonomik yaşamın merkezi olmuştur. Şehir aynı zamanda en büyük sanayi merkezidir. Türkiye'deki sanayi istihdamının %20'sini karşılamaktadır. Yaklaşık olarak %38'lik endüstriyel alana sahiptir. İstanbul ve çevre iller bu alanda; meyve, zeytinyağı, İpek, pamuk ve tütün gibi ürünler elde etmektedir. Ayrıca gıda sanayi, tekstil üretimi, petrol ürünleri, kauçuk, metal eşya, deri, kimya, ilaç, elektronik, cam, teknolojik ürünler, makine, otomotiv, ulaşım araçları, kâğıt ve kâğıt ürünleri ve alkollü içkiler, kentin önemli sanayi ürünleri arasında yer almaktadır.
Ticaret, İstanbul'un gelirinde en büyük paya sahip olan sektördür. İlde bu sektörün gelişmesinde Boğaz köprülerinin, Asya ve Avrupa gibi merkezler arasında uzanan otoyolların büyük katkısı vardır. Aynı şekilde demiryoluyla da Asya ve Avrupa'ya bağlanması ve büyük limanları olması da bu konuda etkilidir. İstanbul ticaret sektörü ülke toplamının %27'sini oluşturur. Dışalım ve dışsatım konusunda da İstanbul, Türkiye çapında birinci sıradadır. Türkiye'de hizmet veren özel bankaların tümünün, ulusal çapta yayın yapan gazetelerin, televizyon kanallarının, ulaşım firmalarının ve yayınevlerinin ise tümüne yakınının genel merkezleri İstanbul'dadır. Nitekim İstanbul ekonomisinde bankacılıkla birlikte ulaştırma-haberleşme sektörü %15'i aşan bir paya sahiptir.
Türkiye'nin büyük sanayi kuruluşlarından pek çoğunun genel merkezi ve fabrikası İstanbul'da bulunmaktadır. İlde madeni eşya, makine, otomotiv, gemi yapımı, kimya, dokuma, konfeksiyon, hazır gıda, cam, porselen ve çimento sanayi gelişkindir. 2000'li yılların başında payı %30'a yakın olan sanayi, ticaretten sonra ildeki ikinci büyük sektördür.
İstanbul genelinde tüm orman alanları koruma altına alınmış olmakla birlikte sınırlı miktarda ormancılık faaliyeti yürütülmektedir.
İstanbul'un tarihi, anıtlar ve yapıtların fazlalığı ve Boğaz'a sahip olması nedeniyle gözde turizm merkezlerinden biridir. Ancak 2016 yılı itibariyle turizm sektöründe gerileme dönemi başlamıştır.
İstanbul'da ulaşım kara, hava, deniz ve demiryolu gibi farklı şekillerde yapılmaktadır. Şehir içi, şehirlerarası ve uluslararası taşımacılığın yapıldığı büyük merkezlere sahiptir. İlde havayolu ulaşımının yapıldığı iki sivil havalimanı vardır. İlin kuzeyinde yer alan İstanbul Havalimanı'nın yapımı tamamlanmış ve hâlihazırda uçuşlar başlanmıştır. Yurtiçi ve yurtdışı pek çok merkeze aktarma yapmaksızın uçmak mümkündür. İldeki havalimanlarından İstanbul Havalimanı, Avrupa Yakası'nda Arnavutköy ilçesinde; Sabiha Gökçen Havalimanı ise Anadolu Yakası'nda Pendik ilçesinde yer alır. İstanbul Havalimanı hava ulaşımında en büyük paya sahiptir.
Karayoluyla ulaşımı ise İstanbul'da özellikle şehirlerarası yolculukta büyük bir paya sahiptir. Türkiye'nin her iline ve ayrıca Gürcistan, Yunanistan, Bulgaristan gibi komşu ülkelere İstanbul'dan doğrudan seferler vardır. Anadolu Yakası'nda Harem Otogarı, Avrupa Yakası'ndaysa Büyük İstanbul Otogarı hizmet vermektedir. İstanbul Otogarı da metroyla kent merkezine bağlanmaktadır.
Demiryolu ise bu iki ulaşım yoluna oranla daha az tercih edilen bir başka hizmettir. İstanbul'dan Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Bitlis, Van gibi yurtiçi merkezlerle;Yunanistan,
Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Macaristan, İran, Suriye ve Irak gibi dış merkezlere tren seferleri vardır.


{15}------------------------------------------------
Deniz yoluyla ise ilde düzenli ulaşım yalnızca yurtiçinde gerçekleştirilir. İstanbul'dan Yalova'ya, Balıkesir'e ve Bursa'ya feribot ve araba vapuru seferleri vardır. İstanbul Limanı'na turistik amaçlarla gelen münferit gemiler dışında yurtdışı varışlı gemi seferi yoktur.
İstanbul'da şehir içi ulaşım ise büyük bir sektördür. Otobüslerle ulaşım sağlayan İETT; şehir hatları vapurlarını ve deniz taksi işleten İDO; tramvay, metro, füniküler ve teleferik hatlarının sahibi İstanbul Ulaşım A.Ş.; banliyö hizmeti sağlayan TCDD; dolmuşlar, yolcu motorları ve ticari taksilerle İstanbul kompleks bir ulaşım ağına sahiptir.
İstanbul ilinin ilçelerinden biridir. İstanbul'un nüfus bakımından en kalabalık beşinci, Anadolu Yakası'nın Pendik'in ardından en kalabalık ikinci ilçesidir. İlçe 35 mahalleden oluşur. 22 bin hektarlık bir yerleşim alanına sahiptir. İlçenin yüzölçümü 46 km²'dir. Batıdan Üsküdar, güneyden Ataşehir, doğudan Sancaktepe, kuzeydoğudan Çekmeköy ve kuzeybatıdan Beykoz ilçeleriyle çevrilidir.
Ümraniye İstanbul'un en hızlı kentleşmiş ve en fazla nüfus artışı tecrübe etmiş ilçelerinden biridir. Ümraniye, ekonomik çeşitlilik açısından çok zengin bir yöre olup, küçük imalat sanayisinden konfeksiyona, yedek parça ve ağaç ürünleri üretimine kadar çeşitlilik göstermektedir.
Tarihi kaynaklara göre Ümraniye'ye ilk yerleşenler Frigyalılardır. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar Küçük ve Büyük Çamlıca'dan başlayarak Alemdağ ve Kayışdağı'na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlardı. Sonraki yıllarda Ümraniye'nin bulunduğu yerler Romalılar ve Bizanslılar'ın egemenliğine geçmiştir. Harun Reşid ordularıyla 782 yılında Krizepolis (Üsküdar) önlerine kadar gelmiştir. Bir sene burada kaldıktan sonra 783 yılında Bizans İmparatoriçesi İren'in ordusuna mağlup olmuş, bunun sonucunda her sene Bizanslılar'a 70.000 altın vermeye zorunlu kalmıştır. İlçe toprakları Bizanslılar'la Müslüman ordular arasında zaman zaman el değiştirmiştir. Anadolu'yu Müslüman yapan ve Türkleştiren ilk devlet Danişmentliler Devletidir. Danişmend Beyliği Bizans topraklarına kadar sızmışlar, Alemdağ'ın üstünde bir kale yapmışlardır. Dânişmend Gazi'nin arkadaşı Sultan Turasan Bizanslılar'a karşı bu kalede çok defa savaşmış ve Anadolu'dan beklenen yardımı alamayınca burada öldürülmüştür. Selçuklular İznik'e kadar gelmiş, bu şehir alınmış ve bu şehri ilk başkent yapmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişah olan Orhan Gazi bölgeyi Osmanlı topraklarına katmıştır. İlçenin ilk adının "Yalnız Selvi" olduğu söylenmektedir.
Bölge 17. yüzyıl başlarında Osmanlı padişahı I. Ahmet tarafından Şeyh Aziz Mahmut Hüdai'ye vakfedilmiştir. Cumhuriyet döneminden önce Bulgurlu'ya kadar olan bölge bu vakfın malı olarak Üsküdar'a bağlı kasaba olarak kalmıştır. Ümraniye'ye ilk ad olarak Yalnız Selvi demelerinin sebebi birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının ve orman arasında birkaç evin bulunmasıdır. Ümraniye'ye ilk iskân edilenler Balkan Savaşları'ndan sonra, önce Batum'dan ardından da Yugoslavya ve Bulgaristan'dan gelen göçmenlerdir. Bundan dolayı bir süre de "Muhacir Köyü" olarak adlandırılmıştır. 1960 yılına kadar köy olarak kalan Ümraniye, Organize Sanayi Bölgesi olarak ilan edilmesinden sonra yoğun göçlere maruz kalmıştır. Belediye ilk defa 1963 yılında kurulmuştur.
12 Eylül Darbesi sonrasında Ümraniye Belediyesi feshedilerek Üsküdar'a bağlı şube müdürlüğüne dönüştürüldü. 4 Temmuz 1987 tarih ve 19507 sayı ile resmi gazetede yayımlanarak aynı gün 3392 sayılı kanun ile ilçe olan Ümraniye'de ilk yerel seçim 1989 yılında yapıldı.


