AI Terminal

MODULE: AI_ANALYST
Interactive Q&A, Risk Assessment, Summarization
MODULE: DATA_EXTRACT
Excel Export, XBRL Parsing, Table Digitization
MODULE: PEER_COMP
Sector Benchmarking, Sentiment Analysis
SYSTEM ACCESS LOCKED
Authenticate / Register Log In

ANADOLU ISUZU OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Environmental & Social Information Aug 13, 2025

5889_rns_2025-08-13_ac4758cf-c9fa-4f9e-8e92-c7aa19bbe29f.pdf

Environmental & Social Information

Open in Viewer

Opens in native device viewer

2024 YILI TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI (TSRS) UYUMLU SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU

İçindekiler

  • 2 Rapor Hakkında
  • 3 Yönetişim
  • 6 Strateji ve Risk Yönetimi
  • 23 Metrikler ve Hedefler
  • 28 Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları Kapsamında Sunulan Bilgiler Hakkında Bağımsız Denetçinin Sınırlı Güvence Raporu

Rapor Hakkında

Bu rapor, Anadolu Isuzu'nun sürdürülebilirlik performansına ilişkin finansal etkileri daha şeffaf ve karşılaştırılabilir biçimde kamuoyuna sunmak amacıyla, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) hükümlerine uygun olarak hazırlanmıştır. Raporlama kapsamında sunulan açıklamalar, yatırımcılar, kredi veren kuruluşlar ve diğer finansal karar alıcılar için anlamlı, tutarlı ve denetlenebilir bilgiler sunmayı hedeflemektedir. Anadolu Isuzu tarafından hazırlanan bu sürdürülebilirlik raporu, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) tarafından yayımlanan tüm hükümlere eksiksiz ve koşulsuz olarak uygun şekilde hazırlanmıştır. Rapor, TSRS 1 "Genel Hükümler" ve TSRS 2 "İklimle İlgili Açıklamalar" standartları kapsamında, belirtilen tüm açıklama yükümlülüklerini kapsamaktadır.

2024 yılı, Anadolu Isuzu'nun TSRS kapsamında zorunlu sürdürülebilirlik raporlamasına tabi olduğu ilk yıl olup, bu dönem şirketin finansal raporlama takvimiyle tam uyumlu olacak şekilde yıllık bazda yapılandırılmıştır. Raporlama döneminin belirlenmesinde ayrıca; kurumsal veri akışının oturmuş olması, dış denetim süreçlerinin takvimsel eşgüdümü ve iç raporlama sistemlerinin senkronizasyonu dikkate alınmıştır. Gelecek raporlama dönemlerinde de aynı takvim doğrultusunda sürdürülebilirlik raporlamasına devam edilmesi planlanmaktadır.

Anadolu Isuzu, sürdürülebilirlikle bağlantılı olarak raporlama döneminin bitiminden sonra ancak sürdürülebilirlik açıklamalarının onaylandığı tarihten önce meydana gelen olaylara ilişkin bilgi yönetimini, TSRS hükümleri doğrultusunda yürütmektedir.

Bu tür olayların genel amaçlı finansal raporların asli kullanıcılarının kararlarını makul ölçüde etkileyebileceği durumlarda, ilgili bilgi veya gelişmeler, açıklanacak rapora entegre edilmekte ya da dipnot olarak sunulmaktadır. Değerlendirme süreci, sürdürülebilirlik birimi ve finansal raporlama ekiplerinin ortak çalışması ile yürütülür ve Yönetim Kurulu onayı gerektiren durumlarda karar alma mekanizmaları hızla devreye alınır. Bu prensip doğrultusunda, raporun onay tarihine kadar gerçekleşen önemli olaylar takip edilmekte ve gerekirse rapor açıklamaları revize edilmektedir.

Yönetişim

İklimle İlgili Riskler ve Fırsatların Yönetim Süreci ve Kapsamı

Anadolu Isuzu, iklimle ilgili risk ve fırsatları kurumsal düzeyde, sistematik bir süreçle belirler ve yönetir. Bu süreçte, risk ve fırsatların hangi zaman aralığında gerçekleşebileceği net biçimde tanımlanır ve şirket stratejisine entegre edilir. Kısa vade 0-1 yıl, orta vade 1-5 yıl, uzun vade ise 5 yıl ve üzeri olarak planlanır. Kısa vadede (0-1 yıl), operasyonel ve mevzuatsal hassasiyetler öne çıkar; enerji ve su tasarrufu gibi hızlı etki yaratabilecek iyileştirmeler devreye alınırken, ani oluşabilecek fiziksel risklere (ekstrem hava olayları, su kesintileri vb.) yönelik acil durum planları gözden geçirilir. Orta vadede (1-5 yıl), büyük çaplı dönüşüm projeleri ve stratejik yatırımlar somutlaşır; elektrikli veya alternatif yakıtlı araç geliştirme, tedarik zincirini sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda yenileme ve paydaşlarla farkındalık projeleri yürütme gibi faaliyetler ön plana çıkar. Uzun vadede (5+ yıl) ise fosil yakıtlardan arınma ve karbon nötrlük hedeflerine ulaşma doğrultusunda tüm iş modelinin iklim dostu biçimde dönüştürülmesi, Ar-Ge ve inovasyonla desteklenen yenilikçi teknolojilerin sektöre kazandırılması, kronikleşen iklim risklerine karşı altyapısal dirençlilik geliştirilmesi gündeme gelir.

İklim odaklı risk ve fırsat yönetiminin her aşamasında, Yönetim Kurulu belirleyici konumdadır. Yılda birden fazla kez toplanarak iklim kaynaklı riskleri ve fırsatları, Anadolu Isuzu'nun genel stratejik planlarıyla entegre eder ve bütçe dâhil olmak üzere önemli kararları onaylar. Genel Müdür (CEO) doğrudan Yönetim Kurulu'na rapor vererek alınan stratejik kararların hayata geçirilmesini koordine eder; enerji verimliliği, su yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı

ve alternatif yakıtlı araç yatırımları gibi temel projelerin uygulama planlarını yönlendirir. Bu yapıyı destekleyen Sürdürülebilirlik Komitesi, emisyon azaltım projelerinden atık yönetimine kadar geniş bir alanda araştırmalar yapar, paydaş iletişimini yürütür ve uygulama süreçlerini takip eder. Riskin Erken Teşhisi Komitesi ise iklimden kaynaklanan operasyonel, finansal ve itibar risklerini değerlendirir; öncelikli riskler için aksiyon planları hazırlar ve Yönetim Kurulu'nu bilgilendirir.

Tüm bu süreçte Anadolu Isuzu, senaryo analizleri ve uluslararası metodolojilerden (örneğin IPCC projeksiyonları) yararlanarak kısa, orta ve uzun vadedeki olası etki alanlarını tespit eder. Kısa vadede yasal mevzuat değişikliklerine ve ani iklimsel etkilere hızlı adaptasyon, orta vadede yeni ürün ve teknolojilerle rekabet gücünü artırma, uzun vadede ise karbon nötrlük ve sürdürülebilir iş modeline geçiş gibi temel hedefler benimsenir. Böylece Anadolu Isuzu, operasyonel verimliliği ve uzun vadeli rekabetçiliği aynı anda gözeten, iklimle ilgili risk ve fırsatları bütüncül yaklaşımla yöneten, kurumsal kültüre işlemiş bir strateji kurgular ve uygulamaya alır.

Anadolu Isuzu, 2024 yılı raporlama dönemi kapsamında sera gazı emisyonlarını GHG Protokolü (Greenhouse Gas Protocol) standartları ile uyumlu şekilde hesaplamış ve raporlamıştır. Bu doğrultuda; doğrudan emisyonlar (Kapsam 1), dolaylı enerji kaynaklı emisyonlar (Kapsam 2) ve değer zinciri emisyonlarını içeren Kapsam 3 emisyonları sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Tüm kapsamlar için metodolojik uyum, doğrulanabilirlik ve şeffaflık ilkeleri esas alınmıştır.

Anadolu Isuzu'da iklimle ilgili riskler ve fırsatlar, üst düzeyde tanımlanmış bir yönetişim yapısı ve sorumluluk modeliyle ele alınmaktadır. Anadolu Isuzu'nun en üst karar mekanizması olan Yönetim Kurulu, çevresel konuları düzenli olarak gözden geçirir ve yılda birden fazla toplanarak stratejik kararlar alır. Bu toplantılarda iklim değişikliğinin şirket faaliyetlerine olası etkileri, ilgili risk ve fırsatlar ile önemli yatırım kararları değerlendirilir. Yönetim Kurulu ayrıca, sürdürülebilirlikle ilişkili hedeflerin belirlenmesi ve performansın izlenmesi gibi temel süreçleri de gözeterek yönlendirir. Anadolu Isuzu'da çevre ve sürdürülebilirlik konularında olduğu gibi, iklimle ilgili risk ve fırsatların yönetimi de Genel Müdür'ün (CEO) doğrudan sorumluluğunda olup Yönetim Kurulu'na düzenli olarak raporlanmaktadır. Bu görev doğrudan devredilmemekle birlikte, uygulama ve teknik değerlendirme süreçleri Sürdürülebilirlik Komitesi ile Riskin Erken Teşhisi Komitesi gibi uzmanlaşmış komiteler aracılığıyla yürütülmektedir. Komiteler, kendi alanlarına özgü hedefler doğrultusunda detaylı analizler yapar, uygulama sonuçlarını izler ve bu bulguları belirli aralıklarla üst yönetime ve CEO'ya iletir.

Gözetim süreci, yılda en az iki kez gerçekleştirilen stratejik değerlendirme toplantılarıyla işler. Bu toplantılarda, belirlenen iklim hedeflerine ilişkin güncel performans verileri, sapma analizleri, risk gerçekleşme durumu ve yeni ortaya çıkan fırsatlar ele alınır. Sürdürülebilirlik Komitesi, ilgili birimlerden (Ar-Ge, Üretim, Satın Alma vb.) topladığı verilerle hazırladığı raporları önce CEO'ya, ardından Yönetim Kurulu'na sunar. Riskin Erken Teşhisi Komitesi ise özellikle fiziksel ve geçiş risklerine dair analizlerin finansal ve operasyonel etkilerini içeren değerlendirme tablolarını, karar süreçlerini destekleyecek formatta hazırlar.

Yönetişim

İzleme mekanizması kapsamında, şirket içi dijital raporlama altyapısı üzerinden hedef ve metrik bazlı izleme yapılmakta; ilgili göstergeler aylık, üç aylık ve yıllık döngülerde güncellenmektedir. Bu veriler doğrultusunda performans geribildirimleri sağlanır, gerekli görüldüğünde risk yönetim planları revize edilir ve uygulamaya alınacak yeni projeler Yönetim Kurulu'nun onayına sunulur. İlgili metrikler, TSRS 2 Sektör Bazlı Rehberlik kılavuzunun 50. Cildi kapsamında ayrıca paylaşılmaktadır.

Bu yapı sayesinde, Yönetim Kurulu'nun çevresel ve iklim temelli kararları yalnızca üst düzey bir onay süreciyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda alt birimlerden gelen teknik analizlerle sürekli beslenir ve kontrol edilir.

İcra tarafında, Genel Müdür (CEO) çevre ve sürdürülebilirlik konularında nihai sorumluluğa sahiptir ve doğrudan Yönetim Kurulu'na rapor verir. CEO, iklim stratejisinin şirket genelinde uygulanmasını koordine eder; enerji verimliliğinin artırılması, düşük karbonlu ürün geliştirme, su ve atık yönetimi gibi konularda hedef belirler ve projeleri onaylar. İcra ekibi, belirlenen çevresel stratejilerin bütçe planlamasını yapar, performans takibini gerçekleştirir ve elde edilen sonuçları düzenli aralıklarla üst yönetime iletir.

Bu yapıyı destekleyen önemli bir kurul da Sürdürülebilirlik Komitesi'dir. Genel Müdür liderliğinde toplanan komite, Anadolu Isuzu'nun çevresel, sosyal ve ekonomik gündemini ele alır. Komite; emisyon azaltım projeleri, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji ve su verimliliği, atık yönetimi ve uyum zorunlulukları gibi konularda çalışmalar yürütür. Ayrıca yasal düzenlemeleri yakından takip eder ve Avrupa

Birliği'nin "Fit for 55" paketinden kaynaklanan elektrikli/ düşük emisyonlu araçlara geçiş gibi stratejik önem taşıyan adımları değerlendirir. İklimle ilgili risklerin ve fırsatların belirlendiği bu toplantılar sonucunda uygulamaya geçirilecek projeler planlanır ve sorumluluklar ilgili birimlere atanır.

Anadolu Isuzu'nun risk yönetimi tarafında ise Riskin Erken Teşhisi Komitesi aktif rol oynar. Bu komite, iklim değişikliği ve su kıtlığı gibi konuların yaratabileceği operasyonel, finansal ve itibar risklerini tespit eder ve Yönetim Kurulu'na rapor sunar. Toplantılarda, risklerin önceliğine göre aksiyon planları hazırlanır; gerekli altyapı yatırımları ile Ar-Ge projeleri belirlenir. Su kaynaklarının yetersiz kalmasının üretim hattını aksatması gibi fiziksel riskler veya karbon emisyon standartlarının gelecekteki yasal düzenlemelerle sertleşmesine bağlı geçiş riskleri, bu komitede öncelikli gündem maddeleri arasında yer alır.

Riskin Erken Teşhisi Komitesi, iklimle bağlantılı risklerin değerlendirilmesini, sistematik bir önceliklendirme metodolojisiyle yürütmektedir. Bu metodoloji; riskin seviyesi ve kontrol etkinliği olmak üzere iki temel eksen üzerine kuruludur. Riskin seviyesi, söz konusu etkinin doğrudan ya da dolaylı oluşu, kısa veya uzun vadede ortaya çıkması ve tersine çevrilebilir olup olmaması gibi faktörleri içermektedir.

Her risk, bu iki eksende ayrı ayrı puanlanmakta ve Anadolu Isuzu'nun stratejik hedeflerine etkisi doğrultusunda sınıflandırılmaktadır. Önceliklendirme sürecinde dikkate alınan kriterler arasında; operasyonel sürekliliğe etkisi, yasal uyum gereklilikleri, finansal sonuçlara etkisi, çevresel yayılımı ve paydaş güveni üzerindeki etkiler yer almaktadır. Örneğin, karbon fiyatlamasına dair yasal düzenlemelerin doğrudan maliyet etkisi ile su stresi kaynaklı üretim kesintileri gibi fiziksel riskler, bu matris üzerinde ayrı kategorilerde konumlandırılmaktadır.

Anadolu Isuzu, bu süreçte Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nda (TSRS) yer alan risk değerlendirme ve açıklama hükümlerini esas almakta; ayrıca sektörüne özgü derinleşme amacıyla SASB (Sustainability Accounting Standards Board) tarafından yayımlanan otomotiv sektörü modülünü de incelemeye dahil etmektedir. Bu yaklaşım, hem regülasyon uyumunu hem de sektörel özgünlüğü dikkate alan bir çerçeve sunmaktadır.

Önceliklendirme sonucunda oluşturulan risk matrisi, komite toplantılarında değerlendirilir. En yüksek önceliğe sahip risk grupları için aksiyon planları hazırlanır; bu planlar, sorumlu birimler, zaman çizelgeleri ve performans göstergeleriyle yapılandırılır. Uygulama süreci düzenli olarak izlenir ve üst yönetime raporlanır.

Yönetişim

Bu yapı sayesinde, iklim risklerinin tespitinden aksiyon geliştirme sürecine kadar olan tüm aşamalar, kurumsal karar alma mekanizmalarıyla bütünleşmiş ve standartlara dayalı şekilde yürütülmektedir.

Anadolu Isuzu'da Riskin Erken Teşhisi Komitesi tarafından yürütülen iklim risklerinin önceliklendirme süreci, şirketin kurumsal risk yönetimi yapısına doğrudan entegre edilmektedir. Belirlenen öncelikli riskler, şirketin genel risk envanterine dahil edilmekte ve kurumsal risk haritaları üzerinde güncellenmiş konumlarıyla yer bulmaktadır. Bu entegrasyon sayesinde, iklimle bağlantılı riskler finansal, operasyonel ve stratejik risk başlıklarıyla aynı düzeyde değerlendirilebilmekte; böylece alınacak kararların etkisi çok boyutlu biçimde analiz edilmektedir.

Komitenin yürüttüğü önceliklendirme çıktıları, iç kontrol ve stratejik planlama ekiplerine düzenli olarak aktarılır. Bu ekipler, güncellenen risk matrislerini kullanarak bütçeleme, yatırım planlaması ve operasyonel süreç iyileştirme çalışmalarında doğrudan referans alır. Örneğin, yüksek öncelikli fiziksel riskler karşısında üretim süreçlerinin dayanıklılığını artırmaya yönelik altyapı yatırımları ya da geçiş risklerine karşı düşük karbonlu teknolojilere yönelim stratejileri, bu bütünleşik yapı sayesinde hızla işleme alınmaktadır.

Ayrıca bu risk önceliklendirme süreci, iç denetim planlamasıyla da entegredir. Öncelikli risk grupları, denetim planlarında öncelikli inceleme alanları olarak belirlenir ve belirli dönemlerde kontrol etkinliği izlenir. Böylece risk yönetimi yalnızca izleme değil, aynı zamanda iç denetimle desteklenen bir müdahale ve uyum mekanizmasına dönüşür.

Bu çok katmanlı entegrasyon yaklaşımı sayesinde, iklim riskleri kurumsal risk yönetimi sisteminin ayrılmaz bir parçası hâline gelir ve şirket genelinde karar alma süreçlerine yön veren yapısal bir unsur olarak konumlanır.

Anadolu Isuzu, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları üst düzey sahiplik ve kurumsal bütünlük içinde ele almaktadır. Yönetim Kurulu'nun stratejik desteği, Genel Müdür'ün liderliği ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Riskin Erken Teşhisi Komitesi gibi kurulların koordineli çalışması sayesinde, şirket genelinde iklim performansı ve sorumlulukları bütüncül bir yaklaşımla yönetilir.

