Environmental & Social Information • Jul 30, 2025
Environmental & Social Information
Open in ViewerOpens in native device viewer



Bu raporda yer alan iklim değişikliğiyle bağlantılı konsolide açıklamalar, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (Şirket) ve bağlı ortaklıkları (Hep birlikte "Grup" olarak anılacaktır.) için hazırlanmış olup Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na
(TSRS) uygun şekilde sunulmuştur. Rapor, KGK'nın belirlediği standart çerçevesinde Yönetişim, Strateji, Risk Yönetimi, Metrikler ve Hedefler olmak üzere dört temel kategori çerçevesinde raporlanması beklenen bilgileri içermektedir.
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ("Yapı Kredi", "Şirket" veya "Banka"), Türkiye'de kurulmuş ve Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören halka açık bir Şirkettir. Bu rapor, 1 Ocak - 31 Aralık 2024 finansal raporlama dönemini esas alarak TSRS'ye uygun olarak hazırlanmıştır. Bu açıklamalar, 29 Aralık 2023 itibarıyla Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 1 Ocak 2024'ten itibaren başlayan yıllık dönemler için geçerli olan TSRS'ye dayanmaktadır.
TSRS, KGK tarafından yayımlanan iki sürdürülebilirlik standardına ve sektör bazlı uygulamaya yönelik rehbere atıfta bulunur:
Yapı Kredi, raporun oluşturulması sürecinde TSRS 2'nin Sektör Bazlı Uygulanmasına İlişkin Rehberleri'nin tamamını değerlendirmiştir. Raporda TSRS 1 Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler ve TSRS 2 İklimle İlgili Açıklamalar doğrultusunda, genel amaçlı finansal rapor kullanıcıları açısından işletmeye kaynak sağlama kararı verirken faydalı olacak, Yapı Kredi'nin kısa, orta veya uzun vadede nakit akışlarını, finansmana erişimini veya sermaye maliyetini etkilemesi makul ölçüde beklenebilecek iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlarına ilişkin bilgiler açıklanmaktadır.
Yapı Kredi'nin iklim değişikliğiyle bağlantılı belirlediği risk ve fırsatlarının finansal etkisinin büyüklüğü, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) konsolidasyonu kapsamında vergi öncesi kârın (VÖK) finansal raporlamada belirlenen yüzdesel oranı üzerinden değerlendirilmektedir. Bu değer, nicel değerlendirmelerde etki düzeyinin sınırlarını tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır.
Yapı Kredi'nin gelecekteki finansal yeterliliğini etkilemesi makul ölçüde beklenebilecek iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlar, belirlenen önemlilik seviyeleri doğrultusunda raporun temel içeriğini oluşturan "Strateji" ve "Risk Yönetimi" bölümlerinde paylaşılmaktadır. Bu rapor, Yapı Kredi Yönetim Kurulu tarafından onaylanmıştır. Raporda paylaşılan finansal ve finansal olmayan bilgiler, doğrulanabilir, zamanında sunulmuş ve anlaşılabilir olma niteliklerine sahip olup TSRS'de belirtilen kavramsal temellerle ve ilkelerle uyumlu olarak gerçeğe uygun şekilde sunulmuştur.

Bu raporda yer alan iklim değişikliğiyle bağlantılı açıklamalar, Yapı Kredi ve tüm bağlı ortaklıklarını kapsamakta olup, BDDK tarafından yayımlanan muhasebe ve raporlama esaslarına göre hazırlanmış 31 Aralık 2024 tarihli konsolide finansal tablolar ile tutarlı şekilde değerlendirilmelidir. Rapor, 1 Ocak 2024 – 31 Aralık 2024 dönemini kapsayan 12 aylık konsolide finansal tabloların raporlama dönemi ile uyumludur. İlgili finansal döneme ait bilgilere Yapı Kredi 2024 hesap dönemine ait konsolide finansal tabloları üzerinden ulaşılabilmektedir. Yapı Kredi tarafından yayımlanan farklı raporlar arasında tutarlılığı sağlamak amacıyla, bu raporda sunulan iklim değişikliğiyle bağlantılı finansal açıklamalarda 2024 yılına ait finansal raporlarla aynı veri setleri ve varsayımlar kullanılmıştır. Bu kapsamda, sürdürülebilirlik verileri ile finansal bilgiler arasında uyum sağlamak adına finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan ve buna karşılık gelen veri, varsayımlar ile tutarlı yöntemler, tahminler ve para birimi olarak Türk lirası (TL) esas alınmıştır.
TSRS 2 çerçevesinde, iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin finansal etkilerin değerlendirilmesinde kullanılan varsayımlar, raporlama tarihinde elde edilebilen makul ve desteklenebilir bilgiler doğrultusunda belirlenmiştir. Ancak, bu etkilerin bazıları için yüksek ölçüm
belirsizliği bulunması nedeniyle nicel bilgi sunulmasının rapor kullanıcıları tarafından faydalı olmayacağı değerlendirilmiş, nicel bilgi sağlanamayan durumlarda nitel açıklamalara yer verilmiştir.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 29 Aralık 2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları doğrultusunda zorunlu sürdürülebilirlik güvence denetimi kapsamında Güney Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. (EY) tarafından GDS 3000 "Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri" ve GDS 3410 "Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri" standartları kapsamında sınırlı güvence denetimine tabi tutulmuş ve sınırlı bağımsız güvence beyanına raporun "Ekler" bölümünde yer verilmiştir.
Yapı Kredi, TSRS 1'de belirtilen E3, E4, E5 ve E6 maddeleri ile TSRS 2'de belirtilen C3, C4.a ve C4.b maddeleri kapsamında geçiş muafiyetlerinden yararlanmaktadır.
TSRS 1 E3 ve TSRS 2 C3: Yapı Kredi, raporda sadece ilgili raporlama dönemine ait bilgilere yer vermektedir.
TSRS 1 E4: Yapı Kredi, TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu'nu, 2025 yılının Temmuz ayında 1 Ocak 2024 – 31 Aralık 2024 dönemine ait finansal tablolarını kamuya açıkladıktan sonra yayımlamaktadır.
sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin bilgi paylaşmamaktadır.
TSRS 2 C4.a: Yapı Kredi, raporlama dönemi için sera gazı emisyonlarını ISO 14064-1:2018 Standardı'na uygun olarak hesaplamış ve üçüncü taraflara doğrulatmıştır.
TSRS 2 C4.b: Yapı Kredi, raporlama dönemi için finanse edilen emisyonlarına ilişkin ilave bilgileri de içeren Kapsam 3 emisyonlarını bu raporda açıklamamaktadır.
Yapı Kredi, sera gazı emisyonlarının raporlanması için organizasyonel sınırlarını belirlerken operasyonel kontrol yaklaşımını kullanmıştır. Bu yaklaşıma göre, operasyonel kontrolü bulunan bağlı ortaklıklarının sera gazı emisyonları ve bu bağlı ortaklıklarının iştirakleri de özkaynak yöntemine göre emisyon envanterine dâhil edilmiştir.

Yapı Kredi, 1944 yılında Türkiye'nin perakende bankacılık odaklı ilk ulusal çaplı özel bankası olarak kurulmuştur. 2006 yılında, Yapı Kredi ve Koçbank'ın aynı alanda faaliyet gösteren bağlı ortaklıkları da dâhil olmak üzere yasal birleşmesi gerçekleşmiştir. Banka'nın %20,22 oranındaki hissesi Koç Holding A.Ş.'ye ait olup, %40,95 oranındaki hissesi, hisselerinin %100'ü Koç Grubu'na ait olan Koç Finansal Hizmetler'e (KFS) aittir. %38,83 oranındaki pay ise halka açık olup Borsa İstanbul'da işlem görmektedir.
Yapı Kredi faaliyetlerini bireysel bankacılık (ödeme sistemleri, işletme bankacılığı, özel bankacılık ve varlık yönetimi birimlerini içermektedir), ticari ve
KOBİ bankacılığı ve kurumsal bankacılık iş kolları altında yürütmektedir. Banka'nın operasyonları; portföy yönetimi, yatırım, finansal kiralama ve faktoring alanlarında faaliyet gösteren yurt içi bağlı ortaklıkları ile Hollanda, Azerbaycan ve Almanya'daki yurt dışı bağlı ortaklıkları tarafından desteklenmektedir.
Banka, Türkiye'nin tüm bölgelerini kapsayan 772 şube ve 14 binin üzerinde çalışanı ile müşterilerine hizmet vermektedir. Yapı Kredi'nin, ürün ve hizmetleri, 5.768 ATM, yenilikçi internet bankacılığı, öncü mobil bankacılığı, çağrı merkezleri ve 1,4 milyondan fazla POS terminali içeren gelişmiş alternatif dağıtım kanallarından da sunulmaktadır.
TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu'nda yapılan açıklamalar, Yapı Kredi ile tam konsolidasyona tabi bağlı ortaklıkları kapsamaktadır. Bağlı ortaklıklar arasında yer alan Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Tic. ve San. A.Ş., Yapı Kredi Finansal Teknolojiler A.Ş., Enternasyonal Turizm Yatırım A.Ş. ve Yapı Kredi Teknoloji A.Ş. tam konsolidasyona dâhil olmamaları nedeniyle TSRS açıklamalarının dışında bırakılmıştır. Ayrıca, Yapı Kredi Diversified Payment Rights Finance Company, yapılandırılmış bir işletme olması nedeniyle kapsam dışında tutulmuştur. Bununla birlikte, Banque de Commerce et de Placements S.A. ve Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. gibi iştirak niteliğindeki şirketler dışındaki tüm tüzel yapılar için bağlı ortaklık ifadesi kullanılmış; bu şirketlerin yönetişim süreçlerine ilişkin bilgiler ilgili bölümlerde ayrıca açıklanmıştır.
| Rapor Hakkında | |
|---|---|

Konsolidasyona dâhil edilen bağlı ortaklıkların Şirket'in sermayedeki payları tabloda yer almaktadır.
| Ticaret Ünvanı | Şirketin Sermayedeki Payı (%) | Ortaklık Yapısı |
|---|---|---|
| Yapı Kredi Faktoring A.Ş. | 99,96 (Doğrudan + dolaylı sahiplik oranı) |
Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. | 99,99 | Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. | 99,98 | Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Portföy Yönetimi A.Ş. | 99,95 (Doğrudan + dolaylı sahiplik oranı) |
Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Bank Nederland N.V. | 100 (Doğrudan + dolaylı sahiplik oranı) |
Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Bank Azerbaycan | 100 (Doğrudan + dolaylı sahiplik oranı) |
Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Bank Deutschland OHG* | 100 (Dolaylı sahiplik oranı) |
Bağlı Ortaklık |
| Yapı Kredi Holding B.V. | 100 | Bağlı Ortaklık |
*Banka, Yapı Kredi Bank Deutschland OHG'nin ortakları olan Yapı Kredi Deutschland GmbH ve Yapı Kredi Beteiligungsgesellschaft mbH'nin hisselerinin tamamına sahiptir.
| Rapor Hakkında | ||
|---|---|---|

Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı finansal açıklamalarını hazırlarken kendi faaliyetlerinin yanı sıra, bağlı ortaklıklarını içeren tüm değer zincirini hesaba katmıştır. Yapı Kredi ve tüm bağlı ortaklıklarının direkt operasyonları, yukarı yönlü ve aşağı yönlü değer zinciri raporlamaya dâhil edilmiştir.
| Yukarı Yönlü Değer Zinciri | Doğrudan Operasyonlar | Aşağı Yönlü Değer Zinciri |
|---|---|---|
| Sermaye Sahipleri | Çalışanlar | Bireysel Bankacılık Müşterileri |
| ↗ Koç Holding |
↗ Genel Yönetim |
↗ Bireysel mevduat işlemleri |
| ↗ Koç Finansal Hizmetler |
↗ Çalışanlar |
↗ Krediler (Taşıt kredileri, konut kredileri) |
| ↗ Şube personeli |
↗ Bankasürans (sigorta ve bireysel emeklilik ürünleri) |
|
| Yatırımcılar | ↗ Dijital ve mobil bankacılık işlemleri |
|
| ↗ STEP programı katılımcıları |
||
| ↗ Bireysel yatırım ürünleri (fon/ETF) |
||
| Tedarik Zinciri | Bağlı Ortaklıklar ve İştirakler | Kurumsal ve Yatırım Bankacılığı Müşterileri |
| Kâğıt, Plastik ve ATM Donanım Tedarikçileri | ↗ Yapı Kredi Faktoring A.Ş. |
Sınır Ötesi Bankacılık |
| ↗ POS cihazı, kart üretimi, ATM donanım sağlayıcıları |
↗ Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. |
↗ Yurt dışı yatırımcıları |
| ↗ Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. |
||
| BT ve Dijital Altyapı Tedarikçileri | ↗ Yapı Kredi Portföy Yönetimi A.Ş. |
Proje ve yapılandırılmış finansman |
| ↗ Sunucu, yazılım, veri güvenliği, bulut çözümleri (yerli/yabancı firmalar) |
↗ Yapı Kredi Bank Nederland N.V. |
↗ Finansal danışmanlık hizmetleri |
| ↗ Yapı Kredi Bank Azerbaycan |
↗ Sürdürülebilir finansman |
|
| Ofis ve Fiziksel Altyapı Sağlayıcıları | ↗ Yapı Kredi Bank Deutschland OHG |
↗ Yenilenebilir enerji proje finansmanı |
| ↗ Bina yönetimi, elektrik, su, iklimlendirme sistemleri |
↗ Yapı Kredi Holding B.V. |
|
| Yatırım Bankacılığı | ||
| Enerji Tedarikçileri | ↗ Kurumsal finansman danışmanlığı (Birleşme ve devralma hizmetleri) |
|
| ↗ Şubeler ve genel müdürlük için kullanılan elektrik, doğalgaz tedarikçileri |
↗ Sermaye yönetimi danışmanlığı (refinansman ve satın alım finansmanı danışmanlığı |
|
| Finans Kuruluşları ve Kreditörler | Kurumsal Yönetişim Yapısı | Ticari Bankacılık ve KOBİ Bankacılığı Müşterileri |
| ↗ Kalkınma bankaları tarafından sağlanan yeşil finansman paketleri |
↗ Yönetim Kurulu |
↗ Finansman, kredi ve fon kullandırımı |
| ↗ Uluslararası finansman sağlayıcıları |
↗ İcra Kurulu |
↗ Ticari kartlar |
| ↗ Tematik krediler dâhil olmak üzere kredi veren kuruluşlar |
↗ Yönetim Kurulu'na bağlı Denetim Komitesi, Risk Komitesi, Kredi |
↗ Nakit yönetimi |
| (IFC Blue Loan) | Komitesi, Ücretlendirme Komitesi | ↗ Dış ticaret finansmanı |
| ↗ Yenilenebilir enerji projeleri için uluslararası standartlarla uyumlu |
↗ Sürdürülebilirlik Komitesi |
↗ E-ihracat ve e-ticaret desteği verilen KOBİ'ler |
| kaynak tahsisi | ↗ Sürdürülebilirlik Birimi ve Çalışma Grupları |
↗ Teminat mektupları |
| Sendikasyon Kredileri ve Sürdürülebilirlik Bağlantılı Dış Fonlama | BT Altyapısı ve Veri Merkezleri | Dijital Bankacılık Kullanıcıları |
| ↗ Bilanço dışı sermaye erişimi; sürdürülebilirlik taahhütleriyle |
↗ Enerji tüketimi |
↗ Mobil uygulama |
| ilişkilendirilen kredi yapıları | ↗ Soğutma sistemleri |
↗ İnternet bankacılığı |
| ↗ Veri güvenliği |
↗ e-fatura/e-hesap gibi dijital süreçlerle katılım |
*İklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların yoğunlaştığı değer zinciri unsurları, koyu renkli olarak yazılmıştır.
| Rapor Hakkında | ||
|---|---|---|

| Yukarı Yönlü Değer Zinciri | Doğrudan Operasyonlar | Aşağı Yönlü Değer Zinciri |
|---|---|---|
| Regülatörler ve Denetleyici Kuruluşlar | Dijital Operasyon Altyapısı | Emeklilik ve Varlık Yönetimi Müşterileri |
| ↗ BDDK, SPK, Borsa İstanbul, TCMB, KGK, MASAK |
↗ Mobil bankacılık |
↗ Allianz Yaşam ve Emeklilik |
| ↗ Yapay zekâ sistemleri |
↗ Yapı Kredi Portföy üzerinden BES, ÇSY fonları |
|
| ↗ Veri işleme süreçleri |
↗ Yatırım danışmanlığı |
|
| Ticaret Odaları ve Birlikler | İklim ve Çevresel Yönetim Sistemleri | İşletme Bankacılığı Müşterileri |
| ↗ ICC, IIF, TBB, TKYD ,TSPB, TÜYİD |
↗ ISO 14001 ve çevre yönetimi uygulamaları |
↗ Açık Bankacılık müşterileri (mobil ve internet bankacılığı kanallarını |
| ↗ ISO 14064-1 |
kullanan tüzel müşteriler) | |
| Sürdürülebilirlik Alanındaki Üyelikler ve Desteklenen Kuruluşlar | ↗ ISO 50001 ve enerji verimliliği uygulamaları |
↗ Meslek gruplarına özel hizmet verilen müşteri grupları (Kadın |
| ↗ UNEP FI, UN PRB, NZBA, SBTi, FfB Foundation, ERTA, FODER, |
↗ ISO 14046 ve su verimliliği uygulamaları |
girişimciler, eczacılar, avukatlar, restoran ve kafe sahipleri, esnaf ve |
| Global Compact Türkiye, TCFD, SKD, WEPs | şahıs işletme sahipleri gibi) | |
| ↗ Tarım Bankacılığı müşterileri |
||
| Eğitim ve Danışmanlık ve Denetim Kurumları | Kredi ve Risk Değerlendirme Sistemleri | Sürdürülebilirlik Temalı Ürün ve Hizmet Kullanıcıları |
| ↗ Teknik eğitim |
↗ ÇSRD sistemi |
↗ Çatı Üstü Güneş Enerji Sistemleri Finansal Kiralama |
| ↗ Sürdürülebilirlik danışmanları |
↗ İçsel kredi derecelendirme modelleri |
↗ Doğa Dostu Mortgage |
| ↗ Yasal uyum danışmanları |
↗ Sürdürülebilirlik temalı fonlar |
|
| ↗ Denetim firmaları |
↗ Sürdürülebilir kredi formatında sendikasyon kredileri |
|
| Sürdürülebilirlik Endeksleri ve Derecelendirmeleri | Temel Bankacılık Hizmetleri | Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi Müşterileri |
| ↗ Sustainalytics, MSCI, CDP, S&P Global, Sustainable Fitch, |
↗ Kredi, mevduat, ödeme sistemleri |
↗ Yüksek gelir grubu için varlık yönetimi |
| ISS ESG, FTSE4Good, Bist Sürdürülebilirlik Endeksi, Bloomberg | ↗ Özel portföy danışmanlığı |
|
| Cinsiyet Eşitliği Endeksi | ↗ Yapı Kredi Portföy çatısı altında sunulan yatırım fonları |
|
| ↗ ISO, LEED, IREC ve Karbon Nötr Sertifikaları |
↗ Sermaye piyasası işlemleri |
|
| STK İş Birlikleri | Şubeler ve ATM Ağı | Medya |
| ↗ İnsan hakları, iklim ve çevre, finansal kapsayıcılık gibi alanlarda faaliyet |
↗ Türkiye genelinde yaygın şube ve ATM ağı |
↗ Dijital ve geleneksel medya organları |
| gösteren sivil toplum kuruluşları | ||
| ↗ STEP programı bünyesindeki sivil toplum kuruluşları |

Yapı Kredi'nin sürdürülebilirlik yönetişimi, sadece Banka'nın operasyonlarıyla sınırlı kalmayıp, tam konsolidasyona dâhil edilen bağlı ortaklıklarını da kapsamaktadır. Grup genelinde sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği ile bağlantılı konular, ortak stratejiler doğrultusunda ele alınmakta; bu sayede sürdürülebilirliğe ilişkin karar alma süreçlerinde bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir.
Yönetim Kurulu, Yapı Kredi ile tüm bağlı ortaklıklarının sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı konular kapsamında alınan stratejik kararlar ve uygulamalarda aynı esasları benimsemesini gözetmektedir. Yönetim Kurulu, Grup bünyesindeki bağlı ortaklıklar tarafından uygulanan ilkelerin Banka ilkeleri ile uyumunu gözetmektedir. Yönetim Kurulu, yalnızca Banka'nın ekonomik performansını değil, aynı zamanda çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansının iyileştirilmesini; sürdürülebilirlik performansının düzenli olarak gözden geçirilmesini ve denetlenmesini de sağlamaktan sorumludur. Yönetim Kurulu, Banka ve bağlı ortaklıklarının maruz kalabileceği sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı riskleri ve fırsatları konu alan politika ve prosedürleri onaylamakta ve etkinliğini izlemektedir. Yönetim Kurulu, İSEDES Raporu'nun müzakere edilmesinden ve nihai şekliyle onaylanmasından sorumludur.