{16}------------------------------------------------


İstanbul Ulaşım Haritası


{17}------------------------------------------------
Küresel ekonomik büyüme 2018 yılında sağlam bir görüntü çizmiştir. 2018 yılı, nispeten senkronize bir eğilim izleyen büyüme trendlerinin bölgesel olarak büyük değişimler izlediği bir dönem olmuştur. 2017 yılındaki güçlü toparlanmadan sonra toplam gayrisafi yurtiçi hasılattaki büyüme hızının azaldığı ve %3,6 - %3,7 seviyesinde gerçekleştiği gözlenmiştir. Büyüme hızındaki yavaşlama, OECD ülkelerinde özellikle Avrupa bölgesi ve Japonya'da hissedilmiş olup Amerika Birleşik Devletleri bu trendin dışında kalmıştır. Ancak Amerika'nın yaşadığı ekonomik büyümenin pek çok mali teşvik ile desteklenmesini de göz ardı etmemek gerekir. Gelişmekte olan ekonomilerde ise Hindistan güçlü bir toparlanma yaşamış, bu esnada Rusya ve Brezilya da nispeten daha iyi performanslar göstermiştir. Çin ekonomisi ise yavaşlama eğilimini kıramamıştır.
2019 yılının Aralık ayında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19 virüsü 2020'nin ikinci ayından itibaren tüm Dünya'ya yayılamaya başlamış olup salgının kontrol altına alınması için alınan önlemler ekonomilerin yavaşlamasına yol açmıştır. Finansal piyasalar salgının olası olumsuz etkilerinden dolayı önemli düşüşler yaşamış olup Başta FED olmak üzere merkez bankalarının parasal genişleme sinyalleri vermesi üzerine kısmen toparlanma yaşanmış. 2019 yılında %2,9 oranında gerçekleşen global ekonomik büyümeyi 2020 yılında %3,3 daralma takip etmiştir. Küresel ekonominin 2021 yılında %5,8 oranında büyüme yakaladığı tahmin edilmektedir.
2021 yılı aşılamaların hızla yapılmaya çalışıldığı seyahat kısıtlamalarının büyük oranda kalktığı ve tüm olumsuz faktörlere rağmen ekonominin canlı tutulmaya çalışıldığı bir dönem olmuştur. 2022 yılı pandemi sonrası toparlanma süreci içerisinde tüm Dünya'da enflasyon ile mücadele adımlarının atıldığı, iklim değişikliği etkilerinin gözle görülür biçimde ortaya çıktığı, hane halkının yaşam maliyetlerinin çok hızlı arttığı ve genel olarak büyümenin yavaşladığı bir dönem olmuştur. 2023 yılında gelişmiş ekonomilerdeki yavaşlama ve tedarik zinciri sorunları oluşturmuştur. Bu süreçte emtia fiyatları ve yeşil enerji dönüşüm maliyetleri önem kazanmıştır. 2024 yılının ilk yarısı, ABD'nin görece güçlü performansı, ivme kaybeden enerji fiyatları, enflasyonda sınırlı düşüş ve Çin ekonomisinin görece toparlanmasının etkisiyle iktisadi faaliyette olumlu havayı beraberinde getirmiştir. Ancak, küresel ölçekte direncini koruyan enflasyon ile mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikalarına bağlı olarak iktisadi faaliyet dünya ölçeğinde ılımlı seyretmiş ve ülkeler arasında dengeli bir görünüm oluşmamıştır. Avro Bölgesinde imalat sanayii verilerinin daralmaya işaret etmesiyle Avrupa Merkez Bankası (AMB) uzun bir aradan sonra politika faizini indirmiştir. ABD Merkez Bankası (Fed) ise 2024 yılı Haziran ayından itibaren gerçekleşen verilere bağlı olarak ötelenen bir şekilde faiz indirim döngüsüne Eylül ayı itibarıyla başlama kararı almıştır.

