Environmental & Social Information • Aug 15, 2025
Environmental & Social Information
Open in ViewerOpens in native device viewer

| Rapor Hakkında - 1 - |
|---|
| Veri Kaynakları ve Metodoloji - 1 - |
| Sınırlı Güvence - 1 - |
| Geçiş Muafiyetleri - 1 - |
| Yönetişim- 2 - |
| Yönetim Kurulu - 2 - |
| Sürdürülebilirlik Komitesi - 2 - |
| Riskin Erken Saptanması ve Denetim Komiteleriyle Entegrasyon - 3 - |
| Sürdürülebilirlik Ofisi ve Uygulama Mekanizmaları - 3 - |
| Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi - 4 - |
| Strateji- 5 - |
| İklim Bağlantılı Risk ve Fırsatlar - 5 - |
| Senaryo Analizleri ve İklim Dirençliliği - 13 - |
| Biotrend'in İklim Stratejisi - 15 - |
| Risk Yönetimi - 17 - |
| Metrik ve Hedefler- 19 - |
| İklimle İlgili Metrikler - 19 - |
| TSRS 2 Sektör Bazlı Uygulanmasına İlişkin Rehber: Cilt 38 – Atık Yönetimi - 21 - |
| İklimle İlgili Hedefler - 22 - |
| Raporlama Sonrası Meydana Gelen Olaylar- 23 - |
| KPMG Sınırlı Güvence Raporu - 24 - |

Bu rapor, Biotrend Çevre ve Enerji Yatırımları A.Ş.'nin (Biotrend) 1 Ocak – 31 Aralık 2024 dönemine ait iklimle bağlantılı bilgilerini içermektedir. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) doğrultusunda hazırlanan bu rapor, geçiş muafiyeti kapsamında yalnızca TSRS 2 – İklimle İlgili Açıklamalar Standardı uyarınca iklimle ilgili risk ve fırsatlara odaklanmaktadır. Aynı zamanda, açıklamaların hazırlanmasında TSRS 1 – Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler dikkate alınmıştır.
Bu raporun kapsamı, Biotrend'in 2024 yılına ait konsolide finansal tablolarında yer alan ve şirketin kontrolü altında bulunan tüm faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu doğrultuda, sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili finansal açıklamalarda kullanılan organizasyonel sınırlar, finansal raporlama sınırlarıyla uyumludur ve Biotrend'in bağlı ortaklıklarını da içermektedir.
Rapor hazırlanırken TSRS 2'nin sektör odaklı uygulamalarına yönelik rehberde yer alan Cilt 38 – Atık Yönetimi sektörel eki esas alınmış, Biotrend'in faaliyet alanıyla örtüşen açıklama konuları ve metrikler değerlendirilerek uygun olanlar uygulanmıştır. Ayrıca ilgili bölümlerde Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu'nun (ISSB) yayımladığı SASB standartlarından da yararlanılmıştır.
Bu raporda sunulan açıklamalar, Biotrend'in finansal raporlama süreçlerinde kullanılan veri ve varsayımlarla mümkün olduğunca tutarlıdır. Açıklamalar, 2024 yılına ait 12 aylık dönemi kapsar ve aynı raporlama dönemine ait finansal bilgilerle birlikte değerlendirilmelidir.
Biotrend 2024 Faaliyet Raporu'na buradan ulaşılabilir.
Raporda yer alan tüm finansal bilgiler Türk Lirası (TL) cinsinden sunulmuştur. Bu para birimi, Biotrend'in konsolide finansal tablolarında kullanılan sunum para birimiyle aynıdır.
Bu raporda yer alan veriler aşağıdaki kaynaklardan derlenmiş, kalite kontrol süreçlerinden geçirilmiş ve gerektiğinde doğrulama adımlarına tabi tutulmuştur:
Bu rapor, güvenilirlik ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda sınırlı güvence denetimine tabi tutulmuştur. TSRS kapsamındaki raporlama için Uluslararası Denetim ve Güvence Standartları Kurulu tarafından yayımlanmış olan Uluslararası Güvence Denetimleri Standardı 3000 – "Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Diğer Güvence Denetimleri Standardı"na ("ISAE 3000" Revize) ve Uluslararası Güvence Denetimi Standardı 3410 – "Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri Standardı"na ("ISAE 3410") uygun sınırlı güvence alınmıştır.
Bu raporda Biotrend, TSRS 1'de belirtilen E3, E4, E5 ve E6 maddeleri ile TSRS 2'de belirtilen C3, C4 ve C5 maddeleri uyarınca belirlenen bazı geçiş muafiyetlerinden yararlanmıştır. Şirketin uyguladığı geçiş muafiyetleri aşağıda açıklanmaktadır:

Biotrend olarak iklimle ilgili risk ve fırsatların etkin bir şekilde yönetilmesini ve şirketimizin uzun vadeli dayanıklılığını güvence altına almayı amaçlayan bir sürdürülebilirlik yönetişim yapısı oluşturduk. Bu yapı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri üzerine kurulmuş olup, Yönetim Kurulu, komiteler ve operasyonel düzeydeki uygulama mekanizmalarından oluşmaktadır.
Sürdürülebilirliğin en üst düzeyde sahiplenilmesini teminen, Biotrend Yönetim Kurulu, sürdürülebilirlik başlıklarında nihai karar alma ve gözetim sorumluluğuna sahiptir. Şirketimizin sürdürülebilirlik stratejisi, hedefleri, uygulamaları ve performansı yılda en az dört kez görüşülerek Yönetim Kurulu'na sunulur. Bu sunumlar aracılığıyla stratejik karar alma süreçlerinde sürdürülebilirliğe ilişkin gelişmeler değerlendirilmekte, gerekli yönlendirmeler yapılmaktadır.
Yönetim Kurulu'nun sürdürülebilirlikle ilgili konularda bilgilendirilmesi, yazılı sunumlar ve komite raporları aracılığıyla sağlanmakta; aynı zamanda sürdürülebilirlik stratejisi ve performans hedeflerinin uygulanmasına yönelik izleme faaliyetleri Komite raporları yoluyla
desteklenmektedir. Sürdürülebilirlik Komitesi'nde iki bağımsız Yönetim Kurulu üyesinin varlığı, Sürdürülebilirlik Komitesi ile Yönetim Kurulu'nun arasındaki bilgi akışını güçlendirmektedir, Komite'de yer alan Yönetim Kurulu üyeleri sürdürülebilirlik bağlantılı konuları Yönetim Kurulu gündemine taşımaktadır.
Yönetim Kurulu üyelerinin sürdürülebilirlik ve iklim bağlantılı yetkinliklerinin geliştirilmesi, yönetişimin ve karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi bakımından önemli görülmektedir. Bu kapsamda, bağımsız Yönetim Kurulu üyeleri arasında 2024 yılında Bakü'de düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı COP29 başta olmak üzere birçok sürdürülebilirlik konulu etkinlik ve panele konuşmacı olarak davet edilen üyeler yer almaktadır. Ayrıca, Yönetim Kurulunda uluslararası düzeyde itibarı yüksek eğitim kurumlarından sürdürülebilirlik konulu eğitim ve sertifika programına katılan üyeler yer almaktadır. Bununla beraber 2025 yılı itibarıyla, Yönetim Kurulu üyelerine yönelik sürdürülebilirlik ve iklim eğitimleri planlanmakta olup, bu alandaki bilgi ve yetkinliklerin güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
Biotrend Sürdürülebilirlik Komitesi, sürdürülebilirlik ve iklim bağlantılı risk ve fırsatların yönetimi ve stratejiye entegrasyonu, sürdürülebilirlik stratejisinin oluşturulması, kısa orta ve uzun vadeleri, sürdürülebilirlik hedeflerinin belirlenmesi, yönetişim yapısının geliştirilmesi ve performans göstergelerinin değerlendirilmesinden sorumludur. Komite, Yönetim Kurulu tarafından atanmakta ve çalışma esasları kamuya açık şekilde yayımlanmaktadır. Komite toplantıları yılda dört kez yapılmaktadır. Sürdürülebilirlik Komitesi, Biotrend'de Yönetim Kuruluna doğrudan bağlı bir komite olarak görev yapmakta, Komite'ye bağımsız Yönetim Kurulu üyesi başkanlık yapmaktadır. Komite üyelerinde yapılan değişiklikler Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuya açıklanır.