YAPI KREDI SÜRDÜRÜLEBILIRLIK YÖNETIŞIMI

Yapı Kredi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı stratejisini, Sürdürülebilirlik Komitesi ve ona bağlı alt çalışma grupları aracılığıyla yönetmektedir. Sürdürülebilirlik Komitesi, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesinin başkanlığında, Genel Müdür Yardımcıları, Bankacılık Operasyonları Yönetimi ve Kurumsal İletişim Yönetimi olmak üzere çeşitli yönetim birimlerini temsil eden toplam 12 üyeden oluşmaktadır. Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların yönetimine ilişkin süreçler Komite tarafından yürütülmekte olup, Komite'nin görev ve sorumlulukları Banka Genel Yönetmeliği'nde belirtilmiştir. Sürdürülebilirlik Komitesi'nin başlıca faaliyetleri, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların belirlenmesi, sürdürülebilirlik ve iklim stratejisinin oluşturulması, iş süreçlerine entegrasyonu ve performans takibinden oluşmaktadır.
Sürdürülebilirlik Komitesi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların iş modeli ve değer zinciri üzerindeki etkilerini izlemek ve değerlendirmek için yılda en az iki kez toplanmakta, gerçekleştirdiği çalışmalarını her yıl düzenli olarak İcra Komitesi'ne ve Yönetim Kurulu'na sunmaktadır. Söz konusu toplantılarda, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlar doğrultusunda oluşturulan stratejik hedefler, çalışmaların etkinliği ve sürekli gelişime yönelik aksiyonlar değerlendirilmektedir. Kendi alanında uzman temsilcilerden oluşan bağlı ortaklıkların sürdürülebilirlik temsilcileri, kurumsal yönetim kültürü kapsamında Sürdürülebilirlik Komitesi'ne gözlemci olarak katılan üyeler arasında yer almaktadır. Bağlı ortaklıkların yönetişim organları, Banka'nın net-sıfır stratejisi başta olmak üzere sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularındaki hedefleri takip ederek bağlı ortaklıkları etkileyen operasyonları yönlendirmek ve iyi uygulamalarını paylaşmak gibi sorumlulukları bulunmaktadır.
Banka'nın sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı karşılaşabileceği risk ve fırsatların izlenmesi, Sürdürülebilirlik Komitesi koordinasyonunda yürütülmektedir. Sürdürülebilirlik Komitesi, yüksek öneme sahip risk ve fırsatlara ilişkin çalışmaları Denetim Komitesi'nin gündemine taşıyabilmektedir.
Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı konular Banka içerisinde düzenli olarak gerçekleştirilen denetim süreçlerine tabi tutulmakta ve Denetim Komitesi tarafından gözetimi yapılmaktadır. Denetim Komitesi üç ayda bir veya Banka'nın ihtiyaçları doğrultusunda bir araya gelmekte ve en az altı ayda bir Yönetim Kurulu'na raporlama yapmaktadır. İklim değişikliğiyle bağlantılı risklere yönelik oluşturulan hedeflere yıl içerisinde en az bir kez bu raporlarda yer vermektedir. Bu sayede Denetim Komitesi, iklim değişikliğiyle bağlantılı hedeflere yönelik ilerlemelerin, raporlama süreçlerinin ve risk yönetimi uygulamalarının bütünsel şekilde izlenmesini sağlamaktadır.
Yapı Kredi'de Finanse Edilmeyen Faaliyetler (FEF) listesine girmeyen, yatırım tutarı 10 milyon ABD doları üzeri olan yatırım ve proje finansmanı kredi talepleri, Kredilendirme Faaliyetlerinin Çevresel ve Sosyal Risklerinin Tespiti Prosedürü'ne bağlı olarak çevresel ve sosyal risk değerlendirmesine tabi tutulmaktadır. Çevresel ve Sosyal Risk Değerlendirme (ÇSRD) sistemi, Krediler Yönetimi altında yer alan uzman bir kadro tarafından yürütülmektedir. Sürdürülebilirlik Komitesi üyesi olan Krediler Genel Müdür Yardımcısı, sistemin yönetiminden sorumludur.

ÇSRD sisteminin etkinliği, gerçekleştirilen iç denetimlerin yanı sıra, kredi portföy yöneticileri başta olmak üzere, modelin uygulanmasından sorumlu olan tüm ekiplere düzenli olarak verilen eğitimler aracılığıyla yakından takip edilmektedir. ÇSRD sisteminin Kredi ve Sürdürülebilirlik Komiteleri'ne raporlanması adımlarında iyileştirme ve geliştirmeler yapılarak üst yönetimin sistem üzerindeki denetimi artırılmıştır. Bu kapsamda, kurumsal ve ticari iş kollarından gelen, kaynak ve hizmet sunulan, yatırım tutarı 10 milyon ABD doları ve üzeri olan tüm yeni yatırım ve proje finansmanı projeleri için geçerli olan ÇSRD sistemi değerlendirme sonuçları, Kredi Komitesi ile paylaşılmakta ve gözden geçirilmektedir.
Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların gözetiminde yer alan komiteler arasında Krediler, Uyum, İç Kontrol ve Risk Yönetimi gibi kritik fonksiyonların yer alması, söz konusu çalışmaların Banka'nın genel risk yönetimi, iç kontrol sistemleri ve uyum süreçleriyle bütünleştirilmesine katkı sağlamaktadır.
Kurumsal İletişim Yönetimi'ne bağlı olarak görev yapan Sürdürülebilirlik Birimi, Yapı Kredi'nin sürdürülebilirlik alanındaki strateji ve politikalarının hayata geçirilmesi için Banka genelinde koordinasyonu sağlamaktadır. Birim; Banka'nın sürdürülebilirlik hedef ve performanslarını takip etmek, Sürdürülebilirlik Komitesi'ne bağlı çalışma gruplarını koordine etmek, sürdürülebilirlik trendleri ve gündemine yönelik Komite'ye ve çalışma gruplarına öneri getirmek, Banka'da sürdürülebilirlik alanındaki veri konsolidasyonunu sağlamak ve sürdürülebilirlik iletişimini yürütmekten sorumludur. Sürdürülebilirlik Birimi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara yönelik süreçlerde kaydedilen gelişim ve performansı ve bu alanlardaki güncel gelişmeleri Sürdürülebilirlik Komitesi'ne aktarmaktadır.
Risk Yönetimi Birimi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara yönelik süreçlere Sürdürülebilirlik Birimi ile koordineli şekilde katılım sağlamaktadır. İklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlar, potansiyel finansal büyüklük ve gerçekleşme olasılığına göre Finans ve Risk Yönetimi ekiplerinin katılımıyla detaylı bir şekilde ele alınarak önceliklendirilmektedir. İklim değişikliğiyle bağlantılı risklere ilişkin bilgiler içeren İSEDES Raporu, Risk Yönetimi Birimi'nin koordinasyonunda, Banka'nın ilgili tüm birimlerinin katılımıyla hazırlanmakta olup, yılda bir kez Yönetim Kurulu'na sunulmaktadır.

Sürdürülebilirlik Komitesi'ne bağlı faaliyet gösteren İnsan ve Toplum, İklimle İlgili Risklerin Yönetimi, Net Sıfır, Sürdürülebilir Finans ve Sürdürülebilir Operasyonlar çalışma grupları; sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara yönelik projelerin hayata geçirilmesinden sorumludur. İlgili risk ve fırsatlara ilişkin alınan kararlar ve hazırlanan aksiyon planları, çalışma grupları seviyesinde belli periyotlarda gerçekleştirilen düzenli toplantılar aracılığıyla takip edilmektedir. Çalışma grupları tarafından yürütülen projeler, sürdürülebilirlik alanındaki düzenlemeler, piyasa eğilimleri ve iyi uygulamalar, Sürdürülebilirlik Komitesi tarafından yılda bir kez İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu'na raporlanmaktadır. Sürdürülebilirlik Komitesi'ne gözlemci olarak katılan bağlı ortaklıkların sürdürülebilirlik temsilcileri, alınan kararları ve toplantı çıktılarını kendi üst yönetimlerine aktarmakta ve Banka tarafından alınması tavsiye edilen aksiyonlarla ilgili iş birimlerini bilgilendirmektedir.
Çalışma Grubu, yasal raporlamalar ve mevzuat kapsamında iklim riski ile bağlantılı çalışmaların yapılması, ekonomik sermaye, İSEDES ve stres testlerine iklim risklerinin entegre edilmesi ve iklim riski ile ilişkili risk iştahı metriklerinin belirlenmesi, takibi, raporlanması süreçlerinde görev almaktadır.
Çalışma Grubu, sürdürülebilirlik ve iklim ile ilişkili konularda organizasyon ihtiyaçlarının belirlenmesi, insan kaynağına ilişkin sürdürülebilirlik stratejisinin belirlenmesi ve sürdürülebilirlik konularının performans metriklerinde ele alınması görevlerini üstlenmektedir.
Banka'nın finanse edilen emisyon azaltım hedefleri ve bu hedefler doğrultusunda geliştirilen Net-Sıfır Yol Haritası'nın uçtan uca hayata geçirilmesi ve uygulanması, bu hedeflerin takibi ve kredi karar destek mekanizmalarına entegre edilmesinden sorumludur.
Bankanın sürdürülebilirlik bağlantılı fonlara erişiminin artırılması için ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, yeşil ve sürdürülebilir finansman fırsatları için uygun portföyün yaratılması görevlerini üstlenmektedir.
Banka'nın operasyonel kaynaklı emisyon hedeflerini gerçekleştirmek ve diğer çevresel etkilerini minimize etmek amacıyla projeler geliştirilmesi ve sürdürülebilirlik odaklı tedarik zinciri yönetimi için strateji ve aksiyonların hayata geçirilmesinden sorumludur.

Banka'nın sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı konularda yürüttüğü çalışmalar, vermiş olduğu ulusal ve uluslararası taahhütlerle bağlantılı olup, aynı zamanda Banka'nın çevresel ve sosyal konulara ilişkin oluşturduğu Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi Politikası, Ücretlendirme Politikası ve Çevre, Enerji ve Su Politikası ile uyumlu olarak yürütülmektedir.
Sürdürülebilirlik Komitesi ve çalışma gruplarının iklim değişikliğiyle bağlantılı konuların yönetiminde kılavuz olarak kullandığı Net-Sıfır Yol Haritası ve Çevre, Enerji ve Su Politikası'nda iklim risklerine ilişkin taahhütler yer almaktadır.
Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların gözetiminde yukarıda belirtilen politikalara ek olarak TSRS kapsamında oluşturulan Risk ve Fırsat Envanteri ile Banka'nın Net-Sıfır Yol Haritası esas alınmaktadır.
Yönetim Kurulu, farklı deneyim ve yeteneklere sahip üyelerden oluşmaktadır. Banka bünyesinde sürdürülebilirlikle ilgili görev üstlenen üst düzey yöneticiler, yalnızca iç uygulamalarla sınırlı kalmamakta; küresel düzeyde sürdürülebilirlik ve iklim politikalarının şekillendiği önemli platformlarda aktif rol almaktadır. Üst düzey yöneticiler, güncel politika çerçevelerini ve küresel eğilimleri takip etmeye yönelik etkinliklere katılım sağlamakta ve sürdürülebilirlik ve iklim konularında yetkinliklerini geliştirmektedir.
Sürdürülebilirlik Komitesi üyeleri arasında bulunan Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü, Banka'nın Karbon Dönüşüm Lideri görevini üstlenmekte olup, sürdürülebilirlik konusunun iletişimi ile ilgili bir yükseköğretim kurumunda ders vermektedir.
Ayrıca, Sürdürülebilirlik Birimi Yöneticisi; Fitch Sustainability Breakfast İstanbul 2024 etkinliğinde konuşmacı olmuş, 2024 yılında Azerbaycan'da düzenlenen COP29'a Yapı Kredi'yi temsilen katılım göstermiştir. Bununla birlikte, BDDK, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliğinde düzenlenen "Türk
Bankacılık Sektöründe İklim Stratejisi" başlıklı semineri ve "Climate Transition Planning Masterclass Series" çalıştayına Banka'nın ilgili temsilcileri katılım göstermiştir. Bu çalıştayda; iklim stratejisinin temel unsurları ve önceliklendirme, çok yıllı planlama ve bütçeleme, yeni yeşil ürünlerin geliştirilmesi ve paydaş katılımı gibi konular ele alınmış; ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından vaka analizleri ve uygulamalı örneklerle katılımcıların yetkinliklerinin artırılması hedeflenmiştir. Bu katılım ve iş birliği süreçleri, yalnızca kurumsal temsiliyetle sınırlı kalmayıp, sürdürülebilirlik stratejilerinin denetimi ve uygulanmasında görev alan profesyonellerin yetkinliklerinin artırılmasına katkı sağlamaktadır.
Komite üyelerinin yetkinlikleri, görev tanımları ve sorumluluk alanları doğrultusunda düzenli aralıklarla gözden geçirilmekte; eğitim, çalıştay, teknik danışmanlık gibi kapasite geliştirme yöntemleriyle desteklenmektedir. Bu süreçler, Sürdürülebilirlik Komitesi Çalışma Esasları kapsamında ve Yönetim Kurulu'nun gözetiminde yürütülmektedir. Ayrıca, Yapı Kredi Akademi platformu üzerinden tüm çalışanlar genel sürdürülebilirlik eğitiminden faydalanabilmektedir. Bağlı ortaklıkların sürdürülebilirlik temsilcileri, Yapı Kredi liderliğinde gerçekleştirilen bu çalışmalara katılım sağlamaktadır.

İklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara yönelik nihai gözetim yetkisine sahip Yönetim Kurulu ve Sürdürülebilirlik Komitesi başta olmak üzere, ilgili yönetişim yapısına geçmiş yıllardan itibaren düzenli olarak değerlendirme ve denetim süreçlerini destekleyici eğitimler sunulmaktadır. Ayrıca, bu alanda görev ve sorumluluğu bulunan çalışanlara, iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların tespiti, analizi ve yönetimine yönelik kapsamlı kapasite geliştirme programları uygulanmaktadır. Bu kapsamda, iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara karşılık vermek üzere, Sürdürülebilirlik Komitesi ve ilgili ekiplere "Bankacılık Sektöründe İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Finans" başlıklı bir eğitim verilmiştir. İki gün süren eğitimin ilk gününde iklim değişikliği ve sürdürülebilir finans kavramları üzerinden kavramsal çerçeve oluşturulmuş, ikinci gün gerçekleşen oturumda ise iklim senaryo analizleri doğrultusunda iklim değişikliği ile bağlantılı riskler ve fırsatların belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik çalıştay
Yönetim Kurulu üyelerinin yetkinliklerine ilişkin özet bilgiler, aşağıdaki grafiklerde gösterilmektedir.



Sürdürülebilirlik Komitesi'nin yetkinliklerine ilişkin özet bilgiler, aşağıdaki grafiklerde gösterilmektedir.

gerçekleştirilmiştir.

Yapı Kredi'de iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlar, Yönetim Kurulu başta olmak üzere Sürdürülebilirlik Komitesi'nin koordinasyonunda stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmektedir. Banka, 2023 yılında Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) ve Net-Sıfır Bankacılık Birliği (NZBA) taahhütleri doğrultusunda düşük karbonlu ekonomiye geçişte finansın gücünden yararlanarak reel sektörün dönüşüm potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla kredi portföyünün dönüşümüne yönelik "Net-Sıfır Yol Haritası"nı geliştirmiştir. Strateji geliştirilirken üst yönetimden oluşan Yönlendirme Komitesi ve ilgili ekiplerin yer aldığı çalışma grubu üyelerinin katılımıyla interaktif bir süreç yürütülmüştür. Aynı zamanda, Yapı Kredi Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi Politikası kapsamında, kredi kullandırım kararlarında ulusal mevzuat ve uluslararası kabul görmüş genel çerçeveler doğrultusunda çevresel ve sosyal risk değerlendirmesine (ÇSRD) tabi tutulmakta ve Kredi Komitesi'nin değerlendirmesine sunulmaktadır. Tüm bu çalışmalar, kredi politikaları ve stratejileri ile uyumlu olup sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlar çerçevesinde denetime konu olabilmektedir.
Yapı Kredi, 2017 yılından bu yana üyesi olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Programı Finans Girişimi'nin (UNEP FI) altında kurulan BM Sorumlu Bankacılık Prensipleri'nde (UN PRB) kurucu imzacı olarak yer almaktadır. UN PRB'nin çalışma gruplarına aktif olarak katılım sağlayan Banka, uluslararası düzeyde diğer bankalar ile sürdürülebilirlik alanında iş birliği ve deneyim paylaşımı yapmaktadır. İmzacı sorumluluğunun bir parçası olarak, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların Banka'nın genel stratejileriyle bütünleştirilmesi, bu unsurların iş modellerine etkilerinin analiz edilmesi ve ilgili konularda ödünleşimlerin değerlendirilerek karar alma süreçlerine yansıtılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, stratejik önceliklerin belirlenmesinde ve sürdürülebilirlik performansının yönetiminde, Banka'nın UN PRB çerçevesindeki taahhütleri temel bir referans noktası olarak dikkate alınmaktadır.
Banka'nın net-sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda şekillenen, yukarı ve aşağı yönlü değer zincirini kapsayacak şekilde oluşturulan iklim değişikliği stratejisi, Sürdürülebilirlik Komitesi tarafından izlenmektedir. Komite, stratejik yatırım kararlarında iklim değişikliğinin etkilerini değerlendirerek Yönetim Kurulu'na doğrudan raporlama yapmakta ve gerekli onayları almaktadır. Komitenin karar alma
süreçleri, kurumsal risk envanteri, entegre raporlama ve bağımsız denetim çıktıları ile sürekli olarak beslenmektedir.
Yapı Kredi, kredilendirme faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğiyle bağlantılı riskleri değerlendirirken ÇSRD sisteminden faydalanabilmektedir. Bu sistem dâhilinde, yüksek riskli proje ve yatırımların çevresel ve sosyal etkileri Çevresel ve Sosyal Eylem Planları (ÇSEP) ile takip edilmektedir.
Yapı Kredi'nin kredi portföyünden kaynaklanan emisyonlarını azaltmaya yönelik stratejik yaklaşımlarına, Yönetim Kurulu tarafından onaylanmış olan Net-Sıfır Yol Haritası'nda yer verilmiştir. Söz konusu yaklaşıma aynı zamanda Banka'nın içsel politikaları olan İtibar Riski Politikası ve Kredi Politikaları'nda da yer verilmektedir. Riskli alanlar ve hassas sektörlere (çevre dostu olmayan kuruluşlar, nükleer enerji, madencilik ve termik santral sanayisi, su altyapısı ve baraj sanayisi vb.) ilişkin konular itibar riski yönetimi genel prensipleri ile tanımlanmış olup, Genel Müdürlük veya daha üst onay-yetki seviyelerinde değerlendirilmektedir. Banka ayrıca, Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi Politikası kapsamında, kömür yakıtlı yeni termik santrallere ve yeni kömür madeni projelerine finansman sağlamayacağını beyan etmiştir.