{18}------------------------------------------------
2025 yılının ilk üç çeyreği itibarıyla küresel ekonomik görünüm ılımlı ancak kırılgan bir seyir izlemektedir. ABD'de yılın ikinci yarısında başlayan faiz indirim döngüsünün sınırlı da olsa finansal koşulları gevşetmesi, tüketim ve yatırım iştahında kısmi bir artış yaratmıştır. Ancak enflasyonun birçok gelişmiş ekonomide hâlen hedef seviyelerin üzerinde seyretmesi, merkez bankalarının temkinli duruşlarını sürdürmesine neden olmaktadır.
Avrupa bölgesinde ise özellikle Almanya ve Fransa'da sanayi üretiminin zayıf kalması, bölgesel toparlanmayı yavaşlatmakta; buna karşın enerji fiyatlarındaki düşüş ve tedarik zinciri maliyetlerindeki iyileşme sınırlı bir denge unsuru oluşturmaktadır.
Asya cephesinde Çin ekonomisi kredi genişlemesi ve kamu yatırımlarıyla desteklenen bir toparlanma içindeyken, Hindistan %6'nın üzerinde büyüme performansını korumakta, Japonya ise zayıf yenden faydalanan ihracat artışıyla ılımlı büyümesini sürdürmektedir.
Gelişmekte olan ülkelerde sermaye girişleri sınırlı kalmış, küresel risk iştahındaki dalgalanmalar bu ekonomilerin para birimlerinde kısa dönemli oynaklıkları artırmıştır.
Jeopolitik olarak Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimlerin sürmesi, küresel arz zincirlerinde yeniden belirsizlik yaratmaktadır. Ayrıca ABD'deki 2024 seçimleri sonrasında şekillenen yeni ekonomik politikalar ve Çin-ABD teknoloji rekabeti, önümüzdeki dönemde küresel ticaretin yönünü belirleyecek başlıca unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Genel olarak, 2025 yılının son çeyreğine girilirken küresel ekonomide belirgin bir ivmelenme beklenmemekte, ancak faiz indirim döngüsünün etkilerinin 2026 yılı itibarıyla daha güçlü hissedileceği tahmin edilmektedir. Enflasyonun kademeli düşüş eğilimini koruması, yeşil dönüşüm yatırımlarının artması ve dijitalleşme odaklı kamu politikalarının genişlemesiyle birlikte, 2025 küresel ekonomisi yavaş ama dengelenen bir geçiş yılı olarak değerlendirilmektedir.
2008 yılındaki küresel ekonomik krizden sonra Türkiye ekonomisi ciddi bir toparlanma sürecine girmiş olup 2014, 2015 yıllarında GYSH bir önceki yıla göre %5,2 ve %6,1 seviyelerinde artmıştır. 2016 yılı, pek çok farklı etkenin de etkisiyle büyüme hızının yavaşladığı bir dönem olmuş 2017 yılında %7,5, 2018 yılında ise %2,8 lik büyüme oranları yakalanmıştır. 2019 yılında büyüme oranı 0,9, 2020 yılında %1,8, 2021 yılında %11, 2022 yılında %5,6, 2023 yılında %4,5, 2024 yılında ise %3,2 olarak gerçekleşmiştir.
2020 yılında Covid-19 salgınının olumsuz etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde %9,9 oranında daralma kaydedilmiştir. 2023 yılı itibariyle GSYH büyüklüğüne göre Türkiye, Dünya'nın 17. Büyük ekonomisidir.
2004 yılından itibaren çift haneli seviyelerin altında seyreden enflasyon oranı 2017 yılında % 11,1, 2018 yılında %16,3, 2019 yılında %15,18, 2020 yılında %12,8, 2021 yılında %13,58, 2022 yılında %64,27, 2023 yılında %64,77 oranında gerçekleşmiştir. 2024 yılı Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %44,38 artmıştır. TÜFE bir önceki aya göre değişim oranı % 1,03 dür.


{19}------------------------------------------------

Tablo Kaynak:TÜİK
İşsizlik oranları ise son 4 yılda %11-%13 Aralığında seyretmekteydi. 2024 yılı Aralık ayı itibariyle mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdam edilenlerin sayısı 2024 yılının Aralık ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi azalarak 32 milyon 718 bin kişi olmuştur. Buna göre mevsim etkisinden arındırılmış İstihdam oranı ise %49,5 oldu. Ödemeler dengesi tarafında ise 2018 yılında %75 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı 2019 yılında %77,2, 2020 yılında ise %86, 2021 yılında %82, 2022 yılında %69,9 olarak, 2023 yılında %70,7, 2024 yılında ise %76,1 olarak gerçekleşmiştir.
2025 yılının ilk üç çeyreği itibarıyla, Türkiye ekonomisi dengelenme ve yavaş toparlanma sinyalleri vermektedir. Enflasyon hâlâ yüksek seyrederken, özellikle gıda, konut ve enerji kalemlerinde baskı sürüyor. Faiz politikalarında kontrollü gevşeme adımları atılmakta, bu da kredi maliyetlerinde sınırlı iyileşmeler sağlıyor. Ancak jeopolitik riskler, küresel finansal koşulların sıkılaşması ve döviz kuru oynaklıkları büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaktadır.
2025'te işsizlik oranlarının %8–%9 bandında seyretmesi beklenirken; istihdam artışının sınırlı olması, iş gücü piyasasında yapısal dönüşüm gerekliliğini daha belirgin hâle getiriyor. Öte yandan dış ticaret performansı 2024'e kıyasla nispeten iyileşmiş durumda; ihracatın ithalatı karşılama oranının %78–%82 civarında gerçekleşmesi beklenmektedir.
Genel tablo itibarıyla, 2025 yılı Türkiye için "ılımlı toparlanma yılı" olarak tanımlanabilir. Ancak bu süreç, hem makroekonomik disiplin hem de dış çevreye karşı yapılandırılmış stratejilerle desteklenmezse, büyüme temposunun sınırlı kalması, finansal kırılganlıkların artması ve gelir dağılımı baskılarının yeniden ortaya çıkması riski mevcuttur.

{20}------------------------------------------------

| TEMEL EKONOMİK | GÖSTERGELER | |||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| GSYH | GSYH | GSYH | Nüfus | Kişi Başı | İhracat | İthalat | Cari Denge | İşsizlik | ||
| Yıl | Artışı (%) | (Cari, Milyar TL) | (Cari, Milyar \$) | (Bin Kişi) | GSYH (\$) | (Milyar \$) | (Milyar \$) | (Milyar \$) | Oranı (%) | TÜFE (%) |
| 2015 | 5,8 | 2.354 | 868 | 80.230 | 10.822 | 151 | 214 | -21,4 | 10,3 | 8,81 |
| 2016 | 3,3 | 2.630 | 870 | 81.947 | 10.621 | 149 | 202 | -22,2 | 10,9 | 8,53 |
| 2017 | 7,8 | 3.152 | 864 | 83.443 | 10.354 | 165 | 239 | -35,1 | 10,9 | 11,92 |
| 2018 | 3,5 | 3.806 | 807 | 84.961 | 9.502 | 177 | 231 | -14,6 | 11 | 20,3 |
| 2019 | 1,3 | 4.402 | 775 | 86.206 | 8.992 | 181 | 210 | 15 | 13,7 | 11,84 |
| 2020 | 1,8 | 5.142 | 730 | 86.977 | 8.397 | 170 | 220 | -31 | 13,2 | 14,6 |
| 2021 | 11,8 | 7.434 | 828 | 87.833 | 9.424 | 225 | 271 | -6,2 | 12 | 36,08 |
| 2022 | 5,4 | 15.326 | 925 | 88.629 | 10.434 | 254 | 364 | -46,3 | 10,5 | 64,27 |
| 2023 | 5 | 27.091 | 1.153 | 88.659 | 13.008 | 256 | 362 | -41,5 | 9,4 | 64,77 |
| 2024 | 3,3 | 44.587 | 1.358 | 88.629 | 15.325 | 262 | 344 | -10,5 | 8,6 | 44,38 |
Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Ekonomik Görünüm


{21}------------------------------------------------
Türkiye ekonomisi, 2025'in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 oranında büyümüştür. 2002-2024 döneminde Türkiye Ekonomisinde yıllık ortalama %5,4 oranında büyüme kaydedilmiştir.

