Environmental & Social Information • Oct 31, 2025
Environmental & Social Information
Open in ViewerOpens in native device viewer

| RAPOR HAKKINDA | 3 | 1 | VAKKO HAKKINDA | 7 | 4.1 Kurumsal Risk Yönetim Çerçevesi |
17 |
|---|---|---|---|---|---|---|
| YÖNETİM KURULU BAŞKANI MESAJI |
4 | 4.2 Kurumsal Sürdürülebilirlik Yapısı ve Komite Faaliyetleri |
17 | |||
| 2 | YÖNETİŞİM | 8 | 4.3 Yaşam Döngü Analizi Çalışması |
17 | ||
| CEO MESAJI |
5 | 2.1 Yönetim Kurulu |
9 | 4.4 İklimle İlgili Risk ve Fırsatların Yönetimi |
17 | |
| GİRİŞ | 6 | 2.2 Sürdürülebilirlik Komitesi |
9 | 4.4.1 İklimle İlgili Risk ve Fırsatlar |
19 | |
| 2.3 Riskin Erken Saptanması Komitesi, Kurumsal Yönetim |
9 | 4.4.2 Risk ve Fırsat Tabloları |
20 | |||
| Komitesi ve Denetim Komitesi 2.4 Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu |
9 | 5 METRİK VE HEDEFLER |
23 | |||
| 2.5 Sürdürülebilirlik Yönetim Sistemi ve Politikalar |
9 | 5.1 İklimle İlgili Metrikler |
24 | |||
| 2.6 Sürdürülebilirlik ve İklimle İlgili Yetkinlikler ve Deneyim |
10 | 5.1.1 Sera Gazı Emisyonları |
24 | |||
| 2.7 Sürdürülebilirlik Konularının Stratejik Karar |
10 | 5.1.2 Sera Gazları ve Emisyon Kaynakları |
24 | |||
| Mekanizmalarına Entegre Edilmesi |
5.1.3 Sera Gazı Hesaplama Metodolojisi |
24 | ||||
| 2.8 Ücretlendirme Süreçleri |
10 | 5.2 İklimle İlgili Hedefler |
25 | |||
| 5.2.1 Projeler |
25 | |||||
| 3 | STRATEJİ | 11 | ||||
| 3.1 Modeli ve Değer Zinciri |
12 | 6 GİYİM EŞYALARI, AKSESUAR, AYAKKABI, |
26 | |||
| 3.2 Strateji ve Karar Alma |
13 | BOT VE TERLİK REHBERİ |
||||
| 3.3 Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışları |
13 | 6.1 Sektör Bazlı Metrikler |
27 | |||
| 3.4 İklim Dirençlilik Yaklaşımı |
14 | 6.1.1 Faaliyet Metrikleri |
28 |
3.4.1 İklim Senaryo Analizi Yaklaşımına İlişkin Belirsizlikler 17
6.2 Güvence Raporu 29
4 RİSK YÖNETİMİ 16
VAKKO TEKSTIL VE HAZIR GIYIM SANAYI İŞLETMELERI A.Ş. VE BAĞLI ORTAKLIĞIOLANTRENTHAZIRGIYIMTIC.A.Ş.(RAPOR IÇINDEHEPBIRLIKTE "VAKKO" VEYA "GRUP" OLARAK ANILACAKTIR) ILE ILGILI BILGILER IÇEREN BU KONSOLIDE RAPOR; 1 OCAK-31 ARALIK 2024 TARIHLERI ARASINDAKI 12 AYLIK FAALIYET DÖNEMINI KAPSAMAKTADIR. RAPOR, TSRS 1 GEÇIŞ HÜKMÜNDEN YARARLANARAK VAKKO'NUN SÜRDÜRÜLEBILIRLIKLE ILGILI RISK VE FIRSATLARINI IÇERMEMEKTE, YALNIZCA IKLIMLE ILGILI RISK VE FIRSAT YÖNETIMINI, PERFORMANSINI VE HEDEFLERINI KAPSAYAN BILGILER IÇERMEKTEDIR.
RAPOR, TÜRKIYE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK RAPORLAMA STANDARTLARI'NA ("TSRS")UYGUNOLARAKHAZIRLAMIŞOLUPTSRS1SÜRDÜRÜLEBILIRLIKLE İLGILI FINANSAL BILGILERIN AÇIKLANMASINA İLIŞKIN GENEL HÜKÜMLER ("TSRS 1") VE TSRS 2 İKLIMLE İLGILI AÇIKLAMALAR ("TSRS 2") GEREKLILIKLERINE TAM UYUM SAĞLAYARAK SÜRDÜRÜLEBILIRLIK PERFORMANSININ SUNULMASINA KATKIDA BULUNMAKTADIR. TSRS 1 E5, TSRS 1 E6 VE TSRS 2 C3 GEÇIŞ HÜKMÜ MUAFIYETINDEN YARARLANILARAK YALNIZCA IKLIMLE ILGILI RISKLER VE FIRSATLARA ILIŞKINDEĞERLENDIRMELERAÇIKLANMIŞTIR.BUNUNLABERABER,TSRS2 C3 KAPSAMINDA RAPORDA YALNIZCA ILGILI RAPORLAMA DÖNEMINE AIT BILGILERE YERVERILMIŞ,BUNEDENLE IKLIMLE ILGILI RISKVEFIRSATLARA ILIŞKIN KARŞILAŞTIRMALI VERILER SUNULMAMIŞTIR. KAPSAM 3 GEÇIŞ HÜKÜMLERI KAPSAMINDA, 29.12.2023 TARIH VE 32414 (MÜKERRER) SAYILI RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANAN TSRS UYGULAMA KAPSAMINA İLIŞKIN KURUL KARARI'NIN GEÇICI MADDE 3'Ü ESAS ALINMIŞTIR. AYRICA, KAMU GÖZETIMI, MUHASEBE VE DENETIM STANDARTLARI KURULUNUN 16/12/2024 TARIHLI VE 75935942-050/01/04-[01/28294] SAYILI KARARI UYARINCA;ANILANMADDENINBIRINCI FIKRASININ(B)BENDINDESAYILAN VE BIR ÖNCEKI YILSONU ITIBARIYLA ŞUBE SAYISI 1'I VEYA ÇALIŞAN SAYISI 250 KIŞIYI AŞMAYAN BANKA DIŞI MALI KURULUŞLAR IÇIN, KAPSAM 3 SERA GAZI EMISYONLARINI AÇIKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNDEN MUAF OLDUKLARI DÖNEMLERDE RAPORLAMA YAPILMASI IHTIYARIDIR. ŞIRKET, BU DÜZENLEMELER DOĞRULTUSUNDA ILGILI RAPORLAMA DÖNEMINDE KAPSAM 3 EMISYON BILGILERINI AÇIKLAMAMIŞTIR.
RAPOR, GRUP'UN KURUMSAL YÖNETIŞIM, RISK YÖNETIMI YAKLAŞIMI, RISK VE FIRSATLARA YÖNELIK STRATEJISI I LE UYUMLU OLARAK BELIRLEDIĞI HEDEFLER GIBI KONULARI DETAYLICA PAYLAŞMAKTADIR.
RAPORDA SUNULAN SÜRDÜRÜLEBILIRLIK BILGILERI, KAMU GÖZETIMI, MUHASEBEVEDENETIMSTANDARTLARIKURUMU("KGK")DÜZENLEMELERI DOĞRULTUSUNDA TSRS 1 VE TSRS 2 HÜKÜMLERI ÇERÇEVESINDE HAZIRLANMIŞ VE KGK TARAFINDAN ZORUNLU KILINAN TSRS 1 VE TSRS 2 HÜKÜMLERI UYARINCA DENGE BAĞIMSIZ DENETIM SMMM A.Ş. ("FORVIS MAZARS") TARAFINDAN GÜVENCE DENETIMI STANDARDI 3000 "TARIHI FINANSAL BILGILERIN BAĞIMSIZ DENETIMI VEYA SINIRLI BAĞIMSIZ DENETIMI DIŞINDAKI DIĞER GÜVENCE DENETIMLERI" VE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK BILGILERI'NDE YER ALAN SERA GAZI EMISYONLARINA ILIŞKIN OLARAK GÜVENCE DENETIMI STANDARDI 3410 "SERA GAZI BEYANLARINA İLIŞKIN GÜVENCE DENETIMLERI" NE UYGUN OLARAK SINIRLI GÜVENCE DENETIMINE TABI TUTULMUŞTUR. BAĞIMSIZ DENETÇININ SINIRLI GÜVENCE RAPORU 29. SAYFADA YER ALMAKTADIR.
RAPORLA ILGILI TÜM SORU, GÖRÜŞ VE ÖNERILERINIZI [email protected] ADRESINE ILETEBILIRSINIZ.
Cem Hakko Yönetim Kurulu Başkanı

Vakko, 90 yılı aşkın süredir yalnızca bir moda markası değil; Türkiye'nin kültürel, estetik ve etik değerleriyle iç içe geçmiş bir yaşam tarzı vizyonunun temsilcisidir. Kurucumuz Vitali Hakko'nun "moda bir yaşam biçimidir" anlayışıyla temellenen kurum kültürümüz, geçmişten bugüne değişimi estetikle, kaliteyle ve insan odaklılıkla harmanlayarak yorumlamayı başarmıştır.
Bugün, Vakko olarak sürdürülebilirliği bu kültürün doğal bir devamı ve dönüşüm aracı olarak konumlandırıyoruz. TSRS çerçevesinde hazırladığımız bu ilk rapor, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda önemli bir başlangıç niteliği taşıyor. Bu adımı, yalnızca bugüne dair bir değerlendirme değil; aynı zamanda Vakko'nun gelecek vizyonunu ortaya koyan, sorumluluklarımızı daha sistematik ve ölçülebilir biçimde yönetmeye yönelik stratejik bir zemin olarak görüyoruz.
Sürdürülebilirlik, günümüz iş dünyasında sadece iyi niyetli bir tercih değil; uzun vadeli başarı ve kurumsal direnç için vazgeçilmez bir gereklilik haline geldi. Biz de bu anlayışla, iklim krizinin ve toplumsal dönüşümün beraberinde getirdiği risk ve fırsatları yakından analiz ediyor, kurum stratejimizi bu değişken dünya karşısında daha dirençli ve kapsayıcı kılmak için yeniden yapılandırıyoruz. Öncelikli konularımızı bu doğrultuda belirliyor, geleceğe dönük tüm kararlarımızda sürdürülebilirlik perspektifini temel alıyoruz.
Vakko olarak, üretimden tedarik zincirine, perakendeden eğitime kadar uzanan geniş bir alanda çevresel ve sosyal etkilerimizi sadece gözetmekle kalmıyor; bu etkileri azaltacak, dönüştürecek, ilham verecek adımlar atıyoruz. Kısa vadeli tepkiler yerine uzun vadeli etkiler yaratan bir dönüşüm peşindeyiz. Geri dönüşüm, yeniden kullanım ve uzun ömürlü tasarım ilkeleriyle şekillenen koleksiyonlarımız; zamansız şıklığı, çevreye duyarlılığı ve kültürel sürekliliği bir araya getiriyor.
Sürdürülebilirlik, Vakko'da bir departmanın değil, tüm organizasyonun sahip çıktığı ortak bir amaçtır. Bu amaç doğrultusunda her bir çalışanımız, her bir paydaşımız bu sürecin bir parçasıdır. Çünkü inanıyoruz ki bir markanın gerçek gücü, sadece bugün aldığı kararlarla değil, geleceğe dair kurduğu hayallerle ölçülür.
Vakko'nun 90 yılı aşkın tarihinden güç alarak, yarının dünyasında da ilham veren bir rol üstlenmek için çalışmaya devam edeceğiz.
Tasarımı, kaliteyi ve zamanı aşan değerleri korurken; daha adil, daha yaşanabilir, daha bilinçli bir geleceğe hep birlikte yürüyoruz.