Anadolu Isuzu'da iklimle bağlantılı risk ve fırsatların yönetimi sadece belirlenmiş komitelerin ve yöneticilerin görevlendirilmesiyle sınırlı kalmamakta, bu yapıların teknik yetkinlikleri ve kurumsal yeterlilikleri de periyodik olarak gözden geçirilmektedir. Yönetim Kurulu üyeleri ve İcra Kurulu dâhil olmak üzere, karar alma süreçlerinde yer alan üst düzey yöneticiler, sürdürülebilirlik ve iklim riskleri konularında ulusal ve uluslararası eğitimlere yönlendirilmekte, sektör bazlı uygulamalı atölye çalışmalarına ve iklim finansmanı gibi teknik alanlarda uzmanlık geliştiren seminer programlarına katılım sağlanmaktadır. Anadolu Isuzu'nun yönetişim yapısında, iklimle ilgili stratejik hedefler, üst düzey yöneticilerin performans değerlendirme kriterleri arasında yer almakta olup; bu göstergeler yönetim kurulu tarafından düzenli olarak izlenmektedir. Şirketin sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm süreci kapsamında, emisyon azaltımı, enerji verimliliği ve çevresel uyum gibi alanlarda belirlenen hedeflerin gerçekleşme düzeyi, yönetsel karar alma süreçlerinde dikkate alınmaktadır.

Sürdürülebilirlik Komitesi üyeleri ile Riskin Erken Teşhisi Komitesi'nde görev alan profesyonellerin çevresel risk yönetimi, senaryo analizleri, sera gazı envanteri, su stresi yönetimi ve düşük karbonlu stratejiler gibi uzmanlık alanlarına sahip olmaları gözetilmekte ve gerektiğinde teknik danışmanlık hizmetlerinden yararlanılmaktadır. Bu doğrultuda, ilgili yapıların yalnızca organizasyonel bir temsil görevi üstlenmesi değil, aynı zamanda iklimle ilgili risk ve fırsatların analizi, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi noktasında teknik yeterliliğe sahip olmaları sağlanmaktadır. Böylece, sürdürülebilirlik performansı doğrudan yetkin ve donanımlı kişilerce yürütülmekte ve bu durum yönetişim yapısına etkin biçimde yansıtılmaktadır.

2024 yılı raporlama dönemi kapsamında hesaplanan çevresel metrikler uluslararası standartlara uygun biçimde PwC tarafından bağımsız üçüncü taraf doğrulamasına tabi tutulmuştur. Doğrulama süreci, Sera Gazı Protokolü standardı çerçevesinde yürütülmüş olup, raporlamada kullanılan metodolojiler, veri kaynakları ve hesaplama girdileri doğruluk ve tutarlılık yönünden değerlendirilmiştir. 2024 yılı Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonları Sera Gazı Protokolü ve ISO 14064 metodolojileri kapsamında Türk Loydu firması tarafından doğrulanmıştır. Bu kapsamda, Anadolu Isuzu'nun sürdürülebilirlik raporlamasında metodolojik şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uyum sağlanmış; doğrulama çıktıları ilgili iç paydaşlarla paylaşılmıştır. Gelecek dönemlerde de doğrulama uygulamasının sürdürülebilir biçimde devam ettirilmesi hedeflenmektedir.

Sürdürülebilirlikle ve İklimle İlgili Riskler ve Fırsatların Stratejik Entegrasyonu

Anadolu Isuzu, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlarını kurumsal stratejinin merkezine yerleştirerek tüm iş süreçlerini bu kapsamda şekillendirir. Bu stratejik entegrasyon, Anadolu Isuzu'nun kısa (0-1 yıl), orta (1-5 yıl) ve uzun vadeli (5+ yıl) planlarını kapsayacak şekilde tanımlanmış olup, hem operasyonel hem de finansal kararların iklim risklerini ve fırsatlarını dikkate alacak biçimde yönlendirilmesini hedefler.

Bu doğrultuda, Yönetim Kurulu ve üst düzey yönetim kilit konumdadır. Yönetim Kurulu, yılda birden fazla toplanarak iş stratejilerini iklim değişikliğinin getirdiği riskler ve fırsatlarla bütünleştirir; gerekli yatırım, bütçe ve politika kararlarını onaylar. Genel Müdür (CEO), doğrudan Yönetim Kurulu'na bağlı olarak, belirlenen stratejik kararların hayata geçirilmesi sürecini koordine eder. Yönetim Kurulu ve üst yönetimin bu yönlendirmesi sayesinde Anadolu Isuzu, yeni mevzuata uyum, emisyon azaltımı ve enerji verimliliğini artırma gibi konularda hızla aksiyon alır.

Sürdürülebilirlik Komitesi, iklimle ilgili konuların Anadolu Isuzu'nun genel iş planına uyarlanmasında kritik rol oynar. Bu komite, emisyon envanteri çıkarmak, sera gazı azaltım ve enerji verimliliği projelerini belirlemek, çevresel etkileri asgari düzeye indirmek ve paydaşlarla iletişim kurmak gibi bir dizi faaliyeti yürütür. Aynı zamanda, iç ve dış paydaşların beklentilerini de dikkate alarak, iklim odaklı gündemlerin uygulanmasını takip eder. Riskin Erken Teşhisi Komitesi ise iklim risklerinin (fiziksel ve geçiş riskleri dahil) finansal, itibar ve operasyonel yönleriyle ilgili analiz yapar; önemli riskleri önceliklendirerek Yönetim Kurulu'nu bilgilendirir ve aksiyon planları önerir. Anadolu Isuzu'da iklimle ilgili risk ve fırsatların değerlendirilmesi, somut analiz yöntemleri, ödünleşim değerlendirmeleri ve çok kriterli karar alma mekanizmaları ile yürütülmektedir. Yönetim Kurulu ve Riskin Erken Teşhisi Komitesi, karar alma süreçlerinde bu risklerin iş stratejileri üzerindeki

doğrudan ve dolaylı etkilerini dikkate almak amacıyla sistematik bir değerlendirme çerçevesi kullanmaktadır.

Bu çerçevede, iklim riskleri ve fırsatları yıllık planlama döngülerine entegre edilmekte ve "maliyet–fayda analizi (cost–benefit analysis)", "senaryo tabanlı etki değerlendirmesi" ve "finansal stres testleri" gibi yöntemler uygulanmaktadır. Değerlendirmeler sırasında, potansiyel yatırım projelerinin kısa, orta ve uzun vadedeki karbon ayak izi etkileri, düzenleyici riskler, piyasa talep değişimleri, üretim sürekliliği ve tedarik zinciri dayanıklılığı gibi kriterler esas alınmaktadır. Örneğin, elektrikli araç yatırımlarının karbon azaltımı potansiyeli ile batarya tedarik zincirindeki kırılganlıklar birlikte ele alınarak karar verilmektedir.

Zincir
Aşaması
Açıklama Coğrafi
Konum
Ana
Tedarikçiler
(Upstream)
Otomotiv sac ve metal aksam
tedariki
Kamyon, otobüs ve midibüs üretiminde
kullanılan sac, şasi ve metal parçalar.
Türkiye
Motor ve güç aktarma organları
tedariki
Özellikle ticari araçlar için motor, transmisyon,
aks gibi komponentlerin temini.
Japonya, Avrupa, Türkiye
Elektronik kontrol üniteleri ve
kablolama
Araç elektroniği, gösterge panelleri ve kablo
donanımı.
Türkiye, Uzak Doğu, Avrupa
Lastik, cam ve koltuk gibi
bileşenler
Nihai ürün montajında kullanılan tamamlayıcı
parçalar.
Türkiye, Avrupa
Enerji ve su temini Üretim süreçlerinde kullanılan elektrik ve su. Türkiye (yerel hizmet sağlayıcılar)
Taşımacılık
(Lojistik)
Üretim için malzeme lojistiği Ana ve yan sanayi üreticilerinden hammadde
ve parçaların fabrikaya taşınması.
Türkiye içi ve Avrupa, Uzakdoğu
(karayolu ve denizyolu taşımacılığı)
Bitmiş araç lojistiği Nihai ürünlerin bayilere veya yurtdışına sevki. Türkiye, Avrupa, Afrika, Orta Doğu
Çalışan servisi ve iç lojistik Fabrika içi malzeme transferi ve personel
Türkiye
taşımacılığı.
Dağıtıcılar
ve
Bayiler
Yurtiçi bayi ağı Araç teslimatlarının yapıldığı bayi ağı. Türkiye geneli (27 ilde 33 bayi)
Yurtiçi servis ağı Satış sonrası hizmet verilen noktalar Türkiye geneli (57 ilde 89 servis
noktası)
Yurtdışı distribütörler Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya
ülkelerinde Isuzu araçlarının satış ve dağıtımını
Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Orta Asya
yapan temsilciler.
Müşteriler
(Downstream)
Kamu kurumları Belediyeler, bakanlıklar, toplu taşıma
işletmeleri.
Türkiye
Bayi ve distribütör müşterileri Anadolu Isuzu'nun doğrudan ulaşmadığı nihai
Türkiye, Avrupa, Afrika, Orta Asya,
kullanıcılara hizmet sunan ikincil müşteri
Orta Doğu
grubu.

Yönetim Kurulu, kendisine sunulan iklim riski analizlerini mevcut durumun ötesinde, ödünleşim içeren karar başlıkları üzerinden inceler. Bu çerçevede, bazı projelerin kısa vadeli maliyet artışları ile uzun vadeli sürdürülebilirlik kazançları karşılaştırılarak stratejik önceliklendirme yapılır. Karar alma sürecinde sürdürülebilirlik ve finans ekipleri tarafından hazırlanan teknik raporlar dikkate alınır; böylece kararlar yalnızca risk azaltımı hedefiyle değil, aynı zamanda rekabet avantajı, uyum maliyeti, itibar etkisi ve yatırım geri dönüş süresi gibi metriklerle birlikte bütünsel olarak değerlendirilir.

Bu yöntemsel yaklaşım, Anadolu Isuzu'nun sürdürülebilirlik stratejilerini soyut bir politika hedefi olmaktan çıkararak, operasyonel ve finansal kararlar üzerinde somutlaştırmasına olanak tanımaktadır.

Anadolu Isuzu'da iklimle bağlantılı risklerin yönetimi ve fırsatların değerlendirilmesi, yalnızca teknik analizlerle değil; bu analizlerin gerektirdiği finansal esneklik ve kaynak yönetimiyle bütünleşik biçimde ele alınmaktadır. Senaryo analizleri sonucunda öne çıkan riskler ve yatırım ihtiyaçları, finansal planlama döngüsüne entegre edilerek, bütçe ve sermaye tahsisi süreçleriyle ilişkilendirilir.

Çevresel stratejilere yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi amacıyla, yıllık bütçe planlamasında "stratejik öncelikli yatırım kalemleri" altında özel kaynak alanları ayrılır. Bu süreçte, çevresel etki derecesi, geri dönüş süresi, regülasyon riskleri ve rekabet avantajı gibi kriterlere dayalı çok kriterli değerlendirme (multi-criteria decision analysis) yöntemlerinden yararlanılır. Ayrıca, proje bazlı nakit akışı modellemeleri, duyarlılık analizleri ve stres senaryoları da kullanılarak iklim risklerine karşı mali dayanıklılık ölçülür.

Mevcut finansal kaynakların etkin kullanılabilmesi için, belirli yatırım kalemleri için esnek bütçeleme yaklaşımı uygulanmakta, örneğin karbon emisyonunu azaltmaya yönelik enerji yatırımlarında piyasa gelişmelerine göre kaynak revizyonları yapılabilmektedir. İcra ekibi, bu süreçlerde çevresel stratejilere yönelik harcama kalemlerini yakından izler ve gerçekleşmeler ile tahminler arasındaki sapmaları Yönetim Kurulu'na düzenli olarak raporlar. Dış finansman kaynaklarının (yeşil kredi, sürdürülebilir tahvil gibi) kullanılabilirliği de takip edilmekte; uygun şartlarda yeni finansal araçlar devreye alınarak çevresel projelere fon yaratılmaktadır. Böylece, hem iç hem dış finansal kapasite senaryo analizlerine uyumlu biçimde yönetilmekte, sürdürülebilirlik stratejilerinin uygulanabilirliği finansal olarak teminat altına alınmaktadır.

İklimle ilgili yatırımların finansmanı için şirket içinde önceliklendirme kriterlerine dayalı "stratejik kaynak planlama modeli" uygulanmaktadır. Bu kapsamda, yıllık bütçe döngüsünde çevresel projelere ayrılan kaynaklar, proje bazlı nakit akışı analizleri ve çok kriterli değerlendirme yöntemleri (örneğin karbon azaltım potansiyeli, regülasyon riski, yatırım geri dönüş süresi) doğrultusunda belirlenmektedir. Piyasa koşullarına göre esnek bütçeleme yaklaşımları devreye alınmakta, gerekirse ayrılan fonlar yeniden yapılandırılmaktadır. İç kaynakların yanı sıra yeşil kredi, sürdürülebilir tahvil ve

uluslararası kalkınma fonları gibi dış finansman kaynakları da takip edilmekte; bu araçların uygun koşullarda devreye alınmasıyla projelerin sürdürülebilir finansman yapısı desteklenmektedir. Bu çok boyutlu finansman yaklaşımı sayesinde, Anadolu Isuzu'nun iklim stratejisi yalnızca teknik değil, aynı zamanda mali dayanıklılık ve süreklilik açısından da güvence altına alınmaktadır.

Anadolu Isuzu, iklim risklerini ve fırsatlarını değerlendirirken senaryo analizleri ve uluslararası standartlardan (örneğin IPCC projeksiyonları, ISO 14001 ve ISO 50001 vb.) yararlanır. Böylece kısa vadede yasal zorunluluklara uyum ve hızlı maliyet avantajı sağlayacak projeler devreye alınırken, orta vadede elektrifikasyon gibi daha büyük dönüşüm gerektiren konular gündeme getirilir. Uzun vadede ise karbon nötrlük hedefine yönelik yatırımlar, alternatif yakıtlı araçların portföyde yaygınlaştırılması ve tedarik zinciri genelinde sürdürülebilirlik kriterlerinin yerleştirilmesi planlanır. Anadolu Isuzu, iklimle ilgili senaryo analizlerini belirli raporlama dönemleri ile uyumlu biçimde gerçekleştirmektedir. Bu analizler, 2024 yılı raporlama dönemi kapsamında yapılan stratejik planlama çalışmaları ile bütünleşik şekilde yürütülmüş olup; kısa, orta ve uzun vadeli risk değerlendirmelerinin operasyonel ve finansal projeksiyonlara entegre edilmesi hedeflenmiştir.

Anadolu Isuzu'nun çevresel performans hedefleri oluşturulurken, emisyon hesaplamalarında kullanılan temel girdiler belirli varsayımlara dayandırılmıştır. Bu kapsamda, Kapsam 1 emisyon kaynaklarına ilişkin alt ısıl değerler ve CO2 , CH2 , N2 O emisyon faktörleri için IPCC 2006 Rehberi (Volume 2, Chapter 1–3) esas alınmıştır. Kapsam 2 emisyonlarının hesaplanmasında ise, Türkiye elektrik şebekesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan emisyon faktörü (0,442 tCO2 e/MWh) varsayım olarak kullanılmıştır.

Anadolu Isuzu tarafından raporlanan sera gazı emisyonları, enerji ve su tüketimi gibi çevresel göstergeler; genel kabul görmüş metodolojilere (örneğin GHG Protokolü, IPCC Emisyon Faktörleri, ISO 14064) uygun olarak hesaplanmakta ve teknik olarak güvenilir veri kaynaklarına dayanmaktadır. Ancak sürdürülebilirlikle ilgili bazı metriklerin ölçüm ve hesaplama süreçlerinde sınırlı da olsa belirsizlikler söz konusu olabilir. Bu belirsizlikler; ölçüm cihazlarının kalibrasyon farkları, manuel veri girişlerinden kaynaklanabilecek sapmalar, tedarikçi kaynaklı veri eksiklikleri ve yıl sonu tahmin verilerinin nihai tüketim verileriyle farklılık göstermesi gibi etkenlerden kaynaklanabilmektedir. Anadolu Isuzu, bu tür ölçüm belirsizliklerini en aza indirmek amacıyla hem iç kontrol süreçleri hem de dış denetim mekanizmalarını işletmekte; ayrıca ilerleyen dönemlerde modelleme hatalarını azaltacak otomasyon sistemleri ve veri doğrulama algoritmaları üzerinde iyileştirmeler planlamaktadır. Bu bağlamda, raporlama kapsamında sunulan verilerin tamamı güvenilirlik, açıklık ve doğruluk ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış olmakla birlikte, özellikle uzun vadeli iklim projeksiyonlarında ve tahmine dayalı çevresel hedeflerde marjinal belirsizlik paylarının bulunduğu dikkate alınmaktadır.