| Ad Soyad | Unvan |
|---|---|
| Mevhibe Canan Özsoy | Başkan/Bağımsız YK Üyesi |
| Bilgün Gürkan | Üye/Bağımsız YK Üyesi |
| Taylan Gürler Önerci | Üye/Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı |
| Burak Yurtsever | Üye/Genel Müdür Yardımcısı (CFO) |
| Akif Emre Demir | Üye/Sürdürülebilirlik Müdürü |
| Şeyma İnayet Uygur | Üye/Yatırımcı İlişkileri Yöneticisi |
| Betül Tine | Üye/Kurumsal İletişim Uzmanı |
101.08.2025 tarihi itibarıyla
Komite, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansının izlenmesini sağlamanın yanı sıra, hedeflerle uyumsuzluk tespiti halinde gerekli aksiyonların belirlenmesi, önemli göstergelerdeki sapmaların raporlanması ve çapraz fonksiyonel birimler arasında koordinasyonun sağlanması gibi konularda aktif rol üstlenmektedir. Komite, sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatların değerlendirilmesi için gereken uzmanlık ve analizlerin geliştirilmesi konusunda Sürdürülebilirlik Ofisi ile yakın
çalışmakta, gerektiğinde dış danışman desteği almaktadır.
Biotrend Sürdürülebilirlik Komitesi Çalışma Usul ve Esasları, şirketimizin sürdürülebilirlik yönetişim yapısını ve bu anlamda yönetişim ve yönetim organlarının görev ve sorumlulukları tanımlayan bir politika olarak uygulanmakta, bu belge halka açık olarak internet sitemizde yer almaktadır.
Sürdürülebilirlik Komitesi Çalışma Usul ve Esasları'na buradan ulaşabilirsiniz.
Sürdürülebilirlik Komitesi, Riskin Erken Saptanması ve Denetim Komiteleri ile entegre çalışmakta; bu sayede iklim risklerinin kurumsal risk yönetimi sistemine aktarılması sağlanmaktadır. Komite çıktıları, Kurumsal Yönetim Uyum Beyanları ve iç kontrol raporları ile ilişkili şekilde değerlendirilmektedir.
Operasyonel düzeyde, Sürdürülebilirlik Ofisi; sürdürülebilirlik stratejilerinin günlük iş süreçlerine entegre edilmesinden, bu süreçlerin uygulanmasından ve kurum içi sürdürülebilirlik
iletişimin güçlendirilmesinden sorumludur. Sürdürülebilirlik Ofisi, aynı zamanda kurum genelinde sürdürülebilirliğin bütüncül şekilde yönetilebilmesi için Sürdürülebilirlik Komitesi ile sahalardaki Sürdürülebilirlik Çalışma Grupları arasındaki koordinasyonu sağlayan kilit bir bağlantı rolü üstlenmektedir.
Sürdürülebilirlik Ofisinin Biotrend'de sürdürülebilirlik çalışmalarının etkin bir şekilde yürütülebilmesi için üstlendiği başlıca görevler şunlardır:

uygulamalarını yaygınlaştırmak üzere kurulan Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nu koordine etmek,
Biotrend'de yönetim organlarımız ve üst yönetim ekibimiz, sürdürülebilirlik ile ilgili risk ve fırsatları stratejik yönetişim yapımızın ve karar alma mekanizmalarımızın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirir. İş modelimiz, atıkların kaynağında ayrıştırılması, çevresel etkilerin azaltılması, kaynakların verimli kullanımı ve döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda yapılandırılmıştır. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca uyum sağlanacak bir unsur değil, aynı zamanda büyüme stratejimizin temel belirleyicisidir.
Yönetim Kurulumuz, özellikle büyük ölçekli yatırım kararlarında ve önemli sözleşmelerin onay süreçlerinde, ilgili çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) etkilerini dikkate alır. Risk yönetimi süreçlerimizde, iklim değişikliği,
düzenleyici riskler, çevresel yükümlülükler vb. düzenli olarak analiz edilir.
Ayrıca Yönetim Kurulu, alınan kararlarda ortaya çıkabilecek potansiyel ödünleşimleri değerlendirir. Ancak Biotrend'in iş modeli çoğu durumda sürdürülebilirlik fırsatları ile finansal büyüme ve operasyonel verimlilik hedeflerini birlikte gerçekleştirmeyi mümkün kılmaktadır. Örneğin, atıkların geri kazanımını ve kaynak verimliliğini artırmayı amaçlayan yeni ileri dönüşüm tesis yatırımlarımız, çevresel etkilerin azaltılmasının yanı sıra finansal getiri ve kapasite artışı sağlamaktadır. Benzer şekilde, biyogaz tesislerinde metan kaçaklarının önlenmesine yönelik yatırımlarımız hem emisyon azaltımıyla çevresel fayda yaratmakta hem de doğrudan gelir artırıcı etkiler sunmaktadır. Karar alma süreçlerinde her alternatifin yaratabileceği çevresel etkiler ve finansal getiriler birlikte detaylı biçimde değerlendirilir.
Üst yönetimin ve ilgili çalışanların mevcut ücretlendirme ve performans yönetim sistemine sürdürülebilirlik hedeflerinin entegrasyonu henüz gerçekleştirilmemiştir. Biotrend'de şirket genelini kapsayan performans yönetim sistemi halen kuruluş aşamasındadır ve 2025 yılında devreye alınması planlanmaktadır. Aynı şekilde, şirketin sürdürülebilirlik stratejisi ve hedefleri de 2025 yılı itibarıyla oluşturulmuş olup yıl içinde
tamamlanacaktır. Bu nedenle, sürdürülebilirlik hedeflerine dayalı bir performans ve ücretlendirme sisteminin üst yönetim karnesine entegre edilmesi ancak stratejinin kurumsal yapılara yerleşmesiyle mümkün olacak ve bu entegrasyon ilerleyen dönemlerde gündeme alınacaktır. Bu süreçte amaç, sürdürülebilirlik yönetişimini güçlendirmek ve sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik aksiyonları pekiştirmektir.
Biotrend, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliğiyle geliştirilen Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ESMS) aracılığıyla, çevre, iş sağlığı ve güvenliği (İSG), bilgi güvenliği ve çalışan refahı gibi konuların sistematik bir yaklaşımla yönetimini sağlamaktadır. Sistem, ISO 14001, 45001 ve 27001 standartları ile uyumlu olup, sürdürülebilirlik yönetiminin operasyonel uygulamalara entegre edilmesini desteklemektedir.

Biotrend, iklim değişikliğinin faaliyetleri üzerindeki etkilerini sistematik bir yaklaşımla ele almakta; fiziksel ve geçiş risklerini kısa, orta ve uzun vadeli bakış açılarıyla değerlendirmektedir. İklim risklerinin operasyonel, finansal ve stratejik etkilerini analiz eden şirket, bu risklerin yönetimini kurumsal karar alma süreçlerine entegre etmektedir.
Biotrend, risk ve fırsat belirleme süreçlerinde kısa orta ve uzun vadeyi aşağıdaki gibi tanımlamaktadır:
| Kısa vade | 0-2 yıl |
|---|---|
| Orta vade | 2-5 yıl |
| Uzun vade | 5 yıl ve üzeri |


| Etki: Düşük |
Olasılık: Yüksek |
Vade: Kısa vade |
||
|---|---|---|---|---|
| Riskin Açıklaması | İklim değişikliğine bağlı olarak ortalama sıcaklıkların artması ve kurak dönemlerin uzaması, Biotrend'in faaliyet gösterdiği atık sahalarında küçük çaplı yangınların daha sık meydana gelmesine neden olabilir. Bu yangınlar genellikle metan gazı birikmesi, organik atıkların bozunması ve yüksek sıcaklıkla kendiliğinden tutuşma sonucu ortaya çıkar. Bu durum, iş sağlığı ve güvenliği ile operasyonel süreklilik açısından kısa vadede önemli bir fiziksel risk oluşturmaktadır. |
|||
| Riskin İş Modeli ve Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi |
açısından iş modelini etkileyen bir unsura dönüşmektedir. | Yangınlar, tesis operasyonlarında beklenmeyen duraksamalara ve üretim kesintilerine yol açarak hizmet sürekliliğini riske atabilir. Ayrıca yangına müdahale sürecinde kullanılan ekipman ve onarım faaliyetleri operasyonel maliyetleri artırırken; saha ekipmanlarında erken aşınmaya ve bakım ihtiyacına yol açabilir. Bu durum, Biotrend'in tüm biyogaz ve biyokütle tesislerinin güvenlik, bakım ve acil durum yönetimi süreçlerinin güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Aynı zamanda yangın riskine karşı personel hazırlığı ve ekipman yatırımları, iş gücü ve kaynak planlaması |
||
| Riskin Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi |
olabilir. | Yangınlar, operasyonların geçici olarak durmasına ve üretim kayıplarına yol açabileceğinden, doğrudan operasyonel maliyet artışı riski taşımaktadır. Ayrıca bakım, onarım ve güvenlik ekipmanı gibi gider kalemleri bu riskle birlikte yükselmekte, kısa vadeli nakit akışı üzerinde baskı oluşturmaktadır. Etki skoru düşük olsa da, yüksek olasılığı nedeniyle bu risk, kısa vadede finansal kaynak kullanımını artırabilecek operasyonel sapmalara neden |
||
| ila 7,3 milyon TL arasında gerçekleşebilir. |
Yangın gibi beklenmedik olaylar, tesislerde geçici duruşlara neden olarak elektrik üretiminde kesintiye yol açabilir. 2024 yılı toplam elektrik üretimimiz 564 GWh olup, bu üretim tesislerin yıl boyunca kesintisiz çalışmasına dayanmaktadır. Yangın nedeniyle durumunda oluşabilecek gelir kaybını hesaplayabilmek için elektrik üretiminin aynı olduğu varsayımıyla günlük ortalama üretim fiyatı esas alınmıştır. Bu kapsamda, depolama alanlarında çıkan yangınların artmasının Biotrend hasılatları üzerindeki potansiyel etkisi, 1,8 milyon TL |
üretimin 6 ile 24 saat süreyle durması miktarı ve birim satış |
||
| yangın güvenliği sistemleri ve acil durum planlamalarıyla yönetilmektedir. | Bu hesaplamalar, tesislerin mevsimsel üretim dalgalanmaları dikkate alınmadan, ortalama değerler üzerinden yapılmıştır. Ancak durumunda duruşun yaşandığı döneme ve etkilenen tesislerin kapasitesine göre bu tutar daha yüksek ya da düşük yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda doğrudan finansal etki yaratan kritik bir konu olarak değerlendirilmekte ve buna yönelik önleyici bakım, |
riskin gerçekleşmesi olabilir. Bu nedenle yangın riski, |
||
| Riski Azaltıcı Aksiyonlar | eğitimleri düzenlenmektedir. | Biotrend, düzenli depolama alanlarında oksijen oranlarını anlık izleyerek yangın öncesi uyarı sistemlerini devreye almaktadır. Olası risk durumlarında yangın söndürme ekipmanları ve personel hazır bulundurulmakta, yangın başladığında sahada bulunan söndürücüler ve arasözlerle anında müdahale edilmektedir. Kısa vadede riskin kontrol altında tutulabilmesi için bu önlemlerin kapsamı genişletilmekte ve çalışanlara yönelik acil durum |

