AI Terminal

MODULE: AI_ANALYST
Interactive Q&A, Risk Assessment, Summarization
MODULE: DATA_EXTRACT
Excel Export, XBRL Parsing, Table Digitization
MODULE: PEER_COMP
Sector Benchmarking, Sentiment Analysis
SYSTEM ACCESS LOCKED
Authenticate / Register Log In

EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.

Regulatory Filings Jan 8, 2026

5907_rns_2026-01-08_7acd7e46-74c9-4617-bcad-ef9c346f6bac.pdf

Regulatory Filings

Open in Viewer

Opens in native device viewer

FORM GAYRİMENKUL DEĞERLEME VE DANIŞMANLIK A.Ş.

GAYRİMENKUL DEĞERLEME RAPORU

2025.EKGYO. 2 ARALIK, 2025

Talep Sahibi
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
Raporu Düzenleyen
Form Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.
Rapor Tarihi
31.12.2025
Rapor Numarası 2025.EKGYO.
2
Raporun Konusu Aydın, Didim, Efeler, 4572
Ada, 1
Parsel
Değerleme Konusu ve
Kapsamı
Aydın, Didim, Efeler
Mahallesi, 4572
Ada 1
Parsel, 1
Adet Parsel
Satış Değer Tespiti
  • İş bu rapor, Ellibeş (55) sayfadan oluşmaktadır ve ekleriyle bir bütündür.
  • Bu rapor, Sermaye Piyasası Kurulu'nun III-62.3 sayılı "Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğ" hükümleri ile bu tebliğ ekinde yer alan "Değerleme Raporlarında Bulunması Gereken Asgari Hususlar" çerçevesinde Tebliğin 1 inci maddesi ikinci fıkrası kapsamında hazırlanmıştır.

İçindekiler YÖNETİCİ ÖZETİ 5
1. RAPOR BİLGİLERİ 7
1.1 Rapor Tarihi7
1.2 Rapor Numarası7
1.3 Raporun Türü / Başlık7
1.4 Raporu Hazırlayan Değerleme Uzman Yardımcısı ve Değerleme Uzmanı Adı ve Soyadı7
1.5 Sorumlu Değerleme Uzmanı Adı ve Soyadı7
1.6 Değerleme Tarihi7
1.7 Dayanak Sözleşmesi Tarihi / Numarası7
1.8 Değerleme Raporunun Amacı7
1.9 Raporun SPK düzenlemeleri kapsamında hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin açıklama7
1.10 Değerleme Konusu Gayrimenkul İçin Şirketimiz Tarafından Daha Önceki Tarihlerde Yapılan Son Üç Değerlemeye İlişkin Bilgiler7
2. DEĞERLEME KURULUŞU-MÜŞTERİ BİLGİLERİ, DEĞERLEMENİN TANIM VE KAPSAMI 9
2.1. Değerleme Kuruluşunun Unvanı, Adresi ve Şirket Bilgileri9
2.2. Müşteri Ünvanı, Adresi ve Bilgileri9
2.3. Müşteri Taleplerinin Kapsamı ve (Varsa) Getirilen Sınırlamalar9
2.4. İşin Kapsamı9
3. DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER 11
3.1. Gayrimenkulün Yeri, Konumu, Tanımı ve Çevresel Özellikleri11
3.1.1. Gayrimenkulün Çevresel Özellikleri:11
3.1.2. Ulaşım Bağlantıları:13
3.1.3. Tanımı:15
3.2. Gayrimenkulün Tapu Kayıt Bilgileri15
3.3. Tapu, Plan, Proje, Ruhsat, Şema vb. Dokümanlar15
3.4. Gayrimenkulün Tapu Kayıt Bilgileri ile Mevcut Durumun Uygunluğu15
3.5. Gayrimenkulün Son Üç Yılındaki Mülkiyet ve Diğer Hukuki Değişiklikler (İmar Durumu, Kamulaştırma İşlemleri, vb.)15
3.6. Gayrimenkulün Tapu Tetkiki15
3.7. Gayrimenkulün İmar Durumu16
3.7.1 Gayrimenkul ile ilgili herhangi bir yıkım kararı, cezai tutanak, durdurma kararı olup olmadığına ilişkin sorgulama16
3.7.2 Gayrimenkulün Kadastral Durumunda son 3 yıl içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hakkında görüş:16
3.8. Değerlemesi yapılan projelerin ilgili mevzuat uyarınca gerekli tüm izinlerinin alınıp alınmadığı, projesinin hazır ve onaylanmış, inşaata
başlanması için yasal gerekliliği olan tüm belgelerinin tam ve doğru olarak mevcut olup olmadığı hakkında bilgi ve projenin gayrimenkul yatırım
ortaklığı portföyüne alınmasına sermaye piyasası hükümleri çerçevesinde engel teşkil edip etmediği hakkında görüş16
3.9. Değerlemesi yapılan projeler ile ilgili olarak, 29/6/2001 tarih ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca denetim yapan yapı
denetim kuruluşu (ticaret unvanı, adresi v.b) ve değerlemesi yapılan gayrimenkul ile ilgili olarak gerçekleştirdiği denetimler hakkında bilgi,16
3.10. Eğer belirli bir projeye istinaden değerleme yapılıyorsa, projeye ilişkin detaylı bilgi ve planların ve söz konusu değerin tamamen mevcut
projeye ilişkin olduğuna ve farklı bir projenin uygulanması durumunda bulunacak değerin farklı olabileceğine ilişkin açıklama16
3.11. Gayrimenkule ilişkin yapılmış bir sözleşme olup olmadığına ilişkin açıklama17
4. DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER 19
4.1. Gayrimenkulün Bulunduğu Bölgenin Analizi ve Kullanılan Veriler19
4.2. Mevcut Ekonomik Koşulların, Gayrimenkul Piyasasının Analizi, Mevcut Trendler ve Dayanak Veriler19

4.3. Değerleme İşlemini Olumsuz Yönde Etkileyen veya Sınırlayan Faktörler19
4.4. Gayrimenkulün Yapısal, İnşaat Özellikleri29
4.6. Gayrimenkulün Teknik Özellikleri ve Değerlemede Baz Alınan Veriler30
4.7. Taşınmazın Değerine Etken Faktörler30
4.8. Değerleme İşleminde Kullanılan Varsayımlar ve Bunların Kullanılma Nedenleri30
4.9. Değerlemede ve Proje Geliştirmede Kullanılan Yöntemler31
4.9.1 Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı31
4.9.2 Gelir İndirgeme Yaklaşımı31
4.9.3 Maliyet Yaklaşımı31
4.10. Değerleme Çalışmasında Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Seçilmesinin Nedenleri31
4.11.Üzerinde Proje Geliştirilen Arsaların Boş Arazi ve Proje Değeri31
4.12. Nakit / Gelir Akımları Analizi32
4.13. Maliyet Oluşumları Analizi32
4.14. Değerlemede Esas Alınan Satış Örnekleri ve Bunların Seçilme Nedenleri32
4.15. Kira Değeri Analizi ve Kullanılan Veriler33
4.16. Gayrimenkul ve Buna Bağlı Hakların Hukuki Durumunun Analizi34
4.17.
Boş Arazi ve Geliştirilmiş Proje Değeri Analizi, Kullanılan Veriler, Varsayımlar ve Sonuçlar34
4.19. Müşterek veya Bölünmüş Kısımların Değerleme Analizi34
4.20 Hasılat paylaşımı veya kat karşılığı yöntemi ile yapılacak projelerde emsal pay oranları34
5. ANALİZ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ 36
5.1. Değerleme Metotlarının ve Analizlerinin Uyumlaştırılması, Nedenleri36
5.2. Asgari Bilgilerden Raporda Yer Verilmeyenlerin Gerekçeleri36
5.3. Gayrimenkulün Yasal Gereklilikleri, İzin ve Belgelerinin Durumu İle İlgili Genel Görüş36
5.4. Gayrimenkulün, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Portföyüne Alınmasında Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde, Bir Engel Olup-Olmadığı
İle İlgili Görüş36
6. SONUÇ 38
6.1. Sorumlu Değerleme Uzmanın Sonuç Cümlesi38
6.2. Peşin Satış Fiyatı Esas Alınarak, Türk Lirası Üzerinden Nihai Değer Takdirinin Yapılması38
6.3. Değerlemenin Katma Değer Vergisi Hariç Yapılması ve İlgili Katma Değer Vergisi Tutarının da Eklenerek Toplam Değere Ulaşılması,38
6.4. Gayrimenkul projelerinin değerlemesinde, projenin değerleme tarihi itibariyle bitirilmiş olması varsayımı ile Türk Lirası üzerinden ve ayrıca
değerleme tarihi itibariyle tamamlanmış kısmının arsa değeri dahil Türk Lirası üzerinden değerinin takdir edilmesi38

7. EKLER......................................................................................................................................................... Hata! Yer işareti tanımlanmamış.

YÖNETİCİ ÖZETİ
Talep Sahibi Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
Rapor No ve Tarihi
2025.EGYO.2 / 31.12.2025
Değerleme Konusu
ve Kapsamı
Bu rapor, müşteri talebi üzerine belirtilen kayıtta bulunan gayrimenkulün değerleme tarihindeki
piyasa koşulları ve ekonomik göstergeler doğrultusunda güncel piyasa değerinin tespiti ve bu
parsel üzerinde geliştirilen projenin Türk Lirası cinsinden tespitine yönelik olarak, SPK mevzuatı
kapsamında kullanılmak üzere, ilgili tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde hazırlanmıştır.
Taşınmazın Açık
Adresi
Efeler
Mahallesi, 4572
Ada, 1 Parsel, Didim / AYDIN
Tapu Kayıt Bilgisi Aydın
İli, Didim
İlçesi, Efeler
Mahallesi, 4572
Ada, 1 Parsel
Fiili Kullanımı
(Mevcut Durumu)
Parsel
İmar Durumu 4572
ada 1
parsel 1/1.000 Ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kısmen "Konut Alanı" kısmen
"Park Alanı" lejantı içerisinde yer almaktadır.
Kurum tarafından tarafımıza gönderilen öneri imar
planına göre parselin 40.000 m2
lik kısmı "Konut Alanı"
lejantı içerisinde yer almakta E:0.60 ve
Hmax: 6.50 m yapılaşma koşullarına sahip olacağı öngörülmüştür. Müşteri bilgisi dâhilinde
değerleme öneri plana göre yapılmıştır.
Kısıtlılık Hali Taşınmazın tapu kaydında kısıtlılık oluşturabilecek herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
Taşınmazın Mevcut
Durumuyla KDV
Hariç Toplam
Değeri
698.743.762,94 ₺
(
Altıyüzdoksansekizmilyon Yediyüzkırküçbin Yediyüzaltmışiki Türk Liraso
Doksandört
Kuruş
)
Taşınmazın
Mevcut
768.618.139,24 ₺
Durumuyla KDV
Dahil Toplam
Değeri
( Yediyüzaltmışsekizmilyon Altıyüzonsekizbin Yüzotuzdokuz
Türk Lirası Yirmidört
Kuruş )
Açıklama Değerleme konusu taşınmaz olan
4572
Ada, 1
parsel mahallen boş arazidir. Değerleme sürecini
olumsuz etkileyecek bir durum oluşmamıştır.
Raporu
Hazırlayanlar
Fatih Orkun SAKALLI -
SPK Lisans No: 407060
Sorumlu Değerleme
Uzmanı
Çetin BEGİÇ-
SPK Lisans No: 400479

Bölüm 1 RAPOR BİLGİLERİ

  • 1.1. Rapor Tarihi
  • 1.2. Rapor Numarası
  • 1.3. Raporun Türü / Başlık
  • 1.4. Raporu Hazırlayanların Ad ve Soyadları
  • 1.5. Sorumlu Değerleme Uzmanının Adı Soyadı
  • 1.6. Değerleme Tarihi
  • 1.7. Dayanak Sözleşmesi Tarihi ve Numarası
  • 1.8. Değerleme Raporunun Amacı
  • 1.9. Raporun SPK düzenlemeleri kapsamında hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin açıklama
  • 1.10. Değerleme Konusu Gayrimenkul İçin Şirketimiz Tarafından Daha Önceki Tarihlerde Yapılan Son Üç Değerlemeye İlişkin Bilgiler

1. RAPOR BİLGİLERİ

1.1 Rapor Tarihi : 31.12.2025

1.2 Rapor Numarası : 2025.EKGYO.2

1.3 Raporun Türü / Başlık : Anlatım Özellikli Rapor

1.4 Raporu Hazırlayan Değerleme Uzman Yardımcısı ve Değerleme Uzmanı Adı ve Soyadı

Fatih Orkun SAKALLI (SPK Lisans No: 407060)

1.5 Sorumlu Değerleme Uzmanı Adı ve Soyadı

Çetin BEGİÇ (SPK Lisans No: 400479)

1.6 Değerleme Tarihi

Değerleme raporu hazırlanmak üzere şirketimiz tarafından yerinde, ilgili kurum ve kuruluşlarda 20.12.2025 ile 29.12.2025 tarihleri arasında incelemeler yapılmıştır.

1.7 Dayanak Sözleşmesi Tarihi / Numarası

15.11.2025 / 2025.EKGYO.2

1.8 Değerleme Raporunun Amacı

Bu rapor, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin talebi üzerine; Aydın İli, Didim İlçesi, Efeler Mahallesi, 4572 ada, 1 parsel olan "Ham Toprak" vasıflı taşınmazın mevcut piyasa satış değerinin Türk Lirası cinsinden tespitine yönelik olarak hazırlanan Gayrimenkul Değerleme Raporu'dur.

Değerlemenin amacı, taraflar arasında imzalanan sözleşmede de belirtildiği üzere, bilgileri verilen taşınmazın portföyde değerlendirilmek üzere piyasa değerlerinin tespitini içeren değerleme raporunun hazırlanmasıdır.

1.9 Raporun SPK düzenlemeleri kapsamında hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin açıklama

Değerleme raporu; Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. için hazırlanmaktadır. Değerleme raporu, 31.08.2019 tarih ve 30874 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğ (III-62.3)' in 1. maddesi 2. fıkrası doğrultusunda sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme faaliyeti kapsamında hazırlanmıştır.

1.10 Değerleme Konusu Gayrimenkul İçin Şirketimiz Tarafından Daha Önceki Tarihlerde Yapılan Son Üç Değerlemeye İlişkin Bilgiler

Değerleme konusu taşınmaz özelinde şirketimiz tarafından 31.12.2024 tarihinde 2024.EGYO.12 sayılı rapor düzenlenmiş olup, K.D.V. hariç toplam 573.682.176,00 ₺ ( Beşyüzyetmişüçmilyon Altıyüzseksenikibin Yüzyetmişaltı Türk Lirası ) takdir edilmiştir.