Senaryo analizlerinde kullanılan varsayımlar ve iklim projeksiyonları, IPCC (Intergovernmental Panel on Climate Change) tarafından yayımlanan güncel senaryo setlerine dayandırılmakta; düzenleyici gelişmeler ve piyasa koşulları doğrultusunda belirli aralıklarla güncellenmektedir. Bu çerçevede analizlerin geçerliliği, iç politika dokümanlarında tanımlı revizyon döngüsüne uygun biçimde değerlendirilmekte ve güncellenen bilgiler ışığında senaryolar yeniden yapılandırılmaktadır. Anadolu Isuzu'nun sürdürülebilirlikle ilgili raporladığı metrikler (emisyonlar, enerji ve su kullanımı gibi), büyük oranda iç sistemlerden (ERP, sayaç verileri, üretim raporları) sağlanan doğrudan ölçülebilir verilere dayansa da, bazı metriklerde sınırlı ölçüm belirsizlikleri söz konusu olabilir. Bu belirsizliklerin kaynakları arasında; tedarik zincirindeki paydaşlardan alınan dolaylı veri setlerinin zamanında ve eksiksiz temin edilememesi, emisyon faktörlerinin sektörel ortalamalara dayalı olarak belirlenmesi, bazı çevresel göstergelerin modelleme temelli tahminlerle hesaplanması ve uzun vadeli senaryo analizlerinde dışsal iklim projeksiyonlarının kullanılması yer almaktadır. Bazı göstergelerin hesaplamasında kullanılan ölçüm tekniklerinin doğruluğu (örneğin saha ölçümlerinde cihaz kalibrasyonu, yıllık bazda tahmini elektrik/su tüketimi) ve raporlama döneminde yaşanan veri güncellemeleri de ölçüm belirsizliğini etkileyebilmektedir. Bu nedenlerle, özellikle Kapsam 3 emisyonları ve ileri vadeli iklim senaryolarına dayalı hedeflerde ölçüm hassasiyetini etkileyebilecek sapma aralıklarının oluşabileceği göz önünde bulundurulmaktadır. Anadolu Isuzu, bu tür belirsizlikleri azaltmak amacıyla veri otomasyon sistemlerini geliştirmekte ve dış denetim süreçleriyle veri doğruluğunu sağlamaktadır.

Yönetim Kurulu ve Sürdürülebilirlik Komitesi, senaryo analizlerinin çıktılarından hem geçmiş raporlama dönemindeki performans analizlerinde hem de gelecek stratejik hedeflerin belirlenmesinde yararlanmaktadır. Böylece senaryo analizleri, kurumsal karar alma süreçlerinde dinamik ve sürekli güncellenen bir araç işlevi görmektedir.

Anadolu Isuzu, uzun vadeli iklim hedeflerini belirlerken sektörel karbonsuzlaşma stratejilerini esas alan bir yaklaşım benimsemekte; bu doğrultuda hem iç dinamikleri hem de sektöre özgü dönüşüm beklentilerini dikkate almaktadır. Şirket, otomotiv sektörü için tanımlanmış olan uluslararası karbon azaltım senaryolarını (örneğin SBTi – Science Based Targets initiative sektörel çerçevesi) referans alarak, kendi operasyonları ve ürün portföyü üzerindeki emisyon azaltım potansiyelini hesaplamaktadır. Karbonsuzlaşma stratejisinin yapılandırılmasında Sosyal, Teknolojik, Ekonomik ve Çevresel (STEC) faktörler çok boyutlu analiz sürecine dâhil edilmiştir. Sosyal boyutta çalışan yetkinliği, paydaş kabulü ve toplumsal sürdürülebilirlik hassasiyetleri; teknolojik boyutta elektrikli araç altyapısının gelişimi, batarya teknolojileri ve üretim hattı modernizasyonları; ekonomik boyutta sermaye verimliliği, yatırım geri dönüş süreleri ve piyasa talebi; çevresel boyutta ise emisyon azaltım hedefleri, doğal kaynak kullanımı ve atık yönetimi dikkate alınmaktadır.

Bu kapsamda oluşturulan karbonsuzlaşma hedefleri, operasyonel emisyon azaltımı (Scope 1–2) ve ürün bazlı emisyon etkisinin azaltımı (örneğin elektrikli araçların toplam satış içindeki payının artırılması) gibi somut hedeflerle desteklenmektedir. Hedefler, yalnızca mutlak azaltım oranlarına değil; aynı zamanda sektörel geçiş temposuna uyum gösterecek biçimde oransal değerlendirmelerle de güçlendirilmiştir.

Metodolojik olarak, bu hedeflerin belirlenmesinde emisyon envanteri analizleri, geçiş riskleri senaryo modellemeleri ve yatırım fizibilite çalışmaları paralel yürütülmekte; ilgili çıktılar üst yönetim tarafından onaylanan karbonsuzlaşma yol haritasına entegre edilmektedir.

İklim risklerini ve fırsatlarını stratejik bir avantaja dönüştürmek amacıyla Anadolu Isuzu, yeni ürün geliştirme (örneğin elektrikli ve CNG araçlar), dijitalleşme projeleri, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş gibi alanlara yatırım yapar. Su yönetimi ve atık geri kazanımı gibi konular da kapsamlı bir şekilde ele alınarak, çevresel etkilerin azaltılması ve iş sürekliliğinin korunması sağlanır. Aynı zamanda, şirkette sürdürülebilirlik ve iklim bilinci yaygınlaştırılmakta; çalışanların önerilerini sunabilecekleri, inovasyon ve sürekli iyileştirme kültürünü destekleyen platformlar (örneğin Kaizen, Bi-Fikir gibi) oluşturulmaktadır.

Tüm bu uygulamalar, Anadolu Isuzu'nun Avrupa Birliği'nin "Fit for 55" hedefleri ve küresel regülasyon değişiklikleri gibi dış dinamiklere uyumunu da kolaylaştırır. Anadolu Isuzu, hem kurumsal yönetişim yapısıyla hem de Ar-Ge yetkinlikleriyle iklimle ilgili risk ve fırsatları proaktif biçimde yöneterek, sürdürülebilir değer yaratmayı ve sektörün geleceğine yön vermeyi amaçlamaktadır. Anadolu Isuzu'nun iklimle ilgili geçiş planı, kısa, orta ve uzun vadeli hedefler çerçevesinde şekillendirilmiş olup, karbon nötr olma yönündeki stratejik vizyonu desteklemektedir. Bu planın temel varsayımları arasında; düzenleyici ortamda karbon emisyonlarına ilişkin yükümlülüklerin kademeli olarak sıkılaşacağı, düşük emisyonlu araçlara olan piyasa talebinin artacağı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha rekabetçi hâle geleceği öngörülmektedir.

Geçiş planı, aynı zamanda bazı temel bağımlılıklara dayanmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri şunlardır:

  • · Tedarik zincirinin dönüşüm kapasitesi: Elektrikli ve alternatif yakıtlı araç üretiminde kullanılan kritik bileşenlerin (örneğin batarya teknolojileri, hafif malzemeler) temin sürekliliği ve yerli tedarik kapasitesi,
  • · Altyapısal gereksinimlerin karşılanması: Üretim tesislerinde yenilenebilir enerji sistemlerinin devreye alınabilmesi, üretim süreçlerinin elektrifikasyonu için gerekli enerji altyapısının tamamlanması,
  • · Regülasyonlara erişim ve teşvik sistemleri: Geçiş planının ekonomik sürdürülebilirliği açısından, emisyon azaltımına yönelik teşvik programları, vergi düzenlemeleri ve kamu desteklerinin devamlılığı,
  • · İç kaynaklardan sağlanacak yatırım bütçesi: Yeni ürün geliştirme, üretim hattı dönüşümü ve dijital altyapı yatırımları gibi projeler için ayrılacak finansal kaynakların yeterliliği.

Bu bağımlılıkların dikkate alınması, geçiş planının hayata geçirilmesinde karşılaşılabilecek sistemik risklerin önceden öngörülmesini ve planın esneklik kabiliyetinin artırılmasını sağlar. Anadolu Isuzu, bu çerçevede geçiş planını düzenli olarak gözden geçirmekte ve varsayımlarını piyasa gelişmeleri, regülasyon dinamikleri ve teknoloji trendlerine göre güncellemektedir.

İklim Değişikliğiyle Mücadele Kapsamında Gerçekleştirilen Stratejik Yatırımlar

Anadolu Isuzu, iklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleri doğrultusunda, operasyonel süreçlerinde enerji verimliliğini artırmaya ve emisyon azaltımı sağlamaya yönelik yatırımlar gerçekleştirmektedir. 2024 yılı içerisinde hayata geçirilen projeler, yalnızca çevresel sürdürülebilirlik açısından değil, aynı zamanda enerji maliyetlerinin azaltılması ve operasyonel sürekliliğin sağlanması açısından da stratejik değer taşımaktadır.

Bu yatırımlar sayesinde yaklaşık 100.000 Sm³ doğalgaz ve 73.000 kWh elektrik tüketimi azaltılmıştır. Bu ölçülebilir çıktılar, Anadolu Isuzu'nun iklimle ilgili geçiş fırsatlarını değerlendirme ve somut etki yaratma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır.

Gerçekleştirilen projeler arasında yer alan ekonomizer ve elektrikli ısıtıcı sistemi, yaklaşık 52 bin Sm³ doğalgaz tasarrufu sağlayarak hem karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sunmuş hem de işletme genelinde enerji verimliliğini önemli ölçüde artırmıştır. Isı perdesi kurulumu, bina ve üretim alanlarındaki ısı kayıplarını azaltarak adaptasyon kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlamıştır.

Dış aydınlatma sisteminin revizyonu ile 27 bin kWh'ye yakın elektrik tasarrufu elde edilmiştir. Bu yatırım, elektrik tüketiminden kaynaklanan dolaylı sera gazı emisyonlarını azaltmakla kalmayıp aynı zamanda güvenlik, süreklilik ve bakım maliyetlerinin düşürülmesi yoluyla operasyonel verimliliği de artırmıştır.

İnvertörlü kompresör değişimi, enerji yoğun proseslerde sistem verimliliğini yükseltmiş ve yaklaşık 46 bin kWh elektrik tasarrufu sağlayarak karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunmuştur. Bu iyileştirme aynı zamanda bakım sürekliliğini sağlayarak iklim kaynaklı operasyonel kesinti risklerini azaltmıştır.

Son olarak, Otobüs Sulu Radyant Sistemi Faz-I yatırımı, termal konfor alanlarında önemli bir iyileşme sağlamış, 17 bin Sm³'e yakın doğalgaz tüketimini engelleyerek hem emisyonları azaltmış hem de üretim alanlarındaki enerji kayıplarını minimize etmiştir.

Bu yatırımlar, Anadolu Isuzu'nun iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmakla kalmamış; aynı zamanda uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerine entegre edilmiş sistematik bir geçiş yaklaşımının parçası olarak değerlendirilmiştir. Enerji verimliliği, kaynak optimizasyonu ve emisyon azaltımı hedefleri doğrultusunda bu projelerin izleme ve etki analiz süreçleri yürütülmekte; elde edilen çıktılar gelecekteki yatırım kararlarına veri temelli katkı sağlamaktadır.

Geçiş Risklerine Maruz Kalan Varlık ve Faaliyetler

Anadolu Isuzu, iklimle ilgili geçiş risklerine karşı kırılganlığı yüksek olan varlık ve işletme faaliyetlerini belirlemek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme yapmaktadır. Yapılan analizlerde; ormansızlaşmanın önlenmesi regülasyonu (EUDR), geleneksel içten yanmalı motorlara yönelik üretim hatları, fosil yakıt tüketimine dayalı enerji altyapıları ve karbon yoğunluğu yüksek tedarik zinciri segmentleri geçiş risklerine açık alanlar olarak tanımlanmıştır. Geçiş risklerinden etkilenebilecek faaliyetlerden biri olan Avrupa Birliği Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü (EUDR) kapsamında değerlendirilebilecek satışlara ilişkin olarak, toplam hasılat içindeki pay bilgisi açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili riskin finansal etkilerinin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine

ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır.

EUDR değerlendirmesi analizi, geçiş stratejilerinin önceliklendirilmesinde temel bir karar girdisi olarak kullanılmakta; dönüşüm planları bu alanlar üzerinden kademeli olarak hayata geçirilmektedir. Ayrıca, söz konusu kırılgan alanlar, izleme sistemlerine entegre edilmiş göstergelerle düzenli olarak takip edilmekte ve senaryo analizlerinin çıktılarıyla ilişkilendirilerek değerlendirme periyodları güncellenmektedir.

Fiziksel Risklere Maruz Kalan Varlık ve Faaliyetler

Fiziksel risklerin değerlendirilmesinde, üretim tesislerinin coğrafi konumu, altyapı dayanıklılığı, su erişim düzeyi ve aşırı hava olaylarına karşı hassasiyet gibi faktörler dikkate alınmıştır. Bu analiz kapsamında, dışarıdan temin edilen su giderlerinin satışların maliyetine etkisine ilişkin nicel bilgiler açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili riskin finansal etkilerinin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda,

belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır. Bu risk gruplarına yönelik olarak afet risk planlaması, su temin güvenliği projeleri ve dayanıklılık artırıcı altyapı yatırımları devreye alınmıştır.

İklimle İlgili Fırsatlarla Uyumlu Varlık ve Faaliyetler

Anadolu Isuzu, iklimle ilgili fırsat alanlarına yönelik olarak yürütülen stratejik projeleri de sistematik şekilde tanımlamakta ve izlemektedir. Özellikle elektrikli ve alternatif yakıtlı araç geliştirme hatları, yenilenebilir enerji yatırımları (örneğin güneş enerjisi sistemleri) ve sürdürülebilir tedarik yönetimi süreçleri, bu fırsatlarla uyumlu varlık ve faaliyetler olarak değerlendirilmektedir. Anadolu Isuzu, elektrikli araç segmentindeki büyüme hedeflerini stratejik öncelikleri arasında konumlandırmakta olup, bu alandaki satışların toplam hasılat içindeki payının önümüzdeki dönemde artması beklenmektedir. Ancak, bu hedefe ilişkin nicel oranlar ve elektrikli araç satışlarının toplam ciro içindeki payı açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili finansal etkilerin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır. EV segmentinin büyümesiyle birlikte, ICE (içten yanmalı motorlu araçlar) segmentinin de sınırlı bir şekilde büyümeye devam etmesi sonucunda Anadolu Isuzu'nun toplam hasılatında, brüt kârında ve net kârında artış beklenmektedir.

Bu fırsat alanları, sadece çevresel katkı değil; aynı zamanda yeni müşteri segmentlerine erişim, operasyonel verimlilik artışı ve regülasyon uyumu gibi çok boyutlu faydalar yaratacak şekilde konumlandırılmıştır.

İklimle İlgili Risk ve Fırsatlara Yönelik Sermaye Tahsisi

Anadolu Isuzu, iklimle bağlantılı riskleri azaltmak ve fırsatları değerlendirmek amacıyla yürüttüğü yatırımların finansal boyutunu da stratejik planlama süreçlerine entegre etmektedir. Bu kapsamda Anadolu Isuzu 2024 yılında GES projesi ile, toplam enerji maliyetlerinde %52,4 oranında tasarruf sağlayarak kârlılığa pozitif katkı yaratmıştır. Aynı dönemde sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda gerçekleştirilen yatırımlar; enerji verimliliğini artırmaya, üretim süreçlerini düşük karbonlu altyapılara entegre etmeye ve uzun vadeli operasyonel dayanıklılığı güçlendirmeye yönelmiştir. Bu yatırımların, kısa vadede işletme maliyetlerini azaltması, orta vadede çevresel yükümlülüklere uyumu kolaylaştırması, uzun vadede ise düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde şirketin finansal performansı ve nakit akışları üzerinde olumlu etki yaratması beklenmektedir.

2024 yılı raporlama dönemi kapsamında, iklimle ilgili risk ve fırsatlara yönelik yapılan sermaye harcamaları ve yatırımlar, şirketin stratejik dönüşüm öncelikleri doğrultusunda yönlendirilmiştir. Bu kapsamda, özellikle elektrikli araç ürün grubuna yönelik yapılan yatırımlar öncelikli alan olarak tanımlanmıştır. 2024 yılı raporlama dönemi kapsamında, iklimle ilgili risk ve fırsatlara yönelik yapılan sermaye harcamaları ve yatırımlar, Anadolu Isuzu'nun stratejik dönüşüm öncelikleri doğrultusunda yönlendirilmiştir. Bu çerçevede, elektrikli araç ürün grubuna yönelik yatırımlar, şirketin karbon azaltım hedefleriyle uyumlu şekilde öne çıkan yatırım alanlarından biri olmuştur.

Söz konusu yatırımlar, toplam yatırım harcamaları içinde kayda değer bir büyüklüğe ulaşmış olup, şirket içi stratejik önceliklendirme süreçlerinde öncelikli olarak konumlandırılmıştır. Ayrıca, iklimle ilgili risklerin azaltımına yönelik olarak üretim altyapısında gerçekleştirilen enerji ve çevre verimliliği yatırımları kapsamında, toplam sermaye içindeki paya ilişkin nicel bilgi açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili finansal etkilerin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır.

Performans Teşvik Mekanizmaları

Anadolu Isuzu, çalışanların ve yöneticilerin çevresel ve operasyonel hedeflere ulaşmasında motivasyon yaratmak amacıyla çeşitli performans teşvik mekanizmaları uygular. Bu mekanizmaların temelinde, Anadolu Isuzu'nun genel stratejik öncelikleri ve sürdürülebilirlik hedefleri ile uyumlu, objektif ve ölçülebilir performans kriterleri yer alır. Özellikle iklimle ilgili hedeflerin (örneğin enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve su tasarrufu) hayata geçirilmesi, kurumsal performans sisteminde önemli bir yer tutar.

Anadolu Isuzu'nun üst düzey yöneticileri de dâhil olmak üzere tüm çalışanlar, yıllık planlar çerçevesinde belirlenen performans hedefleriyle değerlendirilir. Bu bağlamda, Yönetim Kurulu'nun onayladığı "Yıllık Teşvik ve Prim Planı" uyarınca, sürdürülebilirlikle ilişkili çalışmaların da içinde bulunduğu çevresel ve operasyonel alanlardaki performans gelişimi teşvik edilir. Genel Müdür (CEO), Anadolu Isuzu'nun emisyonlarını azaltmak, enerji tüketimini iyileştirmek ve su yönetimini optimize etmek gibi konularda hedefler belirler; bu hedeflere ulaşılması, prim ve teşviklerin hesaplanmasında önemli bir kriter hâline gelir.

Anadolu Isuzu'da iklimle bağlantılı performans hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedeflere yönelik ilerlemenin izlenmesi, belirli bir yönetişim mekanizması çerçevesinde yürütülmektedir. Bu doğrultuda, Genel Müdür (CEO) liderliğinde belirlenen yıllık sürdürülebilirlik hedefleri, Yönetim Kurulu'nun onayına sunularak kurumsal stratejiye entegre edilir. Onaylanan hedefler, çevresel performans göstergeleri (KPI'lar) üzerinden departman bazlı olarak detaylandırılır ve kurumsal performans yönetim sistemine entegre edilir.