Vakko olarak ilk TSRS raporumuzu kamuoyuyla paylaşmaktan büyük gurur ve sorumluluk duyuyoruz.
Sürdürülebilirlik bizim için bir tercihten çok, Vakko kültürünün ve iş yapış biçimimizin temel bir parçasıdır. Estetik ve kalite anlayışımızı; gezegenimizin kaynaklarına duyarlı, insanı merkeze alan ve geleceği gözeten bir yaklaşımla yeniden tanımlıyoruz. Hızlı tüketim kültürünün karşısında duran zamansız Vakko tasarımları, bu anlayışın doğal bir yansımasıdır.
İklim değişikliği ve toplumsal dönüşüm, kurumların iş modellerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Biz de bu dönemin getirdiği riskleri ve fırsatları dikkatle analiz ediyor; sürdürülebilirlik stratejimizi bu farkındalıkla güncelliyoruz. TSRS uyum sürecini yalnızca bir raporlama yükümlülüğü değil, kurum içi karar alma süreçlerimizi dönüştüren önemli bir araç olarak görüyoruz.
Vakko'da sürdürülebilirlik, operasyonların ötesinde tüm organizasyona yayılmış bir sorumluluk anlayışıdır. Her birim bu bakış açısıyla hareket ederken, yönetişim yapımızda da sürdürülebilirliğe özel bir odak geliştiriyoruz. Böylece yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendiren kararlar alabiliyoruz.
Geleceğin başarılı markalarının yalnızca estetikle değil, dünyaya, topluma ve insana karşı sorumluluk bilinciyle yükseleceğine inanıyoruz. Vakko, 90 yılı aşkın geçmişi boyunca bu bilinçle hareket etti; bugün ise bu kültürü geleceğe taşıyarak, sürdürülebilirliği sadece bir hedef değil, kurum kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz.
Paydaşlarımızla birlikte, daha yaşanabilir bir gelecek için sorumluluğu paylaşarak dönüşüme öncülük etmeye kararlıyız. RAPORDA TSRS 1 SÜRDÜRÜLEBILIRLIKLE İLGILI FINANSAL BILGILERIN AÇIKLANMASINA İLIŞKIN GENEL HÜKÜMLER VE TSRS 2 İKLIMLE İLGILI AÇIKLAMALAR DOĞRULTUSUNDA, GENELAMAÇLIFINANSALRAPORKULLANICILARIAÇISINDAN IŞLETMEYEKAYNAKSAĞLAMA KARARI VERIRKEN FAYDALI OLACAK VAKKO'NUN KISA, ORTA VEYA UZUN VADEDE NAKIT AKIŞLARINI, FINANSMANA ERIŞIMINI VEYA SERMAYE MALIYETINI ETKILEMESI MAKUL ÖLÇÜDE BEKLENEBILECEK IKLIMLE ILGILI RISKLERINE VE FIRSATLARINA ILIŞKIN BILGILER AÇIKLANMAKTADIR.
VAKKO'NUN GELECEKTEKI FINANSAL YETERLILIĞINI ETKILEMESI MAKUL ÖLÇÜDE BEKLENEBILECEK IKLIMLE ILGILI RISK VE FIRSATLAR, BELIRLENEN ÖNEMLILIK SEVIYELERI DOĞRULTUSUNDA RAPORUN TEMEL IÇERIĞINI OLUŞTURAN STRATEJI VE RISK YÖNETIMI BÖLÜMLERDE PAYLAŞILMAKTADIR. BENZER BIR YAKLAŞIMLA, VAKKO'NUN BELIRLEDIĞI ÖNEMLILIK SEVIYESININ VE FINANSAL EŞIK DEĞERLERIN ALTINDA KALAN, GELECEKTEKI FINANSAL YETERLILIĞINI ETKILEMESI MAKUL ÖLÇÜDE BEKLENEMEYECEK IKLIMLE ILGILI RISK VE FIRSATLAR BU RAPORUN KAPSAMI DIŞINDADIR.
RAPORDASUNULANBILGILER,DOĞRULANABILIR,ZAMANINDASUNULMUŞVEANLAŞILABILIR OLMA NITELIKLERINE SAHIP OLUP TSRS 1'DE BELIRTILEN ILKELERE UYGUN OLARAK GERÇEĞE UYGUN ŞEKILDE SUNULMUŞTUR.
1934yılındaVitaliHakkotarafındankurulanVakko,90yılıaşkınköklügeçmişiveyenilikçivizyonuyla moda, yaşam tarzı ve zarafeti bir araya getiren seçkin bir markadır. Kuruluşundan itibaren kalite, ustalık ve özgün tasarım anlayışını benimseyen Vakko, her koleksiyonunda mükemmeliyeti hedefleyerek moda dünyasında kendine ayrıcalıklı bir yer edinmiştir.
Sanata, kültüre ve eğitime verdiği önemle Vakko, sadece moda alanında değil, aynı zamanda farklı yaşam tarzlarına dokunan çok yönlü bir marka olarak gelişmiştir. Moda ve perakende alanlarındaki güçlü konumunun yanı sıra gastronomi ve misafirperverlik sektörlerinde de yatırımlar yaparak vizyonunu genişletmektedir.
Vakko, üretimini İtalya'nın en seçkin ve kaliteli üretim merkezlerinde ve Türkiye'de, özenle seçilmiş en yüksek kalitedeki malzemelerle gerçekleştirmektedir. Geleneksel el işçiliği ile modern teknolojiyi bir araya getiren markanın detaylara verilen önemi ve ustalığın işçilikle olan bağı ön planda tutmaktadır.
Vakko, halka açık bir şirket olarak şeffaflık, sürdürülebilir büyüme ve paydaşlarıyla güçlü bir bağ kurma ilkeleri ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yönetim Kurulu'nun, sürdürülebilirlik stratejilerinin onaylanması, izlenmesi ve yönlendirilmesi sorumluluğunu çalışma esaslarında tanımlanmıştır. Sürdürülebilirlik Komitesi, söz konusu esaslar doğrultusunda faaliyetlerini yürütmekte olup, alınan kararların ve faaliyetlerin Yönetim Kurulu ile paylaşılması ilerleyen dönemlerde uygulanması planlanan bir süreçtir. Ayrıca, sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı risk ve fırsat yönetim süreçlerinin Riskin Erken Saptanması Komitesi, Kurumsal Yönetim Komitesi ve Denetim Komitesi gibi yapılarla koordineli şekilde ele alınması hedeflenmektedir.
Vakko Sürdürülebilirlik Komitesi, Yönetim Kurulu onayıyla oluşturulmuş olup sürdürülebilirlik stratejilerinin uygulanmasının takibi ve geliştirilmesine yönelik çalışmaları yürütmektedir. Komite, sürdürülebilirlik performansına ilişkin gelişmeleri ve önerileri Komite Başkanı aracılığıyla üst yönetimle paylaşmakta olup, stratejiye yön verecek uygulamaların ilerleyen dönemlerde Yönetim Kurulu ile paylaşılması planlanmaktadır.
Sürdürülebilirlik Komitesi, Vakko'da sürdürülebilirlik çalışmalarının Yönetim Kurulu'ndan sonra en üst düzeyde yönetsel organı olarak belirlenmiştir. Komite üyeleri üst düzey yöneticilerden oluşmakta olup, sürdürülebilirlik konularında karar alma, izleme ve denetleme görevlerini yürütmektedir. Komite'nin koordinasyonu Sürdürülebilirlik Lideri tarafından sağlanmaktadır. Sürdürülebilirlik Komitesi toplantı çağrısı ve gündemi, Komite Başkanı veya Sürdürülebilirlik Lideri tarafından belirlenmektedir. Ayrıca Sürdürülebilirlik Lideri üyelerin oybirliği ile toplantı yapmaksızın karar alabilmektedir. Bununla beraber Çalışma Grubu, Sürdürülebilirlik Komitesine doğrudan bağlı olarak çalışmaktadır. Çalışma Grubu grup başkanlıkları ve direktörlükler bünyesinde çalışan temsilcilerden olmak üzere 27 üyeden oluşmaktadır. Bu Komite yapısı, sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı risk ve fırsatlara karşılık vermek için gerekli yetki ve yeterliliğe sahiptir. Geliştirme ihtiyacı durumunda, uzman görüşleri alınarak ve Yönetim Kurulu onayıyla stratejiler güncellenmektedir.
Vakko Sürdürülebilirlik Komitesi, üyeler arasında Yönetim Kurulu
Başkanı, CEO, Mali İşler Grup Başkanı, Bilgi Teknolojileri Grup Başkanı, Dijital Kanallar Grup Başkanı, Ürün Yönetimi Grup Başkanı, Yatırım Kiralama & Satış Grup Başkanı, Tedarik Zinciri Grup Başkanı, İnsan Kaynakları Grup Direktörü, Vakko Erkek Satın Alma ve Ürün Grup Direktörü, Vakkorama Kreatif Direktörü, W & Vakkorama Tasarım ve Üretim Direktörü, Kreatif Direktör, Pazarlama Direktörü, Dış Ticaret ve Satın Alma Direktörü, Kalite Kontrol Direktörü, Üretim Direktörü ve Sürdürülebilirlik Lideri (İş Geliştirme Direktörü) olmak üzere toplam 22 üyeden oluşmaktadır.
Komite yılda en az iki kez toplanmaktadır. Komite, sürdürülebilirlik stratejisini, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini, yol haritalarını ve politikalarını belirlemekte; performans ölçütlerini izlemekte ve gerektiğinde revize etmektedir.
Komite'nin görev ve yetki tanımı iç politika belgelerinde yer almakta olup yönetim kurulu onayıyla yürürlüğe girmektedir.
Riskin Erken Saptanması Komitesi, Kurumsal Yönetim Komitesi ve Denetim Komitesi'nin sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risk ve fırsatların yönetişiminde üstlendiği rol ve sorumlulukların ilgili iç tüzük dokümanlarında güncellenmesi 2025 yıl sonu itibariyle tamamlanacaktır.
Sürdürülebilirlik Komitesi'ne bağlı olarak faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun, operasyonel uygulamaların koordinasyonuna ve Komite tarafından belirlenen stratejilerin uygulanmasına ilişkin esasları bulunmaktadır. Grup, farklı departmanlardan 23 temsilciden oluşmaktadır.
Çalışma Grubu'nun sürdürülebilirlik çalışmalarının uygulanmasına, gerektiğinde revizyonların yapılmasına ve çalışmaların Komite'ye raporlanmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir. Bu yapı, sürdürülebilirlikle ilgili teknik detayların değerlendirilmesi ve uygulanması açısından kritik öneme sahiptir.
Sürdürülebilirlik alanında çalışmalar yürütülmekte olup, talimatlar ve raporlama süreçleri aracılığıyla sürdürülebilirlik ilkelerinin Vakko genelinde operasyonel düzeyde yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Sürdürülebilirlik yönetimini oluşturan ÇSY boyutları çeşitli standartlar kapsamında ele alınmaktadır. Bu çerçevede ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi standardı bulunmaktadır.
Komitenin yetki ve sorumlulukları çalışma esasları belgesiyle tanımlanmıştır.


Sürdürülebilirlik lideri ve danışmanlık tarafından komite üyelerinin sürdürülebilirlik alanındaki bilgi ve farkındalıklarını artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül İlkentapar, İstanbul Sanayi Odası ve İSO Akademi tarafından verilen "Sürdürülebilirlik Mini MBA" sertifikasına sahiptir. Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin ("SKD") döngüsel ekonomi ve iklim değişikliği eğitim programlarına katılmıştır ve SKD ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğinde yürütülen bir projede sürdürülebilirlik mini MBA öğrencisine mentorluk yapmaktadır. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ("UNDP") ve Tekstil İşverenleri Sendikası'nın yürüttüğü "Sanayide Kadınların Güçlenmesi" projesinde mentorluk yapmaktadır. Vakko'nun eğitim programında iki yıl boyunca "Modada Sürdürülebilirlik" dersleri vermiştir. Bu görevler, kurum içi bilgi paylaşımını ve kadınların iş gücüne katılımını desteklemektedir. Komitedeki diğer tüm üyeler ise, S360 Sürdürülebilirlik Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanan sürdürülebilirlik eğitimi alarak bu alandaki yetkinliklerini geliştirmiştir.
Vakko'da sürdürülebilirlik konularının kurumun stratejik karar alma mekanizmalarına entegre edilmesine yönelik esaslar oluşturulmuştur. Sürdürülebilirlik Komitesi'nin, Grup'un çevre, sosyal ve yönetişim alanlarındaki risk ve fırsatlarını proaktif bir yaklaşımla yönetmesi; bu doğrultuda sürdürülebilirlik stratejisini, kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri ile performans göstergelerini belirlemesine ilişkin esaslar bulunmaktadır. Vakko'nun risk yönetimi çerçevesinde hazırlanan Süreç Risk Yönetimi Değerlendirmesi Yönetmeliği'nde ise yasal düzenlemeler, organizasyonel yapı ve çalışan yetkinlikleri dahil olmak üzere sürdürülebilirlikle ilişkili risk türlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik esaslar tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, sürdürülebilirlik stratejilerinin yalnızca destekleyici değil, aynı zamanda Grup'un genel stratejik yönünü şekillendiren temel unsurlar arasında yer almasını sağlamaktadır.
2024 yılı itibarıyla Vakko bünyesinde sürdürülebilirlikle ilgili hedef ve metrikleri de içerecek bir Ücretlendirme Politikası bulunmamakta olup, 2025 yılı içerisinde bu politikanın oluşturulması planlanmaktadır. Bu politika ile birlikte iklimle bağlantılı hususların ücretlendirme süreçlerine entegre edilmesi, çalışan motivasyonunun artırılması ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasının teşvik edilmesi hedeflenmektedir.