Kaynak: TÜİK
| ULUSLARARASI KURULUŞLARIN BÜYÜME TAHMİNLERİ |
||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Uluslararası Kuruluşlar | Yıl | Dünya | Avro Bölgesi | ABD | Brezilya | Rusya | Hindistan | Çin | Japonya | |||
| 2024 | 3,3 | 0,9 | 2,8 | 3,4 | 4,3 | 6,5 | 5 | 0,2 | ||||
| IMF | 2025 | 3 | 1 | 1,9 | 2,3 | 0,9 | 6,4 | 4,8 | 0,7 | |||
| 2026 | 3,1 | 1,2 | 2 | 2,1 | 1 | 6,4 | 4,2 | 0,5 | ||||
| 2024 | 3,3 | 0,8 | 2,8 | 3,4 | 4,3 | 6,2 | 5 | 0,2 | ||||
| OECD | 2025 | 2,9 | 1 | 1,6 | 2,1 | 1 | 6,3 | 4,7 | 0,7 | |||
| 2026 | 2,9 | 1,2 | 1,5 | 1,6 | 0,7 | 6,4 | 4,3 | 0,4 | ||||
| 2024 | 2,8 | 0,9 | 2,8 | 3,4 | 4,3 | 6,5 | 5 | 0,2 | ||||
| Dünya Bankası | 2025 | 2,3 | 0,7 | 1,4 | 2,4 | 1,4 | 6,3 | 4,5 | 0,7 | |||
| 2026 | 2,4 | 0,8 | 1,6 | 2,2 | 1,2 | 6,5 | 4 | 0,8 |
Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Ekonomik Görünüm


{22}------------------------------------------------
2025 yılı Temmuzayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1.120,8 milyar TL bütçe gelirleri 1.096,9 milyar TL ve bütçe açığı 23,9 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.


Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı Ekonomik Görünüm


{23}------------------------------------------------
Ülkemizde özellikle 2001 yılında yaşanan ekonomik krizle başlayan dönem, yaşanan diğer krizlere paralel olarak tüm sektörlerde olduğu gibi gayrimenkul piyasasında da önemli ölçüde bir daralmayla sonuçlanmıştır. 2001-2003 döneminde gayrimenkul fiyatlarında eskiye oranla ciddi düşüşler yaşanmış, alım satım işlemleri yok denecek kadar azalmıştır.
Sonraki yıllarda kaydedilen olumlu gelişmelerle, gayrimenkul sektörü canlanmaya başlamış; gayrimenkul ve inşaat sektöründe büyüme kaydedilmiştir. Ayrıca 2004-2005 yıllarında oluşan arz ve talep dengesindeki tutarsızlık, yüksek talep ve kısıtlı arz, fiyatları hızla yukarı çekmiştir. Bu dengesiz büyüme ve artışların sonucunda 2006 yılının sonuna doğru gayrimenkul piyasası sıkıntılı bir sürece girmiştir.
2007 yılında Türkiye için iç siyasetin ağır bastığı ve seçim ortamının ekonomiyi ve gayrimenkul sektörünü durgunlaştırdığı gözlenmiştir. 2008 yılı ilk yarısında iç siyasette yaşanan sıkıntılar, dünya piyasasındaki daralma, Amerikan Mortgage piyasasındaki olumsuz gelişmeler devam etmiştir. 2008 yılında ise dünya ekonomi piyasaları çok ciddi çalkantılar geçirmiştir. Yıkılmaz diye düşünülen birçok finansal kurum devrilmiş ve global dengeler değişmiştir.
Daha önce Türkiye'ye oldukça talepkar davranan birçok yabancı gayrimenkul yatırım fonu ve yatırım kuruluşu, faaliyetlerini bekletme aşamasında tutmaktadır. Global krizin etkilerinin devam ettiği dönemde reel sektör ve ülkemiz olumsuz etkilenmiştir.
Öte yandan 2009 yılı gayrimenkul açısından dünyada ve Türkiye'de parlak bir yıl olmamıştır. İçinde bulunduğumuz yıllar gayrimenkul projeleri açısından finansmanda seçici olunan yıllardır. Finans kurumları son dönemde yavaş yavaş gayrimenkul finansmanı açısından kaynaklarını kullandırmak için araştırmalara başlamışlardır.
2010 içerisinde ise siyasi ve ekonomik verilerin inşaat sektörü lehine gelişmesiyle gayrimenkul yatırımlarında daha çok nakit parası olan yerli yatırımcıların gayrimenkul portföyü edinmeye çalıştığı bir yıl olmuş ve az da olsa daha esnek bir yıl yaşanmıştır. Geçmiş dönem bize gayrimenkul sektöründe her dönemde ihtiyaca yönelik gayrimenkul ürünleri "erişilebilir fiyatlı" olduğu sürece satılabilmekte mesajını vermektedir. Bütün verilere bakıldığında 2010 yılındaki olumlu gelişmeler 2011 ilâ 2016 yıllarında da devam etmiştir.
2017 yılından itibaren, beşeri ve jeopolitik etkenlerin etkisi, döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar ve finansman imkânlarının daralmasına ek olarak artan enerji ve iş gücü maliyetleri geliştiricilerin ödeme zorluğu yaşamasına neden olmuştur.


{24}------------------------------------------------
Ülkemizdeki ekonomik dinamikleri önemli ölçüde etkileyen ve çok sayıda yan sektöre destek olan inşaat sektöründe yaşanan bu zorluklar gayrimenkullerin fiyatlamalarında optimizasyona ve üretilen toplam ünite sayısı ile proje geliştirme hızında düşüşe yol açmıştır. Banka faiz oranlarının yükselmesi ve yatırımcıların farklı enstrümanlara yönelmesi de yatırım amaçlı gayrimenkul alımlarını azaltmıştır.



Kaynak: TÜİK


{25}------------------------------------------------
2018 yılında düşük bir performans çizen inşaat sektörü 2019 yılını son çeyreği itibariyle toparlanma sürecine girmiştir. Bu hareketlenme 2020 yılının ilk 2 aylık döneminde de devam etmiştir. Ancak 2019 yılının Aralık ayında Çin'de ortaya çıkan Covid-19 salgınının 2020 yılı Mart ayında ülkemizde yayılmaya başlamasıyla ekonomi olumsuz etkilenmiş ve gayrimenkul sektörü bu durgunluktan payını almıştır. Karantina süreci sonrası TCMB ve BDDK tarafından açıklanan kararlar ve destekler sektöre olumlu yansımış, konut kredisi faizlerindeki düşüş ve kampanyalar Temmuz ve Ağustos aylarında konut satışlarını rekor seviyelere ulaştırmıştır. Pandemi sonrası süreçte Ticari hareketliliğin sağlanması amacıyla piyasaya aktarılan ucuz likiditedöviz kurlarında ve fiyatlar genel seviyesinde büyük artışlara yol açmış, sonrasında Merkez Bankası parasal sıkılaşma politikası uygulamaya başlarken parasal sıkılaşma kararları sonrasında bankaların likidite kaynakları kısılmış, bu da faiz oranlarında yükselişe yol açmıştır. 2022 yılında artan enflasyon eğilimleri pek çok ülke ekonomisini zorlamaya başlayınca daha sıkı para ve maliye politikaları uygulanmaya başlamıştır. 2021 ve 2022 yıllarında ülkemizdeki konut satışları yıl bazında birbirine yakın seviyelerde olsa da 2022 yılında ipotekli satışlarda bir önceki yıla göre %4,8lik azalış meydana gelmiştir. İpotekli satışlardaki azalma konut kredi faizlerinde ve konut fiyatlarındaki artışın etkisiyle meydana gelmiştir. 2023 yılında inşaat maliyetlerinin arttığı ve risk iştahının azaldığı bir süreç yaşanmakta olup yeni inşaat sayısı azalmış bu da konut arzında düşüşe yol açmıştır. Son dönemde Merkez Bankası politika faizlerinin kademeli olarak artırıldığı, Dünya genelinde yaşanan tedarik sıkıntıları, hammadde temininde yaşanan zorluklar ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi jeopolitik gerilimler ve resesyon beklentilerine rağmen ekonominin canlı tutulmaya çalışıldığı bir dönem içerisinden geçmekteyiz.
2024 yılında konut satışlarında bir önceki yıla göre %20,6 oranında yaşanan düşüşün ardından, 2025 yılı boyunca gayrimenkul piyasasında sınırlı bir toparlanma eğilimi gözlenmiştir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan parasal sıkılaşma politikaları, yüksek faiz ortamı ve krediye erişimdeki kısıtlar talep tarafını baskılamaya devam etmiştir. Buna karşın, artan inşaat maliyetleri, yeni proje geliştirme hızındaki yavaşlama ve sınırlı konut arzı, özellikle büyükşehirlerde fiyatların nominal olarak yüksek seviyelerde kalmasına neden olmuştur. 2025 yılı itibarıyla konut piyasasında, yatırım amaçlı talepten ziyade oturum amaçlı, seçici ve finansman imkânlarına duyarlı bir talep yapısının öne çıktığı görülmektedir. Genel değerlendirmede; kısa vadede piyasada güçlü bir büyüme beklenmemekle birlikte, arz kısıtları ve nüfus dinamikleri nedeniyle orta ve uzun vadede gayrimenkulün değerini koruyan bir yatırım aracı olma özelliğini sürdürdüğü değerlendirilmektedir.