Yönetim Kurulu, yıl içinde belirli dönemlerde gerçekleştirilen performans gözden geçirme toplantılarında, sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik gelişmeleri içeren konsolide raporları inceler. Bu raporlar; birimlerin faaliyet planları, gerçekleşen ilerleme oranları, sapma analizleri ve düzeltici/önleyici aksiyon önerilerini içerir. Ayrıca, iç denetim ve stratejik planlama ekipleri tarafından hazırlanan bağımsız değerlendirme raporları, hedeflerin gerçekleşme düzeyini objektif kriterlerle analiz eder ve yönetime sunar.

Hedeflerin izlenmesine yönelik olarak ayrıca dijital gösterge panoları (dashboard) üzerinden aylık olarak güncellenen performans verileri takip edilir. Bu sistem sayesinde örneğin, karbon emisyonlarındaki yıllık azaltım trendi veya su tüketiminde sağlanan verimlilik gibi spesifik metrikler, ilgili sorumlular tarafından düzenli olarak raporlanır ve yönetim katmanları tarafından gözden geçirilir.

Anadolu Isuzu tarafından sera gazı emisyonları, enerji ve su tüketimi gibi çevresel metrikler, uluslararası standartlarla uyumlu biçimde hesaplanmaktadır. Karbon emisyonları, GHG Protokolü (Greenhouse Gas Protocol) kurumsal standartları çerçevesinde hesaplanmakta olup, doğrudan emisyonlar (Kapsam 1) ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 2) için Türkiye Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan emisyon faktörleri kullanılmaktadır. Elektrik kaynaklı emisyonlarda tedarik edilen elektrik türü (şebeke/yenilenebilir) dikkate alınmaktadır. Su tüketimi metrikleri sayaç okumaları ve ERP sisteminden alınan fiili kullanım verilerine dayanmakta; enerji verimliliği göstergeleri ise toplam üretim miktarı başına tüketilen enerji oranı (kWh/adet) ile ölçülmektedir.

Sera gazı emisyon hesaplamalarında kullanılan girdiler; üretim tesislerinde tüketilen doğalgaz miktarı yaklaşık -1.549.763 Sm³ (2024 yılı toplam 53.521 GJ), elektrik tüketimi yaklaşık -13.629.505 kWh (49.066 GJ), yakıtla çalışan jeneratörlerde kullanılan motorin miktarı yaklaşık -6.746 litre (241,5 GJ) ve toplam 64.119 m³ su tüketimidir. Bu veriler, Anadolu Isuzu'nun dijital ERP sistemi ve sayaç altyapısından aylık olarak çekilmekte, sürdürülebilirlik birimi tarafından konsolide edilmektedir. Veriler, ilgili sorumlular tarafından doğruluk kontrolünden geçirildikten sonra merkezi performans izleme sistemine entegre edilmektedir.

Yönetim Kurulu, bu verileri dikkate alarak stratejik revizyon ihtiyacı olup olmadığını değerlendirir; kritik sapmalar halinde hedeflerin güncellenmesi veya bütçesel/ operasyonel önceliklerin yeniden sıralanması gibi kararlar alır. Böylece, sürdürülebilirlik hedeflerinin yalnızca belirlenmesi değil, aynı zamanda etkin bir şekilde izlenmesi ve gerekli durumlarda uyarlanması sağlanmış olur.

Bunun yanı sıra, Anadolu Isuzu'nun "Performans Yönetim Sistemi" içinde, iklim ve sürdürülebilirlik başlıklarına dair belirli göstergeler bulunur. Çevresel performansın iyileştirilmesine yönelik projelerin ve yenilikçi fikirlerin desteklenmesi için Kaizen veya Bi-Fikir gibi platformlar devrededir. Bu sayede çalışanlar, üretimde verimliliği yükseltecek, atık miktarını azaltacak veya karbon emisyonlarını düşürecek öneriler getirmeye teşvik edilir. Tüm çalışanların katılabildiği bu programlar, Anadolu Isuzu'nun genel sürdürülebilirlik performansına katkıda bulunan fikirleri ödüllendirme ve yaygınlaştırma misyonu taşır.

Performans teşvik mekanizmalarında, üst düzey yöneticilerden saha çalışanlarına kadar geniş bir katılım sağlanması amaçlanır. Elektrikli/alternatif yakıtlı araç proje takvimine uyum, fabrika çatılarında güneş enerjisi kurulum hedefleri veya belirli oranlarda emisyon azaltımı gibi somut metrikler, ilgili ekiplerin yıllık performans değerlendirmelerinde öne çıkar. Bunların başarısı, prim ve ücret artışı gibi finansal teşviklere dönüşür. Böylece, Anadolu Isuzu'nun sürdürülebilirlik stratejisiyle paralel giden bireysel ve ekip performans hedefleri hem motivasyon unsuru hâline gelir hem de Anadolu Isuzu'nun operasyonel ve çevresel başarısını artırır. Cari dönemde finansal tablolara yansıtılan üst düzey yönetici ücretlerinin yaklaşık %5 ila %8'i, iklimle ilgili hususlarla bağlantılı yöneticilere ödenen ücretlerden oluşmaktadır.

İç Süreçlerde Entegre Yönetişim

Anadolu Isuzu, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yönetimini Anadolu Isuzu'nun tüm birimleriyle entegre bir yapıya oturtarak sürdürür. Bu entegre yaklaşımın temelinde, stratejik planlardan operasyonel süreçlere uzanan çok katmanlı bir koordinasyon sistemi yer alır. Üst düzey yönetim, hedef belirleme ve karar alma süreçlerinde iklim risklerinin (fiziksel ve geçiş riskleri gibi) finansal ve operasyonel etkilerini dikkate alarak hareket eder. Böylece, kurumun genel iş stratejileri ve kısa-ortauzun vadeli planları, iklim odaklı hedeflerle bütünleştirilir.

Anadolu Isuzu'da iklimle bağlantılı risklerin ve fırsatların gözetimi, yalnızca yönetişim düzeyinde sorumluluk tanımlarıyla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda bu süreci destekleyen belirli kontrol mekanizmaları ve uygulama prosedürleri ile desteklenmektedir. Bu kapsamda, Sürdürülebilirlik Komitesi ve Riskin Erken Teşhisi Komitesi tarafından yürütülen faaliyetlerde; iklim risklerinin tespiti, önceliklendirilmesi, aksiyon planlarının geliştirilmesi ve performans izlemesi gibi aşamalar için standart işleyiş prosedürleri (SOP) oluşturulmuştur.

Her yeni sürdürülebilirlik projesi, risk değerlendirme formu ve etki analiz şablonları kullanılarak dokümante edilmekte; kritik eşik değerlerinin aşılması halinde otomatik raporlama tetiklenmekte ve ilgili üst yönetime iletilmektedir.

Bu gözetim yapısı, yalnızca üst yönetim seviyesinde değil, aynı zamanda ilgili tüm iç fonksiyonlarla entegre biçimde çalışmaktadır. Ar-Ge, Üretim, Satın Alma, Lojistik, Pazarlama ve İnsan Kaynakları gibi fonksiyonlar; komitelerin belirlediği stratejik önceliklere göre kendi departman içi uygulamalarını şekillendirir. Her departman, yıllık hedef döngüsünde kendi iklim odaklı katkı alanlarını (örneğin düşük emisyonlu ürün geliştirme, sürdürülebilir

tedarikçi seçimi, lojistik kaynak optimizasyonu raporlamakla yükümlüdür. Bu sayede, sürdürülebilirlik kararları yalnızca merkezi düzeyde kalmaz, kurumun operasyonel katmanlarına yayılmış olur.

Tüm bu yapılar, şirketin iç kontrol sistemine entegre edilmiş olup; belirli aralıklarla gözden geçirme, güncelleme ve yeniden yetkilendirme süreçlerine tabi tutulmaktadır. Böylece hem kontrol etkinliği hem de operasyonel uygulamalar arasında bütünlük sağlanır.

Yönetim yapısında Sürdürülebilirlik Komitesi, Anadolu Isuzu'nun çevre ve iklimle ilgili stratejik hedeflerini kurum içindeki farklı fonksiyonlarla uyumlu hâle getirme sorumluluğunu üstlenir. Ar-Ge, Satın Alma, Üretim, Pazarlama ve Finans gibi kritik departmanlar, hem risk değerlendirme süreçlerinde hem de fırsat yaratma potansiyeline sahip projelerin belirlenmesinde aktif rol oynar. Ar-Ge birimi, emisyon azaltıcı teknolojiler ve alternatif yakıtlı araç geliştirme gibi yenilikçi çalışmalarla çevresel hedefleri desteklerken, Satın Alma birimi tedarik zincirini sürdürülebilir kriterlere göre yeniden yapılandırmak için gereken çalışmaları yürütür. Üretim birimi, enerji verimliliğini artıracak ve su kullanımını optimize edecek projeleri hayata geçirirken, Pazarlama ve Satış ekipleri de düşük emisyonlu ürünlerin geliştirilmesi ve müşteri beklentilerinin yönetilmesi konularında aksiyon alır.

Riskin Erken Teşhisi Komitesi, iç fonksiyonlar arası bilgi akışını destekleyerek iklim kaynaklı riskleri analiz eder ve önceliklendirir. Özellikle kısa vadede yasal mevzuat değişikliklerine veya aşırı hava olaylarına karşı operasyonel bütünlüğü korumak, orta vadede yeni ürünlerin pazara sunulması için gerekli altyapıyı oluşturmak ve uzun vadede karbon nötrlük hedeflerine yönelik kapsamlı dönüşümleri

planlamak komitenin odağındadır. Bu çalışmalar sonucunda belirlenen aksiyonlar ve proje önerileri, üst yönetim ve Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek kurumsal hedeflere entegre edilir.

Tüm birimlerin katılımını sağlamak adına, Performans Yönetimi Sistemi ve teşvik mekanizmalarında iklimle ilgili hedefler de yer alır. Emisyon azaltım hedefleri, enerji ve su verimliliği projeleri veya atık yönetimi alanında yapılan iyileştirmeler; hem bireysel hem de ekip bazlı performans kriterleri içinde değerlendirilir. Kaizen ve Bi-Fikir gibi şirket içi inovasyon platformları da çalışanların yeni fikir ve öneriler geliştirmesini teşvik ederek çevresel etkiyi azaltacak projelerin yaygınlaşmasına destek verir.

Önemlilik Eşiği ve Belirlenme Süreci

Anadolu Isuzu, 2024 raporlama dönemi için TSRS 1 hükümleri doğrultusunda sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili risk ve fırsatların önemliliğini belirlemek amacıyla kullanılan nicel değerlendirme eşiğini, 2024 yılı toplam hasılatının %1'i olarak tanımlamıştır.

Bu eşik, özellikle potansiyel bir risk veya fırsatın, satışların maliyeti, faaliyet giderleri, yatırım harcamaları ya da gelir kalemleri üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak yaratabileceği etkilerin finansal açıdan anlamlı olup olmadığını değerlendirmek üzere kullanılmıştır. Söz konusu oran, şirketin faaliyet hacmi, sektör dinamikleri, paydaşların bilgi ihtiyacı ve TSRS 1 ile birlikte SASB ve GRI Standartları ile Avrupa Birliği'nin ESRS çerçevesindeki uygulamaları dikkate alınarak belirlenmiştir. Belirlenen eşik, sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili risk ve fırsatların sadece finansal değil, aynı zamanda operasyonel ve stratejik etkilerini de analiz etmeye olanak sağlayacak şekilde yapılandırılmıştır. Eşik değerin üzerinde etkisi olduğu

değerlendirilen hususlar, önemli kabul edilerek rapora dahil edilmiştir. Bu eşik her raporlama döneminde yeniden gözden geçirilecek ve gerekirse güncellenecektir.

Makroekonomik Trendlerin İklim Direncine Etkisi

Son yıllarda küresel ölçekte artan regülasyon baskısı ve yeşil dönüşüm talepleri, otomotiv sanayinde iklim değişikliğine uyum süreçlerini hızlandırmaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Birliği'nin 2023 yılında yürürlüğe koyduğu EUDR (European Union Deforestation Regulation - AB Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü), başta kauçuk, deri ve mobilya gibi emtia zincirlerinde olmak üzere, tedarik şeffaflığı ve sürdürülebilir orijin belgelendirmesini zorunlu kılmaktadır. EUDR, 2024 yılı itibarıyla tedarik zincirlerinde kauçuk, ahşap, kakao ve benzeri hammaddeler için ormansızlaşmadan arındırılmış üretim ve menşe kanıtı zorunluluğunu yürürlüğe koymuştur. Bu düzenleme kapsamında üretici firmalar, tedarikçilerine ait coğrafi kaynak verilerini, doğrulanabilir ve izlenebilir sistemler aracılığıyla belgelemekle yükümlü hâle gelmiştir. Uyumsuzluk durumunda AB pazarına erişimin kısıtlanabileceği öngörülmekte olup, bu risk tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılmasını ve sürdürülebilir hammadde kullanımının önceliklendirilmesini gerekli kılmaktadır. Böylece EUDR, yalnızca bir düzenleyici uyum konusu değil, aynı zamanda şirketlerin tedarik kaynaklı fiziksel risklere karşı iklimsel dayanıklılığını artıran stratejik bir yapı kazanmıştır. Öte yandan, elektrikli araçlara olan küresel talep 2024 yılı içerisinde ciddi bir sıçrama göstermiştir. IEA'nın "Global EV Outlook 2025" raporuna göre, toplam EV satışlarının yaklaşık 17 milyon adede ulaşmasıyla birlikte, içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) olan talepte orta–uzun vadeli bir düşüş eğilimi gözlemlenmiştir. Bu eğilim, otomotiv sektörü açısından geçiş risklerinin netleşmesine ve düşük emisyonlu ürün gruplarının stratejik öneminin artmasına yol açmıştır.

Ayrıca, batarya teknolojilerine yapılan yatırımlar ve enerji verimliliğine dayalı tasarımlar ön plana çıkarken, finansman kurumları da yeşil yatırımlara daha uygun maliyetli sermaye imkânları sunmaya başlamıştır.

Her iki makroekonomik trendin kesişiminde ise sürdürülebilir hammaddelerle üretilen düşük emisyonlu taşıtlar yer almaktadır. Bu eğilim, şirketlerin regülasyon kaynaklı maliyet risklerini azaltmalarını sağlarken, aynı zamanda iklim değişikliğine karşı dayanıklı ürün ve süreç geliştirme stratejilerinin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Tedarik zincirlerinde şeffaflık, enerji dönüşümüne uyum ve düşük karbon ayak izine sahip ürün geliştirme adımları, iklim risklerine karşı uzun vadeli dirençli iş modellerinin temelini oluşturmaktadır.

Karar Süreçlerinde Gölge Karbon Fiyatı Uygulaması

Anadolu Isuzu, iklimle ilgili risk ve fırsatları şirketin karar alma süreçlerine entegre etmek amacıyla gölge karbon fiyatı (internal carbon price) uygulamasını benimsemiştir. Ancak bu uygulama, şu anda öncelikli olarak sadece Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını azaltmaya yönelik enerji verimliliği projelerinde kullanılmaktadır. Bu yöntemle, sera gazı emisyonlarının finansal etkileri yatırımlara ve stratejik planlama süreçlerine yansıtılmakta; karbon azaltımı sağlayan alternatifler önceliklendirilmektedir. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının fizibilite çalışmalarında ton karbondioksit başına 100- 150 Euro arasında bir karbon fiyatı kullanılmaktadır. Bu uygulama, iklim değişikliğiyle ilişkili potansiyel finansal risklerin ve karbon fiyatlandırmasının proje maliyetleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesine olanak tanımaktadır.

Senaryo Analizleri

Doğrudan operasyonlarımızdan elde edilemeyen önemli veriler için WRI Aqueduct gibi araçlar ve IPCC Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli gibi uluslararası çevresel standartlar gibi çeşitli veri kaynaklarından yararlanılmaktadır. Riskleri belirlemek için "5x5 Risk Analiz Şablonu" ve "olasılık-etki analizi" metodolojileri uygulanmaktadır.

RİSK
SKORU
DEĞERLENDİRME
OLASILIK
ETKİ
PUANI
MUHTEMEL
CİDDİYET
SEVİYESİ
1 2 3 4 5
Ender
(yılda Bir)
Az
Muhtemel
(3 ayda Bir)
Muhtemel
(Ayda Bir)
Çok
Muhtemel
(Haftada Bir)
Hemen
Kesin
Hemen
(Günde Bir)
5 Çok
Büyük
(Tam Üretim
Durması)
Düşük
5
Orta
10
Yüksek
15
Yüksek
20
Çok Yüksek
25
4 Büyük
(Üretim Kesintileri)
Düşük
4
Orta
8
Orta
12
Yüksek
16
Yüksek
20
3 Orta
(Kapasite Düşüşü)
Düşük
3
Orta
6
Orta
9
Orta
12
Yüksek
15
2 Az
(Önleyici tedbir
gerektiren durum)
Düşük
2
Düşük
4
Orta
6
Orta
8
Orta
10
1 Çok
hafif
(Etki yok veya çok
sınırlı)
Düşük
1
Düşük
2
Düşük
3
Düşük
4
Düşük
5

Çok Yüksek Risk 25

Üretim kesintileri yaşanır, bazı hatlar geçici olarak durur. Dış tedarikten yüksek maliyetle su sağlanır. Teslimatlarda gecikme, maliyet artışı ve kârlılık kaybı olur. Operasyonel aksama 1 haftadan uzun sürebilir.

Yüksek Risk 15,16,20

Kapasite düşüşü yaşanır. Üretim yavaşlar ama tamamen durmaz. Su temininde aksamalar başlar, tedarikçilerden pahalı su alımı yapılır. Geçici verimlilik kayıpları ve plan dışı maliyetler oluşur.