Vakko, çevresel ve operasyonel risk değerlendirmelerini hazırlarken Sustainability Accounting Standards Board ("SASB") standartlarını ve önemlilik yaklaşımı referans alınmıştır; SASB'nın sektöre özgü (Giyim Eşyaları, Aksesuar ve Ayakkabı, Bot, Terlik, vb.) değerlendirme kriterleri, su kullanımı, atık/döngüsellik, hammadde temini, sera gazı emisyonları ve tedarik zinciri uygulamaları gibi konuları özellikle yatırımcıların finansal bakış açısıyla "maddi" olma potansiyeli açısından ele almaktadır.
Bu çerçeve doğrultusunda seller, orman yangınları ve sıcak hava dalgaları gibi akut fiziksel riskler ile kuraklık, su stresi ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi kronik fiziksel riskler aynı zamanda SASB'nin iklim risklerini sınıflandırma yaklaşımı ile uyumlu biçimde değerlendirilmiştir.
Ayrıca atık yönetimi ve döngüsellik, tedarik zincirinde yasal düzenlemelere uyum, karbon ayak izi, raporlama yükümlülükleri ve değişen tüketici davranışları gibi başlıklar da Giyim Eşyaları, Aksesuar ve Ayakkabı, Bot, Terlik, vb. sektörüne ait SASB konularıyla örtüşmektedir.
Yapılan değerlendirmede, bahsi geçen risklerin hesap edilen finansal etkilerinin belirlenen finansal önemlilik eşiğinin altında kaldığı tespit edilmiştir; bu nedenle söz konusu konular raporun Strateji yerine Risk Yönetimi bölümünde açıklanmış ve ileride izlenecek olan riskler olarak sunulmuştur. Finansal önemlilik eşiği, Vakko tarafından 157 Milyon Türk Lirası olarak belirlenmiştir. İlgili risklere yönelik nicel açıklamaların hazırlanmasında kullanılan veri kaynakları, metodolojiler ve senaryo varsayımları önemli düzeyde ölçüm belirsizliği içermektedir. Bu belirsizlikler;
gibi faktörlerden kaynaklanmaktadır.
İklim risklerinin ölçümüne ilişkin açıklamalarda önemli düzeyde metodolojik ve varsayımsal belirsizlik bulunabilmektedir. Bu çerçevede, söz konusu risklerin finansal etkilerine dair nicel modelleme sonuçları, TSRS'ye uygun olarak mevcut dönemde yüksek ölçüm belirsizliği nedeniyle rapor kapsamına dahil edilmemiştir.
Bu yaklaşım, raporun asli kullanıcılarının karar süreçlerini yanıltabilecek derecede değişken sonuçların sunulmasını önlemek amacıyla benimsenmiştir. İşletme, ilerleyen raporlama dönemlerinde, gerekli teknik kapasite, veri kalitesi ve metodolojik uyumun sağlanmasıyla birlikte, iklimle ilgili risk ve fırsatların nicel etkilerini daha ayrıntılı biçimde açıklamayı hedeflemektedir.
SASB'nın "finansal önemlilik" yaklaşımı, hangi Çevresel, Sosyal ve Yönetişim ("ÇSY") konularının yatırımcılar açısından kararverici nitelikte olduğuna dayanarak önceliklendirme yapılmasını öngörür; bu ilke rapordaki sınıflandırma ve raporlama tercihleriyle tutarlıdır.
Vakko, tedarik zinciri yönetimi, operasyonel kararlar, yatırım öncelikleri ve mevzuata uyum süreçleri üzerinde oluşabilecek etkileri değerlendirilmektedir.
Orman yangınları riski, değer zincirinin yukarı akışında ham madde tedariki, lojistik ve kumaş depolama süreçleri ile kumaş yapımı ve işleme faaliyetlerini etkileyebilir. Bu risk, ormanlara yakın konumlanan tedarik bölgelerinde operasyonel kesintilere veya malzeme temininde aksamalara neden olabilir. Direkt operasyonlar kapsamında ise perakende yönetimi, üretim ve kalite kontrol süreçleri bu riskten etkilenebilir. Orman yangınlarının olduğu dönemlerde, mağaza operasyonları veya üretim alanları fiziksel tehdit altında olabilir. Aşağı akışta ise dağıtım ve satış aşamalarında lojistik ağlarının aksaması gibi etkiler görülebilir.
Kuraklık/Su stresi riski, öncelikle değer zincirinin yukarı akışında kumaş yapımı ve işleme ile ham madde tedariği süreçlerinde etkisini gösterir. Suya bağımlı olan bu aşamalarda, su temininde yaşanabilecek kısıtlamalar üretim kapasitesini doğrudan etkileyebilir. Grup'un direkt operasyonlarında ise üretim ve kalite kontrol süreçleri bu riskten etkilenebilir; su kaynaklarına erişimdeki azalma üretim hatlarında kesintilere yol açabilir.
Karbon ayak izi riski, yukarı akışta ham madde tedariki, kumaş yapımı ve lojistik faaliyetleri aracılığıyla ortaya çıkar. Direkt operasyonlarda perakende yönetimi, üretim ve kalite kontrol süreçleri bu riske katkıda bulunur. Aşağı akışta ise dağıtım ve satış aşamaları, karbon riskinin ortaya çıktığı diğer alanlardır.

Vakko'nun sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı fırsatlara yaklaşımı; enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel üretim modelleri, dijitalleşme ve ürün inovasyonu gibi alanlarda incelenmektedir. Su verimliliği ve atık su yönetiminin Vakko için iklimle bağlantılı en önemli fırsat olduğu tespit edilmiştir. Bu fırsat yukarı akış değer zincirinde kumaş yapımı ve işleme ve ham madde tedariki; direkt operasyonlarda ise üretim ve kalite kontrol ile ürün tasarımı ve geliştirmede değerlendirilebilecektir.
2024 yılı verileri doğrultusunda 2025 yılında gerçekleştirilen risk ve fırsat analizleri doğrultusunda, moda merkezi, üretim merkezleri ve mağazalar için incelemeler yapılmış; iklimle bağlantılı risk ve fırsatların değer zinciri üzerindeki olası etkileri değerlendirilmiştir.

VAKKO TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SANAYİ İŞLETMELERİ A.Ş.
Vakko, iklimle bağlantılı riskleri ve fırsatları stratejik yönetim düzeyinde ele almakta; bu konularda karar alma ve uygulama süreçlerini sürdürülebilirlikten sorumlu komite ve ilgili birimler aracılığıyla yürütmektedir. Bu yapı, sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili konularda koordinasyon ve yönlendirme işlevi üstlenmektedir.
Stratejiler; gelişen koşullar doğrultusunda uzman görüşleriyle desteklenerek, Yönetim Kurulu onayıyla güncellenmektedir. Vakko, sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı gelişmeleri takip etmekte; düşük karbonlu ekonomi, operasyonel verimlilik ve mevzuata uyum gibi uzun vadeli stratejilerini gözden geçirerek uygun alanlarda fırsatlar yaratmaktadır. Bu kapsamda Grup; enerji ve su verimliliği, sürdürülebilir ürün ve malzeme kullanımı, tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamalar, atık ve emisyon yönetimi gibi alanlarda somut yatırımlar gerçekleştirmektedir.
İklim değişikliğiyle bağlantılı riskler, iş modelinde doğrudan operasyonel kesintilere, artan maliyetlere ve marka itibarı açısından risklere neden olabilmektedir. Bu kapsamda Vakko, enerji ve su tüketimini azaltan teknolojilere yatırım yapmakta, çevresel mevzuat ve gereksinimlere uyum sağlamaktadır. Örneğin, su tüketiminin azaltılması hedefiyle geri dönüşüm sistemleri uygulanmış ve yüksek su ile enerji harcayan emprime yıkama makineleri, çevre dostu ve daha az kaynak kullanan sistemlerle modernize edilmiş; atık su arıtma tesisinin performansı ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yetkilendirilmiş laboratuvarlar tarafından düzenli olarak izlenmekte ve yasal gerekliliklere tam uyum sağlanmaktadır.
Grup, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla, sürdürülebilir ürün ve hizmet geliştirme faaliyetlerine önem vermektedir. Artan çevre bilinci ve tüketici taleplerini dikkate alarak, OEKO-TEX® Standard 100, organik tekstil üretimini belgeleyen GOTS (Global Organic Textile Standard) ve OCS (Organic Content Standard), geri dönüştürülmüş içerik takibini sağlayan GRS (Global Recycled Standard) ve RCS (Recycled Claim Standard) gibi uluslararası çevre sertifikalarına sahiptir.
Öne çıkan uygulamalar arasında; üretim alanlarında LED aydınlatma kullanımı, çevre dostu yıkama ve fikse makineleri yatırımı, araç filosuna elektrikli araç dahil edilmesi, sürdürülebilir yazıcı sistemlerine geçiş, kağıt tüketiminin izlenmesi ve iş
süreçlerinin dijitalleştirilmesi yer almaktadır.
Vakko'nun sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bir ayağını enerji yatırımları oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ilk GES yatırımı için başvuru yapılmış; Uşak Ulubey ilçesi Çardak Köyü'nde bir santral kurulması planlanmıştır. Bu proje ile mağazaların ve Nakkaştepe yerleşkesinin enerji ihtiyacının karşılanması hedeflenmektedir. Proje, teşviklerden yararlanacak olup gerekli izin süreçlerinin ardından ihale ve montaj aşamasına geçilecektir.
Vakko, çevresel risklerin azaltılması konusunda da çalışmalar yürütmektedir. Şirket, kuraklık/su stresi, orman yangınları ve karbon ayak izi gibi öncelikli iklim risklerinin tedarik, üretim ve satış kanallarına olası etkilerini değerlendirmektedir. ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemi ile çevresel performans sürekli iyileştirilmekte; sera gazı emisyonları ISO 14064 standardına göre hesaplanmakta ve yasal ölçümler düzenli yapılmaktadır.
Vakko'nun bu stratejik yaklaşımı; çevresel etki azaltımı, yasal uyum, ekonomik fayda ve operasyonel verimlilik arasında denge kurma yaklaşımı ile ilerlemektedir.
Grup, kısa, orta ve uzun vadeli beklentiler doğrultusunda fiziksel ve geçiş risklerinin ortaya çıkma olasılıkları ile bu risklerin finansal etkilerini, Finansal Sistemi Yeşilleştirme Ağı (NGFS) senaryoları, IPCC'nin RCP 2.6, ve RCP 8.5 senaryoları, WRI Aqueduct Water Risk Atlas 2023, National Institute Global Econometric Model, DEFRA Emission Factors, IEA World Energy Outlook 2024 ve müşteri verileri ışığında değerlendirmiştir.
Değerlendirilen kaynaklar uyarınca potansiyel risk ve fırsatlar belirlenmiş, Vakko iş ekipleriyle gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda da risk ve fırsatlar etki boyutu ile olasılık kriterlerine göre skorlanmıştır. En yüksek skoru alan konular kısa, orta ve uzun vadede potansiyel risk olarak değerlendirilmiş ve bu riskler üzerinden finansallaştırma çalışması yapılmıştır. Belirlenen öncelikli fiziksel riskler olan kuraklık/su stresi ve orman yangınları ile geçiş riski olarak tanımlanan karbon ayak izi için yapılan analizlerde, bu risklerin beklenen finansal etkisinin Grup'un finansal etki eşiğinin altında kalması sebebiyle söz konusu riskler raporda ayrıca yer almamıştır. Finansal önemlilik eşiği, finansal