Bölüm 2 DEĞERLEME KURULUŞU-MÜŞTERİ

BİLGİLERİ, DEĞERLEMENİN TANIM VE KAPSAMI

  • Değerleme Kuruluşunun Unvanı, Adresi ve Şirket Bilgileri
  • Müşteri Unvanı, Adresi ve Şirket Bilgileri
  • Müşteri Taleplerinin Kapsamı ve (Varsa) Getirilen Sınırlamalar
  • İşin Kapsamı

2. DEĞERLEME KURULUŞU-MÜŞTERİ BİLGİLERİ, DEĞERLEMENİN TANIM VE KAPSAMI

2.1. Değerleme Kuruluşunun Unvanı, Adresi ve Şirket Bilgileri

Şirketimiz, 01.12.2006 tarih ve 6695 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan şirket ana sözleşmesine göre; taşınmaz ve buna bağlı her tür taşınır malların yerinde incelemelerini gerçekleştirmek, bunlara bağlı ekspertiz raporlarını düzenlemek ve her türlü değerleme konusunda tüm özel ve kamu kuruluşlarına danışmanlık hizmeti vermek amacı ile 300.000,00 ₺ sermaye ile kurulmuştur. Şirketimiz güncel sermayesi 21.000.000 ₺'dir

Şirketimiz, T.C. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 27.07.2007 tarih ve B.02.1.SPK.0.15.534 sayılı yazısı ile SPK mevzuatı çerçevesinde değerleme hizmeti verecek şirketler listesine alınmıştır.

Şirketimiz, Yelken Plaza Balgat Mahallesi Mevlana Bulvarı No: 139 A - Blok 6. Kat Daire: 27 Çankaya / ANKARA adresinde faaliyetlerine devam etmektedir.

2.2. Müşteri Ünvanı, Adresi ve Bilgileri

Şirket Unvanı : EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.

Şirket Adresi : Barbaros Mahallesi, Mor Sümbül Sokak, No: 7/2B Ataşehir / İSTANBUL

Şirket Amacı : Yurtiçi gayrimenkul sektörüne yön veren öncü kuruluşlardan birisi olarak, sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri yakından takip etmek. Toplumsal değerleri ve müşteri memnuniyetini önemseyerek, huzurlu ve güvenli yaşanabilecek mekanların olduğu, çağdaş şehircilik anlayışına sahip, planlı, nitelikli ve çevreye duyarlı yerleşim merkezleri üretmek. Personelin ve hissedarların, maddi ve manevi memnuniyetini önemsemek.

Sermayesi : 3.800.000.000,-₺

Halka Açıklık : % 50,66

Telefon : 0216 579 15 15

E-Posta : [email protected]

2.3. Müşteri Taleplerinin Kapsamı ve (Varsa) Getirilen Sınırlamalar

Değerleme çalışması Sermaye piyasası değerleme standartlarına uygun olarak yapılmış, standartlar haricinde herhangi bir müşteri talebi olmamıştır. Konu taşınmaz/taşınmazlara ait tapu kayıtları Emlak Konut GYO A.Ş. tarafından tarafımıza iletilmiştir.

2.4. İşin Kapsamı

Aydın İli, Didim İlçesi, Efeler Mahallesi, 4572 Ada, 1 Parsel Olan "Ham Toprak" Vasıflı Gayrimenkulün Günümüz Ekonomik Koşullarında Pazar Değerinin Belirlenmesi

Bölüm 3

DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER

  • 3.1. Gayrimenkulün Yeri, Konumu, Tanımı ve Çevresel Özellikleri
  • 3.1.1. Gayrimenkulün Çevresel Özellikleri
  • 3.1.2. Ulaşım Bağlantıları
  • 3.1.3. Tanımı
  • 3.2. Gayrimenkulün Tapu Kayıt Bilgileri
  • 3.3. Tapu, Plan, Proje, Ruhsat, Şema vb.. Dokümanlar
  • 3.4. Gayrimenkulün Tapu Kayıt Bilgileri ile Mevcut Durumun Uygunluğu.
  • 3.5. Gayrimenkulün Son Üç Yılındaki Mülkiyet ve Diğer Hukuki Değişiklikler (İmar Durumu, Kamulaştırma İşlemleri, vb.)
  • 3.6. Gayrimenkulün Tapu Tetkiki
  • 3.7. Gayrimenkulün İmar Durumu
  • 3.7.1 Gayrimenkul ile ilgili herhangi bir yıkım kararı, cezai tutanak, durdurma kararı olup olmadığına ilişkin sorgulama
  • 3.7.2 Gayrimenkulün Kadastral Durumunda son 3 yıl içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hakkında görüş
  • 3.8. Değerlemesi yapılan projelerin ilgili mevzuat uyarınca gerekli tüm izinlerinin alınıp alınmadığı, projesinin hazır ve onaylanmış, inşaata başlanması için yasal gerekliliği olan tüm belgelerinin tam ve doğru olarak mevcut olup olmadığı hakkında bilgi ve projenin gayrimenkul yatırım ortaklığı portföyüne alınmasına sermaye piyasası hükümleri çerçevesinde engel teşkil edip etmediği hakkında görüş.
  • 3.9. Değerlemesi yapılan projeler ile ilgili olarak, 29/6/2001 tarih ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca denetim yapan yapı denetim kuruluşu (ticaret unvanı, adresi v.b) ve değerlemesi yapılan gayrimenkul ile ilgili olarak gerçekleştirdiği denetimler hakkında bilgi,
  • 3.10. Eğer belirli bir projeye istinaden değerleme yapılıyorsa, projeye ilişkin detaylı bilgi ve planların ve söz konusu değerin tamamen mevcut projeye ilişkin olduğuna ve farklı bir projenin uygulanması durumunda bulunacak değerin farklı olabileceğine ilişkin açıklama
  • Gayrimenkule ilişkin yapılmış bir sözleşme olup olmadığına ilişkin açıklama

3. DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER

3.1. Gayrimenkulün Yeri, Konumu, Tanımı ve Çevresel Özellikleri

3.1.1. Gayrimenkulün Çevresel Özellikleri:

Aydın İli:

Aydın, Türkiye'nin batısında yer alan, ekonomik, kültürel ve tarihi zenginlikleri ile öne çıkan bir ildir. Tarımsal üretim kapasitesi, turizm olanakları, kültürel mirası ve jeotermal enerji potansiyeli ile bölgesel bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Hem modern hem de geleneksel unsurları bir arada barındıran Aydın, Ege Bölgesi'nin önemli illerinden biri olarak konumunu korumakta ve her yıl gelişen altyapısı, ekonomik yapısı ve turizm potansiyeli ile Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlamaktadır.

Aydın, Türkiye'nin batısında, Ege Bölgesi'nin kıyı şeridinde yer alır. Batısında Ege Denizi'ne kıyısı bulunan Aydın, kuzeyde İzmir ve Manisa, doğuda Denizli, güneyde Muğla illeriyle komşudur. Bu konum, Aydın'ı hem kıyı hem de iç bölgelere açılan bir geçit haline getirir. Kentin genelinde Büyük Menderes Nehri ve nehrin oluşturduğu geniş ve verimli Büyük Menderes Ovası bulunur. Ova, Ege Bölgesi'nin en büyük tarım alanlarından biridir ve bu tarım arazileri pamuk, zeytin, incir ve narenciye gibi ürünlerin yetiştirilmesine olanak sağlar. Aydın'ın coğrafi yapısı, dağlar, ovalar ve denizle bütünleşmiş bir şekilde kendini gösterir; ilin en önemli dağları arasında Bozdağ, Madran Dağı ve Beşparmak Dağları bulunur.

Aydın, tipik Akdeniz iklimine sahiptir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılıman ve yağışlı geçer. Yılın büyük bir kısmı güneşli olan il, tarımsal üretim için ideal iklim koşullarına sahiptir. Bu iklim yapısı, zeytin, incir, pamuk, üzüm gibi ürünlerin yetiştirilmesine olanak tanır. Ayrıca, Aydın'ın bol güneş alması, seracılık ve narenciye gibi ürünlerde yüksek kalite ve verim elde edilmesini sağlar. Bu iklimsel özellikler, ilin kıyı turizmini de destekler; Kuşadası ve Didim gibi sahil ilçeleri, deniz turizmi açısından oldukça popülerdir ve sıcak iklim sayesinde uzun bir turizm sezonu yaşanır.

Aydın'ın inşaat ve mimari yapısı, ilin tarihi ve kültürel kimliğini yansıtır. Kent merkezinde ve sahil bölgelerinde modern yapılar, turistik tesisler ve konut projeleri bulunurken, kırsal bölgelerde geleneksel mimari örnekleri korunmaktadır. Özellikle eski mahallelerdeki taş evler, kemerli yapılar ve ahşap detaylar Aydın'ın kültürel dokusunu yansıtır. Turizm bölgelerinde ise modern oteller, tatil köyleri ve lüks konut projeleri, ilin turistik cazibesini artırır. Ayrıca, jeotermal enerji kaynakları sayesinde, Aydın'da enerji verimliliği ve çevre dostu yapılar teşvik edilmekte, termal otellerde jeotermal kaynaklardan yararlanılmaktadır.

Tarihi Özellikler: Aydın'ın tarihi, antik çağlara kadar uzanır ve Hititler, Lidyalılar, Persler, Roma ve Bizans İmparatorlukları gibi medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Aydın'da yer alan Efes, Milet, Priene, Alinda ve Nysa gibi antik kentler, bu bölgenin antik dönemde ne kadar önemli bir kültür ve ticaret merkezi olduğunu kanıtlamaktadır. Özellikle Milet Antik

Kenti, dönemin en ünlü filozoflarından Thales'in doğduğu ve bilim, felsefe gibi alanlarda öncü çalışmaların yapıldığı bir kent olarak öne çıkar. Osmanlı döneminde "Aydın Sancağı" olarak bilinen kent, 14. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiş ve Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı bir il olarak modern kimliğine kavuşmuştur. Bugün, Aydın'ın bu antik mirası ve tarihi dokusu, kentin kültürel zenginliğini ve turistik cazibesini artırmaktadır.

Ekonomik Özellikler: Aydın ekonomisi, ağırlıklı olarak tarım, turizm, sanayi ve ticaret sektörlerine dayalıdır. İl, Türkiye'nin önemli tarım bölgelerinden biridir ve özellikle incir, zeytin, pamuk, üzüm ve narenciye üretiminde öne çıkar. "Aydın İnciri" dünya çapında ün kazanmış bir üründür ve özellikle kuru incir ihracatında Türkiye'nin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Zeytincilik ve zeytinyağı üretimi, özellikle kırsal kesimde yaşayan halkın geçim kaynağıdır.

Sanayi ve Üretim: Sanayi sektörü ise Aydın'da gelişmekte olup, özellikle tarıma dayalı sanayi faaliyetleri, gıda ve tekstil sektörlerinde yoğunlaşmaktadır. İl genelinde, zeytinyağı, incir işleme ve paketleme tesisleri, süt ürünleri fabrikaları bulunmaktadır. Ayrıca, son yıllarda jeotermal enerji potansiyelinin keşfi ile enerji üretiminde önemli adımlar atılmıştır. Jeotermal kaynaklar, hem enerji üretimi hem de tarımsal sulama alanında kullanılmakta olup, bu durum ilin ekonomisine yeni bir boyut kazandırmıştır.

Turizm: Turizm sektörü, Aydın için büyük bir ekonomik güç kaynağıdır. Kuşadası ve Didim, Aydın'ın en önemli turistik merkezleridir ve her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlar. Bu bölgelerdeki deniz, kum ve güneş turizmi olanaklarının yanı sıra tarihi ören yerleri, turistik cazibeyi artırmaktadır. Ayrıca Kuşadası Limanı, Akdeniz çanağındaki en işlek kruvaziyer limanlarından biridir ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlar.

Sosyo-Kültürel Özellikler: Aydın, tarih boyunca birçok farklı medeniyeti barındırmış olması nedeniyle zengin bir sosyokültürel yapıya sahiptir. İl, Ege Bölgesi'nin kendine özgü halk oyunları, el sanatları, mutfağı ve geleneksel müzikleri ile tanınır. Özellikle efe kültürü ve zeybek oyunları, Aydın halkının kültürel kimliğinde önemli bir yer tutar. Efe, cesaret ve kahramanlığı simgelerken, zeybek oyunları ise Aydın'ın kültürel bir sembolü olarak görülür. Yıl boyunca düzenlenen festivaller, halkı bir araya getirir ve sosyal etkileşimi artırır. Bunlardan en ünlüsü "Uluslararası Aydın Zeytin ve Zeytinyağı Festivali" olup, ilin sembol ürünlerinden biri olan zeytinin tanıtımını amaçlar. Aydın, gastronomi açısından da oldukça zengin bir ildir. Ege mutfağının sağlıklı yemek alışkanlıklarını yansıtan ot yemekleri, zeytinyağlılar ve balık çeşitleri Aydın mutfağında öne çıkar. "Çine Köftesi" ve "Aydın İnciri" gibi yöresel lezzetler, Aydın mutfağını Türkiye çapında bilinir hale getirmiştir.

Kentsel Alanlarda Demografik Farklılıklar: Aydın, 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 1.1 milyonluk bir nüfusa sahiptir. Nüfusun büyük kısmı kent merkezinde ve sahil ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Özellikle Kuşadası ve Didim gibi turistik ilçeler, yaz aylarında yoğun göç alır ve nüfusları artar. Aydın'ın demografik yapısı, göç alan bir il olması nedeniyle kozmopolit bir yapı sergiler. İlin genç nüfusu oldukça yüksektir ve eğitim seviyesi de Türkiye ortalamasının üzerindedir. Kentte, Adnan Menderes Üniversitesi'nin bulunması, ilin eğitim altyapısını güçlendiren ve demografik yapıya katkı sunan önemli bir faktördür. Üniversitenin çeşitli sosyal, kültürel ve bilimsel etkinlikleri, Aydın'ın dinamik yapısını desteklemektedir.

Ulaşım ve Altyapı: Aydın, konum itibarıyla gelişmiş bir ulaşım ağına sahiptir. İzmir, Denizli ve Muğla gibi önemli illere yakınlığı, kentin ticaret ve turizm açısından önemini artırır. İzmir-Aydın otoyolu, ilin Ege Bölgesi'ndeki diğer illerle bağlantısını sağlayarak ulaşımı hızlandırır. Ayrıca Aydın'dan geçen demiryolu hattı, şehri İzmir ve Denizli ile bağlayarak yük ve yolcu taşımacılığını destekler. Şehir içi ulaşımda ise otobüs, minibüs ve taksi hizmetleri yaygındır. Aydın'da özellikle yaz aylarında artan turizm hareketliliği, ulaşım talebini de artırmakta ve bu talep, yaz aylarında artan feribot ve deniz taşımacılığı hizmetleri ile karşılanmaktadır.