Orta Risk 6.8,9,10,12

Önleyici tedbir gerektiren durum. Su seviyelerinde düşüş izlenir, üretim henüz etkilenmez ama dış tedarik araştırmalarına başlanır. Su temini planlaması yeniden yapılır, ancak üretimde doğrudan kesinti yoktur.

Düşük Risk 1,2,3,4,5

Etki yok veya çok sınırlı. Geçici bir su seviyesi dalgalanması yaşanır, üretimi etkilemez. Su temini kesintisiz devam eder. Alternatifler hazırda bulunur

Risk skorları, olasılık ve etki kriterlerine göre hesaplanarak risklerin doğası, olasılığı ve büyüklüğü analiz edilmektedir. Senaryo analizleri, su kaynakları ve sürdürülebilirlik ile ilgili belirsizlikleri değerlendirmek için kullanılmakta olup, potansiyel senaryoların stratejik etkilerini ölçmeye yardımcı olmaktadır. Bu analizler, risk yönetimi süreçlerine entegre edilerek karar alma mekanizmalarına yön vermektedir. Kullanılan senaryolar arasında "RCP 2.6" ve "RCP 8.5" gibi modeller yer almakta olup, bu sayede su riskleri ve iklim değişikliğine bağlı belirsizlikler değerlendirilmektedir.

IPCC RCP 2.6

Anadolu Isuzu'nun fiziksel risk senaryosundaki ana varsayım, IPCC'nin RCP 2.6 senaryosuna dayanmaktadır. Bu senaryo, küresel sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması durumunda 2.100 yılına kadar radyatif zorlamanın 2.6 W/ m² seviyesinde dengeleneceğini ve küresel sıcaklık artışının 1.5-2ºC ile sınırlı kalacağını öngörmektedir. Bu senaryo kapsamında, aşırı hava olaylarının sıklığında ve şiddetinde büyük bir artış beklenmemekte, ancak bölgesel ölçekte su kaynakları üzerindeki baskının yönetilebilir seviyede olacağı tahmin edilmektedir. Su stresi, sıcak hava dalgaları ve yağış rejimindeki değişiklikler gibi fiziksel riskler düşük seviyede seyredebilir.

IPCC RCP 8.5

Anadolu Isuzu'nun fiziksel risk senaryosundaki ana varsayım, IPCC'nin RCP 8.5 senaryosuna dayanmaktadır. Bu senaryo, 2100 yılına kadar 8.5 W/m²'lik radyatif zorlamaya ulaşılacağını ve bunun sonucunda dünya genelinde yaklaşık 5ºC'lik bir ısınma olacağını öngörmektedir. Bu senaryo, su kıtlığı, seller, aşırı sıcaklık ve ani dolu fırtınaları gibi büyük fiziksel riskleri beklemektedir.

Senaryo RCP
Seviyesi
Açıklaması
Senaryo
Açıklaması
Anadolu
Isuzu
Üzerindeki
Etkiler
Strateji
ve
İş
Modeli
Üzerindeki
Etkiler
RCP
2.6
(Düşük
Emisyon
Senaryosu)
Düşük emisyon
azaltım
senaryosu,
sera gazı
emisyonlarının
2020'li yıllardan
itibaren
azalmaya
başlamasını ve
yüzyılın ikinci
yarısında net
sıfır seviyelerine
yaklaşmasını
öngörmektedir.
Düşük emisyon senaryosunda,
sera gazı emisyonlarının erken
azaltılmasıyla birlikte iklim
değişikliğinin etkileri sınırlı
kalacaktır.
Bu durum su kaynakları
üzerindeki baskıyı azaltabilir:

Yağış rejimlerinde büyük
dalgalanmalar beklenmez.

Yer altı su kaynaklarının
tükenme hızı daha yavaş
olur ve yenilenme kapasitesi
korunur.

Kuraklık olaylarının sıklığı ve
şiddetinde görece daha az
artış öngörülmektedir.
Anadolu Isuzu fabrikasında
bulunan 3 adet yer altı su
kaynağındaki su miktarında
çok az azalma olacağından,
iklim değişikliğinin etkileri
nispeten sınırlı kalacaktır.
Yoğun yağışlar ve aşırı
hava olaylarının sıklığı
düşük seviyede olabilir.
Bu nedenle, su temininde
büyük kesintiler beklenmez
ve üretim süreçleri genel
olarak sürdürülebilir
seviyede devam edebilir.
Tedarik zinciri üzerinde
büyük aksaklıklar
beklenmez.
Su tüketiminin verimli
hale getirilmesi ve
alternatif su kaynakları
(yağmur suyu hasadı,
gri su kullanımı vb.)
için yatırım planlarının
değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Su kaynaklarının
korunması için çevre
dostu üretim süreçleri
desteklenmektedir.
RCP
8.5
(Yüksek
Emisyon
Senaryosu)
Uzun kuraklık dönemleri
ve düzensiz yağış rejimleri
Yüksek emisyon
nedeniyle su stresi
senaryosu,
şiddetlenecektir.
fosil yakıt
kullanımının
Yer altı su kaynaklarının
devam etmesi
yenilenme hızı azalacak, aşırı su
durumunda
çekimi nedeniyle tükenme riski
sera gazı
artacaktır.
emisyonlarının
yüzyıl boyunca
Sanayide suya erişim
sürekli
zorlaşacak, su kıtlığı yaygın hale
artacağını
gelebilecektir.
varsaymaktadır.
Aşırı sıcaklık artışları,
buharlaşmayı artırarak su
kaynaklarını daha da azaltacaktır.
Şiddetli kuraklıklar ve
aşırı sıcaklıklar nedeniyle
yer altı su kaynakları
hızla tükenebilir. Suya
erişimde ciddi kısıtlamalar
yaşanabilir, bu da üretimde
aksamalara ve dışarıdan
alınan suyun miktarı
artırarak maliyet artışlarına
neden olabilir.
Su tedarik krizlerini
önlemek için
uzun vadeli su
yönetim politikaları
oluşturulmaktadır.
Su geri kazanımı ve
kapalı devre sistemleri
gibi yenilikçi çözümler
uygulanmaktadır.
Alternatif su kaynakları
oluşturulmaktadır,
yağmur suyu toplama
ve arıtma yatırımları
hızlandırılmaktadır.
Üretim süreçlerinde
suyun yeniden
kullanımına yönelik
teknolojik dönüşüm
gerçekleştirilmektedir.

1- İKLİMLE İLGİLİ AKUT FİZİKSEL RİSK: YER ALTI SU KAYNAKLARINA BAĞIMLILIK

Risk Açıklaması ve İş Modeli / Değer Zincirine Etkileri

1. Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Anadolu Isuzu'nun ana üretim tesisi, faaliyetlerinde ihtiyaç duyduğu suyun tamamını yer altı su kaynaklarından, yani kuyulardan karşılamaktadır. Bu durum, su temininde yer altı kaynaklarına olan bağımlılığı beraberinde getirmektedir. Şebeke suyuna erişim bulunmadığından, mevcut koşullarda yer altı suyu kullanımı operasyonların sürekliliği açısından en uygun ve uygulanabilir çözüm olarak değerlendirilmektedir.

İklim değişikliği kaynaklı kuraklık gibi aşırı hava olayları, uzun vadede yer altı su seviyelerinde dalgalanmalara neden olabilmektedir. Bu tür gelişmeler, gelecekte su temininde zorluklar yaratma potansiyeline sahiptir. Böyle bir senaryo gerçekleştiğinde, fabrikanın operasyonel sürdürülebilirliğini riskli konuma getirebilir. Bu nedenle su temini ile ilgili riskler, düzenli olarak izlenmekte ve alternatif çözümler üzerinde çalışmalar sürdürülmektedir. Riskin gerçekleşme olasılığı yüksek, potansiyel etkisi ise operasyonel düzeyde orta-yüksek olarak değerlendirilmektedir.

Senaryo Dayanağı

İlgili risk değerlendirmesi, WRI Aqueduct Water Risk Atlas aracının Future modülünde 2030 zaman dilimi, "Business as Usual" (BAU) senaryosu ve "Water Stress - Absolute Value" göstergesi seçilerek yürütülen analiz sonuçlarına dayanmaktadır. Söz konusu senaryoda:

  • · Sosyo-ekonomik yol olarak SSP3 Regional Rivalry (Bölgesel Rekabet) yolu öngörülmekte,
  • · İklim zorlaması olarak RCP 7.0 (yüksek sera gazı emisyonu senaryosu) kullanılmakta,
  • · Hidrolojik hesaplamalar PCR-GLOBWB 2 modeline dayanmakta,
  • · İklim projeksiyonları ise CMIP6 kapsamında GFDL-ESM4, IPSL-CM6A-LR, MPI-ESM1-2-HR, MRI-ESM2-0 ve UKESM1-0-LL modellerinin medyanına göre yapılmaktadır.

Analiz "mutlak değer" ölçü birimi ile gerçekleştirilmiş olup, çekim/arz oranı esas alınarak hesaplanan su stresi skoruna göre değerlendirme yapılmıştır. Bu parametreler altında Çayırova Havzası, 2030 projeksiyonunda "çok yüksek su stresi" (≥4 skor) kategorisinde sınıflandırılmaktadır. Bu durum, bölgede yer altı su seviyeleri üzerinde baskının artabileceğine ve uzun vadeli su temin güvenliği açısından kırılganlık oluşabileceğine işaret etmektedir.

2. Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi

Yer altı su kaynaklarına erişimin kısıtlanması durumunda, Anadolu Isuzu'nun alternatif su temin yöntemlerini değerlendirmesi gerekecektir. Bu kapsamda, üretimde ihtiyaç duyulan suyun dış tedarikçiler aracılığıyla sağlanması gündeme gelebilir. Alternatif tedarik yöntemleri, operasyonların sürekliliğini sağlama açısından önemli bir çözüm sunmakla birlikte, lojistik ve maliyet boyutlarıyla dikkate alınması gereken unsurlar içermektedir. Özellikle Çayırova havzasında yıllar içinde gözlemlenen su seviyelerindeki değişim, bölgede faaliyet gösteren su tedarikçilerinin fiyat politikalarını da etkileyebilmektedir. Dolayısıyla, dış kaynaklı su tedarikine geçilmesi durumunda üretim maliyetlerinde artışlar yaşanması beklenmektedir. Bu durumun, uzun vadeli rekabetçilik ve kârlılık üzerinde potansiyel etkiler yaratabileceği öngörülmekte olup, şirket tarafından proaktif şekilde izlenmekte ve gerekli önlemler değerlendirilmektedir.

Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkileri

1. Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Anadolu Isuzu'nun ana üretim tesisinde su temini yeraltı su kaynaklarından karşılanmaktadır. İklim değişikliğiyle birlikte kuraklık gibi çevresel faktörler, su temini konusunda artan bir duyarlılık yaratmakta ve su yönetimini stratejik bir öncelik haline getirmektedir. Bu durum, karar alma süreçlerinde su kaynaklarının sürdürülebilirliği gözetilerek daha bütüncül ve uzun vadeli çözümler geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır. - Bu kapsamda, 2023 yılında mevcut atıksu arıtma tesisinin kapasitesinin artırılmasına yönelik, yenilikçi ve yüksek verimlilik sağlayan bir yenileme projesi hayata geçirilmiştir.2024 yılında devreye alınmış olan bu tesis, yalnızca su arıtma kapasitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda ilerleyen dönemde entegre edilecek atıksu geri kazanım sistemine uygun altyapıyı da sunmaktadır. Bu yatırım sayesinde, üretim proseslerinden kaynaklanan su tüketiminin azaltılması, suyun yeniden kullanımı ve operasyonel verimliliğin artırılması hedeflenmektedir. Gelecek dönemlerde, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini gözeten teknolojilere öncelik verilmesi, operasyonel stratejilerin temel bileşeni olarak değerlendirilmektedir. Yer altı su kaynaklarının kullanımına bağımlılığı azaltmak amacıyla bağlı olunan belediye ile şebeke suyu teminine yönelik görüşmeler sürdürülmektedir. 2025 yılı itibariyle üretim proseslerinin yer altı su kaynaklarına ek bir yük oluşturmadan, alternatif kaynaklar üzerinden sürdürülebilir biçimde yürütülmesi hedeflenmektedir.

2. Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi

Yer altı su seviyelerindeki olası düşüşlerin, uzun vadede dış kaynaklardan su temini ihtiyacını artırabileceği öngörülmektedir. Özellikle Çayırova Havzası'nda gözlenen kaynak daralması, su tedarikçilerinin fiyat politikalarını etkileyebilmekte; bu da üretim maliyetleri üzerinde belirli bir baskı oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle, karar alma süreçlerinde su tedarikine ilişkin fiyat dalgalanmaları ve arz güvenliği kritik faktörler olarak değerlendirilmekte, uzun vadeli maliyet projeksiyonları bu risklere göre şekillendirilmektedir. Atıksu arıtma tesisine yapılan yatırım, yalnızca operasyonel sürdürülebilirliğe değil, aynı zamanda dış kaynaklı suya olan bağımlılığı azaltarak maliyet istikrarını desteklemeye de katkı sunmaktadır. Ayrıca, suyun yeniden kullanımını esas alan üretim teknolojilerine yönelik yatırımlar aracılığıyla hem çevresel sorumluluklar yerine getirilmekte hem de su teminine bağlı stratejik risklerin azaltılması hedeflenmektedir.

Mevcut ve Beklenen Finansal Etkiler

1. Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Çayırova Havzası'nda yer altı su kaynaklarında gözlemlenen azalmaya bağlı olarak, Anadolu Isuzu 2024 yılında üretim süreçlerinde kullanılan toplam suyu dış tedarikçiler aracılığıyla temin etmiştir. Bu durum, yer altı su kaynaklarına erişimde yaşanan sıkıntıların bir sonucu olup, fiziksel iklim risklerinin doğrudan bir yansımasıdır. Dışarıdan temin edilen suya ilişkin maliyetin, doğrudan üretimle ilişkili olması nedeniyle satışların maliyeti (COGS - Cost of Goods Sold) kalemi üzerinde etkisi bulunmaktadır. Ancak, ilgili maliyetin parasal tutarı ve toplam içindeki oranı açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili riskin finansal etkilerinin bilanço, gelir

tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır. Şirket, bu tür maliyet baskılarını minimize etmek ve kaynak güvenliğini artırmak adına, uzun vadeli su yönetimi stratejilerini hayata geçirmeye devam etmektedir.

Kısa vadeli su temin ihtiyacının raporlama yılındaki ihtiyaca oranla kademeli olarak yükselmesi öngörülmektedir. Ancak, bu artışın satışların maliyeti (COGS) üzerindeki etkisine ilişkin tahmini oran bilgisi açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili riskin finansal etkilerinin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır. Ancak, mevcut hesaplamalar doğrultusunda su teminine ilişkin bu risk, belirlenen finansal önemlilik eşiğinin altında kalmakta ve kısa/orta vadede sınırlı bir etki öngörülmektedir.

Bununla birlikte, iklim değişikliği senaryoları ve bölgesel su stresi projeksiyonları dikkate alındığında, su temin güvenliğine ilişkin risklerin uzun vadede artış göstermesi ve Anadolu Isuzu'nun değer zinciri üzerindeki etkilerinin önemlilik eşiğini aşması muhtemel görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu riskin uzun vadeli etkiler açısından izlenmesi ve yeniden değerlendirilmesi yönünde şirket nezdinde sistematik bir takip süreci yürütülmektedir.

Su temininde dış kaynak kullanımının artması, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda mali açıdan da dikkatle yönetilmesi gereken bir alan haline gelmektedir. Ancak söz konusu gelişmeler, şirketin bu risklere karşı dirençli ve proaktif yaklaşımını da yansıtmaktadır. Su temin maliyetlerindeki potansiyel artış, üretim süreçlerinin gider yapısı üzerinde etkili olabileceği için, operasyonel verimliliğin korunması ve maliyetlerin yönetilebilir seviyede tutulması amacıyla gerekli planlamalar yapılmakta ve su yönetimi stratejileri sürekli olarak güncellenmektedir.

Anadolu Isuzu, dayanıklı altyapısı, yatırım öncelikleri ve çevresel sürdürülebilirliği esas alan yaklaşımı ile bu tür riskleri fırsata dönüştürmeye yönelik adımlar atmaya devam etmektedir.

2. Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi

Yer altı su kaynaklarına erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle, Anadolu Isuzu'nun dış tedarikçilere yönelimiyle birlikte su temin süreçlerinde yapısal bir dönüşüm süreci başlamıştır. 2024 yılında dışarıdan temin edilen su miktarının kısa ve orta vadede kademeli olarak artması beklenmektedir. Bu durum, yalnızca temin edilen su miktarındaki artışı değil, aynı zamanda su tedarikinin sürekliliği ve maliyet yapısında oluşabilecek belirsizlikleri de beraberinde getirmektedir.

Çayırova Havzası'nda uzun vadede gözlemlenen kaynak kısıtları, bölgede faaliyet gösteren tedarikçiler üzerinde arz yönlü baskı yaratabilmekte; bu durum ise suyun birim fiyatında artış riski oluşturabilmektedir. Her ne kadar mevcut analizlerde birim fiyatın aynı seviyede kalacağı varsayımı üzerinden finansal etki hesaplamaları yapılmış olsa da, piyasa koşullarındaki gelişmeler ve kaynakların giderek azalması, bu birim maliyetin önümüzdeki dönemlerde artmasına neden olabilir. Piyasa dinamikleri ve kaynakların sınırlı yapısı göz önüne alındığında bu maliyetin ilerleyen dönemlerde değişkenlik gösterebileceği öngörülmektedir. Bu durum, tedarik zinciri içerisinde maliyet yönetimi açısından dikkatle takip edilmektedir.

Dolayısıyla, Su tedarikine yönelik bu dönüşümün etkilerinin, yalnızca doğrudan maliyetlerle sınırlı kalmayıp, tedarik güvenliği ve planlama süreçlerini de şekillendirdiği dikkate alındığında; riskin etkin biçimde yönetilmesi, uzun vadeli operasyonel ve finansal istikrar açısından stratejik bir öncelik haline gelmiştir.