raporlama ile sürdürülebilirlik raporlaması çerçevelerinin yakınlığı itibarıyla, finansal önemlilik eşiği olan 157 Milyon Türk Lirası olarak uygun görülmüş ve Vakko tarafından iklim değişikliği kaynaklı risk ve fırsatların önemliliğinin değerlendirilmesinde, farklı vadeler için eldeki ekonomik trend verileri kullanılarak arttırılmış şekilde kullanılmıştır.
Vakko, sermaye yeterliliği, likidite ve nakit akış yönetimi gibi alanlarda düzenli değerlendirmeler yapmakta; risk iştahı çerçevesinde potansiyel finansal etkileri yukarıda da bahsi geçen yöntemle analiz edilmektedir. Varlıklarını iklim değişikliği ve operasyonel ihtiyaçlara göre yeniden düzenlemektedir.
Vakko, TSRS 1'in E5 ve E6 maddelerindeki geçiş hükmü muafiyetinden yararlanarak yalnızca iklimle bağlantılı riskler ve fırsatlara ilişkin nitel bilgiler ve finansal etki analizlerini açıklamaktadır. Ancak bu açıklama, Grup'un genel sürdürülebilirlik yaklaşımıyla entegre bir şekilde ele alınmakta; ÇSY alanlarındaki uygulamaları ve iklim değişikliğine karşı aldığı önlemlerle birlikte değerlendirilmektedir.
İklimle ilgili öncelikli olarak değerlendirilecek riskler kuraklık/ su stresi, orman yangınları ve karbon ayak izi olarak belirlenmiştir. Özellikle yüksek su tüketimi gerektiren emprime üretim süreçlerinde su stresi, üretim hattında duraksamalara, tedarik zinciri aksaklıklarına, maliyet artışlarına ve müşteri memnuniyetinde azalmaya yol açabilecek kritik bir tehdittir. Orman yangını riski, tedarik sağlanan bölgelerde fiziki hasar, üretim kesintileri ve iş gücü güvenliği açısından risk taşımaktadır. Karbon ayak izi ise sera gazı emisyonlarının artmasıyla bağlantılı olarak yasal uyum, itibar riskleri ve artan maliyetler yoluyla Grup'un finansal durumunu etkileyebilmektedir.
Vakko, bu risklere karşı ulusal ve uluslararası düzeyde geçerliliğe sahip bilimsel modeller olan RCP 2.6 ve RCP 8.5 iklim senaryolarını kapsamlı bir şekilde analiz etmekte; belirsizlikleri modelleyerek farklı iklim koşullarına uyum sağlama yeteneğini geliştirmektedir. Bu analizlerin güvenilir ve bilimsel temellere dayandırılması amacıyla, Vakko iklim risk değerlendirmesi ve senaryo analizi süreçlerinde uzman bir danışmanlık firmasından profesyonel destek almıştır. Vakko, iklimle bağlantılı risk ve
fırsatları belirlerken olasılık, finansal etkilerin büyüklüğü, faaliyetler üzerindeki potansiyel etki süresi ve paydaş beklentileri gibi kriterleri dikkate almaktadır. İklimle bağlantılı risk ve fırsatları kısa (0–5 yıl), orta (6–9 yıl) ve uzun vadeli (10 yıl üzeri) dönemler itibarıyla değerlendirmekte ve senaryo analizlerini bu zaman vadelerine göre kurgulamaktadır. Bu analiz sonuçların önümüzdeki dönemlerde kurumsal risk yönetimi sürecine entegre edilmesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi tarafından izlenmesi hedeflenmektedir. Bu analizlerde yalnızca iklim değişikliği değil; aynı zamanda yerel ve küresel ekonomik değişkenler, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve tedarik zinciri dinamikleri gibi dışsal faktörler de dikkate alınmaktadır.
Vakko, iş sürekliliğini korumak ve çevresel etkilerini azaltmak amacıyla üretim altyapısında enerji ve su tüketimini azaltan çevre dostu yüksek teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırılmaktadır. Ayrıca yeni buhar kazanı yatırımı planlanmakta ve yenilenebilir enerji odaklı diğer yatırımlar gündeme alınmaktadır. Bu kapsamda Vakko, karbon ayak izini azaltmak ve enerji bağımsızlığını artırmak amacıyla ilk güneş enerjisi santrali (GES) projesi için Uşak ili Ulubey ilçesinde bulunan arazisine başvuru yapmış olup, projenin 2026 yılında tamamlanarak devreye alınması hedeflenmektedir.
Vakko, TSRS 2 – Sektör Bazlı Uygulama Rehberi kapsamındaki metriklerin takibini gerçekleştirmektedir. Nitel tarafta, öncelikli ham maddelerin belirlenmesi, kaynak bulmayı tehdit eden çevresel ve sosyal faktörlerin analiz edilmesi, bu faktörlerle ilişkili risk ve fırsatların tartışılması ve risk yönetim stratejilerinin uygulanması öne çıkmaktadır. Nicel tarafta ise, malzeme bazında satın alınan ham madde miktarları ile çevresel veya sosyal standartlara göre sertifikalandırılmış ham madde miktarları metrik ton cinsinden raporlanmaktadır. Buna ek olarak, tedarik zincirine ilişkin faaliyet metrikleri kapsamında Kademe 1 ve Kademe 1 dışındaki tedarikçilerin sayısı, coğrafi dağılımı ve konsinye tedarikçi sayısı düzenli olarak takip edilmektedir.
Sürdürülebilir ürün stratejisi kapsamında, çevresel etkisi düşük, sürdürülebilir ham maddelerle üretilen ürünlerin geliştirilmesi incelenmekte; bu amaçla uluslararası sertifikasyon süreçleri her sene devam ettirilmektedir. Bu yaklaşım, çevre dostu üretimi teşvik ederken aynı zamanda bilinçli tüketici taleplerine yanıt verilmesini sağlamaktadır.
İlaveten, 2024 tarihli Afet ve Kriz Yönetimi Projesi ile Vakko'nun operasyonel varlıklarının (üretim tesisleri, lojistik merkezleri ve mağazaları) iklim değişikliği ve doğal afet kaynaklı risklere maruziyeti detaylı biçimde incelenmiştir. Özellikle sıcaklık artışı, ekstrem hava olayları, sel, kuraklık ve deprem gibi faktörlerin tesis güvenliği, üretim sürekliliği ve tedarik zinciri performansı üzerindeki potansiyel etkileri değerlendirilmiştir. Bu kapsamda hem fiziksel riskler (akut ve kronik) hem de geçiş riskleri (enerji dönüşümü, mevzuat değişimleri, karbon fiyatlaması vb.) dikkate alınmıştır. Analizde, yüksek riskli bölgelerde yer alan varlıkların yapısal dayanıklılığı, enerji arz güvenliği ve alternatif tedarik rotaları üzerinden hassasiyetleri ortaya konmuştur.
Değerlendirmeler sonucunda, Vakko'nun iklim dirençliliğini artırmak için öncelikli aksiyon alanları belirlenmiştir. Bu aksiyonlar; tesis bazlı risk azaltım önlemleri (altyapı güçlendirme, yedek enerji sistemleri, su yönetimi, ısı yalıtımı), acil durum ve afet yönetimi planlarının güncellenmesi, süreklilik ve kriz iletişimi protokollerinin oluşturulması gibi başlıklar altında toplanmıştır. Ayrıca, iklim senaryolarına dayalı stres testlerinin yapılması ve farklı iklim senaryolarına göre (ör. +2°C ve +4°C) varlık dayanıklılığı analizlerinin tekrarlanması önerilmiştir. Bu adımlar, özellikle uzun vadeli varlık planlaması ve yatırım kararlarında iklim risklerinin entegrasyonunu hedeflemektedir.
Risklerin yanı sıra iklim dirençliliği kapsamında fırsat alanları da tespit edilmiştir. Bunlar arasında enerji verimliliği yatırımları, yenilenebilir enerji kaynaklarının (ör. GES) tesislere entegre edilmesi, yeşil bina sertifikasyonlarının artırılması ve karbonnötr operasyon hedeflerine yönelik dönüşüm projeleri öne çıkmaktadır. Ayrıca, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve yerel kaynak kullanımının artırılması, iklim risklerini azaltırken aynı zamanda kurumsal itibarı güçlendiren stratejik fırsatlar olarak değerlendirilmiştir. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde, Vakko'nun fiziksel varlıklarının iklim değişikliğine dayanıklılığı artırılırken, Grup'un uzun vadeli değer yaratma kapasitesi de korunmayı hedeflemektedir.
Fiziksel riskler açışından; Vakko, iklim değişikliği risklerini analiz ederken su stresi/kuraklık ve orman yangınlarına ilişkin önemli belirsizlikler tespit etmiştir. Kuraklık ve su stresi açısından farklı iklim modelleri; yağış rejimleri, yeraltı suyu beslenme oranları ve tarımsal su ihtiyacına dair farklı tahminler üretmektedir. Türkiye'de havza bazında uzun dönemli hidrolojik verilerin sınırlı olması ve yeraltı su kullanımına ilişkin kayıt eksiklikleri ise bu belirsizlikleri artırmaktadır. Orman yangınları bakımından, sıcaklık, nem, rüzgâr ve arazi kullanım biçimleri yangın olasılığını doğrudan etkilerken mevcut projeksiyonlar aynı bölge için farklı sıklık ve şiddette yangın öngörmektedir. Bununla birlikte, yangın geçmişine dair kayıtların yetersizliği ve yerel yönetim uygulamalarına ilişkin veri sınırlılıkları, analizlerin detaylandırılmasını zorlaştırmaktadır.
Geçiş riski açısından; enerji dönüşümünün hangi hızda gerçekleşeceği, Vakko'nun stratejik yatırım kararları açısından kritik bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Türkiye'de ve küresel ölçekte yenilenebilir enerjiye geçişe yönelik düzenlemelerin uygulama zamanının netleşmemiş olması ve kapsamlarındaki değişkenlik, stratejik belirsizlik yaratmaktadır. Fosil yakıtlardan çıkışın hızına bağlı olarak enerji maliyetlerinin farklı seyirler izlemesi mümkündür: yüksek emisyon senaryolarında fosil yakıt arzının azalmasıyla fiyatların yükselmesi, düşük emisyon senaryolarında ise yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanması beklenmektedir. Ayrıca, tüketicilerin düşük karbonlu ürün ve hizmetlere yönelme hızı ile yatırımcıların yenilenebilir enerjiye geçiş yapmayan şirketlere yönelik tutumları da davranışsal ve ekonomik modellere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.
Modelleme açısından; senaryo çalışmalarında kullanılan modellemeler, pek çok varsayıma ve uzman değerlendirmelerine dayalı parametreler içermektedir. Operasyonlarda yaşanabilecek kesintilerin süresi, gelirlerdeki azalma ya da fiziki etkilerin boyutu gibi unsurlar varsayımlara göre değişebilmekte ve senaryo sonuçlarını etkileyebilmektedir. Ayrıca, tek bir iklim olayı aynı anda farklı risk alanlarını tetikleyebilir; tedarik zincirindeki aksaklıklar ve mağaza operasyonlarının sekteye uğraması gibi sonuçların bir arada ortaya çıkması modellemeyi zorlaştırmaktadır. Bunun
yanında, birbirini tetikleyen sistemik etkiler mevcut finansal stres testi yaklaşımlarında çoğu zaman hesaba katılmamaktadır. Bu tür karmaşık etkilerin daha bütüncül şekilde değerlendirilebilmesi için entegre değerlendirme modellerine ihtiyaç duyulmakta; ancak bu modellerin kurumsal risk yönetimine entegre edilmesi hem operasyonel hem de maliyet açısından güçlükler yaratabilmektedir.
Zamanlama açısından ise; kuraklık/su stresi ve orman yangınları diğer iklim kaynaklı fiziksel risklerin ne zaman gerçekleşeceği ve enerji dönüşümü gibi geçiş risklerinin ne zaman etkili olacağı kesin olarak öngörülememektedir. Bu belirsizlikler, iklim risklerinin analiz ve karar süreçlerinde sabit yaklaşımların yeterli olmadığını; bunun yerine değişen koşullara duyarlı, esnek ve parametrik modellerin kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle Vakko, tek bir senaryoya bağlı kalmak yerine, farklı koşulları içeren ve gelişen duruma göre güncellenebilir bir senaryo yaklaşımı benimsemektedir. Bu çerçevede, iklim faktörlerinin operasyonlar ve tedarik zinciri üzerindeki etkileri değerlendirilmektedir.