Didim İlçesi:

Didim, turizm potansiyeli ve doğal güzellikleri ile Ege Bölgesi'nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Tarihi yapıları, kültürel etkinlikleri ve doğal plajlarıyla hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çeken Didim, yaz turizmi açısından canlı bir yapıya sahiptir. Bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısı turizm ağırlıklıdır; bu nedenle Didim, Aydın ilinin turizm gelirlerine önemli katkıda bulunmaktadır. Konumu, tarihi değerleri ve kültürel zenginlikleri ile Didim, Aydın ilinin vazgeçilmez ilçelerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Konumsal Özellikler: Didim, Ege Denizi kıyısında, Aydın ilinin batısında yer almaktadır. İlçe, kuzeyde İzmir, doğuda Muğla, batıda Ege Denizi ve güneyde Güllük Körfezi ile çevrilidir. Coğrafi konumu sayesinde doğal güzelliklere ve kıyı turizmine elverişli bir yapıya sahiptir. Özellikle Altınkum Plajı, berrak suları ve ince kumlarıyla ünlüdür ve yaz aylarında çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlar.

Tarihî Gelişim: Didim'in tarihi, antik döneme kadar uzanmaktadır. Antik Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan Didim, Apollon Tapınağı gibi yapılarıyla dikkat çeker. Antik çağda Didyma olarak bilinen bu bölge, Miletos antik kentine yakınlığı nedeniyle önemli bir dini ve kültürel merkez olarak öne çıkmıştır. Apollon Tapınağı, dönemin en büyük tapınaklarından biri olup, günümüzde de ziyaretçi akınına uğramaktadır. Didim, tarih boyunca pek çok medeniyetin izlerini taşıyan kültürel bir miras alanı olarak öne çıkmaktadır.

Ekonomik Yapı: Didim'in ekonomisi büyük oranda turizme dayalıdır. İlçede yaz aylarında turizmin yoğunlaşmasıyla birlikte konaklama, yeme-içme ve eğlence sektörleri de canlanmaktadır. Tarım da Didim ekonomisinde önemli bir yer tutar; özellikle zeytin, incir ve pamuk gibi ürünler yetiştirilmektedir. Bunun yanı sıra, küçük çapta balıkçılık faaliyetleri de yapılmaktadır. Didim, son yıllarda artan yabancı yatırımlar ve yazlık konut projeleriyle de dikkat çekmektedir; bölgeye İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden konut yatırımı yapılmaktadır.

Sosyo-Kültürel ve Kültürel Zenginlikler: Didim, turistik kimliği ile öne çıkan sosyal ve kültürel bir yapıya sahiptir. İlçede yaz sezonunda çeşitli festival ve etkinlikler düzenlenmekte olup, bu organizasyonlar yerli ve yabancı turistler için sosyal bir çekim merkezi oluşturmaktadır. Apollon Tapınağı gibi tarihi yapılar ve Altınkum Plajı, kültürel ve doğal zenginlikleri ile Didim'in önemli cazibe merkezlerindendir. İlçede bulunan antik tiyatrolar, mozaikler ve tarihi kalıntılar, kültürel değerlerin korunmasına katkı sağlamaktadır. Didim Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikler, yerel halkın ve turistlerin kültürel etkileşimini artırmaktadır.

Demografik Özellikler: Didim'in nüfusu yaz ve kış dönemlerinde büyük bir farklılık göstermektedir. Özellikle yaz aylarında artan turizmle birlikte nüfus yoğunluğu hızla yükselmektedir. İlçede ikamet eden nüfusun bir kısmını, yabancı ülke

vatandaşları oluşturmaktadır; Didim, özellikle İngiliz vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı bir bölgedir. Bu durum, ilçenin demografik yapısını etkileyerek Didim'i kozmopolit bir yerleşim yeri haline getirmiştir.

Ulaşım ve Altyapı: Didim'e ulaşım, karayolu ve denizyolu ile sağlanmaktadır. İlçeye en yakın havalimanı, Bodrum-Milas Havalimanı'dır ve buradan karayolu ile Didim'e kolayca ulaşılabilmektedir. Ayrıca, İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan da ilçeye ulaşım mümkündür. İç ulaşımda minibüs ve otobüsler kullanılmakta olup, yaz sezonunda artan turist sayısıyla birlikte bu ulaşım araçlarının sıklığı da artmaktadır. Altyapı bakımından gelişmekte olan ilçede, yeni konut ve otel projeleri ile konaklama kapasitesi artmaktadır.

3.1.2. Ulaşım Bağlantıları:

Aydın İli, Didim İlçesi, Efeler Mahallesi, 4572 ada, 1 parsel olan "Ham Toprak" vasıflı taşınmazdır. Taşınmaz konum olarak, Didim ilçesinin batı aksında yeni gelişme bölgesinde yer almaktadır. Yapılaşma genel olarak müstakil ev ve villa sitelerinden oluşmaktadır. Yapılaşma oranı düşük olup, ilçe merkezine gittikçe artmaktadır.

3.1.3. Tanımı:

Değerlemeye konu taşınmaz, Aydın ili, Didim ilçesi, Efeler Mahallesi, 4572 ada, 1 parsel olan 65.457,47 m 2 alanlı "Ham Toprak" vasıflı arazi arazidir. Taşınmaz topoğrafik açıdan düz bir zemine sahip olup, kot aldığı yol ile aynı kottadır. Taşınmazın üzerinde herhangi bir yapı bulunmamaktadır. Taşınmaz ada bazındadır. Taşınmazın yol cepheleri hariç diğer cephelerinde sınırları belirgin değildir.

3.2. Gayrimenkulün Tapu Kayıt Bilgileri

İli : Aydın
İlçesi : Didim
Bucağı : -
Mahallesi : Efeler
Mevkii : Karakuyu
Taşınmaz ID : 106543634
Ada No. : 4572
Parsel No. : 1
Nitelik : Ham Toprak
Yüzölçümü : 2
65.457,14
m
Cilt : 50
Sahife : 4951
Tarih : 19.12.20204
Yevmiye : 30083
Malik : Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi
Hisse Pay/Payda : 1/1

3.3. Tapu, Plan, Proje, Ruhsat, Şema vb. Dokümanlar

Değerleme konusu taşınmazın ada/parsel bazında konumunun uygunluğu Didim Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nde incelenen imar paftasından tespit edilmiştir.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından tarafımıza resmi olarak iletilen imar durum bilgisi incelenmiştir.

Didim Belediyesi'nden alınan şifahi bilgiye göre değerleme konusu taşınmaz hakkında olumsuz evrak bulunmamaktadır.

E-Devlet Portalı üzerinden yapılan sorgulamada değerleme konusu taşınmaza ait enerji kimlik belgesi bulunmamaktadır.

3.4. Gayrimenkulün Tapu Kayıt Bilgileri ile Mevcut Durumun Uygunluğu

30.10.2025 tarihinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Portal Hizmetleri Parsel Sorgu Uygulamasından edinilen bilgilere göre değerleme konusu taşınmaz olan 4572 ada 1 parsel ana gayrimenkul niteliği "Ham Toprak" vasıflı arazi olup, mevcut kullanımı uyumludur.

3.5. Gayrimenkulün Son Üç Yılındaki Mülkiyet ve Diğer Hukuki Değişiklikler (İmar Durumu, Kamulaştırma İşlemleri, vb.)

Değerlemesi talep edilen taşınmaz halihazırda kullanılmamaktadır. Taşınmaz 19.12.2024 tarihli ve 30083 sayılı yevmiyeli işleme istinaden Kamu Kurumlarının Bedelsiz Devri işlemine istinaden "Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi" adına tescil edilmiştir.

3.6. Gayrimenkulün Tapu Tetkiki

Konu taşınmaz/taşınmazlara ait tapu kayıtları Emlak Konut GYO A.Ş. tarafından tarafımıza iletilmiştir.

Beyanlar Hanesinde:

  • "İmar düzenlemesine alınmıştır." beyanı bulunmaktadır. ( 13.01.2009 - 392 )

Şerhler Hanesinde:

  • Herhangi bir takyidat bulunup bulunmadığı bilinmemektedir.

Hak ve Mükellefiyetler Hanesinde:

  • Herhangi bir takyidat bulunup bulunmadığı bilinmemektedir.

Rehinler Hanesinde:

  • Herhangi bir takyidat bulunup bulunmadığı bilinmemektedir.

3.7. Gayrimenkulün İmar Durumu

Değerleme konusu taşınmazın ada/parsel bazında konumunun uygunluğu Didim Kadastro Müdürlüğü'nde incelenen kadastro paftasından, Didim Belediyesi İmar Müdürlüğü'nde incelenen imar paftasından ve T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Online CBS haritalarından tespit edilmiştir.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından tarafımıza resmi olarak iletilen ve Didim Belediyesi İmar Müdürlüğü İmar Servisi'nden alınan imar durum bilgilerine göre; değerleme konusu taşınmaz olan 4572 ada 1 parsel 1/1.000 Ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında olup; ~600,00 m2 lik kısmı "Konut Alanı" ve ~2.000,00 m2 lik kısmı "Park Alanı" lejantı içerisinde yer almaktadır. Taşınmazın "Konut Alanı" kısmında kalan kısmı için yapılaşma koşulları; 2 kat, TAKS:0.30, KAKS: 0.60, Hmax: 6.50 m olarak belirlenmiştir. Kalan kısım plansız durumdadır.

  • 3.7.1 Gayrimenkul ile ilgili herhangi bir yıkım kararı, cezai tutanak, durdurma kararı olup olmadığına ilişkin sorgulama Didim Belediyesi İmar Müdürlüğü'nden alınan bilgiye istinaden taşınmaz özelinde herhangi bir cezai tutanak, durdurma kararı vb. bulunmadığı bilgisi şifahen alınmıştır.
  • 3.7.2 Gayrimenkulün Kadastral Durumunda son 3 yıl içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hakkında görüş:

Didim Belediyesi İmar Müdürlüğü'nden alınan bilgiye istinaden değerleme konusu taşınmazın kadastral durumunda son 3 yıl içerisinde değişiklik bulunmamaktadır.

3.8. Değerlemesi yapılan projelerin ilgili mevzuat uyarınca gerekli tüm izinlerinin alınıp alınmadığı, projesinin hazır ve onaylanmış, inşaata başlanması için yasal gerekliliği olan tüm belgelerinin tam ve doğru olarak mevcut olup olmadığı hakkında bilgi ve projenin gayrimenkul yatırım ortaklığı portföyüne alınmasına sermaye piyasası hükümleri çerçevesinde engel teşkil edip etmediği hakkında görüş.

Gayrimenkul Yatırım Ortakları için III 48.1 sayılı ''Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliğ''nin 7.bölüm 22.maddesi 1.fıkrasının a) "Alım satım kârı veya kira geliri elde etmek amacıyla; arsa, arazi, konut, ofis, alışveriş merkezi, otel, lojistik merkezi, depo, park, hastane ve benzeri her türlü gayrimenkulü satın alabilir, satabilir, kiralayabilir, kiraya verebilir ve satın almayı veya satmayı vaad edebilirler. Şu kadar ki münhasıran altyapı yatırım ve hizmetlerinden oluşan portföyü işletecek ortaklıklar sadece altyapı yatırım ve hizmet konusu olan gayrimenkuller ile ilgili olan işlemleri gerçekleştirebilir." bendi gereği taşınmazların "Arsa" başlığı altında GYO portföyde bulundurulmasında bir engel yoktur.

3.9. Değerlemesi yapılan projeler ile ilgili olarak, 29/6/2001 tarih ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca denetim yapan yapı denetim kuruluşu (ticaret unvanı, adresi v.b) ve değerlemesi yapılan gayrimenkul ile ilgili olarak gerçekleştirdiği denetimler hakkında bilgi,

Taşınmaz hâlihazırda "Ham Toprak" niteliğinde olup, yapılaşmadığından Yapı Denetim Kanunu'na tabi değildir.

3.10. Eğer belirli bir projeye istinaden değerleme yapılıyorsa, projeye ilişkin detaylı bilgi ve planların ve söz konusu
değerin tamamen mevcut projeye ilişkin olduğuna ve farklı bir projenin uygulanması durumunda bulunacak değerin
farklı olabileceğine ilişkin açıklama

Değerleme konusu taşınmaz 4572 ada, 1 parselin ana gayrimenkulün niteliği "Ham Toprak" vasıflı arazi şeklindedir. Değerleme bu vasfa yönelik yapılmıştır.

3.11. Gayrimenkule ilişkin yapılmış bir sözleşme olup olmadığına ilişkin açıklama

Değerleme konusu parsel üzerinde kat karşılığı yöntemi veya hasılat paylaşımı modeli ile proje geliştirilmemektedir.
Taşınmaz için herhangi bir proje işlemiyle ilişkin sözleşme bulunmamaktadır.

Bölüm 4 DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULE İLİŞKİN ANALİZLER

  • Gayrimenkulün Bulunduğu Bölgenin Analizi ve Kullanılan Veriler
  • 4.2. Mevcut Ekonomik Koşulların, Gayrimenkul Piyasasının Analizi, Mevcut Trendler ve Dayanak Veriler
  • 4.3. Değerleme İşlemini Olumsuz Yönde Etkileyen veya Sınırlayan Faktörler
  • 4.4. Gayrimenkulün Yapısal, İnşaat Özellikleri
  • Fiziksel Değerlemede Baz Alınan Veriler
  • Gayrimenkulün Teknik Özellikleri ve Değerlemede Baz Alınan Veriler
  • 4.7. Taşınmazın Değerine Etken Faktörler
  • 4.8. Değerleme İşleminde Kullanıları Varsayımlar ve Bunların Kullanılma Nedenleri
  • 4.9. Değerlemede Kullanılan Yöntemler
  • 4.9.1. Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı
  • 4.9.2. Gelir İndirgeme Yaklaşımı
  • 4.9.3. Maliyet Yaklaşımı
  • Değerleme Çalışmasında Kullanıları Yöntem/ler ve Bu Yöntemlerin Seçilmesinin Nedenleri
  • Üzerinde Proje Geliştirilen Arsaların Boş Arazi ve Proje Değeri
  • 4.12. Nakit / Gelir Akımları Analizi
  • 4.13. Maliyet Oluşumları Analizi
  • Değerlemede Esas Alınan Satış Örnekleri ve Bunların Seçilme Nedenleri
  • 4.15. Kira Değeri Analizi ve Kullanılan Veriler
  • 4.16. Gayrimenkul ve Buna Bağlı Hakların Hukuki Durumunun Analizi
  • 4.17. Boş Arazi ve Geliştirilmiş Proje Değeri Analizi, Kullanıları Veriler, Varsayımlar ve Sonuçlar
  • 4.18. Gayrimenkulün En Etkin ve Verimli Kullanım Analizi
  • 4.19. Müşterek veya Bölünmüş Kısımların Değerleme Analizi
  • 4.20. Hasılat paylaşımı veya kat karşılığı yöntemi ile yapılacak projelerde emsal pay oranla

4. DEĞERLEME KONUSU GAYRİMENKULLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER

4.1. Gayrimenkulün Bulunduğu Bölgenin Analizi ve Kullanılan Veriler

Değerlemeye konu taşınmaz, Aydın ili, Didim İlçesi, Efeler Mahallesi, 4572 ada, 1 parsel olan "Ham Toprak" vasıflı arazidir. Efeler Mahallesi, Didim ilçesinin merkezine yakın, hızla gelişen ve önemli bir yerleşim alanıdır. Hem yerleşik halk hem de turistler tarafından tercih edilen bir bölgedir. Mahalle, Altınkum gibi turistik bölgelere yakın olması ve modern altyapısı ile dikkat çeker. Konutlar genellikle apartmanlar, yazlıklar, villalar ve ticari yapılar şeklinde çeşitlenmiştir. Son yıllarda yeni konut projeleri ve tatil köyleri artmıştır. Efeler, ulaşım kolaylığı, sağlık hizmetlerine yakınlık ve yeşil alanlar gibi sosyal olanaklar sunar. Mahalledeki sosyal yapı, yerleşik halkın yanı sıra emekli kesimi ve tatilciler ile çeşitlenmiştir. Gelecekte, Efeler Mahallesi'nin turizm ve ticaret ile daha da gelişmesi bekleniyor. Ancak, sürdürülebilir bir büyüme için dikkatli planlamaya ihtiyaç vardır.