{26}------------------------------------------------


{27}------------------------------------------------


{28}------------------------------------------------
"Bir mülkün fiziki olarak mümkün, finansal olarak gerçekleştirilebilir olan, yasalarca izin verilen ve değerlemesi yapılan mülkü en yüksek değerine ulaştıran en olası kullanımdır". (UDS Madde 6.3)
"Yasalarca izin verilmeyen ve fiziki açıdan mümkün olmayan kullanım yüksek verimliliğe sahip en iyi kullanım olarak kabul edilemez. Hem yasal olarak izin verilen hem de fiziki olarak mümkün olan bir kullanım, o kullanımın mantıklı olarak niçin mümkün olduğunun değerleme uzmanı tarafından açıklanmasını gerektirebilir. Analizler, bir veya birkaç kullanımın olası olduğunu belirlediğinde, finansal fizibilite bakımından test edilirler. Diğer testlerle birlikte en yüksek değerle sonuçlanan kullanım en verimli ve en iyi kullanımdır. (UDS madde 6.4)
Taşınmazın konumu, ulaşım kabiliyeti, bulunduğu bölgenin gelişim potansiyeli dikkate alındığında mevcut kullanımın fonksiyonun devam etmesinin en uygun kullanım şekli olduğu düşünülmektedir.
Taşınmazların değerine etki eden özet faktörler :
Değerleme yaklaşımlarının uygun ve değerlenen varlıklarının içeriği ile ilişkili olmasına dikkat edilmesi gerekir. Aşağıda tanımlanan ve açıklanan üç yaklaşım değerlemede kullanılan temel yaklaşımlardır. Bunların tümü, fiyat dengesi, fayda beklentisi veya ikame ekonomi ilkelerine dayanmaktadır. Temel değerleme yaklaşımları Pazar Yaklaşımı, Gelir Yaklaşımı ve Maliyet Yaklaşımıdır. Bu temel değerleme yaklaşımlarının her biri farklı, ayrıntılı uygulama yöntemlerini içerir.
Bir varlığa ilişkin değerleme yaklaşımlarının ve yöntemlerinin seçiminde amaç belirli durumlara en uygun yöntemin bulunmasıdır. Bir yöntemin her duruma uygun olması söz konusu değildir. Seçim sürecinde asgari olarak aşağıdakiler dikkate alınır:
(a) değerleme görevinin koşulları ve amacı ile belirlenen uygun değer esas(lar)ı ve varsayılan kullanım(lar)ı,


{29}------------------------------------------------
Pazar yaklaşımı varlığın, fiyat bilgisi elde edilebilir olan aynı veya karşılaştırılabilir (benzer) varlıklarla karşılaştırılması suretiyle gösterge niteliğindeki değerin belirlendiği yaklaşımı ifade eder.
Aşağıda yer verilen durumlarda, pazar yaklaşımının uygulanması ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilmesi gerekli görülmektedir:
Yukarıda yer verilen durumlarda pazar yaklaşımının uygulanması ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilmesi gerekli görülmekle birlikte, söz konusu kriterlerin karşılanamadığı aşağıdaki ilave durumlarda, pazar yaklaşımı uygulanabilir ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilebilir. Pazar yaklaşımının aşağıdaki durumlarda uygulanması halinde, değerlemeyi gerçekleştirenin diğer yaklaşımların uygulanıp uygulanamayacağını ve pazar yaklaşımı ile belirlenen gösterge niteliğindeki değeri pekiştirmek amacıyla ağırlıklandırılıp ağırlıklıklandırılamayacağı dikkate alması gerekli görülmektedir:
Birçok varlığın benzer olmayan unsurlardan oluşan yapısı, pazarda birbirinin aynı veya benzeyen varlıkları içeren işlemlere ilişkin bir kanıtın genelde bulunamayacağı anlamına gelir. Pazar yaklaşımının kullanılmadığı durumlarda dahi, diğer yaklaşımların uygulanmasında pazara dayalı girdilerin azami kullanımı gerekli görülmektedir (örneğin, etkin getiriler ve getiri oranları gibi pazara dayalı değerleme ölçütleri).
Karşılaştırılabilir pazar bilgisinin varlığın tıpatıp veya önemli ölçüde benzeriyle ilişkili olmaması halinde, değerlemeyi gerçekleştirenin karşılaştırılabilir varlıklar ile değerleme konusu varlık arasında niteliksel ve niceliksel benzerliklerin ve farklılıkların karşılaştırmalı bir analizini yapması gerekir. Bu karşılaştırmalı analize dayalı düzeltme yapılmasına


{30}------------------------------------------------
genelde ihtiyaç duyulacaktır. Bu düzeltmelerin makul olması ve değerlemeyi gerçekleştirenlerin düzeltmelerin gerekçeleri ile nasıl sayısallaştırıldıklarına raporlarında yer vermeleri gerekir.
Pazar yaklaşımında genellikle her biri farklı çarpanlara sahip karşılaştırılabilir varlıklardan elde edilen pazar çarpanları kullanılır. Belirlenen aralıktan uygun çarpanın seçimi niteliksel ve niceliksel faktörlerin dikkate alındığı bir değerlendirmenin yapılmasını gerektirir.
Maliyet yaklaşımı, bir alıcının, gereksiz külfet doğuran zaman, elverişsizlik, risk gibi etkenler söz konusu olmadıkça, belli bir varlık için, ister satın alma, isterse yapım yoluyla edinilmiş olsun, kendisine eşit faydaya sahip başka bir varlığı elde etme maliyetinden daha fazla ödeme yapmayacağı ekonomik ilkesinin uygulanmasıyla gösterge niteliğindeki değerin belirlendiği yaklaşımdır. Bu yaklaşımda, bir varlığın cari ikame maliyetinin veya yeniden üretim maliyetinin hesaplanması ve fiziksel bozulma ve diğer biçimlerde gerçekleşen tüm yıpranma paylarının düşülmesi suretiyle gösterge niteliğindeki değer belirlenmektedir.
Aşağıda yer verilen durumlarda, maliyet yaklaşımının uygulanması ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilmesi gerekli görülmektedir:
Yukarıda yer verilen durumlarda maliyet yaklaşımının uygulanması ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilmesi gerekli görülmekle birlikte, söz konusu kriterlerin karşılanamadığı aşağıdaki ilave durumlarda, maliyet yaklaşımı uygulanabilir ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilebilir. Maliyet yaklaşımının aşağıdaki durumlarda uygulanması halinde, değerlemeyi gerçekleştirenin diğer yaklaşımların uygulanıp uygulanamayacağını ve maliyet yaklaşımı ile belirlenen gösterge niteliğindeki değeri pekiştirmek amacıyla ağırlıklandırılıp ağırlıklandırılamayacağını dikkate alması gerekli görülmektedir:


{31}------------------------------------------------
Kısmen tamamlanmış bir varlığın değeri genellikle, varlığın oluşturulmasında geçen süreye kadar katlanılan maliyetleri (ve bu maliyetlerin değere katkı yapıp yapmadığını) ve katılımcıların, varlığın, tamamlandığındaki değerinden varlığı tamamlamak için gereken maliyetler ile kâr ve riske göre yapılan uygun düzeltmeler dikkate alındıktan sonraki değerine ilişkin beklentilerini yansıtacaktır.
Gelir yaklaşımı, gösterge niteliğindeki değerin, gelecekteki nakit akışlarının tek bir cari değere dönüştürülmesi ile belirlenmesini sağlar. Gelir yaklaşımında varlığın değeri, varlık tarafından yaratılan gelirlerin, nakit akışlarının veya maliyet tasarruflarının bugünkü değerine dayanılarak tespit edilir.
Aşağıda yer verilen durumlarda, gelir yaklaşımının uygulanması ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilmesi gerekli görülmektedir:
Yukarıda yer verilen durumlarda gelir yaklaşımının uygulanması ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilmesi gerekli görülmekle birlikte, söz konusu kriterlerin karşılanamadığı aşağıdaki ilave durumlarda, gelir yaklaşımı uygulanabilir ve bu yaklaşıma önemli ve/veya anlamlı ağırlık verilebilir. Gelir yaklaşımının aşağıdaki durumlarda uygulanması halinde, değerlemeyi gerçekleştirenin diğer yaklaşımların uygulanıp uygulanamayacağını ve gelir yaklaşımı ile belirlenen gösterge niteliğindeki değeri pekiştirmek amacıyla ağırlıklandırılıp ağırlıklandırılamayacağını dikkate alması gerekli görülmektedir:
Gelir yaklaşımının temelini, yatırımcıların yatırımlarından getiri elde etmeyi beklemeleri ve bu getirinin yatırıma ilişkin algılanan risk seviyesini yansıtmasının gerekli görülmesi teşkil eder.
Genel olarak yatırımcıların sadece sistematik risk ("pazar riski" veya "çeşitlendirmeyle giderilemeyen risk" olarak da bilinir) için ek getiri elde etmeleri beklenir.


{32}------------------------------------------------
Taşınmazın satış (pazar) değerlerinin tespiti, kullanımı mümkün olan yöntemlerle saptanmış olup değerleme prosesi aşağıda ayrıntılı olarak verilmiştir.
Taşınmazın değerinin tespitinde aşağıdaki yöntemler dikkate alınmıştır.
Maliyet yaklaşımı, bir alıcının, gereksiz külfet doğuran zaman, elverişsizlik, risk gibi etkenler söz konusu olmadıkça, belli bir varlık için, ister satın alma, isterse yapım yoluyla edinilmiş olsun, kendisine eşit faydaya sahip başka bir varlığı elde etme maliyetinden daha fazla ödeme yapmayacağı ekonomik ilkesinin uygulanmasıyla gösterge niteliğindeki değerin belirlendiği yaklaşımdır. Bu yaklaşımda, bir varlığın cari ikame maliyetinin veya yeniden üretim maliyetinin hesaplanması ve fiziksel bozulma ve diğer biçimlerde gerçekleşen tüm yıpranma paylarının düşülmesi suretiyle gösterge niteliğindeki değer belirlenmektedir.
Özetle bu yöntemde taşınmazın arsa ve üzerindeki inşai yatırımlar olmak üzere 2 bileşen dikkate alınarak değer tespiti yapılmaktadır. Rapora konu taşınmaz bağımsız bölüm niteliğinde olduğundan bu yöntemin kullanılması mümkün olmamıştır.
Bu yöntemde, taşınmazın çevresinde pazara çıkarılmış ve yakın dönemde satılmış benzer gayrimenkullerin satış değerleri araştırılmış ve pazar değerini etkileyebilecek kriterler çerçevesinde fiyat ayarlaması yapıldıktan sonra konu gayrimenkul için fiyat belirlenmiştir.
Bulunan emsaller, görülebilirlik, konum, büyüklük, durumu gibi kriterler dahilinde karşılaştırılmış, çevredeki emlak pazarının güncel değerlendirmesi için emlak pazarlama firmaları ve mal sahipleri ile görüşülmüş; yanı sıra ofisimizdeki mevcut veri ve bilgilerden yararlanılmıştır.
Uygunlaştırmada kullanılan yüzdelik oranlar örnekleme olarak aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır.
| Emsalin Durumu (Konum) |
Emsalin Durumu (Büyüklük) |
Emsalin Durumu (Yaş/İnşai Kalite) |
Yüzdelik Oranlar |
|---|---|---|---|
| Çok Kötü | Çok Büyük | Çok Eski | > %20 |
| Orta Kötü | Orta Büyük | Orta Eski | %11 … %20 |
| Az Kötü | Az Büyük | Az Eski | %1 … %10 |
| Benzer | Benzer | Benzer | %0 |
| Az İyi | Az Küçük | Az Yeni | -%10%1 |
| İyi | Küçük | -%20 %11 | |
| Çok İyi | Çok Küçük | Çok Yeni | > -%20 |

{33}------------------------------------------------
Çevrede yapılan piyasa araştırmalarında aşağıdaki tespitlerde bulunulmuştur.
Taşınmaz ile aynı bölgede Hamza Yerlikaya Bulvarı ile Alemdağ Caddesi kesişiminde yer alan 13 katlı toplam 13.640,00 m2 (2. Bodrum Kat: 2.750,00 m2, 1. Bodrum Kat :2.750,00 m2, Zemin Kat: 1.200,00 m2, 1. Normal Kat: 1.200,00 m2 2 . - 8. Katların 750,00'şer m2 ve Çatı Katı: 490 m2) kullanım alanlı olduğu beyan edilen bina 1.100.000.000 TL bedelle satılıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve daha yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (80.645,-TL/m2)
Taşınmaz ile aynı bölgede Hamza Yerlikaya Bulvarı üzerinde yer alan 4 katlı toplam 550,00 m2 (her katı 137,50 m2) kullanım alanlı olduğu beyan edilen bina 65.000.000 TL bedelle satılıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (118.182,-TL/m2)
Taşınmaz ile aynı bölgede Alemdağ Caddesi üzerinde yer alan 2 katlı toplam 100,00 m2 (bodrum kat 42,00 m2 ve zemin kat 58,00 m2) kullanım alanlı olduğu beyan edilen depolu dükkan 12.000.000 TL bedelle satılıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (120.000,-TL/m2)
Taşınmaz ile aynı bölgede Alemdağ Caddesi üzerinde yer alan 2 katlı toplam 150,00 m2 (bodrum kat 50,00 m2 ve zemin kat 100,00 m2) kullanım alanlı olduğu beyan edilen depolu dükkan 15.500.000 TL bedelle satılıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (103.333,-TL/m2)
Taşınmaz ile aynı bölgede Hamza Yerlikaya Bulvarı üzerinde yer alan 3 katlı toplam 462,00 m2 (her katı 154,00 m2) kullanım alanlı olduğu beyan edilen bina 40.000.000 TL bedelle satılıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiştir. (86.580,-TL/m2)