| Etki: Orta |
Olasılık: Yüksek |
Vade: Orta vade |
|
|---|---|---|---|
| Riskin Açıklaması | sürekliliği hem de iş sağlığı-güvenliği açısından risk yaratmaktadır. | İklim değişikliğinin etkisiyle birçok bölgede su kaynaklarının azalması ve su stresinin artması, Biotrend'in suya dayalı üretim süreçleri açısından önemli bir fiziksel risk oluşturmaktadır. Özellikle biyokütle ve biyolojik dönüşüm tesislerinde su, hem proses kullanımı hem de destekleyici operasyonel ihtiyaçlar (örneğin kül ıslatma, saha yıkama vb.) için temel bir girdidir. Biyogaz tesislerinde su doğrudan üretim sürecinde kullanılmamakla birlikte, kullanım suyu olarak operasyonel ihtiyaçlarda tüketilmektedir. Biotrend'in pek çok tesisi kent merkezlerinden uzak konumlanmış olup, şehir şebekesine bağlı değildir; bu nedenle su temini çoğunlukla yer altı suyu kaynakları üzerinden sağlanmaktadır. Artan kuraklık ve düşen yer altı suyu seviyeleri, bu operasyonların suya erişimini zorlaştırmakta ve hem üretim |
|
| Riskin İş Modeli ve Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi |
Şirketin tesislerinin çoğu, WRI Aqueduct | verilerine göre yüksek veya çok yüksek su riski taşıyan bölgelerde yer almakta ve şehir şebekesine bağlı olmadan yer altı suyu kullanımıyla faaliyet göstermektedir. Bu durum, iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve su seviyesi düşüşleri karşısında su temininde yaşanabilecek kesintilere daha açık bir yapı oluşturmaktadır. Suya erişim kısıtlandığında, üretim süreçleri ve yardımcı operasyonlar (örneğin saha yıkama, kül ıslatma) olumsuz etkilenebilmekte, süreç verimliliği düşmekte ve alternatif su kaynaklarına yönelik yatırım ihtiyacı artmaktadır. |
|
| Riskin Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi |
kırılganlıklar yaratabilir. oluşabilecek ek su temin |
Suya erişimin güçleşmesi, operasyonel maliyetlerde artışa, su kalitesine bağlı olarak ek arıtma gereksinimlerine ve su tedarikine yönelik yatırım ihtiyacına yol açabilir. Riskin etkisi orta düzeyde, olasılığı ise yüksek olup özellikle orta vadede finansal kaynak kullanımını etkileyebilecek operasyonel Şirket, bu riskin finansal etkisini hesaplayabilmek amacıyla su temininde yaşanabilecek kesintiler halinde tanker ile su taşıma senaryosu üzerinden maliyet analizi gerçekleştirmektedir. WRI Aqueduct verilerine göre Malatya tesisi düşük su stresi riski taşıyan bölgede yer almakta olduğundan analize dahil edilmemiş, diğer tesisler ise yüksek veya çok yüksek su riski bulunan bölgelerde konumlandığı için değerlendirmeye alınmıştır. Su stresi kaynaklı kesintilerin, orta vadede, tesislerde 2 ila 5 gün arasında gerçekleşmesi varsayımıyla hesaplamalar gerçekleştirilmiştir. Bu süre zarfında üretimin sürekliliğini sağlamak amacıyla tanker ile su temini gerekeceği öngörülmüş, birim tanker su fiyatı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Sonuç olarak, maliyetlerinin yaklaşık 1.188.000 TL ile 2.859.750 TL taşınmasına yönelik ek giderleri içermekte olup, operasyonel süreklilik açısından önemli bir risk teşkil etmektedir. |
arasında değişebileceği hesaplanmıştır. Bu maliyet aralığı, suyun |
| Riski Azaltıcı Aksiyonlar | Biotrend, 2023 ve 2024 yıllarında ISO 14046 standardı kapsamında su ayak izi ölçümünü tamamlamış ve bu doğrultuda süreç iyileştirme çalışmalarına başlamıştır. Biyokütle tesislerinde atık su geri kazanımı sağlanmakta; bu sular kül ıslatma, ıslak kül konveyörleri ve saha yıkama işlemlerinde yeniden kullanılmaktadır. Ayrıca, ters osmoz sistemleri kurularak kimyasal tüketimi ve blöf miktarı azaltılmış, su verimliliği artırılmıştır. Orta vadede ise, su kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmak ve iklim değişikliği karşısında dayanıklılığı artırmak amacıyla su yönetimi yatırımlarının sürdürülmesi planlanmaktadır. Bu yatırımların şirketin özkaynakları kullanılarak gerçekleştirilebilecek yatırımlar olduğu değerlendirilmektedir. |

Geçiş Riskleri - Atık yönetimi ve yenilenebilir enerjiye ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat ve düzenlemelerdeki değişiklikler
| Etki: Yüksek |
Olasılık: Düşük |
Vade: Uzun vade |
|
|---|---|---|---|
| Riskin Açıklaması | Atık yönetimi, çevresel lisanslama süreçleri ve yenilenebilir enerji destek mekanizmalarına ilişkin mevzuatlarda ulusal veya uluslararası düzeyde yapılabilecek değişiklikler, Biotrend'in operasyonel süreçlerinde ve stratejik yöneliminde önemli etkiler yaratma potansiyeline sahiptir. Henüz netleşmemiş olmakla birlikte, bu değişikliklerin daha sıkı çevresel denetimler, lisans koşullarında güncellemeler veya karbon kredisi sistemlerinde revizyonlar şeklinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu tür gelişmeler, operasyonel maliyetlerde artışa, proje onay süreçlerinde belirsizliklere ve mevcut yatırım planlarının gözden geçirilmesine neden olabilir. |
||
| Riskin İş Modeli ve Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi |
Biotrend'in süreç yönetiminin yeniden yapılandırılmasını gerektirebilir. |
faaliyet modeli, yürürlükteki çevresel ve enerjiye ilişkin düzenlemelere sıkı biçimde bağlıdır. Atık kabul kriterlerinden enerji üretim teknolojilerine kadar birçok süreç, yeni yasal çerçevelere uyum sağlamak zorunda kalabilir. Özellikle teşvik sistemlerinde veya karbon piyasası mekanizmalarında yapılabilecek değişiklikler, bazı projelerin ekonomik uygulanabilirliğini zayıflatabilir. Aynı zamanda yeni tesis yatırımlarının izin süreçleri ve zaman planlaması açısından da bu risk, stratejik belirsizlik yaratmaktadır. Bu durum, yatırım önceliklerinin, teknoloji seçimlerinin ve |
|
| Riskin Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi |
daha iyi analiz edebilmek adına izleme çalışmalarını sürdürmektedir. | Düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla yapılacak teknoloji yatırımları ve yeniden yapılandırmalar, operasyonel giderleri artırabilir. Bununla birlikte, ilgili mevzuat henüz netleşmediği ve etkiler ölçülmeye devam ettiği için finansal boyut niteliksel olarak izlenmektedir. Şirket, bu riskin parasal etkilerini |
|
| Riski Azaltıcı Aksiyonlar | için özel eylem planları hazırlanmış, uyum yol haritaları oluşturulmuştur. | Biotrend, değişen çevresel düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla kapsamlı bir çevresel uyum programı uygulamaktadır. 2021 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yapılan stratejik iş birliği doğrultusunda, tüm operasyonlar Ekvator İlkeleri ile uyumlu hale getirilmektedir. Her tesis |
|
| şekillendirilmektedir. | 2050 yılı net sıfır hedefi doğrultusunda, çevresel izleme ve uyum süreçlerinin otomasyonuna yönelik ileri teknoloji yatırımları yapılmaktadır. Şirket, yalnızca yasal gereklilikleri karşılamayı değil, aynı zamanda ÇSY performansını iyileştirmeyi ve operasyonel protokolleri düzenli olarak gözden geçirmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, enerji portföyünün çeşitlendirilmesi yönünde fırsatlar araştırılmakta ve yatırım planları bu doğrultuda |

İklim değişikliği yalnızca riskler değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve gelir çeşitliliği için yeni fırsatlar da yaratmaktadır. Biotrend, entegre atık yönetimi ve yenilenebilir enerji üretimi alanlarındaki yetkinliğini, karbon piyasaları ve döngüsel ekonomi çözümleriyle pekiştirerek iklim bağlantılı fırsatları değerlendirmeyi hedeflemektedir. Orta ve uzun vadeli stratejiler doğrultusunda geliştirilen bu fırsatlar, hem çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlamakta hem de şirketin finansal dayanıklılığını güçlendirmektedir.