2. İKLİMLE İLGİLİ GEÇİŞ RİSKİ: ULUSAL VE ULUSLARARASI MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ

AB Ormansızlaşmanın Önlenmesi Regülasyonu (EUDR)

Risk Açıklaması ve İş Modeli / Değer Zincirine Etkileri

1. Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Avrupa Birliği'nin 2023'te yürürlüğe aldığı Ormansızlaşmanın Önlenmesi Regülasyonu (EUDR) gibi yeni düzenlemeler, AB pazarına sunulan ürünlerde hammaddelerin çevresel etkilerine dair daha yüksek şeffaflık ve izlenebilirlik beklentisi doğurmuştur. Bu çerçevede, Anadolu Isuzu'nun AB'ye ihraç ettiği kauçuk, ahşap gibi materyalleri içeren yedek parçalarda, tedarik zinciri boyunca çevresel standartlara uyumu gözeten bir yaklaşım geliştirilmesi önem kazanmıştır. Bu durum, operasyonel süreçlerde hem uyumluluğun sağlanması hem de veri yönetiminin güçlendirilmesi amacıyla ek kaynak ve sistem yatırımlarını gerektirebilir. Şirketimiz, bu düzenlemelere uyumu sağlamak adına tedarik zinciri şeffaflığını artırmaya, veri yönetimi süreçlerini güçlendirmeye ve izlenebilirlik altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütmektedir.

Söz konusu düzenlemelere uyum, yalnızca yasal zorunlulukların karşılanması açısından değil; aynı zamanda Anadolu Isuzu'nun sorumlu tedarik anlayışının bir yansıması olarak da değerlendirilmektedir. Bu kapsamda yürütülen hazırlıklar, AB pazarındaki varlığımızı sürdürülebilir ve rekabetçi şekilde devam ettirme hedefimizi desteklemektedir.

2. Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi

EUDR kapsamında öngörülen izlenebilirlik ve ormansızlaşmadan arındırılmış üretim kriterleri, Anadolu Isuzu'nun tedarik zincirinde yer alan yerli ve uluslararası paydaşlar için yeni bir uyum süreci başlatmaktadır. Bu doğrultuda, hammaddelerin menşeinin belgelendirilebilmesi ve sürdürülebilir kaynaklardan sağlandığının kanıtlanması gerekmektedir.

Anadolu Isuzu, tedarik zinciri boyunca bu şeffaflık ve sürdürülebilirlik beklentilerini karşılamak amacıyla; tedarikçilerinden uygunluk beyanı alınması, üçüncü taraf sertifikasyon sistemlerinin teşvik edilmesi ve gerekli durumlarda saha ziyaretleri gibi uygulamaları değerlendirmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca mevzuat uyumunu değil, aynı zamanda sorumlu tedarik anlayışının güçlendirilmesini de hedeflemektedir.

Söz konusu düzenleme, nihai ürünlerin yanı sıra bu ürünlerin bileşenlerine kadar uzanan bir izlenebilirlik sistematiği öngördüğünden, tedarik zincirimizde sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm fırsatları da sunmaktadır. Bu kapsamda, iş birliği içinde mevcut yapının geliştirilmesi ya da yeni kaynaklarla çalışma seçenekleri proaktif şekilde ele alınmaktadır.

Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkileri

1. Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Avrupa Birliği tarafından yürürlüğe konulan Ormansızlaşmanın Önlenmesi Regülasyonu (EUDR) doğrultusunda, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren belirli ürünlerin AB pazarına sunulabilmesi için bu ürünlerin ormansızlaşmaya neden olmayan tedarik zincirlerinden elde edilmiş olması önemli bir kriter haline gelmektedir. Anadolu Isuzu'nun üretim süreçlerinde yer alan kauçuk, kâğıt ve ahşap bazlı yedek parçalar da bu kapsamda değerlendirilen ürünler arasında yer almaktadır.

Bu gelişmeleri dikkate alarak Anadolu Isuzu, regülasyonlara uyumu stratejik bir öncelik olarak ele almakta; AB'ye yönelik ihracat süreçlerinde operasyonel sürekliliği korumaya yönelik hazırlıklarını sürdürmektedir. Sürdürülebilir tedarik altyapısına geçiş için gerekli iç dönüşüm yatırımları planlanmakta; dijital izlenebilirlik sistemleri ile sertifikasyon süreçleri de bu doğrultuda desteklenmektedir.

EUDR Gerçekleşmesi Senaryosu: EUDR Etki Analizi (SWD (2021))

Avrupa Birliği Ormansızlaşmanın Önlenmesi Regülasyonu (EUDR) kapsamındaki geçiş riskine yönelik olarak Anadolu Isuzu'nun karşı karşıya kalabileceği potansiyel finansal etkiler, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan EUDR Etki Analizi (SWD(2021) 326) belgesinde yer alan senaryo parametreleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Avrupa Birliği tarafından yürürlüğe alınan bu düzenleme, belirli hammaddeleri veya bunlardan türetilmiş ürünleri içeren ticari faaliyetlerde, tedarik zincirinin ormansızlaşma içermediğini ve yasal şekilde üretildiğini beyan etmeyi zorunlu kılmaktadır. Anadolu Isuzu'nun yedek parça portföyünde yer alan bazı ürünlerin bu düzenleme kapsamında değerlendirilme ihtimali bulunmakta olup, ilgili regülasyonun ticari faaliyetler üzerinde doğurabileceği etkiler geçiş riski çerçevesinde ele alınmıştır.

Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde, Avrupa Komisyonu'nun EUDR Etki Analizi belgesinde yer alan ve ülke bazlı risk sınıflandırması ile kademeli zorunlu uygunluk denetimlerinin birlikte uygulandığı politika senaryosu esas alınmıştır. Söz konusu senaryo, tedarikçi ülkelerin risk seviyelerine göre sınıflandırıldığı bir yapı öngörmekte ve bu sınıflandırmaya bağlı olarak işletmelerin uygulamakla yükümlü olduğu izlenebilirlik ve risk azaltım önlemlerini kademeli biçimde tanımlamaktadır.

Senaryo kapsamında; düşük riskli ülkelerden yapılan tedariklerde daha sadeleştirilmiş kontrol süreçleri öngörülürken, orta ve yüksek riskli kaynaklardan yapılan tedariklerde daha kapsamlı coğrafi izleme, risk değerlendirmesi ve gerektiğinde üçüncü taraf doğrulama süreçlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu yaklaşım, Anadolu Isuzu açısından tedarik zincirinin coğrafi dağılımının değerlendirilmesini, ürün bazında izlenebilirlik altyapısının güçlendirilmesini ve uyum süreçlerinin operasyonel planlamaya entegre edilmesini gerekli kılmaktadır.

Ayrıca, senaryoda öngörülen teknik parametreler doğrultusunda; gümrük beyanlarının dijital sistemler aracılığıyla önceden bildirilmesi, ürünlerin üretildiği arazilere dair coğrafi koordinatların sağlanması, yüksek riskli bölgelerden yapılan tedariklerde ilave belgelerin ve kontrollerin uygulanması gibi süreçlerin orta vadede lojistik, tedarik ve veri yönetimi planlaması üzerinde etkiler yaratabileceği değerlendirilmektedir.

Bu değerlendirmeler ışığında, Anadolu Isuzu EUDR'ye uyum sürecine ilişkin teknik ve idari hazırlıklarını sürdürmekte olup, geçiş riskinin azaltılması amacıyla şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir tedarik yönetimi başlıklarında proaktif uygulamalar geliştirmeye devam etmektedir.

2. Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi

EUDR kapsamında getirilen yeni yükümlülükler, Anadolu Isuzu'nun tedarik zinciri stratejilerinde daha sürdürülebilir ve izlenebilir bir yapıya geçişi öncelikli hale getirmektedir Bu süreçte, tedarikçilerden kullanılan hammaddelerin sürdürülebilir ve ormansızlaşmadan arındırılmış kaynaklardan sağlandığını belgeleyen sistemlere sahip olmaları beklenmektedir. Bu durum, gerekli sertifikalara sahip olmayan tedarikçilerle iş birliğinin yeniden değerlendirilmesini ve sürdürülebilir kaynaklarla çalışan, sertifikalı yeni tedarikçilerle iş birliğinin güçlendirilmesini gündeme getirebilir. Bu doğrultuda, şirketin mevcut tedarik zinciri yapısı stratejik düzeyde gözden geçirilmiş; sürdürülebilir tedarikçi ağı oluşturulması, veri odaklı tedarikçi doğrulama süreçlerinin dijital sistemlerle

desteklenmesi ve sertifikasyon süreçlerinin teşvik edilmesi için gerekli kararlar alınmıştır. Anadolu Isuzu, bu dönüşüm süreciyle birlikte orta vadede AB pazarındaki rekabet gücünü korumayı hedeflemektedir.

Mevcut ve Beklenen Finansal Etkiler

1. Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Avrupa Birliği'nin 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe alacağı Ormansızlaşmanın Önlenmesi Regülasyonu (EUDR), belirli ürünlerin AB pazarına sunulmadan önce, bu ürünlerin ormansızlaşmaya neden olmayan tedarik zincirleri aracılığıyla temin edildiğine dair uygunluk beyanlarını gündeme getirmektedir. Bu kapsamda, EUDR'ye konu olan belirli yedek parçaların AB'ye ihracatında, tedarik zincirine ilişkin uygunluk belgelerinin temin edilememesi durumunda, gümrük süreçlerinde gecikmeler yaşanma riski söz konusudur. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde, Anadolu Isuzu'nun ilgili ürün grubuna ait gelirlerinde azalma görülmesi mümkündür.

Avrupa Birliği Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü (EUDR) kapsamında değerlendirilebilecek satışların, 2024 yılı itibarıyla Anadolu Isuzu'nun toplam hasılatı içindeki payına ilişkin nicel bilgi açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili finansal etkilerin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin

ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır. Doğrudan hasılat üzerindeki etkisi sınırlı görünmekle birlikte, EUDR kapsamındaki yükümlülüklerin Avrupa Birliği pazarındaki operasyonel süreklilik ve müşteri ilişkileri üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceği de dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede öne çıkan olası operasyonel yansımalar arasında;

  • · Tedarikçilerin uyum süreçlerinde yaşanabilecek gecikmelerin tedarik planlamasını etkileyebilmesi,
  • · Stok yönetimi üzerinde ilave yüklerin oluşabilmesi,
  • · Alternatif tedarik kaynaklarına geçişin belirli düzeyde ek maliyet doğurabilmesi,
  • · Dağıtıcılar ve iş ortaklarının artan uyum yükümlülükleri nedeniyle süreçlerde karmaşıklığa neden olabilmesi yer almaktadır.

Anadolu Isuzu, söz konusu riskleri en aza indirmek amacıyla operasyonel hazırlıklarını güçlendirmekte ve EUDR'ye uyumu destekleyecek uygulamaları devreye almaya yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.

2. Değer Zinciri Üzerindeki Etkisi

EUDR'nin getirdiği sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda, Anadolu Isuzu tedarik zincirine ilişkin olası riskleri yeniden gözden geçirmiştir. Tedarikçilerin söz konusu regülasyona uyum sağlayamaması halinde , sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin geliştirilmesi gündeme gelebilir. Bu geçiş sürecinin, değer zincirinin genelinde belirli maliyet etkileri oluşturması ve bazı iş süreçlerinde yeniden yapılanma ihtiyacını beraberinde getirmesi öngörülmektedir.

Bu kapsamda Anadolu Isuzu, uyum potansiyeli taşıyan tedarikçilerle iş birliğini teşvik etmeye, izlenebilirlik sistemlerini güçlendirmeye ve veri temelli sürdürülebilirlik uygulamalarını yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar yürütmektedir Uyum sürecine yönelik gerçekleştirilecek yatırımların finansal önemlilik eşiğini aşması durumunda, söz konusu etkilere Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında yer verilmesi değerlendirilecektir.

3. İKLİMLE İLGİLİ GEÇİŞ FIRSATI: ELEKTRİKLİ ARAÇ DÖNÜŞÜMÜNDE ARTAN MÜŞTERİ TALEBİ

Fırsat Açıklaması ve Senaryo

Dünyada iklim ve çevre duyarlılığı giderek öne çıkarken, ulaşım sektöründe de elektrikli araç (EV) kullanımına yönelik ilgi hızla artmaktadır. Son yıllarda ticari araç segmentinde şehir içi ulaşım, lojistik ve toplu taşımaya ilişkin düzenlemeler, emisyon sınırlamaları ve teşvikler; firmaların düşük karbon ayak izine sahip ürünler sunmasını zorunlu hale getirmektedir. Buna bağlı olarak Türkiye'de de elektrikli otobüs, minibüs ve kamyonetlere gösterilen ilgi giderek artmaktadır. Bu ilgi; Anadolu Isuzu'nun ürettiği ve pazarladığı elektrikli araçlar için önemli bir büyüme potansiyeli sunmaktadır.

Anadolu Isuzu bünyesinde yürütülen pazar analizleri ve müşteri eğilim anketleri, önümüzdeki dönemde şehir içi toplu taşıma hizmeti sunan belediyelerin, turizm sektörünün ve lojistik firmalarının çevreci ve düşük emisyonlu araçlara yönelik taleplerinde belirgin bir artış yaşanacağını ortaya koymaktadır. Özellikle Avrupa Birliği'nin karbon düzenlemeleri ve 2030 sonrasında öngörülen dizel araç kısıtlamaları, hem ihracat pazarlarında hem de Türkiye'de elektrikli ticari araçların payını artırma potansiyeli sunmaktadır. Bu nedenle Anadolu Isuzu'nun elektrikli araç ürün gamı, rekabet avantajı sağlaması açısından kritik bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.

Anadolu Isuzu, kısa, orta ve uzun vadede elektrikli araç pazarındaki talep değişimini yakından takip etmekte; özellikle şehir içi otobüs, minibüs ve hafif ticari araç segmentlerinde büyüme senaryoları geliştirmektedir Yapılan ön tahminlerde, bu talebin kısa vadede "hızlı/olası" senaryoda gerçekleşeceği, orta-uzun vadede ise daha da ivme kazanacağı öngörülmektedir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, karbon düzenlemeleri ve sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda gelişen yasal çerçeve, elektrikli araçlara olan yönelimin iklim değişikliği ile mücadelede stratejik bir araç hâline gelmesini sağlamaktadır. Anadolu Isuzu'nun elektrikli araç yatırımları, bu dönüşüm sürecinde sadece pazar talebine değil, aynı zamanda iklimle ilgili geçiş risklerine karşı bir yanıt niteliği taşımakta; şirketin düşük karbonlu ekonomi modeline entegrasyonunu hızlandırmaktadır.

Anadolu Isuzu'nun elektrikli araç dönüşüm süreci, iklimle ilgili geçiş fırsatları kapsamında değerlendirilmekte olup, bu değerlendirmede Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan "Net Zero by 2050: A Roadmap for the Global Energy Sector" çalışmasında yer alan temel varsayımlar referans alınmaktadır. Söz konusu senaryo, küresel ölçekte 1,5 °C hedefiyle uyumlu bir enerji sistemine geçişi öngörmekte ve karayolu taşımacılığında sıfır emisyonlu araçların yaygınlaşmasını temel stratejik adımlar arasında konumlandırmaktadır.

Senaryoya göre;

  • · 2035 itibarıyla tüm yeni otomobil ve hafif ticari araç satışlarının,
  • · 2040 itibarıyla ise orta ve ağır ticari araç satışlarının tamamının sıfır emisyonlu araçlardan (BEV, FCEV vb.) oluşması öngörülmektedir.

2050 yılı itibarıyla ise tüm yeni karayolu taşıt satışlarının neredeyse tamamının sıfır emisyonlu olacağı ve içten yanmalı motorların üretimden tamamen kalkacağı öngörülmektedir

İş Modeli / Değer Zincirine Etkileri

Elektrikli araç pazarının genişlemesiyle birlikte, Anadolu Isuzu'nun üretim süreçlerinden tedarik zincirine kadar birçok faaliyet alanında kapsamlı bir dönüşüm yaşanmaktadır. Özellikle batarya teknolojileri, elektrikli motorlar ve güç aktarım organları alanlarında yeni tedarikçilerle iş birlikleri geliştirilmekte; Ar-Ge çalışmaları hız kazanmakta ve üretim hatlarında gerekli modifikasyonlar hayata geçirilmektedir.

Anadolu Isuzu'nun mevcut bayi ve servis ağı, elektrikli araçların bakım, yedek parça ve servis ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden yapılandırılmaktadır. Bu dönüşüm sürecinde, Türkiye genelindeki yetkili bayilere özel DC hızlı şarj istasyonlarının kurulumu gerçekleştirilmektedir. Söz konusu uygulama, yalnızca satış sonrası hizmet kalitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda Anadolu Isuzu'nun elektrikli araçlar konusundaki bütüncül değer zinciri yaklaşımını güçlendirmektedir. Şarj altyapısının yetkili servisler aracılığıyla yaygınlaştırılması, kullanıcı deneyimini iyileştirmekte ve markanın e-mobilite stratejisine operasyonel düzeyde katkı sunmaktadır. Aynı zamanda, tedarikçi firmaların batarya ve yazılım alanlarındaki yatırımları da desteklenmekte; Anadolu Isuzu, iş ortaklarına teknik destek ve görünürlük sağlayarak elektrikli araç ekosistemini birlikte geliştirmeyi hedeflemektedir. Yurt içinde sağlanacak üretim, lojistik ve satış sonrası hizmet altyapıları, hem maliyetleri düşürmek hem de yeni müşteri kitlelerine hızlı yanıt verebilmek açısından stratejik öneme sahiptir.

Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkileri

Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Elektrikli araç stratejisi, Anadolu Isuzu'nun iklimle ilgili geçiş fırsatlarını değerlendirme ve emisyon azaltımı hedeflerine uyum sağlama yönündeki temel stratejik yaklaşımı olarak konumlandırılmıştır. Anadolu Isuzu, hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda elektrikli araç ürün gamını genişletmeyi stratejik öncelikleri arasına almıştır. Bu doğrultuda, elektrikli midibüs ve otobüs prototipleri tamamlanmış; hafif ticari segmentte yeni Ar-Ge projeleri başlatılmıştır. Elektrikli araçların ticarileşmesini desteklemek amacıyla özel finansman modelleri, kamu teşvikleri ve uluslararası iş birlikleri gibi araçlar da karar alma süreçlerinde dikkate alınmaktadır. Üretim tesislerinde elektrikli araçlara

ayrılacak hatların artırılması ve batarya montaj alanlarının devreye alınması yönünde yatırımlar hızlandırılmıştır. Ayrıca, satış sonrası hizmet altyapısının elektrikli araçlara uyumlu hale getirilmesi kapsamında, yetkili bayilere DC hızlı şarj istasyonları kurulmuş; bayi altyapılarının dönüşümü için operasyonel kararlar yeniden yapılandırılmıştır. Pazarlama faaliyetleri kapsamında büyükşehir belediyeleri, turizm taşımacılığı şirketleri ve lojistik firmalarıyla yakın iş birlikleri kurulmakta; yurt dışı fuarlara ve ihalelere aktif katılım sağlanmaktadır. Elektrikli araç segmentinin, son yıllarda Anadolu Isuzu'nun toplam hasılatı içerisindeki payı dalgalı bir seyir izlemiş olmakla birlikte, bu alandaki büyüme potansiyeli doğrultusunda operasyonel planlama ve yatırım faaliyetleri sürdürülmektedir. Ancak, ilgili satış performansına ilişkin nicel oranlar açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili finansal etkilerin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır.

Tedarik Üzerindeki Etkisi

Elektrikli araçların artan önemi doğrultusunda, Anadolu Isuzu'nun tedarik zinciri stratejileri de yeniden şekillendirilmektedir. Batarya teknolojileri, elektrikli motorlar ve güç aktarım organları gibi alanlarda hem yerli hem de uluslararası tedarikçilerle teknik ve ticari iş birlikleri artırılmıştır. Bu alanlara yönelik yatırımlar desteklenirken, yazılım ve donanım temelli tedarik kalemlerinde uzun vadeli ve sürdürülebilir iş birliklerinin oluşturulması hedeflenmektedir. Ayrıca, batarya maliyetlerindeki düşüş eğilimi yakından takip edilerek, ölçek ekonomisinden faydalanmak suretiyle birim maliyetlerin azaltılması ve fiyat rekabetçiliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Tedarik zincirindeki bu yeniden yapılanma, yalnızca malzeme temini açısından değil, aynı zamanda teknolojik yetkinlik, finansal sürdürülebilirlik ve pazar taleplerine hızlı yanıt verebilme kabiliyeti açısından da karar alma süreçlerine yön vermektedir.

Mevcut ve Beklenen Finansal Etkiler

Operasyonlar Üzerindeki Etkisi

Elektrikli araç satışlarından elde edilen gelir artışı, yalnızca finansal büyüme potansiyeli değil; aynı zamanda iklimle bağlantılı iş modellerinin şirket performansına entegre edilmesi açısından da stratejik önem taşımaktadır. Anadolu Isuzu, elektrikli araç segmentindeki büyüme hedeflerini stratejik öncelikleri arasında konumlandırmakta olup, bu alandaki satışların toplam hasılat içindeki payının önümüzdeki dönemde artması beklenmektedir. Ancak, bu hedefe ve elektrikli araç satışlarının toplam ciro içindeki payına ilişkin nicel oranlar açıklanmamaktadır. Mevcut raporlama dönemi itibarıyla, ilgili finansal etkilerin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu üzerindeki yansımalarına ilişkin kapsamlı ve güvenilir ölçümler, kullanılan varsayımlardaki ölçüm belirsizlikleri ile dışsal faktörlere bağlı değişkenliğin yüksekliği nedeniyle çalışmalar sürdürülmekte olup, ilerleyen dönemlerde daha yüksek güvenilirlik ve doğrulanabilirlik düzeyine ulaşıldığında, söz konusu bilgilerin raporlama kapsamında yer alıp almayacağı yeniden değerlendirilecektir. Bu yaklaşım, finansal bilgilerin gizlenmesi amacı taşımamakta; aksine TSRS 1'in şeffaflık ve güvenilir bilgi sunumuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda, belirsizlik içeren verilerin sınırlı ve ihtiyatlı şekilde kullanılmasına dayanmaktadır. EV segmentinin büyümesiyle birlikte, ICE (içten yanmalı motorlu araçlar) segmentinin de sınırlı bir şekilde büyümeye devam etmesi sonucunda Anadolu Isuzu'nun toplam hasılatında, brüt kârında ve net kârında artış beklenmektedir.

Tedarik Üzerindeki Etkisi

Elektrikli araç gelirlerinin toplam hasılat içindeki payındaki artış trendi, tedarik zinciri stratejileri açısından da önemli etkiler yaratmaktadır. Özellikle batarya, yazılım ve elektrikli güç aktarım sistemleri gibi yüksek maliyetli ve teknik bileşenlerin tedariğinde yaşanacak artış, Anadolu Isuzu'nun tedarik planlamasında ölçek ekonomisine dayalı modelleri ön plana çıkarmasını gerektirmektedir. Artan EV payı, daha güçlü ve sürdürülebilir tedarik ilişkileri kurulmasını zorunlu kılarken, maliyet avantajı sağlayacak yerelleşme ve çoklu tedarik stratejilerini de öncelikli hale getirmektedir. Böylece, finansal büyüme beklentileri tedarik yapısında da uzun vadeli stratejik dönüşüm ihtiyacını beraberinde getirmektedir.

Tablo
1

Sürdürülebilirlik
Açıklama
Konuları
ve
Metrikler
Konu Metrik Kategori Ölçü
Birimi
Kod Anadolu
Isuzu
2024
Verisi
(1) Tüketilen toplam enerji (1) 102 829 GJ toplam enerji tüketimi
(2) %35 şebeke elektriği
(3) %65 yenilenebilir elektrik payı
Enerji yönetimi (2) Şebeke elektriği yüzdesi
(3) Yenilenebilir enerji yüzdesi
Nicel Gigajoule (GJ), Yüzde (%) RT-IG-130a.1 Merkez fabrika için üretilen yenilenebilir enerjinin
toplam elektrik tüketimine oranı olarak hesaplanmıştır.*
(Çayırova şube dahil edilmemiştir.)
Kullanım Aşamasında
Yakıt Ekonomisi ve
Emisyonlar
Orta ve ağır hizmet araçları için
satış ağırlıklı filo yakıt verimliliği
Nicel 100 ton-km başına litre RT-IG-410a.1 Paylaşılmamaktadır*
Karayolu dışı ekipman için satış
ağırlıklı yakıt verimliliği
Nicel Saatte litre RT-IG-410a.2 Bu metrik, şirketimizin üretim faaliyet alanı dışında
kalan bir konudur. Dolayısıyla bu veri tarafımızdan
sağlanmamaktadır.
Sabit jeneratörler için satış ağırlıklı
Nicel
yakıt verimliliği
Litre başına kilojul RT-IG-410a.3 Bu metrik, şirketimizin üretim faaliyet alanı dışında
kalan bir konudur. Dolayısıyla bu veri tarafımızdan
sağlanmamaktadır.
(a) Deniz dizel motorları, (b)
lokomotif dizel motorları, (c)
karayolu orta ve ağır hizmet
Nicel
motorları, (d) diğer karayolu-dışı
dizel motorlar için satış ağırlıklı (1)
NOx ve (2) PM emisyonları
Kilojul başına gram RT-IG-410a.4 Paylaşılmamaktadır.*

* Yakıt verimliliği ile NO2 ve PM emisyon değerleri, işletmenin çevresel performansını yansıtan önemli göstergeler olmakla birlikte, bu verilere ilişkin açıklamalar TSRS 1 B34 kapsamında rekabet hassasiyeti gerekçesiyle azaltılmıştır. İlgili teknik veriler kamuya açık değildir (B35-a) ve açıklanmaları halinde, işletmenin ürün geliştirme süreçlerinde elde ettiği rekabet avantajına zarar verebileceği makul biçimde öngörülmektedir (B35-b). Ayrıca, söz konusu bilgilerin daha genel veya toplulaştırılmış biçimde sunulması halinde dahi bu hassasiyetin korunamayacağı değerlendirilmiştir (B35-c). Bu nedenle, TSRS 1 B36 gereği bilgi azaltımı açıkça beyan edilmekte ve her raporlama döneminde azaltım kararının geçerliliği yeniden değerlendirilmektedir. Uygulanan muafiyet yalnızca sürdürülebilirlikle ilgili fırsatlara ilişkindir; TSRS 1 B37 uyarınca herhangi bir risk unsurunun veya genel finansal bilgilerin gizlenmesine yönelik bir amaç taşımamaktadır.

Tablo 2 – Faaliyet Metrikleri

Faaliyet
Metriği
Kategori Ölçü
Birimi
Kod Anadolu
Isuzu
2024
Verisi
Ürün kategorisine göre üretilen adet sayısı Nicel Sayı RT-IG-000.A 5.787 araç toplam üretim adedi

Sera Gazı Emisyonları Yönetimi

Anadolu Isuzu, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2024 yılında da sera gazı emisyonlarının yönetimini öncelikli bir konu olarak ele almaya devam etmiştir. "Yarınlara Dönüşüyoruz" stratejisi çerçevesinde sürdürülebilirlik odak alanlarından ikinci sırada iklim krizi ve çevresel etkiler yer almaktadır. Bu kapsamda belirlenen kısa, orta ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda, şirketin tüm operasyonlarında karbon ayak izini azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütülmektedir. Bu doğrultuda, üretim ve tesis operasyonlarında enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımının artırılması temel odak alanlarımız arasında yer almaktadır.

Anadolu Isuzu, emisyonlarını TSRS 2 "İklimle İlgili Açıklamalar"ın B22. maddesi uyarınca en güncel IPCC'den elde edilen ve 100 yıllık bir zaman dilimini temel alan küresel ısınma potansiyeli değerleri olan AR6 dikkate alarak ayrıca hesaplamıştır. Bu hesaba göre Anadolu Isuzu'nun operasyonel kontrol yaklaşımıyla üretim tesislerindeki ve bağlı ortaklıklarının 2024 yılı toplam Kapsam 1: 4.421,37 ton CO2 e, Pazar Bazlı Kapsam 2 emisyonları 2.581,87 ton CO2 e, Lokasyon Bazlı Kapsam 2 emisyonları 3.587,42 ton CO2 e olarak hesaplanmıştır. Sürdürülebilirlik taahhüdümüz doğrultusunda, Anadolu Isuzu, operasyonlarından kaynaklanan sera gazı (GHG) emisyonlarını azaltmak amacıyla net emisyonlara dayalı bir hedef belirlemiştir. Bu hedef, Bilim Temelli Hedefler Girişimi'nin (SBTi) karayolu taşımacılığına yönelik rehber dokümanına uygun olarak; Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarının yıllık %4,2 oranında, Kapsam 3 (satılan ürünlerin kullanım aşamasından kaynaklanan) emisyonlarının ise yıllık en az %4,2 oranında azaltılmasını amaçlamaktadır. Şirket

içinde takip edilen hedef, 2023 baz yılına göre Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında her yıl %4,2 olacak şekilde 2033 yılına kadar azalma sağlamaktır. SBTi onay süreci ise ilerleyen dönemde değerlendirilecektir. Bu hedefler, operasyonel süreçlerdeki önemli değişiklikler veya yeni düzenlemeler gibi durumlarda yeniden gözden geçirilebilir ve güncellenebilir. Raporlama dönemi boyunca belirlenen iklimle ilgili çevresel hedefte herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 2024 raporlama dönemi itibarıyla Anadolu Isuzu bünyesinde karbon kredisi satın alımı gerçekleştirilmemiştir. Bu kapsamda, sera gazı emisyonlarının dengelenmesi amacıyla herhangi bir karbon dengeleme mekanizmasından faydalanılmamış; emisyon yönetimi doğrudan operasyonel süreçlerdeki azaltım uygulamaları ve verimlilik çalışmaları üzerinden yürütülmüştür. Anadolu Isuzu'nun mevcut stratejisi doğrultusunda, iklimle ilgili hedeflere ulaşma sürecinde karbon kredisi kullanımına başvurulması planlanmamakta; doğrudan azaltım temelli yaklaşımlar önceliklendirilmektedir.

Kapsam 1 Emisyonlarının Yönetimi

Anadolu Isuzu'nun 2024 yılı Kapsam 1 emisyonlarının büyük bölümünü, sabit yanma kaynaklı doğalgaz kullanımı oluşturmaktadır. Bu emisyonları azaltmak amacıyla yıl boyunca enerji verimliliğine odaklanan çeşitli uygulamalar hayata geçirilmiştir.

Fabrika genelinde devreye alınan verimlilik projeleri sayesinde ısıtma süreçlerinde doğalgaz tüketimi azaltılmış, ve doğalgaz tüketimine bağlı emisyonların önüne geçilmiştir. Yapılan çalışmalar kapsamında iç ortam ısıtmasında verimli sistemlerin kullanımı, atık ısının geri kazanımı, elektrikli sistemlerin devreye alınması

ve ısı kayıplarını önlemeye yönelik iyileştirmeler ön plana çıkmıştır. Bu kapsamlı yaklaşım sayesinde hem operasyonel maliyetlerde tasarruf sağlanmış hem de sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda çevresel etkiler azaltılmıştır. Anadolu Isuzu, enerji verimliliğini ve düşük karbonlu üretimi esas alan bu projelerle sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendirmeye devam etmektedir.

Kapsam 2 Emisyonlarının Yönetimi

Kapsam 2 emisyonları şirketin elektrik tüketiminden kaynaklanmaktadır. Bu emisyonları azaltmak amacıyla 2024 yılı boyunca yenilenebilir enerji kullanımı ve enerji verimliliği alanında çeşitli çalışmalar yürütülmüştür.

2022 ve 2023 yıllarında yenilenebilir enerji yatırımları tamamlanmış 2024 yılında elektrik tüketiminin %65'ini1 güneş enerjisi santrallerinden karşılanmıştır. Buna ek olarak, enerji verimliliği odaklı projeler kapsamında üretim operasyonlarında elektrik tüketimini azaltmaya yönelik teknolojik dönüşümler gerçekleştirilmiştir. Bu dönüşümle birlikte aydınlatma sistemlerinden basınçlı hava sistemlerine kadar birçok alanda daha düşük enerji ile daha yüksek verim elde edilmiştir.

1 Merkez fabrika için üretilen yenilenebilir enerjinin toplam elektrik tüketimine oranı olarak hesaplanmıştır.

Metriklere İlişkin Hesaplama Esasları Genel Raporlama İlkeleri

Metriklere İlişkin Hesaplama Esasları ("Hesaplama Esasları"), Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. ("Şirket" veya "Anadolu Isuzu") Anadolu Isuzu 2024 Entegre Raporu'nda ("2024 ER") yer alan sınırlı güvence denetimi kapsamındaki performans göstergelerine ait verilerin hazırlanma, hesaplama ve raporlanma metodolojilerine dair bilgi vermektedir.

Anadolu Isuzu'nun karbon ayak izi hesaplamalarında sistem sınırı belirlenirken Operasyonel Kontrol Yaklaşımı esas alınmıştır. Bu yaklaşıma göre, şirketin operasyonel kontrolüne sahip olduğu tüm faaliyet alanları ve tesislerden kaynaklanan sera gazı emisyonları sistem sınırına dâhil edilmektedir. 2024 raporlama döneminde, raporda kullanılan emisyon faktörlerinde ve iklimle ilgili metrikleri hesaplama yönteminde dönem içerisinde girdi ve varsayımlarda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Hesaplamalar aşağıdaki lokasyonlardaki, üretim tesisindeki tüm bölümlerde yapılan faaliyetleri kapsamaktadır.

  • · Merkez Fabrika: Şekerpınar Mah. Otomotiv Cad. No.2 Çayırova/ KOCAELİ
  • · Karkas Üretim Merkezi: Beylikbağı, Güney Yanyol Cd., 41400 Gebze/Kocaeli

Bu prensiplerde yer alan bilgiler 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren 2024 yılını (1 Ocak 2024- 31 Aralık 2024) ve Temel Tanımlamalar ve Raporlama Kapsamı bölümünde ayrıntılandırıldığı gibi Şirket'in Türkiye'deki ilgili operasyonlarını kapsamaktadır. Bu prensiplerde yer alan çevresel göstergeler içerisindeki; "Kapsam 1 Emisyonu (Şirket ve Konsolide Edilen Bağlı Ortaklıklar)", "Kapsam 2 Emisyonu (Şirket ve Konsolide Edilen Bağlı Ortaklıklar)" a ait veriler dâhil edilmiştir.

· Ant Sınai ve Ticari Ürünleri Pazarlama A.Ş

Genel Raporlama İlkeleri

Bu rehber dokümanın hazırlanmasında aşağıdaki prensiplere dikkat edilmiştir:

  • · Bilgilerin hazırlanmasında; bilginin uygunluk ve güvenilirliğinin temel ilkelerini vurgulamak,
  • · Bilgilerin raporlanmasında; bilgilerin, önceki yıl dâhil diğer verilerle karşılaştırılabilirlik ve tutarlılık ilkeleri ile anlaşılabilirlik ve şeffaflık ilkelerini vurgulamak.