Vakko, faaliyetlerinin sürekliliğini ve kurumsal dayanıklılığını güvence altına almak amacıyla risk yönetimini stratejik bir öncelik olarak ele almaktadır. Risklerin tanımlanması, analiz edilmesi ve izlenmesi süreçleri, kurumsal yapıya entegre bir sistem çerçevesinde yürütülmektedir. Bu sistem; operasyonel, finansal, çevresel ve stratejik riskleri kapsamakta, küresel gelişmeler de dikkate alınarak proaktif bir yönetim yaklaşımı benimsemektedir.
Risk yönetim sistemi, düzenli olarak güncellenen iç kontrol mekanizmaları ve denetim uygulamalarıyla desteklenmektedir. Amaç, uzun vadeli değer yaratımını esas alan sürdürülebilir büyüme stratejilerini güvence altına almaktır. Grup'un iş yapış şekline entegre edilen bu yapı, ürün ve hizmet kalitesini etik iş anlayışı ile birleştirmekte ve marka değerini pekiştirmektedir.
Kurumsal risk yönetimi; Grup'un hedeflerine ulaşmasını engelleyebilecek belirsizliklerin sistematik biçimde tanımlanmasını, analiz edilmesini, önceliklendirilmesini ve kontrol edilmesini kapsamaktadır. Bu çerçevede iş sağlığı ve güvenliği, bilgi güvenliği ve çevresel etkiler entegre bir yaklaşımla ele alınmaktadır.
Şirket bünyesinde farklı birimlerden temsilcilerin katılımıyla oluşturulan Risk Değerlendirme kurulları, iç tüzük uyarınca belirlenen aralıklarla toplanmakta, tespit edilen riskleri yönetime raporlamakta ve ilgili aksiyonlar operasyonel kontroller ve yönetim programları aracılığıyla hayata geçirilmektedir. Üretim faaliyetleri, yeni projeler ve süreç değişiklikleri gibi unsurlar risk değerlendirmesini tetikleyen faktörler arasında yer almaktadır.
Bu kurumsal risk yönetimi yapısı kapsamında sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği odaklı risk ve fırsatların yönetimi henüz bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu risk ve fırsatların mevcut risk yönetimi anlayışına entegre edilmesi planlanmakta olup, yapının 2025 yılı içerisinde güncellenmesi hedeflenmektedir.
Vakko Sürdürülebilirlik Komitesi, sürdürülebilirlik stratejisinin belirlenmesi, uygulanması, izlenmesi, değerlendirilmesi ve sürekli geliştirilmesi görevlerini yerine getirmektedir.
Komite; Yönetim Kurulu Başkanı, CEO ve üst düzey yöneticilerden oluşan 22 üyeden oluşmakta, koordinasyonu ise Sürdürülebilirlik Lideri tarafından yürütülmektedir. Ayrıca 23 üyeden oluşan Çalışma Grubu, Komite'nin aldığı kararların uygulanmasına destek olmakta, faaliyetleri izlemekte ve raporlamaktadır.
Sürdürülebilirlik öncelikleri belirlenerek, kısa, orta ve uzun vadeli hedefler geliştirilmekte; ulusal ve uluslararası gelişmeler takip edilerek Vakko'nun stratejik bakış açısı şekillendirilmektedir. Ayrıca iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyen projelerin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Komite'nin görev alanları arasında; sürdürülebilirlik hedeflerine ilişkin performans kriterlerinin belirlenmesi, tedarik zinciri değerlendirme süreçlerinin sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumlu hale getirilmesi ve paydaş katılımının sağlanması da yer almaktadır.
Yürütülen bu sistematik yapı sayesinde; sürdürülebilirlik stratejisi, politikaları ve uygulamaları düzenli olarak gözden geçirilmekte ve performansa dayalı olarak iyileştirilmektedir.
Vakko, çevresel risklerin analizine bilimsel dayanak oluşturmak üzere Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi ("LCA") çalışması gerçekleştirmiştir. Çalışma kapsamında kumaş ağartma, boyama, kumaş üzerine emprime ve dijital baskı işlemleri ile dokuma ve örme kumaştan mamul hazır giyim ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri hesaplanmıştır. Bu analiz, süreç bazında çevresel etkilerin belirlenmesini sağlayarak sürdürülebilirlik risklerinin daha somut, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirilmesini mümkün kılmıştır.
Vakko, kumaş ağartma, boyama ve baskı gibi proseslerinde LCA yaklaşımını benimseyerek hammadde temininden bertarafa kadar çevresel etkilerini izlemektedir. LCA sistem sınırları, hammadde tedariğinden ürünün kullanım sonrası bertarafına (cradle-tograve) kadar olan tüm süreci kapsamaktadır. Bu sayede, üretimde kullanılan su, enerji ve kimyasalların yanı sıra lojistik, emisyonlar ve atık yönetimi gibi doğrudan ve dolaylı etkiler bütüncül olarak değerlendirilmektedir.
Üretim süreçlerinde oluşan evsel ve endüstriyel atık sular arıtılarak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) iznine tabi olarak deşarj edilmekte, özellikle boyama ve apre işlemleri sonucu kimyasal içerikli atık sular ortaya çıkmaktadır. Tesiste doğalgaz kaynaklı emisyonlar ve uçucu organik bileşikler de izlenmekte ve kontrol altına alınmaktadır. Atık yönetiminde, tehlikesiz atıklar geri dönüşüme yönlendirilirken; boyar madde kalıntıları, arıtma çamuru ve kimyasal içeren malzemeler gibi tehlikeli atıklar lisanslı kuruluşlara gönderilmektedir. Bu kapsamlı çevresel yönetim yaklaşımı, Vakko'nun sürdürülebilir üretim hedefleriyle bütünleşik bir yapıdadır.
Üretim süreçlerine yönelik enerji verimliliği, atık yönetimi ve tedarikçi değerlendirme uygulamalarıyla çevresel ve sosyal risklerin azaltılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda geliştirilen uygulamalar, operasyonel süreçlerin sürdürülebilirlik bakış açısıyla yönetilmesine katkı sağlamaktadır.
2025 yılı içerisinde, Vakko tarafından iç ve dış paydaşların katılımıyla kapsamlı bir iklimle ilgili etki değerlendirme çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, risklerin kapsayıcı ve bilimsel temele dayalı tespiti için iki uç iklim senaryosu kullanıldı: Finansal Sistemi Yeşilleştirme Ağı (NGFS) tarafından yayınlanan NGFS Current Policies ve NGFS Below 2 °C senaryoları ile Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) yayımladığı iyimser senaryo olan RCP 2.6 ve kötümser senaryo olan RCP 8.5 iklim senaryolarını temel almıştır; ayrıca WRI Aqueduct haritalarından faydalanmıştır. Bu senaryolar IPCC tarafından tanımlanan ve farklı sera gazı emisyon yollarını temsil eden standart senaryolardır; bu sayede riskler hem düşük-hem yüksek etki/ olasılık kombinasyonlarında değerlendirilerek daha dirençli ve geniş kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. Risk başlıklarının seçimi sırasında, yatırımcı odaklı ve sektör bazlı bir perspektif sağlayan rehberler (SASB materiality map ve ilgili sektör standartları) referans alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, gelecek dönem stratejik planlamalarına ışık tutacak öncelikli risk alanlarını belirlemek olmuştur. Yapılan analiz sonucunda, 5'i fiziksel, 5'i geçiş riski olmak üzere toplam 10 iklim riski tanımlanmış ve bu riskler detaylı şekilde değerlendirilmiştir.
Fiziksel riskler; artan sıcaklıklar, kuraklık/su stresi ve orman yangınları gibi doğrudan çevresel tehditleri kapsarken; geçiş riskleri arasında karbon ayak izinin artışı, mevzuat yükümlülükleri ve müşteri beklentilerindeki değişim gibi unsurlar yer almıştır. Analiz sürecinde, iklimle ilgili risklerin sistematik biçimde değerlendirilmesi amacıyla 5x5 risk matrisi yöntemi kullanılmıştır. Bu matriste her bir risk, olasılık ve şiddet açısından 1'den 5'e kadar puanlanmakta; iki puanın çarpımıyla 1 ile 25 arasında bir risk skoru elde edilmektedir. Elde edilen skorlar, risklerin önceliklendirilmesinde ve yönetim stratejilerinin belirlenmesinde temel alınmaktadır. Skoru 1-4 arasında olan riskler düşük ve kabul edilebilir, 5-9 arası olanlar orta, 10-15 arası yüksek, 16-25 arası ise çok yüksek risk olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma sayesinde, olasılık ve etki düzeyine göre risklerin önemi net bir şekilde belirlenmekte ve buna uygun aksiyon planları geliştirilmektedir.
2025 yılında yapılan çalışmada, ilgili tüm birimlerin katılımıyla her bir risk, senaryo bazlı olasılık ve etki göz önüne alınarak puanlandı; etki x olasılık yaklaşımıyla birleşik risk skorları hesaplandı ve bu skorlar kısa, orta ve uzun vadeler için ayrı ayrı değerlendirildi. Bu sınıflandırma sayesinde, olasılık ve etki düzeyine göre risklerin önemi net bir şekilde belirlenmekte ve buna uygun aksiyon planları geliştirilmektedir. Yapılan değerlendirmeler finansallaştırma çalışmasına dahil edilmiştir.
Yapılan derecelendirme sonucunda orta, yüksek ve çok yüksek risk grubunda yer alan konular için önleyici ve azaltıcı nitelikte aksiyon planları ve bu planların uygulanma süreci geliştirilmektedir. Vakko, bu yaklaşımında yalnızca operasyonel etkileri değil, aynı zamanda mevzuata uyum, kurumsal itibar ve pazar beklentileri gibi geniş kapsamlı faktörleri de dikkate almaktadır.
Tanımlanan risk kategorileri arasında fiziksel riskler (akut ve kronik), mevzuat kaynaklı riskler, piyasa ve tedarik zinciriyle ilişkili riskler, itibara yönelik tehditler ve yasal düzenlemelere bağlı riskler öne çıkmaktadır. 2025 yılı özelinde Vakko'nun önceliklendirdiği risk başlıkları ise Kuraklık/Su stresi, Orman Yangınları ve Karbon Ayak İzi olmuştur. Bu risk alanlarına yönelik somut önlem planları
geliştirilmiş ve sürdürülebilirlik stratejilerine entegre edilmiştir. Derecelendirme sonucunda en yüksek skoru alan üç risk ve en yüksek skorlu bir fırsat öncelikli olarak tanımlandı; mevcut iç değerlendirme finansal önemlilik eşiklerinin altında görünse dahi, potansiyel uzun dönem etkileri ve tedarik zinciri hassasiyetleri nedeniyle önümüzdeki dönemler için izlemeye alınacaktır.
| SIRA | RİSK ALANI | TOPLAM SKOR |
AÇIKLAMA |
|---|---|---|---|
| 1 | KURAKLIK/SU STRESİ |
9,40 | EN YÜKSEK TOPLAM RİSKİ TEMSİL EDER; TÜM ÜRÜN GRUPLARI SU KAYNAKLARINA BAĞIMLI ÜRETİM SÜREÇLERİ NEDENİYLE YÜKSEK ETKİLENME GÖSTERMEKTEDİR. |
| 2 | KARBON AYAK İZİ | 8,67 | ENERJİ TÜKETİMİ VE ÜRETİM SÜREÇLERİNDEN KAYNAKLI EMİSYONLAR BU ALANI İKİNCİ SIRAYA TAŞIMIŞTIR. |
| 3 | ORMAN YANGINLARI |
7,90 | HAMMADDE TEDARİK BÖLGELERİNDE ARTAN SICAKLIKLAR VE KURAKLIK KAYNAKLI YANGIN RİSKİ, OPERASYONLAR ÜZERİNDE ÖNEMLİ BİR ÇEVRESEL TEHDİT OLUŞTURMAKTADIR. |
| 4 | TEDARİK ZİNCİRİ | 7,59 | İKLİMLE İLGİLİ LOJİSTİK VE HAMMADDE TEDARİK RİSKLERİNE AÇIKTIR. |
| 5 | RAPORLAMA YÜKÜMLÜLÜKLERİ |
7,29 | ARTAN REGÜLASYON GEREKLİLİKLERİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA ZORUNLULUKLARIYLA UYUM RİSKİ TAŞIR. |
| 6 | ATIK YÖNETİMİ VE DÖNGÜSELLİK |
6,96 | ATIK AZALTIMI VE GERİ DÖNÜŞÜM SÜREÇLERİNDEKİ YETERSİZLİKLER KAYNAK VERİMLİLİĞİNİ DÜŞÜREBİLİR. |
| 7 | SICAK HAVA DALGALARI |
5,93 | İŞ GÜCÜ VERİMLİLİĞİ, LOJİSTİK VE ÜRÜN KALİTESİ ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİLER OLUŞTURABİLİR. |
| 8 | DEĞİŞEN TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI |
5,54 | SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRÜNLERE YÖNELİK TALEP ARTIŞI, ADAPTASYON GEREKTİREN PİYASA DİNAMİKLERİ YARATMAKTADIR. |
| 9 | SELLER | 4,76 | FİZİKSEL VARLIKLAR VE LOJİSTİK ALTYAPI ÜZERİNDE DÜŞÜK-ORTA DÜZEYDE RİSK OLUŞTURMAKTADIR. |
| 10 | DENİZ SEVİYESİ YÜKSELMESİ |
3,89 | SAHİL BÖLGELERİNDEKİ LOJİSTİK VEYA TEDARİK FAALİYETLERİ İÇİN UZUN VADELİ BİR TEHDİT UNSURUDUR. |