Yapı Kredi'de Yönetim Kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere yönelik ücretlendirme süreçleri, Banka'nın uzun vadeli hedefleri, sürdürülebilir büyüme stratejileri ve risk yönetimi yaklaşımıyla uyumlu şekilde yürütülmektedir. Ücretlendirmeye yönelik açıklamalar Banka'nın Ücretlendirme Politikası'nda düzenlenmekte olup, sabit ve değişken ücretlendirmeye yönelik süreçler tanımlanmaktadır. Bu süreç, Banka'nın faaliyetlerinin kapsamı, yapısı ve stratejileriyle uyumlu bir ücretlendirme politikasının uygulanmasını sağlamakla görevli olan Ücretlendirme Komitesi'nin gözetiminde yönetilmektedir.
Ücretlendirme Komitesi, yılda en az iki kez toplanarak, üst yönetimin ücretlendirme esaslarını değerlendirmekte; performansa dayalı sistemlerin geliştirilmesini teşvik etmekte ve şeffaflık ile adil olma ilkeleri doğrultusunda kararlar alınmasını gözetmektedir.
Yapı Kredi'nin sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlara yönelik belirlediği kısa, orta ve uzun vadeli stratejik hedefler, projeleri uygulayan, yöneten ve takip eden ekiplerin performans değerlendirme süreçlerine dâhil edilmektedir. Bu kapsamda Banka'nın stratejik öncelikleri doğrultusunda belirlenen sürdürülebilirlik hedefleri, üst düzey yöneticiler ve ilgili tüm çalışanların ücretlendirmelerine temel oluşturan ve Diyalog platformu üzerinden yürütülen OKR Sistemi (Hedefler ve Anahtar Sonuçlar) aracılığıyla takip edilmektedir.
Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı stratejik önceliklerin üst yönetim ve diğer tüm çalışanların performans değerlendirme süreçlerine entegre edilmesi; ayrıca çalışma grubu üyelerinin odak alanlarının görev tanımlarına dâhil edilmesi gibi uygulamalar, İnsan ve Toplum Çalışma Grubu koordinasyonunda yürütülmektedir. Bu süreç kapsamında yöneticiler ve çalışanlar arasında yıl boyunca düzenli olarak gerçekleştirilen değerlendirme toplantıları ile hedeflere yönelik ilerleme gözden geçirilmekte, gerekli durumlarda ilave aksiyonlar belirlenmektedir. Dönem sonunda ise iş sonuçları ve bu sonuçlara nasıl ulaşıldığına dair performans değerlendirmeleri, Diyalog platformu üzerinden yapılmaktadır. Üst yönetimin performans değerlendirmesinde yer alan sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı hedefler ve ilgili performans metriklerinin ücretlendirme süreçlerine dâhil edilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların yönetimini önemli önceliklerinden biri olarak görmekte ve bu riskleri operasyonel risk, itibar riski, kredi riski ve iklim riskleri de dâhil olmak üzere çevresel risk kategorileri altında değerlendirmektedir. İklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlardan her birinin potansiyel finansal etkilerinin değerlendirildiği kısa, orta ve uzun zaman dilimleri, Yapı Kredi, Banka'nın iştirakleri ve bağlı ortaklıkları için konsolide olarak tanımlanmakta ve uygulanmaktadır.
Risk ekipleri ve sürdürülebilirlik ekiplerinin katılımıyla stratejik olarak bütçe planlaması yıllık olarak yapıldığı göz önünde bulundurularak kısa vade 0 ila 1 yıl arasında tanımlanmaktadır. Kısa vadeli zaman dilimi, Banka'nın kısa vadeli çevresel hedefleri ve bu hedeflere yönelik stratejisi kapsamında alınması planlanan aksiyonları kapsamaktadır.
Orta vadeli zaman dilimi, ulusal ve uluslararası düzeyde mevcut düzenleyici ortam ve küresel iklim hedefleri ve çerçeveleri temel alınarak 1 ila 5 yıl arasında belirlenmektedir. Uzun vadeli zaman dilimi, Banka'nın operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 mutlak emisyonları için belirlediği azaltım hedefleri ile finanse edilen emisyonları için belirlediği hedefler doğrultusunda 5 yıl ve üzeri olarak tanımlanmıştır.
| Yapı Kredi Stratejik Vadeleri | |||
|---|---|---|---|
| Kısa Vade | 0 – 1 Yıl | ||
| Orta Vade | 1 – 5 Yıl | ||
| Uzun Vade | 5 > Yıl |
Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların, Banka'nın stratejisi üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir. Bu kapsamda, kısa, orta ve uzun vadeli stratejik kararları şekillendirecek 3 temel risk ve 2 temel fırsat belirlenmiştir. Senaryo analizleri sonucunda öne çıkan geçiş riskleri arasında karbon fiyatlandırma riski bulunmaktadır. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (Türkiye ETS) gibi düzenlemeler nedeniyle müşterilerin rekabet gücü ve geri ödeme performansının zayıflaması, temerrüt riski ve beklenen kredi zararının artması beklenmektedir. Öte yandan, karbon yoğun sektörlere finansmanın sürdürülmesi durumunda sermayeye erişim ve müşteri ilişkileri üzerinde olumsuz etkilere yol açabilecek itibar kaybı riski gündeme gelebilir.
Geçiş risklerinin yanı sıra, fiziksel riskler arasında su stresi riski öne çıkmaktadır. Uzun süreli kuraklık ve suya bağımlı sektörlerde üretim düşüşü, kredi kalitesinde bozulmaya ve kurumsal müşterilerin gelir kayıpları nedeniyle temerrüt riskinde artışa neden olabilmektedir.
Bu risklerin yanı sıra, iki fırsat alanı da stratejik açıdan önemli görülmektedir. Sürdürülebilir ürün portföyünün çeşitlendirilmesi ve genişletilmesi, yeni müşteri segmentlerine erişim, artan gelir potansiyeli ve rekabet avantajı gibi fırsatlar sunabilir. Bununla birlikte, Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği (ICMA) ilkeleri ve SBTi/NZBA taahhütleri doğrultusunda sürdürülebilir finansman kaynaklarına erişim fırsatları, fonlama maliyetinin düşürülmesine ve Banka'nın finansal performansının güçlenmesine katkı sağlamaktadır.
Yapı Kredi'nin finansal pozisyonu, finansal performansı ve nakit akışlarını makul ölçüde etkilemesi beklenebilecek iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlarına ilişkin detaylara, raporun "Riskler ve Fırsatlar" bölümünde yer verilmiştir.
Yapı Kredi'nin maruz kalabileceği potansiyel risklerin ulusal ve uluslararası yasal çerçeve ve yöntemler esas alınarak ölçülmesi, izlenmesi, raporlanması ve kontrolünden Denetim Komitesi'ne bağlı olarak çalışan Risk Yönetimi Birimi sorumludur. Bu risk ve fırsatların etkisi, Banka bünyesindeki farklı birimlerin ortak çalışmasıyla ulusal ve uluslararası düzenlemeler, inisiyatifler ve trendler dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yapı Kredi'nin iklim değişikliği senaryo analizi çalışmaları, Banka'nın tüm kredi portföyünü kapsamakta ve 2023 yılından bu yana yıllık olarak güncellenmektedir. Türkiye'nin 2023 yılında güncellenen Ulusal Katkı Beyanı (NDC) ile uyumlu senaryosu da dâhil olmak üzere, Banka'nın iklim değişikliği senaryo analizi çalışması kapsamında geçiş riskleri Finansal Sistemin Yeşillendirilmesi Ağı (NGFS) tarafından oluşturulan Ulusal Katkı Beyanları Senaryosu (NDCs), Mevcut Politikalar Senaryosu (Current Policies) ve 2°C Altı Senaryosu (Below 2°C) temel alınarak değerlendirilmiştir. İklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin değerlendirmesinde kullanılan metodoloji hem nitel hem de nicel araçları içermektedir. Geçiş riskleri değerlendirilirken, TSRS geçiş riski tanımında yer alan geçiş riski kategorileri ile uyumlu olarak itibar, politika ve yasal, teknoloji ve pazar riskleri dikkate alınmış, fiziksel riskler değerlendirilirken akut fiziksel ve kronik fiziksel iklim riskleri dikkate alınmıştır. Fiziksel riskler, bu senaryolar ile uyumlu olarak Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayımlanan RCP2.6, RCP4.5 ve RCP8.5 senaryoları temel alınarak değerlendirilmiştir. Bu senaryolar, Banka'nın stratejisinin olabildiğince geniş bir çerçevede fiziksel riskler ve geçiş riskleri doğrultusunda oluşabilecek etkilere karşın esnekliğini sağlamak, iyimser, kötümser ve mevcut politikaların işaret ettiği senaryoları kapsayarak geniş bir çerçevede fiziksel riskler ve geçiş risklerini tespit etmek üzere seçilmiştir.
NGFS 2°C Altı ve IPCC RCP2.6 senaryoları, güçlü politika müdahaleleriyle küresel sıcaklık artışını 2100 yılına kadar 2°C'nin oldukça altında sınırlamayı hedefleyen senaryolardır. Bu kapsamda, Türkiye'nin de dâhil olduğu ülkelerde karbon fiyatlandırması, emisyon ticaret sistemleri, fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması ve enerji verimliliği tedbirleri gibi ileri düzey iklim politikalarının uygulamaya alındığı varsayılmaktadır. Bu politikalar, sanayi, ulaşım ve enerji sektörlerinde önemli dönüşümler yaratmakta; yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kazanmasına ve yüksek emisyonlu varlıkların kademeli olarak devreden çıkarılmasını teşvik etmektedir. Bu geçiş süreci, kısa vadede bazı sektörlerde geçici baskılar yaratabilse de, uzun vadede makroekonomik istikrarı destekleyen ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eden bir yapıya dönüşmektedir. Diğer yandan, demografik yapının ve şehirleşmenin yönlendirdiği arazi kullanımı planlamaları ile afet dayanıklılığı yüksek altyapı yatırımları hız kazanmakta; kuraklık, sel ve sıcak hava dalgaları gibi yerel fiziksel risklere karşı uyum önlemleri artırılmaktadır. Enerji kullanımında ise düşük karbonlu enerji kaynaklarının payı hızla artmakta, kömür gibi karbon yoğun kaynaklar kullanım dışı bırakılmaktadır. Teknoloji tarafında ise karbonsuzlaşma, negatif emisyon teknolojileri, enerji depolama, elektrikli ulaşım ve yeşil hidrojen
gibi alanlarda hızlı ilerlemeler kaydedilmekte; finans sektörü de bu teknolojilerin ölçeklenmesine yönelik yatırım fırsatlarıyla karşılaşmaktadır. İklim senaryosu analizleri kapsamında bu senaryolar, 2050 yılına kadar uzanan bir zaman dilimini kapsamakta ve özellikle geçiş risklerinin finansal etkilerini değerlendirmeye odaklanmaktadır.
NGFS Mevcut Politikalar ve IPCC RCP8.5 senaryoları ise mevcut iklim politikalarının sınırlı şekilde uygulandığı ve yeni önlemlerin devreye alınmadığı senaryolardır. Bu senaryolarda ülkelerin mevcut taahhütlerinin ötesine geçmemesi nedeniyle sera gazı emisyonlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve küresel sıcaklık artışının 2100 yılı itibarıyla 4°C'ye yaklaşabileceği varsayılmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye gibi ülkelerde karbon fiyatlaması ya hiç uygulanmamakta ya da ekonomik davranışları değiştirecek seviyeye ulaşmamaktadır. Politika yetersizliği nedeniyle fosil yakıtların enerji üretimindeki ağırlığı devam ederken, enerji dönüşümü yavaş seyretmekte ve düşük karbonlu teknolojilerin yaygınlaşması sınırlı kalmaktadır. Bu durum, uzun vadede daha yüksek fiziksel riskleri beraberinde getirmekte; seller, fırtınalar, su stresi, tarımsal üretkenlikte düşüş ve altyapı hasarları gibi olumsuz etkiler artmaktadır.

Demografik eğilimler, hızlı şehirleşme ve doğal kaynaklara artan talep, mevcut altyapının iklim değişikliğine karşı kırılganlığını artırmaktadır. Makroekonomik olarak ise gıda ve su güvenliği tehdit altına girerken, üretim maliyetlerinin artması ve gelir eşitsizliğinin derinleşmesi gibi unsurlar ekonomik istikrarı zayıflatmaktadır. Teknoloji gelişmeleri bu senaryolarda daha sınırlı olmakta; düşük karbonlu teknolojilerin benimsenmesi düşük hızda ilerlemektedir. Bu sıcaklık artışları, Türkiye'nin büyük bölümünde kış aylarında artan ve ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında azalan yağışlar da dâhil olmak üzere yağış modellerinin değişmesine neden olacaktır. Yapı Kredi, risk değerlendirme süreçlerini belirlemek için bu çalışmadan yararlanmıştır. Bu doğrultuda, kredi portföyünde bulunan ve bu senaryolarda gerçekleşmesi öngörülen fiziksel riskler ve geçiş risklerinden olumsuz yönde etkilenmesi beklenen müşterilerin ve projelerin kredi riskinin artabileceği ve Yapı Kredi'nin kurumsal ve ticari bankacılık faaliyetlerini etkileyebileceği öngörülmektedir.
Yapı Kredi, risk değerlendirme sürecinde hem fiziksel riskler hem de geçiş risklerini takip ederken iklim riskleri ve diğer risk kategorilerinin birbiriyle bağlantılı olduğunu göz önünde bulundurmaktadır. İklim risklerine yüksek seviyede maruz kalan ve hassas sektörlerle ilgili konular (çevre dostu olmayan kuruluşlar, nükleer enerji, madencilik ve termik santral endüstrileri, su altyapısı ve baraj endüstrileri gibi) itibar riski yönetiminin genel ilkeleri doğrultusunda yönetilmekte ve ÇSRD sistemi kapsamında değerlendirilmektedir. Banka, reel sektör şirketlerinin fiziksel risklerin farkında olmalarının önemini vurgulamakta ve daha düşük emisyonlu teknolojilerin ve yatırımların benimsenmesini teşvik etmektedir. Müşterilerin fiziksel risklere karşı dayanıklılığının artırılması ve net-sıfır hedeflerine uyumun teşvik edilmesi, bankacılık sektöründe yenilikçi kredi ürünlerinin geliştirilmesini gerektirmektedir.
Yapı Kredi, bu dönüşümü desteklemek için sürdürülebilirlik bağlantılı krediler, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kredileri ve doğa dostu konut kredileri gibi çeşitli ürün ve hizmetlerle sürdürülebilir kalkınmaya yönelik finansal çözümler sunmaktadır. Banka, bu finansal hizmetler aracılığıyla müşterilerinin net-sıfır dönüşümünü kolaylaştırarak, kredi portföyünde net-sıfır hedeflerine ulaşarak piyasa ve rekabet risklerini azaltmayı amaçlamaktadır. Yapı Kredi'nin kredi portföyünden kaynaklanan emisyonların azaltılmasına yönelik stratejik yaklaşımı, Yönetim Kurulu tarafından onaylanan İtibar Riski Politikası ve Kredi Politikası'nda yer almaktadır. Yapı Kredi'nin stratejisini ve iş modelini bu risk ve fırsatlara uyarlama ve adapte etme kapasitesine ilişkin bilgiler, raporun "Net-Sıfır Yol Haritası" ve "İklim Dirençliliği" bölümlerinde bütüncül bir yaklaşımla açıklanmaktadır.

Yapı Kredi'nin finanse edilen emisyonları azaltım yaklaşımı, Banka'nın net-sıfır hedefi doğrultusunda geliştirdiği çok katmanlı, bilim temelli ve sektörel dönüşüme odaklı bir stratejiyi yansıtmaktadır. Banka, iklim krizinin yarattığı riskleri hem finansal sistemin istikrarı hem de reel ekonominin sürdürülebilirliği açısından öncelikli bir tehdit olarak görmektedir. Bu doğrultuda, sürdürülebilirliği temel alan finansal yönetim anlayışıyla 2050 yılına kadar net-sıfır emisyon hedefini benimsemiş ve bu hedefe ulaşmak için uluslararası çerçevelerle uyumlu kapsamlı bir yol haritası oluşturmuştur. Yapı Kredi, Karbon Muhasebesi Finansalları Ortaklığı (PCAF) metodolojisini kullanarak finanse edilen emisyonlarını ilk kez ölçmüş, ardından 2023 yılında bu veriler üzerinden SBTi rehberliğinde ara dönem emisyon azaltım hedeflerini belirlemiş ve 2024 yılında bu hedeflerine SBTi doğrulaması almıştır. Bu süreçte Banka, UN PRB, TCFD, SBTi ve NZBA gibi küresel girişimlere katılım sağlayarak iklimle uyumlu finansman anlayışını kurumsal düzeyde taahhüt altına almış ve Türkiye'de bu doğrultuda büyük sermayeli mevduat bankaları arasında SBTi onayı alan ilk özel banka olmuştur.
SBTi taahhüdü doğrultusunda finanse edilen emisyon azaltım hedeflerini belirlerken kullanılan yöntemler arasında Sektörel Azaltım Yaklaşımı (SDA) ve Sıcaklık Derecelendirme (Temperature Rating) metodolojileri yer almakta; her iki yöntem de sektör bazlı farklılaşmayı ve reel ekonomideki etkileri göz önünde bulundurmaktadır. Banka, 2023 yılında SBTi ve NZBA rehberleri doğrultusunda belirlediği bu hedeflere ulaşmak amacıyla sektörel dekarbonizasyon planlarını geliştirmiştir. Bu plan kapsamında; elektrik üretimi, demir ve çelik, gayrimenkul, petrol ve gaz ve karayolu taşımacılığı sektörleri önceliklendirilmiş ve bu sektörlerdeki temel ve finansal etkiler değerlendirilmiş, sektörel dekarbonizasyon stratejileri ve eylem setleri belirlenmiş ve böylece Banka'nın Net-Sıfır Yol Haritası oluşturulmuştur. Bu sektörlerin seçiminde emisyon katkısı, dönüşüm potansiyeli, SKDM kapsamı, uluslararası düzenleyici öncelikler ve teknolojik hazırlık gibi altı kriter esas alınmıştır.
Yapı Kredi'nin Net-Sıfır Yol Haritası, düşük karbonlu ekonomiye geçişte finansın gücünden yararlanarak reel sektörün dönüşüm potansiyelini ortaya çıkarma amacına dayanmaktadır. Banka, müşterilerinin yeşil dönüşümünde başarılı olmalarına yardımcı olmak için öncü bir finansal ortak olmayı hedeflemektedir. Net-sıfır geçişi; şirketlerin yeni teknolojilere ve çözümlere yatırım yapması, operasyonlarını dönüştürmesi ve tedarik zincirlerinde netsıfıra ulaşmaları için büyük miktarda finansman gerektirmektedir. Önceliklendirilen bu sektörler için Yapı Kredi tarafından geliştirilen dekarbonizasyon stratejisinin temeli, müşterilerinin dönüşüm ihtiyaçlarını desteklemektir. Yatırım kredilerinde sektör için en önemli dönüşüm aksiyonlarına yönelik ortaya çıkacak finansman ihtiyaçları, kredilendirme stratejisinin temelini oluşturmaktadır. Artan talebe yanıt olarak kapasite kullanım oranlarının yükselmesiyle birlikte, şirketlerde kapasite artırımı yatırımları için emisyon yoğunluğunu azaltan teknolojilere yönelik kredi kullandırımı en temel yatırım kredisi olanaklarından biridir.

Strateji ayrıca, şirketlerin emisyon yoğunluklarını azaltma taahhütleri doğrultusunda mevcut kapasitelerin dönüştürülmesi için ortaya çıkacak finansman ihtiyacının karşılanmasını da kapsamaktadır. Bu doğrultuda, müşterilerin geçişinin desteklenmesi, portföyün yeşile kaydırılması, kahverengi varlıklardan kaçınma / çıkma, azaltmanın mümkün olmadığı durumlarda karbon denkleştirme Banka'nın dekarbonizasyon stratejisinin dört temel kaldıracını oluşturmaktadır.
Stratejinin hayata geçirilebilmesi ve uçtan uca uygulanabilir hale getirilmesi için Sürdürülebilirlik Komitesi'ne bağlı Net Sıfır Çalışma Grubu oluşturulmuştur. Bu yapı sayesinde Banka, finanse edilen emisyonlara ilişkin hedeflerini sadece bir taahhüt olarak değil, somut ve izlenebilir bir uygulama planına dönüştürmek için çalışmalarına devam etmektedir.


ÇSRD sistemi kapsamında yatırımlar, çevresel ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, uluslararası standartlar ve paydaş katılımı temelinde değerlendirilmektedir. 2024 yılında ÇSRD sistemi kapsamında değerlendirilen projelerin toplam değeri 60,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. ÇSRD sistemi sayesinde Banka, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi diğer yenilenebilir enerji teknolojilerine ve su stresi daha düşük havzalarda yer alan hidroelektrik santral projelerine kredi tahsis etmeyi hedeflemektedir. Yapı Kredi, geliştirdiği Net-Sıfır Yol Haritası kapsamında önceliklendirdiği sektörlerin finansal etkilerini değerlendirdiği bir fizibilite çalışması yürütmüştür. Bu fizibilite çalışması sırasında, mevcut krediler ve portföydeki yeni kredi tahsisleri kapsamında 2050 yılına kadar bu sektörlerden elde edilmesi beklenen net gelir projeksiyonları gerçekleştirilmiştir. Bu projeksiyonlara göre 2021 yılından 2050 yılına kadar olan süreçte, Banka'nın petrol ve gaz sektöründen elde etmeyi beklediği gelir, yani fosil yakıtlardan çıkılması yönündeki düzenleme ve politikaların uygulamaya alınması neticesinde etkilenecek tutar yaklaşık 11,8 milyar TL olarak tahmin edilmektedir. Bununla beraber Banka, politikaları ve Net-Sıfır Yol Haritası kapsamında Banka, kömür yakıtlı yeni termik santrallere ve yeni kömür madeni projelerine finansman sağlamayacağını beyan etmiştir.
Net-Sıfır Yol Haritası kapsamında gerçekleştirilecek aksiyonlar için ayrılan bütçe tutarı yaklaşık 20 milyon TL'dir. Bu bütçenin %75'i dış harcamalara, kalan kısmı ise iç harcamalara tahsis edilmiştir.
Yapı Kredi'nin, operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 mutlak emisyonları için belirlediği 2030 yılına kadar 2021 baz yılına göre %42'lik azaltım hedefi SBTi tarafından doğrulanmıştır. Banka, emisyon azaltım hedefine ulaşmak ve çevresel etkilerini minimize etmek için enerji, su ve atık yönetimi alanlarında kapsamlı uygulamalar ve stratejik yatırımlar hayata geçirmektedir. Bu doğrultuda Banka, raporlama dönemi itibarıyla elektrik tüketiminin yaklaşık %59'unu karşılayacak kapasitede bir arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) projesi başlatmıştır. Ayrıca Bankacılık Üssü Genel Müdürlük binalarında kurulan çatı üstü GES ile Kapsam 2 emisyonlarının düşürülmesi hedeflenmiş, enerji verimliliği odaklı birçok projeyle elektrik tasarrufu sağlanmıştır. Bu çabalar kapsamında geliştirilen Apollo IoT iş birliğiyle, Banka'nın elektrik, doğalgaz ve su tüketimi yapay zekâ destekli dijital platform üzerinden anlık izlenebilmekte, anomaliler tespit edilerek tüketim optimizasyonu sağlanmaktadır.
Kademeli LED dönüşümü ve soğutma verimliliği artırıcı projelerle enerji tasarrufu elde edilmiş, kalan Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları içinse sırasıyla Gold Standard karbon kredileri ve I-REC sertifikaları satın alınarak denkleştirme yapılmıştır.
Ayrıca, LEED Platin Sertifikası ile Bankacılık Üssü binası Türkiye'de bu standardı alan ilk banka binası olmuştur. Yapı Kredi, çevresel etkilerin sistematik biçimde yönetimi için 2016 yılında ISO 14001 Standardı doğrultusunda Çevre Yönetim Sistemi'ni (ÇYS) kurmuş ve bu sistemin kapsamını zamanla tüm şubelerine ve iştiraklerine yaygınlaştırarak 2024 yılı itibarıyla stratejik çevre hedeflerine öngörülen tarihten önce ulaşmıştır. ÇYS'nin yönetimi üst düzey yöneticilere bağlı olarak yapılandırılmış; uygulama, izleme ve iyileştirme sorumlulukları belirli birimlere verilmiştir. Sistem kapsamında çalışanlara düzenli eğitimler verilirken, iç tetkikler ve yönetim gözden geçirme toplantıları ile performans değerlendirmesi yapılmaktadır. Banka, yıllık, beş yıllık ve on yıllık hedeflerle sera gazı salımı, enerji ve su verimliliği, atık yönetimi gibi başlıklarda ilerleme kaydetmeyi amaçlamakta, bu hedefleri yönetsel süreçlerle entegre şekilde izlemektedir. Raporlama döneminde, çevre koruma amacıyla 249,2 milyon TL'lik yatırım, bağış ve harcama yapılmış; herhangi bir çevre mevzuatı ihlali nedeniyle idari ceza alınmamıştır.

Emisyon yönetimi kapsamında Yapı Kredi, sera gazı salımlarını ISO 14064-1: 2018 Standardı kapsamında hesaplayarak bağımsız doğrulamalar gerçekleştirmekte, bu emisyonları düzenli olarak izleyip raporlamaktadır. 2024 yılında Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları, enerji verimliliği projeleri ve soğutucu gaz tüketiminin azaltılması sayesinde 2023 yılına göre %5 oranında düşmüştür. Enerji yönetimi süreçlerinde ISO 50001 Standardı uygulanmakta; bu kapsamda enerji politikalarının oluşturulması, tüketimin kontrolü ve sürekli iyileştirme hedeflenmektedir. Banka, bu sistem doğrultusunda dış denetimleri başarıyla tamamlamış ve enerji yönetim sertifikasyonunu devam ettirmiştir.
Banka bünyesinde su yönetimi kapsamında ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası tüm lokasyonlarda yaygınlaştırılmış; bu sayede su kaynaklarının etkin kullanımı ve atık su kontrolü uluslararası standartlarla güvence altına alınmıştır. Arıtmalı içme suyu sistemleri yaygınlaştırılmış, yağmur suyu toplama sistemleri ile 2024 yılında 6.193 m³ yağmur suyu peyzaj sulamasında kullanılmıştır.
Yapı Kredi, sürdürülebilir finansmanı iklim ve sosyal açıdan olumlu etkiler yaratan projelere kaynak aktarmanın etkili bir yolu olarak görmekte ve bu yolla BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA) katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda Banka, sürdürülebilir finansman stratejisini kurumsal misyonu ve sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hâle getirmek üzere bir "Sürdürülebilir Finans Çerçevesi" oluşturmuştur. Raporlama döneminde yeni yeşil ve sosyal finansman temaları eklenerek Çerçeve güncellenmiştir. Yapı Kredi, söz konusu Çerçeve'de yer alan kriterleri karşılayan projelerin finansmanı veya yeniden finansmanı amacıyla sürdürülebilir, yeşil, mavi ve sosyal vb. temalı tahviller ihraç etmeyi ve kredi, ticaret finansmanı, mevduat ve benzeri çeşitli fonlama işlemlerini gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Her bir finansman aracı, net kaynakların yalnızca belirlenen çevresel ve/veya sosyal fayda sağlayan faaliyetlere tahsisi durumunda "uygun" kabul edilmekte; bu araçlar, Yeşil Tahvil Prensipleri (GBP), Sosyal Tahvil Prensipleri (SBP), Sürdürülebilirlik Tahvil Yönergeleri (SBG) gibi uluslararası standartlara ve 2023 tarihli Yeşil ve Sosyal Kredi Prensipleri'ne uygun şekilde yapılandırılmaktadır. Ek olarak, mavi finansman için IFC'nin Mavi Finansman Rehberi'ne de uyum sağlanması hedeflenmektedir.
Çerçeve'nin uygulanmasından sorumlu olan "Sürdürülebilir Finans Çalışma Grubu", Yapı Kredi'nin sürdürülebilirlik yapılanmasının bir parçası olarak çeşitli birimlerin temsilcilerinden oluşmaktadır. Çalışma Grubu, kaynakların uygun kredilere tahsisini değerlendirmekte, onaylamakta ve izlemektedir. Grup, Hazine, Sürdürülebilirlik, Kurumsal Bankacılık, Ticari ve KOBİ Bankacılığı, Yatırımcı İlişkileri, Bireysel Bankacılık ve Kredi gibi birimlerden uzmanları içermektedir. Bu yapı, Çerçeve'nin sürdürülebilirlik stratejisi, piyasa ve yasal düzenlemeler ışığında güncel kalmasını sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca, seçilen kredilerin çevresel ve sosyal risklerini değerlendiren ve aksiyon planları hazırlanması sürecini yürüten ÇSRD ekibi de bu Çalışma Grubu üyeleri arasındadır. Bu kapsamda gerektiğinde dış uzman görüşleri, teknik raporlar veya ikinci taraf görüşleri talep edilebilmektedir. Uygunluk kriterlerini kaybeden kredilerin portföyden çıkarılması veya yenileriyle değiştirilmesi de yine bu grubun sorumluluğundadır. Tüm bu süreçlerde Yapı Kredi, ulusal düzenlemelere ve iç politika gerekliliklerine uygunluğu gözeterek çevresel ve sosyal riske maruziyetini minimuma indirmeyi hedeflemektedir.