4.2. Mevcut Ekonomik Koşulların, Gayrimenkul Piyasasının Analizi, Mevcut Trendler ve Dayanak Veriler

Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler

2024 yılında küresel ölçekte büyüme görünümü, enflasyonda gerileme eğilimi sürerken jeopolitik gerginlikler ve ticarette belirsizliklerin gölgesinde, dayanıklı bir performans sergilemiştir. Gelişmiş ekonomiler büyümesini korurken gelişmekte olan ekonomiler ise özellikle Asya ekonomileri kaynaklı ivme kaybetmiştir. 2024 yılında başta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankaları büyüme ve enflasyon dinamiklerini dikkate alarak politika faizlerinde indirim döngüsüne başlamıştır. Diğer taraftan gelişmekte olan ülke merkez bankaları temkinli yaklaşımını sürdürmüştür. Özellikle yılın son çeyreğinde ABD'de seçim süreci kaynaklı politika belirsizliği küresel iktisadi faaliyette belirleyici bir unsur olmuştur.

2025 yılının ilk yarısında ABD ve Çin arasında artan ticaret gerilimi, tarife artışları ve misilleme önlemleri, küresel ticaret sistemine yönelik belirsizlikleri derinleştirmiştir. ABD'nin ilan ettiği küresel ölçekte yaygın tarifelere başta Çin olmak üzere birçok ülke tarafından karşılık verilmiş, bu durum finansal piyasalarda da sert dalgalanmalara yol açmıştır. Tüm bu gelişmelerin etkisiyle küresel büyüme ivmesi baskılanmış ancak önden yüklemeli ticaret ve yatırım faaliyetleri bu dönemde büyümeyi desteklemiştir.

Finansal koşullar 2025 yılının ilk yarısında görece iyileşmiş, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları canlanmıştır. Bu olumlu tabloya rağmen, özellikle ABD'nin uygulamayı planladığı ilave tarifelerin ertelenmesiyle ticaret politikası belirsizlikleri artmış, küresel büyüme ve ticaret üzerindeki riskler varlığını korumuştur. 2022 yılında zirveye ulaşan küresel enflasyona karşı alınan tedbirlerle belirli kazanımlar sağlanmışken fiyat artışlarındaki düşüş süreci son dönemde yavaş seyretmektedir. Mal fiyatları artış hızındaki belirgin düşüşler manşet enflasyonun gerilemesine yardımcı olurken hizmet fiyatları artış hızı ortalama enflasyonun üzerinde kalmaya devam etmektedir. Başlıca ekonomilerde görece yüksek seviyelerden gerilemesine rağmen enflasyonun öngörülenin üzerinde seyretmesi, faiz indirimlerini ötelemiştir. Manşet enflasyonun beklentilerle nispeten daha uyumlu bir görünüm izlediği Avro Bölgesi ve diğer gelişmiş ekonomiler, parasal gevşeme döngüsü açısından ABD'nin önünde yer almıştır. Birçok gelişmekte olan ülke merkez bankaları ise dışsal riskler nedeniyle politika faiz oranlarını düşürme konusunda temkinli davranmaya devam etmektedir.

Küresel salgın öncesi yirmi yıllık dönemde dünya büyümesi ortalama yüzde 3,7 iken son yıllardaki makroekonomik gelişmelere paralel olarak, 2024 yılında yüzde 3,3 oranıyla tarihsel ortalamaların altında büyüme kaydedilmiştir. Dünya ekonomisinin Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre 2025 yılında bir önceki yılın da altında kalarak yüzde 3,0 oranında büyümesi, 2026 yılında benzer bir görünümle yüzde 3,1 oranında büyüme kaydetmesi beklenmektedir.

Ülkelere göre incelendiğinde, 2024 yılında ABD ekonomisi güçlü iç talep sayesinde yüzde 2,8 ile görece yüksek bir büyüme kaydederken Avro Bölgesinde büyüme yüzde 0,9 ile sınırlı düzeyde kalmış, özellikle imalat sanayiindeki durgunluk ve yüksek enerji maliyetleri büyümeyi baskılamıştır. Çin ekonomisi ihracattaki artışa rağmen zayıf iç talep ve gayrimenkul sektöründeki sorunlara bağlı olarak yüzde 5,0 oranında büyüme kaydetmiştir. 2024 yılında yüzde 1,8 oranında büyüyen gelişmiş ekonomilerin 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 1,5 ve yüzde 1,6 oranlarında büyümesi beklenmektedir. Türkiye'nin önemli ticaret ortağı olan Avro Bölgesinin 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 1,0 ve yüzde 1,2 oranında, Almanya'nın yüzde 0,1 ve yüzde 0,9 oranında büyümesi öngörülmektedir. Aynı dönemde Birleşik Krallık'ın sırasıyla yüzde 1,2 ve yüzde 1,4 oranında büyümesi beklenirken Japonya'nın yüzde 0,7 ve yüzde 0,5 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. ABD'nin ise 2025 yılında yüzde 1,9 oranında büyümesi öngörülmekteyken 2026 yılında yüzde 2,0 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir.

2024 yılında yüzde 4,3 büyüyen gelişmekte olan ülkelerin 2025 ve 2026 yıllarında IMF tahminlerine göre yüzde 4,1 ve yüzde 4,0 oranlarında büyümesi beklenmektedir. Gelişmekte olan ülkeler arasında öncü konumda olan Çin'in 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 4,8 ve yüzde 4,2 oranında, Hindistan'ın ise her iki yılda yüzde 6,4 oranında büyümesi öngörülmektedir. Çin ekonomisi son dönemlerde artan teşvikler, iyileşen tüketici güveni ve güçlü dış talepten olumlu etkilenmiş ve beklentilere yakın bir performans sergilemiştir. Ancak gayrimenkul sektöründeki kırılganlıklar gibi devam eden yapısal sorunlar ve ticaret gerilimleri Çin ekonomisinde aşağı yönlü baskı oluşturmaktadır.

Enflasyon oranlarının birçok ekonomide hedef seviyelere yaklaşması ve bazı ülkelerde iktisadi faaliyette yavaşlamanın belirginleşmesi, küresel finansal koşullarda sınırlı bir gevşemeye zemin hazırlamıştır. Bununla birlikte, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, özellikle büyük ekonomiler arasında devam eden tarife gerilimleri ve korumacı eğilimler, küresel ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturmaktadır. Süregelen jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, emtia fiyatlarındaki oynaklık ve para politikası adımlarının hızı ile zamanlaması, önümüzdeki dönemde ülkelerin büyüme performansını ve finansal istikrarını etkilemeye devam edecektir.

Kaynak: IMF Küresel Ekonomik Görünüm (Temmuz 2025), T: Tahmin

Grafik 1: Küresel Büyüme ve Küresel Ticaret Hacmi Artışı (Yüzde)

2025 yılı küresel iktisadi faaliyet görünümünde bir önceki yıla kıyasla yaşanan kısmi yavaşlama ve artan belirsizliklerle dünya ticaret hacmi artış hızındaki yavaşlamanın daha da belirginleşmesi öngörülmektedir. 2024 yılında mal ve hizmet ticaret hacmindeki artış, küresel düzeyde yüzde 3,5, gelişmiş ülkelerde yüzde 2,0 iken yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 5,8 oranında kaydedilmiş olup 2025 yılında sırasıyla yüzde 2,6, yüzde 1,8 ve yüzde 3,8 oranlarında

gerçekleşmesi tahmin edilmektedir. 2026 yılında ise küresel mal ve hizmet ticaretindeki artış hızının tarifeler ve korumacılıktaki yükselişle beraber daha da yavaşlayarak yüzde 1,9 olması beklenmektedir. Bu dönemde mal ve hizmet ticaret hacmi artış hızının gelişmiş ülkelerde yüzde 1,2 oranına, yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 3,2 oranına gerilemesi tahmin edilmektedir.

Tablo
1:
Küresel
Ekonomik
Görünüm
(Yüzde
Değişim)
2023 2024 2025T 2026T
Küresel
Hâsıla
3,5 3,3 3,0 3,1
Gelişmiş
Ekonomiler
1,8 1,8 1,5 1,6
ABD 2,9 2,8 1,9 2,0
Avro
Bölgesi
0,5 0,9 1,0 1,2
Almanya -0,3 -0,2 0,1 0,9
Diğer
Gelişmiş Ekonomiler
1,9 2,2 1,6 2,1
Yükselen
ve
Gelişmekte
Olan
Ekonomiler
4,7 4,3 4,1 4,0
Yükselen
ve
Gelişmekte
Olan
Asya
6,1 5,3 5,1 4,7
Çin 5,4 5,0 4,8 4,2
Yükselen
ve
Gelişmekte
Olan
Avrupa
3,6 3,5 1,8 2,2
Orta
Doğu
ve
Orta
Asya
2,4 2,4 3,4 3,5
Sahra-Altı
Afrika
3,6 4,0 4,0 4,3
Dünya
Ticaret
Hacmi
(Mal
ve
Hizmetler)
1,0 3,5 2,6 1,9
Gelişmiş
Ekonomiler
0,2 2,0 1,8 1,2
Yükselen
ve
Gelişmekte
Olan
Ekonomiler
2,3 5,8 3,8 3,2
Emtia
Fiyatları
Petrol -16,4 -1,8 -13,9 -5,7
Yakıt
Dışı
(Dünya
Emtia
İthalat
Ağırlıklarına
Göre
Ort.)
-5,7 3,7 7,9 2,0
Tüketici
Fiyatları
6,6 5,6 4,2 3,6
Gelişmiş
Ekonomiler
4,6 2,6 2,5 2,1
Yükselen
ve
Gelişmekte
Olan
Ekonomiler
8,0 7,7 5,4 4,5
Kaynak: IMF Küresel Ekonomik Görünüm (Temmuz 2025), T: Tahmin

2024 yılında küresel düzeyde talepteki zayıf seyir emtia fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturmuştur. Özellikle enerji fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşıyla zirve seviyeleri gördükten sonra gerileyerek salgın öncesi fiyat seviyesine yakınsamış ancak yıl ortasında başta Gazze'deki katliamlar ve On İki Gün Savaşı olmak üzere Orta Doğu'da yaşanan İsrail kaynaklı gerilimler nedeniyle kısa süreli artışlar görülmüştür. 2025 yılına gelindiğinde ise emtia fiyatları genel olarak ılımlı bir seyir izlemekte olup küresel ticaret akımlarında gözlenen öne çekilmiş talep ve stoklama davranışları, bazı alt gruplarda geçici dalgalanmalara yol açmıştır. Küresel navlun fiyatlarında 2025 yılının ilk yarısında kısmi artışlar gözlenmiş, ikinci çeyrekte bu eğilim yavaşlamıştır. 2025 yılında emtia fiyatları, özellikle enerji ve gıda alt gruplarında, manşet enflasyonun düşüşüne katkı sunarken hizmet fiyatlarındaki dirençli seyir enflasyondaki gerilemeyi sınırlamaya devam etmiştir. Önümüzdeki dönemde küresel talebin görünümü, ticaret politikalarının ve jeopolitik risklerin seyri, başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarında belirleyici unsurlar olacaktır.

Kaynak: Ticaret Politikası Belirsizliğinin Ekonomik Etkileri, Caldara vd. (2020); Jeopolitik Risk Endeksi

Sıkı finansal koşullarla gerileme kaydeden küresel enflasyon, özellikle hizmet fiyatlarındaki dirençli seyir nedeniyle hedef seviyelere tam olarak yakınsayamamıştır. 2025 yılında zayıflayan özel tüketim ve yatırımlar manşet enflasyonda düşüşü desteklerken çekirdek enflasyon birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomide yüksek kalmaya devam etmektedir. Bu durum, tarifelerin olası etkileriyle birlikte önümüzdeki dönemde enflasyona dair endişeleri canlı tutmaktadır.

Bu çerçevede, merkez bankaları 2025'in ilk yarısında temkinli bir duruş sergilemiş ancak bazı gelişmiş ülkelerde sınırlı faiz indirimlerine gidilmiştir. ABD Merkez Bankası yılın ilk yarısında politika faiz oranını sabit tutarak yılın ikinci yarısında kademeli faiz indirimi sinyali vermiş, Avrupa Merkez Bankası ise politika faizini sınırlı oranda düşürmüştür. Çin'de parasal gevşeme ve mali teşvikler devam ederken Japonya faiz artırımlarını kontrollü biçimde sürdürmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ise faiz indirimlerine dair adımlar büyük ölçüde sınırlı kalmıştır. Mevcut sıkı finansal koşullar ve politika belirsizlikleri altında, küresel enflasyonun 2024 yılına göre düşüş göstereceği ancak bazı ekonomilerde hedeflerin üzerinde kalmayı sürdüreceği öngörülmektedir. IMF'nin 2025 yılı tahminine göre enflasyonun gelişmiş ekonomilerde yüzde 2,5 ve yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 5,4 olması öngörülmektedir. Küresel enflasyonun ise 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla ortalama yüzde 4,2 ve yüzde 3,6 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Önümüzdeki dönemde, jeopolitik gerilimlerin ve ekonomi politikası belirsizliklerinin, küresel ticarette korumacılık eğilimlerini ve tedarik zincirlerinde bozulmaları besleme olasılığı hâlen devam etmektedir. Ayrıca, finansal koşullarda sıkılaşmanın seyri ve beklenen gevşeme döngüsünün takvimi, küresel risk iştahı ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları üzerinde belirleyici olacaktır. Son olarak, iklim değişikliğine bağlı kuraklık gibi doğal afetlerin sıklığının artması ve boyutlarının büyümesi küresel enflasyon beklentilerinde arz yönlü bozulmalara neden olabilecektir. Orta Vadeli Program (2026-2028)'ın makroekonomik politika çerçevesi ortaya konulurken söz konusu aşağı ve yukarı yönlü riskler dikkate alınmış, hedefler belirlenirken ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmiştir.

Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler

Küresel ölçekte devam eden enflasyonla mücadele politikalarının etkisiyle dış talebin zayıf seyrettiği, jeopolitik gerilimlerin sürdüğü ve finansal koşulların nispeten sıkı seyrettiği 2024 yılında, Türkiyeekonomisidezenflasyonsürecineuyumluşekilde büyümesinisürdürmüştür.Uygulamaya konulan sıkı para ve maliye politikaları ile 2024 yılı Haziran ayından itibaren fiyatlar genel seviyesindeki artış hızı yavaşlamaya başlamıştır. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin yol açtığı hasarın

giderilmesine yönelik uygulanan tedbirlere ve yürütülen yeniden yapılanma faaliyetlerine 2024 yılında da devam edilmiştir. Böylece 2024 yılı boyunca inşaat yatırımları güçlü seyretmiş ve sabit sermaye yatırımları bir önceki yıla kıyasla ivme kaybetmesine rağmen artış eğilimini sürdürmüştür. Yılın ikinci yarısında sıkı para ve maliye politikası uygulamalarının kararlılıkla devam etmesiyle birlikte özel tüketimin artış hızı azalmış ve büyüme kompozisyonundaki dengelenmeyle dezenflasyon süreci desteklenmiştir. Böylelikle, Türkiye ekonomisi 2024 yılında küresel ve bölgesel ölçekte artan belirsizliklerle birlikte devam eden zayıf dış talep koşulları ve finansal sıkılaşmaya rağmen dayanıklılığını koruyarak yılın tamamında yüzde 3,3 oranında büyüme kaydetmiştir.

2024 yılında milli gelir iktisadi faaliyet kollarına göre incelendiğinde, yıl genelinde inşaat dâhil hizmetler sektörü milli gelir büyümesine en fazla katkı sağlayan üretim sektörü olmaya devam etmiştir. 2024 yılının tamamında inşaat dâhil hizmetler sektörü ve sanayi sırasıyla yüzde 3,6 ve yüzde 0,2 oranlarında katma değer artışı göstermiş olup bu sektörlerin büyümeye katkıları ise sırasıyla 2,3 puan ve 0,04 puan olmuştur. Ayrıca inşaat sektörü, beş yıllık daralmanın ardından deprem bölgesindeki yeniden yapılanma faaliyetlerinin de etkisiyle 2023 yılında yeniden canlanmış ve 2024 yılında ivme kazanarak yüzde 9,9 oranında güçlü bir büyüme kaydetmiştir. Diğer taraftan, tarım sektörü önceki yıldakiseyrinin aksine yıl genelinde yüzde 5,1 oranında artış kaydederek büyümeye 0,3 puan katkı sağlamıştır.

Türkiye ekonomisi 2024 yılının ilk yarısında ılımlı bir performans sergileyerek yıllık bazda yüzde 3,7 oranında büyümüştür. Bu dönemde ivme kaybetmekle birlikte inşaat dâhil hizmetler sektörü milli gelir büyümesinin temel sürükleyicisi olurken sanayi sektörü sıkı politikalara rağmen milli gelire sınırlı oranda pozitif katkıda bulunmuştur. Hizmetler sektörü yılın ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 oranında artış kaydederken sanayi sektörü aynı dönemde yüzde 1,0 oranında büyümüştür. Bahse konu dönemde inşaat sektörü ile ticaret, ulaştırma ve konaklama hizmetleri ise sırasıyla yüzde 8,9 oranında ve yüzde 3,6 oranında büyüyerek iktisadi faaliyete katkı sunmaya devam etmiştir. Tarım sektörü ise yüzde 6,4 oranında artarak milli gelir büyümesine 0,2 puan katkı sağlamıştır.

2024 yılının ikinci yarısında ise milli gelir katma değer artışı, yüzde 3,0 seviyesinde gerçekleşerek iktisadi faaliyetin ivme kaybetmesine rağmen pozitif seyrini koruduğunu ortaya koymuştur. İnşaat dâhil hizmetler sektörü bu dönemde yüzde 3,2 oranında büyüyerek ekonomik aktivitenin lokomotifi olmaya devam etmiştir. Sanayi sektörü ise yüzde 0,6 oranında sınırlı bir daralma kaydetmiş ve büyümeye 0,1 puan negatif etkide bulunmuştur. Ayrıca, bu dönemde inşaat sektöründe büyüme hız kazanarak yüzde 10,9 oranında artış kaydetmiş olup deprem bölgesinde yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının büyüme üzerindeki olumlu etkisi sürmüştür. Tarım sektörü ise aynı dönemde ivme kazanarak yüzde 4,7 oranında artış kaydetmiş ve büyümeye 0,3 puan katkı sağlamıştır.

2025 yılının ilk çeyreğinde GSYH artış hızı yüzde 2,3 oranında gerçekleşmiş olup iktisadi faaliyet ılımlı seyretmiştir. Milli gelir üretim yönünden değerlendirildiğinde, inşaat dâhil hizmetler sektörü yüzde 3,4 oranında artış kaydederek büyümenin arkasındaki itici güç olmaya devam etmiştir. Bununla birlikte, sanayi katma değeri bu dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 oranında daralmıştır. Tarım sektörü ise iklim koşulları nedeniyle yüzde 2,1 oranında daralarak artış eğilimini sonlandırmıştır.

2025 yılının ikinci çeyreğinde ise GSYH yüzde 4,8 oranında büyüme kaydederek bir miktar ivme kazanmıştır. Bu dönemde sanayi sektörü yüzde 6,1 oranında artış kaydederek büyümeye yüzde 1,2 puan katkıda bulunurken, inşaat dâhil hizmetler sektörü katma değeri yüzde 5,2 oranında artarak büyümeye 3,4 puan katkı sunmuştur. Tarım sektörü ise baz etkisi ve olumsuz iklim koşulları nedeniyle yüzde 3,5'lik daralma ile büyümeye 0,1 puan negatif katkıda bulunmuştur. Böylece, 2025 yılı ilk yarısındaki ekonomik büyüme yüzde 3,6 oranında gerçekleşmiştir.

Grafik 3: Üretim Yoluyla GSYH Büyümesi ve Sektörel Katkılar (Yüzde) Kaynak: TÜİK, SBB hesaplamaları

Harcamalar yöntemiyle milli gelir incelendiğinde, 2024 yılında özel tüketim bir önceki yıla kıyasla ivme kaybetmiş olsa da ekonomik büyümenin ana sürükleyicisi olmaya devam etmiştir. Yüzde 4,3 oranındaki artışla büyümeye 3,0 puan katkı yapan özel tüketim, hanehalkı harcamalarındaki dirençli seyrin sürdüğüne işaret etmiştir. Sabit sermaye yatırımları yüzde 2,7 oranında artarak büyümeye 0,7 puan katkı sağlarken bu gelişmede özellikle inşaat yatırımlarındaki toparlanma etkili olmuştur. Kamu tüketimi ise yüzde 0,8'lik düşüşle büyümeye 0,1 puan negatif etkide bulunmuştur. Bu dönemde net mal ve hizmet ihracatı 1,0 puanlık pozitif katkısıyla dış talebin büyümeye destek verdiği bir kompozisyon ortaya koymuştur.

2024 yılının ilk yarısında, Türkiye ekonomisi iç talebin öncülüğünde büyümeyi sürdürmüştür. Özel tüketim harcamaları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 oranında artarak büyümeye 3,2 puan katkı sağlamıştır. Aynı dönemde uygulanan dezenflasyonist politikaların da etkisiyle kamu tüketimi yüzde 0,4 oranında azalmış ve büyümeye 0,1 puanlık negatif etkide bulunmuştur. Toplam sabit sermaye yatırımları, inşaat sektöründeki hareketliliğin etkisiyle yüzde 3,7 oranında artış göstermiş ve büyümeye 1,0 puan katkı yapmıştır. Son beş çeyrektir büyümeye negatif etkide bulunan net mal ve hizmet ihracatının 2024 yılı ilk yarısında ise katkısı pozitif 1,4 puan olarak gerçekleşmiştir.

2024 yılının ikinci yarısında ise özel tüketim, ilk yarıya kıyasla bir miktar ivme kaybetmiş, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,0 oranında artarak büyümeye 2,7 puan katkı sunmuştur. Kamu tüketimi aynı dönemde yüzde 1,1 oranında azalarak ekonomik büyümeye 0,1 puan negatif etkide bulunmuştur. Toplam sabit sermaye yatırımları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre inşaat yatırımlarının yüzde 9,6'lık güçlü büyümesiyle birlikte yüzde 1,8 oranında artmış ve büyümeye 0,4 puanlık katkıda bulunmuştur.

2025 yılının ilk çeyreğinde, fiyat istikrarını önceliklendiren politikaların devamıyla büyüme kompozisyonunda iç talep dengelenmiş olmakla birlikte belirleyici olmayı sürdürmüştür. Bu dönemde özel tüketim harcamaları yıllık bazda yüzde 1,6 artarak büyümeye 1,1 puan katkı sağlamış, sabit sermaye yatırımlarındaki yüzde 1,8'lik artış ise 0,5 puanlık katkıyla iç talep kaynaklı toparlanmayı desteklemiştir. Böylece toplam yurt içi talebin büyümeye katkısı 2,8 puan düzeyinde gerçekleşmiştir. Dış ticaret açısından değerlendirildiğinde, küresel ticaret politikalarındaki belirsizliğe bağlı olarak ihracattaki sınırlı artış ve ithalattaki ivmelenme ile birlikte net mal ve hizmet ihracatı büyümeye 0,5 puan negatif etkide bulunmuştur.

2025 yılı ikinci çeyreğinde özel tüketim harcamaları yüzde 5,1 oranında artarken, kamu harcamalarında yüzde 5,2 oranında düşüş yaşanmıştır. 2025 yılı ikinci çeyreğinde toplam tüketim büyümesi yüzde 3,5 oranında kaydedilirken sabit sermaye yatırımlarının büyümesi ise yüzde 8,8 oranında gerçekleşmiştir. İkinci çeyrek itibarıyla makine-teçhizat yatırımları da yüzde 9,3 oranında belirgin bir artış kaydetmiştir. Toplam yurt içi talep büyümeye 6,2 puan katkı sağlarken ana ihracat pazarlarında süregelen zayıf dış talep koşulları ve küresel ölçekte artan korumacılık politikalarının etkisiyle net mal ve hizmet ihracatının büyümeye 1,4 puan negatif etkide bulunduğu görülmüştür. Bu çerçevede, yılın ikinci çeyreğinde yıllık GSYH artışı yüzde 4,8 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2025 yılının ikinci yarısına yönelik tahminler, büyümenin dengeli bir görünüm sergileyeceğine işaret etmektedir. Sıkı

parasal ve mali duruşun etkisiyle, iç talebin daha ılımlı bir patikada seyretmesi beklenirken, kamu harcamalarının büyümeyi destekleyici yöndeki katkısının sınırlı kalacağı öngörülmektedir. Dış talep tarafında ise, artan jeopolitik belirsizlikler ve küresel ticaret politikalarındaki kısıtlayıcı eğilimlerin, ihracatın büyümeye olan katkısını sınırlandırmaya devam etmesi beklenmektedir. Bu doğrultuda, yılın ikinci yarısında ekonomik büyümenin önceki yıla kıyasla daha dengeli bir yapıda sürmesi, 2025 yılı genelinde ise yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.

Grafik 4: Harcama Yoluyla GSYH Büyümesi ve Bileşen Katkıları (Yüzde Puan)

Kaynak: TÜİK, SBB hesaplamaları

Üretim faktörlerinin büyümeye katkısı incelendiğinde, 2024 yılında yüzde 3,3 oranında gerçekleşen büyümeye en büyük katkının sermaye stoku ve istihdamdan sağlandığı görülmektedir. 2025 yılında ise büyümenin temel belirleyicilerinin toplam faktör verimliliği ve sermaye stoku artışı olması beklenmektedir. 2025 yılında gerçekleşecek yüzde 3,3 büyümeye sermaye stoku ve toplam faktör verimliliğinin sırasıyla 1,3 puan ve 2,0 puan katkı vermesi beklenmektedir.

Parasal koşullardakisıkılaşmanın olumsuz etkilerine rağmen istihdam, 2024 yılında güçlü seyrini sürdürmüş, yıllık istihdam artışı 988 binolurken istihdam oranı 1,2 puanartmıştır. İlgili dönemde tüm sektörlerde istihdam artarken, tarımda 132 bin, sanayide 35 bin, hizmetlerde 656 bin ve inşaatta 165 bin kişilik ilave istihdam sağlanmıştır. Yüzde 49,1'ini kadınların oluşturduğu işgücündeki 837 bin kişilik artış, işgücüne katılım oranını yüzde 54,2 seviyesine taşımıştır. Bu doğrultuda işgücüne katılım ve istihdam oranları,serinin güncellendiği 2005 yılından bu yana en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. I˙şsizlik oranı ise bir önceki yıla göre 0,7 puan azalarak yüzde 8,7 seviyesine gerilemiş, böylece yüzde 9,3 olarak öngörülen OVP (2025-2027) tahmininin altında gerçekleşmiştir.

Enflasyonla mücadele sürecinde 2025 yılının ilk yarısında mevsimsel etkilerinden arındırılmış istihdam 261 bin kişi azalırken işgücüne katılım oranı 0,6 puan azalarak yüzde 53,5 olmuştur. Aynı dönemde, işsizlik oranı 2024 yılı dördüncü çeyreğine göre değişmeyerek yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı genelinde, istihdam ve işgücüne katılım oranında düşüş beklenmekle birlikte işsizlik oranının yüzde 8,5 seviyesine gerileyeceği tahmin edilmektedir.

2024 yılı başlarında tüketici fiyat artışlarında maliyet yönlü gelişmelerin yanı sıra ücret ayarlamaları ile geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi belirleyici olmuştur. Bu dönemde enerji fiyatlarındaki 25 m3'e kadar bedelsiz doğal gaz kullanımına yönelik düzenlemenin sona ermesiyle oluşan baz etkisi kaynaklı yükseliş ve başta kira olmak üzere hizmet enflasyonundaki atalet, manşet enflasyon üzerindeki baskıları artırmıştır. Haziran ayından itibaren dezenflasyon süreci başlamış, üçüncü çeyrekte enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme kaydedilmiştir. Bu dönemde Türk lirasındaki görece istikrarlı seyir, emtia fiyatlarındaki ılımlı görünüm ve talep koşullarındaki zayıflama enflasyondaki düşüşe katkı sağlamıştır. Yılın son çeyreğinde dezenflasyon süreci ivme kazanırken, geçici arz koşullarına bağlı olarak gıda fiyatlarındaki oynaklık manşet

enflasyondaki iyileşmeyi sınırlamıştır. Aralık ayında belirgin yavaşlamayla birlikte yılsonunda TÜFE yıllık artış oranı yüzde 44,4 olarak gerçekleşerek Mayıs ayından itibaren 31,1 puanlık düşüş kaydetmiştir.