| Etki: Çok Yüksek |
Olasılık: Orta |
Vade: Orta vade |
|
|---|---|---|---|
| Fırsatın Açıklaması | Biotrend'in entegre | atık yönetimi ve atıktan enerji üretimi faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı azaltımları, gönüllü karbon piyasalarında sertifikalandırılarak ek gelir elde edilmesini mümkün kılar. VERRA, GCC ve ICR gibi uluslararası standartlara uygun olarak yürütülen bu projeler, karbon kredilerinin güvenilirliğini ve pazarlanabilirliğini artırmaktadır. Şirket, bu alandaki faaliyetlerini genişleterek karbon kredisi üretimini operasyonlarının daha büyük bir bölümüne yaymayı ve karbon piyasalarındaki konumunu güçlendirmeyi hedeflemektedir. |
|
| Fırsatın İş Modeli ve Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi |
Biotrend'in entegre atık yönetimi ve atıktan enerji üretimi faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı azaltımları, uluslararası standartlara (VERRA, GCC, ICR) uygun şekilde karbon kredisine dönüştürülerek iş modeline değer katmaktadır. Bu faaliyet yalnızca yeni bir gelir kaynağı yaratmakla kalmayıp, şirketin çevresel etki azaltım performansının da görünür hale gelmesini sağlamaktadır. Karbon kredisi üretimi, küresel iklim değişikliği ile mücadelenin somut bir çıktısı olarak, sürdürülebilirlik performansını desteklemekte ve kurumsal değer önerisini güçlendirmektedir. |
||
| Fırsatın Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi |
maksimum 463,9 milyon USD | Karbon kredisi üretimi, Biotrend'in mevcut gelir modeline yeni bir kalem eklemekte; faaliyetlerden elde edilen sera gazı azaltımlarının sertifikalandırılarak gönüllü piyasalarda satışı sayesinde önemli bir gelir artışı potansiyeli yaratmaktadır. 2026 itibarıyla birçok projenin geçmişe dönük kredilerinin satışa hazır hale gelmesi öngörülmektedir. 2024 raporlama yılında 240 bin ton karbon kredisi karşılığında 29,1 milyon TL (827 bin ABD doları) gelir elde edilmiş olup Biotrend'in toplam hasılatı içindeki payı yaklaşık olarak %1 olarak gerçekleşmiştir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar toplam 12,9 milyon ton karbon kredisi satışı hedeflenmekte olup, bu satışlardan minimum 157,7 milyon USD arasında gelir elde edilmesi beklenmektedir1 çevresel yatırımların finansal sürdürülebilirliğini desteklemektedir. Karbon piyasasındaki gelişmeler, şirketin finansal performansı açısından fırsat yaratırken, portföy çeşitliliği ve yatırım dayanıklılığı açısından da olumlu etkiler sunmaktadır. |
ve Bu gelir artışı, operasyonlardan sağlanan nakit akışını güçlendirmekte ve |
1TCMB 31.12.2024 USD/TRY döviz alış kuru ile hesaplandığında: 5.563,7 ila 16.359,5 milyon TL.

| Etki: Yüksek |
Olasılık: Orta |
Vade: Uzun vade |
|
|---|---|---|---|
| Fırsatın Açıklaması | Türkiye'de biyometan üretimi henüz mevzuatsal olarak mümkün olmasa da, Biotrend mevcut biyogaz ve çöp gazı üretim altyapısını kullanarak bu gazları arıtıp yenilenebilir doğalgaz (biyometan) haline getirmeye yönelik fırsatları değerlendirmektedir. Biyometan, özellikle Avrupa'da doğalgazın karbonsuz alternatiflerinden biri olarak enerji sektöründe hızla değer kazanan bir ürün haline gelmiştir. Türkiye'de mevzuatın netleşmesiyle birlikte, Biotrend'in mevcut tesis altyapısını yüksek katma değerli biyometan üretimi için kullanma potansiyeli, şirket için stratejik bir büyüme fırsatına dönüşmektedir. |
||
| Fırsatın İş Modeli ve Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi |
sağlar. | Biyometan üretimi, Biotrend'in mevcut atıktan enerji üretimi odaklı iş modeline yeni ve daha yüksek katma değerli bir ürün kategorisi eklemektedir. Bu dönüşüm, şirketin yalnızca elektrik üreticisi değil, aynı zamanda yenilenebilir gaz üreticisi olarak konumlanmasını sağlar. Süreç, biyogazın arıtılarak doğalgaz şebekesine entegre edilebilecek kaliteye ulaştırılmasını gerektirir ve bu doğrultuda yeni teknolojik yatırımlar, sertifikasyon sistemleri ve regülasyon takibi gibi yeni operasyonel alanların değer zincirine dahil edilmesini öngörür. Bu dönüşüm ayrıca Biotrend'in ürün portföyünü genişletmesini, pazarda daha çeşitli müşteri segmentlerine ulaşmasını ve enerji geçişine katkı sağlayan bir aktör olarak konumunu pekiştirmesini |
|
| Fırsatın Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi |
Biyometan üretimi, Biotrend için YEKDEM sonrası dönemlerde yeni bir gelir kaynağı oluşturma potansiyeline sahiptir. Şirketin mevcut tesisleri hâlihazırda 133 USD/MWh YEKDEM tarifesinden satış yapmaktadır ve ortalama kalan teşvik süresi 5,3 yıldır. Bu sürenin sonunda elektrik satış gelirlerinin azalması beklenirken, biyometan üretimi alternatif bir gelir modeli sunabilir. Ancak mevcut durumda Türkiye'de biyometan üretimi ve satışıyla ilgili mevzuat ve teşvik mekanizmaları bulunmadığından, bu fırsat henüz finansal olarak somutlaştırılamamıştır. Buna rağmen, yapılan fizibilite çalışmaları, mevzuat netleştiğinde biyometan üretiminin hem gelirleri çeşitlendirme hem de nakit akışını iyileştirme potansiyeline sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Şirket, bu alandaki yatırım kararlarını mevzuatın netleşmesine ve ekonomik koşulların olgunlaşmasına bağlı olarak şekillendirmeyi planlamaktadır. |

| Etki: Yüksek |
Olasılık: Orta |
Vade: Uzun vade |
|
|---|---|---|---|
| Fırsatın Açıklaması | Artan sürdürülebilir plastik ham maddesi talebi, Avrupa Birliği'nin geri dönüşüm zorunlulukları ve hızlı tüketim ürünleri sektöründeki sürdürülebilir ambalaj baskısı, plastik atıkların kimyasal geri dönüşümü yoluyla yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini stratejik bir fırsata dönüştürmektedir. Biotrend, İzmir Aliağa'da hayata geçireceği piroliz tesisi ile yıllık 55 bin ton plastik atığı işleyerek piroliz yağı üretmeyi hedeflemekte ve bu sayede döngüsel ekonomi odaklı yeni bir iş kolu oluşturmaktadır. Bu yatırım, şirketin entegre atık yönetimi yaklaşımını genişletirken, kimyasal geri dönüşüm alanında Türkiye'deki öncülüğünü de pekiştirmektedir. |
||
| Fırsatın İş Modeli ve Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi |
aracılığıyla teknik ve finansal kapasite güçlendirilmiştir. | Plastik ileri dönüşüm yatırımı, Biotrend'in mevcut iş modeline kimyasal dönüşüm temelli yeni bir faaliyet alanı eklemektedir. şirket, yalnızca enerji üreticisi değil aynı zamanda petrokimya sektörüne sürdürülebilir ham madde sağlayıcısı olarak konumlanmaktadır. Değer zinciri, atık ayrıştırma, balyalama, kimyasal işlem, granül üretimi ve satış kanallarını kapsayacak şekilde genişlemekte; ithal ham maddeye yönünde yerli plastik atık kullanımı teşvik edilmektedir. Yatırım sürecinde Honeywell teknolojisi, EPC ortaklık yapısı ve uluslararası stratejik iş birlikleri |
Piroliz yağı üretimi sayesinde bağımlılığın azaltılması |
| Fırsatın Finansal Durum, Finansal Performans ve Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi |
ölçeklenebileceğini göstermektedir. Projenin yaklaşık 1.600 USD/ton seviyesinde olduğu belirlenmiştir. potansiyeli bulunmaktadır. artabileceğine işaret etmektedir. |
Yaklaşık 9,2 milyar TL'lik yatırımla hayata geçirilen proje, süper teşvik kapsamında KDV istisnası, gümrük muafiyeti, %100 vergi indirimi, nitelikli personel desteği ve yatırım yeri tahsisi gibi çeşitli desteklerden yararlanmaktadır. Tesisin yıllık 55 bin ton plastik işleme kapasitesi, piroliz yağı satışları yoluyla önemli bir gelir potansiyeli sunmakta; finansal projeksiyonlar, Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına yapılacak satışlarla bu kapasitenin 250 bin tona kadar tamamlanmasıyla birlikte Biotrend'in nakit akışı ve döviz bazlı gelirleri üzerinde olumlu etkiler yaratması beklenmektedir. Stratejik ortaklıklar ve potansiyel sermaye yatırımları, projeyi uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğe taşımaktadır. yıllık yaklaşık 55.000 ton geri dönüştürülmüş piroliz yağı (nafta eşleniği) üretim kapasitesine sahip olması hedeflenmektedir. Yapılan fizibilite çalışmalarındaki pazar analizi ve potansiyel müşteriler ile yapılan görüşmeler neticesinde, Makul bir güvenli aralık belirlemek açısından 1.400 USD/ton ve 1.800 USD/ton arasında bir satış fiyatı olabileceği varsayılmıştır. Bu doğrultuda, tesisin tam kapasite ile çalışması halinde yıllık potansiyel gelirinin 77 milyon USD aralığında olacağı öngörülmektedir. 31.12.2024 TCMB döviz alış kurlarına göre hesaplandığında 2,7 milyar TL Finansal etki hesaplamasında, ürün fiyatlarının güncel piyasa verileriyle doğrulanması, tesisin devreye alınma süreci, üretim değişkenler de dikkate alınmaktadır. ISSC Plus sertifikası alınması planlanan ürünün; karbon ayak izi düşük, döngüsel ekonomiye katkı sağlayan bir ürün olması nedeniyle, belirli pazarlarda daha yüksek fiyatlarla alıcı bulma potansiyeli de bulunmaktadır. Bu da orta vadede finansal etkinin daha da |
İleri dönüşüm tesisinin bu ürünün uluslararası piyasalardaki ortalama satış fiyatının ile 99 milyon USD ila 3,5 milyar TL arasında yıllık gelir artış verimliliği ve satış koşulları gibi |