Yapı Kredi, sürdürülebilir finansman araçlarından elde edilen kaynakları portföy yaklaşımıyla yönetmekte; bu kaynakların tamamının en geç 36 ay içerisinde uygun bir kredi portföyüne tahsis edilmesini sağlamaktadır. Bu portföyler, Sürdürülebilir Finans Çerçevesi'nin "Kaynakların Kullanımı" ve "Proje Değerlendirme ve Seçim" bölümlerinde tanımlanan detaylı kriterlere uygun projeleri içermektedir. Tahsis edilen kaynakların durumu her yıl izlenmekte ve Banka'nın internet sitesinde kamuya açık şekilde paylaşılan yıllık tahsis ve etki raporlarıyla şeffaflık sağlanmaktadır. Kullanılmamış net kaynaklar ise geçici olarak kısa vadeli nakit, nakit eşdeğerleri ya da likit menkul kıymetlerde değerlendirilebilmektedir. Yapı Kredi, sürdürülebilir finansman araçlarının tedavüldeki toplam tutarıyla en az eşdeğer ya da daha yüksek değerde uygun kredi portföyü oluşturmayı ve sürdürmeyi amaçlamaktadır. Bu süreçte uygun krediler gerektiğinde portföye eklenip çıkarılabilecek veya başka kredilerle değiştirilebilecektir. Böylece
Banka, Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi kapsamında hem kaynak tahsisini hem de etki yönetimini bütünsel bir yapıda sürdürmeyi hedeflemektedir.
Yapı Kredi, 2024 yılı Mayıs ayı itibariyla 25 ülkeden 46 bankanın katılımıyla ilk sürdürülebilir sendikasyon kredisini sağlamıştır. 367 gün vadeli sendikasyon kredisi, ABD doları ve avro cinsinden olmak üzere toplam 2 dilimden oluşmaktadır. Toplam 442 milyon ABD doları ve 454 milyon avro tutarındaki kredi, Yapı Kredi'nin Temmuz 2024'te güncellenen Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olacak şekilde kullandırılacaktır. Banka, 2024 yılı Kasım ayında ikinci sendikasyon işlemini, 367 gün vadeli, ABD doları ve avro cinsinden toplam 2 dilimde ve toplam 605 milyon ABD doları ve 410 milyon avro tutarında olmak üzere Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olacak şekilde yenilemiştir. Kredi, iki ayrı döviz cinsinde 24 ülkeden 45 bankanın katılımıyla sağlanmıştır.
Yapı Kredi; sürdürülebilirlik bağlantılı krediler, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kredileri ve doğa dostu mortgage gibi pek çok ürün ve hizmetiyle sürdürülebilir kalkınmaya yönelik finansal çözümler sunmaktadır. Öte yandan müşterilerini sürdürülebilirlik alanında adımlar atmaya teşvik eden Yapı Kredi'nin, kurumsal ve ticari müşterilerine verdiği sürdürülebilirlik bağlantılı kredilerde, kredinin kullanılacağı alandan bağımsız olarak müşterinin sürdürülebilirlik performansı ile bağlantılı bazı hedefler belirlenmektedir. Kredi vadesi kapsamında müşterinin bu hedeflere ulaşması durumunda, kredi koşullarında avantajlar sağlanmaktadır.
Banka'nın bağlı ortaklıklarından Yapı Kredi Leasing, Çatı Üstü Güneş Enerji Sistemleri Finansal Kiralama hizmeti sunarak müşterilerinin yeşil ekonomiye geçişinde sektöre öncülük etmektedir.
Banka'nın bağlı ortaklıklarından Yapı Kredi Portföy, Temiz Enerji Değişken Fonu, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi Hisse Senedi Fonu, Elektrikli Araçlar Değişken Fonu ve İklim Değişikliği Çözümleri Değişken Fonu gibi sürdürülebilirlik temalı fonlar sunmaktadır.

Bankaların, ulusal ve uluslararası düzenlemeler doğrultusunda geçiş risklerine maruziyetini yönetmek için portföy emisyonlarını ölçmesi ve etkin bir şekilde yönetmesi kritiktir. Yapı Kredi, 2021 raporlama dönemi itibarıyla PCAF metodolojisini referans alarak Kapsam 3 Kategori 15'e karşılık gelen finanse edilen emisyonlarını hesaplamaya başlamıştır.
Yapı Kredi, kredi portföyünden kaynaklanan emisyonlarını ölçtükten sonra SBTi taahhüdü doğrultusunda operasyonları da dâhil olmak üzere finanse edilen emisyonları için bilimsel temelli azaltım hedefleri belirlemiştir. Bu doğrultuda Banka, SBTi tarafından finans sektörü için yayınlanan kılavuza uygun olarak 2021 faaliyet dönemini hedef baz yılı olarak almış, 2026 ve 2030 yılları için ara hedefleri seçilen hedef metodolojisine
göre modellemiş ve hedefleri için SBTi onayı alarak kullanılan metodolojilerin en güncel bilimsel araştırmalar ve iklim anlaşmaları ile uyumunu doğrulatmıştır. Banka, net-sıfır ekonomisine geçişteki rolünü daha güçlü hale getirmek amacıyla, 2023 yılında UNEP FI öncülüğünde kurulan ve 2050 yılına kadar net-sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt eden bankalardan oluşan NZBA girişimine üye olmuştur. Bu doğrultuda Banka, operasyonel ve finansman faaliyetlerinden kaynaklı olan finanse edilen emisyonlar da dâhil olmak üzere sera gazı azaltımına yönelik hedef, strateji ve eylem planlarını uygulamaya devam etmektedir. Ayrıca Banka, iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının (şiddetli yağmur, sel, kuraklık, dolu, hortum vb.) kısa, orta ve uzun vadede neden olabileceği operasyonel riskleri risk değerlendirme süreçleri kapsamında ele almakta ve bu doğrultuda eylem planları oluşturmak için proaktif olarak çalışmaktadır.
Yapı Kredi'nin 2050 net-sıfır hedefine ulaşamaması durumunda maruz kalınabilecek fiziksel ve geçiş riskleri, itibar riskleri de dâhil olmak üzere iklim riski değerlendirmeleri kapsamında değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda Banka, tüm operasyonel faaliyetlerde enerji ve kaynak tüketimini azaltmaya yönelik hedef, strateji ve eylem planlarını uygulamaya devam etmektedir. Söz konusu fiziksel ve geçiş risklerinin, Banka müşterilerinin operasyonları ve dolayısıyla finansal dayanıklılıkları üzerinde de olumsuz etkilere yol açması mümkündür. Riskli alanlar ve hassas sektörlerle ilgili konular (çevreye duyarlı olmayan kuruluşlar, nükleer enerji, madencilik ve termik santral sektörü, su altyapısı ve baraj sektörü vb.) ÇSRD sistemi kapsamında da değerlendirilmektedir.

Banka'nın risk yönetimi yaklaşımı, sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda yerel mevzuata, uluslararası standartlara ve yasal düzenlemelere uygun olarak şekillendirilmektedir. Sürdürülebilirlik Komitesi, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi, önceliklendirilmesi ve izlenmesine yönelik sorumluluklar üstlenmiş olup, söz konusu görevlerin detayları raporun "Yönetişim" bölümünde açıklanmaktadır. Risklerin ölçümü, izlenmesi ve yönetimi süreçlerinde iklim değişikliğiyle bağlantılı riskler dikkate alınmaktadır.
Yapı Kredi, bağlı ortaklık nezdinde ortak risk kültürünü oluşturmak için risk yönetimi faaliyetleri ile ilgili azami uyum prensibi ile hareket etmektedir. Banka ve bağlı ortaklıkların yapısı, faaliyet alanları ve riskleri ile orantılı olmak üzere etkin risk yönetimini koordine etmek üzere kurgulanmıştır.
İklim değişikliğiyle bağlantılı riskleri belirlemek, değerlendirmek, önceliklendirmek ve izlemek için kurgulanan süreçler ve politikalar, raporlama döneminde TSRS'nin gereklilikleri temel alınarak yeniden değerlendirmeye alınmıştır. Söz konusu
risklerin yönetimine ilişkin süreçler, raporlama dönemi itibarıyla TSRS 1, TSRS 2 ve TSRS 2'nin Sektör Bazlı Uygulamasına İlişkin Rehber'de yer alan Ticari Bankalar (Ek Cilt-16) cildi esas alınarak yapılandırılmıştır. Bu kapsamda, kısa, orta ve uzun vadede Banka'nın iş modeli ve değer zinciri açısından önemli görülen risk ve fırsatlar belirlenmiş ve önceliklendirilmiştir.
Risk yönetiminde kullanılan metodolojiler gözden geçirilmiş; değerlendirme süreci, risklerin potansiyel finansal etkisini daha etkin şekilde analiz edebilecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır. Belirlenen önemlilik seviyesi doğrultusunda, Yapı Kredi'nin doğrudan operasyonlarına, aşağı yönlü ve yukarı yönlü değer zincirine ilişkin iklim riskleri derecelendirilmekte ve risk sınıfına göre kontrol gereklilikleri farklılaştırılmaktadır.
İklim değişikliğiyle mücadele konusunda riskli alanlar ve hassas sektörlerle (çevresel etkisi yüksek kurum ve kuruluşlar, nükleer enerji, madencilik ve kömür yakıtlı termik santral, hidroelektrik santral
ve su altyapısı vb.) ilgili risklerin yönetimine ilişkin genel prensiplere, Banka'nın İtibar Riski Politikası ve Kredi Politikası'nda yer verilmektedir. Politika ve prosedürler, Yapı Kredi'nin maruz kaldığı ya da kalabileceği sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı riskler ve fırsatlara ilişkin genel bir çerçeve oluşturulmasına katkıda bulunmaktadır.
Banka'nın Risk Yönetim Çerçevesi; risk yönetişimi, kapsam tanımı ve riskin saptanması, risk profili değerlendirmesi, risk iştahı seviyesinin belirlenmesi, izleme ve raporlama bileşenlerinden oluşmaktadır. Banka'da sadece mevzuata uyum sağlanmasının ötesinde, icrai faaliyetlerden bağımsız şekilde gözetim ve ölçümlemeye imkân tanıyan, iş süreçlerini ve karar alma süreçlerini destekleyen, günlük faaliyetlerle bütünleşik bir risk yönetimi altyapısı oluşturmak için çalışmalar yapılmaktadır. Söz konusu yapının, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin de iş süreçleriyle entegre şekilde ele alınmasına katkıda bulunması beklenmektedir.

İklim değişikliğinden kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerinin Banka'nın faaliyetleri üzerindeki olası etkileri, İSEDES kapsamında değerlendirmeye alınmaktadır. Sürecin izlenmesi, etkinliğinin sağlanması ve tüm Banka birimleriyle uyumlu şekilde çalışmasının koordinasyonu, denetim ve risk yönetimi ekiplerinin sorumluluğundadır. Banka iştirakleri ve bağlı ortaklıklarının da dâhil edildiği konsolide İSEDES raporunda, iklim risklerinin Yapı Kredi'nin kurumsal ve ticari bankacılık faaliyetlerini etkileyebileceği öngörülmektedir.
Yapı Kredi, içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşımı kapsamında, temerrüt olasılığını (PD) ve diğer kredi riski parametrelerini Banka'nın kendi içsel modelleri aracılığıyla hesaplamakta ve bu modellerin iklim riskleri gibi kısa, orta ve uzun vadeli yapısal risk faktörlerine nasıl tepki verebileceğine yönelik analiz kabiliyetini geliştirmektedir.
İklim risklerinin, risk modellerine doğrudan entegrasyonunun sağlanması yönünde kapasite oluşturulması amacıyla senaryo analizlerine dayalı değerlendirme çalışmaları yürütülmektedir. Bu doğrultuda, farklı iklim projeksiyonları altında Banka'nın kredi portföyünün ne ölçüde etkilenebileceği analiz edilmektedir.
Yapı Kredi, doğru ve uygun veri sağlandıkça, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin yalnızca operasyonel etkilerini değil, aynı zamanda uzun vadeli sermaye yeterliliği ve iş modeli dayanıklılığı üzerindeki etkilerini de anlamaya yönelik analitik kapasitesini geliştirmektedir. Bu kapsamda, kronik ve akut fiziksel risklerin beklenen ve beklenmeyen zarar kategorileri içinde nasıl değerlendirilebileceğine yönelik metodolojik çerçeve oluşturulması hedeflenmektedir. İklim risklerinin sermaye planlamasına entegrasyonu için yürütülen bu çalışmalar, İSEDES aracılığıyla değerlendirilerek uyumlu bir yapıya oturtulacaktır.
Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliği'nin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ardından, bankalarca iklim değişikliğiyle bağlantılı finansal risklerin yönetilmesine ilişkin oluşturulan "İklimle Bağlantılı Finansal Risklerin Yönetimine İlişkin Rehber" de 2025 yılının Temmuz ayında yürürlüğe girmiştir. Söz konusu rehber, fiziksel riskleri ve geçiş risklerini tanımlamakla birlikte iklim değişikliğiyle bağlantılı finansal
risklerin bankaların risk yönetimi fonksiyonu altında kapsamlı biçimde ele alınmasını ve hangi prensiplere göre izlenmesi gerektiğini, yönlendirici uygulama esaslarıyla ortaya koymaktadır.
Rehber, ulusal düzenlemere uyum sağlamaya yönelik açıklamaların yanı sıra uluslararası iyi uygulamalara uyumu da teşvik etmektedir. Bu yönüyle, Basel Bankacılık Denetim Komitesi (BCBS) tarafından yayımlanan "Principles for the Effective Management and Supervision of Climaterelated Financial Risks" dokümanı ile yapısal olarak örtüşmekte; iklim değişikliğiyle bağlantılı finansal risklerin etkin yönetimi ve gözetimi için yönetişim, strateji, risk yönetimi ve açıklama alanlarında temel ilke ve uygulamaları ortaya koymaktadır. Yapı Kredi, söz konusu ilkeleri göz önünde bulundurarak iklim değişikliğiyle bağlantılı risk faktörlerini risk yönetimi süreçlerine ve sermaye yönetimine entegre etmeye yönelik çalışmalarını önümüzdeki raporlama dönemlerinde sürdürmeye devam edecektir. Yapı Kredi bünyesinde yürütülen çalışmalarda, sektör ve bölge bazlı karbon yoğunluğu, su stresi, geçiş riskine maruz kalma oranı, karbon fiyatı senaryosu duyarlılığı ve politika uyum düzeyi gibi göstergeler riskin önceliklendirilmesinde ve portföy etkisinin analizinde temel veri kaynakları olarak kullanılmaktadır.

Ek olarak, risk yönetimi yapısının güçlendirilmesi amacıyla, üçlü savunma hattı modelinin oluşturulması ve bu yapının sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin yönetimine entegre edilmesi hedeflenmektedir. Üçlü savunma hattında yer alan birinci savunma hattı kapsamında; müşteri edinimi, kredi tahsis, ürün onayı ve müşteri izleme gibi süreçlerde iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin tanımlanması, değerlendirilmesi esas alınmaktadır. İkinci savunma hattında yer alan risk yönetimi ve uyum fonksiyonları, birinci hat tarafından yapılan değerlendirmelerin tutarlılığını ve geçerli kural ve düzenlemelere uygunluğunu gözeterek kontrol ve izleme görevini yürütmektedir. Üçüncü savunma hattı olan iç denetim fonksiyonu ise, iklim risklerinin tanımlanması, veri kalitesi, yöntem kullanımı ve raporlama süreçlerinin etkililiğini değerlendirerek bağımsız güvence sağlamaktadır.
Bu yapının, iklim değişikliğiyle bağlantılı finansal risklerin sistematik şekilde yönetilmesini temin edecek şekilde Banka'nın genel risk yönetimi sistemine entegre edilmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda, Banka'nın risk yönetimi ekipleri ile rehbere uyum kapsamında çalışmalar başlatılmış olup İklim Riski Politikası oluşturulması ve Yönetim Kurulu onayına sunulması planlanmaktadır.
Banka, kredilendirdiği faaliyetler kapsamındaki çevresel ve sosyal riskleri detaylı bir şekilde izlemekte ve risklere yönelik gerekli aksiyonları almaktadır. 2024 yılı içerisinde de güncellenen politikalara uygun şekilde Finanse Edilmeyen Faaliyetler (FEF) listesine girmeyen, yatırım tutarı 10 milyon ABD doları üzeri olan yatırım ve proje finansmanı kredi talepleri, Kredilendirme Faaliyetlerinin Çevresel ve Sosyal Risklerinin Tespiti Prosedürü'ne bağlı olarak çevresel ve sosyal risk değerlendirmesine tabi tutulmuştur. Değerlendirilen yatırımlar, risk seviyelerine göre dört kategoriye ayrılmaktadır:
Kategori A ve B+ olarak sınıflandırılan projeler için bağımsız danışmanlar aracılığıyla Çevresel ve Sosyal Durum Değerlendirme Raporu hazırlanmakta, tespit edilen risklere yönelik Çevresel ve Sosyal Aksiyon Planı oluşturularak kredi sözleşmesine entegre edilmektedir. Ayrıca, bu projeler için en az yılda bir olmak üzere izleme çalışmaları yapılmaktadır. B- kategorisindeki projelerde ise benzer izleme adımları yürütülmekte olup, C kategorisinde yalnızca yerel mevzuata uygunluk kapsamında doküman kontrolleriyle sınırlı izleme yapılmaktadır.
Yapı Kredi'nin gelecekteki finansal ya da finansal olmayan pozisyonunu etkilemesi makul ölçüde beklenebilecek sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği bağlantılı risklerin belirlenmesinde BM Sorumlu Yatırım İlkeleri'nde (PRI) yer alan ÇSY faktörleri, UN PRB ve Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Küresel Riskler Raporu gibi uluslararası çerçevelerin yanı sıra sektörel trendler, paydaş beklentileri ve ulusal ve uluslararası gelişmeler göz önünde bulundurulmuştur.

Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin belirlenmesinde, bu risklerin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerine yönelik farklı senaryo modellerinden yararlanmaktadır. İklim değişikliği bağlantılı geçiş risklerinin değerlendirilmesinde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan ve mevcut politika ve taahhütleri yansıtan STEPS senaryosu ve küresel ısınmanın 2°C altında sınırlandığı, Paris Anlaşmasıyla uyumlu olarak 2050 yılında net-sıfıra ulaşılmasını öngören NZE senaryoları dikkate alınmaktadır. Risklerin finansal etkilerinin değerlendirilmesinde, NGFS senaryoları kullanılmaktadır. 2°C Altı Senaryosu, Mevcut Politikalar Senaryosu ve Ulusal Katkı Beyanları Senaryosu, Banka'nın finansal etki analizlerine entegre edilmiştir.
Fiziksel risklerin analizinde ise IPCC tarafından geliştirilen SSP1 - RCP2.6, SSP3 - RCP4.5, ve SSP5 - RCP8.5, senaryoları kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra, Türkiye'nin Ulusal Katkı Beyanı ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın parite tahminleri de analizlere dâhil edilmektedir. Senaryo seçiminde geniş bir sosyoekonomik, regülatif ve fiziksel risk spektrumunu temsil eden senaryolara yer verilmesi amaçlanmıştır. Geçiş risklerinin ve fiziksel risklerinin farklı ölçülerde öne çıktığı senaryoların seçilmesi, Banka'nın maruz kalabileceği çeşitli iklim değişikliğiyle bağlantılı potansiyel risk ve fırsatların erken teşhisine ve değerlendirilmesine olanak tanımaktadır.
Paris Anlaşmasıyla uyumlu net-sıfır yol haritasını belirlemek üzere Yapı Kredi, SBTi ve NZBA yönergelerine ve 2100 yılına kadar küresel ısınmayı sanayi devrimi öncesi seviyelere göre en fazla 1.5°C ile sınırlama bakımından belirlenen küresel hedefe uyumlu olmak için IEA'nın NZE senaryosu bir ölçüt olarak kullanmıştır. Yapı Kredi, SBTi'a sunduğu orta ve uzun vadeli emisyon azaltım hedeflerini IEA NZE senaryosu ile uyumlu şekilde belirlemiş ve bu hedefleri onaylatmıştır.
Senaryo analizleri, bu hedeflerin belirlenmesinde ve izlenmesinde temel referans olarak kullanılmaktadır. Senaryo analizi kapsamında Banka'nın yalnızca Türkiye'deki kredi portföyü dâhil edilmiştir. Banka'nın yurtdışı operasyonları ve yurtdışındaki kredi müşterilerinin toplam risk tutarındaki payının düşük olması, finansal etkinin oldukça kısıtlı olacağı anlamına gelmektedir. Raporda yer alan senaryo analizlerindeki hesaplamalar, raporlama dönemi için geçerlidir.
Senaryo modellerinin girdisi olan indikatörler, aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
| Risk Kategorisi | İndikatör | Açıklama | Veri Kaynağı |
|---|---|---|---|
| Kronik Fiziksel Risk |
Su Stresi Skoru | Havza bazında ham skorlar ve kategorizasyon (Düşük, Orta, Yüksek vb.) |
WRI Aqueduct 4.0 |
| Geçiş Riski | Elektrik Üretiminde Yenilenebilir Enerji Payı |
% | World Bank Electricity Planning Model |
| AB ETS ve SKDM Tahsisat Fiyatları |
Avro/tCO₂ | IIASA NGFS Phase 5 Scenario Explorer; IIASA NGFS Phase 5 Short Term Scenario Explorer; IEA GECM; IMF Climate Change Indicators Dashboard |
|
| Türkiye ETS Tahsisat Fiyatları |
Türk lirası/tCO₂ |

Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin sistematik biçimde tanımlanması, değerlendirilmesi, önceliklendirilmesi ve izlenmesi amacıyla kapsamlı bir Risk ve Fırsat Envanteri geliştirmiştir. Bu envanter kapsamında, belirlenen risklerin Yapı Kredi ve bağlı ortaklıklarının iş modeli ve değer zinciri üzerindeki potansiyel etkileri tanımlanmaktadır. Riskin değer zincirinin hangi aşamasında yoğunlaştığı ve riskin kapsamının yerel, ulusal veya küresel bir etkiye sahip olma durumu Risk ve Fırsat Envanteri'nde belirtilmektedir.
Belirlenen risklerin önemliliği, 4x4 matriste etki ve olasılık parametrelerinden oluşan Risk Isı Haritası kullanılarak ölçülmektedir. İklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin önceliklendirilmesinde kullanılan etki ve olasılık parametreleri, her bir risk için hem nicel hem de nitel eşik değerler üzerinden dörtlü skala ile 1'den 4'e düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak puanlanmaktadır. Etki parametresi, Risk Etki Matrisi'nde tanımlanan finansal, hukuki, itibar ve operasyonel etkilerine göre değerlendirilmektedir. Risk Etki Matrisi baz alınarak belirlenen bu nitel etkiler, bütünleşik olarak değerlendirilerek etki parametresi dörtlü skalada puanlanmaktadır. Faaliyet sonuçlarında hissedilir bir değişikliğe yol açmadan kolaylıkla yönetilebilecek derecede çok küçük mali kayıplar yaratması beklenen riskler düşük öneme sahip riskler arasında değerlendirilmektedir. Öte yandan, ciddi finansal
kayıplara ve iş modelinin yeniden yapılandırılmasına neden olması beklenen riskler çok yüksek öneme sahip riskler arasında değerlendirilmektedir.
Olasılık parametresinde, gerçekleşme olasılığı %0 ila %20 arasında olan riskler düşük, %20 ila %50 arasında olan riskler orta, %50 ila %90 arasındaki riskler yüksek, %90 ve üzerinde olan riskler, çok yüksek olasılığa sahip riskler olarak sınıflandırılmaktadır. Bu olasılıklar, risk ve fırsat unsurlarının geçmişte Yapı Kredi özelinde ve akranlarda gözlemlenme sıklığı ve kısa, orta ve uzun vadede ve senaryo bazında meydana gelme ihtimaline ilişkin bir değerlendirme sonucunda belirlenmiştir.
Etki ve olasılık parametrelerinin çarpımıyla elde edilen risk skorunun Risk Isı Haritası'nda denk geldiği açık mavi, mavi, koyu mavi ve lacivert bölgeler sırasıyla düşük, orta, yüksek ve çok yüksek öncelikli riskleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, risk skoru 1 ila 3 arasında hesaplanan riskler düşük, 3 ila 5 arasında hesaplanan riskler orta, 5 ila 12 arasında hesaplanan riskler yüksek, 12 ila 16 arasında hesaplanan riskler ise çok yüksek öncelikli riskler olarak değerlendirilmektedir. Düşük ve orta öncelikli riskler süreç sahipleri tarafından izlenirken, yüksek ve çok yüksek öncelikli riskler için riskin derecesini düşürmeye yönelik aksiyon planları geliştirilmektedir.


Yapı Kredi'de, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin etkilerini etki ve olasılık parametreleri üzerinden değerlendirilmektedir. Etki parametresi; riskin finansal sonuçlar, kurumsal itibar, operasyonel süreçler ve hukuki yükümlülükler üzerindeki potansiyel etkilerine göre dört alt başlıkta ele alınmaktadır. Olasılık parametresinde ise söz konusu riskin gerçekleşme ihtimali değerlendirilmektedir. Gerçekleşmesi durumunda önemli finansal kayıplara neden olabilecek ve mevcut iş modelinde yapısal değişiklik gerektirebilecek riskler, çok yüksek etkiye sahip olarak tanımlanmaktadır. Buna karşılık, faaliyet sonuçlarını anlamlı ölçüde etkilemeyen ve kolaylıkla yönetilebilecek düzeyde sınırlı mali sonuçlar doğuran riskler, düşük etkiye sahip riskler olarak sınıflandırılmaktadır. Risklerin niteliksel etkileri, Risk Etki Matrisi kullanılarak değerlendirilmekte, bu niteliksel etkiler, Risk Isı Haritası'na yansıtılmaktadır. Önceliklendirme süreçlerinde detaylandırılan metodoloji kapsamında, yüksek öncelikli olarak belirlenen riskler kısa listeye alınarak bu risklerin finansal etkisinin niceliksel değerlendirmesi yapılmaktadır.
Düşük ve orta seviyedeki riskler süreç sahipleri tarafından izlenirken, yüksek ve çok yüksek seviyedeki riskler için riskin derecesini düşürmeye yönelik aksiyon planları geliştirilmektedir. Bu planlar risk yönetimi ekipleri tarafından değerlendirilmekte ve üst yönetim süreç hakkında bilgilendirilmektedir.
İklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin değerlendirilmesinde, söz konusu risklerin Banka'nın faaliyetleriyle olan bağımlılıkları da dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda, iklim risklerinin Banka'nın kredi portföyü, tedarikçi ve müşteri yapısı üzerindeki bağımlılık düzeyi değerlendirilmekte; belirli sektörlerin veya coğrafyaların iklim risklerine maruziyet düzeyleri, stratejik kırılganlık olarak ele alınmaktadır. Bazı sektörlerin su stresine olan bağımlılığı veya karbon fiyatlamasına duyarlılığının dâhil edildiği bu analizler, "Strateji" bölümünde detaylandırılmakla birlikte, risk yönetimi süreçlerine dâhil edilmektedir.
Yapı Kredi, bağlı ortaklıklarının kendi belirlediği risk ve fırsatları değerlendirmeye almıştır. Bu süreçte, TSRS 2'nin Sektör Bazlı Uygulanmasına İlişkin Rehber'de tanımlanan sektör bazlı açıklama konularının uygulanabilirliğini de değerlendirmiştir. İlgili risk ve fırsatların finansal etkileri, Yapı Kredi'nin belirlediği önemlilik seviyesinin altında kaldığı ve önemli etki yaratmadığı gerekçesiyle bağlı ortaklıkların risk ve fırsatları bu raporda paylaşılmamaktadır.
Yapı Kredi'nin belirlemiş olduğu iklim değişikliğiyle bağlantılı fiziksel ve geçiş risklerinin temel olarak kurumsal ve KOBİ kredileri portföyleri üzerinden potansiyel finansal etkilere sahip olabileceği öngörülmektedir. Fiziksel riskler kapsamında, özellikle Türkiye'de artan su stresine bağlı olarak öne çıkan etkiler, bölgesel ve sektörel bazda ele alınmaktadır. IPCC tarafından oluşturulan RCP2.6, RCP4.5, ve RCP8.5 senaryoları doğrultusunda yapılan değerlendirmelerde, su stresinin özellikle Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde ekstrem seviyelere ulaşması öngörülmektedir. Bu durumun Banka'nın kredi portföyünde bulunan, suya yüksek oranda bağımlı sektörlerde faaliyet gösteren ve bu bölgelerde üretim tesislerine sahip olan işletmelerin üretim kapasitesinin azalmasına sebep olacağı ve buna bağlı olarak geri ödeme performansında bozulma riski doğurabileceği değerlendirilmiştir.

Geçiş riskleri kapsamında ise karbon fiyatlandırmasına dayalı mekanizmaların, Yapı Kredi'nin karbon yoğun ve karbon fiyatlandırmaya maruz kalması beklenen sektörlerdeki müşterilerinin finansal performansında zayıflama olacağı öngörüsü ile geri ödeme performansında bozulma riski doğurabileceği değerlendirilmektedir. AB ETS, SKDM ve Türkiye ETS gibi düzenlemeler kapsamında, karbon maliyetlerindeki artışın, kârlılığı azalan firmaların kredi geri ödeme kapasitesini sınırlayabileceği ve portföydeki risk yoğunluğunu artırabileceği öngörülmektedir.
Fiziksel riskler ve geçiş riski unsurlarının Yapı Kredi üzerindeki kısa, orta ve uzun vadede ve senaryo bazında oluşturabileceği potansiyel finansal etkiler, portföydeki ilgili şirketler ile ilişkili temerrüt olasılığı (Probability of Default; PD) parametresi üzerine olası etkileri değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeler sonucunda, ilgili müşterilerin yaşamaları beklenen gelir kayıpları ve maliyet artışlarının PD değerleri üzerinde bir etki oluşturmayacağı görülmüştür. Ancak Banka, ihtiyatlı bir yaklaşım izleyerek bu risk unsurlarının olası etkisini yansıtabilmek adına ilgili müşterilerin PD'leri bir kademe kötüleştirilerek beklenen kredi zararı (BKZ) yeniden hesaplamıştır.
Banka, bu kapsamda üç farklı kırılgan müşteri grubuna odaklanmıştır. Bunlar:
Bu analizlerin çıktıları, öncelikli olarak Banka'nın BKZ hesaplamalarına girdi teşkil etmektedir. Ancak, söz konusu risklerin etkisi, vergi öncesi kâr (VÖK) üzerinden belirlenen önemlilik seviyesinin altında bir finansal etki yaratacağı hesaplanmıştır. Finansal etkinin önemlilik seviyesinin altında kalması ve hesaplamadaki ölçüm belirsizliği düzeyinin yüksek olması nedeniyle ilgili risklerin mevcut veya öngörülen finansal etkilerine dair nicel bilgi sunulmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir. Kredi riskine ek olarak, piyasa riski, operasyonel risk ve
itibar riski alanlarında da iklim değişikliğiyle bağlantılı etkiler senaryo bazlı olarak nitel değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Banka'nın bilançosunda, karbon fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenebilecek varlık türleri veya yatırım araçları yer almamaktadır. Operasyonel risk açısından ise özellikle su stresi, aşırı hava olayları gibi fiziksel risklerin Banka'nın fiziksel hizmet altyapısı, veri merkezleri ve şube ağı üzerindeki potansiyel etkileri değerlendirilmiş; mevcut yedekleme, uzaktan erişim, dijitalleşme ve kriz yönetimi sistemleri sayesinde bu risklerin önemli operasyonel kesintilere yol açmasının düşük olasılık taşıdığı belirlenmiştir. İtibar riski açısından, Banka'nın sürdürülebilirlik politikaları, şeffaf raporlama yaklaşımı ve ÇSY performansını artırmaya yönelik stratejik hedefleri dikkate alındığında, iklim risklerinin itibari etki yaratma potansiyelinin sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda, kredi riski dışındaki temel risk türlerinde kısa, orta ve uzun vadede önemli bir finansal etki beklenmemekte olup, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin birleşik finansal etkilerine ilişkin detaylı nicel bilgi sunulmasının faydalı olmayacağına karar verilmiştir. Yapı Kredi, operasyonel, piyasa ve itibar risklerini etkileyebilecek düzenlemeleri takip etmektedir.

Yapı Kredi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin belirlenmesinde küresel gelişmeler, paydaş beklentileri ve ana ortağı Koç Holding'in iş ve gelecek stratejilerinden yararlanmıştır. Ek olarak, TSRS 2 Sektör Bazlı Uygulanmasına İlişkin Rehber, SASB Standartları, MSCI ESG Önceliklendirme Haritası, S&P Sürdürülebilirlik Endeksi Kriterleri ve WEF Küresel Riskler Raporu gibi uluslararası ve yerel standartlar dikkate alınmıştır. Önceliklendirme analizinde ise TSRS ile uyumlu olarak kullanılan finansal önemlilik yaklaşımı kullanılmıştır.
Yapı Kredi'nin genel risk yönetim sürecinin bir parçası olan Risk Isı Haritası, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin önceliklendirilmesi amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Risk ve Fırsat Envanteri'nde yer alan risk ve fırsatlar, Kredi Riski, Operasyonel Risk, Sürdürülebilir Finansman ve Sürdürülebilirlik birimlerinin
katılımıyla gerçekleştirilen çalıştaylar sonucunda önceliklendirilmiştir. Önceliklendirme çalışmasında, Banka'nın stratejik öncelikleri, piyasa koşulları, düzenleyici gelişmeler ve paydaşlarla etkileşim dikkate alınmış; elde edilen bulguların değişen koşullar doğrultusunda periyodik olarak gözden geçirilmesi Sürdürülebilirlik Komitesi'nin görev ve sorumluluklarına eklenmiştir.
Raporlama döneminde, aşırı hava olaylarına bağlı fiziksel risklerin yaratacağı iş sürekliliği riskleri, iklim hedefleriyle uyumlu olmayan kredi verme uygulamaları ve raporlama yükümlülükleri gibi çeşitli iklim değişikliğiyle bağlantılı riskler önceliklendirilmiştir. Bu riskler arasından su stresi ve SKDM'ye uyum riski, yüksek öncelikli riskler arasında değerlendirilmiş ve finansal etki hesaplama çalışması yapılmıştır. Risk ve Fırsat envanterinde yüksek öncelikli olarak belirlenen bu iki risk özelinde yapılan açıklamalara, "Ekler" bölümünden ulaşılabilmektedir.
Risk Komitesi, risk yönetimi stratejileri ve iştahının belirlenmesi sürecinde Banka'nın ve bağlı ortaklıklarının maruz kalabileceği önemli riskleri izlemek ve Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmekle görevlidir. Komite ayrıca, önemli risklerin raporlanmasını ve bu risklere karşı gerekli önlemlerin alınmasını gözetmekte; bu kapsamda periyodik olarak hazırlanan risk raporlarını incelemekte, Risk Yönetim Sistemi'ni gözden geçirmekte ve risklerin zamanında değerlendirilmesini temin etmektedir.
Yapı Kredi'de iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin izlenmesine yönelik süreçler, sürdürülebilirlik kapsamındaki genel risk izleme yaklaşımı ile bütünleştirilmiş şekilde yürütülmektedir. Bu doğrultuda, iklim değişikliğiyle bağlantılı riskler, sürdürülebilirlik riskleri ile bir bütün olarak ele alınmakta, aynı izleme ve raporlama çerçevesi içerisinde değerlendirilmektedir.

Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin izlenmesi, Sürdürülebilirlik Komitesi'nin koordinasyonunda yürütülmekte; gerekli görülen durumlarda söz konusu riskler Denetim Komitesi'nin gündemine alınabilmektedir.
Yapı Kredi'de sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin izlenmesinde kullanılan araçlar, ÇSRD sistemi, Risk Isı Haritası, İSEDES raporlarıdır.
Yapı Kredi, kredilendirme faaliyetlerinden kaynaklanan tüm çevresel etkilerini, kurmuş olduğu ÇSRD sistemi kapsamında değerlendirmektedir. Bu çerçevede, yatırım tutarı 10 milyon ABD doları ve üzeri kurumsal ve ticari krediler altındaki tüm yeni yatırım ve proje finansmanı kredi talepleri ile birlikte finansal danışmanlık hizmeti verilen projeler ÇSRD sistemine tabi tutulmaktadır.
Risk Isı Haritası'nda lacivert olarak tanımlanan çok yüksek öncelikli risklerin, Banka üzerindeki potansiyel etkisinin yüksek olduğu kabul edilmekte; bu tür riskler için önleyici veya düzeltici aksiyonların hızla tasarlanması, kriz senaryoları ve acil durum planlarının devreye alınması gerekliliği öngörülmektedir. ÇSRD sistemi kapsamında tespit edilen sürdürülebilirlik riskleri ve değerlendirmeye alınan projeler, Denetim Komitesi gözetiminde olmakla beraber, Sürdürülebilirlik Komitesi tarafından yürütülen çalışmalar yılda en az bir kez İcra Komitesi ve Yönetim Kurulu'na sunulmaktadır. Yapı Kredi, 2021 yılında güncellediği yeni politikalarıyla kömür yakıtlı yeni termik santralleri ve kömür madenciliği yapan yeni projeleri finanse etmeme kararı almış ve bu faaliyetleri Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi Politikası kapsamındaki FEF listesine dâhil etmiştir.
Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerin, aynı zamanda bir fırsata dönüşme potansiyeli bulundurduğu yaklaşımıyla alınan stratejik kararlar, risk ve fırsatların bütüncül olarak değerlendirilmesi sonucu hayata geçirilmektedir. Söz konusu risklere yönelik raporda belirtilen süreçler, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle bağlantılı fırsatları belirlemek, değerlendirmek, önceliklendirmek ve izlemek için geliştirilen süreçlerde de kullanılmakta olup birbiriyle tutarlıdır. Bu kapsamda, risklerin belirlenmesinde kullanılan iklim senaryoları yalnızca riskleri değil, fırsatları da kapsamaktadır. Raporda açıklanan bu senaryolar, Yapı Kredi'nin risklerinin daha az yoğunlaştığı faaliyet alanlarını ve değer zinciri aşamalarını ortaya çıkararak Banka için fırsat potansiyeli sunmaktadır.

Risk Isı Haritası, raporlama dönemi itibarıyla iklim değişikliğiyle bağlantılı fırsatların da önceliklendirilmesi amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, belirlenen fırsatlar da risklerin önceliklendirme süreci ile paralel şekilde finansal, hukuki, itibar ve operasyonel etkilerine göre önceliklendirilerek hayata geçirilmeleri için gerekli aksiyonlar alınmaktadır.
Bu aksiyonlar arasında, net-sıfır stratejisi doğrultusunda yeşil finansman alanında artan fırsatların değerlendirilmesi, düşük karbonlu teknolojilere yatırım yapan müşterilere yönelik kredi ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve yenilenebilir enerji projelerine öncelik verilmesi yer almaktadır. Ayrıca, yeni piyasalara erişim, yatırımcı güveninde artış ve sürdürülebilirlik derecelendirmelerinde iyileşme gibi itibar kazanımı fırsatlarının değerlendirilmesi de Yapı Kredi'nin fırsat yönetimi yaklaşımının bir parçasıdır. Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı fırsatların belirlenmesi ve önceliklendirilmesi süreçlerinde, senaryo analizlerinden yararlanmaktadır.
Yapı Kredi, finansman portföyü kaynaklı emisyonlarını azaltmak amacıyla, SBTi tarafından finans sektörüne yönelik yayımlanan metodoloji doğrultusunda 2021 yılını baz yıl olarak belirlemiş ve 2026 ile 2030 yılları için ara emisyon azaltım hedeflerini modellemiştir. Bu süreçte, Banka'nın net-sıfır yol haritasını belirlemek üzere IEA NZE senaryosu referans alınmıştır. IEA NZE senaryosunun kullanılması, finansal fırsatların sektör bazında değerlendirilmesini ve dönüşüm stratejilerinin şekillendirilmesini sağlamaktadır. Senaryo analizleri kapsamında yalnızca emisyon azaltımı hedefleri değil, aynı zamanda Bankanın portföy dönüşümünün reel ekonomi üzerindeki etkileri de değerlendirmeye alınmıştır. Bu yaklaşımla, sektörlerin karbonsuzlaşma hızları dikkate alınarak homojen bir geçiş sağlanması ve bu süreçte oluşacak yatırım ihtiyaçlarına yönelik finansman fırsatlarının yönetilmesi hedeflenmiştir.
Yapı Kredi, söz konusu hedeflerin gerçekleştirilmesi amacıyla demir ve çelik, enerji üretimi, gayrimenkul, petrol ve gaz ve karayolu taşımacılığı gibi öncelikli sektörlerde emisyon yoğunluklarını azaltmayı hedeflemektedir. Bu sektörlerin yeşil dönüşümünü destekleyecek finansman ihtiyaçlarını belirlemek ve finansal çözümler geliştirmek stratejinin odağında yer almaktadır. Elektrik üretim sektöründe finanse edilen projelerin emisyon yoğunluğunu azaltmayı taahhüt eden Banka, bu hedef doğrultusunda yenilenebilir enerjiye dayalı projelere öncelik vermeye ve düşük karbonlu teknoloji yatırımlarını desteklemeye devam etmektedir. Aynı zamanda, uzun vadeli kredi portföyü için verilen portföy sıcaklığını düşürmeyi hedefleyen Yapı Kredi, hedefler kapsamında düşük karbon ekonomisine geçişte doğabilecek stratejik fırsatları da senaryo analizleri ile bütüncül şekilde yönetmektedir.