Parasal koşullardakisıkılaşmanın olumsuz etkilerine rağmen istihdam, 2024 yılında güçlü seyrini sürdürmüş, yıllık istihdam artışı 988 binolurken istihdam oranı 1,2 puanartmıştır. İlgili dönemde tüm sektörlerde istihdam artarken, tarımda 132 bin, sanayide 35 bin, hizmetlerde 656 bin ve inşaatta 165 bin kişilik ilave istihdam sağlanmıştır. Yüzde 49,1'ini kadınların oluşturduğu işgücündeki 837 bin kişilik artış, işgücüne katılım oranını yüzde 54,2 seviyesine taşımıştır. Bu doğrultuda işgücüne katılım ve istihdam oranları,serinin güncellendiği 2005 yılından bu yana en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. I˙şsizlik oranı ise bir önceki yıla göre 0,7 puan azalarak yüzde 8,7 seviyesine gerilemiş, böylece yüzde 9,3 olarak öngörülen OVP (2025-2027) tahmininin altında gerçekleşmiştir.

Enflasyonla mücadele sürecinde 2025 yılının ilk yarısında mevsimsel etkilerinden arındırılmış istihdam 261 bin kişi azalırken işgücüne katılım oranı 0,6 puan azalarak yüzde 53,5 olmuştur. Aynı dönemde, işsizlik oranı 2024 yılı dördüncü çeyreğine göre değişmeyerek yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı genelinde, istihdam ve işgücüne katılım oranında düşüş beklenmekle birlikte işsizlik oranının yüzde 8,5 seviyesine gerileyeceği tahmin edilmektedir.

2024 yılı başlarında tüketici fiyat artışlarında maliyet yönlü gelişmelerin yanı sıra ücret ayarlamaları ile geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi belirleyici olmuştur. Bu dönemde enerji fiyatlarındaki 25 m3'e kadar bedelsiz doğal gaz kullanımına yönelik düzenlemenin sona ermesiyle oluşan baz etkisi kaynaklı yükseliş ve başta kira olmak üzere hizmet enflasyonundaki atalet, manşet enflasyon üzerindeki baskıları artırmıştır. Haziran ayından itibaren dezenflasyon süreci başlamış, üçüncü çeyrekte enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme kaydedilmiştir. Bu dönemde Türk lirasındaki görece istikrarlı seyir, emtia fiyatlarındaki ılımlı görünüm ve talep koşullarındaki zayıflama enflasyondaki düşüşe katkı sağlamıştır. Yılın son çeyreğinde dezenflasyon süreci ivme kazanırken, geçici arz koşullarına bağlı olarak gıda fiyatlarındaki oynaklık manşet enflasyondaki iyileşmeyi sınırlamıştır. Aralık ayında belirgin yavaşlamayla birlikte yılsonunda TÜFE yıllık artış oranı yüzde 44,4 olarak gerçekleşerek Mayıs ayından itibaren 31,1 puanlık düşüş kaydetmiştir.

2025 yılı Ocak-Ağustos döneminde TÜFE birikimli artışı yüzde 21,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde, hizmet grubu fiyat gelişmeleri temel belirleyici olmuştur. Diğer taraftan, gıda fiyatlarında enflasyonist baskıların azaldığı gözlenmiş olmakla beraber, olumsuziklim koşullarına bağlı arz yönlü gelişmeler bu görünümü bir miktar sınırlamıştır. Döviz kurunda sağlanan istikrar ise temel mal fiyatlarındaki artışı sınırlayarak tüketici enflasyonunun seyrinde etkili olmuştur.

Dezenflasyon süreci, sürdürülen sıkı para politikası duruşu, Türk lirasındaki görece istikrarlı seyir ve ekonomi politikaları arasındaki eşgüdümün güçlenmesiyle kesintisiz olarak devam etmiş, Ağustos 2025 itibarıyla TÜFE yıllık artış oranı yüzde 32,95 seviyesine gerilemiştir. Alt gruplar itibarıyla değerlendirildiğinde, yıllık enflasyondaki yavaşlamaya en yüksek katkı gıda ve hizmet gruplarından gelirken, temel mallar grubu bu kalemleri izlemiştir.

Grafik 6: TÜFE Yıllık Artışı (Yüzde) Kaynak: TÜİK

Para politikasında sürdürülen kararlı duruş, maliye politikasının güçlü desteği ve arz yönlü politikaların etkisiyle, yurt içi talebin dengelenmesi, döviz kurundaki istikrarlı görünüm ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin devam etmesi sonucunda, aylık enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün yılın geri kalanında da sürmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, TÜFE yıllık artış oranının yıl sonunda yüzde 28,5 seviyesine gerileyeceği öngörülmektedir.

2024 yılında küresel ticarette gözlenen toparlanma süreci, hizmet ticaretindeki güçlü artışla desteklenirken, mal ticaretinde daha sınırlı bir büyüme gerçekleşmiştir. Başta Avrupa olmak üzere ana ihracat pazarlarımızda ekonomik faaliyetin kademeli olarak canlanması ve dış talepteki artış, ihracatımıza olumlu yansımıştır. Türkiye, bu dönemde uyguladığı ihracat odaklı politikalar, pazar çeşitlendirme stratejileri ve rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal adımlar sayesinde küresel ticaretteki ivmeden fayda sağlamış, bu doğrultuda ihracatını artırarak dünya mal ihracatındaki payını yüzde 1,07 seviyesinde sürdürmüştür. Bu dönemde mal ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 2,4 oranında artarak 261,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.

2024 yılında toplam mal ithalatı, enerji ve altın ithalatındaki aşağı yönlü görünümün de etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 5 oranında düşüş kaydetmiştir. Bu kapsamda, 2024 yılında ithalat, 344 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Seyahat gelirleri ise 2024 yılında yükseliş eğilimini sürdürerek bir önceki yıla göre yüzde 12,5 oranında artışla 56,3 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.

Bu gelişmelerin sonucunda, 2024 yılında 10,2 milyar dolar seviyesinde kaydedilen cari işlemler açığı, GSYH'ya oranla yüzde 0,8 ile OVP (2025-2027) tahmininin altında kalmıştır.

2024 yılında, bir önceki yıla benzer şekilde doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar kalemlerinde net sermaye girişleri gerçekleşmiştir. Buna karşılık, net hata ve noksan kalemi kaynaklı sermaye hareketlerinde ise 2024 yılında bir önceki yıla göre net çıkış yönünde artış kaydedilmiştir.

2025 yılının ilk yedi ayında ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 oranında artarak 156,3 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu artışta, küresel ticaretteki yavaşlamaya rağmen ihracat miktar endeksindeki yükselişin yanı sıra ihracat birim değerindeki artış da belirleyici olmuştur. 2025 yılı ihracatının yüzde 4,6 oranında artarak 273,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi tahmin edilmektedir.

2025 yılının ilk yedi ayında ithalat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 oranında artarak 212,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş olup 2025 yıl genelinde ithalatın yüzde 6,7 oranında artarak 367 milyar dolar seviyesinde kaydedileceği tahmin edilmektedir.

Seyahat gelirleri ise, 2025 yılının ilk 6 ayında yüzde 7,9 oranında artarak 23,8 milyar dolar seviyesine yükselmiş olup yıllıklandırılmış olarak 2024 yılının Haziran ayına göre yüzde 10,5 oranında artışla 58,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Yılın kalan aylarında seyahat gelirlerinin ılımlı oranda yükselerek OVP (2025-2027) hedefinin üzerine çıkması ve 2025 yılında 60 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir.

Söz konusu gelişmelerışığında, cari işlemler açığının2025 yılındaOVP (2025-2027)tahminlerine göre daha düşük seviyede, 22,6 milyar dolar olarak kaydedilmesi öngörülmektedir. 2025 yılı cari işlemler açığının GSYH'ya oranının yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşmesi, enerji hariç cari işlemler dengesinin ise GSYH'ya oranla yüzde 1,7 fazla vermesi öngörülmektedir.

Sıkı para politikasıyla beraber parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek ve TL'ye geçişi teşvik etmek amacıyla atılan makroihtiyati politika adımları dezenflasyon sürecini desteklemiştir. Bu çerçevede, kredi büyümesi sınırlandırılarak enflasyonla uyumlu seviyelerde seyretmesi sağlanmış ve TL finansal varlık ağırlığı artmaya devam etmiştir. Firmaların yabancı para (YP) kredi riskini azaltmak amacıyla YP kredi büyüme hızına ilişkin sınır tedrici olarak düşürülerek Mart 2025'te aylık yüzde 0,5 seviyesine getirilmiştir. Ayrıca YP kredi büyüme sınırından istisna tutulan kredilerin kapsamı da daraltılmıştır. Söz konusu önlemler neticesinde kur etkisinden arındırılmış ve yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı Ağustos ayı itibarıyla yüzde 18,4 seviyesine gerilemiştir. Ocak ayında TL kredi büyümesine getirilen sınırların farklılaştırılmasıyla TL/YP kredi değişimleri arasındaki fark TL krediler lehine açılmaya başlamıştır. Ağustos ayı itibarıyla TL ticari kredi artışı

yüzde 32,9 seviyesinde seyretmiştir. Tüketici kredilerinde, makroihtiyati tedbirlerin yanı sıra sıkı finansal koşulların etkisiyle yıl başından itibaren dengelenme süreci gözlenmiştir.

Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, iktisadi faaliyetteki dengelenmeye de bağlı olarak Temmuz 2025 tarihi itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7'den yüzde 2,2'ye yükselmiştir. Bu artışta, tüketici kredileri ve kredi kartlarının alacak bakiyesindeki yükseliş etkili olurken alt kırılıma bakıldığında en fazla artışın ihtiyaç kredileri ile bireysel kredi kartı alacak bakiyelerinde gerçekleştiği görülmüştür. Son dönemde yaşanan bu artışa bağlıolarak BDDK, 2024 Eylül ve 2025 Temmuz aylarında, dönem borcu kısmen ya da tamamen ödenmemiş ihtiyaç kredileri ile bireysel kredi kartlarına yeniden yapılandırma imkânı getirmiştir. Yapılandırma düzenlemesinin ilerleyen süreçte, tahsili geciken ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartlarının banka bilançolarının aktif kalitesine yönelik oluşturacağı riski azaltması beklenmektedir. Buna ilaveten ayrılan yüksek karşılık oranları ve bankaların güçlü sermaye yapısı finansal piyasalar açısından riskleri sınırlandırmaktadır.

BDDK'nın, Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan döviz alış kurlarını artırıcı yönde kararı 2025 yılı Ocak ayı itibarıyla uygulanmaya başlanmış, karar sektörün SYR'sinde bir miktar gerilemeye neden olmuştur. Diğer taraftan, uzun süredir nakdi ticari kredilere uygulanmakta olan yüksek risk ağırlıklarına son verilmiş, kararın sektör SYR'si üzerinde artırıcı yönde etkisi olmuştur. Aralık 2024 itibarıyla söz konusu düzenlemelerin öncesinde yüzde 19,7 seviyesinde bulunan sektör SYR'si, Temmuz 2025 tarihi itibarıyla yüzde 18,2 seviyesinde kaydedilmiştir. Söz konusu rasyo, Basel kriterlerine göre belirlenen yüzde 8'lik yasal alt sınırın ve BDDK'nın yüzde 12 olarak belirlediği hedef oranın üzerinde seyretmeye devam etmektedir.

KKM uygulamasından çıkış stratejisi kapsamında, daha önce sağlanan desteklerin tedricen azaltılmasıyla birlikte KKM bakiyesi hızla düşüş eğiliminegirmiştir.Ağustos 2025 tarihi itibarıyla toplam KKM bakiyesi geçen yılın aynı dönemine kıyasla 47 milyar dolardan 9,7 milyar dolara gerilemiştir. TL dönüşümlü KKM bakiyesi Aralık 2024 tarihinde sıfırlanmış olup kalan bakiye yalnızca döviz dönüşümlü hesaplardan oluşmaktadır. TL mevduat tercihlerindeki artışla birlikte KKM'den YP mevduata geçişler sınırlı kalmış, TL cinsi mevduatın payı (KKM dâhil) yüzde 62,3'e yükselerek dolarizasyon eğiliminde azalış gözlenmiştir. 23 Ağustos 2025'te KKM hesaplarının açma ve yenileme işlemleri sonlandırılmıştır.

Bankacılık sektörünün likidite göstergeleri, yabancı para pozisyonu ve kaldıraç oranı da sürdürülebilir seviyelerde seyretmekte olup Basel standartlarına uyumlu likidite karşılama oranı yükümlülüğü tüm bankalar tarafından yerine getirilmektedir.Ayrıca bankacılık sistemininlikidite dayanıklılığını artırmada önemlibir adımolannetistikrarlıfonlama oranı uygulaması,sektördeki likidite riskine karşı ilave güvence sağlamıştır.

Finansal istikrarın güçlenmesiyle Şubat 2025 itibarıyla 244 baz puana kadar düşen Türkiye'nin kredi risk primi (CDS), küresel ticarette artan gerilimlerin ve yurt içi gelişmelerin etkisiyle Nisan ayında 378 puan seviyelerinde seyretmiş, devam eden dönemde kaydedilen olumlu gelişmelerle 270 baz puan seviyesinin altına gerilemiştir.

Pay senedi piyasalarında, yılın ilk sekiz ayında yabancı yatırımcı ilgisi geçen yılın aynı dönemine göre toparlanma kaydetmiş ve toplam 1.950 milyon dolar düzeyinde yabancı yatırım girişi olmuştur. Söz konusu dönemde yerli yatırımcı ilgisi ılımlı düzeylerde gerçekleşerek 2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla yerli yatırımcı sayısı 6 milyonun üzerinde kaydedilmiştir. BİST 100 Endeksinde ise yılın ilk çeyreğinde 11 bin seviyesine yaklaşılırken ilerleyen dönemlerde küresel piyasalarda yaşanan belirsizliklerin risk iştahını düşürmesine paralel olarak aşağı yönlü hareketler görülmüştür. Buna karşın enflasyonun ve faiz oranlarının gerileyeceği beklentisiyle Endekste tekrar 11 bin puan seviyelerinde yukarı yönlü seyir sürmektedir. Pay senedi piyasalarının arz tarafında ise firmaların özkaynak finansmanını yılın ilk iki ayında gerçekleştirdikleri gözlenmiştir. 2025 yılının ilk altı ayı itibarıyla yapılan 12 adet halka arzın toplam büyüklüğü 28,5 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Uluslararası karşılaştırmalarda, Türkiye'nin borçluluk göstergeleri düşük seviyelerde seyretmeye devam etmektedir. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verilerine göre, 2024 yılında kamu borcunun milli gelire oranı bir önceki yıla kıyasla 4,8 puan gerileyerek yüzde 24,8 olmuştur. Bu seviye, gelişmekte olan ülkelerin yüzde 70,5'lik ve gelişmiş ülkelerin yüzde 104,7'lik ortalamalarının oldukça altındadır. Benzer şekilde hanehalkı borçluluğu da uluslararası ortalamaların belirgin biçimde altında seyretmektedir. 2024 yılında Türkiye'de hanehalkı borcunun GSYH'ya oranı bir önceki yıla göre 1,2 puan

düşerek yüzde 9,7'ye gerilemiştir. Aynı dönemde gelişmekte olan ülkelerin ortalaması yüzde 46,6, gelişmiş ülkelerin ortalaması ise yüzde 67,0 olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye'de reel sektör borcunun GSYH'ya oranı da gelişmekte olan ülke ortalamalarının belirgin şekilde altında seyretmiştir. Nitekim 2024 yılısonunda söz konusu oran, 2023 yılına göre 8,5 puan azalarak yüzde 38,5'e gerilemiştir. Aynı dönemde Çin hariç gelişmekte olan ülkelerde reelsektör borcunun GSYH'ya oranı yüzde 56,5 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca reel sektör firmalarının net döviz pozisyon açığı Haziran 2025 itibarıyla 2024 yıl sonuna göre 38 milyar dolar artış göstermiştir. Bu artışta firmaların yurt içi ve yurt dışı döviz kredilerindeki yükseliş etkili olmuştur. Kısa vadeli döviz pozisyonu fazlası ise aynı dönemde gerileyerek 4,5milyar dolar olarak kaydedilmiştir.