Fırsatlar arasında, su verimliliği ve atık su yönetimi iyileştirmeleri, yenilenebilir enerji yatırımları, sürdürülebilirlik odaklı inovasyon ve iş modelleri ile değişen tüketici davranışları öne çıkmaktadır. Ancak Vakko açısından en öncelikli fırsat alanı, su verimliliği ve atık su yönetimi olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, Kuraklık/ Su Stresi risk alanı aynı zamanda stratejik bir fırsat olarak ele alınmakta ve su kullanımını azaltacak, atık suyu geri kazanacak teknolojilere yatırım yapılması planlanmaktadır. Bu sayede hem çevresel etkilerin azaltılması hem de uzun vadede operasyonel maliyetlerin düşürülmesi hedeflenmektedir.
| SIRA | FIRSAT ALANI | TOPLAM SKOR |
AÇIKLAMA |
|---|---|---|---|
| 1 | SU VERİMLİLİĞİ VE ATIK SU YÖNETİMİ |
8,95 | EN YÜKSEK TOPLAM FIRSATI TEMSİL EDER; SU TÜKETİMİNİN AZALTILMASI VE GERİ KAZANIM SİSTEMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ OPERASYONEL MALİYETLERİ DÜŞÜRME VE ÇEVRESEL PERFORMANSI ARTIRMA POTANSİYELİNE SAHİPTİR. |
| 2 | YENİLENEBİLİR ENERJİ |
7,47 | ÜRETİM SÜREÇLERİNDE YENİLENEBİLİR ENERJİ KULLANIMININ ARTIRILMASI KARBON EMİSYONLARINI VE ENERJİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜR. |
| 3 | DÖNGÜSEL EKONOMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEME |
7,26 | MALZEME VERİMLİLİĞİ, YENİDEN KULLANIM VE GERİ DÖNÜŞÜM STRATEJİLERİYLE KAYNAK BAĞIMLILIĞINI AZALTMA VE MALİYET AVANTAJI YARATMA FIRSATI SUNAR. |
| 4 | SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI İNOVASYON VE İŞ MODELLERİ |
6,60 | ÜRÜN TASARIMI, TEDARİK VE İŞ MODELİ DÖNÜŞÜMLERİYLE REKABET AVANTAJI VE UZUN VADELİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME SAĞLAR. |
| 5 | DEĞİŞEN TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI |
6,24 | SÜRDÜRÜLEBİLİR VE ETİK ÜRÜNLERE YÖNELİK ARTAN TÜKETİCİ TALEBİ, MARKA DEĞERİNİ VE PAZAR PAYINI YÜKSELTME POTANSİYELİ TAŞIR. |
Vakko, iklimle bağlantılı risklerini takip etmektedir ve 2024 yılı itibarıyla izlemeye aldığı başlıca iklim risk ve fırsatlarını belirlemiştir.
Vakko 2024 yılında gerçekleşen değerlendirme itibarıyla gelecekte takip edeceği iklim risklerini "Kuraklık/Su Stresi", "Orman Yangınları" ve "Karbon Ayak İzi" olarak belirlemiştir. Buna karşılık, Grup'un değerlendirdiği fırsatlar arasında ise "Su Verimliliği ve Atık Su Yönetimi" yer almaktadır.
Vakko, bu risk ve fırsatların etkilerinin ortaya çıkmasının beklendiği süreleri kısa (0–5 yıl), orta (6–9 yıl) ve uzun (10 yıl ve üzeri) vadeler olarak tanımlamaktadır. Bu zaman dilimleri, operasyonlar, tedarik zinciri, finansal yapılar ve yasal düzenlemeler üzerindeki muhtemel etkilerin gerçekleşme olasılığına göre belirlenmiş olup, Grup'un stratejik planlama süreçleriyle tam uyumlu şekilde kullanılmaktadır.

| RISK TÜRÜ |
RISK UNSURU |
AÇIKLAMA | DEĞER ZINCIRINDEKI YERI |
VADE | MEVCUT RISK PUANI |
RISKIN ETKISI |
AKSIYON PLANI |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| İklim Riski (Kronik Fiziksel) |
Kuraklık/Su Stresi |
Yağış rejiminin değişmesi sonucu su stresi ve kuraklığın meydana gelmesi, su kıtlığı yaşanması sebebiyle üretimin etkilenmesi ve ilgili giderlerin artması. |
Yukarı Yönlü Değer Zinciri ve Doğrudan Operasyonlar |
Kısa Orta Uzun |
Orta | Operasyonel ve Finansal Etkiler Vakko'nun faaliyet gösterdiği tekstil sektöründe su, hem üretim süreçlerinin sürdürülebilirliği hem de ürün kalitesinin korunması açısından kritik öneme sahiptir. RCP 2.6 Senaryosunda iklim değişikliğinin etkilerinin daha sınırlı kalması beklenmektedir. Ancak yine de Türkiye'nin 2030 yılında su kıtlığı yaşayan ülkeler arasında yer alacağı öngörülmektedir. Su teminindeki azalma, özellikle suya yoğun bağımlı tekstil üretim süreçlerinde üretim hacminde daralma ve maliyet artışına yol açabilir. Bununla birlikte, kuraklık riskinin görece düşük kalması ve tedarik zinciri üzerindeki etkilerin sınırlı olması beklenmektedir. Ham madde tedariğinde büyük aksaklıklar öngörülmemekte; üretim süreçlerinde ise sınırlı düzeyde operasyonel riskler oluşabileceği değerlendirilmektedir. RCP 8.5 senaryosunda, 2050'ye doğru Türkiye'de sıcaklıkların artması, yağışların azalması ve kurak dönemlerin sıklaşmasıyla birlikte su kaynaklarının ciddi oranda azalacağı öngörülmektedir. Özellikle yüzey sularındaki %30'a varan düşüş ve yeraltı suyuna erişimin zorlaşması, üretim faaliyetlerinde kesintilere ve maliyet artışlarına yol açabilir. Kuraklık, yalnızca su maliyetlerini artırmakla kalmayıp bazı bölgelerde üretimin durmasına neden olabilecek seviyeye ulaşabilir. Yeraltı suyu çekiminin derinleşmesi ve arıtma için gereken enerji maliyetlerinin yükselmesiyle, Grup'un finansal sürdürülebilirliği olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, pamuk gibi suya bağımlı ham maddelerin üretiminde düşüş yaşanması, küresel fiyatlarda dalgalanmalara ve tedarik zincirinde kırılmalara yol açmaktadır. Ürün Kalitesi ve Müşteri İlişkileri Üzerindeki Etkiler Her iki senaryoda da su kalitesindeki bozulma, özellikle apre ve boyama işlemlerinde kumaş kalitesini etkileyerek müşteri memnuniyetini ve ihracat performansını olumsuz yönde etkileyebilir. RCP 8.5 senaryosunda, yüksek sıcaklıklar ve düşük kaliteli su kullanımı ürünlerde doku ve renk sorunlarına yol açabilir. Yasal Düzenlemeler ve Uyum Yükümlülükleri RCP 2.6 senaryosunda, Avrupa Birliği ile uyum süreci doğrultusunda su tüketiminin azaltılması ve atık su yönetiminin iyileştirilmesi için çevre mevzuatının sıkılaşması beklenmektedir. Bu da tekstil üreticileri için ilave yatırım ve operasyonel düzenleme gereksinimlerini beraberinde getirebilir. Öte yandan, RCP 8.5 senaryosunda regülasyon baskısının kısa vadede daha düşük düzeyde kalması öngörülmektedir; ancak bu durum uzun vadede sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarına geçişin ertelenmesi riskini doğurmaktadır. |
İlgili riske yönelik çalışmalar başlatılmış olup, 2025 yılı raporunda yürütülen projeler ve alınan aksiyonlar hakkında detaylı bilgi paylaşılacaktır. |
| RISK TÜRÜ |
RISK UNSURU |
AÇIKLAMA | DEĞER ZINCIRINDEKI YERI |
VADE | MEVCUT RISK PUANI |
RISKIN ETKISI |
AKSIYON PLANI |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| İklim Riski (Akut Fiziksel) |
Orman Yangınları |
İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklık ve kuraklık, Türkiye'nin Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde orman yangını riskini önemli ölçüde artırmaktadır. RCP2.6 ve RCP8.5 senaryolarına göre, orman yangınlarına maruz kalan arazi yüzölçümünün orta ve uzun vadede artması beklenmektedir. Bu risk, yalnızca yurt içinde değil; tedarik zinciri açısından bağlantılı olunan İtalya ve Hindistan gibi ülkelerde de etkisini göstermektedir. Yangınlar, üretim ve tedarik süreçlerinde kesintilere ve maliyet artışlarına yol açabilecek önemli bir fiziksel risktir. |
Yukarı Yönlü Değer Zinciri ve Doğrudan Operasyonlar |
Kısa Orta Uzun |
Orta | Tedarik Zinciri Aksamaları: Orman yangınları, timber bazlı kumaşların (Lyocell, viskon, modal vb.) tedarik edildiği orman alanlarında ve üretim bölgelerinde geçici üretim aksaklıklarına neden olabilir. Orman yangını riski yüksek bölgelerden ham madde temin edilmesi durumunda orman yangınlarının tedarik zinciri kesintilerine yol açabileceği değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, İtalya'da da artan risk, belirli ürün gruplarının tedarikinde geçici aksamalara neden olabilir. RCP 8.5 senaryosunda, diğer senaryoya göre etkisinin daha büyük olma olasılığı vardır. Bu risk, tedarik zincirindeki belirsizlikleri artırarak, üretim süreçlerinde aksamalara ve stratejik uyum zorluklarına neden olabilir. Orman yangınlarının artışı, timber bazlı kumaşların ana kaynağını sağlayan ülkeleri tehdit eder. Bu durum üretim süreçlerinde gecikmelere, maliyet artışlarına ve tedarikçi çeşitlendirme baskısına yol açabilir. Ayrıca, riskin artış gösterdiği İtalya gibi Avrupa tedarik merkezlerinde de benzer aksaklıklar yaşanabilir. |
İlgili riske yönelik çalışmalar başlatılmış olup, 2025 yılı raporunda yürütülen projeler ve alınan aksiyonlar hakkında detaylı bilgi paylaşılacaktır. |
| Geçiş Riski (Piyasa) |
Karbon Ayak İzi |
Tekstil sektörü, fosil yakıt kullanımı nedeniyle yüksek karbon ayak izine sahip olup, karbon regülasyonları ve piyasa mekanizmalarından kaynaklanan yasal uyumsuzluk, maliyet artışı ve rekabet riski altındadır. VAKKO TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SANAYİ İŞLETMELERİ A.Ş. |
Yukarı Yönlü Değer Zinciri ve Doğrudan Operasyonlar |
Kısa Orta Uzun |
Orta | Enerji dönüşümünde fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş yapma zorunluluğu artacaktır. Avrupa Birliği ve uluslararası standartlar doğrultusunda, 2030'a kadar yenilenebilir enerji kullanımını artırması bekleniyor. Bu geçiş gerçekleşmezse şirketlerin enerji maliyetleri artabilir ve rekabet gücü zayıflayabilir. 2050 yılında ise sadece yenilenebilir enerji kullanan firmaların pazarda kalması öngörülmektedir. Yüksek emisyon senaryosunda (RCP 8.5), fosil yakıt arzının azalması ve enerji fiyatlarının yükselmesi nedeniyle şirketin enerji maliyetleri önemli ölçüde artabilir. Ayrıca, sürdürülebilir enerji kullanmayan şirketlerden yatırımcılar ve diğer paydaşlar uzaklaşabilir; bu durum finansmana erişim ve itibar kaybı riskini beraberinde getirebilir. Buna ek olarak, yenilenebilir enerjiye geçiş yapmayan firmalar, özellikle uluslararası pazarlarda rekabet avantajını kaybedebilir ve ihracat olanakları sınırlanabilir. |
Vakko'nun sürdürülebilirlik stratejisinde enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları önemli bir yer tutmaktadır. Bu strateji doğrultusunda, Grup'un karbon ayak izini azaltmak ve operasyonlarında enerji bağımsızlığını artırmak amacıyla ilk güneş enerjisi santrali (GES) yatırımı için somut adımlar atılmıştır. Bu kapsamda, Vakko tarafından Uşak ili Ulubey ilçesi Çardak Köyü'nde bulunan 138 ada, 502 parsel üzerindeki araziye güneş enerjisi santrali kurulması için başvuru yapılmıştır. Söz konusu proje, Vakko'nun Nakkaştepe'deki yerleşkesi ile cadde mağazalarının enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamayı hedeflemektedir. AVM içerisindeki mağazalar bu kapsama dahil değildir. Grup'un hedefi, 2025 yılında santralin kurulumunu tamamlayarak enerji üretimine başlamaktır. Halihazırda proje için gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi (ÇED), belediye imar izinleri ve teknik proje çalışmalarına devam edilmektedir. Bu izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından ihale süreci başlatılacak ve montaj aşamasına geçilecektir. Bu yatırım, Vakko'nun hem enerji maliyetlerini azaltmasını hem de sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda daha düşük karbonlu bir faaliyet modeline geçişini destekleyecektir. 21 |
| FIRSAT TÜRÜ |
FIRSAT UNSURU |
AÇIKLAMA | DEĞER ZINCIRINDEKI YERI |
VADE | MEVCUT FIRSAT PUANI |
FIRSATIN POTANSIYEL ETKILERI |
AKSIYON PLANI |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| İklim (Geçiş– Finansal) |
Su Verimliliği ve Atık Su Yönetimi |
Tekstil üretiminde yoğun su kullanımı (boyama ve apre işlemleri sırasında) sektörü su stresine karşı savunmasız hale getirmektedir. Su tüketimini azaltmak ve atık suları geri kazanmak, hem üretim maliyetlerini düşürür hem de çevre regülasyonlarına uyumu kolaylaştırır. Su verimliliği sağlamak, markaların sürdürülebilirlik kimliklerini güçlendirir. Tekstil boyama ve apre işlemleri yüksek su tüketimi ve kirliliğe neden olmasına çözüm olarak, su kullanmayan boyama teknolojileri gelişmektedir. |
Doğrudan Operasyonlar ve Yukarı Yönlü Değer Zinciri |
Kısa Orta Uzun |
Orta | Su kullanımı belgelenmiş ve verimli üreticiler, özellikle Avrupa gibi pazarlarda tercih edilebilir. Vakko, üretim tesislerinde su geri kazanım sistemleri kurarak sertifikasyonlar alabilir ve ihracatta avantaj sağlayabilir. Ayrıca, su tüketimini %90'a kadar azaltan boyama teknolojilerine yatırım yapabilir. Bu, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlar ve artan su maliyetleri ile kısıtlamalar karşısında üretim maliyetlerini düşürerek rekabet avantajı yaratabilir.Su kıtlığının artmasıyla su kullanımı sınırlandırılabilir veya yüksek ücretlendirilebilir. Vakko, su verimliliği ve atık su arıtım teknolojilerine erken yatırım yaparak üretim kapasitesini koruyabilir ve sürdürülebilirlik hedeflerine uyum sağlayabilir. |
İlgili fırsata yönelik çalışmalar başlatılmış olup, 2025 yılı raporunda yürütülen projeler ve alınan aksiyonlar hakkında detaylı bilgi paylaşılacaktır. |