Biotrend, iklim değişikliğinin neden olduğu fiziksel riskleri değerlendirmek amacıyla 2025 yılında masa başı bir senaryo analizi gerçekleştirmiştir. Bu çalışma kapsamında, World Bank Climate Change Knowledge Portal ve WRI Aqueduct Water Risk Atlas gibi uluslararası kaynaklar kullanılarak, Biotrend'in tüm tesislerini kapsayan bir analiz yapılmıştır. Sıcaklık artışı, sıcak hava dalgaları ve su stresi gibi fiziksel riskler; farklı iklim senaryoları (SSP1- 2.6, SSP2-4.5, SSP3-7.0, SSP5-8.5 ve RCP2.6– 8.5) ve zaman ufuklarında değerlendirilmiştir. Elde edilen bulguların Biotrend'in iklim risk yönetimi ve uyum stratejilerine entegre edilmesi planlanmaktadır.
Çalışma kapsamında World Bank Climate Change Knowledge Portal verileri kullanılarak SSP1-2.6, SSP2-4.5, SSP3-7.0 ve SSP5-8.5 senaryoları altında farklı zaman dilimlerinde sıcak hava dalgası riskleri değerlendirilmiştir.
Senaryo çıktıları, 2020–2039 döneminde Biotrend tesislerinin büyük çoğunluğu için orta seviyede sıcak hava dalgası riski öngörmektedir. Ancak Ezine tesisi bu dönemde düşük risk
kategorisinde yer almaktadır. Öte yandan, daha yüksek emisyon senaryolarında (SSP3-7.0 ve SSP5-8.5), 2040 sonrası dönemde birçok tesiste riskin artarak yüksek seviyeye çıktığı gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar, yangın riski, iş sağlığı-güvenliği tehditleri ve operasyonel aksama ihtimalinin uzun vadede daha ciddi hale gelebileceğini ortaya koymaktadır.
Senaryo analizi bulguları, Biotrend'in risk yönetimi yaklaşımına entegre edilerek, sıcak hava dalgalarına karşı dayanıklılığı artıracak önleyici yatırımların planlamasına katkı sağlamaktadır. Şirket, yangınla mücadele kapasitesini güçlendirme, erken uyarı sistemlerini yaygınlaştırma ve aşırı sıcaklık koşullarında personel güvenliğini sağlayacak operasyonel protokolleri geliştirme hedefleriyle süreci izlemeyi sürdürmektedir.
Biotrend, iklim değişikliğiyle birlikte ortalama sıcaklıkların artmasının operasyonel süreçler üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmek amacıyla 2025 yılında kapsamlı bir masa başı senaryo analizi gerçekleştirmiştir. Çalışma, tüm tesisleri kapsayacak şekilde yapılmış; World
Bank Climate Change Knowledge Portal kullanılarak RCP2.6, RCP4.5, RCP6.0 ve RCP8.5 senaryoları altında 2030 ve 2050 yılları için ortalama sıcaklık artışı riskleri değerlendirilmiştir.
Her tesis için senaryo bazında yapılan değerlendirmelerde, 2030 yılı için genel olarak "çok düşük" veya "düşük" risk seviyeleri tespit edilmiştir. Ancak 2050 projeksiyonları, özellikle RCP6.0 ve RCP8.5 senaryoları altında bazı tesislerde "orta" seviyeye ulaşan risklerle dikkat çekmektedir. Malatya ve tesislerinde ortalama sıcaklık artışının RCP8.5 senaryosu altında 2050 yılında yüksek düzeylere çıkabileceği öngörülmektedir.
Bu durum, sahada çalışan personelin maruz kalacağı ısı stresini artırma, saha ekipmanlarının aşırı sıcaklıklardan etkilenme olasılığını yükseltme ve yangın riskiyle birleştiğinde operasyonel sürekliliği tehdit etme potansiyeline sahiptir. Özellikle yaz aylarında uzun süreli sıcaklık artışı, metan gazı birikimi ve kendiliğinden tutuşma gibi yangın risklerini daha da artırarak iş sağlığı ve güvenliği ile üretim sürekliliği açısından ek stres unsurları yaratmaktadır.

Biotrend, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla 2025 yılında masa başı bir analiz çalışması gerçekleştirmiştir. Bu çalışma kapsamında, WRI Aqueduct Water Risk Atlas verileri kullanılarak Biotrend'in tüm tesisleri için SSP1-2.6 (iyimser senaryo) ve SSP5-8.5 (kötümser senaryo) altında 2030 ve 2050 yıllarına yönelik su stresi projeksiyonları değerlendirilmiştir.
Senaryo analizine göre, Biotrend'in faaliyet gösterdiği bölgelerdeki su riski profili önemli ölçüde farklılık göstermektedir:
altı) su stresi seviyesinde kalmaktadır. Bu durum, Malatya'daki tesislerin göreli olarak daha düşük bir risk altında olduğunu göstermektedir.
Bu analiz, Biotrend'in tesis bazlı su riski profiline göre öncelikli su yönetimi stratejileri geliştirmesini gerekli kılmaktadır. Özellikle "Aşırı Yüksek" risk seviyesine sahip bölgelerde kısa ve orta vadede tankerle su taşınması gibi geçici çözümler maliyet artışı yaratma potansiyeline sahiptir. Uzun vadede ise yer altı suyu bağımlılığını azaltmaya yönelik alternatif kaynak kullanımı, geri kazanım yatırımları ve iklim dayanıklılığı yüksek altyapı projeleri başlıca aksiyon alanları olarak yer almaktadır. Biotrend, risk değerlendirme ve senaryo analizi kapsamında su stresi riskinin uzun vadede yönetimine odaklanacak çalışmalar gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.
Biotrend, iklim değişikliğiyle bağlantılı geçiş risklerini daha sistematik biçimde değerlendirmek amacıyla 2025 yılında nitel bir senaryo analizi çalıştayı düzenlemiştir. Farklı departmanlardan temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen bu çalıştayda, Biotrend'in iş modeli, operasyonları ve stratejisinin farklı iklim politikası senaryoları altında nasıl etkilenebileceği tartışılmıştır.
Çalışmada, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından geliştirilen iki temel senaryo esas alınmıştır:
Analiz sonuçlarına göre, Biotrend'in gelir modeli senaryolara duyarlı bir durumdadır. NZE senaryosu altında karbon piyasalarının hızla gelişmesi, karbon kredilerine olan talebin artması ve ileri dönüşüm-biyometan gibi alanlara yönelik teşviklerin ve regülasyonların yaygınlaşması öngörülmektedir. Bu durum, Biotrend'in elektrik dışı gelir kaynaklarını artırma hedefi açısından önemli fırsatlar doğurmaktadır. Ayrıca Biotrend'in teknik kapasitesi, biyometan