{34}------------------------------------------------
| EMSAL ANALİZİ ve HESAPLAMA | |||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Birim Satış Fiyatı (TL) |
Pazarlık Oranı |
Alan eltmesi |
Bina Yaşı/Ka | litesi | Konum/ Şe | refiye | Toplam Düzeltme |
Ortalama Değer |
|||||
| Konu Mülk |
19/İyi | Hamza Yerlikay | a Bulvarı | 85.500 | |||||||||
| Düzeltme Oranı |
Alanı | Düzeltme Oranı |
Durumu Düzeltme Oranı |
Durumu | Düzeltme Oranı |
Düzeltme Oranı |
|||||||
| Emsal 1 | 80.645 | -5% | 13640 | 10% | 5 Yıllık/Benzer | -15% | Az İyi/Benzer | -15% | -25% | 60.484 | |||
| Emsal 2 | 118.182 | -5% | 550 | 10% | 5 Yıllık/Benzer | -15% | Benzer/Benzer | 0% | -10% | 106.364 | |||
| Emsal 3 | 120.000 | -5% | 100 | 10% | 5 Yıllık/Benzer -15% | Az İyi/Benzer | -10% | -20% | 96.000 | ||||
| Emsal 4 | 103.333 | -5% | 150 | 10% | 5 Yıllık/Benzer -15% | Az İyi/Benzer | -10% | -20% | 82.667 | ||||
| Emsal 5 | 86.580 | -5% | 462 | 10% | 10 Yıllık/Benzer | -10% | Benzer/Benzer | 0% | -5% | 82.251 |
Rapora konu taşınmaz ile bölgede yer alan benzer özelliklere sahip satılık dükkan/bina emsalleri araştırılmıştır. Emsallerin pazarlık payları ve şerefiyeleri dikkate alınarak düzeltilmiş birim değeri olarak taşınmaza birim m² değeri için 85.500,-TL/m² hesaplanmıştır.
Taşınmaz ile aynı bölgede Hamza Yerlikaya Bulvarı ile Alemdağ Caddesi kesişiminde yer alan 13 katlı toplam 13.640,00 m² (2. Bodrum Kat: 2.750,00 m², 1. Bodrum Kat: 2.750,00 m², Zemin Kat: 1.200,00 m², 1. Normal Kat: 1.200,00 m² 2 . - 8. Katların 750,00'şer m² ve Çatı Katı: 490 m²) kullanım alanlı olduğu beyan edilen bina aylık 3.950.000 TL bedelle kiralıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve daha yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (290,-TL/m²)
Taşınmaz ile aynı bölgede Alemdağ Caddesi üzerinde yer alan 4 katlı toplam 1.600,00 m² (her katı 400,00 m²) kullanım alanlı olduğu beyan edilen bina aylık 600.000 TL bedelle kiralıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (375,-TL/m²)
Taşınmaz ile aynı bölgede Alemdağ Caddesi üzerinde yer alan 3 katlı toplam 1.500,00 m² (her katı 500,00 m²) kullanım alanlı olduğu beyan edilen bina aylık 550.000 TL bedelle satılıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (367,-TL/m²)
Taşınmaz ile aynı bölgede Alemdağ Caddesi üzerinde yer alan tek katlı toplam 300,00 m² kullanım alanlı olduğu beyan edilen dükkan aylık 275.000 TL bedelle kiralıktır. Pazarlık payı olduğu öğrenilmiş olup daha iyi konumda ve yeni bina olduğundan yüksek şerefiyeye sahiptir. (917,-TL/m²)


{35}------------------------------------------------
| EMSAL ANALİZİ ve HESAPLAMA | ||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Birim Kira Fiyatı (TL) |
Pazarlık Oranı |
Alan eltmesi |
Bina Yaşı/Kalitesi | Konum/ Şeref | Toplam Düzeltme |
Ortalama Kira Değeri (TL/m2) |
||||||||
| Konu Mülk |
19/Orta | Hamza Yerlikaya | Bulvarı | 386 | ||||||||||
| Düzeltme Oranı |
Alanı | Düzeltme Oranı |
Durumu | Durumu Düzeltme Oranı |
Düzeltme Oranı |
Düzeltme Oranı |
||||||||
| Emsal 6 | 290 | -5% | 13640 | 10% | 5 Yıllık / Benzer | -15% | Az İyi/Benzer | -15% | -25% | 217 | ||||
| Emsal 7 | 375 | -5% | 1600 | 10% | 5 Yıllık / Benzer | 5 Yıllık / Benzer -15% | -10% | -20% | 300 | |||||
| Emsal 8 | 367 | -5% | 1500 | 10% | 5 Yıllık / Benzer -15% | Az İyi/Benzer | -10% | -20% | 293 | |||||
| Emsal 9 | 917 | -5% | 300 | 10% | 5 Yıllık / Benzer | -15% | Az İyi/Benzer | -10% | -20% | 733 |
Rapora konu taşınmaz ile bölgede yer alan benzer özelliklere sahip kiralık dükkan/bina emsalleri araştırılmıştır. Emsallerin pazarlık payları ve şerefiyeleri dikkate alınarak düzeltilmiş birim kira değeri olarak taşınmazın birim m² değeri için 386,-TL/m² hesaplanmıştır.

Yapılan piyasa araştırmaları, değerleme süreci ve emsal analizinden hareketle belirtilen özellikler göz önünde bulundurularak taşınmazın m² birim değeri takdir edilmiş ve kullanım alanı ile çarpılarak pazar ve kira değeri hesaplanmıştır. Değerlemesi yapılan taşınmazın belirlenen m² birim değeri ile değeri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
| SIRA NO |
BLOK | BB NO |
NİTELİĞİ | BRÜT KULLANIM ALANI (m2) |
KİRA BİRİM DEĞER (TL/m²) |
BİRİM DEĞERİ (TL/m²) |
PİYASA DEĞERİ (TL) |
KİRA DEĞERİ (TL) |
KDV DAHİL PİYASA DEĞERİ (TL) |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | - | 2 | Depolu Dükkan |
3484 | 386 | 85.500 | 297.880.000 | 1.345.000 | 357.456.000 |
| TOPLAM | 297.880.000 | 1.345.000 | 357.456.000 |