Vakko, 2021 yılından bu yana sera gazı emisyonlarını GHG Protokolü ve ISO 14064-1 standardına uygun operasyonel yaklaşım ile hesaplamakta ve bağımsız kuruluşlar aracılığıyla doğrulatmaktadır. Grup, 2024 yılı itibarıyla enerji ve karbon azaltım imkanlarını araştırmakta olup, bu araştırmanın kısa vadeli operasyonel planlara ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.
Vakko, yılına ilişkin emisyon envanteri aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.
| VAKKO SERA GAZI EMİSYONLARI | 2024 |
|---|---|
| KAPSAM 1 (TON CO2 e eq) | 2.519,10 |
| KAPSAM 2 (LOKASYON BAZLI) (TON CO2 e eq) | 11.367,33 |
| TOPLAM KAPSAM 1 VE KAPSAM 2 (TON CO2 e eq) | 13.886,43 |
Belirtilen veriler, Vakko'nun operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı emisyonları kapsamaktadır.
Bağlı ortaklık Trend Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin emisyon hesaplaması Vakko Üretim Merkezi hesabına dahil edilmiştir; ancak aktif olmadığı ve herhangi bir faaliyeti bulunmadığı için emisyon verileri sıfırdır.
| TREND TEKSTİL SERA GAZI EMİSYONLARI | 2024 |
|---|---|
| KAPSAM 1 (TON CO2 e eq) | Ο |
| KAPSAM 2 (LOKASYON BAZLI) (TON CO2 e eq) | Ο |
| TOPLAM KAPSAM 1 VE KAPSAM 2 (TON CO2 eq) | 0 |
Sera Gazı Envanter Raporu, Kyoto Protokolü kapsamında izlenen 4 sera gazını CO2 Karbondioksit, CH4 Metan, N2O Nitrozoksit ve HFCs Hidroflorokarbonlar içermektedir.
TSRS 2 C4.b maddesi uyarınca, raporlama dönemine ilişkin bilgileri içeren Kapsam 3 emisyonları bu raporlamada açıklanmamaktadır. Bu doğrultuda, sera gazı emisyonları Kapsam 1 ve Kapsam 2 başlıkları altında aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:
Vakko'nun 2024 yılına ait sera gazı emisyon envanterinde, doğrudan ve dolaylı enerji kullanımı kaynaklı emisyonlar aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır:
Elektrik tüketimine bağlı dolaylı emisyonlar bu kapsamda değerlendirilmiştir. Emisyon hesaplamalarında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. ("TEİAŞ") tarafından yayımlanan ulusal emisyon faktörleri kullanılmıştır. Mağaza operasyonları da hesaplama sistemine dahil edilmiştir.

Sera gazı emisyonları, IPCC ve GHG Protokolü tarafından önerilen yöntemler çerçevesinde hesaplanmıştır. Emisyonlar, ilgili faaliyet türü ve kullanılan yakıt veya kaynak bazında aşağıdaki formül kullanılarak belirlenmiştir:
Toplam Emisyon (tCO2e) = Tüketim Miktarı x Emisyon Faktörü
Her bir sera gazı bileşeni için ayrı ayrı hesaplanarak toplam emisyon belirlenir:
Toplam Emisyon (tCO2e) =
Emisyon(CO2) + [Emisyon(CH4) x GWP(CH4)] + [Emisyon(N2O) x GWP(N2O)]
alınan elektrik kullanımına bağlı dolaylı sera gazı emisyonlarıdır.
Ayrıca sera gazı emisyonlarına, iklimle ilgili geçiş ve fiziksel risklere karşı kırılgan varlıkların veya işletme faaliyetlerinin miktarı ve yüzdesi değerlendirilen fiziksel ve geçiş risklerinin finansal önemlilik eşiğinin altında kalmalarından ötürü tespit edilmemiştir. Bununla beraber, iklimle ilgili fırsatlarla uyumlu kırılgan varlıkların veya işletme faaliyetlerinin miktar ve yüzdesi de belirlenmemiştir. İklimle ilgili tüm risk ve fırsatlara yönelik sermaye dağılımına, finansman ve yatırım miktarına ve iç karbon fiyatına ilişkin herhangi bir çalışma yapılmamaktadır. Bu konulara yönelik ölçüm, raporlama veya uygulama bulunmamaktadır. Bu alanlara ilişkin herhangi bir veri bu rapor kapsamında paylaşılamamaktadır.
Vakko'nun mevcut raporlama döneminde iklimle ilgili kendine özgü, nicel bir hedefi bulunmamaktadır. Bu durum, veri altyapısının geliştirilme sürecinde olması, ölçüm metodolojilerindeki belirsizliklerin giderilme aşamasında bulunulması ve hedef belirleme süreçlerinin henüz tamamlanmamış olmasından kaynaklanmaktadır.
İşletmelerin iklimle ilgili hedef belirleme süreçlerinde kullandıkları varsayımlar ve veri setleri önemli ölçüde belirsizlik içerebilir ve bu durum, hedeflerin güvenilirliğini sınırlayabilir. Bu kapsamda Vakko, mevcut dönemde asli bilgi kullanıcılarını yanıltmamak amacıyla, kesinleşmemiş veya metodolojik dayanağı bulunmayan nicel azaltım hedeflerini açıklamamayı tercih etmiştir.
Bununla birlikte, Vakko, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle uyumlu biçimde, 2050 yılına kadar değer zinciri genelinde Net Sıfır hedefini benimseme yönünde kurumsal taahhüdünü ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, ilerleyen dönemlerde emisyon ölçüm sistemlerinin güçlendirilmesi ve veriye dayalı yıllık azaltım hedeflerinin oluşturulması amacıyla planlama çalışmalarına başlanmıştır.
Türkiye'nin 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda taahhüt veren Vakko, yenilenebilir enerjiye geçiş stratejisinin bir parçası olarak güneş enerjisi yatırımlarına odaklanmaktadır. Bu kapsamda, ilk GES başvurusuna yönelik çalışmalar kapsamında Uşak ili Ulubey ilçesi Çardak Köyü'nde bir santral kurulması planlanmıştır. Kurulumun 2026 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.
Buna ek olarak, Vakko mağazaları (cadde mağazaları, AVM içi mağazalar hariç) ve Nakkaştepe yerleşkesinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla, yine Uşak'taki arazi üzerinde kurulacak yeni bir GES projesi için çağrı mektubu alınmıştır. Halihazırda proje kapsamında çevresel etki değerlendirmesi ("ÇED"), belediye imar süreçleri ve teknik proje çalışmaları yürütülmektedir. İzinlerin tamamlanmasının ardından ihale ve montaj aşamasına geçilecektir.
Vakko, bu yatırımlar sayesinde enerji kaynaklarını daha sürdürülebilir hale getirerek karbon ayak izini azaltmayı ve uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmayı hedeflemektedir.