Yapı Kredi, yeşil dönüşümün desteklenmesi sürecinde Türk bankacılık sektörünün kilit paydaşlarından biri olarak üstlendiği kritik rolün bilinciyle hareket etmektedir. Banka, iklim değişikliğiyle bağlantılı riskleri azaltmak, bu risklere uyum sağlamak ve fırsatları değerlendirmek amacıyla çeşitli hedefler belirlemekte ve bu hedeflere yönelik ilerlemeyi ölçmek için somut kriterler kullanmaktadır.
Yapı Kredi, hem kendi operasyonel emisyonlarını hem de finanse ettiği emisyonları azaltmayı ve netsıfır ekonomiye geçişi desteklemeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, müşterilerinin net-sıfır operasyonlara geçişine rehberlik etmekte, iklim değişikliğiyle bağlantılı risklerini yönetmelerine destek olmakta ve küresel iklim hedefleriyle uyumlu oluşumlara taahhüt vermektedir.
Banka, 2019 yılında UN PRB'nin kurucu imzacılarından biri olmuş, 2021 yılında ise SBTi emisyon azaltımı taahhüdünde bulunmuştur. Yapı Kredi, ayrıca "Business Ambition for 1.5°C" girişimiyle uyumlu hedefler belirleyeceğini taahhüt eden Türkiye'den ilk ve tek banka olmuştur. Net-sıfır taahhüdünü güçlendirmek amacıyla, 2023 yılında NZBA'ya katılmıştır. Aynı zamanda, 2023 yılında
SBTi rehberliği doğrultusunda ara dönem emisyon azaltım hedeflerinin modellemesi gerçekleştirilmiş; belirlenen hedeflerin finansal fizibilite analizleri yapılmış ve öncelikli sektörler için karbonsuzlaşma stratejileri ile eylem planları geliştirilmiştir. Modelleme süreci sonrasında belirlenen hedefler, SBTi onayına sunulmuştur.
2024 yılı başında, finanse edilen emisyonların hesaplanmasına yönelik veri kalitesi ve metodolojisinin iyileştirilmesine ilişkin çalışmalar başarıyla tamamlanmıştır. Yapı Kredi, 2030 yılına kadar Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 finanse edilen kredi portföyü kaynaklı sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedeflemektedir. Bu hedefler, SBTi tarafından doğrulanmıştır.
Yapı Kredi, kendi operasyonları kaynaklı emisyonların azaltımı için belirlediği hedefler için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları gerçekleştirmektedir. Banka, yenilenebilir enerji üretimi ve enerji tasarrufu sağlayan projeler sonrası tüketilen elektrik için I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) satın alarak pazar bazlı Kapsam 2 emisyonlarını sıfırlamaktadır.
Yapı Kredi'nin finanse edilen emisyonları için oluşturduğu dekarbonizasyon planı, düşük karbonlu ekonomiye geçişte finansın gücünden yararlanarak reel sektörün dönüşüm potansiyelini ortaya çıkarma amacına dayanmaktadır. Bu doğrultuda Yapı Kredi, 2023 yılında SBTi ve NZBA rehberleri doğrultusunda belirlediği hedeflere ulaşmak amacıyla sektörel dekarbonizasyon planlarını geliştirmiştir. Bu plan kapsamında, belirli sektörler önceliklendirilmiş ve sektörlerdeki temel ve finansal etkiler değerlendirilmiş, sektörel dekarbonizasyon stratejileri ve eylem setleri belirlenmiş ve böylece Banka'nın Net-Sıfır Yol Haritası oluşturulmuştur. Plan geliştirilirken üst yönetimden oluşan Yönlendirme Komitesi ve ilgili ekiplerin yer aldığı Çalışma Grubu üyelerinin katılımıyla interaktif bir süreç yürütülmüştür. Tüm çalışmalar Banka'nın kredi politikaları ve stratejileri doğrultusunda yürütülmüştür.
Net-Sıfır Yol Haritası kapsamında Yapı Kredi'nin gerçekleştirdiği çalışmalara raporun "Strateji" bölümünde yer verilmektedir.
Yapı Kredi, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için belirlediği bu ölçütleri düzenli olarak izlemekte ve yönetişim organlarına raporlamaktadır.

Sürdürülebilirlik konusundaki gelişmeleri izlemek ve yönlendirmek için yılda en az iki kez toplanan Sürdürülebilirlik Komitesi, gerçekleştirdiği çalışmalarını her yıl düzenli olarak İcra Komitesi'ne ve Yönetim Kurulu'na sunmaktadır. 2024 yılında Banka'nın stratejik öncelikleri doğrultusunda Sürdürülebilirlik Komitesi'ne bağlı olarak faaliyet gösteren çalışma grupları yeniden gözden geçirilmiş ve çalışma grupları "İklimle İlgili Risklerin Yönetimi, Net Sıfır, Sürdürülebilir Finans, Sürdürülebilir Operasyonlar ve İnsan ve Toplum" olarak güncellenmiştir. Aynı zamanda, söz konusu çalışma gruplarının rol ve sorumlulukları belirlenmiş ve işleyişi konusunda geliştirmeler yapılmıştır. Banka, ilerlemeyi şeffaf bir şekilde değerlendirmeye ve iklim değişikliğiyle bağlantılı stratejik hedeflerini uluslararası standartlarla uyumlu şekilde güncellemeye devam etmektedir.
Yapı Kredi, iş modeli ve değer zinciriyle ilişkili TSRS 2'nin Sektör Bazlı Uygulanmasına İlişkin Rehberlerden Cilt-16 – Ticari Bankalar cildine yönelik metriklerini takip etmektedir.
Yapı Kredi, iklim değişikliğiyle bağlantılı belirlediği riskler kapsamında aşağıdaki metrikleri takip etmekte ve ilgili metrikleri raporun "Ekler" bölümünde paylaşmaktadır:
Banka, ilgili metriklere yönelik açıklamalarını, raporun "Varlıkların İklim Değişikliğine Dayanıklılığı ve Uyumu" bölümünde paylaşmaktadır.
Banka, iklim değişikliğiyle bağlantılı hedeflerini ve bu hedefleri takip etmek üzere belirlediği metrikleri iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatların etkilerinin makul ölçüde beklenebileceği zaman dilimlerine uyumlu olacak şekilde takip etmekte, Net-Sıfır Yol Haritası'nı bu kapsamda hayata geçirmektedir.
Yapı Kredi, 2011 yılında beş farklı lokasyonda bulunan Genel Müdürlük ve hizmet binalarında operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan karbon ayak izini ilk kez hesaplayarak doğrulatmıştır. 2019 yılında doğrulatma kapsamını genişleterek tüm lokasyonlarda uygulamıştır. 2021 yılında ise, yurt içi ve yurt dışı bağlı ortaklıkları dâhil tüm lokasyonlarında Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını ISO 14064 Standardına uygun olarak doğrulatmıştır. Emisyonlar ölçülürken, Kapsam 1 ve Kapsam 2 için Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı temel alınmıştır. Emisyon hesaplamalarında sera gazı emisyonlarından CO₂, CH4 ve N2O hesaba katılmıştır. Yapı Kredi, sera gazı emisyonlarına yönelik açıklamayı raporun "Ekler" bölümünde açıklamaktadır.
Kapsam 1 emisyonları kapsamında; raporlama döneminde, Banka'nın faturalardan takip edilen doğalgaz tüketimi, üçüncü taraf firmanın sistemi üzerinden takip edilen şirket araçları motorin ve benzin tüketimi, faturalardan takip edilen jeneratör motorin tüketimi, bakım firmasının servis formlarından takip edilen soğutucu gazlar kaynaklı oluşan sera gazı emisyon miktarı hesaplanmıştır. Hesaplamaya Yapı Kredi, Yurt İçi ve Yurt Dışı Bağlı Ortaklıkları ile iştirakleri dâhil edilmiştir.

Kapsam 2 emisyonları kapsamında; raporlama döneminde, Banka'nın servis sağlayıcı firmaların faturalarından takip edilen elektrik tüketimi kaynaklı sera gazı emisyon miktarı hesaplanmıştır. Kapsam 2 emisyonlarına Yapı Kredi, Yurt İçi ve Yurt Dışı Bağlı Ortaklıkları dâhil edilmiştir.
Banka, Kapsam 2 emisyonlarını lokasyon bazlı ve Pazar bazlı olarak hesaplamakta ve doğrulamaktadır. Banka 2024 yılında yenilenebilir enerji üretimi ve enerji tasarrufu sağlayan projeler sonrası tüketilen elektrik için I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) satın alarak Kapsam 2 emisyonlarını nötrlemiştir.
Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı miktarı hesaplamalarında kullanılan katsayılar ulusal ve uluslararası kılavuzlardan alınmaktadır. [Yakıt Kaynaklı Emisyon (Eyakıt)=Faaliyet Verisi (FV) *Emisyon Faktörü (EF) *Yükseltgenme Faktörü (YF)]
Yakma Kaynaklı Emisyon Faktörleri (motorin, fuel-oil, doğalgaz, LPG)
"IPCC Guidelines for National Greenhouse Gas Inventories Chapter 2: Stationary Combustion-Volume 2: Energy" Intergovernmental Panel on Climate Change 2006
Table 2.4. Default Emission Factors for Statıonary Combustion in the Commercial/ Institutional Category
Table 2.4 Default Emission Factors For Stationary Combustion in the Commercial/ Institutional Category
Motorin faaliyet verisi lt biriminden kg birimine çevrilirken 0,830 çevrim katsayısı kullanılmıştır.
Global Warming Potentials - [Table] Direct (Except For Ch4) Global Warming Potentials (Gwp) Relative to CO₂ IPCC Sixth Assessment Report, 2021 (AR6)-Chapter (8 ve 2)" raporu bölümünden referans alınmıştır.
"IPCC Guidelines for National Greenhouse Gas Inventories Chapter 3: Mobile Combustion - Volume 2: Energy Intergovernmental Panel on Climate Change 2006"
Equation 3.2.1. CO₂ from Road Transport
Table 3.2.1. Road Transport Default CO₂ Emissions Factors and Uncertainty Ranges
Equation 3.2.3 Emissions of CH4 and N2O Table 3.2.2 Road Transport N2O and CH4 Default Emissions Factors and Uncertainty Ranges
Table 3.3.1.Default Emission Factors For Off-Road Mobile Sources and Machinery (Diesel ve Motorin 4 stroke) (Çim biçme ve Bobcat için)"
Elektrik emisyon faktörleri için "International Energy Agency" Türkiye için belirtilen 2023 elektrik emisyon faktörü baz alınmıştır.
| Rapor Hakkında |
|---|

| Emisyon Kaynağı - Kapsam 1 (kg/TJ) | CO₂ (kgCO₂/TJ) | CH₄ (kgCO₂/TJ) | N₂O (kgCO₂/TJ) | Emisyon Faktörü (kg CO₂-e) |
|---|---|---|---|---|
| Dizel (sabit) | 74.100 | 10 | 0,6 | 74.343 |
| Dizel (mobil) | 74.100 | 3,9 | 3,9 | 75.243 |
| Benzin (mobil) | 69.300 | 3,8 | 5,7 | 70.917 |
| Doğalgaz | 56.100 | 5 | 0,1 | 56.155 |
| Soğutucu gazlar - Aerosol | 2,83 | - | - | 2,83 |
| Soğutucu gazlar - Propan | 0,003 | - | - | 0,003 |
| Soğutucu gazlar - R134A | 1.530 | - | - | 1.530 |
| Soğutucu gazlar - SF6 | 23.900 | - | - | 23.900 |
| Soğutucu gazlar - R407C | 2.013,67 | - | - | 2.013,67 |
| Soğutucu gazlar - R404A | 4.728 | - | - | 4.728 |
| Soğutucu gazlar - R410A | 2.255,5 | - | - | 2.255,5 |
| Soğutucu gazlar - CH4 | 27,9 | - | - | 27,9 |
| Soğutucu gazlar - R227ea | 3.600 | - | - | 3.600 |
| Soğutucu gazlar - R290 | 3,3 | - | - | 3,3 |
| Soğutucu gazlar - R32 | 771 | - | - | 771 |
| Soğutucu gazlar - R450A | 570 | - | - | 570 |
Salım yoğunluğu (ton CO₂e/TL toplam çalışan sayısı)= (Kapsam 1 (ton CO₂e) + Kapsam 2 (ton CO₂e))/Toplam çalışan sayısı

Yapı Kredi'nin operasyonel faaliyetleri herhangi bir karbon fiyatlandırma sistemine dâhil değildir. Raporlama döneminde Yapı Kredi tarafından kullanılan bir dâhili iç karbon fiyatı bulunmamaktadır. Yapı Kredi, Türkiye'de kurulmakta olan Türkiye ETS'si kapsamındaki düzenlemeleri takip etmektedir.
Türkiye ETS ve SKDM risklerinin değerlendirilmesi kapsamında, NGFS senaryolarını temel alan Entegre Değerlendirme Modeli (IAM) karbon fiyatı ortalamaları esas alınmıştır. SKDM'ye ilişkin risk değerlendirmesi gerçekleştirilirken efektif karbon fiyatının hesaplanmasında AB tarafından Türkiye ETS kapsamında ödenen karbon fiyatının tanınacağı varsayılmıştır. Bu kapsamda, efektif karbon fiyatı bu iki düzenlemeye maruz kredi müşterilerinin sektörel ortalama AB ihracat oranları temel alınarak hesaplanan toplam karbon fiyatı maruziyeti üzerinden belirlenmektedir.
Yapı Kredi, bankaların yeşil finansman portföylerinin belirlenmesine yönelik BDDK nezdinde yayımlanan Yeşil Varlık Oranı Tebliği'ne uyum için yeşil kredilerin belirlenmesine yönelik altyapı kurulum çalışmalarına devam etmektedir.
Yapı Kredi, iklim değişikliğine bağlı geçiş riskleri ve fiziksel risklere karşı kırılgan varlık ve faaliyetlerini belirlemek amacıyla kurumsal, ticari ve KOBİ segmentlerindeki müşteriler için bir risk değerlendirme çalışması gerçekleştirmiştir. Bu analiz kapsamında, karbon fiyatlandırmasına tabi sektörlerdeki müşteriler ile su stresine maruz kalan bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler dikkate alınmıştır. Bu analizde kullanılan sınıflandırma, AB Sektörel Dönüşüm çerçevesi ile SKDM kapsamındaki sektör tanımları, Türkiye ETS öncelikli sektörleri ve IPCC'nin bölgesel su stresine ilişkin projeksiyonları dikkate alınarak oluşturulmuştur. Gelir kaybı varsayımı, sektör ve coğrafya bazlı senaryo çıktılarıyla desteklenmiş; risk tutarları, temerrüt olasılığı ve beklenen kredi zararı yaklaşımıyla modellenmiştir.
Geçiş riskleri arasında değerlendirilen karbon fiyatlandırma mekanizmalarına (SKDM ve Türkiye ETS) maruz risk tutarı, toplam portföyün yaklaşık %22,77'sine karşılık gelmektedir. Fiziksel riskler arasında değerlendirilen su stresi riskine maruz kalan müşteri portföyü ise, toplam portföyün %29,55'ini oluşturmaktadır.
Yapı Kredi, raporlama dönemindeki Grup seviyesindeki konsolide Kapsam 1 sera gazı emisyonlarını gönüllü şekilde denkleştirmek üzere, Gold Standard tarafından sertifikalandırılmış "Rüzgar Enerjisi projesine dayalı karbon kredileri" satın almıştır. Yapı Kredi, raporlama dönemindeki Grup seviyesindeki konsolide elektrik tüketimlerine karşılık olarak I-REC sertifikası satın alarak pazar bazlı Kapsam 2 emisyonlarına gönüllü şekilde denkleştirme yapmıştır.
Yapı Kredi, finans sektörü için SBTi yönergelerini takip ederek, kredi portföyü için ara emisyon azaltım hedefleri belirlemiştir. Bu amaçla, Banka 2021 yılını hedef baz yılı olarak almış ve seçilen hedef metodolojisine göre 2026 ve 2030 yılları için ara hedefleri modellemiştir. Belirlenen hedefler, kullanılan metodolojilerin en son bilimsel araştırmalara dayandığını onaylamak için SBTi doğrulamasına sunulmuştur. Temmuz 2024'te Yapı Kredi, SBTi hedefleri için doğrulama almıştır. SBTi değerlendirmesine göre, Yapı Kredi'nin hedef portföyü, 2021 yılı itibarıyla toplam varlıklarının %29'unu kapsamakta olup, bu hedef tüm gerekli faaliyetleri kapsamaktadır. Yapı Kredi SBTi tarafından doğrulama alan diğer Türk bankaları arasında %29 ile en yüksek kredi portföyü hedef kapsamını sunan ve zorunlu hedef portföyünün tamamı için taahhüt veren ilk Türk bankası olmuştur.
| Karbon Fiyatlandırma | |||
|---|---|---|---|
| SKDM | Türkiye ETS | Su Stresi | |
| Risk Unsuruna Maruz Risk Tutarı (%) | %11,56 | %11,21 | %29,55 |

SBTi, finansal kurumların Kapsam 3 Kategori 15 için hedef belirlemek amacıyla kullanabileceği üç yöntem tanımlamaktadır. Yapı Kredi, SBTi ara dönem hedeflerini belirlerken SDA ve Sıcaklık Derecelendirme metodolojilerini kullanmıştır. Yapı Kredi, net-sıfır yol haritalarını belirlemek için IEA'nın net-sıfır senaryosunu (NZE) bir referans olarak kullanmış ve NZBA yönergeleri ile 2100 yılına kadar küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 1.5°C üzerinde tutma amacına yönelik küresel hedefle uyumlu hareket etmiştir. SDA yaklaşımına ilişkin SBTi yönergelerine paralel olarak, Banka mutlak emisyon ölçütü yerine emisyon yoğunluğu hedefleri belirlemiştir. Bu yaklaşım, farklı sektörlerin dekarbonizasyon hızını göz önünde bulundurmakta olduğundan, Banka, sektörler arasında homojenliği sağlamak ve reel ekonomi üzerindeki etkiye odaklanmak amacını gütmektedir.
Banka, kendi operasyonlarından kaynaklı Kapsam 1 ve Kapsam 2 mutlak emisyonlarını 2030 yılına kadar 2021 baz yılına göre %42 oranında azaltmayı taahhüt etmektedir. İlgili hedef brüt emisyon azaltım hedefidir. Raporlama döneminde Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları (lokasyon bazlı), bir önceki yıla göre enerji verimliliği iyileştirmeleri ve soğutucu gaz kullanımının düşüşü ile ~%5 oranında azalma göstermiştir.
SBTi Tarafından Doğrulanan Emisyon Azaltım Hedefleri
| Hedef Segmenti |
Modelleme Metodolojisi |
Dâhil Edilen Kapsam |
Hedef Temel Yılı |
Hedef Yılı |
Metrik | Temel Yıl Değeri |
Hedef Yıl Değeri |
Hedef |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Elektrik Üretimi Proje Finansmanı |
SDA | Kapsam 1 | 2021 | 2030 | tCO₂e/ MWh |
0,500 | 0,131 | %73,7 |
| Kurumsal Krediler: Gayrimenkul |
SDA | Kapsam 1 Kapsam 2 |
2021 | 2030 | kgCO₂e/ m2 |
109,78 | 35,77 | %67,4 |
| Kurumsal Krediler: Elektrik Üretimi |
SDA | Kapsam 1 | 2021 | 2030 | tCO₂e/ MWh |
0,001176 | 0,000685 | %41,7 |
| Kurumsal Krediler: Diğer Uzun Vadeli Krediler |
Sıcaklık Derecelendirme |
Kapsam 1 Kapsam 2 |
2021 | 2026 | °C | 3,05 | 2,64 | 2,64°C |
| Kurumsal Krediler: Diğer Uzun Vadeli Krediler |
Sıcaklık Derecelendirme |
Kapsam 1 Kapsam 2 Kapsam 3 |
2021 | 2026 | °C | 3,20 | 2,75 | 2,75°C |
| Operasyon Kaynaklı Emisyonlar |
SBT Aracı | Kapsam 1 Kapsam 2 |
2021 | 2030 | tCO₂e | 54.787 | 31.776 | %42 |

Yapı Kredi'nin elektrik üretimi proje finansmanı kategorisinin Kapsam 1 ve Kapsam 2 finanse edilen emisyonları, SBTi rehberlerine uygun olarak hesaplanmıştır. Bu hedef kategorisi için GICS sektörleri altındaki Elektrik Tesisleri ve Bağımsız Elektrik kapsamına giren kredi portföyü dikkate alınmıştır. Finanse edilen emisyon hesabı, toplam elektrik üretimine atıf faktörü uygulanarak belirlenmiştir. Elektrik üretimini proje finansmanı kategorisinden kaynaklanan emisyonların yüzde yüzü, ağırlıklı olarak Yapı Kredi'nin portföyünde yer alan kömür ve doğalgaz finansmanından kaynaklanmaktadır. Emisyon azaltım hedefi, küresel 1.5°C hedefi doğrultusunda SBTi'nin SDA aracı kullanarak modellenmiştir. Bu hedefle uyumlu olmak için Yapı Kredi, elektrik üretimi proje finansmanı portföyü kaynaklı emisyonlarını 2021 baz yılına göre 2030 yılına kadar MWh başına %73,7 kadar azaltmayı taahhüt etmiştir.



Yapı Kredi'nin proje finansmanı kapsamındaki gayrimenkul kredileri proje finansmanı varlık sınıfı kapsamına girmektedir. Kurumsal krediler kapsamında kredi kullanan gayrimenkul şirketlerinin kredi kullanım amacı gayrimenkul yatırımından ziyade işletme sermayesine yönelik kullandırılan krediler olduğu için, bu krediler Kurumsal Krediler: Diğer Uzun Vadeli Krediler hedef kategorisi altında modellenmiştir: Diğer Uzun Vadeli Borçlanma. Bu hedef kategorisi için Gayrimenkul Yönetimi ve Geliştirme kapsamındaki GICS sektörlerinde yer alan krediler dikkate alınmıştır. Hedef modellemede, 1.5°C hedefi ile uyumlu olarak Hizmetler-Binalar için SBTi tarafından geliştirilen SDA aracı kullanılmıştır. Yapı Kredi, proje finansmanı altındaki gayrimenkul sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2021 baz yılına göre 2030 yılına kadar m2 başına %67,4 oranında azaltmayı taahhüt etmiştir.



Baz yıla ait finanse edilen Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları, kurumsal krediler altında yer alan elektrik üretim kredileri için üretim ve enerji türü verileri kullanılarak hesaplanmıştır. Banka'nın elektrik üretimi kredisi portföyünün büyük bir kısmı yenilenebilir enerji projelerinden oluşmaktadır (toplam kurumsal krediler altındaki elektrik üretimi kredisi portföyü içindeki payı %71'ini, finanse edilen kWh'a göre %96'sına denktir). Bunun sonucu olarak, 2021 baz yılında kurumsal krediler altındaki elektrik üretimi kredilerinin emisyon yoğunluğu (0,001176 tCO₂e/ MWh), proje finansmanı altındaki elektrik üretimi portföyünün emisyon yoğunluğunun oldukça altında gözükmektedir (0,500 tCO₂e/MWh). Yapı Kredi, 1,5°C hedefi doğrultusunda, kurumsal kredi portföyü içindeki elektrik üretim sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2021 baz yılına göre 2030 yılına kadar MWh başına %41,7 oranında azaltmayı taahhüt etmiştir.


1,00 0,50 0,00

Geriye kalan tüm sektörleri içeren uzun vadeli kurumsal krediler portföyü için 2021 baz yılına göre, 2026 hedef yıl alınarak Sıcaklık Derecelendirme metodolojisi kullanılmıştır. Sıcaklık Derecelendirme metodolojisi, 2040 yılında Kapsam 1 + Kapsam 2 ve Kapsam 1 + Kapsam 2 + Kapsam 3 için 1.5°C hedefi ile uyumlu olacak şekilde modellenmiştir. Bu doğrultuda Yapı Kredi, diğer uzun vadeli kurumsal kredi portföyünün Kapsam 1 + Kapsam 2 portföy sıcaklığını 2021 yılındaki 3,05°C'den 2026 yılına kadar 2,64°C'ye, Kapsam 1 + Kapsam 2 + Kapsam 3 portföy sıcaklığını ise 2021 yılındaki 3,2°C'den 2026 yılına kadar 2,75°C'ye indirmeyi taahhüt etmiştir.