{36}------------------------------------------------
Bu yaklaşımda, Doğrudan İndirgeme (Direkt Kapitalizasyon) ve Gelir İndirgeme (en önemli örneği İndirgenmiş Nakit Akımları analizidir) olarak adlandırılan iki yöntem kullanılmaktadır. Rapor konusu taşınmazların değer tespitinde kira bedelinin ve kapitalizasyon oranının kolay tespit edilebilir olması sebebiyle Doğrudan İndirgeme yöntemi kullanılmıştır.
Direkt ya da doğrudan kapitalizasyon da denilen ve mülkün bir yıllık stabilize getirisini baz alan bu yaklaşım, yeni bir yatırımcı açısından gelir üreten mülkün piyasa değerini analiz eder.
Bu yöntemde bir kapitalizasyon oranı elde edebilmek için karşılaştırılabilir mülklerin satış fiyatlarıyla gelirleri arasındaki ilişkiyi incelenir daha sonra konu mülkün sahip olunduktan sonraki ilk yılda elde edilen yıllık faaliyet gelirine bu oran uygulanır.
Elde edilen değer, benzer mülklerin aynı düzeyde getiri elde edeceği varsayımıyla belirlenen gelir düzeyi ile garanti edilen piyasa değeridir.
Bu çalışmada kapitalizasyon oranı 0,057 olarak alınmıştır. Gelir yaklaşımı ile takdir edilen taşınmazın değerleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
| SIRA NO |
BLOK | BB NO | NİTELİĞİ | BRÜT KULLANIM ALANI (m2) |
KİRA BİRİM DEĞER (TL/m²) |
KİRA DEĞERİ (TL/Ay) |
KİRA DEĞERİ (TL/Yıl) |
KAP. ORANI |
PAZAR DEĞERİ (TL) |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | Depolu Dükkan |
3484 | 386 | 1.345.000 | 16.140.000 | 0,057 | 283.150.000 | |
| TOPLAM | 1.345.000 | 16.140.000 | TOPLAM | 283.150.000 |
Doğrudan İndirgeme (Direkt Kapitalizasyon) yöntemine göre; taşınmazların toplam değeri 283.150.000,-TL olarak hesaplanmıştır.
Bilgi Notu: Taşınmazın mevcut kullanım alanı dikkate alınarak bilgi amaçlı değeri (İlave kısım 5.036,00 m² x 18.200,-TL/m² (2025 yılı 3B yapı yaklaşık maliyeti) 91.655.000 TL olmak üzere 297.880.000,-TL (yasal değeri) + 91.655.000,-TL (gayri yasal inşa edilen kısım maliyeti) 389.535.000,-TL olarak hesaplanmıştır.


{37}------------------------------------------------
Görüleceği üzere kullanılması mümkün olan iki yöntemle bulunan değerler birbirlerine yakındır.
| FARKLI DEĞERLEME YÖNTEMLERİ İLE HESAPLANMIŞ DEĞERLERİN KARŞILAŞTIRMASI | ||||||
|---|---|---|---|---|---|---|
| KULLANILAN YÖNTEMLER | TOPLAM DEĞER (TL) | |||||
| EMSAL KARŞILAŞTIRMA YAKLAŞIMI | 297.880.000 | |||||
| GELİR İNDİRGEME YAKLAŞIMI | 283.150.000 |
Ancak nihai değer olarak gayrimenkul rayiçleri piyasanın ekonomik parametrelerini her dönemde kendi içinde daha tutarlı bir denge ile yansıtması ve kira gelirlerinin başta ekonomik veriler olmak üzere olumlu ya da olumsuz gelişmelere bağlı olarak değişkenlik arz edebileceğinden "Emsal Karşılaştırma Yöntemi" ile bulunan değerlerin alınması uygun görülmüş ve taşınmazların arsa payları dâhil toplam değeri 297.880.000,-TL olarak belirlenmiştir.
Taşınmaz için kira değeri analizi yapılmış olup rapor konusu bağımsız bölümün aylık toplam kira değeri 1.345.000,-TL olarak takdir edilmiştir.
Taşınmaz, kat irtifaklı olup kat mülkiyetine geçilmemiştir. Halihazırda iskanı da bulunmamakta olup projeye aykırı imalatlar yapılmıştır. Taşınmaza projesindeki kullanım alanı üzerinden kıymet takdir edilmiştir.
18.4. Değerleme Konusu Gayrimenkulün, Üzerinde İpotek veya Gayrimenkulün Değerini Doğrudan Etkileyecek Nitelikte Herhangi Bir Takyidat Bulunması Durumları Hariç, Devredilebilmesi Konusunda Bir Sınırlamaya Tabi Olup Olmadığı Hakkında Bilgi
Rapora konu taşınmazın devredilmesinde sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde herhangi bir engel bulunmadığı kanaatindeyiz.
Değerleme, proje geliştirme niteliğinde değildir.


{38}------------------------------------------------
Asgari bilgilerden verilmeyen yoktur.
Taşınmazın müşterek veya bölünmüş kısımları yoktur.
Hasılat paylaşımı ya da kat karşılığı yöntemleri kullanılmamıştır.
Taşınmaz, projeden farklı ve büyük inşa edilmiş olup mevcut durumuyla yeniden ruhsata bağlanmamıştır. Yapı kullanma izin belgesi de bulunmamakta olup kat mülkiyetine geçilmemiştir.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları'na İlişkin esaslar Tebliği'nin 22. Maddesi 1. Fırka (b) ve (c) bentleri:
Değerlemesi yapılan taşınmaz, yapı kullanma izin belgesi bulunmaması ve kat mülkiyetine geçilmemiş olması sebepleriyle Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı portföyüne uygun değildir.


{39}------------------------------------------------
19. SONUÇ
Rapor içeriğinde özellikleri belirtilen depolu dükkanın yerinde yapılan incelemelerinde
konumuna, mimari ve inşai özelliklerine, yasal izinlerine, yasal kullanım alanı büyükliğüne ve
çevrede yapılan piyasa araştırmalarına göre günümüz ekonomik koşulları itibarı ile arsa payı
dâhil değeri için,
297.880.000,-TL (İkiyüzdoksanyedimilyonsekizyüzseksenbin Türk Lirası) kıymet takdir
edilmiştir.
Taşınmazın KDV dahil (%20) toplam değeri 357.456.000,-TL'dir.
Rapor konusu taşınmaz, Sermaye Piyasası Kurulu hükümlerince GYO portföyüne uygun
değildir.
İşbu rapor, EYG Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin talebi üzerine ve e-imzalı
orijinal olarak düzenlenmiş olup kopyaların kullanımları halinde ortaya çıkabilecek sonuçlardan
şirketimiz sorumlu değildir.
Bilgilerinize sunulur. 08 Ocak 2026
(Değerleme tarihi: 31 Aralık 2025)
Saygılarımızla,
LOTUS Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.
Eki:
Fotoğraflar
Proje Resimleri
İmar Durum Plan Örneği
İpotek Yazısı
Takbis Belgesi
Değerleme Uzmanlığı Lisans Belgeleri
Mesleki Tecrübe Belgeleri
M. Kıvanç KILVAN Sorumlu Değerleme Uzmanı
(Lisans No: 400114)
Ercan MEŞE Sorumlu Değerleme Uzmanı
(Lisans No: 406154)
e-imzalıdır e-imzalıdır


Building tools?
Free accounts include 100 API calls/year for testing.
Have a question? We'll get back to you promptly.