üretimine geçişte rekabet avantajı sağlayabilecek düzeydedir. NZE senaryosunda bu dönüşüm daha hızlı gerçekleşeceği için şirketin yeni ürün ve hizmet alanlarından elde edeceği gelir potansiyeli daha yüksektir.
Diğer yandan, STEPS senaryosu altında karbon fiyatlaması ve regülasyonların daha geç hayata geçmesi, Biotrend'in alternatif gelir kaynaklarını genişletme sürecini sınırlayabilir. Biyometan gibi yatırımlar, regülasyonların yeterince güçlü olmaması durumunda uygulanabilirliğini kaybedebilir. Bu bağlamda, Biotrend'in biyometana geçiş kararları, ekonomik fizibiliteye ve piyasa koşullarına bağlı olarak şekillenecektir.
Karbon kredisi tarafında ise, her iki senaryoda da Biotrend'in karbon azaltım kapasitesi potansiyel bir gelir kaynağı olarak öne çıkmaktadır. Ancak sistem tasarımına göre, bu krediler ETS kapsamına girerse finansal avantaj daha da artabilir. Öte yandan, Biotrend'in metan sızıntıları kaynaklı kapsam 1 emisyonlarının ileride ETS kapsamına alınması durumunda, bu alan finansal bir risk unsuru da oluşturabilir.
Tedarik zinciri tarafında ise senaryo bazlı etkiler görece sınırlı değerlendirilmiştir. Ana girdiler arasında yer alan boru ve bağlantı parçaları gibi kalemler için kritik bir tedarikçi bağımlılığı bulunmamakla birlikte, Biotrend gelecekte bu alanda da daha dirençli bir yapı kurmak
amacıyla dönüşüm stratejileri geliştirmeyi hedeflemektedir.
Genel olarak NZE senaryosu, Biotrend açısından daha fazla stratejik fırsat sunmakta ve şirketin yenilenebilir enerji ve atık yönetimi odaklı iş modeline paralel bir dönüşüm içermektedir. STEPS senaryosu ise mevcut durumun devamı niteliğinde olup, gelir çeşitliliği ve çevresel etki azaltımı açısından daha kısıtlı bir potansiyele işaret etmektedir.
İklim değişikliğiyle mücadelede karbonsuzlaşma hedefiyle uyumlu bir yol haritası izleyen Biotrend, net sıfır emisyon hedefini 2050 yılına kadar gerçekleştirmeyi taahhüt etmektedir. Bu doğrultuda, hem operasyonel süreçlerden kaynaklanan doğrudan emisyonları azaltmaya yönelik teknik ve yapısal çözümler geliştirmekte hem de iş modelinde karbon azaltımı potansiyeli yüksek yeni alanlara yatırım yapmaktadır. Şirketin iş modeli gereği elektrik dışı gelir kalemleri stratejik önem taşımaktadır. Bu kapsamda, atıklardan enerji üretimi sırasında atmosfere salımı önlenen metan gazı hem çevresel fayda yaratmakta hem de doğrulanabilir karbon kredisi üretimi yoluyla Biotrend'in gelir yapısına katkı sunmaktadır.
Biotrend'in sera gazı emisyonlarının büyük kısmını oluşturan metan gazı kaçaklarının azaltılması, doğrudan azaltım alanı olarak önceliklendirilmektedir. Borulama sistemlerinin daha sistematik hale getirilmesi ve günlük örtü kullanımı gibi uygulamalar, tesis yapısına göre değerlendirilmektedir. Bu uygulamalar, yatırım planlarına dahil edilerek gelecek dönemde uygulanabilecek önemli azaltım önlemleri arasında yer almakta olup, henüz bu alanlara yönelik somut bir azaltım projesi hayata geçirilmemiştir. Kapsam 1 azaltım alanlarına ilişkin ön fizibilite ve planlama sürecinin önümüzdeki dönemde başlatılması hedeflenmektedir.
Kapsam 2 emisyonlarını azaltmak amacıyla elektrikli araç ve forklift alımları, iç tüketimden kaynaklı kayıpların azaltılması ve enerji verimliliği artırıcı uygulamalar önceliklendirilmektedir. Ayrıca biyokütle enerji santrallerinin GES projeleriyle hibritleştirilmesine yönelik planlamalar devam etmektedir. 2023 yılı itibarıyla bu kapsamda toplam 2 MW kapasite tahsisi alınmış olup, Balıkesir, Uşak, Aydın, Sivas, İnegöl ve Çanakkale'de çatı ve arazi tipi GES yatırımları ile toplamda 7,5 MW kurulu güce ulaşılması hedeflenmektedir. Bu yatırımlar aynı zamanda

tesis içi tüketimi karşılamaya yönelik olarak planlanmaktadır.
Kapsam 3 emisyonlarına yönelik azaltım stratejilerinin geliştirilmesi için öncelikle emisyon kaynaklarının kapsamlı şekilde ölçülmesi ve önceliklendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, 2025 yılında Kapsam 3 kategorilerinin detaylı hesaplanması ve yönetim yaklaşımının oluşturulması planlanmaktadır. Geçiş planı henüz oluşturulmamış olmakla birlikte, Şirket 2025 yılında belirlediği sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda geçiş planının ana bileşenlerini tanımlamayı ve iklimle ilgili stratejik planlama süreçlerini bu doğrultuda derinleştirmeyi hedeflemektedir.
Biotrend'in iş modeli, atıklardan enerji üretimi ve metan azaltımı yoluyla karbon kredisi üretimini içeren çevresel faydası yüksek projeler üzerine kuruludur. Şirket, 2050 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda karbon kredisi üretimini hem çevresel sorumluluk hem de alternatif gelir yaratımı açısından stratejik bir araç olarak değerlendirmektedir. Bu kapsamda, atıklardan enerji üretimi, biyokütle enerji üretimi ve düzenli depolama sahalarında metan gazının yakalanması gibi projeler doğrulanarak VCS, ICR ve GCC gibi uluslararası standartlarla
sertifikalandırılmakta ve gönüllü karbon piyasasında satışa sunulmaktadır.
2021 yılında üç projeyle başlayan karbon kredisi faaliyetleri, süreç içinde tüm tesisleri kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Halihazırda 12 aktif proje sertifikalı durumdadır. Karbon kredileri hem Biotrend'in çevresel etki azaltım çabalarına katkı sağlamakta hem de emisyon azaltım performansının finansal olarak karşılık bulmasını mümkün kılmaktadır. Gelecek dönemde karbon projelerinin kapsamının genişletilmesi ve doğrulama süreçlerinin sistematik hale getirilmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, şirketin geçiş planının kritik bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
İleri dönüşüm faaliyetleri, Biotrend'in düşük karbonlu ve döngüsel ekonomi odaklı iş modellerine geçişinde temel stratejik alanlardan birini oluşturmaktadır. Bu kapsamda geliştirilen İzmir Aliağa Plastik İleri Dönüşüm Projesi, piroliz teknolojisi aracılığıyla mekanik yöntemlerle geri kazanılamayan plastiklerin kimyasal olarak dönüştürülerek sürdürülebilir ham maddeye kazandırılmasını hedeflemektedir. Proje, Honeywell iş birliğiyle UpCycle teknolojisini kullanacak olup, yıllık 60.000 ton plastik atığı
işleyerek yaklaşık 55.000 ton sürdürülebilir polimer ham maddesi üretme kapasitesine sahip olacaktır.
Projenin karbon azaltım potansiyelinin yanı sıra, Biotrend'in entegre atık yönetimi portföyünde ileri dönüşüm segmentine geçişini destekleyerek hem çevresel hem de ekonomik fayda sağlaması öngörülmektedir. Söz konusu proje henüz devreye alınmamış olmakla birlikte, yatırım süreci başlamış ve operasyonel altyapının kurulması için önemli adımlar atılmıştır.
İzmir Aliağa'da kurulacak plastik ileri dönüşüm tesisi, Biotrend'in teknoloji odaklı düşük karbonlu dönüşüm stratejisinin önemli bir parçası olup, güçlü bir yatırım ve ortaklık yapısıyla desteklenmektedir. Proje kapsamında 9,18 milyar TL sabit yatırımı kapsayan proje bazlı devlet teşviki alınmış; gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, %100 vergi indirimi, %60 yatırıma katkı oranı gibi teşviklerden yararlanılmıştır. İngiltere merkezli Freepoint Eco-Systems ile %50-%50 ortaklık hedefiyle stratejik iş birliği başlatılmış; Ziraat ve Deniz Portföy'ün toplamda %8-10 azınlık hissesiyle şirkete sermaye yatırımı yapması planlanmıştır.

Biotrend, iklimle ilgili risk ve fırsatların belirlenmesi, değerlendirilmesi, önceliklendirilmesi ve izlenmesine yönelik süreçleri tüm faaliyet alanları ve operasyonları kapsamında yürütmektedir. Bu süreçler, şirketin genel risk yönetimi yapısıyla entegre şekilde tasarlanmakta olup, iklimle ilgili riskler diğer risk türleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Raporlama dönemi itibarıyla, Biotrend'de risk yönetimi organizasyonel yapısı yeniden yapılandırılmaktadır. 2024 yılı sonu itibarıyla Risk ve Uyum Direktörlüğü'nün kapatılması sonrasında, risk yönetimi süreçlerinin sorumluluğu 2025 yılı itibarıyla Kalite ve İş Sağlığı ve Güvenliği departmanının süreç yöneticiliğinde, Sürdürülebilirlik departmanının katkılarıyla yeniden tasarlanmaktadır.
Biotrend, iklimle ilgili risk ve fırsatların belirlenmesi sürecinde, şirket operasyonları, tesislerin coğrafi konumları, iş modeli ve değer zincirine ilişkin tüm faaliyetleri dikkate almaktadır. Değerlendirmeler kapsamında uluslararası kaynaklar ve araçlardan yararlanılmaktadır. Bu araçlar arasında, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) senaryo çalışmaları, WRI Aqueduct Su Riskleri Atlası ve World Bank Climate Change Knowledge Portal gibi kaynaklar bulunmaktadır. İklimle ilgili
senaryo analizleri, bu raporun Strateji bölümünde detaylı şekilde açıklandığı üzere, bu süreçlerin temel girdilerinden biri olarak kullanılmaktadır.
Biotrend, iklimle ilgili riskleri ve fırsatları yalnızca ayrı bir başlık altında değil, tüm risk türleriyle entegre şekilde değerlendirmekte ve izlemektedir. Bu doğrultuda, iklim riskleri ve fırsatları Sürdürülebilirlik Komitesi ve Riskin Erken Saptanması Komitesi tarafından düzenli olarak izlenmekte ve değerlendirilmektedir. İklimle ilgili riskler, diğer risklerle birlikte Riskin Erken Saptanması Komitesine raporlanmakta, gerekli aksiyonlar tanımlanmakta ve aksiyonların hangi kişi ve departmanlar tarafından uygulanacağı belirlenerek takip edilmektedir. Süreç boyunca aksiyonların uygulanma durumu ve etkinliği düzenli olarak gözden geçirilmektedir.
İklimle ilgili fırsatlar da benzer bir yaklaşımla ele alınmakta olup, fırsatlar için de etki-olasılık matrisleri kullanılmakta ve fırsatların vadesi, etkisi ve gerçekleşme olasılığı analiz edilmektedir. Biotrend'in gerçekleştirdiği senaryo analizlerinde, fırsatların da sistematik şekilde değerlendirilmesi sağlanmaktadır.
Raporlama dönemi itibarıyla Biotrend'in risk yönetimi süreci yeniden yapılanma aşamasındadır. Yeni yapının tamamlanmasıyla birlikte, iklimle ilgili risk ve fırsatların yönetimi süreçlerinin daha da güçlendirilmesi ve sistematik olarak sürdürülebilir kılınması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, Biotrend iklimle ilgili risk ve fırsatların belirlenmesi ve yönetimi süreçlerinde bütüncül ve entegre bir yaklaşım benimsemekte, uygulamada sürekliliği ve şeffaflığı esas almaktadır.