2024 yılında kamu kesimi borçlanma gereğinin GSYH'ya oranı bir önceki yıla göre 0,3 puan artarak yüzde 5,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde, AB tanımlı genel yönetim borç stokunun GSYH'ya oranı ise 4,6 puan azalış göstererek yüzde 24 düzeyinde gerçekleşmiştir.

2025 yılında merkezi yönetim bütçe açığının GSYH'ya oranının yüzde 3,6 düzeyinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Depremlerde hasar gören bölgelerin yeniden imarı amacıyla 2025 yılında 489 milyar TL harcama yapılacağı öngörülmektedir. Bu doğrultuda, 2025 yıl sonunda deprem harcamaları hariç bütçe açığının GSYH'ya oranla yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

2025 yılında, bir önceki yıla göre, genel devlet toplam gelirlerinin GSYH'ya oranının 0,4 puan artması, genel devlet toplam harcamalarının ise 1,1 puan azalması beklenmektedir. Aynı dönemde, genel devlet yatırım harcamalarının 0,2 puan, transfer harcamalarının 0,9 puan azalması öngörülmektedir. Bu çerçevede, GSYH'ya oran olarak genel devlet açığının bir önceki yıla göre 1,5 puan azalarak yüzde 3,1, genel devlet faiz dışı fazlasının ise yüzde 0,3 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

2025 yılında kamu kesimi genel dengesinin GSYH'nın yüzde 3,5'i oranında açık vermesi, AB tanımlı genel yönetim borç stokunun GSYH'ya oranının ise yüzde 24,6 olması beklenmektedir.

2024 yıl sonu TÜFE artış oranı %44,4 olarak gerçekleşmiştir. Ekonomi yönetimince 2025 yıl sonu TÜFE artış oranının %28,5, 2026 yıl sonu TÜFE artış oranının %16, 2027 yıl sonu TÜFE artış oranının %9, 2028 yıl sonu TÜFE artış oranının %8 olarak gerçekleşmesi hedeflenmiştir.

4.3. Değerleme İşlemini Olumsuz Yönde Etkileyen veya Sınırlayan Faktörler

Değerleme işlemini olumsuz yönde etkileyen ve sınırlayan herhangi bir faktör bulunmamaktadır.

4.4. Gayrimenkulün Yapısal, İnşaat Özellikleri

Yapı tarzı Betonarme Çelik Yığma Prefabrik
İnşaat Nizamı - Güvenlik Var Yok
Yapım yılı - Otopark Var Yok
Elektrik Şebeke Yüzme Havuzu Var Yok
Su Şebeke Asansör Var Yok
Kanalizasyon Şebeke Yangın Merdiveni Var Yok
Doğalgaz Şebeke Dış Cephe -
Su Deposu-Hid. - Çatı Tipi -
Yangın Tesisatı - Jeneratör Var Yok

4.5. Fiziksel Değerlemede Baz Alınan Veriler

Bölgede yer alan benzer nitelikteki taşınmazın;

Konum ve cephe özellikleri,

  • Ulaşım imkanları,
  • Cephe özellikleri baz alınmıştır.

4.6. Gayrimenkulün Teknik Özellikleri ve Değerlemede Baz Alınan Veriler

Konum Özelliği : Konut Bölgesi
Yapılaşma Yoğunluğu : % 40
Çevresel Gelişim Hızı : Orta
Yapılaşma Türü : Parsel Bazlı
İnşaat Tarzı : Betonarme, Yığma, Prefabrik
İnşaat Nizamı : Ayrık
Binanın Kat Adedi : -
Yapı Sınıfı : -
Deprem Bölgesi : 1. Derece
Deprem Hasar Durumu : -
Onarım/Güçlendirme : -
İskan Belgesi : -
Yaşı : -
Malzeme Durumu : -
İşçilik Durumu : -
Elektrik : Şebeke
Su : Şebeke
Kanalizasyon : Şebeke
Otopark : -
Asansör : -
Jeneratör : -
Güvenlik : -
Yangın Merdiveni : -

4.7. Taşınmazın Değerine Etken Faktörler

Olumlu Etkenler:

  • Taşınmazın denize yakın olması
  • Bölgede genel olarak villa yapılaşması olması
  • Yazlık bölgesinde yer alması

Olumsuz Etkenler:

  • Taşınmazın konumlu olduğu bölgede çok sayıda emsal arsa olması
  • Çok büyük terklerinin olması
  • İmar işlemlerinin bitmemiş olması

4.8. Değerleme İşleminde Kullanılan Varsayımlar ve Bunların Kullanılma Nedenleri

Değerleme çalışmasında değer takdiri mevcut alanlar ve mevcut satışlar ile kiralamalar dikkate alınarak yapılmıştır.

• Alıcı ve satıcı makul ve mantıklı hareket etmektedir.

  • Taraflar değerleme konusu gayrimenkul ile ilgili her konuda tam bilgi sahibidirler ve kendilerine azami faydayı sağlayacak şekilde hareket etmektedirler.
  • Gayrimenkulün satışı için makul bir süre tanınmıştır.
  • Ödeme nakit veya benzeri araçlarla peşin olarak yapılmaktadır.
  • Gayrimenkulün alım satım işlemi sırasında gerekebilecek finansman piyasa faiz oranları üzerinden gerçekleştirilmektedir.

4.9. Değerlemede ve Proje Geliştirmede Kullanılan Yöntemler

Ülkemizde kullanılabilir olan üç farklı değerleme yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemler sırasıyla "Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı", "Gelir İndirgeme Yaklaşımı" ve "Maliyet Yaklaşımı" yöntemleridir.

4.9.1 Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı

Bu karşılaştırmalı yaklaşım benzer veya ikame mülklerin satışını ve ilgili piyasa verilerini dikkate alır ve karşılaştırmaya dayalı bir işlemde değer takdiri yapar. Genel olarak değerlemesi yapılan mülk, açık piyasada gerçekleştirilen benzer mülklerin satışlarıyla karşılaştırılır. İstenen fiyatlar ve verilen teklifler de dikkate alınabilir.

4.9.2 Gelir İndirgeme Yaklaşımı

Taşınmazın değeri yalnızca getirmesi mümkün olan gelirlere göre saptanabiliyorsa, sürüm bedellerinin bulunması için gelir kapitalizasyonu yöntemi kullanılır. Bu yöntemde, üzerinde yapı bulunan bir taşınmazın değerinin belirlenmesinde ölçüt, elde edilebilecek net gelirdir. Bu net gelir; yapı, yapıya ilişkin diğer yapısal tesisler ve arsa payından oluşur. İlgili gayrimenkulün gelirinin yıllar itibari ile nasıl bir gelişme ve değişim izleyebileceği, gerekli çalışmalar sonucu tahmin edilerek, genel giderler, işletme maliyetleri, vergiler, işletme sermaye ihtiyaçları ve yatırım harcamaları düşüldükten sonra taşınmaz gelir değerine ulaşılır. Taşınmaz gelir değerinin yerel piyasa koşullarına uygun hale getirilmesi için gerekli artırım ve azaltım işlemleri yapılarak sürüm değeri elde edilir.

4.9.3 Maliyet Yaklaşımı

Bu yöntemde var olan bir yapının günümüz ekonomik koşulları altında yeniden inşa edilme maliyeti gayrimenkulün değerlemesi için baz kabul edilir. Bu anlamda maliyet yaklaşımının ana ilkesi kullanım değeri ile açıklanabilir. Kullanım değeri ise " hiçbir şahıs ona istek duymasa veya onun değerini bilmese bile malın gerçek bir değeri vardır" şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu yöntemde gayrimenkulün önemli bir kalan ekonomik ömür beklentisine sahip olduğu kabul edilir. Bu nedenle gayrimenkulün değerinin fiziki yıpranmadan fonksiyonel ve ekonomik açıdan demode olmasından dolayı zamanla azalacağı varsayılır. Bir başka deyişle mevcut bir gayrimenkulün bina değerinin hiçbir zaman yeniden inşa etme maliyetinden fazla olamayacağı kabul edilir.

4.10. Değerleme Çalışmasında Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Seçilmesinin Nedenleri

Değerleme çalışmasında, taşınmaziçin önemli ölçüde benzerlik taşıyan varlıkların aktif olarak işlem görmesi, önemli ölçüde benzer varlıklar ile ilgili sık yapılan güncel gözlemlenebilir işlemlerin söz konusu olması nedeniyle, değer tespitinde pazar araştırması yapılarak yeterli sayı ve nitelikte emsal bulunarak "Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı" kullanılmıştır.

4.11.Üzerinde Proje Geliştirilen Arsaların Boş Arazi ve Proje Değeri

Konu çalışma üzerinde proje geliştirilen bir arsa çalışması değildir. Bölgede müteahhit girişimi, yapılaşma bulunmamaktadır. Proje geliştirme ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

4.12. Nakit / Gelir Akımları Analizi

Konu taşınmaz için öneri imar planına göre nakit/gelir akışına esas bir çalışma yapılmıştır.

Değerleme konusu taşınmaz için yapılan Nakit Akış Akımı Analizinde;

  • Bölgedeki konutların m2 birim fiyatının 70.425,-₺/m2 olduğu
  • İnşaat hakkına ek olarak emsal harici satılabilir alan oranı %20 olarak alınmıştır.
  • Proje ve satışın 3 yıl süreceği tahmin edilmiş olup, meskenlerde ilk yıl artış olmayacağı, ikinci yıl ise %45 artış olacağı ve son olan üçüncü yılda artışın %40 olacağı baz alınmıştır.
  • Projedeki meskenlerin ilk yıl saha işlemlerinin ardından ikinci yıl %50 sinin biteceği ve son olan üçüncü yılda kalan %50 sinin biteceği baz alınmıştır.
  • Projedeki hasılat paylaşım oranının %45 olduğu ve iskonto oranının %25 olduğu belirlenmiştir.

Tespit edilen değer, arsanın "Geliştirilmiş Haliyle" yani üzerinde herhangi bir yapı ya da proje olmadan önceki değerini ifade etmektedir. Bu değer, arsanın bulunduğu konum, büyüklük, potansiyel kullanım alanları ve mevcut piyasa koşulları gibi faktörler dikkate alınarak belirlenmiştir. Ancak, bu değer, yalnızca geliştirilmiş arsa olarak değerlendirilmiş olup, arsanın mevcut durumu ve gelecekteki gelişim potansiyeli göz önüne alındığında, riskler de önemli bir rol oynamaktadır.

Bu riskler arasında, genel piyasa koşullarındaki dalgalanmalar, imar planı değişiklikleri, olası hukuki engeller, çevresel düzenlemeler, altyapı yetersizlikleri gibi çeşitli faktörler yer almaktadır. Bu tür belirsizlikler ve olumsuz durumlar, arsanın değeri üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Bu sebeple, "Boş Arsa" (yani üzerinde herhangi bir yapı bulunmayan arsa) değeri, tespit edilen geliştirilmiş arsa değerinden %20 oranında iskonto edilmiştir.

İskonto uygulaması, söz konusu risklerin arsanın gerçek değerini düşürebileceğini göz önünde bulundurarak yapılmıştır. Sonuç olarak, bu iskonto uygulandıktan sonra, boş arsanın değeri 704.448.806,09 ₺ olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplama, arsanın mevcut halindeki riskler ve belirsizliklerin dikkate alındığı bir değerleme sürecini yansıtmaktadır. Detaylar ekte yer almaktadır.

4.13. Maliyet Oluşumları Analizi

Konu çalışma maliyet oluşumları analizine esas bir çalışmadır. Belirtilen modele esas çalışma yapılmıştır.

4.14. Değerlemede Esas Alınan Satış Örnekleri ve Bunların Seçilme Nedenleri

Bölgede yapılan emsal araştırması, konut, arsa ve dükkan gibi farklı gayrimenkul türlerine yönelik kapsamlı bir analiz sürecini içermektedir. Bu araştırma kapsamında, konut ve arsa satış fiyatları, kiralama bedelleri ve dükkanların ticari değerleri yerel piyasa koşulları doğrultusunda incelenmiş, benzer özelliklere sahip emsal gayrimenkuller ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, her bir gayrimenkul türü için, bölgedeki arz ve talep durumu, imar durumu, altyapı olanakları ve çevresel faktörler de göz önünde bulundurularak, potansiyel yatırım getirileri ve kısa-orta vadeli gelişim beklentileri değerlendirilmiştir. Bu analiz, yatırımcılar ve alıcılar için bölgedeki gayrimenkul piyasasına dair detaylı bir perspektif sunmakta ve gelecekteki değer artışlarını tahmin etmeye yönelik önemli veriler sağlamaktadır.