Temel Tanımlamalar ve Raporlama Kapsamı

Türü Gösterge Kapsam
Raporlama döneminde Anadolu Isuzu ve konsolide edilen bağlı ortaklıklarının
sera gazı emisyonları; üçüncü taraf hizmet sağlayıcılar tarafından düzenlenen
faturalar ve iç kaynaklardan elde edilen veriler doğrultusunda hesaplanmaktadır.
Bu kapsamda;
·
Sabit yanmalı kaynaklardan (doğalgaz, motorin, , asetilen, propan (LPG) ,
corgon gazı)
Kapsam 1 Emisyonu
(tCO
e)
2
·
Hareketli yanmalı kaynaklardan (motorin ve benzin) kaynaklanan yakıt
tüketimleri,
(Şirket ve Konsolide
Edilen Bağlı
·
Servis ve bakım formlarından izlenen soğutucu gaz ve yangın söndürücü
dolumları
Ortaklıklar) gibi faaliyetlerden kaynaklanan doğrudan sera gazı emisyonları (Kapsam 1)
dikkate alınmaktadır.
Çevresel Anadolu Isuzu, tüm sera gazı emisyonlarını, "Sera Gazı Protokolü Kurumsal
Muhasebe ve Raporlama Standartları" (GHG Protokolü, 2004) esas alınarak ve
ilgili emisyon faktörleri kullanılarak hesaplamaktadır.
Göstergeler Kapsam 2 Emisyonu
– Konum Temelli
(tCO
e)
2
Raporlama döneminde Anadolu Isuzu ve Konsolide Edilen Bağlı Ortaklıklarının
Dolaylı Enerji Tüketimlerini temsil eden ve servis sağlayıcı firmaların
faturalarından takip edilen elektrik tüketimi sonucu oluşan dolaylı sera gazı
emisyonu miktarını ifade eder.
(Şirket ve Konsolide
Edilen Bağlı
Ortaklıklar)
Anadolu Isuzu, tüm sera gazı emisyonlarını, "Sera Gazı Protokolü Kurumsal
Muhasebe ve Raporlama Standartları" (GHG Protokolü, 2004) esas alınarak ve
ilgili emisyon faktörleri kullanılarak hesaplamaktadır.
Kapsam 2 Emisyonu
- Piyasa Temelli
(tCO
e)
2
Raporlama döneminde Anadolu Isuzu ve Konsolide Edilen Bağlı Ortaklıklarının
Dolaylı Enerji Tüketimlerini temsil eden ve servis sağlayıcı firmaların
faturalarından takip edilen elektrik tüketimi sonucu oluşan dolaylı sera gazı
emisyonu miktarından satın alınan I-REC miktarının çıkarılması sonucunu ifade
eder.
(Şirket ve Konsolide
Edilen Bağlı
Ortaklıklar)
Anadolu Isuzu, tüm sera gazı emisyonlarını, "Sera Gazı Protokolü Kurumsal
Muhasebe ve Raporlama Standartları" (GHG Protokolü, 2004) esas alınarak ve
ilgili emisyon faktörleri kullanılarak hesaplamaktadır.

Verilerin Hazırlanması

1. Çevresel Göstergeler

Sera Gazı Emisyonları

Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları ISO 14064-1'e uygun olarak, "Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Hesaplama ve Raporlama Standardı" çerçevesinde Operasyonel Kontrol Yaklaşımı esas alınmıştır. Bu yaklaşıma göre, şirketin operasyonel kontrolüne sahip olduğu tüm faaliyet alanları ve tesislerden kaynaklanan sera gazı emisyonları sistem sınırına dâhil edilmektedir.

Kapsam 1

Hesaplamalarda karbondioksit (CO2 ), metan (CH4 ) ve nitröz oksit (N2 O) eşdeğer emisyon faktörlerinden oluşan CO2 eşdeğeri faktörleri kullanılmıştır. Kullanılan emisyon faktörleri aşağıda detaylandırılmıştır. Küresel Isınma Potansiyeli (KIP), Brüt Kalorifik Değer ve Emisyon Faktörleri, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental Panel on Climate Change, IPCC1 ) 6. Değerlendirme Raporu'ndan alınmıştır. Elde edilen ton karbondioksit eşdeğeri (CO2 -e) değeri uygun katsayılarla çarpılarak hesaplanır.

Kapsam 2 – Konum Bazlı (tCO2 )

Konuma dayalı dolaylı CO2 salımları Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından yayımlanan Türkiye Elektrik Üretimi ve Elektrik Tüketim Noktası Emisyon Faktörleri Bilgi Formu'nda yer verilen şebeke emisyon faktörü (0,442 (tCO2 e/MWh) emisyon faktörü kullanılarak hesaplanmıştır.

Formül:

Emisyon Miktarı = Faaliyet Verisi × Emisyon Faktörü

Emisyon
Kaynağı
-
Kapsam
1
Brüt
Kalorifik
(TJ/Gg)
Referans
Motorin 43,33 IPCC 2006 Volume.2 Chapter.1 Table 1.2
LPG 47,31 IPCC 2006 Volume.2 Chapter.1 Table 1.2
Emisyon
Kaynağı

Kapsam
1
CO2
(kgCO2
/TJ)
CH4
(kgCH4
/TJ)
N2
O
(kgN2
O/TJ)
Referans
Doğalgaz (Sabit Yanma) 58.300 15 0,3 IPCC 2006, Vol.2, Ch.2, Table 2.4
Motorin (Sabit Yanma) 74.800 30 2 PCC 2006, Vol.2, Ch.2, Table 2.4
LPG (Sabit Yanma) 63.100 5 0,1 PCC 2006, Vol.2, Ch.2, Table 2.4
Motorin (Hareketli Yanma) 74.800 9,5 12 IPCC 2006, Vol.2, Ch.3, Table 3.2.1-3.2.3
Benzin (Hareketli Yanma) 73.300 86 24 IPCC 2006, Vol.2, Ch.3, Table 3.2.1-3.2.3
Yakıt
Türü
(Yanma
Türü)
CO2
tCO2
e/t
Referans
Asetilen (Sabit Yanma) 3,3846 Sitokiyometrik hesaplama
Emisyon
Kaynağı

Kapsam
2
Emisyon
Faktörü
(tCo2
e/MWh)
Referans
Türkiye Elektrik Enerjisi (Şebeke Kaynaklı) 0,442 ETKB-EVÇED-FRM-042 Rev.01

içermektedir

Corgon (Sabit Yanma) 1 %20 CO2

Formül:

Emisyon Miktarı = Faaliyet Verisi × Sızıntı Oranı x KIP

Emisyon
Kaynağı
-
Kapsam
1
KIP
(kgCO2
e/kg)
Referans
Soğutucu Gazlar-R407C 1.907,93 IPCC 6th Assesment Report
Soğutucu Gazlar-R410A 2.255,50 IPCC 6th Assesment Report
Soğutucu Gazlar-R22 1.960 IPCC 6th Assesment Report
Soğutucu Gazlar-R32 771 IPCC 6th Assesment Report
Soğutucu Gazlar-HFC-227ea 3.600 IPCC 6th Assesment Report
Yangın Tüpleri-CO
2
1 IPCC 6th Assesment Report

Kapsam 2 - Piyasa Bazlı (tCO2 e)

Kapsam 2 Emisyonu- Piyasa Temelli (tCO2 e)= (Faaliyet Verisi- Tedarik Edilen Yenilenebilir Enerji Miktarı (YEK-G)) x Emisyon Faktörü

Yeniden Görüş Beyanı

Doğrulanan verilerinin ölçülmesi ve raporlanması kaçınılmaz olarak bir dereceye kadar tahmin içerir. Şirketler seviyesinde veriler üzerinde %5'ten fazla bir değişiklik olduğu durumda, yeniden görüş beyanı düşünülebilir.

Raporlama döneminden sonraki olaylar

Raporlama döneminin bitiminden sonra ve bu belgenin yayınlanma onay tarihinden önce açıklanması gereken herhangi bir işlem, olay veya koşul gerçekleşmemiştir.

ANADOLU ISUZU OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VE BAĞLI ORTAKLIĞI TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI KAPSAMINDA SUNULAN BİLGİLER HAKKINDA BAĞIMSIZ DENETÇİNİN SINIRLI GÜVENCE RAPORU

Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Kurulu'na,

Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve bağlı ortaklığının ("hepsi birlikte "Grup" olarak adlandırılacaktır) 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 1 "Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler" ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 2 "İklimle İlgili Açıklamalar"a uygun olarak sunulan bilgiler ("Sürdürülebilirlik Bilgileri") hakkında sınırlı güvence denetimini üstlendik.

Güvence denetimimiz, önceki dönemlere ilişkin bilgileri ve Sürdürülebilirlik Bilgileri ile ilişkilendirilen diğer bilgileri (herhangi bir resim, ses dosyası, internet sitesi bağlantıları veya yerleştirilen videolar dâhil) kapsamamaktadır.

Sınırlı Güvence Sonucu

"Güvence sonucuna dayanak olarak yürütülen çalışmanın özeti" başlığı altında açıklanan şekilde gerçekleştirdiğimiz prosedürlere ve elde ettiğimiz kanıtlara dayanarak, Grup'un 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin, tüm önemli yönleriyle Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (''KGK'') tarafından 29 Aralık 2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ("TSRS")'na göre hazırlanmadığı kanaatine varmamıza sebep olan herhangi bir husus dikkatimizi çekmemiştir. Önceki dönemlere ilişkin bilgiler hakkında bir güvence sonucu açıklamamaktayız.

Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin Hazırlanmasında Yapısal Kısıtlamalar

Sürdürülebilirlik Bilgileri, 23. ila 27. sayfaları arasında yer alan "Metrikler ve Hedefler" başlığı altında açıklandığı üzere, bilimsel ve ekonomik bilgi eksikliklerinden kaynaklanan yapısal belirsizliklere maruz kalmaktadır. Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında bilimsel bilginin yetersizliği belirsizliğe yol açmaktadır. Ayrıca, gelecekteki muhtemel fiziksel ve geçiş dönemi iklim risklerinin olasılığı, zamanlaması ve etkilerine ilişkin veri eksikliği nedeniyle, Sürdürülebilirlik Bilgileri iklimle ilgili senaryolara dayalı belirsizlikler içermektedir.

Yönetimin ve Üst Yönetimden Sorumlu Olanların Sürdürülebilirlik Bilgileri'ne İlişkin Sorumlulukları

Grup Yönetimi aşağıdakilerden sorumludur:

  • · Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları esaslarına uygun olarak hazırlanması;
  • · Hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlıklar içermeyen Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hazırlanmasıyla ilgili iç kontrolün tasarlanması, uygulanması ve sürdürülmesi;
  • · İlaveten Grup Yönetimi uygun sürdürülebilirlik raporlama yöntemlerinin seçimi ve uygulanması ile koşullara uygun makul varsayımlar ve tahminler yapılmasından da sorumludur.

Üst Yönetimden Sorumlu olanlar, Grup'un sürdürülebilirlik raporlama sürecinin gözetiminden sorumludur.

ANADOLU ISUZU OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VE BAĞLI ORTAKLIĞI TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI KAPSAMINDA SUNULAN BİLGİLER HAKKINDA BAĞIMSIZ DENETÇİNİN SINIRLI GÜVENCE RAPORU

Bağımsız Denetçinin Sürdürülebilirlik Bilgilerinin Sınırlı Güvence Denetimine İlişkin Sorumlulukları

Aşağıdaki hususlardan sorumluyuz:

  • · Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlıklar içerip içermediği hakkında sınırlı bir güvence elde etmek için güvence çalışmasını planlamak ve yürütmek;
  • · Elde ettiğimiz kanıtlara ve uyguladığımız prosedürlere dayanarak bağımsız bir sonuca ulaşmak ve
  • · Grup yönetimine ulaştığımız sonucu bildirmek.
  • · Grup'un iç kontrolünün etkinliği hakkında bir güvence sonucu bildirmek amacıyla değil ama iç kontrol yapısını anlamak ve sürdürülebilirlik bilgilerinin hata ve hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerini tanımlamak ve değerlendirmek amacıyla risk değerlendirme prosedürleri yerine getirilmiştir.
  • · Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin önemli yanlışlık içerebilecek alanları belirlemek ve bu alanlara yönelik prosedürler tasarlanmış ve uygulanmıştır. Hile; muvazaalı işlemler, sahtekârlık, işlemlerin kasıtlı olarak kayda geçirilmemesi veya denetçiye kasten gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulması veya iç kontrolün ihlali gibi konuları içerebilmesi sebebiyle hile kaynaklı önemli bir yanlışlığı tespit edememe riski, hata kaynaklı önemli bir yanlışlığı tespit edememe riskinden daha yüksektir.

Yanlışlıklar hata veya hile kaynaklı olabilir. Yanlışlıkların, tek başına veya toplu olarak, Sürdürülebilirlik Bilgileri kullanıcılarının buna istinaden alacakları ekonomik kararları etkilemesi makul ölçüde bekleniyorsa bu yanlışlıklar önemli olarak kabul edilir.

Yönetim tarafından hazırlanan Sürdürülebilirlik Bilgileri hakkında bağımsız bir sonuç bildirmekle sorumlu olduğumuz için, bağımsızlığımızın tehlikeye girmemesi adına Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hazırlanma sürecine dâhil olmamıza izin verilmemektedir.

Mesleki Standartların Uygulanması

KGK tarafından yayımlanan Güvence Denetimi Standardı 3000 "Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Diğer Güvence Denetimleri" ve Sürdürülebilirlik Bilgileri'nde yer alan sera gazı emisyonlarına ilişkin olarak Güvence Denetimi Standardı 3410 "Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri" ne uygun olarak sınırlı güvence denetimini gerçekleştirdik.

Bağımsızlık ve Kalite Yönetimi

KGK tarafından yayımlanan ve dürüstlük, tarafsızlık, mesleki yeterlik ve özen, sır saklama ve mesleğe uygun davranış temel ilkeleri üzerine bina edilmiş olan Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar'daki (Bağımsızlık Standartları Dâhil) (Etik Kurallar) bağımsızlık hükümlerine ve diğer etik hükümlere uygun davranmış bulunmaktayız. Şirketimiz, Kalite Yönetim Standardı 1 hükümlerini uygulamakta ve bu doğrultuda etik hükümler, mesleki standartlar ve geçerli mevzuat hükümlerine uygunluk konusunda yazılı politika ve prosedürler dâhil, kapsamlı bir kalite yönetim sistemi sürdürmektedir. Çalışmalarımız, denetçiler ve sürdürülebilirlik ve risk uzmanlarından oluşan bağımsız ve çok disiplinli bir ekip tarafından yürütülmüştür. Grup'un iklim ve sürdürülebilirlikle ilişkili risk ve fırsatlarına yönelik bilgilerin ve varsayımların makuliyetini değerlendirmeye yardımcı olmak için uzman ekibimizin çalışmalarını kullandık. Verdiğimiz güvence sonucundan tek başımıza sorumluyuz.

ANADOLU ISUZU OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VE BAĞLI ORTAKLIĞI TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI KAPSAMINDA SUNULAN BİLGİLER HAKKINDA BAĞIMSIZ DENETÇİNİN SINIRLI GÜVENCE RAPORU

Güvence Sonucuna Dayanak Olarak Yürütülen Çalışmanın Özeti

Sürdürülebilirlik Bilgileri'nde önemli yanlışlıkların ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu belirlediğimiz alanları ele almak için çalışmalarımızı planlamamız ve yerine getirmemiz gerekmektedir.

Uyguladığımız prosedürler mesleki muhakememize dayanır. Sürdürülebilirlik Bilgileri'ne ilişkin sınırlı güvence denetimini yürütürken:

  • · Grup'un anahtar konumdaki kıdemli personeli ile raporlama dönemine ait Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin elde edilmesi için uygulamada olan süreçleri anlamak için görüşmeler yapılmış;
  • · Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgileri değerlendirmek ve incelemek için Grup'un iç dokümantasyonu kullanılmış;
  • · Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgilerin açıklanmasının ve sunumunun değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.
  • · Sorgulamalar yoluyla, Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hazırlanmasıyla ilgili Grup'un kontrol çevresi ve bilgi sistemleri konusunda kanaat edinilmiştir. Ancak, belirli kontrol faaliyetlerinin tasarımı değerlendirilmemiş, bunların uygulanmasıyla ilgili kanıt elde edilmemiş ve işleyiş etkinlikleri test edilmemiştir.
  • · Grup'un tahmin geliştirme yöntemlerinin uygun olup olmadığı ve tutarlı bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilmiştir. Ancak prosedürlerimiz, tahminlerin dayandığı verilerin test edilmesini veya Grup'un tahminlerini değerlendirmek için kendi tahminlerimizin geliştirilmesini içermemektedir.
  • · Grup'un sürdürülebilirlik raporlama süreçleriyle birlikte finansal olarak önemli olduğu tespit edilen risk ve fırsatların belirlenmesine ilişkin süreçler anlaşılmıştır.

Sınırlı güvence denetiminde uygulanan prosedürler, nitelik ve zamanlama açısından makul güvence denetiminden farklıdır ve kapsamı daha dardır. Sonuç olarak, sınırlı güvence denetimi sonucunda sağlanan güvence seviyesi, makul güvence denetimi yürütülmüş olsaydı elde edilecek güvence seviyesinden önemli ölçüde daha düşüktür.

PwC Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş.

Baran Yılmaz, SMMM Sorumlu Denetçi

İstanbul, 13 Ağustos 2025

İletişim

ANADOLU ISUZU OTOMOTİV SANAYİİ VE TİCARET A.Ş.

Merkez Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Balkan Caddesi No: 58 Buyaka, E Blok 34771 Tepeüstü/Ümraniye/İstanbul Fabrika Şekerpınar Mahallesi, Otomotiv Caddesi No: 2 41435 Çayırova/Kocaeli

T: +90 850 200 19 86 F: +90 262 658 85 69 E-posta: [email protected]

www.anadoluisuzu.com.tr

Sosyal Medya

https://www.facebook.com/AnadoluIsuzu/ https://twitter.com/AnadoluIsuzu https://tr.linkedin.com/company/anadolu-isuzu https://www.instagram.com/anadoluisuzu/ https://www.youtube.com/user/IsuzuTR

TSRS danışmanlığı, içerik geliştirme, Türkçe ve İngilizce editörlük, tasarım

Talk to a Data Expert

Have a question? We'll get back to you promptly.