İklim riskleri ve fırsatları belirlenirken; etki, olasılık ve vade açısından sistematik bir değerlendirme yapılmaktadır. Biotrend, bu amaçla 5x5 etkiolasılık matrisinden yararlanmakta olup, etki ve olasılık düzeylerini çok düşük, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olmak üzere beş seviyede sınıflandırmaktadır. Etki ve olasılık matrisindeki kıstaslar nitel değerlendirmelere dayanmakta, ayrıca finansal tablolarla uyumlu olacak şekilde hasılatın %1'i oranında belirlenmiş bir finansal eşik değerinden faydalanılmaktadır. Bu eşik, iklimle ilgili risklerin finansal etkisinin anlamlı kabul edilebilmesi için referans alınmaktadır. Biotrend'in risk matrisi ile etki ve olasılık tanımları aşağıda açıklanmıştır.
| 5 | 5 | 10 | 15 | 20 | 25 |
|---|---|---|---|---|---|
| 4 | 4 | 8 | 12 | 16 | 20 |
| 3 | 3 | 6 | 9 | 12 | 15 |
| 2 | 2 | 4 | 6 | 8 | 10 |
| 1 | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 |
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |
| OLASILIK |
Küçük Orta Ciddi Kritik
| 1 | Çok Düşük Etki | Operasyonları etkilemez, ihmal edilebilir |
|---|---|---|
| düzeyde | ||
| 2 | Düşük Etki | Lokal, kısa süreli aksama, kontrol altına |
| alınabilir | ||
| 3 | Orta Etki | Departman veya proje seviyesinde |
| aksama, zaman ve maliyet kabı olabilir | ||
| 4 | Yüksek Etki | Kritik faaliyetler durabilir, süreç yeniden |
| yapılandırılmalı | ||
| 5 | Çok Yüksek Etki | Kurumsal hedefler ciddi şekilde zarar |
| görür, kriz durumu oluşabilir |
| 1 | Çok Düşük | Neredeyse hiç gerçekleşmez, teorik |
|---|---|---|
| düzeyde | ||
| 2 | Düşük | Seyrek olur, birkaç yılda bir olabilir |
| 3 | Orta | Belirli aralıklarla, yılda bir olabilir |
| 4 | Yüksek | Sıklıkla karşılaşılır, birkaç ayda bir olabilir |
| 5 | Çok Yüksek | Hemen hemen kesin, sürekli karşılaşılan |
| bir durum |

ETKİ
Biotrend, iklimle ilgili risk ve fırsatların yönetimi kapsamında sera gazı emisyonlarını düzenli olarak izlemekte ve raporlamaktadır. Biotrend'in sera gazı emisyonlarının ölçümü, ISO 14064- 1:2018 standardı ve Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı (2004) çerçevesinde yürütülmekte olup operasyonel kontrol yaklaşımı esas alınarak gerçekleştirilmektedir.
| Sera Gazı Emisyonları (ton CO2e) |
2024 |
|---|---|
| Kapsam 1 | 944.043,3 |
| Kapsam 21 | 7.150,2 |
| Toplam | 951.193,5 |
| Biyojenik Emisyonlar | 1.573.243,2 |
1Raporlama döneminde yenilenebilir enerji sertifikaları gibi sözleşmeye dayalı araçlar kullanılmamış olup konum bazlı ve piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonları arasında farklılık bulunmamaktadır.
2024 yılı baz yıl olarak belirlenmiş olup, bu dönemde Kapsam 1 sera gazı emisyonları 944.043,3 ton CO₂e, konum bazlı Kapsam 2 sera gazı emisyonları ise 7.150,2 ton CO₂e olarak ölçülmüştür. Hesaplamalar, Biotrend'in tüm yerleşkelerini, tesislerini ve saha faaliyetlerini kapsayan konsolide edilen grup için gerçekleştirilmiştir. Biotrend'in ilgili raporlama dönemi için emisyonları doğrudan sınırlamayı veya azaltmayı amaçlayan emisyon kısıtlayıcı bir düzenleme veya emisyon raporlama düzenlemesi kapsamında değerlendirilebilecek emisyonları bulunmamaktadır.
Emisyon hesaplamalarında kullanılan ölçüm yaklaşımı, faaliyet verilerine ve emisyon faktörlerine dayalı olarak belirlenmiştir. Kullanılan girdiler ve varsayımlar, iş modeline ve faaliyet alanına uygun olarak seçilmekte; yöntemlerde ve varsayımlarda yapılan değişiklikler, baz yıl güncellemesi kapsamında uygulanmaktadır.
Biotrend, sera gazı emisyonlarının azaltımına yönelik çalışmalarını sürdürmekte; özellikle
Kapsam 1 emisyonlarının azaltılmasına öncelik vermektedir.
Biotrend, operasyonlarında enerji kaynağı olarak çöp gazı kullanmakta olup, faaliyetlerini çöp gazı, biyogaz ve biyokütle yakma tesisleri aracılığıyla sürdürmektedir. Raporlama döneminde, biyojenik emisyonlar, sera gazı emisyon envanteri kapsamında ayrıca hesaplanmakta ve raporlanmaktadır. Bu doğrultuda, biyokütle kaynaklı enerji üretimi yapılan tesislerin enerji tüketimi, sera gazı emisyon envanteri kapsamında değerlendirilmemektedir.
2024 yılı itibarıyla, biyokütleden kaynaklanan toplam biyojenik emisyon miktarı 1.573.243,2 ton CO₂e olarak ölçülmüş olup, bu değer iki ana prosesten oluşmaktadır: biyogaz üretiminden kaynaklanan emisyonlar 747.395,64 ton CO₂e, biyokütle yakılmasından kaynaklanan emisyonlar ise 825.847,56 ton CO₂e olarak hesaplanmıştır.

Raporlama dönemi itibarıyla, Biotrend bünyesinde karar alma süreçlerinde kullanılan herhangi bir iç karbon fiyatı uygulaması bulunmamaktadır. Ancak, iklimle ilgili stratejiyle uyumun artırılması amacıyla iç karbon fiyatı mekanizması geliştirilmesi ve uygulamaya alınması yönünde değerlendirme sürecinin başlatılması planlanmaktadır.
Biotrend, fiziksel iklim riskleri kapsamında; su stresi, artan sıcaklıklar nedeniyle atık depolama sahalarında yangın riskinin artması ve belirli tesis lokasyonlarında sel riski gibi faktörleri değerlendirmektedir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, su stresi ve artan sıcaklık kaynaklı yangın risklerinin mevcut işletme varlıkları üzerinde önemli bir finansal kırılganlık yaratmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, Biotrend'e ait tesislerin 5 tanesinin WRI Aqueduct Su Riskleri Atlası'na göre yüksek veya çok yüksek sel riski bulunan bölgelerde konumlandığı belirlenmiştir. Ancak söz konusu tesislerin yüksekte konumlanmaları ve mevcut altyapı önlemleri sayesinde, sel riskine karşı da fiziksel kırılganlık bulunmamaktadır. Bu çerçevede, mevcut raporlama dönemi itibarıyla Biotrend'in sahip olduğu varlıkların ve yürütülen iş
faaliyetlerinin fiziksel iklim risklerine karşı önemli bir kırılganlığı bulunmamaktadır. İlerleyen raporlama dönemlerinde daha detaylı analiz çalışmaları yapılması planlanmaktadır.
Geçiş riskleri açısından değerlendirildiğinde, Biotrend'in faaliyet konusu ve iş modeli gereği, düşük karbonlu ekonomiye geçişten kaynaklanan fırsatlardan faydalanma potansiyeli bulunmaktadır. Bununla birlikte, geçiş riskleri bağlamında Biotrend için öne çıkan temel konu karbon kredileri faaliyetleridir. Mevcut ve gelişen yasal düzenlemeler doğrultusunda bu faaliyet alanı öncelikli olarak fırsat olarak değerlendirilmekle birlikte, karbon kredilerinin gönüllü piyasalardaki fiyat dalgalanmaları nedeniyle satışların beklentilerin altında gerçekleşmesi riski bulunmaktadır. Bu kapsamda, 2024 yılı itibarıyla Biotrend'in toplam gelirlerinin yaklaşık %1'ine karşılık gelen karbon kredisi gelirleri, geçiş risklerine karşı görece daha kırılgan bir gelir kalemi olarak değerlendirilmektedir.
Biotrend'in ana faaliyet konusu, atıktan enerji üretimi ve atık yönetimi hizmetleri kapsamında döngüsel ekonomi yaklaşımı ile çevresel değer yaratmayı esas almaktadır. Bu doğrultuda, elektrik üretimi ve toptan satış hasılatı, karbon emisyon sertifika hakkı satış geliri, ayrıştırma gelirleri ve atık bertaraf gelirleri dahil olmak üzere toplam hasılatının %100'ü, düşük karbonlu ekonomiye geçişle uyumlu iklimle ilgili fırsatlara karşılık gelmektedir.