SATILK ARSA EMSALLERİ
EMSAL
NO
İLAN VEREN KİŞİ AÇIKLAMA SATIŞ FİYATI
(老)
BRÜT
ALAN
( m² )
BİRİM FİYAT
(₺/m²)
Efen Emlak Değerleme konusu taşınmaza aynı bölgede yer alan 500 m² alanlı
1 0256 813 77 66 2 kat konut imarlı parsel 9.750.000,-₺ bedelle satılık olup, 9.450.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir. 9.750.000 ₺ 9.450.000 ₺ 500,00 m 2
Gökhandura Emlak Değerleme konusu taşınmaza aynı bölgede yer alan 200 m² alanlı
2 0543 573 27 59 2 kat konut imarlı parsel 4.250.000,-₺ bedelle satılık olup, 4.050.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir. 4.250.000 ₺ 4.050.000 ₺ 200,00 m 2
Turyap Didim Emlak Değerleme konusu taşınmaza aynı bölgede yer alan 425 m² alanlı
3 0256 813 33 34 2 kat konut imarlı parsel 8.500.000,-₺ bedelle satılık olup
,8.250.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir.
8.500.000 ₺ 8.250.000 ₺ 425,00 m 2
Ahs Emlak Değerleme konusu taşınmaza aynı bölgede yer alan 323 m² alanlı
4 0505 670 49 70 2 kat konut imarlı parsel 7.250.000,-₺ bedelle satılık olup, 7.000.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir. 7.250.000 ₺ 7.000.000 ₺ 323,00 m 2
ARSA EMSAL ANALİZİ TABLOSU
EMSAL NO EMSAL-1 EMSAL-2 EMSAL-3 EMSAL-4
EMSAL DURUMU SATILIK SATILIK SATILIK SATILIK
NİTELİK ARSA ARSA ARSA ARSA
İLANA VEREN KİŞİ Efen Emlak Gökhandura Emlak Turyap Didim Emlak Ahs Emlak
İLANA VEREN TELEFON NO 0256 813 77 66 0543 573 27 59 0256 813 33 34 0505 878 11 44
İMAR DURUMU KONUT KONUT KONUT KONUT
SATIŞ FİYATI (₺) 9.750.000 ₺ 4.250.000 ₺ 8.500.000 ₺ 7.250.000 ₺
PAZARLIK ORANI 3% 5% 3% 3%
PAZARLIK SONRASI FİYAT (₺) 9.450.000 ₺ 4.050.000 ₺ 8.250.000 ₺ 7.000.000 ₺
ARAZİ ALANI ( m² ) 500,00 m 2 200,00 m 2 425,00 m 2 323,00 m 2
BİRİM FİYAT (₺/m² ) 18.900,00 ₺/m² 20.250,00 ₺/m² 19.411,76 ₺/m² 21.671,83 ₺/m²
TOPOĞRAFİK DURUMU DÜZ DÜZ DÜZ DÜZ
TOPOĞRAFİK DURUM DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
ALAN BÜYÜKLÜĞÜ ÇОК KÜÇÜK ÇOK KÜÇÜK ÇОК КÜÇÜК ÇОК КÜÇÜК
ALAN DÜZELTMESİ -30% -30% -30% -30%
YAPILAŞMA DURUMU YOĞUN YOĞUN YOĞUN YOĞUN
YAPILAŞMA DÜZELTMESİ -15% -15% -15% -20%
LEJANT DURUMU BENZER BENZER BENZER BENZER
LEJANT DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
KONUM DURUMU SOKAK SOKAK SOKAK SOKAK
KONUM DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
TOPLAM DÜZELTME ORANI -45% -45% -45% -50%
DÜZELTME SONRASI BİRİM FİYAT (₺/m²) 10.395,00 ₺/m² 11.137,50 ₺/m² 10.676,47 ₺/m² 10.835,91 ₺/m²
ORTALAMA BİRİM FİYAT (老/m²) 10.761 ,22 ₺/m²

SATILIK KONUT EMSALLERİ
EMSAL
NO
İLAN VEREN KİŞİ AÇIKLAMA SATIŞ FİYATI
(老)
BRÜT
ALAN
( m² )
BİRİM FİYAT
(₺/m²)
Dass Emlak Değerleme konusu taşınmazla aynı bölgede yer alan 91 m² alanlı
1 0256 811 01 61 2+1 yeni yapıdaki mesken 4.550.000,-₺ bedelle satılık olup, 4.400.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir. 4.550.000 ₺ 4.400.000 ₺ 91,00 m²
Didim Polat Emlak Değerleme konusu taşınmazla aynı bölgede yer alan 97 m² alanlı
2 0216 813 38 38 2+1 yeni yapıdaki mesken 4.650.000,-₺ bedelle satılık olup, 4.575.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir. 4.650.000 ₺ 4.575.000 ₺ 97,00 m²
Coldwell Banker Değerleme konusu taşınmazla aynı bölgede yer alan 81 m² alanlı
3 Emlak 1+1 yeni yapıdaki mesken 3.750.000,-₺ bedelle satılık olup, 3.750.000₺ 3.600.000₺ 81,00 m 2
0256 813 25 25 3.600.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir.
Didim Golden Değerleme konusu taşınmazla aynı bölgede yer alan 76 m² alanlı
4 Emlak 1+1 yeni yapıdaki mesken 3.500.000,-₺ bedelle satılık olup, 3.600.000 ₺ 3.500.000₺ 76,00 m²
0256 813 46 88 3.500.000,-₺ bedelle alınabileceği düşünülmektedir.
· · ·

KONUT EMSAL ANALİZİ TABLOSU
EMSAL NO EMSAL-1 EMSAL-2 EMSAL-3 EMSAL-4
EMSAL DURUMU SATILIK SATILIK SATILIK SATILIK
NİTELİK KONUT KONUT KONUT KONUT
İLANA VEREN KİŞİ Dass Emlak Didim Polat Emlak Coldwell Banker Emlak Didim Golden Emlak
İLANA VEREN TELEFON NO 0256 811 01 61 0216 813 38 38 0256 813 25 25 0256 813 46 88
DAİRE TİPİ 2+1 2+1 1+1 1+1
SATIŞ FİYATI ( ₺ ) 4.550.000 ₺ 4.650.000 ₺ 3.750.000 ₺ 3.600.000 ₺
PAZARLIK ORANI 1% 1% 1% 1%
PAZARLIK SONRASI FİYAT ( ₺ ) 4.500.000 ₺ 4.600.000 ₺ 3.700.000 ₺ 3.550.000 ₺
BRÜT ALAN ( m2
)
61,00 m² 67,00 m² 61,00 m² 56,00 m²
BİRİM FİYAT ( ₺/m2
)
73.770,49 ₺/m² 68.656,72 ₺/m² 60.655,74 ₺/m² 63.392,86 ₺/m²
İÇ DEKORASYON DURUMU BENZER BENZER BENZER BENZER
İÇ DEKORASYON DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
ALAN BÜYÜKLÜĞÜ BENZER BENZER BENZER BENZER
ALAN DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
YAPI YAŞI DURUMU YENİ YENİ YENİ YENİ
YAPI YAŞI DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
KAT DURUMU ARA KAT ARA KAT ARA KAT ARA KAT
KAT DÜZELTMESİ 0% 0% 0% 0%
KONUM DURUMU KÖTÜ KÖTÜ BENZER BENZER
KONUM DÜZELTMESİ 10% 10% 0% 0%
TOPLAM DÜZELTME ORANI 10% 10% 0% 0%
DÜZELTME SONRASI BİRİM FİYAT ( ₺/m2
)
81.147,54 ₺/m² 75.522,39 ₺/m² 60.655,74 ₺/m² 63.392,86 ₺/m²
ORTALAMA BİRİM FİYAT ( ₺/m2 ) 70.179,63 ₺/m²

4.15. Kira Değeri Analizi ve Kullanılan Veriler

Değerleme konusu taşınmaz ile ilgili Kira Değeri Analizi yapılmamıştır.

4.16. Gayrimenkul ve Buna Bağlı Hakların Hukuki Durumunun Analizi

Değerlemeye konusu taşınmaza ilişkin her herhangi bir olumsuz hukuki durum söz konusu değildir.

4.17. Boş Arazi ve Geliştirilmiş Proje Değeri Analizi, Kullanılan Veriler, Varsayımlar ve Sonuçlar

Değerleme konusu gayrimenkul olan 4572 ada, 1 parsel olan taşınmaz "Ham Toprak" nitelikli olup, öneri imar durumu doğrultusunda projelerin yapılması ve yapılaşması en verimli kullanımı olacaktır.

4.18. Gayrimenkulün En Etkin ve Verimli Kullanım Analizi

Niteliği gereği değerleme konusu taşınmazların kısıtlı imar durumuna göre kullanımının en etkin ve verimli kullanım olacağı düşünülmektedir.

4.19. Müşterek veya Bölünmüş Kısımların Değerleme Analizi

Taşınmaz tam hisseye sahip olup, Müşterek veya Bölünmüş Kısımlara Esas Değerleme Analizi söz konusu değildir.

4.20 Hasılat paylaşımı veya kat karşılığı yöntemi ile yapılacak projelerde emsal pay oranları

Hasılat paylaşımı veya kat karşılığı yöntemi söz konusu değildir.

5. ANALİZ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

5.1. Değerleme Metotlarının ve Analizlerinin Uyumlaştırılması, Nedenleri

Taşınmazın değerlemesinde, bölgede elde edilen güncel emsal bilgileri, konumu, kullanım alanı, mülkiyet durumu, amacına uygun kullanılabilirliği, fiziksel özellikleri, cephesi, altyapı ve ulaşım imkanları, emsallerin pazarlık payları gibi etkenler göz önüne alınarak değer tespiti yapılmıştır. Emsal karşılaştırma yaklaşımında emsal olarak alınan gayrimenkullerin ve değerlemesi yapılan taşınmazın tamamen aynı özelliklere sahip olmaması, yapı inşaat malzemesi, arsa alanı, konum ve şerefiye farkı göz önünde bulundurulmuştur.

5.2. Asgari Bilgilerden Raporda Yer Verilmeyenlerin Gerekçeleri

Tüm gerekçeler ilgili konu başlıklarının altında açıklanmıştır.

5.3. Gayrimenkulün Yasal Gereklilikleri, İzin ve Belgelerinin Durumu İle İlgili Genel Görüş

Parsel üzerinde yapı mevcut değildir. Parselin imar uygulama işlemleri başlamış ancak tamamlanmamıştır.

5.4. Gayrimenkulün, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Portföyüne Alınmasında Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde, Bir Engel Olup-Olmadığı İle İlgili Görüş

Gayrimenkul Yatırım Ortakları için III 48.1 sayılı ''Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliğ''nin 7.bölüm 22.maddesi 1.fıkrasının a) "Alım satım kârı veya kira geliri elde etmek amacıyla; arsa, arazi, konut, ofis, alışveriş merkezi, otel, lojistik merkezi, depo, park, hastane ve benzeri her türlü gayrimenkulü satın alabilir, satabilir, kiralayabilir, kiraya verebilir ve satın almayı veya satmayı vaad edebilirler. Şu kadar ki münhasıran altyapı yatırım ve hizmetlerinden oluşan portföyü işletecek ortaklıklar sadece altyapı yatırım ve hizmet konusu olan gayrimenkuller ile ilgili olan işlemleri gerçekleştirebilir." bendi gereği taşınmazların "Arsa" başlığı altında GYO portföyde bulundurulmasında bir engel yoktur.

6. SONUÇ

6.1. Sorumlu Değerleme Uzmanın Sonuç Cümlesi

Taşınmazın değerlemesinde emsal karılaştırma metodu yaklaşımının kullanılması uygun bulunmuş, diğer yöntemler imar mevzuatı çerçevesinde değerlendirilememiştir. Değerleme konusu taşınmazın konumu, çevresel özellikleri, yasal ve güncel durumu, günün geçerli piyasa rayiç fiyatlarına göre oluşturulan satış kabiliyeti ve emsal fiyatları göz önüne alınarak değerlendirme yapılmıştır. Taşınmazın satış kabiliyeti "SATILABİLİR" durumdadır.

6.2. Peşin Satış Fiyatı Esas Alınarak, Türk Lirası Üzerinden Nihai Değer Takdirinin Yapılması

Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı

Pazar Yaklaşımı çerçevesinde, değerleme konusu taşınmaz üzerinde yapılması planlanan bağımsız bölümlerin özellikleri dikkate alınarak, piyasada yakın zamanda alım–satıma konu olmuş/satılık vaziyette olan emsal araştırmaları doğrultusunda değer takdiri yapılmıştır. Taşınmazın mevcut durumu, konum özellikleri dikkate alınarak değer takdir edilmiştir.

Kullanılan Kriterler

Bölgede yer alan satılık arsa nitelikli taşınmaz incelenmiş ve emlakçı görüşlerine de başvurulmuştur. Değerlemeye konu taşınmazın Didim Belediyesi İmar Müdürlüğünde imar durumu incelenmiştir. Bölgede yapılaşmanın çok düşük olması ve bölgeye müteahhit talebinin düşük olması nedeni ile proje geliştirme işlemi uygulanamamıştır. Şerefiye çalışmasına konu olan taşınmaz için öncelikli olarak benzer tipte avantajlı-dezavantajlı arsalar göz önünde bulundurularak değere etki edebilecek kriterler belirlenmiştir.

İndirgenmiş Nakit Akışlar Yaklaşımı

Pazar Yaklaşımı çerçevesinde, değerleme konusu taşınmaz üzerinde yapılmış olan yapıların özellikleri dikkate alınarak, piyasada yakın zamanda alım–satıma konu olmuş/satılık vaziyette olan emsal araştırmaları doğrultusunda değer takdiri yapılmakta olup, indirgenmiş nakit akışlar yöntemi raporda kullanılmamıştır.

6.3. Değerlemenin Katma Değer Vergisi Hariç Yapılması ve İlgili Katma Değer Vergisi Tutarının da Eklenerek Toplam Değere Ulaşılması,

Kıymet takdirlerine etken oluşturan kıstasların her birinin gayrimenkulün değerine olan etkisi göz önünde bulundurularak çalışma sonuçlandırılmıştır.

DÖVİZ BAZINDA DEĞER
NİTELİK DEĞER USD EURO
Taşınmazın KDV Hariç Mevcut Durum Değeri 698.743.762,94 ₺ 16.248.381,26 \$ 13.803.736,53 €
Taşınmazın KDV Dahil Mevcut Durum Değeri 768.618.139,24 ₺ 17.873.219,39 \$ 15.184.110,19 €
Merkez bankasının 30.12.2025 taşınmazın değerleme günü olan gösterge niteliğindeki verileri esas alınmıştır. 42,6375 ₺ 49,6510 ₺

6.4. Gayrimenkul projelerinin değerlemesinde, projenin değerleme tarihi itibariyle bitirilmiş olması varsayımı ile Türk Lirası üzerinden ve ayrıca değerleme tarihi itibariyle tamamlanmış kısmının arsa değeri dahil Türk Lirası üzerinden değerinin takdir edilmesi

Gayrimenkul projesi bu raporun konusu değildir. İş bu rapor 31.12.2025 tarihinde 55 sayfa hazırlanmış olup durumu ve kanaatimizi ifade eden gayrimenkul değerleme bilgilerinize saygı ile sunarız.

Fatih Orkun SAKALLI Çetin BEGİÇ
Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Sorumlu Gayrimenkul Değerleme Uzmanı
(SPK Lisans No: 407060) (SPK Lisans No: 400479)

EKLER

  • EMSAL KARŞILAŞTIRMA DEĞER DETAY TABLOSU
  • TAKYİDAT BELGESİ
  • İMAR DURUM GÖRÜNTÜSÜ
  • SAHA FOTOĞRAFLARI
  • GAYRİMENKUL DEĞERLEME LİSANS BELGELERİ
  • MESLEKİ TECRÜBE BELGELERİ

Talk to a Data Expert

Have a question? We'll get back to you promptly.