2021 2022 2023 2024 2025 2026 2027 2028 2029 2030 2031 2032 2033 2034 2035 2036 2037 2038 2039 2040
Metot 3: uzun vadeli 2040

NZBA'ya taahhüdünü yerine getirmek amacıyla, SBTi ile uyumlu hedeflerin yanı sıra, Yapı Kredi ayrıca NZBA yönergelerinin tavsiyelerine dayalı olarak sektör bazlı emisyon azaltım hedefleri geliştirmiştir. Hedeflerin baz yılı olarak, Banka'nın SBTi onaylı hedefleriyle uyumlu olacak şekilde 2021 yılı kullanılmıştır. Bu yaklaşım, azaltım hedeflerinin aynı baz yıl ile izlenmesini sağlamakta ve hem SBTi hem de NZBA hedefleri için aynı karbonsuzlaşma planının uygulanmasına imkan tanımaktadır.
Banka, öncelikli sektörleri belirlemede altı temel kriteri esas almıştır. İlk iki kriter önceliklendirmenin ilk adımını oluştururken, kalan dört kriter ikinci adımı oluşturmuştur. Bu süreçte tüm kriterlerin karşılanması gibi bir zorunluluk olmamasına rağmen Yapı Kredi, öncelikli sektörlerin mümkün olduğunca çok kriteri karşılamasını sağlamaya büyük özen göstermiştir.
Bu kriterler aşağıdaki gibidir:
Yapı Kredi, kredi portföyünü bu altı kriteri doğrultusunda inceledikten sonra öncelikli sektörlerini; demir ve çelik, elektrik üretimi, gayrimenkul, petrol ve gaz ve karayolu taşımacılığı olarak belirlemiştir.
Önceliklendirilen sektörler, kredi portföyü maruziyetinin yaklaşık %29'unu ve finansman yoluyla oluşan emisyonların %65'ini oluşturmaktadır. Öncelikli sektörler, kredi defteri riskinin yaklaşık %29'una, finanse edilen emisyonlarının ise %65'ine karşılık gelmektedir. Öncelikli sektörlerden kaynaklanan finanse edilen emisyonlar tüm kredi portföyünün %66'sını ve NZBA sektörlerinin ise %98'ini kapsamaktadır.
| Rapor Hakkında |
|---|

| Kredi Portföyünün | NZBA Sektörlerinin | |||||
|---|---|---|---|---|---|---|
| Öncelikli Sektör | Risk | Finanse Edilen Emisyonlar | Risk | Finanse Edilen Emisyonlar | ||
| Demir ve Çelik | %13,40 | %27,10 | %34,90 | %39,40 | ||
| Elektrik Üretimi | %13,30 | %27,80 | %34,40 | %30,60 | ||
| Gayrimenkul | %10,30 | %4,80 | %26,90 | %7,20 | ||
| Petrol ve Gaz (Aşağı Akış) | %2,30 | %12,20 | %6,10 | %18,30 | ||
| Karayolu Taşımacılığı | %1,20 | %1,70 | %3,20 | %2,20 |
| Hedef Segmenti | Modelleme Metodolojisi |
Kapsam | Metrik | Hedef Baz Yılı | Hedef Yılı | Baz Yılı Yoğunluk |
Hedeflenen Yoğunluk |
Azaltım Hedefi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Demir ve Çelik | SDA | 1+2 | tCO₂e/ton çelik | 2021 | 2030 | 2,57 BOF 0,67 EAF |
2,55 BOF 0,54 EAF |
%1 BOF %19 EAF |
| Elektrik Üretimi | SDA | 1 | tCO₂e/MWh | 2021 | 2030 | 0,413 | 0,109 | %74 |
| Gayrimenkul | SDA | 1+2 | kgCO₂e/m² | 2021 | 2030 | 50,4 | 10,9 | %78 |
| Petrol ve Gaz (Aşağı Akış) | SDA | 1+2+3 | gCO₂e/MJ | 2021 | 2030 | 70,24 | 67,7 | %4 |
| Karayolu Taşımacılığı | SDA | 1+2 | kgCO₂e/tkm kgCO₂e/pkm |
2021 | 2030 | 0,143 Yük 0,094 Yolcu |
0,109 Yük 0,017 Yolcu |
%24 Yük %81 Yolcu |
Çelik ve alüminyum üretiminden kaynaklanan emisyonların azaltılması, günümüzde fosil yakıtlara olan yoğun bağımlılık, mevcut rotalardan kaynaklanan proses emisyonları ve yüksek ticaret riski nedeniyle zorlu bir süreçtir. Hurda geri dönüşümünün artırılması ve yenilikçi teknolojilerin yaygın olarak kullanılması emisyonların azaltılmasında önemli kaldıraçlardır. Çelik sektörü küresel CO₂ emisyonlarının ~%7'lik kısmından sorumlu olduğu için karbonsuzlaştırma tartışmalarının ilgi odağıdır. IEA'ya göre, 2050 yılına kadar (NZE) senaryosuna göre netsıfır emisyona ulaşmak için demir ve çelik sektöründeki çabaların anlamlı ölçüde hızlandırılması gerekmektedir. NZE Senaryosunda, sıfıra yakın emisyonlu yeni çelik üretim süreçleri 2030 yılında birincil üretimin %8'ini oluşturacaktır. Geleneksel süreçlerin sınırlı emisyon azaltma potansiyeli göz önüne alındığında, bu on yıllık dönemde ticarileştirilmesinde inovasyon çok önemli olacaktır. rİklim değişikliği ve dekarbonizasyon alanında rehber olan uluslararası kural koyucular kapsamında (SBTi, NZBA), demir ve çelik sektörü NACE C.24 kodu kapsamında sınıflandırılan aşağıdaki alt sektörleri içermektedir. Sektördeki emisyon salımı, ağırlıklı olarak ham çelik üretimi sürecindeki enerji tüketiminden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sektördeki dönüşüm stratejileri ham çelik üreticileri aracılığıyla geliştirilmiştir. Ham çelik üretiminde farklı teknolojiler mevcuttur: Bazik Oksijen Fırını (BOF), Elektrik Ark Fırını (EAF), Doğrudan İndirgenmiş Demir (DRI). Bu teknolojiler arasında BOF en kirletici olandır. Yapı Kredi'de, 2021 yıl sonu itibariyla finanse edilen emisyonların yaklaşık 2,3 milyon tCO₂e'lik

kısmı yaklaşık 538 milyon ABD dolarlık hacmiyle demir ve çelik sektörü portföyünden kaynaklanmaktadır. BOF yöntemiyle üretim yapan işletmelerde emisyon yoğunluğu 2,57 tCO₂e/ton çelik olarak hesaplanırken, EAF yöntemiyle üretim yapan işletmelerde 0,67 tCO₂e/ ton çelik olarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla, Yapı Kredi 2030 yılına kadar BOF kullanan şirketlerde emisyon yoğunluğunu %1 oranında, EAF kullanan şirketlerde ise %19 oranında azaltmayı amaçlamaktadır. Temel stratejimiz, demir ve çelik sektöründe portföyün dekarbonizasyon hedefleri doğrultusunda müşterilerinin dönüşüm ihtiyaçlarını desteklemektir.
Yatırım kredilerinde, sektör için ön plana çıkan dönüşüm işlemleri için doğacak finansman ihtiyaçları, sektör kredi stratejisinin temelini oluşturmaktadır. Demir ve çelik sektöründeki dekarbonizasyon işlemleri üç ana eksen altında toplanabilir. Bu üç ana eksen aşağıdakilerin finansmanıdır:

Elektrik ve ısı üretimi, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %35'ini oluşturmaktadır. Kömür, petrol ve doğal gazın yakılması bu payın en büyük tek kaynağıdır. Artan ekonomik aktivite ve elektrifikasyon göz önüne alındığında, NZE senaryosu enerji ihtiyacının önemli ölçüde artacağını öngörmektedir. Dekarbonizasyonun bu sektör için önemine dayanarak, AB yakın zamanda AB 2040 iklim hedefini yayımlamış ve elektrik üretiminin 2040 yılında küresel olarak net-sıfır emisyona ulaşması ve toplam enerji tüketiminin neredeyse yarısını oluşturması gerektiğini belirtmiştir. IEA'nın projeksiyonunda, yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030 yılına kadar güneş fotovoltaik paneller ve rüzgar öncülüğünde diğer kaynaklarla birlikte üç katına çıkacağı, böylece düşük emisyonlu kaynakların elektrik üretimindeki payının 2022'deki %39 seviyesinden 2030'da %71'e, 2050'de ise %100'e çıkacağı öngörülmektedir. Bu aynı zamanda güvenilir tedarik sağlamak için piller, talep yanıtı, hidrojen bazlı yakıtlar, hidroelektrik ve daha fazlası gibi elektrik sistemi esnekliğinde önemli artışlar gerektirecektir. Yapı Kredi'de, 2021 yıl sonu itibariyla finanse edilen emisyonların yaklaşık 4,9 milyon tCO₂e'lik kısmı yaklaşık 3,076 milyon ABD dolarlık hacmiyle elektrik üretimi portföyünden kaynaklanmaktadır. Emisyon yoğunluğu ise 0,439 MWh/CO₂e'dir. Yapı Kredi'nin yeni yatırımlara yıllık 480 milyon ABD doları kaynak ayırması ve bu sektördeki portföy payının 2050 yılına kadar %10'dan %16'ya çıkması

öngörüsü ile birlikte Yapı Kredi 2030 yılına kadar emisyon yoğunluğunu %74 oranında azaltmayı hedeflemektedir. Sektördeki emisyon salımı, ağırlıklı olarak enerji üretimi sürecinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, SBTi ve NZBA rehberliği göz önüne alındığında, elektrik üretimi sektörü NACE 3511 altında sınıflandırılmıştır. Elektrik üretim sektöründen kaynaklanan emisyonlarda gerekli azalmaya ulaşmak için Banka, şu aksiyonları belirlemiştir:
↗ Yenilenebilir enerji sektöründeki şirketlere finansman sağlamanın önceliklendirilmesi ve fosil yakıtlardan elektrik üreten şirketlere öncelik verilmemesi
Küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %40'lık kısmı gayrimenkul sektöründen kaynaklanmaktadır. Bu emisyonların yaklaşık %70'i, yapı faaliyetlerinden kaynaklanırken kalan %30'u inşaattan kaynaklanmaktadır. Küresel ve ulusal iklim hedefleri, hem yapı faaliyetlerinde hem de inşaatta keskin emisyon azaltımları talep etmektedir ve bu da yalnızca gayrimenkul sektöründe önemli değişiklikler yapılarak gerçekleştirilebilir.
Yapı Kredi'nin gayrimenkul portföyünde ağırlıklı olarak AVM'ler yer almaktadır ve bu durum taban emisyon yoğunluğunun ulusal ortalamanın üzerinde olmasına neden olmaktadır. Müteahhitler ve gayrimenkul yöneticileri hedef belirleme sınırı içinde kalırken EPC (mühendislik, tedarik, inşaat) şirketleri dekarbonizasyon hedeflerinin bir parçası değildir. Yapı Kredi, 2030 yılına kadar 50,4 kgCO₂e/m2 olan yoğunluğunu %78 oranında azaltım hedefi koymuştur. Bu hedefe ulaşmak için Yapı Kredi, gayrimenkul sektöründeki dekarbonizasyon stratejisi geçiş danışmanlığı ve yeşil finansman üzerine kurmuştur.

Bu kapsamda aşağıdaki kaldıraçlar belirlenmiştir:

Günümüzde petrol ve gaz endüstrisi, küresel enerji kaynaklı toplam emisyonların yaklaşık %15'inden sorumludur ve bu da 5,1 milyar ton sera gazı emisyonuna eşdeğerdir, esas olarak fosil yakıtların çıkarılması ve yakılmasından kaynaklanmaktadır. IEA'nın 2050 yılına kadar netsıfır emisyon senaryosu uyarınca bu faaliyetlerin emisyon yoğunluğu on yılın sonunda %50 oranında düşecektir. Bu senaryoda petrol ve gaz tüketimindeki azalmalarla birlikte, 2030 yılına kadar petrol ve gaz faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlarda %60 oranında bir azalma sağlanacaktır. Petrol ve doğalgaz sektörü, yukarı akış (petrol aramacılığı ve üretim) ve aşağı akış (rafineri ve petrol ürünlerinin dağıtımı) faaliyetlerinden oluşmaktadır. Kapsam 3 emisyonları, özellikle yakıtın son kullanıcı tarafından yakılmasından kaynaklanmaktadır ve petrol ve gaz sektörü emisyonlarındaki ana kaynaktır. Yapı Kredi'de petrol portföyünün içinde bulunan petrol dağıtıcı ve perakendecileri genel kredi portföyünün %95'ine tekabül etmektedir.

Bu sektörde 1.5°C hedefine uyumun elde edilmesi için aşağıdaki gibi bazı spesifik kaldıraçlar belirlenmiştir:
Bu senaryoda Yapı Kredi, 2030 yılına kadar emisyon yoğunluğunu 70,24 kgCO₂e/MJ'den %4 oranında azaltım hedefi koymuştur. Bu azaltım hedefine göre Yapı Kredi, 2030 yılından sonra yeşil enerji geçiş teknolojilerinin daha kullanılabilir hale gelmesiyle 2035 yılında küresel geçiş yolunu yakalamayı öngörmektedir. Ayrıca Yapı Kredi, kredi vermenin doğasının işletme sermayelerinden yeni temiz teknoloji yatırımlarına kayması beklendiğinden petrol ve gaz sektöründe kredilendirme niteliğinde bir değişiklik beklemektedir.

Karayolu sektöründeki fosil yakıt yakılmasından kaynaklanan doğrudan CO₂ emisyonları 2015 yılına göre 200 Mt artış göstermiştir. NZE senaryosuna göre, emisyonların 2050 yılına kadar IEA Net-Sıfır Emisyonlarına uyum sağlanması için 2030 yılına kadar yaklaşık üçte bir oranında düşmesi gerekmektedir. Türkiye'de karayolu taşımacılığı pazarı, 2020 yılındaki Covid etkisi hariç, tonkm ve yolcu-km bazında 2001 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde büyümektedir. 15+ yıllık araçların payı %35-55 aralığında olup, bu da pazardaki her araç tipinde önemli bir değiştirme potansiyeli olduğunu göstermektedir. Fosil yakıttan daha az karbon salan araçlara doğru sürekli bir kayma söz konusudur. Yapı Kredi'de, yük taşımacılığı kredi bakiyesinin ~%71'ini ve karayolu taşımacılığı sektöründeki finanse edilen emisyonların ~%89'unu oluşturmaktadır. Hedeflerine ulaşmak için teknoloji iyileştirmeleri ile netsıfıra geçişin desteklenmesi, hedefe ulaşma konusunda önemli kaldıraçlar sağlamaktadır. Yapı Kredi kaldıraçlarını şu şekilde belirlemiştir:




| Sera Gazı Emisyonları (ton CO₂e) | Kapsam 1 | Kapsam 2 (Lokasyon Bazlı) | Kapsam 2 (Pazar Bazlı) |
|---|---|---|---|
| Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. | 15.463 | 33.614 | 0 |
| Yapı Kredi Portföy Yönetimi A.Ş. | 60 | 69 | 0 |
| Yapı Kredi Faktoring A.Ş. | 141 | 45 | 0 |
| Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. | 217 | 197 | 0 |
| Yapı Kredi Menkul Değerler A.Ş. | 167 | 266 | 0 |
| Yapı Kredi Bank Nederland N.V.* | 14 | 0 | 0 |
| Yapı Kredi Bank Azerbaycan | 191 | 640 | 0 |
| Yapı Kredi Bank Deutschland OHG | 21 | 18 | 0 |
| Toplam | 16.274 | 34.849 | 0 |
| Toplam (Kapsam 1 + Kapsam 2) | 51.123 |
*Stiching Custody Services YKB bağlı ortaklığının emisyonu Yapı Kredi Bank Nederland N.V. altında konsolide edilmektedir.
| Konu | Metrik | Kategori | Ölçü Birimi | Kod | Yapı Kredi'nin Cevabı |
|---|---|---|---|---|---|
| Çevresel, Sosyal ve Yönetişim | Kredi analizine çevresel, | Tartışma ve | Yok | FN-CB-410a.2 | Yapı Kredi, kredilendirme faaliyetlerinden kaynaklanan tüm çevresel |
| Faktörlerinin Kredi Analizine | sosyal ve yönetişim (ESG) | Analiz | ve sosyal etkileri, kurumsal ve ticari kredi taleplerine uyguladığı | ||
| Dâhil Edilmesi | faktörlerinin dâhil edilmesine | ÇSRD sistemi kapsamında değerlendirmektedir. ÇSRD sisteminin | |||
| yönelik yaklaşımın tanımı | detayları, Raporun "Strateji" ve "Risk Yönetimi" bölümlerinde | ||||
| açıklanmaktadır. |
| Rapor Hakkında |
|---|

| Faaliyet Metriği | Kategori | Ölçü Birimi | Kod | Yapı Kredi'nin Cevabı | ||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Segmente göre: (a) bireysel ve (b) küçük işletme müşterileri için, |
Nicel | Sayı, Sunum para birimi |
FN-CB-000.A | 31.12.2024 | Toplam Tutar (milyon TL) | Kontrat Adedi 845.379 20.396.352 111.377 510.866 956.756 20.907.218 Kontrat Adedi 440.920 523.469 68.425 11.194 509.345 534.663 Toplam Tutar (milyon TL) Kontrat Adedi 404.460 19.872.883 42.952 499.672 447.412 20.372.555 Ürün Sayısı |
||
| vadeli ve vadesiz hesaplarının (1) sayısı ve (2) değeri |
Bireysel | |||||||
| Toplam | Küçük İşletme | |||||||
| Toplam | ||||||||
| 31.12.2024 | Toplam Tutar (milyon TL) | |||||||
| Bireysel | ||||||||
| Vadeli | Küçük İşletme | |||||||
| Toplam | ||||||||
| 31.12.2024 | ||||||||
| Vadesiz | Bireysel | |||||||
| Küçük İşletme | ||||||||
| Toplam | ||||||||
| Segmente göre: (a) bireysel, (b) | Nicel | Sayı, Sunum | FN-CB-000.B | |||||
| küçük işletme ve (c) kurumsal | para birimi | Segment | Nakit Risk (milyon TL) | |||||
| kredilerin, (1) sayısı ve (2) değeri* | Kurumsal ve Ticari | 574.514 | 113.287 | |||||
| Bireysel | 134.290 | 2.637.464 | ||||||
| KOBİ | 93.482 | 624.594 | ||||||
| Toplam | 802.286 | 3.375.345 |
*İpotekli ve rotatif kredilerin; Standartta yer aldığı şekilde kapsam dışında bırakıldığı 31.12.2024 tarihi itibarıyla kredi tutarları ve ürün sayıları tabloda yer almaktadır.
| Rapor Hakkında |
|---|

| Risk Bilgisi | Riskin Tanımı | Riskin Nakit Akışına, Finansmana Erişime ve Sermaye Maliyetine Etkisi |
Yapı Kredi Tarafından Alınan Aksiyonlar |
Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkisi |
|
|---|---|---|---|---|---|
| Riskin Türü Geçiş Riski |
AB SKDM Yönetmeliği 2023 yılında yürürlüğe girmiş olup, 2025 yılı sonuna kadar bir geçiş dönemi |
Karbon fiyatlandırma mekanizmalarına geçiş, özellikle SKDM ve Türkiye ETS kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerin dış |
Yapı Kredi, 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda geliştirdiği sektör bazlı dekarbonizasyon stratejilerini |
Net-sıfır taahhüdü doğrultusunda, Yapı Kredi'nin sektörel dekarbonizasyon önceliklerinin, |
|
| Riskin Açıklaması Politika ve Yasal Risk - Karbon Fiyatlandırma Mekanizmaları |
öngörülmektedir. Bu sürecin, karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren ve AB sınırları içinde önemli ölçüde ihracat payı bulunan müşterilerin operasyonel maliyetlerini artırması |
pazarlardaki rekabet gücünün zayıflamasına ve geri ödeme performanslarının olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Bu durumun, sektörün genelinde olduğu gibi Yapı Kredi'nin kredi portföyünde de temerrüt risklerini artırarak nakit |
hayata geçirmek için düşük emisyonlu teknolojilere ve enerji verimliliği çözümlerine yönelik yatırım kredilerini önceliklendirmektedir. |
stratejik kredi planlaması ve kaynak tahsisi kararlarında belirleyici olması hedeflenmektedir. |
|
| Riskin Vadesi Kısa, Orta, Uzun |
beklenmektedir. Benzer şekilde, 2026 yılında pilot fazı başlaması ve 2028 yılında uygulama dönemi başlaması beklenen Türkiye ETS'si kapsamında karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin ihracat faaliyetlerinden bağımsız olarak operasyonel maliyetlerinde artış meydana gelmesi öngörülmektedir. Yapı Kredi'nin kurumsal kredi portföyünde bulunan şirketlerin finansal performansları, finansal pozisyonları ve nakit akışlarında meydana gelmesi muhtemel olumsuzlukların, kredilerin ödeme performansını olumsuz yönde etkileyebileceği öngörülmektedir. Bu durum, kredilerin temerrüte düşme olasılıklarında artışa sebebiyet verebilir. |
akışları üzerinde baskı oluşturma potansiyeli bulunmaktadır. |
Geliştirilen stratejiye göre Banka, kredilendirme faaliyetlerinde yeşil projeleri ve müşterilerin yeşil dönüşüm |
||
| Riskin Olasılığı Çok Yüksek |
Artan karbon maliyetleri, portföy değerinde düşüşe ve risk ağırlıklı varlık yapısında bozulmalara yol açabilir. Bu durum, Banka'nın |
projelerini önceliklendirmeyi, karbon yoğun olarak nitelendirilen sektörlerden ise belirli kriterler doğrultusunda aşamalı |
|||
| Potansiyel Etki Düşük |
sermaye yeterliliğinin zayıflamasına, borçlanma koşullarının zorlaşmasına ve finansmana erişimin kısıtlanmasına neden olarak sermaye maliyetini |
olarak çıkmayı planlamaktadır. Finanse Edilen Emisyonlar için Net-Sıfır Yol Haritası raporunda açıklandığı üzere, Yapı Kredi'nin kredi politikalarında karbon yoğun sektörlere yönelik sınırlamalar tanımlanmıştır. Kömür yakıtlı yeni termik santral ve kömür madeni projelerine finansman sağlanmayacağı kararı, sürdürülebilirlik stratejisine dayalı bir politika değişikliği olarak uygulanmaktadır. Bu karar, Banka'nın risk iştahı çerçevesinde değerlendirilen geçiş risklerini azaltmayı ve kredi portföyünü düşük karbonlu sektörlere yönlendirmeyi amaçlamaktadır. |
|||
| Etkinin Türü Beklenen |
artırabilir. | ||||
| Riskin Meydana Geldiği Ülke / Bölge Türkiye |
|||||
| Etkilediği Değer Zinciri Aşağı Yönlü (Kredi Portföyü) |
|||||
| Öngörülen Finansal Etki Artan Kredi Riski |
|||||
| Rapor Hakkında | |
|---|---|
| ---------------- | -- |