| Konu | Metrik | Ölçüm | 2024 | Kod | |
|---|---|---|---|---|---|
| Birimi | Verisi | ||||
| Sera gazı | Brüt toplam | ton (t) | 944.043,3 | IF-WM-110a.1 | |
| emisyonları | kapsam 1 | CO₂-e | |||
| emisyonları | |||||
| Emisyon | % | - | IF-WM-110a.1 | ||
| sınırlama | |||||
| düzenlemeleri | |||||
| Emisyon | % | - | IF-WM-110a.1 | ||
| raporlama | |||||
| düzenlemeleri | |||||
| Üretilen toplam | MMBtu | 2.910.776 | IF-WM-110a.2 | ||
| çöp gazı | |||||
| Yakılan çöp gazı | % | 100 | IF-WM-110a.2 | ||
| yüzdesi | |||||
| Enerji için | % | 100 | IF-WM-110a.2 | ||
| kullanılan çöp | |||||
| gazı yüzdesi | |||||
| Filo yakıt | Filo araçları | GJ | 9.112,71 | IF-WM-110b.1 | |
| yönetimi | tarafından | ||||
| tüketilen toplam | |||||
| yakıt miktarı | |||||
| Filo araçlarında | % | - | IF-WM-110b.1 | ||
| tüketilen | |||||
| doğalgaz yüzdesi | |||||
| Filo araçlarında | GJ | - | IF-WM-110b.1 | ||
| tüketilen | |||||
| yenilenebilir | |||||
| enerji yüzdesi | |||||
| Filodaki alternatif | % | 10,9 | IF-WM-110b.2 | ||
| yakıtlı araç | |||||
| yüzdesi |
| Faaliyet Metriği | Ölçüm Birimi |
2024 Verisi | Kod | |||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Kategoriye göre müşteri sayısı: | ||||||||
| Belediye | Sayı | 10 | IF-WM-000.A | |||||
| Ticari | Sayı | - | IF-WM-000.A | |||||
| Endüstriyel | Sayı | 58 | IF-WM-000.A | |||||
| Konut | Sayı | - | IF-WM-000.A | |||||
| Diğer | Sayı | 5 | IF-WM-000.A | |||||
| Araç filosu büyüklüğü | Sayı | 92 | IF-WM-000.B | |||||
| Kategorilerine göre tesis sayısı: | ||||||||
| Depolama alanları | Sayı | 7 | IF-WM-000.C | |||||
| Transfer istasyonları | Sayı | - | IF-WM-000.C | |||||
| Geri dönüşüm merkezleri | Sayı | - | IF-WM-000.C | |||||
| Gübreleme merkezleri | Sayı | - | IF-WM-000.C | |||||
| Yakma fırınları | Sayı | 2 | IF-WM-000.C | |||||
| Diğer tüm tesisler | Sayı | 8 | IF-WM-000.C | |||||
| Müşteri kategorisine göre yönetilen toplam malzeme miktarı: | ||||||||
| Belediye | Sayı | 3.238.000 | IF-WM-000.D | |||||
| Ticari | Sayı | - | IF-WM-000.D | |||||
| Endüstriyel | Sayı | 13.735.61 3 |
IF-WM-000.D | |||||
| Konut | Sayı | - | IF-WM-000.D | |||||
| Diğer | Sayı | - | IF-WM-000.D |

Biotrend, iklimle ilgili stratejik amaçlarına ulaşmak ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlamak amacıyla, sera gazı emisyonlarının azaltılması başta olmak üzere çeşitli iklimle ilgili hedefler belirlemiştir. Belirlenen hedefler, brüt sera gazı emisyonları esas alınarak mutlak azaltım yaklaşımıyla oluşturulmuş olup, 2024 yılı baz yıl olarak kabul edilmiştir.
Biotrend'in 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını, 2024 yılı baz yılına göre %23 oranında azaltma hedefi bulunmaktadır. Bu hedef, işletmenin tamamı için geçerli olup, ölçüm metriği olarak toplam Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları (ton CO₂e) esas alınmaktadır. 2024 yılı itibarıyla toplam Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları 951.193,5 ton CO₂e olarak hesaplanmıştır.
Ayrıca, Biotrend 2050 yılına kadar Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını kapsayacak şekilde net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflemektedir. 2050 net sıfır hedefi, Türkiye'nin ulusal iklim politikaları ve Paris İklim Anlaşması çerçevesinde şekillendirilmiştir. Bu kapsamda, raporlama dönemi itibarıyla herhangi bir karbon kredisi veya denkleştirme aracı kullanımına yönelik planlama bulunmamaktadır.
Sera gazı emisyonlarının yanı sıra, Biotrend 2030 yılına kadar iş makinelerinde akaryakıt kullanımını 2024 yılına göre %22 oranında azaltmayı hedeflemektedir. Bu hedef, her 100 ton atığın işlenebilmesi için tüketilen ortalama akaryakıt miktarı metriği üzerinden izlenmekte olup, 2024 yılı performansı 89 litre olarak ölçülmüştür.
Bunlara ek olarak, Biotrend'in 2028 yılına kadar en az bir tesisinde iç ihtiyacı karşılayacak şekilde çatı tipi güneş enerjisi santrali (GES) kurulması ve 2035 yılına kadar enerji üretim tesislerinde mevcut atık ısıdan buhar ve ısı satışı yapılması yönünde hedefleri bulunmaktadır. Bu hedefler, niteliksel düzeyde belirlenmiş olup, ilerleyen raporlama dönemlerinde gelişmelere göre güncellenmesi planlanmaktadır.
İklimle ilgili hedeflerin belirlenmesi ve gözden geçirilmesi süreçleri Biotrend Sürdürülebilirlik Komitesi takibinde yürütülmektedir. Hedeflere yönelik ilerleme, belirlenen metrikler üzerinden izlenmekte olup, bu süreçler kapsamında dış doğrulama veya bilim temelli hedef girişimine (SBTi) uyum süreci henüz başlatılmamıştır.
| İklim Bağlantılı Hedef |
Kapsanan Emisyonlar |
Hedef Türü |
Ölçüm Metriği |
2024 Performansı |
|---|---|---|---|---|
| 2030'a kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarının %23 azaltılması (2024 baz yılına göre) | Brüt | Mutlak azaltım | Kapsam 1 ve 2 Emisyonları (ton CO2e) |
951.193,5 |
| 2050'ye kadar net sıfır olunması | Brüt | Mutlak azaltım | Kapsam 1, 2 ve 3 Emisyonları | 1.280.841,01 |
| 2030 yılına kadar iş makinelerinde akaryakıt kullanımının %22 azaltılması (2024 baz yılına göre) |
- | Mutlak azaltım | Her 100 ton atığın işlenebilmesi için tüketilen ortalama akaryakıt miktarı |
89 litre |
| 2028 yılına kadar en az bir tesiste iç ihtiyacı karşılayacak şekilde çatı tipi GES kurulması |
- | - | - | |
| 2035 yılına kadar enerji üretim tesislerinde var olan atık ısıdan buhar & ısı satışı yapılması |
- | - | - |
1Geçiş muafiyetleri doğrultusunda Kapsam 3 emisyonları raporlanmadığından Kapsam 1 ve 2 emisyonlarının toplamı açıklanmaktadır. İlerleyen raporlama dönemlerinde Kapsam 3 emisyonlarının TSRS kapsamında açıklanması ile ilgili performans, tüm Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarına yönelik açıklanacaktır.

30.06.2025 tarihli finansal tabloların hazırlanması sürecinde, 31.12.2024 tarihli finansal tablolarında düzeltme yapılmıştır. Bu düzeltmeler, ilgili dönemin finansal verilerinin daha doğru ve güncel bir şekilde yansıtılmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Düzeltmelere ilişkin ayrıntılı bilgiye 2025 yılı ikinci çeyrek finansal raporundan ulaşılabilir.




Ekinciler Caddesi Ertürk Sokak 3
Kavacık Beykoz 34810 İstanbul, Türkiye
+90 216 680 00 00
Raporlama Danışmanı
ZOA Sürdürülebilirlik Danışmanlığı
zoaconsulting.co / [email protected]
Kurumsal İletişim
linkedin.com/biotrend x.com/biotrenda facebook.com/biotrend.enerji instagram.com/biotrendenerji youtube.com/@biotrendenerji
Ekinciler Caddesi Ertürk Sokak 3 Kavacık Beykoz 34810 İstanbul, Türkiye
+90 216 680 00 00
Building tools?
Free accounts include 100 API calls/year for testing.
Have a question? We'll get back to you promptly.