GİYİM EŞYALARI, AKSESUAR, AYAKKABI, BOT VE TERLİK REHBERİ
Vakko, TSRS'nin Sektör Bazlı Uygulamasına İlişkin Rehber kapsamında, TSRS 2 – Ek Cilt 1: Giyim Eşyaları, Aksesuar, Ayakkabı, Bot ve Terlik Rehberi'ne tabidir. Bu rehberde yer alan metriklere ilişkin açıklamalar, 'Ham Madde Tedariki' başlığı altında sunulmuştur.
| KONU | METRİK | KATEGORİ | ÖLÇÜM BİRİMİ |
AÇIKLAMA | ||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Ham Madde Tedariki |
(1) Her bir öncelikli ham madde için öncelikli ham maddelerin |
Tartışma ve Analiz |
- | 1) Vakko'nun öncelikli hammadde grupları, ahşap, cam, gıda, kâğıt, kimyasal, kumaş, metal, plastik, porselen ve silikondan oluşmaktadır. |
||||||
| listesi; | 2) Kaynak bulmayı tehdit etme olasılığı en yüksek olan çevresel veya sosyal faktör(ler): |
|||||||||
| (2) kaynak bulmayı tehdit etme olasılığı en yüksek olan çevresel veya sosyal faktör(ler), |
Vakko'nun gerçekleştirdiği iklimle bağlantılı etki değerlendirme çalışmasında, kuraklık ve su stresi, orman yangınları ve karbon ayak izi gibi çevresel riskler öncelikli tehdit alanları olarak tanımlanmıştır. Özellikle kuraklık/su stresi, üretim süreçlerinde ihtiyaç duyulan su kaynağının sürekliliğini riske atarak operasyonel sürekliliği tehdit etmektedir. Bu durum, tedarik zincirindeki kırılganlıkları artırabileceği |
|||||||||
| (3) çevresel veya sosyal faktörlerle ilişkili iş riskleri veya |
gibi, ürün kalitesi ve üretim hacmi üzerinde de doğrudan etkili olabilir. Benzer şekilde orman yangınları da üretim ve lojistik faaliyetlerinin sekteye uğramasına yol açabilecek fiziksel riskler arasında yer almaktadır. |
|||||||||
| fırsatları hakkında tartışma ve |
3) Çevresel veya sosyal faktörlerle ilişkili iş riskleri veya fırsatları hakkında tartışma: |
|||||||||
| (4) iş risklerini ve fırsatlarını ele almak için yönetim stratejisi |
Çevresel faktörler arasında yer alan iklim değişikliği, yalnızca fiziksel riskler değil, aynı iş riskleri doğurmaktadır. Artan düzenleyici baskılar, raporlama zorunlulukları ve karbon beklentiler, Vakko için operasyonel ve finansal yük oluşturabilecek geçiş riskleri yaratmaktadır. odaklı beklentilerin artması ise sosyal faktörler kapsamında değerlendirilmekte ve marka barındırmaktadır. Sürdürülebilir koleksiyonlar geliştirmek ve çevresel etkisi düşük üretim dönüştürme potansiyeli taşımaktadır. |
zamanda geçiş riskleri açısından da önemli emisyonlarının azaltılması yönündeki Müşteri tercihlerinde sürdürülebilirlik itibarı açısından riskle birlikte fırsat da süreçlerine geçiş yapmak, bu değişimi fırsata |
||||||||
| 4) İş risklerini ve fırsatlarını ele almak için yönetim stratejisi: |
||||||||||
| Vakko, tanımlanan iklim risklerini 5x5 matris yöntemiyle etki ve olasılık temelinde derecelendirmekte ve bu analiz sonucunda yüksek öncelikli riskler için aksiyon planları geliştirmektedir. Önleyici ve azaltıcı bu planlar, düzenli olarak gözden geçirilmekte ve uygulama etkinliği izlenmektedir. Kurumsal risk yönetimi sürecinde yalnızca fiziksel etkiler değil; mevzuata uyum, müşteri beklentileri, pazar trendleri ve kurumsal itibar gibi geniş kapsamlı unsurlar da dikkate alınmaktadır. Aynı zamanda, operasyonel dayanıklılığı artırmak adına enerji verimliliği uygulamaları, atık yönetimi süreçleri ve tedarikçi değerlendirme kriterleri devreye alınmakta; bu sayede hem çevresel hem sosyal risklere karşı proaktif yaklaşım sergilenmektedir. Söz konusu stratejiler, Vakko'nun sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde entegre edilmiştir. |
||||||||||
| (1) Malzeme bazında satın alınan öncelikli ham madde miktarı ve (2) standart bazında üçüncü taraf bir çevresel veya sosyal standarda göre sertifikalandırılmış her bir öncelikli ham maddenin miktarı |
Nicel | Metrik ton (t) |
(1) Aşağıdaki tabloda verilmiştir. Metre cinsinden kumaşlar ortalama metre başına ağırlık üzerinden ton olarak sunulmuştur. (2) Bu sertifikalar, Vakko'nun pamuk, yün ve sentetik elyaf gibi öncelikli ham maddelerinde, sürdürülebilir üretim koşullarının güvence altına alındığı tedarik zincirleriyle çalışmasını sağlamayı hedeflemektedir. Sertifikalı alımlar, çevresel etkileri azaltmak, insan hakları ve işçi sağlığı koşullarını gözetmek, izlenebilirliği artırmak ve ham madde dönüşüm süreçlerinin doğrulanabilirliğini sağlamak amacıyla tercih edilmektedir. |
| MALZEME | MT | MT/KG | T |
|---|---|---|---|
| Elastan | 11.056,34 | 0,30 | 3,32 |
| İpek | 236.125,54 | 0,12 | 28,34 |
| Naylon | 995,62 | 0,23 | 0,23 |
| Polyamid | 60.442,52 | 0,23 | 13,90 |
| Polyester | 154.421,35 | 0,27 | 41,69 |
| Viskoz | 144.207,64 | 0,29 | 41,82 |
| Asetat | 23.775,79 | 0,18 | 4,28 |
| Keten | 51.506,91 | 0,35 | 18,03 |
| Pamuk | 480.036,21 | 0,27 | 129,61 |
| Yün | 139.522,32 | 0,38 | 53,02 |
| Kupro | 39,13 | 0,21 | 0,01 |
| Akrilik | 5.323,40 | 0,33 | 1,76 |
| Deve Yünü | 213,00 | 0,42 | 0,09 |
| Kaşmir | 5.942,92 | 0,30 | 1,78 |
| Lyocell | 3.097,88 | 0,24 | 0,74 |
| Metalik Elyaf |
73,37 | 0,45 | 0,03 |
| Poliüretan | 30,00 | 0,45 | 0,01 |
| Kuzu Yünü | 0,70 | 0,33 | 0,00 |
| Koyun Yünü |
13.911,38 | 0,38 | 5,29 |
| Alpaka | 621,56 | 0,36 | 0,22 |
| Moher | 8,47 | 0,33 | 0,00 |
| Polietilen Tereftalat |
114,11 | 0,27 | 0,03 |
| Modal | 655,85 | 0,29 | 0,19 |
| Diğer Elyaf |
389,54 | N/A | N/A |
| Metalik Elyaf |
73,37 | 0,60 | 0,04 |
| Merinos Yünü | 7.233,21 | 0,33 | 2,39 |
| FAALIYET METRIĞI |
KATEGORI | ÖLÇÜ BIRIMI |
|
|---|---|---|---|
| (1) Kademe 1 tedarikçilerinin ve (2) Kademe 1 dışındaki tedarikçilerin sayısı |
Nicel | Sayı | Kademe 1 tedarikçilerin sayısı 956'dır. Kademe 1 dışındaki tedarikçi sayısı 486'dır. Bu tedarikçilerin 628 adedi yurtiçinde, 635 adedi ise yurtdışındadır. 179 adet konsinye tedarikçi bulunmaktadır. |
Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi İşletmeleri Anonim Şirketi Genel Kurulu'na;
Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi İşletmeleri A.Ş.'nin ve bağlı ortaklıklarının (hep birlikte "Grup") 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Sürdürülebilirlik Raporu'nda yer alan, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 1 "Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler" ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 2 "İklimle İlgili Açıklamalar"a uygun olarak sunulan bilgiler ("Sürdürülebilirlik Bilgileri") hakkında sınırlı güvence denetimini üstlenmiş bulunmaktayız.
Güvence denetimimiz, önceki dönemlere ilişkin bilgileri ve Sürdürülebilirlik Raporu ile ilişkilendirilen diğer bilgileri (herhangi bir resim, ses dosyası veya yerleştirilen videolar dâhil) kapsamamaktadır.
"Güvence Sonucuna Dayanak Olarak Yürütülen Çalışmanın Özeti" başlığı altında açıklanan şekilde gerçekleştirdiğimiz prosedürlere ve elde ettiğimiz kanıtlara dayanarak, Grup'un 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Sürdürülebilirlik Raporu'nda yer alan Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin, tüm önemli yönleriyle Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ("KGK") tarafından 29 Aralık 2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na ("TSRS") göre hazırlanmadığı kanaatine varmamıza sebep olan herhangi bir husus dikkatimizi çekmemiştir. Önceki dönemlere ilişkin bilgiler ve Sürdürülebilirlik Raporu ile ilişkilendirilmiş diğer herhangi bir bilgi (herhangi bir resim, ses dosyası veya yerleştirilen videolar dâhil) hakkında bir güvence sonucu açıklamamaktayız.
Sürdürülebilirlik Bilgileri, bilimsel ve ekonomik bilgi eksikliklerinden kaynaklanan yapısal belirsizliklere maruz kalmaktadır. Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında bilimsel bilginin yetersizliği belirsizliğe yol açmaktadır. Ayrıca, gelecekteki muhtemel fiziksel ve geçiş dönemi iklim risklerinin olasılığı, zamanlaması ve etkilerine ilişkin veri eksikliği nedeniyle, Sürdürülebilirlik Bilgileri iklimle ilgili senaryolara dayalı belirsizlikler içermektedir.
Grup Yönetimi aşağıdakilerden sorumludur:
Üst Yönetimden Sorumlu olanlar, Grup'un sürdürülebilirlik raporlama sürecinin gözetiminden sorumludur.
Aşağıdaki hususlardan sorumluyuz:
Elde ettiğimiz kanıtlara ve uyguladığımız prosedürlere dayanarak bağımsız bir sonuca ulaşmak,
Grup yönetimine ulaştığımız sınırlı güvence sonucumuzu içeren bir güvence raporu düzenlemek,
Hile; muvazaalı işlemler, sahtekârlık, işlemlerin kasıtlı olarak kayda geçirilmemesi veya denetçiye kasten gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulması veya iç kontrolün ihlali gibi konuları içerebilmesi sebebiyle hile kaynaklı önemli bir yanlışlığı tespit edememe riski, hata kaynaklı önemli bir yanlışlığı tespit edememe riskinden daha yüksektir.
Yanlışlıklar hata veya hile kaynaklı olabilir. Yanlışlıkların, tek başına veya toplu olarak, Sürdürülebilirlik Bilgileri kullanıcılarının buna istinaden alacakları ekonomik kararları etkilemesi makul ölçüde bekleniyorsa bu yanlışlıklar önemli olarak kabul edilir.
Yönetim tarafından hazırlanan Sürdürülebilirlik Bilgileri hakkında bağımsız bir sonuç bildirmekle sorumlu olduğumuz için, bağımsızlığımızın tehlikeye girmemesi adına Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hazırlanma sürecine dâhil olmamıza izin verilmemektedir.
KGK tarafından yayımlanan Güvence Denetimi Standardı 3000 "Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Diğer Güvence Denetimleri" ve Sürdürülebilirlik Bilgileri'nde yer alan sera gazı emisyonlarına ilişkin olarak Güvence Denetimi Standardı 3410 "Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri"ne uygun olarak sınırlı güvence denetimini gerçekleştirdik.

KGK tarafından yayımlanan ve dürüstlük, tarafsızlık, mesleki yeterlik ve özen, sır saklama ve mesleğe uygun davranış temel ilkeleri üzerine bina edilmiş olan Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar'daki (Bağımsızlık Standartları Dâhil) (Etik Kurallar) bağımsızlık hükümlerine ve diğer etik hükümlere uygun davranmış bulunmaktayız. Şirketimiz, Kalite Yönetim Standardı 1 hükümlerini uygulamakta ve bu doğrultuda etik hükümler, mesleki standartlar ve geçerli mevzuat hükümlerine uygunluk konusunda yazılı politika ve prosedürler dâhil, kapsamlı bir kalite kontrol sistemi sürdürmektedir. Çalışmalarımız, denetçiler ve sürdürülebilirlik ve risk uzmanlarından oluşan bağımsız ve çok disiplinli bir ekip tarafından yürütülmüştür. Grup'un iklim ve sürdürülebilirlikle ilişkili risk ve fırsatlarına yönelik bilgilerin ve varsayımların makuliyetini değerlendirmeye yardımcı olmak için uzman ekibimizin çalışmalarını kullanmış bulunmaktayız. Verdiğimiz güvence sonucundan tek başımıza sorumluyuz.
Sürdürülebilirlik Bilgileri'nde önemli yanlışlıkların ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu belirlediğimiz alanları ele almak için çalışmalarımızı planlamamız ve yerine getirmemiz gerekmektedir.
Uyguladığımız prosedürler mesleki muhakememize dayanır. Sürdürülebilirlik Bilgileri'ne ilişkin sınırlı güvence denetimini yürütürken:
Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgilerin açıklanmasının ve sunumunun değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.
Sorgulamalar yoluyla, Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hazırlanmasıyla ilgili Grup'un kontrol çevresi ve bilgi sistemleri konusunda kanaat edinilmiştir. Ancak, belirli kontrol faaliyetlerinin tasarımı değerlendirilmemiş, bunların uygulanmasıyla ilgili kanıt elde edilmemiş ve işleyiş etkinlikleri test edilmemiştir.
Sınırlı güvence denetiminde uygulanan prosedürler, nitelik ve zamanlama açısından makul güvence denetiminden farklıdır ve kapsamı daha dardır. Sonuç olarak, sınırlı güvence denetimi sonucunda sağlanan güvence seviyesi, makul güvence denetimi yürütülmüş olsaydı elde edilecek güvence seviyesinden önemli ölçüde daha düşüktür.
Denge Bağımsız Denetim Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Forvis Mazars Üyesi
Nesi Erdem, SMMM Sorumlu Denetçi İstanbul, 31 Ekim 2025



Building tools?
Free accounts include 100 API calls/year for testing.
Have a question? We'll get back to you promptly.