| Risk Bilgisi | Riskin Tanımı | Riskin Nakit Akışına, Finansmana Erişime ve Sermaye Maliyetine Etkisi |
Yapı Kredi Tarafından Alınan Aksiyonlar |
Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkisi |
|---|---|---|---|---|
| Riskin Türü Geçiş Riski Riskin Açıklaması İtibar Riski - Yüksek Emisyonlu Sektörlerde Kredilendirme İşlemleri Riskin Vadesi Orta, Uzun Riskin Olasılığı Orta Potansiyel Etki Düşük Etkinin Türü Beklenen Riskin Meydana Geldiği Ülke / Bölge Türkiye Etkilediği Değer Zinciri Aşağı Yönlü (Kredi Portföyü) Öngörülen Finansal Etki Artan Kredi Riski - İtibar Kaybı |
Yüksek emisyonlu sektörlere finansman sağlanması, bu şirketlerde faaliyet gösteren kredi müşterilerinin yüksek geçiş riski maruziyeti sonucunda finansal performansları, finansal pozisyonları ve nakit akışlarının olumsuz etkilenebileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca, Yapı Kredi'nin net-sıfır stratejisiyle uyumlu bir kredi portföyü oluşturma taahhüdünü yerine getirememesi durumunun, itibar kaybına bağlı olarak kredi ve itibar risklerini artırabileceği öngörülmektedir. |
Karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin karbon fiyatlandırma gibi düzenleyici riskler ve itibar risklerini de kapsayan geçiş risklerine maruz kalmaları; finansal performanslarının olumsuz etkilenmesine ve kredi geri ödeme kapasitelerinin zayfılamasına yol açabilir. Bu durum, ilgili müşterilerin temerrüde düşme olasıklarını artırarak kredi riski üzerinde baskı oluşturabilir. Bununla beraber, Yapı Kredi'nin karbon yoğun sektörlere finansman sağlamaya devam etmesi durumunda ortaya çıkabilecek olası itibar kaybı, Banka'nın sermayeye erişimini ve müşteri sadakatini olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirilmektedir. |
Yapı Kredi, SBTi taahhüdü doğrultusunda finanse edilen emisyonlarına yönelik azaltım hedeflerini belirlemiş ve bu hedefler SBTi tarafından doğrulanmıştır. Ayrıca Banka, NZBA kapsamında sektör bazlı azaltım hedeflerini de tanımlamıştır. Öncelikli sektörler için karbonsuzlaşma stratejileri geliştirilmiş, eylem planları hazırlanmıştır. Banka, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve düşük karbonlu teknolojilere yönelik finansman sağlamaya devam ederken, yeni kömür madeni ve kömürle çalışan santral projelerine finanse etmemektedir. |
Banka, geliştirdiği Net-Sıfır Yol Haritası doğrultusunda kredi onay süreçlerinde müşterilerin yeşil dönüşüm kapasitesi, emisyon azaltım taahhütleri ve çevresel etkilerinin değerlendirme ölçütü olarak kullanılacağı mekanizmalar kurmayı ve bu ölçütleri ürün geliştirme politikalarına entegre etmeyi planlamaktadır. Portföy düzeyinde, "kahverengi" varlıklardan çıkış stratejisi uygulanması ve yüksek karbon riskine sahip sektörler için daha sıkı bir risk değerlendirmesi mekanizması kurulmasına ilişkin çalışmalar, Banka'nın Net-Sıfır Yol Haritasındaki öncelikli odak alanları arasındadır. |
| Rapor Hakkında | |||||
|---|---|---|---|---|---|
| ---------------- | -- | -- | -- | -- | -- |

| Risk Bilgisi | Riskin Tanımı | Riskin Nakit Akışına, Finansmana Erişime ve Sermaye Maliyetine Etkisi |
Yapı Kredi Tarafından Alınan Aksiyonlar |
Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkisi |
|---|---|---|---|---|
| Riskin Türü Kronik Fiziksel Risk Riskin Açıklaması Su Stresi Riskin Vadesi Orta, Uzun Riskin Olasılığı Yüksek Potansiyel Etki Düşük Etkinin Türü Beklenen |
İklim değişikliğinin etkileri sebebiyle değişen yağış rejimleri ve eşzamanlı olarak ekonomik büyüme ve nüfus artışı kaynaklı su talebinin artması ile birlikte, tatlı su kaynakları yenilenebileceğinden daha hızlı tüketilmektedir. Bu doğrultuda, kısa, orta ve uzun vadede Türkiye genelinde senaryodan bağımsız olarak su stresinin çok yüksek seviyelerde gerçekleşmesi öngörülmektedir. Suya bağımlı sektörlerde faaliyet gösteren kredi müşterilerinin suya erişim kısıtlarıyla üretim kapasitelerinin olumsuz yönde etkilenmesi ve su maliyetlerinin artması durumunda, şirketlerin finansal performansları, finansal pozisyonları ve nakit akışlarında olumsuz gelişmeler meydana gelebileceği değerlendirilmektedir. Bu gelişmeler, kredilerin geri ödenme performansını olumsuz yönde etkileyebilir ve kredilerle ilişkili temerrüte düşme olasılıklarında artışa sebebiyet verebilir. |
Hidroelektrik santrali projelerinde uzun süreli kuraklık ve düşük su debisi nedeniyle üretim kesintileri yaşanması, bu projelerin finansal fizibilitesini ve bankaya geri ödeme performansını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu durumun, kurumsal ve ticari bankacılık faaliyetleri kapsamında kredi riski artışı ve kredi kalitesinde bozulma ile sonuçlanabileceği öngörülmektedir. Suya bağımlı tarım, enerji ve imalat sektörlerinde faaliyet gösteren müşterilerin operasyonlarında yaşanabilecek aksaklıklar, gelir kaybına ve dolayısıyla kredi teminat değerlerinde ciddi erozyonlara neden olabilir. Aynı zamanda, gıda üretimindeki düşüşlerin enflasyonist baskıları artırması, bireysel müşterilerin harcama ve ödeme davranışlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. |
Yapı Kredi'de, su stresine bağlı riskler ÇSRD sistemi kapsamında değerlendirilen konular arasındadır. Kredi tahsis süreçlerinde ÇSRD çalışmasının çıktıları, limit tahsis kararlarında göz önünde bulundurulabilir. Bunun yanında Banka'da, su stresi düşük havzalarda konumlanan hidroelektrik projelerinin finansmanına öncelik verilmektedir. |
Yapı Kredi, ÇSRD sistemi kapsamında, ilgili projeleri su kaynakları üzerindeki etkisine göre değerlendirmektedir. Banka, suya bağlı riskleri dikkate alarak gelir, gider ve varlıklardaki değişimleri etkin şekilde analiz etmek ve finansal planlama süreçlerinde daha aktif olarak kullanmak üzere çalışmalarını sürdürmektedir. Su stresine yönelik finansman kaynakları ve risk yönetiminin artırılması için çalışan Yapı Kredi, organik tarım ve belirli kriterleri taşıyan hidroelektrik santrallari projeleri Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi kapsamına almıştır. |
| Riskin Meydana Geldiği Ülke / Bölge Türkiye Etkilediği Değer Zinciri Aşağı Yönlü (Kredi Portföyü) Öngörülen Finansal Etki Artan Kredi Riski |

| Fırsat Bilgisi | Fırsatın Tanımı | Fırsatın Nakit Akışına, Finansmana Erişime ve Sermaye Maliyetine Etkisi |
Yapı Kredi Tarafından Alınan Aksiyonlar |
Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkisi |
|---|---|---|---|---|
| Fırsatın Tanımı Ürünler ve Hizmetler - Sürdürülebilir Ürün Portföyünün Çeşitlendirilmesi ve Genişletilmesi Fırsatın Vadesi Kısa, Orta, Uzun Fırsatın Olasılığı Çok Yüksek Potansiyel Etki Orta Etkinin Türü Gerçekleşmiş Fırsatın Meydana Geldiği Ülke / Bölge Türkiye Etkilediği Değer Zinciri Aşağı Yönlü Öngörülen Finansal Etki Ürünlere Artan Talep Kaynaklı Gelir Artışı |
Değişen paydaş beklentileri ve sürdürülebilir/yeşil finansmana yönelik düzenlemeler ile birlikte iklim değişikliği bağlantılı ürünlere yönelik beklenen talep artışı, Yapı Kredi için bu talebi karşılayan yeni ürünler geliştirme ve mevcut sürdürülebilir ürün portföyünü büyütmeye yönelik potansiyel fırsatlar doğurmaktadır. Bu anlamda, bankaların çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin finansmanına katkılarının ölçülmesi ve izlenmesine yönelik BDDK nezdinde yayımlanan Yeşil Varlık Oranı düzenlemesinin, uzun vadede bankaların yeşil kredi portföylerini genişletmesi açısından itici bir unsur olması beklenmektedir. |
Yapı Kredi'nin kurumsal, ticari ve bireysel müşterilerine sunacağı iklim değişikliğiyle bağlantılı ürün ve hizmetler; Banka'nın yeni müşteri segmentlerine erişimini kolaylaştırarak iklim değişikliği doğrultusunda şekillenen düzenleyici ortama uyum sağlamasına, bu sayede rekabet avantajı elde ederek gelirlerinin artırmasına katkı sağlayabilir. |
Yapı Kredi, finans sektörünün sürdürülebilirlikteki dönüştürücü etkisinin bilinciyle, yeşil ve sürdürülebilir projelere öncelik vererek çeşitli sürdürülebilirlik temalı ürün ve hizmetler sunmaktadır. Sürdürülebilirlik bağlantılı krediler, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kredileri ile Doğa Dostu Mortgage gibi ürünlerle müşterilerini sürdürülebilir iş modellerine geçiş sürecinde desteklemektedir. Sürdürülebilirlik bağlantılı kredi ürünleri ile de müşterinin sürdürülebilirlik performansına bağlı hedefler belirleyerek performans gerçekleşmelerine göre avantajlı kredi koşulları sağlamaktadır. Ayrıca, kadın girişimcilere yönelik ürün paketleriyle toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden Banka, müşterilerinin sürdürülebilirlik farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli iletişim faaliyetleri de yürütmektedir. Yapı Kredi, sürdürülebilirlik hedeflerini yatırım ürünlerine de yansıtarak Yapı Kredi Portföy aracılığıyla çeşitli tematik fonlar sunmaktadır. Temiz Enerji, Elektrikli Araçlar, İklim Değişikliği Çözümleri ve BİST Sürdürülebilirlik Endeksi temalı fonlar aracılığıyla, düşük karbonlu teknolojilere ve dönüşüm sağlayan sektörlere yatırım yapmaktadır. Öte yandan Yapı Kredi Leasing, özellikle çatı üstü güneş enerjisi sistemleri gibi yenilenebilir enerji yatırımlarına finansman sağlayarak firmaların enerji maliyetlerini azaltmalarına ve karbon salımlarını düşürmelerine destek olmaktadır. |
Banka, SBTi ve NZBA hedeflerine yönelik oluşturduğu Net-Sıfır Yol Haritası kapsamında, düşük karbonlu yatırımların teşvik edilmesini ve kredi portföyünün iklim hedefleriyle uyumlu hale getirilmesini hedeflemektedir. Bu kapsamda, karar alma süreçlerinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerinin önceliklendirilmesi ve sürdürülebilir finansman ürünlerinin geliştirilerek iş stratejisine entegre edilmesi konusunda çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, yayımladığı Net-Sıfır Yol Haritası ile öncelikli sektörler kapsamındaki stratejisini kamuoyu ile paylaşmıştır. |
| Rapor Hakkında | ||
|---|---|---|
| ---------------- | -- | -- |

| Fırsat Bilgisi | Fırsatın Tanımı | Fırsatın Nakit Akışına, Finansmana Erişime ve Sermaye Maliyetine Etkisi |
Yapı Kredi Tarafından Alınan Aksiyonlar |
Strateji ve Karar Alma Süreçlerine Etkisi |
|---|---|---|---|---|
| Fırsatın Tanımı Finansmana Erişim - Sürdürülebilir Borçlanma Araçlarının Kullanılması |
Sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredileri ve yeşil tahviller gibi finansman araçları görece düşük sermaye maliyeti ile kaynak sağlama imkanı sunmaktadır. Bu ürünlere yönelik artan yatırımcı ilgisi, paydaş beklentileri ve düzenleyici ortamdaki gelişmeler doğrultusunda önem kazanmaktadır. Bu kapsamda, Yapı Kredi'nin hazine yönetimi faaliyetleri içinde bu araçlara yönelmesi, düşük maliyetli finansmana erişimi açısından bir fırsat alanı oluşturmaktadır. |
Sürdürülebilir finansman kaynaklarına erişim ve fonlama çeşitliliğinin artması, görece düşük sermaye fonlara erişimi mümkün kılmaktadır. Bu durum, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği odaklı finansman faaliyetlerinin artırılması yoluyla Banka'nın rekabet avantajı elde etmesini desteklemektedir. Ayrıca, bu kaynakların etkin kullanımı; gelirlerin artmasına, ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinin düşmesine ve sermayeye erişimin kolaylaşmasına katkı sağlayabilecek önemli bir unsur olarak değerlendirilmektedir. |
Yapı Kredi, Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak edindiği finansman kaynaklarını çevresel ve sosyal fayda sağlayan projelere yönlendirerek, BM tarafından belirlenen SKA'lara katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda, sürdürülebilir finansman araçlarının fonlama stratejileriyle uyumlu ve etkili bir araç olarak konumlandırılması amaçlanmaktadır. Yapı Kredi, 2024 yılı Mayıs ayı itibariyla 25 ülkeden 46 bankanın katılımıyla ilk sürdürülebilir sendikasyon kredisini sağlamıştır. 367 gün vadeli sendikasyon kredisi, ABD doları ve avro cinsinden olmak üzere toplam 2 dilimden oluşmaktadır. Toplam 442 milyon ABD doları ve 454 milyon avro tutarındaki kredi, Yapı Kredi'nin Temmuz 2024'te güncellenen Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olacak şekilde kullandırılacaktır. Banka, 2024 yılı Kasım ayında ikinci sendikasyon işlemini, 367 gün vadeli, ABD doları ve avro cinsinden toplam 2 dilimde ve toplam 605 milyon ABD doları ve 410 milyon avro tutarında olmak üzere Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olacak şekilde yenilemiştir. Kredi, iki ayrı döviz cinsinde 24 ülkeden 45 bankanın katılımıyla sağlanmıştır. |
Banka, Temmuz 2024'te ICMA prensiplerine uygun şekilde güncellenen Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ve SBTi ve NZBA taahhütleri kapsamında sürdürülebilir ve iklim değişikliğine etkisi düşük faaliyetler ve iş modellerini finanse etmeyi amaçlamaktadır. Söz konusu hedeflerin gerçekleştirilmesinde, sürdürülebilir finansman araçlarına erişim kritik rol oynamaktadır. |
| Fırsatın Vadesi Kısa, Orta, Uzun |
||||
| Fırsatın Olasılığı Çok Yüksek |
||||
| Potansiyel Etki Yüksek |
||||
| Etkinin Türü Gerçekleşmiş |
||||
| Fırsatın Meydana Geldiği Ülke / Bölge Türkiye |
||||
| Etkilediği Değer Zinciri Yukarı Yönlü |
||||
| Öngörülen Finansal Etki Sermaye Maliyetinde Düşüş |
||||
| Rapor Hakkında | Yönetişim | Strateji | Risk Yönetimi | Metrikler ve Hedefler | Ekler |
|---|---|---|---|---|---|
Yapı ve Kredi Bankası Anonim Şirketi ve bağlı ortaklıklarının ("hepsi birlikte "Grup" olarak adlandırılacaktır") 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 1 "Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler" ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları 2 "İklimle İlgili Açıklamalar"a uygun olarak sunulan bilgiler ("Sürdürülebilirlik Bilgileri") hakkında sınırlı güvence denetimini üstlenmiş bulunmaktayız.
Güvence denetimimiz, önceki dönemlere ilişkin bilgileri ve Sürdürülebilirlik Bilgileri ile ilişkilendirilen diğer bilgileri (herhangi bir resim, ses dosyası, internet sitesi bağlantıları veya yerleştirilen videolar dâhil) kapsamamaktadır.
"Güvence Sonucuna Dayanak Olarak Yürütülen Çalışmanın Özeti" başlığı altında açıklanan şekilde gerçekleştirdiğimiz prosedürlere ve elde ettiğimiz kanıtlara dayanarak, Grup'un 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıla ait Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin, tüm önemli yönleriyle Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ("KGK") tarafından 29 Aralık 2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na ("TSRS") göre hazırlanmadığı kanaatine varmamıza sebep olan herhangi bir husus dikkatimizi çekmemiştir. Önceki dönemlere ilişkin bilgiler ve Sürdürülebilirlik Bilgileri ile ilişkilendirilmiş diğer herhangi bir bilgi (herhangi bir resim, ses dosyası, internet sitesi bağlantıları veya yerleştirilen videolar dâhil) hakkında bir güvence sonucu açıklamamaktayız.
Sürdürülebilirlik Bilgileri, bilimsel ve ekonomik bilgi eksikliklerinden kaynaklanan yapısal belirsizliklere maruz kalmaktadır. Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında bilimsel bilginin yetersizliği belirsizliğe yol açmaktadır. Ayrıca, gelecekteki muhtemel fiziksel ve geçiş dönemi iklim risklerinin olasılığı, zamanlaması ve etkilerine ilişkin veri eksikliği nedeniyle, Sürdürülebilirlik Bilgileri iklimle ilgili senaryolara dayalı belirsizlikler içermektedir.
| Rapor Hakkında |
|---|


Grup Yönetimi aşağıdakilerden sorumludur:
Üst Yönetimden Sorumlu olanlar, Grup'un sürdürülebilirlik raporlama sürecinin gözetiminden sorumludur.
Aşağıdaki hususlardan sorumluyuz:
Yönetim tarafından hazırlanan Sürdürülebilirlik Bilgileri hakkında bağımsız bir sonuç bildirmekle sorumlu olduğumuz için, bağımsızlığımızın tehlikeye girmemesi adına Sürdürülebilirlik Bilgileri'nin hazırlanma sürecine dâhil olmamıza izin verilmemektedir.
KGK tarafından yayımlanan Güvence Denetimi Standardı 3000 "Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Diğer Güvence Denetimleri" ve Sürdürülebilirlik Bilgilerinde yer alan sera gazı emisyonlarına ilişkin olarak Güvence Denetimi Standardı "3410 Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri"ne uygun olarak sınırlı güvence denetimini gerçekleştirdik.
KGK tarafından yayımlanan ve dürüstlük, tarafsızlık, mesleki yeterlik ve özen, sır saklama ve mesleğe uygun davranış temel ilkeleri üzerine bina edilmiş olan Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar'daki (Bağımsızlık Standartları Dâhil) (Etik Kurallar) bağımsızlık hükümlerine ve diğer etik hükümlere uygun davranmış bulunmaktayız. Şirketimiz, Kalite Yönetim Standardı 1 hükümlerini uygulamakta ve bu doğrultuda etik hükümler, mesleki standartlar ve geçerli mevzuat hükümlerine uygunluk konusunda yazılı politika ve prosedürler dâhil, kapsamlı bir kalite kontrol sistemi sürdürmektedir. Çalışmalarımız, denetçiler ve sürdürülebilirlik ve risk uzmanlarından oluşan bağımsız ve çok disiplinli bir ekip tarafından yürütülmüştür. Grup'un iklim ve sürdürülebilirlikle ilişkili risk ve fırsatlarına yönelik bilgilerin ve varsayımların makuliyetini değerlendirmeye yardımcı olmak için uzman ekibimizin çalışmalarını kullanmış bulunmaktayız. Verdiğimiz güvence sonucundan tek başımıza sorumluyuz.
A member firm of Ernst & Young Global Limited (2)


Sürdürülebilirlik Bilgileri'nde önemli yanlışlıkların ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu belirlediğimiz alanları ele almak için çalışmalarımızı planlamamız ve yerine getirmemiz gerekmektedir. Uyguladığımız prosedürler mesleki muhakememize dayanır. Sürdürülebilirlik Bilgileri'ne ilişkin sınırlı güvence denetimini yürütürken:
(3)
Sınırlı güvence denetiminde uygulanan prosedürler, nitelik ve zamanlama açısından makul güvence denetiminden farklıdır ve kapsamı daha dardır. Sonuç olarak, sınırlı güvence denetimi sonucunda sağlanan güvence seviyesi, makul güvence denetimi yürütülmüş olsaydı elde edilecek güvence seviyesinden önemli ölçüde daha düşüktür.
Aykut Üşenti, SMMM Sorumlu Denetçi 30 Temmuz 2025 İstanbul, Türkiye
A member firm of Ernst & Young Global Limited

| Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. | |
|---|---|
| Ticaret Sicil Numarası | 32736 |
| Mersis Numarası | 0937002089200741 |
| Adres | Genel Müdürlük Yapı Kredi Plaza D Blok Levent - Beşiktaş 34330 İstanbul / Türkiye |
| Tel | 0212 339 70 00 |
| Faks | 0212 339 60 00 |
| SWIFT Kodu | YAPITRIS |
| İnternet Sitesi | http://www.yapikredi.com.tr/ |
| Şube Bilgileri | Yapı Kredi şube erişim bilgilerine Banka'nın internet sitesinden ulaşılabilmektedir. |
| Sosyal Medya Bilgileri | Yapı Kredi Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn, TikTok, Google+ ve YouTube kanallarıyla sosyal medyada aktif bir konuma sahiptir. Tüm bu kanallarda Banka, Yapı Kredi adı altında yer almaktadır. |
Raporla ilgili tüm soru, görüş ve önerilerinizi [email protected] ve [email protected] adresine iletebilirsiniz.

Building tools?
Free accounts include 100 API calls/year for testing.
Have a question? We'll get back to you promptly.